T.C.
İSTANBUL
4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/45 Esas
KARAR NO : 2025/103
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/03/2024
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ticaret unvanı ...Şti. biçiminde olan şirket’in 13.09.2010 tarihinde ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazandığını, ticaret unvanının ayırıcı unsuru ... ibaresinden oluştuğunu, iştigal mevzuu “...” gibi bir sahayı içerdiğini, müvekkillerinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... esas ve ayırt edici unsurlu “...”, ...sınıftaki “Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri: taşıma komisyonculuğu hizmetleri, gemi acente hizmetleri, ambulans hizmetleri, özel şoförlük hizmetleri, pilotluk hizmetleri, turist büroları (otel rezervasyonları dışında), seyahat için yer ayırma (rezervasyon hizmetleri), tur düzenleme hizmetleri, mesaj ve eşya ileten kurye hizmetleri, eşyaların posta yolu ile dağıtılması hizmetleri, ürün taşıma ve teslimat hizmetleri, paket teslimat hizmetleri. Kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Dalgıç hücresi kiralama hizmetleri, dalgıç elbisesi kiralama hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri. Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetlerini” içeren ... sayı ile tescilli markanın da 2004 yılından bu yana tek ve gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkillerinin kuruluşundan bu yana geniş bir coğrafyada ... ibareli ticaret unvanı ve markasını yoğun ve yaygın olarak kesintisiz biçimde kullanmak suretiyle, karayolu taşımacılık alanında ticari faaliyette bulunduğunu, Müvekkilleri, ticari faaliyetleri ile marka ve ticaret unvanını 2015 yılında adına tahsis ettirdiği... alan adlı internet sitesinde de tanıtımını gerçekleştirdiğini, müvekkillerinin ticaret unvanı üzerindeki sınai hakkı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m.50 devamı hükümlerine göre ticaret unvanının korunması ve TTK m.54 ve devamı hükümlerine göre de haksız rekabet koruması altında; aynı biçimde müvekkillerinin gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğunu, uzun yıllardan bu yana, fiilen, yoğun veya yaygın biçimde kullanmakla tanınmışlık vasfı edinen ... ibareli markası üzerinde sahip olduğu fikri mülkiyet hakları da 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ve 6102 sayılı TTK ile ilgili diğer mevzuat gereği koruma altında olduğunu, dijital ortamda yapılan gözlemden öğrenildiği üzere, davalının, ... işaretini unvan ve markasal biçimde kullanarak taşımacılık, depolama ve lojistik gibi hizmetleri sunduğunun öğrenildiğini, bunun üzerine yapılan tetkikte davalının, 15.03.2019 tarihinde .... Ltd. Şti. olan ticaret unvanında değişikliğe giderek ticaret unvanının ...Şti. olarak değiştirilerek iştigal mevzuu taşımacılık olan şirketi ticaret siciline tescil ettirdiğinin belirlendiğini, ayrıca ... ibareli alan adını davalı adına tahsis ettirerek, gerek alan adında ve gerekse oluşturduğu internet sitesinde ... işaretini unvansal ve markasal biçimde kullandığını, yani faaliyetlerini dijital ortamda da tanıttığının belirlendiğini, davalının internet sitesinde sergilenen ... ifadesinde yer alan ... harfi müvekkillerinin markasında kullanılan ... harfi ile şekil olarak birebir aynı olduğunun tespit edildiğini, keza ilgili alan adı incelendiğinde, davalı şirket profilini tanıtan ibarelerin, müvekkilleri ile ilişkilendirilebilecek ve iltibas oluşturabilecek ifadelerin ve metinlerin yer aldığının belirlendiğini, davalının, müvekkilleri marka ve ticaret unvanının esas ve ayırıcı unsuru olan ... ibaresini birebir içeren ticaret unvanı tescil ettirmesi, alan adını kendi adına tahsis ettirmesi ve ... esas ve ayırt edici unsurlu tanıtım işaretiyle müvekkilleri ile aynı ticari sahada faaliyette bulunma şeklinde gerçekleştirdiği eylemler, müvekkillerinin ticaret unvanı ve marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, zira ortalama yararlanıcı kitlesinin davalı tarafça kullanılan unvan, alan adı ve tanıtım işaretleriyle müvekkilleri şirketi ilişkilendirmesinin kaçınılmaz olduğunu, bundan dolayı davalının haksız yararlar elde edeceği; müvekkilleri şirketin ise zarara uğrayacağını, İşbu konuda davalı tarafa, ... 20. Noterliği’nin...tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı gönderilerek, ticaret unvanından ... ibaresinin terkini; ...ibareli alan adı tahsisinin iptali; varsa sosyal medya hesaplarının kapatılması; dijital ve fiziki ortamlarda ... tanıtım işaretinin kullanımının terk edilmesi; her türlü tabela ile iş ve tanıtım evrakından ... ibaresinin çıkarılması talep edilmişse de, davalı tarafından ne bu ihtarnameye yanıt verilmiş ne de kullanımlardan vazgeçilmiş olduğunu, davalı şirket ticaret unvanında “...” ibaresini, müvekkilleri adına tescilli “...” ibaresi ile iltibasa neden olacak şekilde kullandığını, ayrıca bu unvanı markasal olarak da kullandığını, “...” ibaresinin gerek markasal olarak ve gerekse de ticaret unvanı olarak kullanımı müvekkillerine telafisi mümkün olmayan zararlar vereceğinden davalının ticaret unvanında bulunan “...” ibaresinin ticaret sicilinden çıkarılması ve/veya terkini gerektiğini, davalı eylemlerinin müvekkillerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, tecavüzün durdurulmasını, ref’ini, muhtemel tecavüzlerin önlenmesini, "..." ibaresini içeren tabela, basılı kağıt, her türlü iş ve tanıtım evrakına el konulmasını ve imhasını, dijital ortamlarda gerçekleşen kullanımların internet sitesi ve sosyal medya hesaplarından çıkarılmasını, davalı şirketin ticaret unvanında bulunan “...” ibaresinin müvekkillerine ait marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yaratması sebebiyle ticaret sicilinden terkinini veya çıkarılmasını, ... ibareli alan adı tahsisinin iptaline, kullanımının durdurulmasını, davalı şirketin müvekkillerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan fiziki ve dijital ortamlardaki tüm eylemlerinin durdurulmasını, önlenmesini ve ref’i yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bu cümleden olarak ... alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesini, "..." ibaresini içeren tabela, basılı kağıt, her türlü iş ve tanıtım evrakına el konulmasını talep ve dava etmişlerdir.
Bilirkişi raporunda özetle; dosyada davacı tarafa ait olduğu belirtilen asiltrans.eu alan adı kontrol edildiğinde alan adının 23.05.2014 tarihinde alındığı/kayıt edildiğini, alan adı kayıt şirketinin .... olduğu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine ... firmasından talep edilerek ulaşılabileceğini, ...bilgilerinde...yazdığını, web sitesi iletişim bilgisinde... - Mail: ... yazdığını, web sitesinde bulunan Hizmetlerimiz menüsünde .... yazdığını, web sitesinde şeklinde kullanım olduğunu, ... web sitesi web archive kaydı kontrol edildiğinde 02 Nisan 2015 ile 10 Şubat 2025 tarihleri/aralığında 158 kez kaydedildiğini, 01 Mayıs 2015 tarihli web archive kaydında şeklinde kullanım olduğunu, web sitesi Hakkımızda sayfasında 1995 yılında Uluslararası Nakliye sektöründe kendi varlığı olan 15 aracı ile ... arasında hizmet vermeye başlayan ... Dünya ticaretinin globalleşmesi ve ülkelerin sanayici ve dış ticarete yönelik girişimci bir yapıya kavuşması süreci ile birlikte uluslararası ticaretin sınırsız dünyasında taşımacılık sektöründeki saygın yerini hızla kazandığını,... güçlü organizasyonu sayesinde taşıma süreçlerinin daha hızlı ve güvenilir bir şekilde gerçekleşebilmesi için gerektiğinde üçüncü ülkelerde bile alternatif taşıma modelleri sunabilmekte olduğunu, Yunanistan nakliye ve parsiyel taşımacılık konusunda ekibimiz ile 1995 yılından günümüze kadar hizmet vermekteyiz. yazdığı, KVKK Politikamız menüsünde firma ünvanı ... Ulaştırma Hizm. Ltd. Şti. olarak belirtildiğini, dosyada davacı tarafa ait olduğu belirtilen ... linki kontrol edildiğinde mevcut durumda 997 beğenme – 1000 (Bin) takipçi olduğu, sayfanın 22 Kasım 2010 tarihinde oluşturulduğunu, sayfa iletişim bilgisinde ...yazdığı, sayfadaki en eski paylaşımın 22 Kasım 2010 olduğunu, dosyada davacı tarafa ait olduğu belirtilen ... linki kontrol edildiğinde 1995 yılında kurulmuş olup başta ... nakliye olmak üzere ..., ... ve tüm balkan ülkelerin de 25 yılı aşkın süredir kendi öz mal araçlarımız ile lojistik ve depolama hizmeti vermektedir. - web sitesi : ... - Telefon : +... - sektör : ulaşım, lojistik, tedarik zinciri ve depolama - genel merkez : ..., ... - ... : 1995 bilgilerinin olduğunu, dosyada davacı tarafa ait olduğu belirtilen ... linki kontrol edildiğinde mevcut durumda 35 gönderi – 478 takipçi – 21 takip olduğu, hesabın Kasım 2016 tarihinde oluşturulduğunu, hesap açıklamasında ... yazdığını, hesapta bulunan en eski tarihli paylaşımın 24 Kasım 2016 olduğunu, dosyada davalı tarafa ait olduğu belirtilen ... alan adı kontrol edildiğinde alan adının 23.05.2014 tarihinde alındığı/kayıt edildiğini, alan adı kayıt şirketinin ... A.Ş. olduğu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine ...A.Ş. firmasından talep edilerek ulaşılabileceği, Name Servers bilgilerinde ...yazdığını, web sitesinde bulunan hizmetler ve iletişim menüleri tıklandığında sayfada bilgi olmadığını, web sitesinde şeklinde kullanım olduğunu, ... web sitesi web archive kaydı kontrol edildiğinde 26 Kasım 2021 ile 15 Şubat 2025 tarihleri/aralığında 13 kez kaydedildiğini, 16 Aralık 2021 tarihli web archive kaydında şeklinde kullanım olduğunu, web sitesi Ana Sayfa’da ... Çapında Uluslararası Taşımacılık - 30’dan fazla modernize edilmiş kargo düzlüğüyle, uluslararası hedefler olarak yerelde% 100 güvenli teslimat garantisi - Karayolu Taşımacılığı - Demiryolu Taşımacılığı - Hava Taşımacılığı - deniz taşımacılığı - son 25 yıldır ... olarak Ortadoğu, Amerika ve Avrupa’da tüm profesyonel ve uzman nakliye hizmetlerine köprü olduk. tüm hatlarımız yıl boyunca 7/24 hizmet vermektedir. yazdığını, davalının kullanımları ile davacı markası arasında bütünsel intiba bakımından görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan benzerlik/ayniyet bulunduğu, davalının kullanımlarının halk nezdinde davacının seri markalarından biri olduğu izlenimini uyandırdığı, tüketicilerin satın alacakları mal ve hizmetlerin iki ayrı işletmeden geldiğini bilme ihtimallerinde dahi bu işletmeler arasında organik bir bağlantı olduğunu zannetmesi ihtimalinin mevcut olduğu, dolayısıyla halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, bu kapsamda SMK md. 29 ve md. 7/2 şartlarının somut olayda oluştuğunu, davalının ... alan adını ...adlı web sitesinde kullanmasının ticari etki yaratacak biçimde kullanım (ticaret alanında kullanım) olarak değerlendirileceği, bu sebeple SMK md. 7/3-d bendi kapsamında ihlalin oluştuğunu, davacı Şirketin, “...” Unvanı ile 13.09.2010 tarihinde ticaret siciline tescil edildiğini, davacının dayanak markası olan ... Sınıfta tescilli, ... tescil sayılı “...” markasının başvuru tarihinin 08.07.2002 tescil tarihinin 17.02.2004 olduğunu, buna mukabil davalı şirketin unvanı ... Şirketi iken 15.03.2019 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan ile “...” unvanı aldığı anlaşıldığından SMK 29 uncu maddesinin atfıyla md. 7/3-e ve TTK md 52 bir arada değerlendirildiğinde davalının ticaret unvanının sicilden terki şartlarının oluştuğu yönünde görüş ve kanaatlerini sunmuşlardır.
KANAAT VE GEREKÇE
Uyuşmazlığın; davalı eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yaratıp yaratmadığının tespiti ile, tecavüzün durdurulmasına, ref’ine, muhtemel tecavüzlerin önlenmesine, ticaret sicilinden terkinine veya çıkarılmasına, "..." ibaresini içeren tabela, basılı kağıt, her türlü iş ve tanıtım evrakına el konulmasına ve imhasına, dijital ortamlarda gerçekleşen kullanımların internet sitesi ve sosyal medya hesaplarından çıkarılmasına, ... ibareli alan adı tahsisinin iptaline, kullanımının durdurulmasına, davalı şirketin davacı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yaratan fiziki ve dijital ortamlardaki tüm eylemlerinin durdurulması, önlenmesi ve ref’ine, ... alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesine, "..." ibaresini içeren tabela, basılı kağıt, her türlü iş ve tanıtım evrakına el konulmasına ilişkin taleplerden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
TPMK kayıtlarına göre; ... tescil sayılı figüratif unsurlu “...” markası davacı adına TPMK nezdinde tescilli olup, 08.07.2002 başvuru 17.02.2004 tescil tarihlidir.
Marka hakkına tecavüz sayılan haller, SMK'nın 7. maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29. Maddede düzenlenmektedir. 7. maddede “marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları” başlığı altında marka sahibinin yasaklayabileceği fiiller sıralanmakta, 29. maddede ise “marka hakkına tecavüz sayılan fiiller” düzenlenmektedir. Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller incelenirken, 7. Madde ile 29. Maddenin birlikte dikkate alınması gereklidir.
Tecavüz, bir haksız fiildir. Tecavüzün varlığı için SMK'da belirtilen eylemin gerçekleşmiş olması ve somut olayda hukuka uygunluk sebeplerinden birinin mevcut bulunmaması gereklidir. Tescilli bir markanın, sahibinin izni olmaksızın kullanılması veya o markayı taşıyan mal ve hizmetlerin, tecavüzün bilinmesine rağmen pazarlanması, stoklanması, satış için teklif edilmesi, ihracı, ithali ya da tecavüzün bilinmesine rağmen malların nereden sağlandığının bildirilmesinden kaçınılması, tecavüz olarak tanımlanmıştır ( Tekinalp, Ü.: Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2012, s. 491 ).
SMK'nın 29. maddesi ise, hangi fiillerin marka hakkına tecavüz sayılacağını açıklamıştır. Buna göre; “Marka hakkına tecavüz sayılan fiille;
Madde 29- (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır.
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
d) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.”
İlgili Kanunun 7 inci maddesi; "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, üçüncü /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir.
Kanunun 149.maddesinde "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
SMK m. 29/1-a atfıyla uygulanacak olan SMK m, 7/2- b'ye göre tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tesdili markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması, marka hakkına tecavüz niteliği taşıyacaktır.
6102 sayılı TTK'nın 54 vd maddeleri Haksız Rekabete ilişkindir. Madde 54- "(1)Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2)Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükümlerine amridir. Yine TTK Madde 55- (1)Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a)Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;.... 4.Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,... dürüstlüğe aykırı davranmış olur. Şeklinde düzenlenmiş Madde 56 da "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a)Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b)Haksız rekabetin men'ini, c)Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d)Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e)Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği düzenlenmiş kararların ilanının talep edebileceği öngörülmüştür.
TTK m. 54'e göre, “rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır”. Haksız rekabete dair hükümlerin temel amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Dürüst rekabetten anlaşılması gereken rekabet kapsamındaki davranışların dürüst ve ahlaklı olması gerekliliğidir. Rekabet ortamında gerçekleşen herhangi bir davranış veya uygulamanın rekabete etki etmese dahi, dürüstlük kurallarına veya ahlaka aykırı olması haksız rekabetin varlığı bakımından yeterli kabul edilmektedir (Hüseyin Ulgeıı/MeIıme( Helvacı/Arslan Kaya/N. Füsun Nomer Ertan, Ticari İşletme Hukuku, 2019, s. 555).
Genel ilke çerçevesinde haksız rekabet belirlenirken taraflar arasında rekabet olması, failin yarar sağlaması, failin kusurlu olması veya haksız rekabete uğrayan kimsenin zarar görmüş olması şart değildir. Haksız rekabetin varlığından söz edebilmek için, ticari nitelikte bir davranış veya uygulamanın bulunması, söz konusu davranış veya uygulamanın aldatıcı veya başka bir şekilde dürüstlük kurallarına aykırı olması ve rakipler arasında veya tedarik eden kimselerle müşteriler arasındaki ilişkinin etkilenmesi gerekmektedir.
Marka hakkı, tescil şekil koşuluna bağlıdır. Markanın sahibine sağladığı haklar tescil ile meydana gelir ve üçüncü kişilere karşı tescilin yayınından itibaren hüküm ifade eder. SMK 7/(1) maddeye göre: “Bu kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir”. SMK 7/(4) maddeye göre: “Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibariyle hüküm ifade eder.” şeklindedir.
Tescilli bir marka, sahibine tescil kapsamındaki mal ve/veya hizmetler üzerinde kullanılması şartıyla hukuki koruma sağlamaktadır. Buna karşılık, marka eğer tescilli olduğu gibi kullanılmıyor ve tescilli olduğundan farklı bir biçimde kullanılıyor ise, bu takdirde artık tescil herhangi bir koruma sağlamayacaktır. Bu durum 2 şekilde ortaya çıkmaktadır. Bunlardan birincisi, “markanın tescilli olduğundan farklı kullanımı”, diğeri ise "tescilin kapsadığı mal veya hizmetler bakımından aşkın kullanımdır. Tescilli bir marka, ancak tescilli olduğu haliyle kullanılması durumunda sahibine bir hukuki koruma sağlar. Eğer tescilli olduğundan farklı bir biçimde kullanılıyor ve böyle bir kullanım, bir başkasının tescilli markasına tecavüz teşkil ediyorsa, artık marka tescilinin, sahibine bir hukuki koruma sağlaması söz konusu değildir. Bir markanın tescilli olduğundan farklı kullanılması, o markanın asli ve ayırt edici unsurlarının yer almadığı kullanımlardır. Markaya tecavüz açısından değerlendirme yapılırken, taraf markalarının öncelikle tescil tarihlerinin, daha sonrasında karıştırma ihtimali nedeniyle işaretsel ve sınıfsal benzerliğin dikkate alınması gereklidir. Karıştırılma ihtimali, hem bir tescil engeli hem de bir tecavüz h: Markaların benzer olmaları durumunda, bu kez markaların tescilli olduğu mal veya hizmet ile markanın kullanıldığı mal veya hizmetin benzer olup olmadığı ve ortaya çıkacak duruma göre karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
Mutlak hak niteliğini taşıyan markanın, marka sahibinin izni olmaksızın bir başkası tarafından kullanılması yasaklanmış bulunmaktadır. Markanın sahibinden başkası tarafından aynen veya taklit, tağyir, iltibas suretiyle kullanılıp kullanılmadığının saptanmasında her şeyden önce markanın şekil ve anlam itibariyle taşıdığı baskın unsur göz önünde bulundurulmalıdır. Bu baskın unsurun aynen veya değiştirilerek başkası tarafından kullanılması, haksız olarak kullanımının tespitinde büyük önem taşır. Bir marka ana özellikleri itibariyle başkası tarafından bir hakka dayanmadan kullanıldığında tecavüz unsuru gerçekleşmiş olur (Erdal Noyan, Marka Hukuku, Ankara, 2006, s.545). Bir marka hakkına tecavüz teşkil edilebilmesi için, markayla ayniyet taşıyan veya benzer olan işaretin, tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya hizmetlerde tüketiciler tarafından karışıklığa sebebiyet verecek şekil ve surette kullanılması gerekir.
Tescilli ticaret unvanı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 50. Ve 52. maddeleri hükümleri ile korunmaktadır. Türk Ticaret Kanunumuzun 50. Maddesi; “Usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı sadece sahibine aittir.”şeklinde,6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 52. Maddesi; “ Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir. Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemi üzerine, giderleri aleyhine hüküm verilen kimseye ait olmak üzere, kararın gazete ile yayımlanmasına da karar verebilir. ” Şeklinde olmak ile birlikte, ilgili düzenlemelerden de açıkça görülebileceği üzere; tescilli ticaret unvanı sahibi; kendi ticaret unvanı ile karıştırılabilecek ticaret unvanlarının tescili halinde, ilgili unvanların terkinini talep etme hakkını ve yetkisini haizdir.
6769 sayılı yasanın 7/3-e hükmü çerçevesinde marka sahibi “İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılmasını” yasaklayabilmektedir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa dönüldüğünde davacı markasının esas unsuru olan “...” kelimesinin Davalı yanca birebir kullanıldığı, ayrıca davacı markasının figüratif unsuru olan şeklinin de çok benzer şekilde şeklinde kullanılmakla görsel yönden benzerlik/ayniyet olduğu; davacı markası ile Davalı Kullanımının esas unsuru “...” ibaresi olup, işitsel yönden aynı olduğu, taraf markalarının/kullanımlarının asli unsuru olan “...” Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğe göre “1. Soylu 2. Yüce duygularla yapılan” anlamlarına gelmekte olup, her iki taraf markalarının/kullanımlarının da kavramsal olarak aynı olduğu kanaatine varılmıştır.
Davalının kullanımları ile Davacı markası arasında bütünsel intiba bakımından görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan benzerlik/ayniyet bulunduğu, Davalının kullanımlarının halk nezdinde Davacının seri markalarından biri olduğu izlenimini uyandırdığı, tüketicilerin satın alacakları mal ve hizmetlerin iki ayrı işletmeden geldiğini bilme ihtimallerinde dahi bu işletmeler arasında organik bir bağlantı olduğunu zannetmesi ihtimalinin mevcut olduğu, dolayısıyla halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, bu kapsamda SMK md. 29 ve 7/2 şartlarının somut olayda oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Tescilli bir markanın aynısının ya da benzerinin internet alan adında ya da sayfa içeriğinde kullanılmasının marka hakkına tecavüz oluşturduğunun kabulü için, bu kullanımın, "ticari etki yaratacak biçimde" olması gereklidir. Somut olayda da, Davalının ... alan adını... adlı web sitesinde kullanmasının ticari etki yaratacak biçimde kullanım (ticaret alanında kullanım) olarak değerlendirileceği, bu sebeple SMK md. 7/3-d bendi kapsamında ihlalin oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Davalı web sitesi Ana Sayfa’da "... Uluslararası Taşımacılık - 30’dan fazla modernize edilmiş kargo düzlüğüyle, uluslararası hedefler olarak yerelde% 100 güvenli teslimat garantisi - KARAYOLU TAŞIMACILIĞI - DEMİRYOLU TAŞIMACILIĞI - HAVA TAŞIMACILIĞI - Deniz taşımacılığı - Son 25 yıldır ... olarak Ortadoğu, Amerika ve Avrupa’da tüm profesyonel ve uzman nakliye hizmetlerine köprü olduk. Tüm hatlarımız yıl boyunca 7/24 hizmet vermektedir." yazdığı; ilgili internet sitesi kullanımına davalı tarafça herhangi bir itirazın bulunmadığı; davalının kullanımları ile Davacı markası arasında bütünsel intiba bakımından görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan benzerlik/ayniyet bulunduğu, Davalının kullanımlarının halk nezdinde Davacının seri markalarından biri olduğu izlenimini uyandırdığı, tüketicilerin satın alacakları mal ve hizmetlerin iki ayrı işletmeden geldiğini bilme ihtimallerinde dahi bu işletmeler arasında organik bir bağlantı olduğunu zannetmesi ihtimalinin mevcut olduğu, dolayısıyla halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, bu kapsamda SMK md. 29 ve md. 7/2 şartlarının somut olayda oluştuğu, davalının ... alan adını ... adlı web sitesinde kullanmasının ticari etki yaratacak biçimde kullanım (ticaret alanında kullanım) olarak değerlendirileceği, bu sebeple SMK md. 7/3-d bendi kapsamında ihlalin oluştuğu, davacı Şirketin, “...” Unvanı ile 13.09.2010 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, Davacının dayanak markası olan .... Sınıfta tescilli, .. tescil sayılı “...” markasının başvuru tarihinin 08.07.2002 tescil tarihinin 17.02.2004 olduğu, buna mukabil Davalı şirketin unvanı .... Taşımacılık ve Dış Ticaret Limited Şirketi iken 15.03.2019 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan ile “...” unvanı aldığı anlaşıldığından SMK 29 uncu maddesinin atfıyla md. 7/3-e ve TTK md 52 bir arada değerlendirildiğinde; davalının eylemlerinin TPMK nezdinde davacı adına tescilli 2... tescil numaralı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespitine, tecavüzün durdurulmasına, ref’ine, muhtemel tecavüzlerin önlenmesine, davalının "..." ibaresini içeren tabela, basılı kağıt, her türlü iş ve tanıtım evrakına el konulmasına, el konulan ürünlerin karar kesinleştiğinde imhasına, dijital ortamlarda gerçekleşen davalı kullanımlarının internet sitesi ve sosyal medya hesaplarından çıkarılmasına, davalı şirketin ticaret unvanında bulunan “...” ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, ... ibareli alan adı tahsisinin iptaline, kullanımının durdurulmasına, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile.
Davalının eylemlerinin TPMK nezdinde davacı adına tescilli ... tescil numaralı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespitine, tecavüzün durdurulmasına, ref’ine, muhtemel tecavüzlerin önlenmesine,
Davalının "..." ibaresini içeren tabela, basılı kağıt, her türlü iş ve tanıtım evrakına el konulmasına, el konulan ürünlerin karar kesinleştiğinde imhasına, dijital ortamlarda gerçekleşen davalı kullanımlarının internet sitesi ve sosyal medya hesaplarından çıkarılmasına,
Davalı şirketin ticaret unvanında bulunan “...” ibaresinin ticaret sicilinden terkinine,
... ibareli alan adı tahsisinin iptaline, kullanımının durdurulmasına,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 615.40 TL karar harcından peşin yatırılan 427.60-TL'nin mahsubu ile kalan 187,80 TL bakiye karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz talebi yönünden davacı yararına hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 10.000-TL bilirkişi ücreti, 660.00-TL posta gideri olmak üzere toplam 10.660-TL ve 855,20-TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 11.515,20-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/05/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸