T.C.
İSTANBUL
4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/7 Esas
KARAR NO : 2025/104
DAVA : Marka (Manevi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 06/01/2023
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin firmanın 1985 yılında, tesettür mayo ve iç giyim sektöründe faaliyet göstermek üzere kurulduğunu, "..." isminin ise, müvekkili firmanın tescillenmiş markası olduğunu, müvekkillerinin firmanın dava konusu tasarımlarını tüketiciye ".." olarak tanıttığını ve pazarladığını, tüketiciler nezdinde ... olarak bilinen tasarımın Türkiye'de ilk kez 10.03.2021 tarihinde müvekkillerinin firma tarafından kamuya sunulduğunu, tüm telif haklarının müvekkili şirkete ait özgün tasarım olduğunu, davalı firmanın, müvekkili şirkete ait tescilli tasarımların aynısını ayniyet derecesinde benzerini iltibas yaratacak şekilde hukuka aykırı olarak ve daha da mühimi müvekkili firma tasarımına oluşan yoğun ilgiden dolayı haksız kazanç elde etme saikiyle ticari anlamda kullandığını, satışını yaptığını, davalının hukuka aykırı eylemleri neticesinde müvekkili firmanın tasarım haklarının ihlal edildiğini, davalının eylemlerinin; müvekkili firmanın reklam bütçesinin artmasına, müşteri kaybına, müvekkillerinin firmanın değer kaybına uğramasına, müvekkili firmanın ticari itibar kaybına uğramasına neden olduğunu, maddi tazminat taleplerinin HMK 107 maddesi mucibince belirsiz alacak davası olarak kabulüyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın ve 100.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve beyan ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacı yanın sözde tescilsiz tasarım ihlali olan ürünlerin 1 yıl önce üretiminin durdurulduğunu, söz konusu modelin tamamen müvekkili şirketin ne deposunda ne de internet sitesinde mevcut olmadığını, bu sebeple davanın konusuz kalacağını, davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı şirketin '...' adlı telif haklarının kendilerine ait olduğunu belirttiklerini, özgün model olarak bahsettikleri tesettür mayo modelinin ülkemizde tesettür mayo satışı yapan birçok markada görülebilecek bir model halini aldığını, '...' modelinin ... markasının... koleksiyonunda yer aldığını(10.12.2019), davacının esinlenmekten ziyade birebirini üretip TPK'nda tescilini yaptığını, davacı yanca açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkillerinin firmasına ait tescilli tasarımın hukuka aykırı olarak izinsiz şekilde kullanılması sebebiyle tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet olduğuna ilişkin tespiti ile mezkür tasarım ihlallerinin önlenmesini, davalı tarafından müvekkil firmaya ait tescilli tasarıma tecavüzün tespiti halinde, tecavüze konu tasarım ürünler ile mezkür ürünleri üretmeye yarayan makinelerin ve her türlü tanıtım materyallerinin toplatılarak imhasına karar verilmesini, kararın kesinleşmesinden sonra, masrafı davalıdan alınmak suretiyle gerekçe özeti ile hüküm fıkrasının Türkiye genelinde yayınlanan beş büyük gazeteden birinde ilan verilmesini, 100.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini, maddi tazminat taleplerimizin HMK 107 maddesi mucibince belirsiz alacak davası olarak kabulüyle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya tahmil edilmesi ile gereğini talep etmiştir.
Davalı vekilinin ikinci cevap dilekçesinde özetle; Cumhuriyet Başsavcılığına yapılacak şikayet haklarının ve tazminat davası açma haklarının saklı kalması kaydıyla, davaya konu ürünün satışının yapılmadığı stoğunun bulunmadığı nedeniyle konusuz kalmış olduğundan beyanlarımız doğrultusunda karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesini, davacı yanca açılan davanın reddini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
03.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketin satın aldığı faturalı ürünle ...Ştl. adresinde ürünler karşılaştırılarak incelendiğini, davalı şirketin yerinde tespit yapılmadığını, ...Ltd.Şti.'nden satın alınan ürün üzerinden inceleme yapıldığını,... nolu Endüstriyel Tasarım Üründe; Hakim Yaka, önden fermuar roba bele uzanan üst kalıp bel arası File geçiş hattı iç dikiş, su geçirgenlik kollarda file hattı, su geçiş kanalı, bel lastik ayarı ve yan sol fermuar ayarı ile önden fermuarlı ürün kalıp kesim biçim aksesuar yerleşim kumaş parça ayırımı kalıp ve fonksiyonel özellikleri ile birebir aynı çalışıldığını, iltibas ve iktibas yarattığı tespit edildiğini yönünde görüş ve kanaatlerini sunmuşlardır,
09.01.2024 tarihli Bilirkişi raporunda özetle; mali inceleme neticesinde; 150 adet özel üretim ile imal edildiği, 126 adet 22.10.2022 tarihinde imha edildiğini, 24 adet ürün satıldığını, SMK 151/2-b hükmünce 622,37 TL kazanç elde edildiği" yönünde görüş ve kanaatlerini sunmuşlardır.
22.03.2024 tarihli Bilirkişi raporunda özetle; kök rapordaki kanaati değiştirecek yeni delil sunulmadığı gibi yapılan incelemede eksik husus bulunmadığını yönünde görüş ve kanaatlerini sunmuşlardır.
28.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı adresin 24.10.2024 günü davacının 2021-2022-2023 ve 2024 yılları ticari defter ve belgeleri üzerinde yerinde inceleme yapıldığını, davalının dava konusu ürünlere ilişkin üretim-satış ve imha işlemlerini 2022 yılında yaptığının 09.01.2024 tarihli Bilirkişi Raporu ile tespit edildiğini, davacının dava konusu ürüne ilişkin 2022 yılı satış cirosunun 6.793.607,06-TL olduğunu, davalının 24 adet dava konusu ürün satışı yaptığının 09.01.202 tarihli Bilirkişi Raporu ile tespit edildiğini, Sayın Mahkemenin tarafların ciroları üzerinden yoksun kalınan kar hesaplanmasını takdir etmesi halinde, davacının dava konusu ürüne ait cirosu üzerinden yoksun kalınan kar hesaplanacak olursa; %1 üzerinden yoksun kalınan kar: 6.793.607,06 % 1 = 67.936,07-TL %2 üzerinden yoksun kalınan kar: 6.793.607,06 % 2 = 135,872,14-TL %3 üzerinden yoksun kalınan kar: 6.793.607,06 % 3 = 203.808,21-TL %4 üzerinden yoksun kalınan kar : 6.793.607,06 % 4 = 271.744,28-TL olabileceğini, davalının dava konusu ürüne ait cirosu üzerinden yoksun kalınan kar hesaplanacak olursa; %5 üzerinden yoksun kalınan kar: 16.575,60 % 5 = 828,78-TL, %10 üzerinden yoksun kalınan kar: 16,575,60 % 10 = 1.657,56-TL, %15 üzerinden yoksun kalınan kar: 16.575,60 % 15 = 2.486,34-TL, %20 üzerinden yoksun kalınan kar: 16.575,60 % 20 = 3.315,12-TL olabileceği yönünde görüş ve kanaatlerini sunmuşlardır.
07.02.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalının tutulması zorunlu ticari defterlerinin, TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, e-defter beratlarının yasal süresinde sisteme yüklemesinin yapıldığı, defterlerin sahibi lehine takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere delil niteliğine haiz olduğunu, Sayın Mahkemenin tarafların ciroları üzerinden yoksun kalınan kar hesaplanmasını takdir etmesi halinde, davacının dava konusu ürüne ait cirosu üzerinden yoksun kalınan kar hesaplanacak olursa; %1 üzerinden yoksun kalınan kar : 6.793.607,06 % 1 = 67.936,07-TL %2 üzerinden yoksun kalınan kar : 6.793.607,06 % 2 = 135.872,14-TL %3 üzerinden yoksun kalınan kar : 6.793.607,06 % 3 = 203.808,21-TL %4 üzerinden yoksun kalınan kar : 6.793.607,06 % 4 = 271.744,28-TL olabileceğini, davalının dava konusu ürüne ait cirosu üzerinden yoksun kalınan kar hesaplanacak olursa; %5 üzerinden yoksun kalınan kar : 16.575,60 % 5 = 828,78-TL, %10 üzerinden yoksun kalınan kar : 16.575,60 % 10 = 1.657,56-TL, %15 üzerinden yoksun kalınan kar : 16.575,60 % 15 = 2.486,34-TL, %20 üzerinden yoksun kalınan kar : 16.575,60 % 20 = 3.315,12-TL olabileceği yönünde görüş ve kanaatlerini sunmuşlardır.
KANAAT VE GEREKÇE
Uyuşmazlık davalı kullanımlarının davacıya ait ...numara ile tescilli tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının tespiti ile tespiti halinde bunun önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile birlikte maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
6769 sayılı Kanunda tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller madde 81'de sayılmıştır:
“(1) Aşağıda belirtilen fiiller tasarım hakkına tecavüz sayılır:
a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak.
b) Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları
c) Tasarım hakkını gasp etmek.
(2) Başvuru, 65'inci maddeye göre tescil edilerek yayımlandığı takdirde, tescil sahibi, tasarım hakkına yönelik olarak bu maddede sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma hakkına sahiptir. Tecavüz eden, başvurudan ve kapsamından haberdar edilmişse başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa yayımdan önce de tecas ün varlığı kabul edilir.
(3) Koruma kapsamındaki tasarımın tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün, ambalaj veya fatura üzerine konulmamış olması, bu maddede sayılan fiilleri tasarım hakkına tecavüz olmaktan çıkarmaz.
(4) Tescilsiz tasarımlar için, tasarım 57'nci maddeye göre kamuya sunulduğu takdirde, hak sahibi, tasarım hakkına yönelik ihlallerden dolayı dava açmaya yetkilidir.”
Madde hükmüne göre; tasarım hakkı sahibinin izni olmaksızın koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak; tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek veya tasarım hakkını gasp etmek tasarım hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir.
TTK m. 54'e göre, “rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır”. Haksız rekabete dair hükümlerin temel amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Dürüst rekabetten anlaşılması gereken rekabet kapsamındaki davranışların dürüst ve ahlaklı olması gerekliliğidir. Rekabet ortamında gerçekleşen herhangi bir davranış veya uygulamanın rekabete etki etmese dahi, dürüstlük kurallarına veya ahlaka aykırı olması haksız rekabetin varlığı bakımından yeterli kabul edilmektedir (Hüseyin Ulgeıı/MeIıme( Helvacı/Arslan Kaya/N. Füsun Nomer Ertan, Ticari İşletme Hukuku, 2019, s. 555).
Genel ilke çerçevesinde haksız rekabet belirlenirken taraflar arasında rekabet olması, failin yarar sağlaması, failin kusurlu olması veya haksız rekabete uğrayan kimsenin zarar görmüş olması şart değildir. Haksız rekabetin varlığından söz edebilmek için, ticari nitelikte bir davranış veya uygulamanın bulunması, söz konusu davranış veya uygulamanın aldatıcı veya başka bir şekilde dürüstlük kurallarına aykırı olması ve rakipler arasında veya tedarik eden kimselerle müşteriler arasındaki ilişkinin etkilenmesi gerekmektedir.
Haksız rekabet tespitinde öncelikle özel hüküm olması sebebiyle TTK 55 hükmünde sayılan hallerden birinin olup olmadığı belirlenmelidir. Zira somut uyuşmazlık bu hallerden birine giriyorsa öncelikle bu hükmün esas alınması gerekir. Belirtilen halde TTK 54'te yer alan şartların sağlanıp sağlanmaması önemli değildir.
Somut olaya dönüldüğünde, davacı Şirketin satın aldığı faturalı ürünle ... Şirketi adresinde ürünler karşılaştırılarak incelendiği, davalı şirket yerinde tespit yapılmadığı, ...Şirketi ’nden satın alınan ürün üzerinden inceleme yapıldığı, ... nolu endüstriyel tasarım ürününde "Hakim Yaka, önden Fermuar roba bele uzanan üst kalıp bel arası File geçiş hattı iç dikiş, su geçirgenlik kollarda file hattı, su geçiş kanalı, bel lastik ayarı ve yan sol fermuar ayarı ile önden fermuarlı ürün kalıp kesim biçim aksesuar yerleşim kumaş parça ayırımı kalıp ve fonksiyonel özellikleri ile birebir aynı çalışıldığı, İltibas ve iktibas yarattığı tespit edildiği, haksız rekabet oluşturduğu; SMK 151. Maddesinde yoksun kalınan kazancın hesaplanması açısından davacının yoksun kalınan kazanç tercihini 151/2-b maddesi uyarınca talep ettiği, 27.05.2024 tarihli dilekçesinde taleplerini SMK 151/2-c maddesinde belirtilen lisans bedeline göre hesaplanması yönünde ıslah ettikleri; HMK m. 176 ve devamı uyarınca ıslah hakkını tazminat talebi yönünden seçimlik hakkını değiştirmek sureti ile kullandığı (Yargıtay 11.HD ...E., ... K.); davacı vekilinin talebi doğrultusunda davacının tazminat talebini SMK 151/2-c maddesine göre "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli" şeklinde açıklamasına (Y 11 HD... Esas... Karar, .. Esas ... Karar, ...Esas ... Karar, ... Esas ... Karar sayılı ilamları) davacının maddi tazminatın SMK’nun 151/2-c maddesi uyarınca lisans bedeline göre hesaplanmasını talep ettiği, bu hesaplamanın yapılması için her iki tarafın da ticari kayıtları incelenerek ticari hacimlerine, (İstanbul Bam 16.HD ... E.,...K.; Ankara Bam 20.HD .. E.,... K.) değerlendirilmesi gerektiğinden, mali bilirkişi tarafından yapılan alternatifli hesaplamadan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas - ... Karar - 13.6.2013 Tarihli İlamı doğrultusunda; davaya konu ihlale uğrayan mayo ürününe yönelik davacının elde ettiği cironun %4'ü ile davalının cirosunun %5'i birlikte değerlendirilerek 136.286,53 TL'ye HMK 107 maddesi mucibince arttırdığı; davalının eylemlerinin davacının tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile önlenmesine, tecavüze konu ürünler ile ürünleri üretmeye yarayan makinelerin ve her türlü tanıtım materyallerinin toplatılmasına, hüküm kesinleştiğinde imhasına, maddi tazminat yönünden dava ve değer artırım dilekçesi dikkate alınarak 136.286,53-TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının tescilli tasarım hakkına yapılan tecavüzün niteliği, davacının manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp durumu, manevi tazminatın amaç ve içeriğine, hak, nesafet ve adalet ilkesine keza manevi tazminatın, maddi bir zenginleşme talebinden çok manevi tatmine yönelik bir talep olması, dolayısıyla somut olaya göre davalının, davacının tasarım hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde izinsiz olarak kullandığı, dolayısıyla eyleminde kusurlu olduğu bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde 30.000-TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı; davacının haklı menfaati bulunduğundan karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masraf davalıya ait olmak üzere bir kez ilanına; dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen KABULÜ İLE,
Davalının eylemlerinin davacının tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile önlenmesine, tecavüze konu ürünler ile ürünleri üretmeye yarayan makinelerin ve her türlü tanıtım materyallerinin toplatılmasına, hüküm kesinleştiğinde imhasına,
Manevi tazminat yönünden 30.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Maddi tazminat yönünden dava ve değer artırım dilekçesi dikkate alınarak 136.286,53-TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek beş gazeteden birinde masraf davalıya ait olmak üzere bir kez ilanına,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 11.359,04-TL karar harcından peşin ve ıslah olarak yatırılan 4.035,19-TL' nin mahsubu ile kalan 7.323,85-TL Bakiye karar harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen kabul edilen haksız rekabet ve tecavüz talepleri yönünden davacı yararına hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat yönünden hesap olunan toplam 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat yönünden hesap olunan toplam 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazminat talebi yönünden hesap olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan toplam 4.215,09-TL harcın (peşin+başvuru+ıslah) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan: 18.250,00-TL bilirkişi ücreti, 203,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 18.453,00-TL kabul ve red oranına göre hesaplanan 12.988,37-TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yapılan: 1.000,00-TL bilirkişi ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 296,30-TL davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmının davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120 TL arabuluculuk sarf ücretinden kabul red oranına göre hesap edilen 924,45-TL'yi davacıdan, 2.195,55-TL'yi davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
11-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/05/2025
Katip
¸
Hakim
¸