T.C.
İSTANBUL
4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/88 ESAS
KARAR NO : 2025/67
DAVA : Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 07/04/2023
KARAR TARİHİ : 11/03/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davacı vekili, müvekkili ...'in ses sanatçısı, yorumcu, söz yazarı, besteci ve aranjör olarak müzik sektöründe faaliyette bulunan aynı zamanda da ... kaydı bulunan bir sanatçıolduğunu, davalı ile arasında 08.01.2010 tarihinde yapılan bir “Albüm Sözleşmesi” ile ticari ilişkilerinin başladığını, sözleşme kapsamında müvekkilinin sözlerini yorumladığı “...” isimli bir albüm yapıldığını, albümde seçilen ve yorumlanan eserlerin tüm telif haklarının müvekkili tarafından temin edildiğini, albümün tüm müzik aletleri ve müzisyenlerinin masraflarının müvekkili tarafından karşılandığını, basım yayın maliyetinin davalı tarafından hesaplandığını ödemenin ise müvekkili tarafından yapıldığını, neticeten “..." albümünün tüm telif ve masraflarının müvekkili tarafından karşılandığını ve müvekkili tarafından seslendirilen ve davalı tarafça masrafi alınarak basım ve dağıtımının yapıldığını ancak bu albüm karşılığında müvekkiline hiç ödeme yapılmadığını, bilahare güvene dayalı ve vaatlerle süren aşamalardan sonra davalının müvekkiline teklifte bulunarak “...” albümü için sesinin en uygun kişi olduğunu ve seslendirmesi için talepte bulunduğunu, talebin müvekkili tarafından kabul edildiğini ancak yeni bir sözleşme hazırlanmadan albümün hazırlandığını, ayrı bir sözleşme yapılmasa da müvekkilinin şirketle olan eski sözleşmesi kapsamında ticari faaliyetinin sürdüğü ve yasal haklarının en azından o sözleşmedeki tarafların iradelerine uygun olarak devam ettiğini düşünerek albümün satışının devam ettiğini, albümün piyasada ciddi bir karşılık bulduğunu, satışlarının güzel olduğunu ve dijital ortamlarda da inanılmaz bir beğeni alarak ciddi dinlenme rakamlarına ulaştığını ve halen saygın mecralarda albümün yayının devam ettiğini, davalının ise bu albümler karşılığında müvekkiline tek kuruş ödemediğini, müvekkilinin davalıdan defalarca ödeme ve alacak talebinde bulunduğunu fakat davalının ödeme yapmadığını, oysa ki albümlerinin müvekkili adına kayıtlı olduğunu, 19.01.2010 tarihli “Kültür ve Turizm Bakanlığı Fonogramlara İlişkin Olarak Kayıt Tescil Belgesi (Görüntüsüz)” içeriğinden de anlaşılacağı üzere eserin bağlantılı hak sahibinin müvekkili olduğunu, 24.04.2015 tarihli “Kültür ve Turizm Bakanlığı -Müzik Eseri Kayıt Tescil Belgesi (Görüntüsüz)” içeriğinden de anlaşılacağı üzere eserin bağlantılı hak sahibinin müvekkili olduğunu, taraflar arasında mali yükümlülüklere dair yazılı tek belge olan 08.01.2010 tarihinde yapılan bir Albüm Sözleşmesi"nin 4. Maddesine göre ilk 3.000 CD dışında kardan 9450 paylaşım öngörüldüğünü, her ne kadar sonraki albümde bir sözleşme yapılmamış olsa da tarafların zımni kabulü ve süregelen çalışmadaki karşılıklı güvenle bu işle ilgili piyasa rayiçleri de göz önüne alındığında müvekkilinin asgari bu bedel üzerinden mali haklarını alabileceği inancıyla çalışmasına tüm özen ve gayretiyle devam ettiğini, ayrıca bu albüm kapsamında da tüm şarkıların anonim olarak seçildiğini ve telif ödenmeyerek asgari maliyetle albümün hazırlandığını, müvekkili tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdinde 05.01.2023 tarihli başvuruyla icracı sıfatıyla hak sahibi olduğu “...” ve “...” albümlerine dair Bandrol Miktarları sorulmuş ve gelen cevapta “...” albümünde Plak formatında 25484 adet CD formatında 7500 adet, “...” albümünde Plak formatında 8809 adet CD formatında 7000 adet teslim edildiğine dair cevap alındığını, ...adlı platformda toplamda yaklaşık 4.300.000 dinlenme sayısı olduğunu, şimdilik ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ten izleme, dinleme ve indirme sayılarının resmi olarak sorulmasını ayrıca şimdilik ..., ..., ..., ..., ... adreslerinden satış rakam ve bedel bilgilerinin sorulmasını talep etmiş, davalının müvekkiline ödeme yapmadığı gibi, mali ve kişisel haklarını kötü niyetle kullanması, fayda sağlaması ve müvekkilinin albümlerinin inanılmaz rakamlarda satılmasına karşın kale alınmamasının müvekkilinin kişisel haklarına zarar verdiği gibi manevi olarak da ağır derece de yıprandığını ve müvekkilinin halen dahi kişisel haklarına tecavüzün ref'i ve menine dair haklarını albümün zarar görmemesi için kullanmayarak iyi niyetini muhafaza ettiğini, arabuluculuk kapsamında anlaşma sağlanamadığını, müvekkilin hak sahibi olduğu Plak, CD ve mp3 yayınlarına dair bu aşamadan sonra muvafakatlerinin olmaması nedeniyle imzalanan onay ve izinlerinin iptaliyle tecavüzün refi ve men'i ile yayınlarının hak ve menfaat sahibi olarak müvekkilin kabul edilmesine dair hüküm kurulmasını, “...” ve “...” seri albümlerinin fikri mülkiyet hakları, tüm telif hakları, görsel işitsel ve dijital ortamlardaki ve her nevi kazanç haklarına ilişkin bedelin ödenmesi ile fikri sınai hakların ve telif haklarının ve sözleşmenin ihlalinden kaynaklanan umuma iletim, yayma, çoğaltma, işleme, adın belirtilmesi, hakkın kötüye kullanılması nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın ticari avans faiziyle ödenmesine ve 100.000 TL manevi tazminatın ticari avans faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Müvekkil (davalı) ile davacı arasında 08/01/2010 tarihli Albüm sözleşmesi bulunduğunu, ... adlı albümün tüm telif ve masraflarının davacı tarafından ödendiğini ancak müvekkil şirket tarafından davacıya hiçbir ödeme yapılmadığını iddia etmişse de taraflar arasında akdedilmiş sözleşmenin sözleşme şartları sağlanmadığından müvekkil şirket tarafından davacıya ödeme yapılması mümkün olmadığını, taraflar arasında davacının kendi okuyacağı en az 9 eserden oluşacak albümü piyasaya sunulmaya hazır halde tam ve eksiksiz olarak müvekkil şirkete teslim etmeyi taahhüt ettiği 08/01/2010 tarihli Albüm Sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme kapsamında taraflar, müvekkil şirket tarafından basılacak 3.000 adet albümün 2.500 adedini ücret almadan davacıya verileceği, promosyon için dağıtılan ya da davacının talep edeceği albümler harici albümün 3.000 adet müzik CD'si basımından sonra müvekkil şirketin piyasaya satacağı müzik CD'si başına fatura mukabilinde tüm masraflar ve vergiler çıktıktan sonra elde edilecek kardan davacıya 4050 ödeneceği ve sözleşmenin işbu maddesinin albümün piyasaya çıkış tarihinden 2 yıl (iki yıl) sonrasında sona ereceği konusunda anlaşma sağlandığını, bu kapsamda müvekkil şirket tarafından davacıya bedelsiz 2.500 adet albüm teslim edildiğini, aynı zamanda davacı “...” albümünün çoğaltma hakkı, yayma hakkı, temsil hakkı, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlar ile umuma iletim hakkı ile tüm fonogram haklarını süresiz olarak müvekkil şirkete vermiş olup bu hususa ilişkin taraflar arasında muvafakatname bulunduğunu, Davacı her ne kadar “...” adlı albümün tüm telif ve masraflarının davacı tarafından ödendiğini ancak müvekkil şirket tarafından davacıya hiçbir, ödeme yapılmadığını iddia etmişse de, işbu iddianın gerçeği yansıtmadığını, zira, taraflar arasında akdedilmiş sözleşme süresi imza tarihinden itibaren 2 yıl olup işbu süre içerisinde “...” adlı albüm satışı 3.000 adet CD satış rakamına ulaşmadığını ve bu hususun Mahkemece yaptırılacak inceleme ile de açıkça sübut bulacağını, taraflar arasında akdedilmiş 08/01/2010 tarihli sözleşme süresinin 2 yıl olduğu sabit iken davacının 27/03/2015 tarihli ... isimli albüm için müvekkil şirket ödeme talep etmesi açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, zira, taraflar arasında akdedilmiş 08/01/2010 tarihli sözleşme 08/01/2012 tarihinde sona ermiş olup, 3 yıl önce sona eren sözleşmenin 27/03/2015 tarihli başka bir albüm için aynı şart ve koşulları taşıdığının iddia edilmesi usul ve kanuna aykırı olduğunu, kaldı ki, davacı 27/03/2015 tarihli ... isimli albüm için çalışılmadan önce hiçbir süre, sayı, yer ve muhteva kısıtlaması olmaksızın süresiz olarak plak, tv, radyo kanallarında yayınlanması internet üzerinde her türlü kullanım ve benzeri durumlar için süresiz olmak üzere, dolayısıyla taraflar arasında ...isimli albüm için verilmiş 27/03/2015 tarihli muvafakatname bulunurken işbu albüm için süresi dolmuş 08/01/2010 tarihli ...isimli albüme ilişkin şartların geçerli olduğunun ileri sürülmesi hukuken mümkün olmadığını, 27/03/2015 tarihli ...isimli albüm taraflar arasında çalışılmış yeni bir albüm olduğunu ve 08/01/2010 tarihli ... isimli albüm ile hiçbir bağlantısı bulunmadığını, 27/03/2015 tarihli ...isimli albüm için davacıya okuma bedeli karşılığında 1.000 adet telif hakkı ödenmiş CD albüm verildiğini, taraflar arasında ... isimli albümü için akdedilmiş satış pürsantaj sözleşmesi bulunmadığını, Müvekkil şirket tarafından sanatçı ve/veya eser sahiplerine yapılan ödeme ve telifler meslek birlikleri aracılığıyla ödendiğini, dolayısıyla 27/03/2015 tarihli “...” isimli albüm ile 08/01/2010 tarihli “...” isimli albüm arasında hiçbir bağlantı bulunmamakta olup iş bu albümler arası bağlantının bulunduğunun iddia edilmesi tamamen kötü niyetle ve haksız kazanç elde etme amacı taşıdığını, 08/01/2010 tarihli “...” isimli albüm sözleşmesinin 27/03/2015 tarihli "..." albümü ile hiçbir ilgisi bulunmamakla birlikte; albümün piyasaya çıkış tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde "..." isimli albüm satışı davacının talep (2.500 Adet CD) CD'ler haricinde toplam 500 adet olduğunu, Davacının 08/01/2010 tarihli Albüm Sözleşmesinin 4.2. maddesi ile müvekkil şirketten ilk 3.000 müzik CD'sinden hiçbir hak ve talepte bulunmayacağı sabit olduğunu, dolayısıyla müvekkil şirket tarafından iş bu sözleşme kapsamında davacıya herhangi bir ödeme yapılması mümkün olmadığını, davacı “...” albüm ismi ile iyi satış rakamlarını yakalayamadığından müvekkil şirket işbu albümü bir proje haline getirerek davacının da bilgisi ve onayı dahilinde Seçme ... / ... olarak tüm masrafları müvekkil şirket tarafından karşılanarak ve meslek birlikleri aracılığıyla müvekkil şirket tarafından sanatçıya ve eser sahiplerine telif bedel ödemeleri yatırılarak piyasaya sürüldüğünü, fiyatı piyasadaki diğer CD'lere göre daha makul tutularak satış rakamlarına söz konusu sözleşme bitim tarihinden çok daha sonraki tarihlerde ulaşabildiğini, aynı zamanda davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen müzik market ve e-ticaret sitelerinden almış olduğu rakamlar da müvekkil şirkete ait rakamlar olmadığını, müvekkil şirketin, satışlarını toptan olarak yapmakta olup şirketin satış yaptığı müşteriler piyasa koşullarına göre kendi kar amaçlarına uygun şekilde perakende satış fiyatlarını belirlediğini, davacının iddiasının aksine taraflar arasında süresi son bulmuş 08/01/2010 tarihli Albüm Sözleşmesinin 27/03/2015 tarihli başka bir albüme ilişkin uygulanması hukuken mümkün olmadığını ve Bu nedenle davacı tarafından ikame edilen iş bu davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesine özetle ; Davalı vermiş olduğu cevapta müvekkilin yapmış olduğu albümleri ve hak sahipliğini açıkça kabul ettiği gibi, müvekkile bugüne kadar hiç ödeme yapmadığını da açıkça beyan etmekte olduğunu, Müvekkile yapılan albümlere ve satışlara rağmen hiçbir bedel ödenmemesi nedeniyle açılmış davada bu cevap açıkça davayı kabul anlamına geldiğini, Albümler tamamen ...'e ait olup (..., ... ve ...) Kültür Bakanlığından gelen müzekkere cevaplarıyla bu husus ispatladığını, Albümlerin tüm telif hakları, bestekar güftekar onayları müvekkil tarafından alındığını, Bu hususta yapılan tüm ödemeler de müvekkil tarafından yapıldığını, ...albümü ise tamamen Anonim eserlerden oluşması nedeniyle telif vs ödenme gereği olmadığını, Müvekkile verildiği iddia edilen 3000 adet CD ile ilgili olarak; müvekkil davalıya o dönemde albüm baskı parasını ödemiş ve ödediği bedel karşılığında bir kısım CD aldığını, Davalının maliyetini karşılayarak basıp müvekkile ücretsiz vermiş olduğu bir CD söz konusu olmadığını, ...albümü ile ilgili olarak ise müvekkile 2500 değil bir miktar CD ücreti karşılığı verildiğini, Buna dair ödeme müvekkil tarafından davalının hesabına EFT olarak yapıldığını, Ticari bir şirket olan davalının telif ve sanatçının haklarına dair bilgisi olmamasının imkansız olduğu ve zaten ticari bir iş yapmış olması karşısında bu aşamada sözleşme olmadığının ileri sürülmesi açıkça kötü niyeti ispat etmekte olup dürüstlüğe aykırı olduğunu, Müvekkilin tecrübe ve emeğiyle Kültür Bakanlığı rakamlarıyla çok ciddi satışlara ulaşıp, dijital ortamlarda da liste başı olabilecek seviyelerde anılan bir kasetle ilgili "CD verdim" beyanı ciddiyetten uzak olduğunu beyan ederek dava dilekçesini tekrarla davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle ; Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında müvekkil şirket tarafından basılacak 3.000 adet albümün 2.500 adedini ücret almadan davacıya verileceği, promosyon için dağıtılan ya da davacının talep edeceği albümler harici albümün 3.000 adet müzik CD'si basımından sonra müvekkil şirketin piyasaya satacağı müzik CD'si başına fatura mukabilinde tüm masraflar ve vergiler çıktıktan sonra elde edilecek kardan davacıya 9050 ödeneceği ve sözleşmenin 4. Maddesi gereği albümün piyasaya çıkış tarihinden 2 yıl (iki yıl) sonrasında sona ereceği konusunda anlaştıklarını, Bu nedenle davacı tarafından taraflar arasında akdedilen sözleşme maddesi yok sayılarak ileri sürülen hiçbir iddianın gerçeklik payının bulunmadığını, davacı ... albümünün çoğaltma hakkı, yayma hakkı, temsil hakkı, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlar ile umuma iletim hakkı ile tüm fonogram haklarını süresiz olarak müvekkil şirkete vermiş olup bu hususa ilişkin taraflar arasında muvafakatname bulunmakta olduğunu, taraflar arasında akdedilmiş sözleşme süresi imza tarihinden itibaren 2 yıl olup iş bu süre içerisinde ... adlı albüm satışı 3.000 adet CD satış rakamına ulaşmadığını, taraflar arasında akdedilmiş 08/01/2010 tarihli sözleşme süresinin 2 yıl olduğu sabit iken davacı tarafından 27/03/2015 tarihli ... isimli albüm için müvekkil şirketten ödeme talep edilmesinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, Zira, taraflar arasında akdedilmiş 08/01/2010 tarihli sözleşme 08/01/2012 tarihinde sona ermiş olup, 3 yıl önce sona eren sözleşmenin 27/03/2015 tarihli başka bir albüm için aynı şart ve koşulları taşıdığının iddia edilmesi usul ve kanuna aykırı olduğunu, 27/03/2015 tarihli ... isimli albüm için davacıya okuma bedeli karşılığında 1.000 adet telif hakkı ödenmiş CD albüm verildiğini, Taraflar arasında ... isimli albüm için akdedilmiş satış pürsantaj sözleşmesi bulunmadığını, Müvekkil şirket tarafından sanatçı ve/veya eser sahiplerine yapılan ödeme ve telifler meslek birlikleri aracılığıyla ödenmekte olduğunu, dolayısıyla 27/03/2015 tarihli ... isimli albüm ile 08/01/2010 tarihli ... isimli albüm arasında hiçbir bağlantı bulunmamakta olup iş bu albümler arası bağlantının bulunduğunun iddia edilmesi tamamen kötü niyetle ve haksız kazanç elde etme amacı taşıdığını, davacı her ne kadar dava konusu albümün müzik piyasasında ciddi karşılık bulduğunu, cd ve plak satışları olarak yüksek performans ile dijital ortamda beğeni topladığını iddia etmişse de 08/01/2010 tarihli ... isimli albüm sözleşmesinin 27/03/2015 tarihli "..." albümü ile hiçbir ilgisi bulunmamakla birlikte; albümün piyasaya çıkış tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde "..." isimli albüm satışı davacının talep ettiği (2.500 adet cd) cd'ler haricinde toplam 500 adet olduğunu, Dolayısıyla davacının 08/01/2010 tarihli Albüm sözleşmesinin 4.2. Maddesi ile müvekkil şirketten ilk 3.000 müzik CD'sinden hiçbir hak ve talepte bulunmayacağını, Bu nedenle müvekkil şirket tarafından iş bu sözleşme kapsamında davacıya herhangi bir ödeme yapılması mümkün olmadığını, Kaldı ki, davacı ... ismi ile iyi satış rakamlarını yakalayamadığından müvekkil şirket iş bu albümü bir proje haline getirerek davacının da bilgisi ve onayı dahilinde ... olarak tüm masrafları müvekkil şirket tarafından karşılanarak ve meslek birlikleri aracılığıyla müvekkil şirket tarafından sanatçıya ve eser sahiplerine telif bedel ödemeleri yatırılarak piyasaya sürüldüğünü, Fiyatı piyasadaki diğer CD'lere göre daha makul tutularak satış rakamlarına söz konusu sözleşme bitim tarihinden çok daha sonraki tarihlerde ulaşabildiğini beyanla cevap dilekçesini tekrar ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememize sunulan 01/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Davacının sözleşme uyarınca alacak hakkı bulunup bulunmadığının hususunda, Sözleşmenin 4.6. maddesinin değerlendirilmesinde, sözleşme veya muvafakatnamede bedelsiz devrin açıkça kararlaştırıldığı durumlarda, TBK m. 27 bakımından emredici hükümlere aykırılık yönünden bedelsiz devrin somut olayın koşullarında karşılıklı edim dengesine göre kelepçeleme niteliğinde olup olmadığının tartışılması gerektiği, Davacının yaşamak için gelir elde etmek zorunda olduğu, ekonomik özgürlüğünü elinden alan sözleşme hükümlerinin emredici hükümlere aykırılık nedeniyle geçersiz olduğu, davacıya 3000 adet üzeri ed satışı için 9650 pay verilmesine ilişkin hükmün 2 yıllık süre ile sınırlandırılmasına dair 4/6 maddesinin takdir tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kelepçeleme sözleşmesi niteliğinde olduğu ve TBK m. 27/2 uyarınca emredici hükümlere, ahlaka, kişilik haklarına aykırılık nedeniyle kısmen geçersiz olduğu, Sözleşmenin 4.7. maddesinin değerlendirilmesinde, davalının basılan 3.000 CD'nin 2500 adetini sanatçıya ücret almadan vermeyi kabul ve taahhüt etmesine rağmen 2.000 CD teslim ettiği, davacının 500 CD alacağı bulunduğu, aynen ifa mümkün olmadığı takdirde tazminat ödenmesi söz konusu olabileceği, Cd ve dijital mercilerden gerçekleşen satış ve dinlenmeler üzerindeki bedelin tespiti konusunda, somut olay bakımından, davalı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenerek sözleşme konusu albümler için yer alan şarkıların cd/internet vd. dağıtım kanallarındaki satış miktarının tespit edilmesi, satılan albüm/şarkı adetinin tespiti sonrasında TBK m. 496/1 uyarınca bedelin yukarıda belirtilen ilkeler gözetilerek emsal sözleşmeler uyarınca taraflar arasındaki sözleşmeler ve/veya davacının diğer yapım şirketleri ile dijital satışlara ilişkin imzaladığı sözleşmeler ve/veya davacı profilinde bir icracı sanatçının müzik sektörü piyasasında imzalayabileceği emsal sözleşme bedelinin belirlenebileceği, “..” isimli albümün cd satışı gelirlerinde Davacıya verilecek pay oranı belirlenirken taraflar arasındaki daha önce gerçekleşen ve sözleşme imzalanan “...” albümü kapsamında kararlaştırılan 9650 bedel üzerinden bedel belirlenebileceği, Sözleşmenin feshi ile muvafakatname ile verilen izinlerin geri alınması iddiasının değerlendirilmesinde, somut olayda her iki albüm için de verilen muvafakatlerde bedelsiz devri/iznin söz konusu olmadığı, açıkça hakların bedelsiz olarak kullanılabileceği ifade edilse idi dahi, bu defa bedelsiz devrin/kullanma izninin somut olayın koşullarında karşılıklı edim dengesine göre kelepçeleme niteliğinde olup olmadığının tartışılması gerekeceği, somut olayda, davacının genel hükümlere göre fesih olgusuna dayandığının görüldüğü, davalının ödeme yapmadığını kabul ettiği, davacının herhangi bir alacak hakkı bulunmadığını iddia ettiği, bu durumda TBK m. 117 vd. uyarınca borçlu temerrüdüne ilişkin hükümler uygulandığında, bedelin ödenmemesi nedeniyle feshin haklı olduğunun kabulü halinde dava tarihinden itibaren sözleşmenin feshi ile sözleşmeye dayalı olarak verilen izinlerin geri alınması söz konusu olabileceği, Mali inceleme hususunda; Sayın Mahkeme 16.11.2023 tarihli duruşmasında “5- Davalı vekiline ticari defterlerini sunması için iki haftalık süre verilmesine” yönünde verdiği ara karara istinaden davalı vekili tarafından 17.11.2023 tarihli dilekçesinde “ müvekkil şirkete ait ticari defter ve kayıtlarının çok olması sebebiyle Mahkemenize tarafımızca getirilmesi mümkün olmayacağından bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek incelemenin müvekkil şirket adresinde yapılmasını ...” talep ettiği, Mahkeme tarafından 14.03.2023 tarihli celsede, davalı vekilinin ticari defter ve kayıtların yerinde incelenmesi talebi hususunun ara karara bağlanmadığı, dolayısıyla, davalı vekili tarafından ticari defter ve kayıtların sunulmadığı; davalı vekilinin yerinde inceleme talebinin ara karara bağlanmadığı mevcut durumda, dava konusu “...” ve “...” albümlerinin davalı tarafından ne kadar satıldığı, ne kadar gelir elde ettiğinin tespitinin mümkün olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Uyuşmazlığın, davaya konu albümler yönünden davacının alacağının bulunup bulunmadığı, yine bu albümler ve eserler yönünden herhangi bir tecavüzün bulunup bulunmadığı ve manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin sunduğu 10/03/2025 tarihli dilekçe ile açmış oldukları davadan feragat ettiklerini bildirdiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin sunduğu vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragate yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin sunduğu 10/03/2025 tarihli dilekçe ile tarafların anlaşarak sulh olduklarının vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığının bildirdiği anlaşılmıştır.
HMK.nun 307 ve devamı maddelerinde davadan feragat ve şekli açıkça belirtilmiştir. HMK 307. maddesi düzenlemesine göre feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.
Feragat beyanı dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır, hüküm ifade etmesi için karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine bağlı değildir (HMK 309. madde). Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK 310. Madde).
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı vekilince sunulan 17/01/2025 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerinin beyan edildiği, vekaletname incelendiğinde davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmekle davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22.maddesi ve aynı Kanunda belirtilen 1 nolu Harçlar Tarifesi uyarınca, feragat yargılamanın ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının 2/3'ü olan 410,26 TL'nin peşin yatırılan 1.878,53 TL den mahsubu ile fazladan alınan 1.468,27-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı vekilinin talebi bulunmadığından vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına,
5-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2025
KATİP ...
¸e-imzalıdır
HAKİM ...
¸e-imzalıdır