T.C.
İSTANBUL
4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/63 Esas
KARAR NO : 2025/113
DAVA : Marka (Manevi Tazminat İstemli), Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 18/05/2018
KARAR TARİHİ : 27/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Manevi Tazminat İstemli), Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalının yetkilisi ve sorumlusu olduğu tespit edilen ... alan adlı internet sitesinin, ... aracılığı ile davacının tescilli "..." "..." ..." ve bu markalarla ayırt edilemeycek derecede benzer ibarelerin izinsiz ve hukuka aykırı olarak reklam verilmesi yoluyla kullanılması davacının ve markasının tanınmışlığınndan haksız bir şekilde fayda sağlanılması ve davacının itibarının zedeleniyor olması ile tüketicilerin aldatılması nedenleriyle, marka haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men ve ref'ine , 20.000,00 TL manevi tazminatın da davalıdan tahsiline müvekkili şirketin markaları ile ayırt edilmeyecek nitelikte olan "..." "..." ..." ibarlerinin davalı tarafından ...aracılığı ile anahtar sözcük olarak alınarak reklam verilmesinin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir
28/05/2015 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dosyada ekleri bulunan linkler kontrol edildiğinde; ... alan adının 04/12/2002 tarihinde alındığını, ... alaıı adının 28/03/2005 tarihinde alındığını, ... adına, ...Tic. Ltd Şti. .., ... bilgilerinin olduğunu, dosya içerisinde bulunan ... tarihli ... numaralı noter evrakında bulunan ekran görüntülerinde ... diye ... arama motorunda arama yapıldığının ve bu arama sonucunda ... (...) kısmında 3. sırada ... alan adının arama sonuçlarında çıktığı noter tarafından onaylı ekran görüntüsünde olduğunu ve ... kelimesini kullanarak reklam verdiğinin anlaşıldığını, dava dilekçesinin 4. sayfasında bulunan ekran görüntüsünde de "..." ibaresi ile ... arama motorunda arama yapıldığını ve ... alan adının reklam kısmında 2. sırada olduğunu ve...kelimesini kullanarak reklam verdiğinin anlaşıldığını, www,.... web sitesinden indirilmiş olan Gizlilik Bildirimi ve Teslimat Bilgileri çıktıları alınmış olup Gizlilik Bildirimi çıktısı EK-3'de Teslimat Bilgileri çıktısı, Mesafeli Satış Sözleşmesi ekran görüntüsünde...A.Ş* ibaresinin geçtiğini, - 26.05.2018 tarihinde tarafımca yapılan ..., ..., .... ..., aramaları ... arama motoru üzerinde yapıldığında reklam kısmında ... websitesinin çıkmadığı/olmadığını, çıkmama nedenleri *... 'te belirlenen bütçe veya zaman bittiği anda reklam yayından kalkmaktadır: bu nedenle davacının ekran görüntüsünü aldığı dönemde reklamın yayında olduğu ve inceleme. tespit yaptığım tarih olan 26/05/2018 tarihînde yapılan aramada ise reklamın bütçesi kalmadığı için veya gösterim süresi sona erdiği için gösterilmediği anlaşılmaktadır. tarihinde yapılan ..., ..., ..., ..., anahtar kelimeleri için arama yapıldıktan sonraki ekran görüntüleri alınmış olup ekte sunulduğu yönünde görüş ve kanaatlerini sunmuşlardır.
08/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... reklam uygulamasının kendi çalışma prensiplerini açıkladığı makale veri tabanından alınan, raporun incelemeler bölümünde detaylı olarak değinilen bilgiler nazara alınarak; İnternet kullanıcıların ... üzerinde “...” kelimesi ile aratma yapılması neticesinde, aratma yaptıkları “...“ anahtar kelimesi davalı yanın arama ağı anahtar kelime listesinde olmamasına rağmen, davalı yanın reklamlarında ... sisteminde yer alan “geniş eşleme” özelliği sayesinde gösterilmiş olabileceğini, dosyanın öncelikle dosya kapsamı deliller üzerinden inceleme yapılarak davalının davacı marka adının kullanılıp kullanılmadığı yönünden ayrıntılı incelenmesi hakkında sunulan delillerin yetersiz olduğunu, anahtar kelime kullanımının ancak; davalının “...”, “...” ve “...”, “...” kelimelerinde “...” olarak reklam verip vermediğinin tespitinin gerektiğini, davalının ...Yönetim panelinden dava konusu tarihlerde inceleme yapılması durumunda veya Sayın Mahkemece ... birimine yazı yazılarak bahsi geçen E-tespit tarihi olan “11 Mayıs 2018” tarihinden önce veya sonraki süreçteki davalıya ait “...” internet web sitesi için “...” metodu kullanılarak reklam verip vermediği ve dava konusu anahtar kelimeleri tüm eşlemelere negatif anahtar kelimeler olarak ekleyip eklemediği sorularak net olarak anlaşıla bilineceğini, incelemesi esnasında sistem üzerinde şifre ilgili tarafça girilerek, bu yolla gizlilik ihlal edilmeksizin şifre bilgileri paylaşılmadan geçmişe dönük inceleme yapılmasına, aksi halde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi...Esas ve ... Karar sayılı ilamında ispat külfeti açısından aydınlatıcı görülen içtihadı gereğince dosya kapsamındaki mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılacağının taraflara ihtarına” karar verilmesi üzerine; Sayın mahkeme ilgili kararda bilirkişiye davaya konu sistem üzerinde inceleme yetkisi vermiş olduğu anlaşıldığını, ancak yerinde inceleme için yerinde inceleme yeri ile ilgili davalı tarafça sunulan bir bilgiye rastlanılmadığını ve davalı tarafça herhangi bir kimsenin de yerinde inceleme ile ilgili bilirkişilerle irtibata geçmediğini, bu nedenle ilgili sistem üzerinden inceleme yapılamadığını, bunun için öncelikle “Davalının ... ” Yönetim panelinden inceleme yapılması için yerinde incelemeden ziyade ilgili sistemin Online bir sistem olmasından dolayı “Davalının ...” yönetim panelinin bağlı bulunduğu ... Hesap kullanıcı bilgileri ile giriş yapılarak incelemelerin yapılması gerekmekte olduğunu, bunun için “Davalının ...” yönetim panelinde inceleme yapılması için inceleme yapılacağı davalıya ait adres / konum / irtibat bilgilerin sunulması veya gerekirse sayın mahkeme tarafından mahkeme salonunda tarih / saat belirterek inceleme günü belirtmesi durumunda tarafların katılımıyla ilgili sistem üzerinden inceleme yapılabileceği yönünde görüş ve kanaatlerini sunmuşlardır.
KANAAT VE GEREKÇE
Uyuşmazlık markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması ve ortadan kaldırılması ile manevi tazminata ilişkindir.
Marka hakkına tecavüz sayılan haller, SMK'nın 7. maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29. Maddede düzenlenmektedir. 7. maddede “marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları” başlığı altında marka sahibinin yasaklayabileceği fiiller sıralanmakta, 29. maddede ise “marka hakkına tecavüz sayılan fiiller” düzenlenmektedir. Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller incelenirken, 7. Madde ile 29. Maddenin birlikte dikkate alınması gereklidir.
Tecavüz, bir haksız fiildir. Tecavüzün varlığı için SMK'da belirtilen eylemin gerçekleşmiş olması ve somut olayda hukuka uygunluk sebeplerinden birinin mevcut bulunmaması gereklidir. Tescilli bir markanın, sahibinin izni olmaksızın kullanılması veya o markayı taşıyan mal ve hizmetlerin, tecavüzün bilinmesine rağmen pazarlanması, stoklanması, satış için teklif edilmesi, ihracı, ithali ya da tecavüzün bilinmesine rağmen malların nereden sağlandığının bildirilmesinden kaçınılması, tecavüz olarak tanımlanmıştır ( Tekinalp, Ü.: Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2012, s. 491 ).
SMK'nın 29. maddesi ise, hangi fiillerin marka hakkına tecavüz sayılacağını açıklamıştır. Buna göre; “Marka hakkına tecavüz sayılan fiille;
Madde 29- (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır.
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
d) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.”
İlgili Kanunun 7 inci maddesi; "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, üçüncü /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir.
Kanunun 149.maddesinde "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
SMK m. 29/1-a atfıyla uygulanacak olan SMK m, 7/2- b'ye göre tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tesdili markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması, marka hakkına tecavüz niteliği taşıyacaktır.
6102 sayılı TTK'nın 54 vd maddeleri Haksız Rekabete ilişkindir. Madde 54- "(1)Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2)Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükümlerine amridir. Yine TTK Madde 55- (1)Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a)Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;.... 4.Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,... dürüstlüğe aykırı davranmış olur. Şeklinde düzenlenmiş Madde 56 da "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a)Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b)Haksız rekabetin men'ini, c)Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d)Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e)Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği düzenlenmiş kararların ilanının talep edebileceği öngörülmüştür.
TTK m. 54'e göre, “rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır”. Haksız rekabete dair hükümlerin temel amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Dürüst rekabetten anlaşılması gereken rekabet kapsamındaki davranışların dürüst ve ahlaklı olması gerekliliğidir. Rekabet ortamında gerçekleşen herhangi bir davranış veya uygulamanın rekabete etki etmese dahi, dürüstlük kurallarına veya ahlaka aykırı olması haksız rekabetin varlığı bakımından yeterli kabul edilmektedir (Hüseyin Ulgeıı/MeIıme( Helvacı/Arslan Kaya/N. Füsun Nomer Ertan, Ticari İşletme Hukuku, 2019, s. 555).
Genel ilke çerçevesinde haksız rekabet belirlenirken taraflar arasında rekabet olması, failin yarar sağlaması, failin kusurlu olması veya haksız rekabete uğrayan kimsenin zarar görmüş olması şart değildir. Haksız rekabetin varlığından söz edebilmek için, ticari nitelikte bir davranış veya uygulamanın bulunması, söz konusu davranış veya uygulamanın aldatıcı veya başka bir şekilde dürüstlük kurallarına aykırı olması ve rakipler arasında veya tedarik eden kimselerle müşteriler arasındaki ilişkinin etkilenmesi gerekmektedir.
Marka hakkı, tescil şekil koşuluna bağlıdır. Markanın sahibine sağladığı haklar tescil ile meydana gelir ve üçüncü kişilere karşı tescilin yayınından itibaren hüküm ifade eder. SMK 7/(1) maddeye göre: “Bu kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir”. SMK 7/(4) maddeye göre: “Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibariyle hüküm ifade eder.” şeklindedir.
Tescilli bir marka, sahibine tescil kapsamındaki mal ve/veya hizmetler üzerinde kullanılması şartıyla hukuki koruma sağlamaktadır. Buna karşılık, marka eğer tescilli olduğu gibi kullanılmıyor ve tescilli olduğundan farklı bir biçimde kullanılıyor ise, bu takdirde artık tescil herhangi bir koruma sağlamayacaktır. Bu durum 2 şekilde ortaya çıkmaktadır. Bunlardan birincisi, “markanın tescilli olduğundan farklı kullanımı”, diğeri ise "tescilin kapsadığı mal veya hizmetler bakımından aşkın kullanımdır. Tescilli bir marka, ancak tescilli olduğu haliyle kullanılması durumunda sahibine bir hukuki koruma sağlar. Eğer tescilli olduğundan farklı bir biçimde kullanılıyor ve böyle bir kullanım, bir başkasının tescilli markasına tecavüz teşkil ediyorsa, artık marka tescilinin, sahibine bir hukuki koruma sağlaması söz konusu değildir. Bir markanın tescilli olduğundan farklı kullanılması, o markanın asli ve ayırt edici unsurlarının yer almadığı kullanımlardır. Markaya tecavüz açısından değerlendirme yapılırken, taraf markalarının öncelikle tescil tarihlerinin, daha sonrasında karıştırma ihtimali nedeniyle işaretsel ve sınıfsal benzerliğin dikkate alınması gereklidir. Karıştırılma ihtimali, hem bir tescil engeli hem de bir tecavüz h: Markaların benzer olmaları durumunda, bu kez markaların tescilli olduğu mal veya hizmet ile markanın kullanıldığı mal veya hizmetin benzer olup olmadığı ve ortaya çıkacak duruma göre karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
Mutlak hak niteliğini taşıyan markanın, marka sahibinin izni olmaksızın bir başkası tarafından kullanılması yasaklanmış bulunmaktadır. Markanın sahibinden başkası tarafından aynen veya taklit, tağyir, iltibas suretiyle kullanılıp kullanılmadığının saptanmasında her şeyden önce markanın şekil ve anlam itibariyle taşıdığı baskın unsur göz önünde bulundurulmalıdır. Bu baskın unsurun aynen veya değiştirilerek başkası tarafından kullanılması, haksız olarak kullanımının tespitinde büyük önem taşır. Bir marka ana özellikleri itibariyle başkası tarafından bir hakka dayanmadan kullanıldığında tecavüz unsuru gerçekleşmiş olur (Erdal Noyan, Marka Hukuku, Ankara, 2006, s.545). Bir marka hakkına tecavüz teşkil edilebilmesi için, markayla ayniyet taşıyan veya benzer olan işaretin, tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya hizmetlerde tüketiciler tarafından karışıklığa sebebiyet verecek şekil ve surette kullanılması gerekir.
Yargılama aşamasında ... 1. FSHM'nin ...esas sayılı dosya içeriğindeki Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Maddi-Manevi ve İtibar Tazminatı İstemli birleşen ... 1.fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası yönünden beklenmesi zaruri olduğundan ... 1. FSHM'nin ... esas nolu dosyanın bekletici mesele yapılan dosyanın incelenmesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin ... Esas ...Karar sayılı kararı ile Asıl davanın reddine, birleşen davada; "1-Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, -Marka hakkını ihlal nedeniyle ; -15.000 TL maddi tazminatın, 20.11.2013 (bilirkişinin delil tespit tarihindeki ihlali tespit tarihinden itibaren işleyecek yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin reddine) -1000 TL manevi tazminatın, 20.11.2013(bilirkişinin delil tespit tarihindeki ihlali tespit tarihi ) tarihinden itibaren işleyecek yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,-İtibar tazminatı isteminin koşulları oluşmadığından reddine, -Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan tahsiline, -Mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşene kadar devamına," karar verildiği kararın temyiz edildiği, Yargıtay... esas ... karar sayılı ilamı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin ... Esas... Karar sayılı kararının onandığı görülmüştür.
Bekletici mesele yapılan dosyada "Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine," yönelik dava ikame edildiği ve karar verildiği görülmüştür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-ı maddesi gereğince aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdestlik) dava şartlarındandır. Aynı kanunun 115. Maddesi gereğince Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Dava konusu somut olayda davacı taraf, bekletici mesele yapılan ... 1. FSHM'nin... esas sayılı dosya içeriğindeki Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Maddi-Manevi ve İtibar Tazminatı İstemli birleşen ... 1.fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...esas sayılı dosyada haksız rekabetin tecavüzün önlenmesini talep etmiş; huzurdaki davada davalının başka bir eylemi nedeniyle dava ikame edilmişse de tecavüzün önlenmesine yönelik taleplerin ileriye yönelik hak ihdas ettiği, dolayısıyla huzurdaki dava konusu eylemin de bekletici mesele yapılan dosya kapsamındaki taleplerin içeriğinde kaldığı; Haksız rekabetin men'i (önlenmesi) talebi huzurdaki dava tarihi itibariyle ... 1. FSHM'nin... esas sayılı dosyası ile birleşen ... 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile derdestlik teşkil ettiğinden HMK m.114/1-ı, 115/2 hükmü uyarınca usulden reddine, dair karar vermek gerekmiştir. ( Konya BAM 6.HD ...E., ... K.)
Mahkememiz dava dosyası içerisinde delil tespiti mahiyetinde alınan 28/05/2018 tarihli bilişim uzmanının rapor içeriğinde zikredilen ve dava dilekçesinde delil olarak dayanılan ... 8. Noterliğinin.. tarihli ... yevmiye nolu tespit işlemine konu evrakların onaylı suretleri incelenmiş; üzerinde bilişim uzmanı bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılmış; E-tespit tarihi olan “...” tarihinden önce veya sonraki süreçteki davalıya ait “...” internet web sitesi için “...” metodu kullanılarak reklam verip vermediği ve dava konusu anahtar kelimeleri tüm eşlemelere ... Kelimeler olarak ekleyip eklemediği sorularak net olarak anlaşılabilineceği tespit edilmiş olup; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... Esas ve ...Karar sayılı ilamında ispat külfeti açısından aydınlatıcı görülen içtihadında "...... somut olayda internet arama motorunda davacının markası arandığında davalının web sitesinin gözükmesi karşısında, davalının hangi sözcükleri anahtar sözcük olarak satın alındığını ispat yükünün bulunmasına ve satın alınan anahtar sözcükler arasında davacı adına tescilli “...." ibaresini satın almadığını ispat edememiş olmasına göre...." denilerek mahkememizce bekletici mesele yapılan ... 1. FSHM'nin ... esas sayılı dava dosyasındaki kesinleşme ilamı da dikkate alınarak ispat külfetini davalı yana yüklenmesine yönelik emsal karar da dikkate alınarak; 28.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda; “(…) ” Dosya içerisinde bulunan ... tarihli ... numaralı noter evrakında bulunan ekran görüntülerinde ... diye ... arama motorunda arama yapıldığının ve bu arama sonucunda ...kısmında 3. Sırada ... alan adının arama sonuçlarında çıktığı noter onaylı ekran görüntüsünde olduğu ve ... kelimesinin kullanılarak reklam verildiğinin anlaşıldığı, Dava dilekçesinin 4. sayfasında bulunan ekran görüntüsünde de “...” ibaresi ile ... arama motorunda arama yapıldığı ve ... alan adının reklam kısmında ikinci sırada olduğu ve ... kelimesini kullanarak reklam verdiğinin anlaşıldığı (…)” şeklinde değerlendirme de dikkate alınarak dava yönünden yapılan değerlendirmede ise; Davalının ...yönetim panelinin bağlı bulunduğu ... Hesap kullanıcı bilgileri ile giriş yapılarak inceleme yapılması gerekmesi gereğince bilirkişi incelemesi esnasında sistem üzerinde şifre ilgili tarafça girilerek bu yolla gizlilik ihlal edilmeksizin şifre bilgileri paylaşılmadan geçmişe dönük inceleme yapılmasına yönelik mahkememiz ara kararına göre; Davalı’nın ... internet sitesinde “...” ve “...” ibarelerini anahtar kelime olarak kullandığına yönelik noter tespitinin bilirkişiye davaya konu sistem üzerinde inceleme yetkisi verilmesine karşın yerinde inceleme için yerinde inceleme yeri ile ilgili davalı tarafça sunulan bir bilgiye rastlanılmadığı ve davalı tarafça herhangi bir kimsenin de yerinde inceleme ile ilgili bilirkişilerle irtibata geçmediğine yönelik rapor içeriği uyarınca davalı sistemi üzerinden inceleme yapılamadığı dolaysısıyla da aksi davalı yanca ispat edilemediği, nihayeten ispat külfeti uyarınca “...” şeklindeki tanınmış markası ile iltibas oluşturacak şekilde internet sitesinde “...” ve “...” kelimeleri birleştirilerek “...” şeklinde anahtar kelimenin kullanımının marka hakkına tecavüz olarak kabul edilmesi sonucunda, davacının tanınmış markasının haklı hukuki bir sebep olmaksızın davalı tarafından internette anahtar kelime olarak kullanılması, marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibi, manevi zararının tazminini talep etme hakkına sahip olduğu da dikkate alınarak davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksiz rekabetin tespitine, durdurulmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, 20.000,00-TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının haklı menfaati nedeniyle de karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen KABULÜ İLE;
-Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksiz rekabetin tespitine, durdurulmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına,
2-20.000,00-TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,
4-Haksız rekabetin men'i (önlenmesi) talebi huzurdaki dava tarihi itibariyle ... 1. FSHM'nin ... esas sayılı dosyası ile birleşen ... 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile derdestlik teşkil ettiğinden HMK m.114/1-ı, 115/2 hükmü uyarınca usulden reddine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 1.366,20-TL karar harcından peşin olarak yatırılan 341,55-TL' nin mahsubu ile kalan 1.024,65-TL Bakiye karar harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen kabul edilen talepler yönünden davacı yararına hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat yönünden hesap olunan toplam 20.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen talep yönünden hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yatırılan toplam 377,45-TL harcın (peşin+başvuru) davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davacı tarafından yapılan: 1.036,00-TL posta giderinin kabul ve red oranına göre 4/1 oranında hesaplanan 780,00-TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
11-Davalıı tarafından yapılan: 5.000,00-TL posta giderinin kabul ve red oranına göre 4/1 oranında hesaplanan 1.250,00-TL davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmının davalı üzerinde bırakılmasına,
12-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/05/2025
Katip
¸
Hakim
¸