T.C.
İSTANBUL
4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/29 Esas
KARAR NO : 2025/91
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/02/2024
KARAR TARİHİ : 29/04/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş.’ne ait “...” markasının, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... no ile tescilli olduğunu, “...” markası ile ... ve ...’deki ofislerinde 30 yılı aşkın süredir faaliyet gösterdiğini, markayı şirket unvanı olarak da 1995 yılından beri kullandığını, fabrikasında ürettiği-pazarladığı ipek, keten vd. ürünleriyle tekstil sektöründe bu marka ile ulusal-uluslararası alanda tanınan ve tercih edilen tecrübeli bir firma olduğunu, davalının da bu markayı ... no ile tescil ettirdiği ve markayı kullanarak, aynı tekstil sektöründe, aynı “...” marka adıyla, aynı nice koduyla, ipek vd. ürünlerin pazarlaması üzerine İstanbul’daki mağazasında ve internet üzerinden satış-pazarlama yoluyla faaliyet gösterdiğini, web sitesinde ve Instagram, ... gibi sosyal medya hesaplarında “...” markasını kullanarak paylaşımlar, reklam, pazarlama, satış vd. ticari faaliyetlerde bulunduğunu, davalının marka tescilinin haksız olduğunu; markanın sırf tescil edilmiş olmasının, davalı eylemlerinin hukuka aykırı niteliğini ve davacıya karşı sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 155. Maddesine göre; “Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınaî mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez.” hükmünü havi olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile Yargıtay’ın mülga 556 sayılı KHK dönemindeki içtihatlarıyla ortaya çıkan “tescilli markanın kullanımı tecavüz teşkil etmez” savunmasının ortadan kalktığını, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi ... E.- ... K., 13.3.2018 tarihli karar ile tescilli markanın kullanımının ihtiyati tedbir yolu ile engellenebileceği içtihat edilerek, bu değişiklik desteklendiğini, bir markanın (ya da başka bir hakkın) tescilli olmasının, önceki hak sahiplerinin açtığı hükümsüzlük, iptal, tecavüz davalarında bir savunma olarak ileri sürülemeyeceğinin açıkça hüküm altına alındığını, bu bağlamda; dava konusu “...” markasını şirket unvanı olarak da 30 yılı aşkın süredir kullanan ve davalıdan daha önceki tescille hak sahibi olan davacının davalının haksız tescilini öğrendiği tarihten itibaren, huzurdaki davayı makul süre içinde ve kanunen Sınai Mülkiyet Kanunu Md.25/4 vd.leri uyarınca öngörülen 5 yıl içinde açtığını, davalı, müvekkilleri adına önceden tescilli “...” markasını birebir aynı sözcük/ifadeyle tescil ettirdiğini, davalının davacı ile davalı aynı tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının bu hukuka aykırı eylemleriyle; “...” markasını aynı marka tescil sınıfındaki mal ve hizmetler kapsamında bilfiil kullanarak, davacının tanınırlığından, sektördeki tecrübe ve kalitesiyle bilinirliği- tercih edilen bir marka oluşundan haksız menfaat elde ettiği ve davacıyı zarara uğrattığını, davacı ile aynı nice sınıfı ve aynı mal-hizmet sınıfında faaliyet göstererek markanın ayırt ediciliğini ortadan kaldırdığını, davacı markasının ....sınıfta “Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar, ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarsaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular, tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler, bebekler için kundak örtüleri. kampçılar için uyku tulumları.” ve .... Sınıfta “Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.” emtialarında tescilli olduğu, davalı marka tescilinin ise ... ve .... Sınıfları kapsadığı ve davacı markası ile birebir aynı olduğuu, davalı marka başvurusuna ait bülten ilanı incelendiğinde davalının başvuruyu .... nice sınıfı kapsamındaki tüm mal ve hizmetler için yaptığı ancak Kurum tarafından “kısmi yayın – karar gerekçesi 5/1(ç) (yani Sınai Mülkiyet Kanunu Md.5 – Marka tescilinde mutlak red nedenleri başlığı altındaki 1(ç):Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.) açıklamasıyla davalının başvurusunun kısmen reddedildiğini, davalı başvurusundaki 24.sınıf kapsamından, davacı ile aynı olan mal ve hizmetlerin (Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar, ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular.) çıkarıldığını, buna rağmen davalının, kurum tarafından tescil edilmeyen/ çıkarılan ... Sınıftaki malları bu kez .... Sınıf kapsamında tescil ettirdiğini, davalı marka tescilinin kötü niyetli olduğunu, bu şekilde markayı daha önce tescil ettirmiş olan ve sektörde tanınır hale getirmiş olan davacının marka tescilinden doğan haklarının ihlal edildiğini, davalı kullanımlarının yazılış, söyleyiş, tabela kullanımı, işletme konsepti, faaliyet alanı, nice kodu da dâhil davacıya ait “...” markası ile birebir aynı veya iltibas oluşturacak şekilde marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, dava sonuçlanıncaya kadar davalı tarafından tescilli markanın kullanımının tedbiren ve teminatsız şekilde önlenmesini karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, davalının... tescil nolu-... tescil tarihli “...” marka tescilinin tümden hükümsüzlüğü ve sicilden terkinini, bunun mümkün olmaması durumunda, davalının marka tescilinin ... ve ... nolu sınıflar içinde yer alan “Tekstilden mamul ambalaj torbaları, tekstil amaçlı sentetik elyaflar, işlenmemiş büküm elyafları, cam elyaflar, tekstil amaçlı büküm iplikleri; dikiş, nakış ve örgü iplikleri, tireler, esnek iplikler, dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar, ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular, tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler, bebekler için kundak örtüleri, kampçılar için uyku tulumları, koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler , ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler, baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. danteller ve nakıslar (aplikeler), güpürler, fistolar, dar dokumalar, şeritler ve kurdeleler, ekstraforlar, fitiller, giysiler için kumaştan yapılmış hazır harfler ve rakamlar, armalar, rütbe işaretleri, vatkalar.” mal ve hizmetleri yönünden hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, Sınai Mülkiyet Kanunu Md.159 uyarınca davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesini ve durdurulması zımnında dava sonuçlanıncaya kadar davalı tarafından tescilli markanın kullanımının tedbiren ve teminatsız şekilde önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ... numaralı markanın tümden mi yoksa kısmi hükümsüzlüğünün mü istenildiğinin açık olmadığını, dava dilekçesi ve eklerinde tecavüz davasına konu olabilecek gerekçeler öne sürüldüğünü, davacının hükümsüzlük davasında davacı tarafın herhangi bir gerekçe öne sürmediği, maddeye atıf yapmadığını, bu noktada hükümsüzlük halinin yalnızca mutlak ret sebepleri yönünden incelemeye tabi tutulması gerektiğini, dava konusu marka ile davacı tarafa ait marka incelendiğinde, markalar arasında iltibas tehlikesi oluşturacak düzeyde benzerliğin söz konusu olmadığını, davacı markasının herhangi bir şekilde karıştırılma ihtimali oluşturmayacağı davacı tarafa ait marka örneğinin şekil unsuru temel alınarak oluşturulduğunu, marka örneğinde öne çıkan unsurun şekil unsuru olduğunu, davacı markasında ise, marka örneğinde italik şekilde yazılan marka adının ön planda olduğunu, marka kompozisyonunun farklı ve davacı tarafla herhangi bir şekilde benzerlik içermeyen biçimde olduğunu, davacı markasının ... Sınıflarda yalnızca “Kumaş, kravat, eşarp.” Emtiaları yönünden tescilli olduğunu, dava konusu markanın .... Sınıfta tamamen farklı olan “Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler, bebekler için kundak örtüleri, kampçılar için uyku tulumları.” emtiaları ve ... Sınıftaki yine davacının tescilli olmadığı ve faaliyet göstermediği hususlarda tescilli olduğunu, davacı yan markasında yer alan kravat ve eşarp emtialarının .... Sınıfta yer aldığını, davacı markasının ... Sınıfta tescil içermediğini, davalı markasının tescilli olduğu perakende satışa ilişkin müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için tescil edilen emtiaların , hem davacı tarafın bu kapsamda bir tescili olmaması, hem de niteliği itibariyle farklı olmaları itibariyle karıştırılma ihtimali içermediğini, davalının .... Sınıfa ilişkin faaliyetlerini ... numaralı tescil ile gerçekleştirdiğini, davalının ...numaralı “...” ve ... numaralı “...” ibareli marka tescillerinin de bulunduğu ve Mersis kayıtları incelendiğinde de görüleceği üzere uzun yıllardır tacir olarak faaliyet gösteren davalının herhangi bir şekilde kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini, davacı tarafın tecavüz ile ilgili iddialarının hükümsüzlük açısından ele alınamayacağını, hükümsüzlük davasında başvuru anından itibaren olan geçerli olan sebeplerin dikkate alınacağı sonradan ortaya çıktığı iddia edilen gerekçelerin zaten hükümsüzlük davasına konu edilemeyeceği savunarak davacının ihtiyati tedbir ve hükümsüzlük talebinin reddini karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı cevaba cevap dilekçesinde; müvekkilerinin markasını birebir aynı sözcük-ifadelerle kullanmakta olduğunu, hem aynı tekstil sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, hem de aynı nice sınıfı kapsamındaki mal ve hizmetler Kurum tarafından davalının başvurusundan-faaliyet alanından (... nice sınıfından) çıkarılmasına rağmen davalı kanunu dolanarak bu kez (35) nice sınıfı kapsamında, davacıyla birebir aynı nice sınıfındaki (davacı müvekkillerinin ... ve ... nice grubundaki aynı) mal ve hizmetler üzerinde faaliyet göstermekte olduğunu, davalının bu marka tescilinin kötüniyetli ve haksız olduğu ortada olduğunu, yine "..." olarak adlandırılan bir başka dava da, Yargıtay 11.HD'nin 25.05.2021 tr. ... E.- ...K. sayılı kararı ile 1-34 emtia gruplarında yer alan mallar ile ....sınıf ilgili grubunda özel olarak sınırlandırılmış mallarının benzerlik göstermesi halinde her iki sınıfın birbiri ile benzer kabul edilmesi gerektiği yönününde ilkesel kararı mevcut olduğunu, benzer şekilde ;Yargıtay 11.HD.'nin 30.03.2021 tarihli ...E. -... K. Yargıtay 11.HD.'nin 22.04.2021 tarihli ... E. - ... K. Yargıtay 11.HD.'nin 02.12.2020 tarihli ... E. - ...K. sayılı ilamlar davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı ikinci cevap dilekçesinde özetle; hukuka aykırı nitelikteki davanın reddini, davacının haksız ihtiyati tedbir talebinin reddini, hükümsüzlük talebinin haksız ve hukuka aykırı olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretlerinin haksız ve mesnetsiz iddialarla dava açan davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
24.02.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda ve yukarıda açıklanan sebeplerle, bilişim incelemesi neticesinde, davalı yönüyle inceleme, dosyada bulunan bilgiler doğrultusunda davalı tarafa ait olduğu belirtilen ... alan adı kontrol edildiğinde alan adının 26 Eylül 2022 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerinin gizli/gizlenmiş olduğu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine kayıtni şirketi olan ... Şirketi (...)’nden talep edilerek ulaşılabileceğini, ... linkinde ... şeklinde kullanım olduğunu, web sitesi içerisinde ... ibaresi ile arama yapıldığında sonuç çıkmadığını, web sitesinin E-Ticaret sitesi olduğu ancak inceleme tarihi itibariyle ürün bulunmadığını, .../magazalarimiz linkinde ..... bilgilerinin olduğunu, ... web archive kaydı kontrol edildiğinde 22 Ocak 2023 ile 10 Kasım 2024 tarihleri/aralığında toplamda 8 kez kaydedildiğini, kayıtlar açılmaya çalışıldığında URL’nin arşivlenmediğine ilişkin uyarı/hata çıktığını, ... içerisinde bulunan ... ikonu üzerine gelindiğinde ... linkine bağlantı verildiğini, inceleme tarihi itibariyle hesapta 207 gönderi – 1.490 takipçi – 7 takip olduğunu, hesap açıklamasında ... bilgisinin olduğunu, hesabın oluşturulma tarihinin Kasım 2021 olduğu ve hesap oluşturulduğu tarihten bu yana 1 kez kullanıcı adının değiştirildiğini, hesapta bulunan paylaşımlarda birçok kez ve şeklinde kullanımlar olduğunu, örnek olarak 09 Temmuz 2022, 25 Temmuz 2022, 15 Eylül 2022, 24 Eylül 2022 tarihlerindeki yaplaşımlara ilişkin ekran görüntülerinin sunulduğunu, -... içerisinde bulunan ... ikonu üzerine gelindiğinde ... linkine bağlantı verildiğini, sayfa iletişim bilgisinde ...yazdığı, sayfanın oluşturulma tarihinin 22 Aralık 2022 olduğunu, ... numarası ile ... bağlantısının olduğu, sayfada bulunan paylaşımlarda ... ibaresine rastlanılmadığını, davacı Yönüyle İnceleme, - ... alan adı kontrol edildiğinde alan adının 03.06.2002 tarihinde alındığı/kayıt edildiğini, alan adı kayıt şirketinin ...Sirketi olduğunu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine ... Sirketi firmasından talep edilerek ulaşılabileceğini, mevcut durumda web sitesinde ve örnek olarak alınan 27 Temmuz 2003, 11 Haziran 2012, 21 Haziran 2021 tarihli web archive kaydında şeklinde kullanım olduğunu, web sitesi iletişim bilgisinde ... tarihli web archive kaydında ... – ...yazdığını, Teknik İnceleme Neticesinde, davacı Taraf ... Harf karakteri, Davalı Tarafın kullanımda olduğu ... Harf karakterli olduğunu, davacı Taraf ... Kaliografy/Eğik ve Majisgül Harf karakteri, davalı tarafın ise Tescilli ... Kaliografy/Eğik ve Majisgül Harf karakteri ile benzer olduğu görüldüğünü, Form ve biçimsel şekillendirme yanısıra grafiksel çözümsel yaklaşım ile tüketici üzerinde etkileşim sağlama tercihi de bulunmakta olduğunu, markalar arasında benzerlik incelememiz sonucu, taraflara ait her iki markanın ortalama tüketici/kullanıcı üzerinde bıraktığı genel intibada ilgili kriterle global değerlendirilmiş olup, dikkat ve algılama bilişsel nitelikler öncelikle gözetilmiş ve davacı tarafa ait tescilli marka ... (...) ile davalı tarafa Ait ... (...) ibareli yazılar birbirinden yazı karakteri dışında belirleyici davacı tarafa ait tescilli marka ile, bilinçli ve orta düzey tüketicideki bütüncül algı içinde belirleyici aynı tekstil ürünü üzerinde markanın konumlanması ile genel intibada markayı bir bütün olarak algılayacağı düşünülerek benzer olarak algılanacağını, ilgili davada tarafların, faaliyette bulundukları ortak sektörde taraflara ait her iki markanın aynı tüketiciye hitabeden ve nevi eşdeğer olan ürün üzerindeki kullanımları ve ilgili mal ve hizmet bakımından ortak olan ... ve .... Sınıflarda, Tüketicinin/Kullanıcı/Dikkat ve Algılama yeteneğine sahip satın alım uzmanı üzerinde üzerinde bıraktığı etkileşim ve kıyaslama sonucu bir bütün - genel ızlenim olarak yaratacağı algılamada kısmi oranda aynı kökden doğan/ eşdeğer anlam içermesi itibariyle Teknik olarak Karıştırma ihtimalinin mevcut olduğu ve iltibas yaratacağını, marka İncelemesi Neticesinde, davacının ... tescil sayılı ... markası ile davalı ... tescil sayılı ... markasının ayniyet derecesinde benzer olduğu ve benzer mal ve hizmetleri kapsadığı, markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, davalı markasının tescilli olduğunu, ... sınıftaki “Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler, bebekler için kundak örtüleri, kampçılar için uyku tulumları”, .... Sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için tekstil amaçlı sentetik elyaflar, işlenmemiş büküm elyafları, cam elyaflar. tekstil amaçlı büküm iplikleri; dikiş, nakış ve örgü iplikleri, tireler, esnek iplikler. dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular, tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler, bebekler için kundak örtüleri. kampçılar için uyku tulumları. koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. danteller ve nakışlar (aplikeler), güpürler, fistolar, dar dokumalar, şeritler ve kurdeleler, ekstraforlar, fitiller, giysiler için kumaştan yapılmış hazır harfler ve rakamlar, armalar, rütbe işaretleri, vatkalar. giysiler için düğmeler, kopçalar, halkalar, fermuarlar, ayakkabı ve kemer tokaları, perçinler, yapışkan bantlar, bağlar , toplu iğneler, iğneler, dikiş iğneleri, dikiş makinesi iğneleri, tığlar ve örgü şişleri, iğne kutuları ve iğnelikler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal ve hizmetleri açısından SMK md.6/1 uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğu yönünde görüş ve kanaatlerini sunmuşlardır.
KANAAT VE GEREKÇE
Davacının Türk Patent ve Marka Kurumunda ... ve ... tescil numaralı ... markası ile aynı sınıf ve faaliyet alanında tescilli olan davalının ... tescil nolu-... tescil tarihli “...” marka tescilinin tümden hükümsüzlüğüne, bu mümkün değil ise; davalının marka tescilinin (hem ., hem de ... nolu nice sınıflarını kapsayan mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
6769 sayılı SMK'nun 25.maddesinde "(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.(5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez.(6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.(7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar."
6769 sayılı SMK'nun 6.maddesinde "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." belirtilmiştir.
SMK 6/1 Yönünden Yapılan Değerlendirme
SMK 6/1 hükmüne göre “Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir”.
Bu hüküm çerçevesinde bir ihlalin söz konusu olabilmesi için;
a.Tescilli marka ile aynı veya benzer bir işaretin kullanılması,
b.Tescilli marka ile aynı veya benzer işaretim aynı mal veya benzer mal veya hizmetlerde kullanılması,
c.Bu kullanımın karıştırılma ihtimaline neden olması gerekir.
Görüldüğü üzere burada hem markalar arası aynılık/benzerlik hem de mal ve hizmet sınıfları arasında aynılık/benzerlik karşılaştırmasının yapılması ve iltibasın yani karıştırılmanın söz konusu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. İltibas değerlendirmesinin önce işaretlerin, sonra mal ve hizmetlerin benzerliği şeklinde bir sıralama yerine, her ikisinin bir arada ve birbirine nitelik olarak etkisi de gözetilerek birlikte yapılması gerekir.
a.Markalar arası karşılaştırma;
Bilindiği üzere Karıştırılma (iltibas) terimi, ticari alandaki faaliyetlerde, şeyler arasında bir benzerliği veya karışımı ifade etmekte olup, satın alınan iki mal arasında veya kullanılan iki unvan arasında veya iş mahsullerinde birbirinden ayrılmayacak derecede benzerliğe istinat ettirilmesidir . İltibas doğrudan iltibas ve dolaylı iltibas olarak ikiye ayrılabilir; buna göre, karışıklığı yaratan aynı veya benzeri bir işaret, bu işaretin hitap ettiği çevrede, söz konusu markanın kullanıldığı mal veya hizmetin, iltibasa maruz bırakılan mal ve hizmetle özdeşleştirilmesine yol açıyorsa doğrudan iltibas söz konusu iken, karışıklığı yaratan aynı veya benzeri bir marka, bu markanın hitap ettiği çevrede, işaretler arasındaki farklılığı anlasalar bile benzerliğe dayalı olarak mal veya hizmetler arasında yanlış bağlantılar kurmasına yol açıyorsa dolaylı iltibas söz konusu olur .
İltibas ihtimalinin tespitinde, markanın bütünü itibariyle bıraktığı etki, eski markanın sahip olduğu ayırım gücü, telaffuz, biçim ya da anlam itibariyle bıraktığı etki, markaların kullanılacağı mal/hizmet türlerinin birbirine yakın olup olmadığı , markaların benzer alıcı çevrelerine hitap edip etmedikleri hususları dikkate alınmalıdır.
Ayrıca söz konusu markanın orta yetenekteki olağan müşteri ya da malın hitap ettiği alıcıların yanılma olasılıkları, bunların herhangi bir markanın yerine diğerini satın almalarının söz konusu olup olmadığı göz önünde tutulur. Yine iki marka arasında arasında biçim ve anlam bakımından bir benzerlik bulunmasa bile, özellikle ses uyumu ve telaffuz bakımından benzerlikleri belirgin ise markalar arasında iltibas tehlikesinin varlığı söz konusu olur.
Yine bir marka birden fazla unsuru ihtiva ediyorsa, asıl unsuru markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim, tümüne hakim olan görünüş ve ayırıcılığını vurgulayan imajda aramak lazımdır. Sırf sözcükler tasviri işaret mahiyetinde oldu diye bu işaretin tescilinin engellenmesi yoluna gidilmemelidir. Örneğin bir işarette iki sözcükten oluşan yazı unsuru, işaretteki şekil unsuru nazara alınmadan değerlendirilmemelidir .
İki marka arasında iltibasın varlığı tespit edilirken eğer bu markalarda şekil unsuru da yer alıyorsa görsel, biçimsel, yazılış, okunuş, tasarım, anlamsal, ses uyumu, çağrıştırma, genel intiba kıstasları itibariyle karşılaştırılma yapılmalı ve sonucuna göre iltibasın var olup olmadığı tespit olunmalıdır.
Piyasada daha önceden aynı veya benzeri mal veya hizmetler için korunan ne kadar çok marka bulunuyorsa, yeni bir işaretin marka olarak tescili de o kadar zorlaşır. Marka olarak bir işaretin tescili için, o işaretin başka bir mal veya hizmeti ifade eden marka ile bir bağlantının mevcut olduğunu halkın zihninde uyandıracak derecede çağrıştırmaması gerekir. Aslında karıştırma ihtimalinin uç noktası, çağrıştırma ihtimalidir. Bir işaret, görsel, fonetik veya diğer bir açıdan farklı olsa bile, "bütünsel" bir açıdan kendisine yaklaşıldığında herhangi bir sebeple müşteri gözünde başka bir marka ile bağlantısı varmış intibaı yaratarak onu çağrıştırıyorsa ve bu yüzden müşterinin mal veya hizmet tercihinde etkili oluyorsa, marka olarak tescili engellenebilir veyahut hükümsüz kılınabilir. Markaların esas itibariyle bir mal veya hizmeti diğer bir mal veya hizmetten ayırt etmek maksadıyla kullanılmaları esas ise de, bazen müşteriler, bir markayı sadece mal veya hizmet ile değil, o mal veya hizmeti sağlayan işletme ile de irtibatlandırabilirler. Müşteriler, markalı mal veya hizmeti, sırf onu arz eden işletmeye duydukları güven ve beğeni sebebiyle tercih etmiş olabilirler. İşletmelerin birbirinden farklı olduğu bilinse dahi, kullanılan işaretlerin benzerliği müşterinin bu işletmeler arasında ekonomik veya organik bir bağ olduğunu düşünmesine yol açıyorsa sonuç yine değişmeyecek ve markalar arasında benzerlik olduğu kabul olunacaktır.
SMK 6/1 maddesinde de belirtildiği üzere bir markanın bir başka marka ile benzer olup olmadığının tespitinde "halk" tarafından karıştırılma ihtimali dikkate alınır. Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü ise; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulmasıdır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde ve herhangi bir sebeple bağlantı kurma ihtimalidir. Buradaki "ihtimal" kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir”.
Başka bir deyişle, karıştırma ihtimali; görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın asıl unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Benzerlik değerlendirmesinde markalar bir bütün olarak değerlendirilmektedir. Markanın bütünü itibariyle bıraktığı etki esas olduğundan, parçalara bölünerek inceleme yapılması ve özellikle markaların tek başına ayrım gücü bulunmayan tasviri işaretlerden oluşan kısımlarının aynı ve benzer olup olmadıkları üzerinde durulmasına da gerek yoktur. Çünkü markalar arasında benzerlik ve/veya iltibasın bulunup bulunmadığı hedef tüketici kitlesi dikkate alınarak tespit edilir.
Yargıtay 11. HD....E., ... K. No.lu kararında “....markalar arasındaki benzerliğin markanın bütünü itibariyle bıraktığı etki, alıcıların satın almayı düşündükleri yerine bir başka mal alacak durumda kalmaları halinde söz konusu olabileceği, markalar farklı unsurlardan oluşsalar dahi bütünü bakımından bıraktıkları etkinin diğer bir markayı çağrıştırmaması gerektiği, markalar esas unsurlarının benzer olması halinde, markanın genelinde etkisi az olan diğer hususlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabileceği..." şeklinde karar verilmiştir.
Somut olaya dönüldüğünde, davacı 160310 sayılı markası kelime ve şekil unsurundan oluşmaktadır. Sırasıyla en üstte koyu altın sarısı renk ile oluşturulmuş soyut bir şekil ile altında siyah büyük harflerle yazılı ... sözcüğü ve onun alt kısmında koyu altın sarısı renkle ve küçük harflerle yazılı “...” sözcüğünden oluşmaktadır. Davalı ... sayılı markası ise “...” kelimelerinden oluşmaktadır. Her iki kelime de aynı boyut, renk ve yazı sitiline sahip olup, markada biri diğerine göre daha ön planda değildir. Davacı tarafa ait tescilli marka ... (...) ile davalı tarafa ait ... (...) ibareli yazılar birbirinden yazı karakteri dışında belirleyici davacı tarafa ait tescilli marka ile, bilinçli ve orta düzey tüketicideki bütüncül algı içinde belirleyici aynı tekstil ürünü üzerinde markanın konumlanması ile genel intibada markayı bir bütün olarak algılayacağı düşünülerek benzer olarak algılanacağına yönelik bilirkişi raporuna itibar edilmiştir.
b.Mal ve hizmet sınıfları yönünden karşılaştırma
Yargıtay’a göre, birden ziyade kişiler adına tescilli ya da tescil başvurusu yapılan markaların kullanılacağı mal veya hizmetlerin benzer olup olmadıklarının tespitinde öncelikle TPE tarafından yayınlanan sınıflandırmaya ilişkin tebliğler uygulanacaktır. Bu durum marka tescil ve sınıflandırmada belirlilik ve tescilli markanın koruma sınırının saptanmasında da birlik ve istikrarın koşuludur . Ancak sınıflandırma ürünlerin benzerliğinin tespiti noktasında bağlayıcı bir etkisi bulunmamaktadır., ürün benzerliği değerlendirmesinde halk nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir . Nitekim Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 11/4 hükmüne göre; “ mal veya hizmetlerin aynı sınıflarda yer almaları benzer olduklarına, farklı sınıflarda yer almaları da benzer olmadıklarına karine teşkil etmez” demektedir.
Yargıtay, mal ve hizmet sınıf ve alt gruplarında benzerlik araştırmasında şu kriterleri göz önüne almakta ve her somut olay için araştırılması gerektiğini ifade etmektedir ;
a. Piyasanın anlayışı,
b. Benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği ,
c. Benzer ihtiyaçları giderip gidermediği ,
d. Mal veya hizmetlerin birbiri yerine ikame edilebilme ve rekabet etme olanaklarının olup olmadığı,
e. Birinin diğerini tamamlama imkanı olup olmadığı ,
f. Mal veya hizmetlerin dağıtım kanallarının ortak olması, kullanım yöntemleri amaçları hedeflenen halk kesiminin aynı olup olmadığı hususları dikkate alınır.
Yine aynı sınıfın farklı alt gruplarında yer alan mal veya hizmetlerin benzerlik araştırmasında: piyasanın bu konudaki anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, birbirlerinin yerine ikame edilebilme ve vekalet etme olanaklarının ve birinin diğerini tamamlama imkanının bulunup bulunmadığı, dağıtım kanallarının, kullanım yöntemlerinin ve amaçlarının ortak olup olmadığı ölçütlerinin, hedeflenen halk kesimleri dikkate alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir .
Somut olaya dönüldüğünde, her iki taraf markasında esas unsur olarak bulunan “...” ibaresinin taraf markalarının tescilli olduğu ...Sınıfta yer alan mal ve hizmetler açısından ayırt edici olduğu, marka işaretlerinin görsel açıdan yüksek düzeyde benzer, işitsel ve kavramsal açılardan ise aynı olduğu, markaların aynı/benzer tüketici kitlesine hitap ettiği, ürünlerin hitap ettiği tüketici kitlesinin ortalama dikkat düzeyine sahip olduğu, makul düzeyde bilgilendirilmiş, markaları aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, belirtilen mal ve hizmetler yönünden satın alma/faydalanma süresi içerisinde davalının ... markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının ... ibareli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki markanın aynı işletmenin markası, idari ve ekonomik açıdan birbirleriyle bağlantılı işletmenin markaları olarak algılanabileceği tespit edilmiştir. Her ne kadar dava dilekçesinde davalı markasının tescilli olduğu 24.sınıf içeriği yönünden hükümsüzlük talep edilmişse de ilgili sınıf yönünden benzer mal ve hizmet sınıfı açıkça dava dilekçesinde talep edilmediğinden ....sınıf yönünden hükümsüzlük talebinin şartları oluşmadığına kanaat getirilerek, ... Sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Tekstil amaçlı büküm iplikleri; dikiş, nakış ve örgü iplikleri, tireler, esnek iplikler. Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Kampçılar için uyku tulumları. Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. Danteller ve nakışlar (aplikeler), güpürler, fistolar, dar dokumalar, şeritler ve kurdeleler, ekstraforlar, fitiller, giysiler için kumaştan yapılmış hazır harfler ve rakamlar, armalar, rütbe işaretleri, vatkalar. Giysiler için düğmeler, kopçalar, halkalar, fermuarlar, ayakkabı ve kemer tokalar, perçinler, yapışkan bantlar, bağlar, toplu iğneler, iğneler, dikiş iğneleri, dikiş makinesi iğneleri, tığlar ve örgü şişleri, iğne kutuları ve iğnelikler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri açısından taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu SMK md.6/1 uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, kanaatine varımıştır.
SMK 6/9 Yönünden Değerlendirme
Bilindiği üzere, kötü niyetli marka başvurusu, hak sahibi olmadığını bilmesine rağmen dürüstlük kuralına aykırı şekilde tescil için yapılan başvurudur.
Yargıtay HGK ... E. ve ...K. sayılı kararında kötü niyeti belirlemek için bilme ve bilmesi gerektiği unsurlarını vurgulamak amacıyla “…davalının tekstil alanında faaliyet gösteren bir kişi olduğu, basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği, kullanacağı işaretin bir başkasına ait olup olmadığını araştırmakla yükümlü olduğu..” şeklinde bir ilke ortaya koymuştur.
Kötüniyetli marka başvurusunda TTK nın 18/3 hükmü anlamında basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davranılıp davranılmadığı da göz önüne alınmalıdır. Doktrinde de isabetli olarak belirtildiği üzere; kötü niyetin geniş yorumlanması ve gerçekte kullanmayıp, yedekleme veya marka ticareti yapmak amacına veya şantaja yönelik markaların kötü niyetli marka başvuru olarak kabul edilmesi gerekir . Bu çerçevede tanınmış bir markanın TPMK’da tescil edilmemesini fırsat bilip Türkiye’de tescil ettirme, ticari ilişki içerisinde bulunulan şirketin ticaret unvanını bu şirketten habersiz biçimde marka olarak tescil ettirme , yabancı bir markanın ileride Türkiye’ye geleceğini düşünerek yabancı markayı Türkiye’de tescil ettirmek somut olaya göre kötüniyetli tescil sayılabilecektir.
Dosya kapsamından, davacının tümden hükümsüzlük talebi yönünden davacının ... markası ile nihai tüketiciye yönelik “eşarp” üretimi ve satışı yaptığı, davacının ise ... markası ile tekstil üreticilerine yönelik kumaş üretimi ve satışı yaptığı, tarafların ilişkili sektörlerde faaliyet gösterdiği, davacının ise ...’te iç – dış giysi, aksesuar, perde, döşeme sektörlerine yönelik ipek, keten ve pamuklu kumaş üretimi yaptığı, ...semtinde satış mağazasının bulunduğu faaliyetlerinin farklı illerde olduğu, dosya kapsamında davacı markasının tanınmış olduğunu kanıtlar ölçüde yeterli delil bulunmadığı, bu haliyle tanınmış markadan faydalanma niyetinin ve dolayısıyla da davalının davaya konu markasını kötüniyetli olarak tescil ettirdiğine ilişkin herhangi bir delile rastlanmadığından ispat yükü davacıya ait olacağı gerekçesi ile kötü niyet koşullarının somut olayda gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Dava konusu markanın tümden hükümsüzlüğüne yönelik asli talebinin şartlar oluşmadığından reddine,
2-Davacı vekilinin dava dilekçesindeki feri talebinin kısmen kabulü ile,
Davalının ... tescil nolu “...” marka tescilinin, ... Sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması Tekstil amaçlı sentetik elyaflar, işlenmemiş büküm elyafları, cam elyaflar. Tekstil amaçlı büküm iplikleri; dikiş, nakış ve örgü iplikleri, tireler, esnek iplikler. Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Kampçılar için uyku tulumları. Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. Danteller ve nakışlar (aplikeler), güpürler, fistolar, dar dokumalar, şeritler ve kurdeleler, ekstraforlar, fitiller, giysiler için kumaştan yapılmış hazır harfler ve rakamlar, armalar, rütbe işaretleri, vatkalar." mal ve hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 615,40 TL karar harcından peşin yatırılan 427.60 TL'nin mahsubu ile kalan 187,80 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsiline,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen talep yönünden davacı yararına hesap olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen talep yönünden davalı yararına hesap olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 18.000-TL bilirkişi ücreti, 630.00 TL posta gideri olmak üzere toplam 18.630-TL yargılama giderinden reddedilen talep yönünden takdiren 1/2'si düşülerek kalan 9.315-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı tarafından yatırılan 427.60 TL peşin 427.60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855.20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/04/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸