T.C.
İSTANBUL
4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/77 Esas
KARAR NO : 2025/66
DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 07/05/2024
KARAR TARİHİ : 11/03/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 60 yıla aşkın süredir yeme ve içme sektöründe ...illeri olmak üzere Türkiye çapında faaliyet gösterdiğini, catering, yerinde ve merkezden yemek üretiminin yanında 2013 yılından beri ...den oluşan geniş menüsüyle yeme ve içme hizmeti sunduğunu, ... adlı Instagram sayfası ve... internet sayfasında markanın tanıtıldığını, “..” markasının ... tescil numarası ile ... Sınıfta yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde, “...” markasının ... tescil numarası ile ... sınıflarında tescilli olduğunu, müvekkillerinin tescilli marka hakkı olduğunu, davalının herhangi bir tescilli markası ve dolayısıyla marka kullanım hakkı bulunmadığını, davalı fiillerinin müvekkilleri adına tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, davalının markayı ... adresinde ve ... platformunda ‘ ... ’ ... adlı hesapta kullanmakta olduğunu, birçok sosyal medya platformunda yüksek takipçili hesaplarla duyurduğunu, ... isimli TV programı eski yarışmacısı olan ve firmayı münferiden temsile yetkili ...’un 492.000 takipçiye sahip olan ...’ kullanıcı adlı ... hesabında markayı duyurduğu, biyografisinde “...” ifadesine yer verdiğini, ... isimli TV programı yarışmacılarının da paylaşımlarında birçok tüketiciye markayı tanıttığının tespit edildiğini, davalının belirtilen adresteki işletmesinde, tabelalar, tenteler, birçok ambalaj ve servis ekipmanı ve bunlarla sınırlı olmamak üzere birçok farklı şekilde ve ürün/mal üzerinde müvekkillerinin tescilli markasını kullandığını, işletmenin duvarında ve sosyal medya platformlarında "..." sloganına yer verildiğini, davalı kullanımlarında müvekkillerinin markasının esas unsuru olan "..." ibaresine marka değeri ihtiva etmeyen ve Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde geleneksel ürün adı olarak kabul edilen “... ” ibaresi yan unsur olarak eklediğini, ... 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi ... Değişik İş sayılı dosyası kapsamında delil tespiti yapıldığını, tanzim edilen raporda marka ihlalinin tespit edildiğini ve ... 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından 21.03.2024 tarihinde ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiğini, davalı tarafından müvekkillerine birçok kez, kendilerinin “kullanmakta olduğu marka için masraf yapıldığını, bu markanın kullanımı için araştırma yapılmadığını ve 01.05.2024 tarihine kadar müsaade edilmesini, yeni marka hazırlığında olduklarını ve tabelalar ve sosyal medya kullanımları başta olmak üzere tüm kullanıma son verileceği bildirilerek ihtiyati tedbir kararının uygulanmamasının talep edildiğini, müvekkilleri tarafından ticari hayatın doğası gereği zaman gerektiren bu vaatlerin kabul edildiği ve uygulanmadığını, ancak davalının marka ihlali teşkil eden fiillerine devam ettiğini, sosyal medyada yeni paylaşımlar yapmaya devam ettiğini, davalının ... 38. Noterliği'nden...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine cevap vermediğini, ... 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... Değişik İş sayılı dosyasında tanzim edilen Bilirkişi Raporu’nu tebliğ almasına rağmen itiraz etmediğini, marka kullanımlarını durdurmadığı ileri sürerek , davalının müvekkillerine ait tescilli markalarına tecavüz teşkil eden "..." markasının her türlü platforma sergilenmesi, tanıtımı, kullanımı ve her türlü şekilde ticarete konu edilmesinin (internet ortamı, web sitesi ve sosyal medya hesapları dahildir) durdurulmasını, önlenmesini ve men’ini, markanın kullanıldığı davalıya ait tüm platformlardaki tüm tabelaların sökülmesini, reklam tanıtım vs. içeren tüm basılı görsel evrak ve ürünlerin toplatılmasını, davalının kullandığı ‘... hesabının kullanılmasının men’ini, davalının "..." markasını gerek fiziksel ve gerekse sosyal medya platformları üzerinde her türlü mecrada kullanımının engellenmesini ve ilgili marka görsellerinin işletmeden kaldırılması bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ..." markasını markasını ticaret unvanında kullanılmasının önlenmesini, yasaklanmasını, 5.000,00 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek olan temerrüt faiziyle birlikte davacıya ödenmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalının cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin markasının esas unsurunun “...” şeklinde olduğunu, söz konusu markaya ilişkin Türkpatent nezdinde yapılmış ... sayılı başvurusu bulunduğunu, başvurunun ilanına karar verildiğini, markalar arasında ayniyet ya da ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığı, markalar bütünsel incelendiğinde aralarında ortalama tüketicinin görsel, işitsel ve kavramsal algısı bakımından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markaların şekil unsurlarının markaları birbirine benzeştirmediğini, müvekkillerinin logosunun davacıya ait logoyu çağrıştırmadığını, yazı tipi, yazı boyutu ve renk benzerliği bulunmadığını, markaların ortalama tüketicinin gözünde bıraktığı tesir bakımından ayırt edici olduğunu, davanın kötü niyetle ikame edildiğini ileri sürerek dava ve tedbir talebinin reddini talep etmişlerdir.
Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde; davalı “...” markası için başvuru yaptığını, davalının “...” ibaresinin kullanılmadığı yanılgısını yaratabilmek adına; fiilen kullandıkları ve davacı şirketin marka haklarına tecavüz teşkil eden kullanımı kısaltmak, sloganla birleştirmek ve ortasında yer vermek gibi farklı yöntemlerle, aslında fiilen kullanılmayan bir marka hakkında başvuruda bulunduğunu, davalı şirket sahibi ve yetkilisi ...’un, 12.05.2024 tarihli ... röportajında markasının “...” olduğunu açıkça ikrar ve beyan ettiğini, ilgili röportajın 3. dakikasının ... saniyesinde "..." sorusu üzerine ...’un : "..." şeklinde beyanda bulunduğunu ve bu marka üzerinden ileride farklı konseptler yaratmak istediğini ikrar ettiğini ileri sürerek dava dilekçesinde yer alan beyan ve taleplerini tekrar etmiştir.
Davalı vekilinin ikinci cevap dilekçesinde; müvekkillerinin yetkilisinin yeni bir girişimci olması ve bu süreçte yıpranmış olması nedeniyle ve karşı tarafın da baskılarıyla işletme adını "..." olarak değiştirdiğini, işletme adının değiştirilmesinin ''...'' isminden vazgeçtiği anlamına gelmemekle birlikte, markanın şu anda sosyal medya hesaplarında, tabelalarında, tentelerinde, yemek servislerinde, personellerinin kullandığı önlük ile diğer kıyafetlerinde kısaca hiçbir yerde kullanılmadığını belirterek cevap dilekçelerinde yer alan beyan ve taleplerini tekrar etmişlerdir.
Bilirkişi raporunda özetle; heyetimize verilen görev doğrultusunda yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda ve açıklanan sebeplerle, sektörel İnceleme neticesinde; tarafların yeme – içme sektöründe faaliyet gösterdiğini, restoran alanında hizmet sunduğunu, bilişim açısından yapılan inceleme de, davacı yönüyle inceleme de, dosyada davacı tarafa ait olduğu belirtilen ... alan adı kontrol edildiğinde alan adının 20.08.2013 tarihinde alındığını/kayıt edildiğini, alan adı kayıt şirketinin ... olduğunu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine ... firmasından talep edilerek ulaşılabileceğini, Name Servers bilgilerinde ... - ... - ... yazdığı, web sitesi iletişim bilgilerinde ...kontrol edildiğinde 21 Kasım 2013 ile 04 Aralık 2024 tarihleri/aralığında toplamda 114 kez kaydedildiğini, örnek olarak alınan 22 Aralık 2013 tarihli web archive kaydında ... şeklinde kullanım olduğunu,..._ linkinde logosunun olduğunu ve mevcut durumda menüde kahvaltı, ekşi mayalı ekmek, atıştırmalıklar, tostlar & sandviçler, pizzalar, bun sandviç (yeni), burgerler, nachos, quesadılla, dürümler, burrıto, krepler, salatalar, bowl, makarnalar, noodle, beyaz etler, kırmızı etler, steakhouse, tatlılar, soğuk içecekler, sıcak içecekler, soğuk kahve, mılkshake, kokteyl, frozen, çocuk menüsü, ektralar bilgilerinin olduğunu, dosyada davacıya ait olduğu belirtilen ... linki kontrol edildiğinde ...hesabının olduğunu, ...içerisinde ....linkine bağlantı verildiğini, hesabın Kasım 2013 tarihinde oluşturulduğunu, inceleme tarihi itibariyle hesapta 175 gönderi – 5.052 takipçi – 197 takip olduğunu, hesap açıklamasında ... bilgilerinin olduğunu, hesapta bulunan en eski paylaşımın 09 Eylül 2021 olduğunu ve paylaşımda ... şeklinde kullanım olduğunu, dosyada davalı tarafa ait olduğu belirtilen ... linki kontrol edildiğinde mevcut durumda sayfaya ulaşılamadığını, dosyada bulunan10.03.2024 tarihli ... D.İş raporunda linkte ... hesabının olduğunu, hesabın Ocak 2024 tarihinde oluşturulduğunu, hesap açıklamasında ... yazdığını, hesapta 10 gönderi – 11.7 Bin takipçi olduğunun belirtildiğini, davacı tarafça sunulmuş olan ... linki kontrol edildiğinde 12 Mayıs 2024 tarihli videonun ... kanalında yayında olduğunu, video içerisinde döner değil ... ibaresinin olduğunu, videonun 3:46 saniyesinde yani bereket bereket anlama olarak bolluk bereket zenginlik ben ..., 3:51 saniyesinde ... tarzı bir şey açmak istemedim bir marka oluşturup o markayı ileride farklı bir konsepte de kullanmak şeklinde konuşmanın olduğunu, video içerisinde ... ibaresinin olduğunu, dosyada davalı tarafa ait olduğu belirtilen ... linki kontrol edildiğinde mevcut durumda hesap açıklamasında ... bilgilerinin olduğunu, 199 gönderi – 425 Bin takipçi – 717 takip olduğunu, dosyada bulunan 10.03.2024 tarihli ... D.İş raporunda linkte ... hesabının olduğunu, hesap açıklamasında ... hesabının kurucusu olduğunun yazdığını, ... linkinde bulunan 15 Haziran 2024 tarihli paylaşımda ... açıklamasının olduğunu, ... linkinde bulunan 12 Şubat 2024 tarihli paylaşımda ... açıklamasının olduğunu,. marka açısından yapılan incelemede; davacının ... Sınıfta yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri”nde tescilli ... ve ...sayılı “...” ibareli markaları ile davalının .... Sınıf kapsamında bulunan “...” ibareli kullanımları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu yönünde görüş ve kanaatlerini sundukları anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin 10/03/2025 tarihli dilekçesinde; taraflar arasında anlaşma sağlandığını, karşılıklı olarak vekalet ve yargılama giderlerinin taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
Davalı vekilinin 11/03/2025 tarihli dilekçesinde; taraflar arasında anlaşma sağlandığını, karşılıklı olarak vekalet ve yargılama giderlerinin taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 313. maddesi; "(1)Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir." Yine 315. Maddesi de; "Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir..." düzenlemelerini içermektedir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı vekili tarafından sunulan 10/03/2025 tarihli dilekçe, davalı vekili tarafından sunulan 11/03/2025 tarihli dilekçe ile tarafların sulh olduklarının beyan edildiği, taraf vekillerinin vekaletnamelerinin incelenmesinde sulh yetkilerinin bulunduğu, 06/03/2025 tarihli duruşmada taraf vekillerince de tarafların sulh olduklarının davanın konusuz kaldığının bu nedenle karar verilmesinin, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığının beyan edildiği anlaşıldığından; tarafların sulh oldukları anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 315/1 maddesi kapsamında davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı anlaşılmakla esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Tarafların sulh oldukları anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 315/1 maddesi kapsamında davanın konusuz kalması sebebiyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 615,40-TL harcın başlangıçta alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile eksik alınan 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Taraflarca talep edilmediğinden yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, yapılan giderlerin tarafların üzerinde bırakılmasına,
4-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸