T.C.
İSTANBUL
4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/22 Esas
KARAR NO : 2025/87
DAVA : Patent (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 08/02/2024
KARAR TARİHİ : 21/04/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Patent (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde;Müvekkili ... (...) ... merkezli faaliyet gösteren kapı ve pencere sistemleri alanında tanınan ve bilinen kapı ve pencere sistemleri tasarlayan ve üreten uzman bir şirket olduğunu, müvekkili Avrupa Patent Sözleşmesi'nde ... ve ... ve Türk Patent ve Marka Kurumu'nda... ve ... tescilli patentlerin sahibi olduğunu, bu itibarla ilgili patentler ve müvekkilinin faaliyetleri hem haksız rekabet hem de patent koruma hükümleri çerçevesinde korunduğunu, müvekkilinin Türkiye'deki iş ortaklarının almış olduğu bazı duyumlar neticesinde müvekkilce araştırma yapılmış olup davalı yanın müvekkiline ait TPMK'de ... ve... tescilli patent korumasında olan buluşlarının davalının ... ismini verdiği ürünlerinde kullanıldığı ve bu ürünlerin üretiminin ve satışının yapıldığı müvekkilince bu ihlale yönelik araştırmalar kapsamında davalıya ait ürünler satın alınmış ve müvekkilinin patentleri ile karşılaştırmak üzere marka ve patent uzmanı bilirkişilerden rapor alındığını, ... nolu patent ve...1 nolu patent yönünden birden fazla kalemde ihlal mevcut olduğunu,... başvuru numaralı patentin koruma süresi devam ettiğini, söz konusu patentin bağımsız istemi ile belirlenen koruma kapsamında belirlenen, sabit bir kasasına göre pencere kanadı, kapı kanadı veya benzerlerinin kaydırılmasını sağlayan, kanat ile irtibatlanan çalıştırma mekanizması içermesi ve arabaların hareketini eksenler arasında değiştirmek üzere çalıştırma mekanizmasında kontrol elemanları içermesi ve arabaların çalıştırma mekanizması üzerinde hareketi ile birlikte bahsedilen kontrol elemanı ile birlikte çalışan kontrol elemanı içermesi ve bu sayede pencerenin veya kapının ana düzlemine dik olan eksende hareketinin sağlanması ve arabalar üzerinde yere paralel olarak bulunan tekerleklerin kasa kısmında desteklenmesi kısımlarının karşılıklarının birebir olarak ihlale konu üründe yer aldığı görülmüştür. Bu bağlamda ihlale konu ürünün, söz konusu patentleri Türk Patent Hukuku içtihadına göre lafzı şekilde ihlal ettiği ispatlandığını, müvekkilinin bu konuda davalıya posta yolu ile ihtarname göndermiş, davalı tarafça ihtarnamemiz ciddiye alınmayarak ... 7. Noterliğinin ... tarih ve ... nolu ihtarnamesi ile cevap verildiğini, müvekkilince ihlalin devam ediyor olması nedeni ile ... 34. Noterliği'nin ... tarih ve ... nolu ihtarnamesini keşide etmiş ancak davalı tarafça ihlaller giderilmediğini beyan ve gerekçelerle evvelemirde ihtiyati tedbir talebimizin kabulü ile davalının ... isimli ürünü başta olmak üzere ihlal nitelikli tecavüze konu ürünlere, bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara ya da patenti verilmiş usulün icrasında kullanılan vasıtalara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde lkonulması ve bunların saklanması, üretimin durdurulması tedbirinin teminatsız bir şekilde uygulanmasına, sayın mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davamızın kabulü ile davalının, müvekkilinin sahibi olduğu Avrupa Patent Sözleşmesi'nde... ve...ve Türk Patent ve Marka Kurumu'nda ...ve ... tescilli patentlere ilişkin tecavüzünün tespiti, önlenmesi ve giderilmesi ile dava süreci boyunca bu patentleri ihlal eder nitelikli başta ... isimli olmak üzere ihlal nitelikli tüm ürünlerinin üretim ve satışlarının durdurulması, dava sonucunda da bu ürünlerin ve üretime yarar aletlerinin imhasına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde;Tecavüz iddiasında bulunulan... ve ... sayılı patentler davacı ...'ye ait olmayıp Türkiye'de ... adına tescilli olduğundan davanın öncelikle husumet yönünden usulden reddi gerektiğini, ... ve... sayılı patentlerin nolu istemlerinde yer alan birtakım unsurların müvekkilinin ürününde de “Mevcut” olduğu belirtilmiş, bir patentin temel konusu olan bu unsurların temel özellikleri ve fonksiyonlarının neler olduğu, müvekkilimize ait ürünün hangi parçalarının ve ne tür özelliklerinin bu unsurlarla aynı olduğu konularında hiçbir açıklama yapılmamış, patentlerin (1) nolu istemlerinde bahsedilen unsurların birebir. karşılığının müvekkiline ait üründe de mevcut olduğu hususunda hiçbir somut bilgi ve delile ortaya konulamadığını, bu nedenle, davanın öncelikle ileri sürülen iddiaların somut delillerle ispatlanamamış olması nedeniyle reddi gerektiğini, indiği gibi, 6769 sayılı SMK'nın md. 89 uyarınca, patent başvurusu veya patentten doğan korumanın kapsamı istemler ile belirleceğini, Patentler, buluşun yeni olduğu iddia edilen ve korunması arzulanan asıl teknik özelliklerinin tanımlandığı bir veya daha fazla sayıda bağımsız istem içerebileceğini, buluşun diğer alt teknik özellikleri ise, bu bağımsız isteme bağlı olarak yazılan bağımlı istemlerde tanımlanacağını, bu nedenle, bağımlı bir istem, bağımlı olduğu ana istemde tanımlanan asıl teknik özelliklerle birlikte, diğer alt teknik özellikleri de içerdiğini, diğer bir ifadeyle, ana istemdeki tüm teknik unsurları içeren isteme “bağımlı istem” denir. Buluşun asıl teknik özelliklerinin ana istemde tanımlandığı dikkate alınırsa, koruma kapsamı en geniş olarak ana istemde belirlenmekte, buluşun asıl teknik özelliklerine ek olarak diğer alt teknik özellikleri ise bağımlı olan istemde verilmektedir. Dolayısıyla, patent ile korunan bir hakka tecavüz eyleminin gerçekleşmesi için, ana istemde bahsedilen unsurların tamamının, tecavüz ettiği iddiasında bulunulan üründe bulunması gerektiğini, zira bağımsız isteme tecavüz gerçekleşmeksizin, bu isteme bağımlı olan isteme tecavüzden bahsedilemeyeceğini, bu nedenle, öncelikle, davalının ürünlerinin ve fiillerinin davacıya ait patent belgelerine muhtemel bir tecavüzün olup olmadığının değerlendirilmesinde, davalının ürünlerinin ve fiillerinin, davacının patent(ler)indeki ana istemlerin kapsamına girip girmediğinin değerlendirmesi gerektiğini, bu değerlendirmede, davalının ürünlerinin, davacı patentinin ana istemlerindeki özelliklerin tamamını içermiyor ise patentin kapsamına girmediği söyleneceğini, patentlerin ana isteminin koruma kapsamına girmediği tespit edilen hallerde, kural olarak bu ana istemlere bağlı olan diğer bağımlı istemler itibariyle de tecavüzün olmadığı söylenebileceğini beyan ve gerekçelerle davanın ve tüm taleplerin reddine karar verilmesini talep etmişti
Bilirkişiler Makine Mühendisi ..., Marka vekili ...Sayın ve ... tarafından sunulan 18/11/2024 tarihli raporda; "Davalı tarafça üretilen... patent nolu ürün ile ilgili; her ne kadar tasarımsal ve ölçüsel olarak küçük ölçekte farklılıklar mevcutsa da ürünlerin işlevsel ve mekaniksel açıdan büyük oranda benzerlikler taşıdığı, davalı tarafça üretilen .. patent nolu ürün ile ilgili; her ne kadar tasarımsal ve ölçüsel olarak küçük ölçekte farklılıklar mevcutsa da ürünlerin işlevsel ve mekaniksel açıdan büyük oranda benzerlikler taşıdığı, dayanak patentler, ...ve ... dava dışı ... şirketi adına kayıtlı iken, dosyada mübrez 22.03.2019 tarihli sözleşme ile başkaca davacı ...'ye devrolunmuş olup, yıllık ücretleri ödenmekte ve halen geçerlidirler, davalı ürünlerinin Davacıya ait ... sayılı patentinin 1 no'lu bağımsız isteminde yer alan tüm unsurları birebir ihlal etmek suretiyle patentten doğan haklara tecavüz oluşturduğu, davalı ürünlerinin Davacıya ait ... sayılı patentinin 1 no'lu bağımsız isteminde yer alan tüm unsurları birebir ihlal etmek suretiyle patentten doğan haklara tecavüz oluşturduğu" şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Taraf vekillerinin sundukları 09/04/2025 tarihli dilekçeleri ile davadan karşılıklı olarak feragat ettiklerini ve yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin olmadıklarını bildirdiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin sunduğu vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragate yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
HMK.nun 307 ve devamı maddelerinde davadan feragat ve şekli açıkça belirtilmiştir. HMK 307. maddesi düzenlemesine göre feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.
Feragat beyanı dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır, hüküm ifade etmesi için karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine bağlı değildir (HMK 309. madde). Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK 310. Madde).
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı vekilince sunulan 09/04/2025 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerinin beyan edildiği, vekaletname incelendiğinde davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmekle davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22.maddesi ve aynı Kanunda belirtilen 1 nolu Harçlar Tarifesi uyarınca, feragat yargılamanın ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının 2/3'ü olan 410,26 TL'nin peşin yatırılan 427,60-TL'den mahsubu ile fazladan alınan 17,34-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Taraflarca tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı vekilinin talebi bulunmadığından vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına,
5-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, HMK'nın 341 ve 345 maddeleri gereğince, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/04/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır