T.C.
İSTANBUL
4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/91
KARAR NO : 2025/49
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/06/2024
KARAR TARİHİ : 25/02/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; müvekkilerinin ...’e ait “...” ve “...” ibaresini içeren markaları, gerek ülkemizde gerekse dünyada tanınmış marka seviyesine ulaşmış markalardan olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2014 yılından beri istikrarlı bir şekilde tescil edildiğini, müvekillerinin dünyada yüzlerce “...” marka tescili bulunduğunu, davalı ... adına TPMK nezdinde ... no.ile tescilli “...” ibareli marka tescilinin, müvekillerine ait “...” markaları ile olan ayırt edilemez derecede benzerliği ve iltibas oluşturucu niteliğini, müvekkillerinin “...” markalarının ... Sınıfta gerçek hak sahibi olması, davalı yanın tescilinin kötü niyetli olması ve müvekkillerine ait markaların tanınmışlığından faydalanarak haksız menfaat elde edilmesini sağlayacağı sebepleriyle, davalıya ait ... no. İle tescilli markanın ...Sınıfında yer alan “bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi” hizmeti açısından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi gerektiğini beyan ve talep ettikleri görülmüştür.
Bilirkişi raporunda özetle; dosyada bulunan deliller doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda davacıya ait olduğu belirtilen ... kontrol edildiğinde alan adının 07.02.1995 tarihinde alındığı/kayıt edildiğini, alan adı kayıt şirketinin ... olduğunu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine ... firmasından talep edilerek ulaşılabileceğini, Name Servers bilgilerinde ... yazdığını, -...içerisinde bulunan web sitesinde %70 Dünya nüfusunun %'si ... tabanlı ürünleri kullanıyor - bugüne kadar sevk edilen ... - ... tabanlı işlemcilerle çalışan akıllı telefonların %99 - İşlemcileri ... tabanlı olan tüm çiplerin %50 istatistik bilgilerinin olduğunu, ... linkinde eğitim kitleri, akademik geliştirici platformları, verimli gömülü sistem tasarımı ve programlama, hızlı gömülü sistem tasarımı ve programlama, nesnelerin interneti, diğital sinyal işleme, gerçek zamanlı işletim sistemleri tasarımı ve programlama, gömülü ..., ... üzerinde sisteme giriş, gelişmiş çip üzerine sistem tasarımı, robotik sistemlere giriş, grafik ve mobil oyun, bilgisayar mimarisi giriş,... pratik bir yaklaşım, grafiksel mikro-mimarlık simülatörü bilgilerinin/eğitimlerinin olduğunu,- ... içerisinde ürünler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ... bilgilerinin olduğunu,- ... web archive kaydı kontrol edildiğinde 11 Aralık 1997 ile 30 Aralık 2024 tarihleri/aralığında toplamda 8.574 kez kaydedildiğini, örnek olarak alınan 11 Aralık 1997 tarihli web archive kaydında ... ibaresinin kullanıldığını,- ... içerisinde bulunan facebook ikonu üzerine gelindiğinde ... linkine bağlantı verildiğini, sayfada 118 Bin beğenme ve 119 Bin takipçi olduğu, sayfanın 16 Nisan 2009 tarihinde oluşturulduğunu, - ... içerisinde bulunan Instagram ikonu üzerine gelindiğinde ... linkine bağlantı verildiğini, hesapta 1.189 gönderi, 57.1 Bin takipçi, 106 takip olduğunu, hesabın Aralık 2012 tarihinde oluşturulduğunu, hesap oluşturulduğu tarihten bu yana 1 kez kullanıcı adının değiştirildiğini, - ... içerisinde bulunan ... ikonu üzerine gelindiğinde ... linkine bağlantı verildiğini, hesapta 31,5 Bin gönderi, 88 Bin takipçi, 1.736 takip olduğu, hesabın Nisan 2009 tarihinde oluşturulduğunu, -...içerisinde bulunan ... ikonu üzerine gelindiğinde ... linkine bağlantı verildiğini, hesapta 834 video, toplamda 59.652.599 görüntüleme, 106 Bin abone olduğunu, hesabın 01 Eylül 2008 tarihinde oluşturulduğunu,- ... linkinde ... Mimarisine ilişkin tarihçe, ... Lisansları (Yaklaşık lisans bedeli) bilgilerinin olduğunu, - ... arama motorunda arm ibaresi ile yapılan arama sonucunda ... alan adının ilk sırada çıktığını, - ... linkinde bulunan 18 Temmuz 2016 tarihli ve ..., ...'nin ... şirketini 24,3 milyar sterline satın alacak başlıklı haberin olduğunu, ..., özellikle düşük güç tüketimi ve verimliliği ile tanınan ve bu nedenle mobil cihazlar, gömülü sistemler ve diğer taşınabilir elektronik cihazlar için yaygın olarak kullanılan bir teknoloji/mimaridir. ... markasına ait ürünlerin, elektronik alanında çoğu sistem içerisinde yer aldığı gerek sektörel, gerekse de çoğu kaynak aracılığı ile teyit edilebilir şekilde bilinmektedir. - ... markasına ait ürünler, çoğu teknoloji üreticisi tarafından temin edilip, sistemlerinde hali hazırda kullanılmakta ve isteyen herkesin internet veya yerel elektronik mağazaları aracılığıyla da satın alabileceği ürünlere sahip ve davalının ... numaralı ”...” ibareli marka tescilinin davacının tescilli ... “...”, "...”,... “..." "..." ...” markaları ile ayırt edilemeyecek denli benzer olduğunu, bu sebeple iltibas yarattığını, davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numaralı ”armsystems” markasının SMK md. 6/1 ve md. 25/1 uyarınca 35.02. sınıfta yer alan “bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi” hizmetleri açısından kısmen hükümsüzlük ve sicilden terkin şartlarının oluştuğu yönünde görüş ve kanaatlerinin sundukları anlaşılmıştır.
KANAAT VE GEREKÇE:
Uyuşmazlığın; davalıya ait olduğu iddia edilen ... numaralı marka tescilinin ... sınıfında yer alan "bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi" hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne ve markalar sicilinden terkinine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde davalı adına hükümsüzlüğü talep edilen 09.05.2019 başvuru tarihli ... nolu ”...” markası .... sınıfta tescilli olduğu, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde davacı adına ... numara ile...Sınıflarda 18.11.2014 başvuru tarihli “arm”, ... numara ile .... Sınıfta 31.10.2017 başvuru tarihli arm, ... numara ile .... Sınıfta 10.07.2018 başvuru tarihli “...”,... numara ile ... Sınıflarda 25.11.2019 başvuru tarihli “...” marka tescilleri bulunduğu anlaşılmaktadır.
6769 sayılı SMK'nun 25.maddesinde "(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.(5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez.(6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.(7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar."
6769 sayılı SMK'nun 6.maddesinde "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." belirtilmiştir.
SMK 6/1 Yönünden Yapılan Değerlendirme
SMK 6/1 hükmüne göre “Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir”.
Bu hüküm çerçevesinde bir ihlalin söz konusu olabilmesi için;
a.Tescilli marka ile aynı veya benzer bir işaretin kullanılması,
b.Tescilli marka ile aynı veya benzer işaretim aynı mal veya benzer mal veya hizmetlerde kullanılması,
c.Bu kullanımın karıştırılma ihtimaline neden olması gerekir.
Görüldüğü üzere burada hem markalar arası aynılık/benzerlik hem de mal ve hizmet sınıfları arasında aynılık/benzerlik karşılaştırmasının yapılması ve iltibasın yani karıştırılmanın söz konusu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. İltibas değerlendirmesinin önce işaretlerin, sonra mal ve hizmetlerin benzerliği şeklinde bir sıralama yerine, her ikisinin bir arada ve birbirine nitelik olarak etkisi de gözetilerek birlikte yapılması gerekir.
a.Markalar arası karşılaştırma;
Bilindiği üzere Karıştırılma (iltibas) terimi, ticari alandaki faaliyetlerde, şeyler arasında bir benzerliği veya karışımı ifade etmekte olup, satın alınan iki mal arasında veya kullanılan iki unvan arasında veya iş mahsullerinde birbirinden ayrılmayacak derecede benzerliğe istinat ettirilmesidir . İltibas doğrudan iltibas ve dolaylı iltibas olarak ikiye ayrılabilir; buna göre, karışıklığı yaratan aynı veya benzeri bir işaret, bu işaretin hitap ettiği çevrede, söz konusu markanın kullanıldığı mal veya hizmetin, iltibasa maruz bırakılan mal ve hizmetle özdeşleştirilmesine yol açıyorsa doğrudan iltibas söz konusu iken, karışıklığı yaratan aynı veya benzeri bir marka, bu markanın hitap ettiği çevrede, işaretler arasındaki farklılığı anlasalar bile benzerliğe dayalı olarak mal veya hizmetler arasında yanlış bağlantılar kurmasına yol açıyorsa dolaylı iltibas söz konusu olur .
İltibas ihtimalinin tespitinde, markanın bütünü itibariyle bıraktığı etki, eski markanın sahip olduğu ayırım gücü, telaffuz, biçim ya da anlam itibariyle bıraktığı etki, markaların kullanılacağı mal/hizmet türlerinin birbirine yakın olup olmadığı , markaların benzer alıcı çevrelerine hitap edip etmedikleri hususları dikkate alınmalıdır.
Ayrıca söz konusu markanın orta yetenekteki olağan müşteri ya da malın hitap ettiği alıcıların yanılma olasılıkları, bunların herhangi bir markanın yerine diğerini satın almalarının söz konusu olup olmadığı göz önünde tutulur. Yine iki marka arasında arasında biçim ve anlam bakımından bir benzerlik bulunmasa bile, özellikle ses uyumu ve telaffuz bakımından benzerlikleri belirgin ise markalar arasında iltibas tehlikesinin varlığı söz konusu olur.
Yine bir marka birden fazla unsuru ihtiva ediyorsa, asıl unsuru markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim, tümüne hakim olan görünüş ve ayırıcılığını vurgulayan imajda aramak lazımdır. Sırf sözcükler tasviri işaret mahiyetinde oldu diye bu işaretin tescilinin engellenmesi yoluna gidilmemelidir. Örneğin bir işarette iki sözcükten oluşan yazı unsuru, işaretteki şekil unsuru nazara alınmadan değerlendirilmemelidir .
İki marka arasında iltibasın varlığı tespit edilirken eğer bu markalarda şekil unsuru da yer alıyorsa görsel, biçimsel, yazılış, okunuş, tasarım, anlamsal, ses uyumu, çağrıştırma, genel intiba kıstasları itibariyle karşılaştırılma yapılmalı ve sonucuna göre iltibasın var olup olmadığı tespit olunmalıdır.
Piyasada daha önceden aynı veya benzeri mal veya hizmetler için korunan ne kadar çok marka bulunuyorsa, yeni bir işaretin marka olarak tescili de o kadar zorlaşır. Marka olarak bir işaretin tescili için, o işaretin başka bir mal veya hizmeti ifade eden marka ile bir bağlantının mevcut olduğunu halkın zihninde uyandıracak derecede çağrıştırmaması gerekir. Aslında karıştırma ihtimalinin uç noktası, çağrıştırma ihtimalidir. Bir işaret, görsel, fonetik veya diğer bir açıdan farklı olsa bile, "bütünsel" bir açıdan kendisine yaklaşıldığında herhangi bir sebeple müşteri gözünde başka bir marka ile bağlantısı varmış intibaı yaratarak onu çağrıştırıyorsa ve bu yüzden müşterinin mal veya hizmet tercihinde etkili oluyorsa, marka olarak tescili engellenebilir veyahut hükümsüz kılınabilir. Markaların esas itibariyle bir mal veya hizmeti diğer bir mal veya hizmetten ayırt etmek maksadıyla kullanılmaları esas ise de, bazen müşteriler, bir markayı sadece mal veya hizmet ile değil, o mal veya hizmeti sağlayan işletme ile de irtibatlandırabilirler. Müşteriler, markalı mal veya hizmeti, sırf onu arz eden işletmeye duydukları güven ve beğeni sebebiyle tercih etmiş olabilirler. İşletmelerin birbirinden farklı olduğu bilinse dahi, kullanılan işaretlerin benzerliği müşterinin bu işletmeler arasında ekonomik veya organik bir bağ olduğunu düşünmesine yol açıyorsa sonuç yine değişmeyecek ve markalar arasında benzerlik olduğu kabul olunacaktır.
SMK 6/1 maddesinde de belirtildiği üzere bir markanın bir başka marka ile benzer olup olmadığının tespitinde "halk" tarafından karıştırılma ihtimali dikkate alınır. Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü ise; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulmasıdır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde ve herhangi bir sebeple bağlantı kurma ihtimalidir. Buradaki "ihtimal" kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir”.
Başka bir deyişle, karıştırma ihtimali; görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın asıl unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Benzerlik değerlendirmesinde markalar bir bütün olarak değerlendirilmektedir. Markanın bütünü itibariyle bıraktığı etki esas olduğundan, parçalara bölünerek inceleme yapılması ve özellikle markaların tek başına ayrım gücü bulunmayan tasviri işaretlerden oluşan kısımlarının aynı ve benzer olup olmadıkları üzerinde durulmasına da gerek yoktur. Çünkü markalar arasında benzerlik ve/veya iltibasın bulunup bulunmadığı hedef tüketici kitlesi dikkate alınarak tespit edilir.
Yargıtay 11. HD. ... E., ... K. No.lu kararında “....markalar arasındaki benzerliğin markanın bütünü itibariyle bıraktığı etki, alıcıların satın almayı düşündükleri yerine bir başka mal alacak durumda kalmaları halinde söz konusu olabileceği, markalar farklı unsurlardan oluşsalar dahi bütünü bakımından bıraktıkları etkinin diğer bir markayı çağrıştırmaması gerektiği, markalar esas unsurlarının benzer olması halinde, markanın genelinde etkisi az olan diğer hususlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabileceği..." şeklinde karar verilmiştir.
Somut olaya dönüldüğünde, davacının tescilli “arm” markaları ile davalının hükümsüzlüğü talep edilen ”armsystems” markası arasında markalarının bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak görsel, fonetik ve anlamsal olarak benzer oldukları, markalar arasındaki yazım, bütünsel görünüm, anlam unsurları yönünden benzerlik olduğu ve karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu kanaatine varılmıştır.
b.Mal ve hizmet sınıfları yönünden karşılaştırma
Yargıtay’a göre, birden ziyade kişiler adına tescilli ya da tescil başvurusu yapılan markaların kullanılacağı mal veya hizmetlerin benzer olup olmadıklarının tespitinde öncelikle TPE tarafından yayınlanan sınıflandırmaya ilişkin tebliğler uygulanacaktır. Bu durum marka tescil ve sınıflandırmada belirlilik ve tescilli markanın koruma sınırının saptanmasında da birlik ve istikrarın koşuludur . Ancak sınıflandırma ürünlerin benzerliğinin tespiti noktasında bağlayıcı bir etkisi bulunmamaktadır., ürün benzerliği değerlendirmesinde halk nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir . Nitekim Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 11/4 hükmüne göre; “ mal veya hizmetlerin aynı sınıflarda yer almaları benzer olduklarına, farklı sınıflarda yer almaları da benzer olmadıklarına karine teşkil etmez” demektedir.
Yargıtay, mal ve hizmet sınıf ve alt gruplarında benzerlik araştırmasında şu kriterleri göz önüne almakta ve her somut olay için araştırılması gerektiğini ifade etmektedir ;
a. Piyasanın anlayışı,
b. Benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği ,
c. Benzer ihtiyaçları giderip gidermediği ,
d. Mal veya hizmetlerin birbiri yerine ikame edilebilme ve rekabet etme olanaklarının olup olmadığı,
e. Birinin diğerini tamamlama imkanı olup olmadığı ,
f. Mal veya hizmetlerin dağıtım kanallarının ortak olması, kullanım yöntemleri amaçları hedeflenen halk kesiminin aynı olup olmadığı hususları dikkate alınır.
Yine aynı sınıfın farklı alt gruplarında yer alan mal veya hizmetlerin benzerlik araştırmasında: piyasanın bu konudaki anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, birbirlerinin yerine ikame edilebilme ve vekalet etme olanaklarının ve birinin diğerini tamamlama imkanının bulunup bulunmadığı, dağıtım kanallarının, kullanım yöntemlerinin ve amaçlarının ortak olup olmadığı ölçütlerinin, hedeflenen halk kesimleri dikkate alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir .
Somut olaya dönüldüğünde, davacının tescilli “...” markaları ile davalının "...” markasının aynı sınıfta ve aynı sektörde korunduğu; Davacının faaliyet göstermekte olduğu sektörlerde ulaşmış olduğu bilinirlik seviyesinin, davalıya ait "..." markasının tüketiciler nezdinde davacıya ait "..." ibareli markaların bir devamı niteliğinde algılanmasına sebebiyet verecek nitelikte olduğu, "...” ibareli markasını ... sınıfta yer alan "bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi" hizmetlerinin, davacının markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetler ile benzer nitelikte olduğu ortaya konulmuş olduğu, "..." tarafların tescilli hizmet sınıfı yönünden ayırt ediciliği sağlanamdığına yönelik denetime açık bilirkişi heyet raporuna itibar edilerek davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numaralı ”...” markasının SMK md. 6/1 ve md. 25/1 uyarınca .... sınıfta yer alan “bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi” hizmetleri açısından kısmen hükümsüzlük ve sicilden terkin şartlarının oluştuğu kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABÜLÜ ile,
TPMK nezdinde davalı adına tescilli olan ... tescil numaralı markanın ... sınıfta yer alan "bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi" hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne ve markalar sicilinden terkinine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 615,40 TL karar harcından peşin yatırılan 427.60-TL''nin mahsubu ile kalan 187,80-TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen talep yönünden davacı yararına hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan: 18.000,00-TL bilirkişi ücreti 835,00-TL posta gideri ve 855.20-TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 19.690,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekilleri ve davalı vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸