T.C.
İSTANBUL
4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/141 Esas
KARAR NO : 2025/63
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/08/2022
KARAR TARİHİ : 11/03/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan davasının
yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin Dünyaca tanınmış markası ile ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, ... markasının TPMK nezdinde müvekkilleri adına ... tescil numarası ile kayıtlı olduğunu davalı tarafın müvekkillerinin ... markasını taklit etmek suretiyle müvekkillerinin marka hakkına tecavüz eyleminde bulunduğunu, davalı kullanımlarının haksız rekabet teşkil ettiğini, müvekkillerinin marka hakkına tecavüzünün tespitini, önlenmesini, durdurulmasını, 10.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; ... 3.FSHHM dosyasında alınan tedbir kararının kendiliğinden kalktığını, ayrıca müvekkillerinin adresinde yapılan tespit işleminin hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerinin iş yerinde tutulan tutanakta saatlerin satışa hazır olduğuna yönelik bir ibare bulunmadığını, internet üzerinde satılan ürünlerde de saatlerin bakımının yapıldığına dair ibarelerle satışın yapıldığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek” davanın reddini talep etmiştir.
04.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; markaya tecavüz açısından, tecavüz açısından gereken iltibasın mevcut olduğunu, işbu tespitler uyarınca, davalı tarafın bu eylemlerinin, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince, davacının marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmayacağına dair nihai hukuki nitelendirme ve takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, haksız rekabet açısından, davalının davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak bir kullanım sergilediği tespit edilmekle birlikte, Yüksek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin ...Esas ve ... Karar ve 14.03.2022 tarihli kararı göz önüne alınarak, davalı kullanımının TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet oluşturup oluşturmayacağına dair nihai hukuki değerlendirme ve takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğunu, maddi ve manevi tazminat talepleri açısından, davalının 20.06.2023 tarihli cevabi dilekçesinde; "Bu noktada sayın mahkemenin işbu dosyanın 06.06.2023 tarihli 2. Celsesinde kurmuş olduğu 2 numaralı ara karar gereğince tarafımızdan sunulması talep edilen ticari defter ve kayıtları, mahkemenin hukuka aykırı bir şekilde esasa girmesine ve inceleme gerçekleştirmesine rıza göstermememiz sebebiyle sunmayacağımızı bildiririz.” şeklinde beyanda bulunduğundan mali inceleme ve tazminat aşamasına geçilemediğini, manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususu “hukuki değerlendirme” olacağından, HMK m.274/4 uyarınca heyetlerinci bir değerlendirme yapılamadığını, tüm hususlarda olduğu gibi bu konuda da Takdir Sayın Mahkemenin olduğunu, tespit ve sonuçlarına ulaşılmış oldukları yönünde görüş bildirmişlerdir.
09.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; mali inceleme davacının 23.08.2022 tarihli dilekçesinde de belirttiği üzere tazminat talebi SMK 151/2-b kapsamında iletilmiş olduğunu, İşbu talebe ve yapılan görev tevdiine binaen 27.06.2024 tarih ve saat 14.00’da taraf vekillerinin katılı mı ile sunulan ticari defterler mahkeme kaleminde incelendiğini, sunumu eksik yapılan alış/satış faturaları için davalı vekiline tarafların da rızası ile bir haftalık mühlet verilmiş ve işbu hususu da içeren tutanak dosyaya kazandırılmış olduğunu, sunulan ticari defterlerin kayıt nizamı ve tasdik makamı incelemesinde ; davalının 2019-2020-2021 yıllarında bir eksiklik bulunmayıp noter tasdikleri ve kayıt nizamı görülduğunu, ancak davalı’nın 2021 yılı yevmiye defter kapanış tasdikine ilişkin bulunması gereken 45 ve 46. sayfalarının eksik olduğunu, verilen mühlet sonunda sunulan alış ve satış faturalarının incelenmesi mühlet dolmasına rağmen evrak sunumu yönüne bir gelişme olmadığını, 05.08.2024 tarih ve 12.10 saatte davalı vekili ... numaradan aranmış ve evrak dönüşü yapılmadığını ve akıbeti hakkında bilgi verilmesi istenildiğini, ancak sunuma konu alış/satış faturalarına ulaşamadıklarını, ulaşmak için tüm çabayı harcadıklarını, fiziken faturalarının kayıp olduğunu muhasebecilerinden bu şekilde bilgi aldıklarını ifade ettiklerini, tazminat hesabı SMK 151/2-b mevzuatında net kazançtan anlaşılması gereken sadece ürünün satışına direk etki eden giderler düşülecek olduğunu, işletmenin sabit giderlerini içeren genel giderleri düşülmeyeceğini, net kazanç ise alış ve satış vesikaları arasındaki müspet fark olduğunu, bu farktan mezkur giderler düşülebileceğini, ancak işbu hesaplamaya yarar evraklara ulaşım sağlanamadığından tazminat aşamasına geçilemediğini, kök rapora ilave edilebilecek ve kanaatimizi değiştirecek yeni bir delil sunulmadığı yönünde görüş bildirmişlerdir.
29.11.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; kök rapora ilave edilebilecek ve kanaatimizi değiştirecek yeni bir delil sunulmadığını, davalının evrak sunumunda eksiklikler bulunduğu ve marka özelinde tazminata yarar alış/satış bedellerini sunmadığını, SMK 151/2-b hükümleri dikkate alınmak suretiyle davalının tüm cirosu üzerinden yapılan hesaplamada 2019-2022 yılları aralığında 353.439,24 TL tazminat hesap edilebildiğini, işbu tutar üzerinden bir tenkisat yapılıp yapılamayacağı hususunun sayın mahkemenin takdirinde olduğu yönünde görüş bildirmişlerdir.
KANAAT VE GEREKÇE
Uyuşmazlığın davalı kullanımlarının davacıya ait ... ve ... şekil ibareli marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının tespiti, önlenmesi, durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılması ile birlikte maddi ve manevi tazminat ve hükmün ilanı taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
6769 sayılı Kanunun 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır. Bunlar Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleridir.
İlgili Kanunun 7 inci maddesi; "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir.
Kanunun 149.maddesinde "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
SMK m. 29/1-a atfıyla uygulanacak olan SMK m, 7/2- b'ye göre tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tesdili markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması, marka hakkına tecavüz niteliği taşıyacaktır.
6102 sayılı TTK'nın 54 vd maddeleri Haksız Rekabete ilişkindir. Madde 54- "(1)Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2)Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükümlerine amridir. Yine TTK Madde 55- (1)Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a)Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;.... 4.Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,... dürüstlüğe aykırı davranmış olur. Şeklinde düzenlenmiş Madde 56 da "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a)Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b)Haksız rekabetin men'ini, c)Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d)Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e)Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği düzenlenmiş kararların ilanının talep edebileceği öngörülmüştür.
Mutlak hak niteliğini taşıyan markanın, marka sahibinin izni olmaksızın bir başkası tarafından kullanılması yasaklanmış bulunmaktadır. Markanın sahibinden başkası tarafından aynen veya taklit, tağyir, iltibas suretiyle kullanılıp kullanılmadığının saptanmasında her şeyden önce markanın şekil ve anlam itibariyle taşıdığı baskın unsur göz önünde bulundurulmalıdır. Bu baskın unsurun aynen veya değiştirilerek başkası tarafından kullanılması, haksız olarak kullanımının tespitinde büyük önem taşır. Bir marka ana özellikleri itibariyle başkası tarafından bir hakka dayanmadan kullanıldığında tecavüz unsuru gerçekleşmiş olur (Erdal Noyan, Marka Hukuku, Ankara, 2006, s.545). Bir marka hakkına tecavüz teşkil edilebilmesi için, markayla ayniyet taşıyan veya benzer olan işaretin, tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya hizmetlerde tüketiciler tarafından karışıklığa sebebiyet verecek şekil ve surette kullanılması gerekir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa dönüldüğünde ... 3.FSM ...değişik iş dosyasından verilen 17/11/2021 tarihli karar ve değişik iş dosyasından alınan bilirkişi rapor içeriğine göre “Tespit Mahallinde tespit edilen saatler ile tespit talep eden yan tarafından dosyaya sunulan / orijinal olduğu bildirilen saatlerin karşılaştırılması neticesinde; Aleyhine Tespit Talep olunan adreste tespit edilen SAATLERİN ORİJİNAL OLMADIĞI KANAATİ İLE bahse konu saatlerin Kasa, Kadran, İbreler, Fonksiyon Tuşları ve ayar Kolu, etiket, tüm özellikleri incelendiğinde çıplak gözle ve uzman olmayan orijinali ile karşılaştırılmayı yapılmadan anlaşılamayacak derecede orijinali ile birebir anlaşılmasının mümkün olmadığı, kullanılan kutu, sertifika görsel ve yazıtlarının aynı özelliği taşıması orijinal olmayan kutu ve sertifikaların da aynı görsel özeliklerde olduğu, orijinal olmayan ürünlerde garanti belgelerinin bulunmadığı neticesi ile nihai ve son kullanıcıların yukarıda belirtilen ayırt edici özellikleri bilmesi veya görmesi mümkün olmayacağı neticesi ile yanılma veya yanıltılmasının mümkün olacağı, satışı yapılan ürünlerin taklit ve sahte olduğu; Bu kullanımların tespit talep eden yana ait tescilli markalara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğu”; rapor tanzim edildiği ve görüş bildirildiği; mahkemece 28/02/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararı verildiği; tedbir kararından bağımsız olarak HMK m.400 ve devamı gereğince delil niteliği bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafından sunulan ürünler ile davalı tarafa ait olan ürünler arasında yapılan inceleme ile davalı tarafa ait ürünlerin, orijinalinden zor ayırt edilebilecek şekilde üretilmiş oldukları, davalı tarafa ait ürünlerin, birebir taklit olarak üretildikleri; Davalıya ait tescilli bir marka bulunmamakla birlikte, davalının kullandığı “...” ibaresinin davacıya ait markalardaki “...” ibaresiyle birebir aynı olduğu ve yazım tarzı itibariyle ayniyet derecesinde benzer oldukları, görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer oldukları, davalı kullanımının, tarafların emtialarının, faaliyet alanlarının ve müşteri kitlesinin benzerliği hususu da dikkate alındığında, davacı markalarıyla karıştırma riski doğuracağı ve bu açıdan genel anlamda iltibasın oluşacağı, davalıdan değişik iş dosyası kapsamında alınan 2 adet saat ile davalıya ait olduğu belirtilen internet sitesi üzerinden sipariş verilen 2 adet saat cinsi eşyanın orijinalliğine dair herhangi bir belge, lisans sözleşmesi ya da bu markalı malların satışına ilişkin kendilerine verilen herhangi bir izne dair evrağın değerlendirme için davalı tarafından dosyaya sunulmadığı, keza, davacının, dava dilekçesinde “Davalının eylemlerinin müvekkili şirketin bilgisi dahilinde olmayıp; müvekkilinin sahip olduğu marka hakkının açıkça ihlal edildiğini” belirttiği ve dolayısıyla mevcut dosya kapsamında tespit edilen davalıya ait söz konusu kullanımın hukuki dayanağının bulunmadığı ve marka sahibinin iznine dayanmadığı, davalının, değişik iş dosyası kapsamında alınan 2 adet saat ile davalıya ait olduğu belirtilen internet sitesi üzerinden sipariş verilen 2 adet saat üzerinde davacıya ait “...” markasının kullanıldığı, dava konusu ürünlerin (SAAT), davacının tescil kapsamı içinde yer alan ürünler olduğu, Numunelerin “...” tarafından incelenmesi neticesinde “ORİJİNAL ÜRÜN OLMADIKLARI” gözetilerek; SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince, davalının eylemlerinin davacıya ait "..." ibareli marka hakkına tecavüz bu tecavüzün durdurulmasına ve giderilmesine, davacıya ait "..." ibareli markalarını ve "..." ibaresini kullanmasının yasaklanmasına; Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiş olup TTK Md. 55/4 “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” hükmünü ihtiva et tiğinden , davalı kullanımları davacı yanın markaları ve faaliyetleri ile karışıklığa sebebiyet vereceğinden haksız rekabet teşkil ettiğinden ve haksız rekabet niteliğindeki eylemlerinin önlenmesine, dair karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın maddi tazminat talebi yönünden tarafların ticari defter ve belgeleri ile daha önce celp edilen 2019 yılından bu yana BA/ BS formaları da incelenmek suretiyle tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, mali bilirkişinin davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde ve tüm dosya kapsamında inceleme yapılarak SMK 151/2-b uyarınca tazminat hesabı hususunda rapor tanzimi için dosyanın mali bilirkişiye tevdi edildiği; SMK 151/2-b hükümleri dikkate alınmak suretiyle davalının tüm cirosu üzerinden yapılan hesaplamada 2019-2022 yılları aralığında 353.439,24 TL tazminat hesap edilebildiği, işbu tutar üzerinden bir tenkisat yapılıp yapılamayacağı hususunun mahkeme takdirine bırakıldığı; TBK 50. maddesi uyarınca, uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, mahkeme hakimine zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleme yetkisi de tanındığı nazara alınarak ve bilirkişi raporlarındaki tespitler, beyan edilen gelir vergisi ve dosya kapsamına göre yoksun kalınan kazanç tam olarak tespit edilemediğinden mahkemece davalının cirosuna, kapasitesine, elde ettiği gelire göre ödemesi gerekli, hakkaniyete ve menfaatler dengesine uygun olarak TBK 50-51 maddesine göre, somut olayın özelliği, ihlalin süresi ve boyutu dikkate alınarak 75.000,00 TL maddi tazminatın ... 3.Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... değişik sayılı dosyasından yapılan tespit tarihi olan 17/01/2022 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan müşterek müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine, manevi tazminat talebi yönünden davacının tescilli marka hakkına yapılan tecavüzün niteliği, davacının manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp durumu, manevi tazminatın amaç ve içeriğine, hak, nesafet ve adalet ilkesine keza manevi tazminatın, maddi bir zenginleşme talebinden çok manevi tatmine yönelik bir talep olması, dolayısıyla somut olaya göre davalının davacının markasını, marka hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde izinsiz olarak kullandığı, dolayısıyla eyleminde kusurlu olduğu bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde 50.000,00 TL manevi tazminatın ... 3.Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin... değişik sayılı dosyasından yapılan tespit tarihi olan 17/01/2022 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan müşterek müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine; davacının haklı nedeni ve menfaati dikkate alındığında hüküm özetini karar kesinleştiğinde Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafları davalıya ait olmak üzere bir kez ilanına, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen KABULÜ İLE,
Davalının eylemlerinin davacıya ait "..." ibareli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile, bu tecavüzün durdurulmasına ve giderilmesine, haksız rekabet niteliğindeki eylemlerinin önlenmesine, davacıya ait "..." ibareli markalarını ve "..." ibaresini kullanmasının yasaklanmasına;
TBK'nın 50-51.maddesi uyarınca 75.000,00 TL maddi tazminatın ... 3.Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... değişik sayılı dosyasından yapılan tespit tarihi olan 17/01/2022 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan müşterek müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine,
50.000,00 TL manevi tazminatın ... 3.Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... değişik sayılı dosyasından yapılan tespit tarihi olan 17/01/2022 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan müşterek müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine,
2-Hüküm özetini karar kesinleştiğinde Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafları davalıya ait olmak üzere bir kez ilanına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 8.538,75-TL karar harcından peşin yatırılan 7.743,70-TL'nin mahsubu ile kalan 795.05-TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz talebi yönünden davacı vekili yararına hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat yönünden hesap olunan toplam 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat yönünden hesap olunan toplam 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat talebi yönünden hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazminat talebi yönünden hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yatırılan toplam 7.824,00-TL harcın (peşin+başvuru+tamamlama) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davacı tarafından yapılan: 13.500,00-TL bilirkişi ücreti, 402,00-TL posta gideri ve ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş delil tespiti dosyasında yapılan 3.500-TL bilirkişi ücreti, 320,00-TL posta gideri ve 157,00-TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 17.879,00-TL kabul ve red oranına göre hesaplanan 4.928,72-TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
11-Davalı tarafından yapılan: posta gideri 1.500,00 TL'den kabul ve ret oranına göre 1,086.50 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmının davalı üzerinde bırakılmasına,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸