T.C.
İSTANBUL
4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/153
KARAR NO : 2025/51
DAVA : Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
DAVA TARİHİ : 11/02/2020
KARAR TARİHİ : 25/02/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin "..." adlı sinema eserinin her türlü mali ve manevi haklarına haiz olduğunu, davalılar tarafından müvekkilinin muvafakati alınmaksızın eserin çeşitli platformlar üzerinden yayımlanmak suretiyle, izinsiz ve hukuka aykırı olarak kullanıldığını, ilgili kullanımların müvekkilinin haklarına tecavüz eder nitelikte olduğunu, Davacı ... özetle ... adlı sinema eserinin senaryo ve söz yazarı olduğunu mali haklardan faydalanabilmek için bu haklarını 26.12.1996 tarihinde ... devrettiğini ancak ilgili şirketin iflas edip aralarındaki sözleşmenin sona erdiğini bunca zaman kendisine sözleşmede belirtilen 120.000-USD haricinde hiçbir ödemenin yapılmadığını, eserin her türlü kullanımından elde edilecek gelirin %37’sinin sözleşmeye karşın ödenmediğini, öte yandan bu konuda ... iflas kararının ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.06.2010 tarih ve... karar ile verildiğini, ... 4.Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ilanı ile sözleşmenin tek taraflı sona erdirildiğini,
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; dava dilekçesinde de yer verildiği üzere davacı yan, eserin mali haklarını süresiz olarak dava dışı ... Tic. A.Ş.’ye devredildiğini, müvekkilleri ... A.Ş. ise davaya konu sinema eserinin mali haklarını; dava dışı ... Tic. A.Ş. ile akdetmiş olduğu sözleşmeler ile usul ve yasaya uygun bir şekilde iktisap etmiştir ve halihazırda eserin mali hak sahibi olduğunu, müvekkilleri ...Tic. Ltd. Şti. ise, müvekkillerinin ... ile akdetmiş olduğu lisans sözleşmesi uyarınca, dava konusu “eserin kullanım hak ve yetkisini” usul ve yasaya uygun şekilde iktisap ettiğini, ayrıca “...” internet sitesinde, yalnızca müvekkilleri ...Tic. Ltd. Şti. tarafından, müvekkillerinin akdetmiş olduğu lisans sözleşmesi uyarınca, dava konusu esere ilişkin videolara yer verilmiş olduğunu, müvekkilleri ...A.Ş. tarafından, dava konusu esere ilişkin olarak herhangi bir internet sitesinde herhangi bir yayın/umuma iletim gerçekleştirilmediğini, müvekkilleri ...'ın dava konusu eserin mali hak sahibi olduğunu, müvekkilleri...'in ise eserin halihazırda ruhsat sahibi olduğunu, tedbir kararı hatalı olduğundan mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacıının cevaba cevap dilekçesinde: bu davada eser üzerindeki mülkiyet hakkı süresi (eser sahibinin ölümü akabinde geçecek 70 yıllık süre hariç) zaman aşımına tabii olmadığını, zamanaşımı süresi TBK’ya göre haksız fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 10 yıl olup dava zamanaşımına uğramadığından davalı cevap dilekçesindeki talebin reddi gerektiğini, ortada esaslı bir zarar ve zarar tehlikesi bulunup ihtiyati tedbirin haksız ve gereksiz olduğu iddia edilemez nitekim mahkemecede istem haklı bulunup bu yönde karar tesis edildiğini, noterlik Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca noter evrakları resmi belge hükmündedir bu yöndeki tespitler mahkemede de geçerli olduğunu, bu yönden davalıların iddiaları haksız olduğunu, “ayrıca “...” internet sitesinde, yalnızca müvekkilleri ... Tic. Ltd. Şti. tarafından, müvekkilleri ... İnternational ile akdetmiş olduğu lisans sözleşmesi uyarınca, dava konusu esere ilişkin videolara yer verilmiş olduğunu, müvekkilleri ... A.Ş. tarafından, dava konusu esere ilişkin olarak herhangi bir internet sitesinde herhangi bir yayın/umuma iletim gerçekleştirilmemiştir….” beyanı ile davalılar ...’da ilgili eserin video paylaşımlarının kendilerince gerçekleştiğini ikrar etmekte olduğunu, cayma hakkında mali hakları eser sahibine geri döner buna karşın fesih de dönmez şeklindeki davalıların iddiaları kabul edilemez olduğunu, ... ile diğer davalılar arasındaki ilişki de ortada olduğunu ve davanın kabulünü talep etmiştir.
İkinci cevap dilekçesinde özetle: davacı yan, ... ve ... ile ...unvanlı şirketlerin; dava dışı ...'ın şirketleri olduğu ile aralarında organik bağ bulunduğunu iddia ve beyan ettiğini, ancak davacı tarafından, cevaba cevap dilekçesinde yer verilen işbu hususlar da gerçek dışıdır ve davacının herhangi bir iddia ve beyanını ispat eden bir fonksiyonu da haiz olmadığını, müvekkilleri ... A.Ş.'nin tek yetkilisi ve tek ortağı dava dışı ... olduğunu ve adresinin, ... olduğunu, müvekkilleri ...A.Ş. ise birleşme kararı neticesinde, diğer müvekkilleri ... Tic. Ltd. Şti. bünyesinde birleşmiş ve ...A.Ş. sicilden terkin edildiğini, bu cihetle davacının beyan ve iddialarının, ispattan ve hukuki mesnetten yoksun olması nedeniyle reddini talep etmiştir.
31/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda: dava dilekçesi ek’inde sunulduğu görülen Noter E-Tespit ile alınan ekran görüntüleri incelendiğinde ekran görüntülerinde link/linkler görülememiş olduğunu, çıktıların siyah beyaz olması ve yazıların küçük olması nedeniyle bilgilerin okunabildiği kadarıyla aşağıda detaylar sunulduğunu, 10 Şubat 2020 tarihli, No : ... olan E-Tespit ekran görüntüsünde ... – ... olduğunu, yükleyen/yayınlayan kısmında ... yazan, 1 Kasım 2017 tarihinde yayınlanan ve ekran görüntüsü alınan tarih/saat itibari ile 9.055 görüntülenme sayısına sahip olan video olduğunu, 10 Şubat 2020 tarihli, No : ... olan E-Tespit ekran görüntüsünde ... – ... uzunluğunda olduğunu, yükleyen/yayınlayan kısmında Efsane Sahneler Unutulmaz Şarkılar yazan, ekran görüntüsü alınan tarihten 1 Yıl önce yüklendiği/yayınlandığı ve ekran görüntüsü alınan tarih/saat itibari ile 8.6 B (Bin) görüntülenme sayısına sahip olan video olduğunu, 10 Şubat 2020 tarihli, No : ... olan E-Tespit ekran görüntüsünde ... olduğunu, yükleyen/yayınlayan kısmında ... yazan, 18 Ekim 2017 tarihinde yayınlanan ve ekran görüntüsü alınan tarih/saat itibari ile 8.083 görüntülenme sayısına sahip olan video olduğunu, 10 Şubat 2020 tarihli, No : ... olan E-Tespit ekran görüntüsünde ... – ... olduğunu, yükleyen/yayınlayan kısmında ... tarihinde yayınlanan ve ekran görüntüsü alınan tarih/saat itibari ile 566.029 görüntülenme sayısına sahip olan video olduğunu, 10 Şubat 2020 tarihli, No : ... olan E-Tespit ekran görüntüsünde ... – ... olduğunu, yükleyen/yayınlayan kısmında ... tarihinde yayınlanan ve ekran görüntüsü alınan tarih/saat itibari ile 28.994 görüntülenme sayısına sahip olan video olduğunu, 10 Şubat 2020 tarihli, No : ... olan E-Tespit ekran görüntüsünde ... – ... uzunluğunda olduğunu, yükleyen/yayınlayan kısmında ..., 8 Nisan 2016 tarihinde yayınlanan ve ekran görüntüsü alınan tarih/saat itibari ile 566.047 görüntülenme sayısına sahip olan video olduğunu, 10 Şubat 2020 tarihli, No : ... olan E-Tespit ekran görüntüsünde ... – ...isimli, yükleyen/yayınlayan kısmında ... yazan, ekran görüntüsü alınan tarih/saatten 3 yıl önce yayınlandığı/yüklendiği, ekran görüntüsü alınan tarih/saat itibari ile 1.1 K (Bin) görüntülenme sayısına sahip olan video olduğu ve video kısmında “...” ibaresinin olduğu, - 10 Şubat 2020 tarihli, No : ... olan E-Tespit ekran görüntüsünde ... isimli, yükleyen/yayınlayan kısmında ...yazan, ekran görüntüsü alınan tarih/saat itibari ile 6 yıl önce yayınlanan ve ekran görüntüsü alınan tarih/saat itibari ile 30 görüntülenme sayısına sahip olan video olduğunu, 10 Şubat 2020 tarihli, No : ... olan E-Tespit ekran görüntüsünde ... – ... isimli 1 dakika 34 saniye uzunluğunda olduğunu, yükleyen/yayınlayan kısmında ...yazan, 21 Şubat 2015 tarihinde yayınlanan ve ekran görüntüsü alınan tarih/saat itibari ile 18.615 görüntülenme sayısına sahip olan video olduğunu, video içerisinde ... ... –... Yılı : 1996 Yönetmen : ... yazdığı, - 10 Şubat 2020 tarihli, No : ... olan E-Tespit ekran görüntüsünde ... – ... isimli 1 dakika 48 saniye uzunluğunda olduğunu, yükleyen/yayınlayan kısmında... yazan, 21 Şubat 2015 tarihinde yayınlanan ve ekran görüntüsü alınan tarih/saat itibari ile 2.062 görüntülenme sayısına sahip olan video olduğunu, video içerisinde ... – ... Yapım Yılı : 1996 Yönetmen : ... yazdığı, - 10 Şubat 2020 tarihli, No : ... olan E-Tespit ekran görüntüsünde ... – ... isimli 3 dakika 14 saniye uzunluğunda olduğunu, yükleyen/yayınlayan kısmında ... yazan, 2 Kasım 2017 tarihinde yayınlanan ve ekran görüntüsü alınan tarih/saat itibari ile 4.143 görüntülenme sayısına sahip olan video olduğunu, ekran görüntülerinde de görüleceği üzere 16.08.2021 tarihinde kontrol edildiğinde; - Link 1 : ... linkinde "..." ibaresinin olduğunu, - Link 2 : ... linkinde "..." ibaresinin olduğunu, - ... linkinde "..." ibaresinin olduğunu,-... linkinde "..." ibaresinin olduğunu, - ... linkinde "..." ibaresinin olduğunu, - ... linkinde "..." ibaresinin olduğunu, - ... linkinde... fragman isimli, 1 dakika 23 saniye uzunluğunda olduğunu, yükleyen/yayınlayan kısmında ... yazan, görüntülenme sayısının 37 olduğunu, 8 yıl önce yüklendiği, - ... linkinde "...." ibaresinin olduğunu, -...linkinde "..." ibaresinin olduğu, -... linkinde "..." ibaresinin olduğunu, - Link 11 : Sayın Mahkeme tarafından Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne gönderilen Erişim Engelleme listesinde ... linkinde boşluk bulunması sebebiyle söz konusu linkin URL formatına uygun olmadığı görüldüğünü, - ... linkinde "..." ibaresinin olduğunu, - ... linkinde "..." ibaresinin olduğunu, - ... linkinde "..." ibaresinin olduğunu, -... linkinde "..." ibaresinin olduğunu, -... linkinde "..." ibaresinin olduğunu, - ... linkinde "..." ibaresinin olduğunu, - ... linkinde "..." ibaresinin olduğunu, - ... linkinde "..." ibaresinin olduğunu, -...linkinde "..." ibaresinin olduğunu, bu bağlamda son karar sayın mahkemenize ait olmakla birlikte, davacının iş bu davada ... Filminin mali haklarının kendisine döndüğüne yönelik iddialarına heyetimizce hak verilmediğini, 2011 tarihinde davacının çektiği ihtarın cayma değil sözleşmenin feshi niteliği taşıdığını, ihtarda açık bir cayma beyanının olmadığı gibi caymaya ilişkin şartları da ihtarnamenin taşımadığını, son karar sayın mahkemenize ait olmakla birlikte 2011 yılındaki ihtarnameden önce 2010 yılında ...’ce ilgili filmin mali haklarının ... firmasına devredildiğini, kaldı ki davacının 2011 yılından 2019 yılına kadar çektiği ihtarnamenin neticesini soruşturmamasının, ... firmasında mali hakların olduğundan haberdar olmamasının pekde hayat gerçekleri ile uyuşmadığını, davacının ... ile yaptığı sözleşmede internet, infranet yayımı davacının yazılı iznine tabii kılınmışsa da, aynı gün verdiği ve Kültür Bakanlığına sunulan yazılı muvafakatnamede internetten yayım, infranet dahil bütün hakların ...’ye hiçbir kayıt içermeden devredildiğinin açıkça bildirildiği davacının bu konuda açık muvafakat verdiğinin görüldüğünü, yine de bu konuda takdir hakkının mahkemenize ait olduğunu, bununla birlikte iş bu esere ait mali hakların ... firması tarafından diğer davalı firmalara devredildiğine yönelik FSEK bağlamında olmazsa olmaz şart yazılı bir sözleşmeye rastlanmadığı ancak ... firmasınca bu duruma karşı dava açılmamasının belki zımni bir icazet gibi değerlendirilebileceği bu konuda takdir hakkının mahkemenize ait olduğunu, davaya konu Eserin Mali Haklarının davalı ... Tic A.Ş’de olduğunu, davacı 28.01.2011 sonrası davalılardan tazminat talep edemeyeceği yönünde görüş ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
24/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle: yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; dosyada talep edilen kontroller sağlandığında, davacı tarafından dosyaya sunulan “...”, “...” ve “...” isimli internet web sitelerine bağlı belirtilen toplamda “3” Adet farklı linklerden; “2” Adet farklı linkin güncel olarak yayında olmadığını, “1” Adet linkin güncel olarak yayında olduğunu, ancak davaya konu “2” adet linkin güncel olarak yayında olmaması nedeniyle tam olarak hangi tarihte yayınlandığı ve yayından kaldırılana kadar kaç kişi tarafından izlenmiş olduğu hususunda sağlıklı bir sonuca varılamadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan “...” isimli internet web sitesine bağlı belirtilen “17” Adet farklı ... linkin güncel olarak yayında olmadığını, ilgili linklere güncel olarak girildiğinde “16” adet link içeriğinde “...” şeklinde, “1” adet link içeriğinde “...” şeklinde bilgilendirmenin çıkmış olduğunu, ancak davaya konu “17” adet linkin güncel olarak yayında olmaması nedeniyle tam olarak hangi tarihte yayınlandığı ve yayından kaldırılana kadar kaç kişi tarafından izlenmiş olduğu hususunda sağlıklı bir sonuca varılamadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan internet web sitelerine ait linklerin güncel olarak açık ve faaliyette olmadığını, ancak dosyaya sunulan 10 Şubat 2020 tarihli olduğu görülen e-tespit – Türkiye Noterler Birliği uygulaması üzerinden kayıt altına alınan ekran görüntüleri incelendiğinde; tespite konu videoların 10 Şubat 2020 E-tespitlerin yapıldığı tarihinde yayında olduğunu, videoların “...”, “...”, “...”, “...”, “...” ve “...” isimli kanal/profillerden yayınlandığı ve tespite konu ekran görüntülerinde link/linkler görülememekte olduğunu, çıktıların siyah beyaz olması ve yazıların küçük olması nedeniyle bilgilerin okunabildiği kadarıyla bilişim değerlendirme kısmında detayları sunulduğunu, davaya konu ... isimli filmin konu, kurgu, estetik unsurlar ile birlikte hususiyet arz eden FSEK m.5 anlamında sinema eseri olduğunu, davaya konu ... isimli film jeneriği ile dosyada mübrez mali hak devir sözleşmesi, muvafakatnameler ve eser işletme belgesinden davacının davaya konu filmin senaristi ve yönetmeni olduğu bu çerçevede FSEK 8 kapsamında sinema eserinin eser sahiplerinden olduğunu, davacının davaya konu ... isimli film üzerinde eser sahipliğinden kaynaklanan mali hakları 1996 tarihli sözleşme ile süresiz bir şekilde ... şirketi’ne devrettiğini, bu çerçevede davaya konu filme yönelik mali hakların davacının malvarlığından çıkıp ... şirketinin malvarlığına girmiş olduğunu, bu şirketin iflası ile mali hakların iflas masasına intikal ettiğini, Mali hakkı devralan ... Limited şirketi ile davalı ... arasındaki 29.4.2010 Tarihli sözleşmede her ne kadar tüm mali hakların devredildiği belirtilmiş ise de davacının mali hakkı devrettiği...arihli sözleşmede davalıya verilen kullanım lisansının davaya konu kullanımları da kapsayıp kapsamadığının tespiti noktasında; FSEK 51 hükmü çerçevesinde davacının ... şirketine süresiz mali hak devri yaptığı 1996 tarihinde FSEK’te öngörülen mali hak ve bu hakların içeriklerinin dikkate alındığında FSEK’te o tarihte öngörülmeyip daha sonraki düzenlemelerle FSEK’e dahil edilen yetkilerin devredilmeyeceğini, eser sahibinden kalmaya devam edeceğini, davacının mali hak devrini yaptığı 1996 tarihinde FSEK 25’te internetle iletim hakkı iletim hakkı yetkisi içerisinde yer almamış olmakla Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak kaydıyla davalının internette kullanım lisansına sahip olmadığı ve bu yetki eser sahibinde kalmaya devam etmekle vaki kullanımların eser sahibinin FSEK 25’te düzenlenen mali hakkının ihlali sayılacağını, dosyada emsal bedele ilişkin sözleşme veya rayiç bedel yazısına rastlanmamadığını, davacının FSEK 68 çerçevesinde talep ettiği maddi tazminatın belirlenebilmesi için; davaya konu sinema filmine ilişkin emsal telif bedelinin sekötrel uygulama da dikkate alındığında filmin ödüllü olup olmadığını, hedef kitlesi, hitap ettiği yaş aralığı, eserin beğeni ölçüsü, ihlal edilen mali hakkın türü, coğrafi kapsamı, ihlal süresi, ihlalin yapıldığı vasıta, bunun geniş halk kitlesine ulaşımı gibi objektif kriterler çerçevesinde internetten iletim hakkı için emsal telif bedelinin ne olabileceğinin ...(Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği)’dan sorulmasının gerektiği yönünde görüş ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
18/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: dosya kapsamında incelenen her türlü bilgi, belge ve deliller ışığında, detayları rapor içeriğinde izah edildiği üzere; “...” isimli filmin sinema tekniğine uygun çekimleri barındıran ve hususiyet taşıyan uslupsal nitelikleri ile sadece görüntü ve ses kaydını içermediğini, aynı zamanda fikri ve sanatsal çaba içerdiği de dikkate alındığında, FSEK md. 5 kapsamında sinema eseri olduğunu, dosyada mündemiç dava dışı ... Şti. (kısaca ...) ile davacı ... arasında imzalanmış olan dava konusu edilen “...” isimli filmine yönelik 26.12.1996 tarihli mali hak devir sözleşmesi, dava konusu edilen filme yönelik Kültür Bakanlığı tarafından 27.12.1996 tarihinde tanzim edilmiş Sinema Eseri İşletme Belgesi, ... 36. Noterliğince ... yevmiye numara ve ... tarihli davacı tarafından dava dışı ...’ye dava konusu edilen filme yönelik verilmiş muvafakatnameler incelendiğinde, dava konusu edilen “...” filminin yönetmeni ve senaryo yazarının FSEK md. 8 kapsamında davacı olduğunu, davacının dava konusu esere yönelik dava dışı ... ile yapmış olduğu 26.12.1996 tarihli mali hak devir sözleşmesinin içeriği ele alındığında, davacının filmin senaristi ve yönetmeni olması sebebiyle sahip olduğu mali haklarının yurt iç inde ve yurt dışında her türlü çoğaltma, yayma ve yayın haklarının FSEK kapsamında süre, yer ve sayı bakımından sınırlandırılmamış olarak dava dışı...’ye devrettiğini, dosyada mündemiç ... 8. Noterliği ...arihli ve ... yevmiye numaralı “Sinema Eserleri Telif Hakkı Devri Sözleşmesi” başlıklı yazı ile dava dışı ...’nin dava konusu edilen filmin FSEK md. 21, md.22, md.23, md.24 ve md. 25 kapsamında sözleşmede belirtilen mali haklarını münhasır olarak tam ruhsat şeklinde ve gayri kabili rücu olarak davalı ...Şti. (kısaca ...)’a sattığı ve devrettiği, “Sinema Eserleri Lisans Sözleşmesi” başlıklı yazı ile davalı ...’un dava konusu edilen filmin FSEK md. 21, md.22, md.23, md.24 ve md. 25 kapsamında 20.06.2010 tarihli sözleşmede belirtilen mali haklarını münhasır olarak tam ruhsat şeklinde ve gayri kabili rücu olarak davalı .... A.Ş’ye (kısaca ...) lisansladığı görülmekteyse de, belirtilen mali hakları devralan dava dışı ...’nin FSEK md. 49 kapsamında başkasına devren iktisap edecek hakkı 26.12.1996 tarihli sözleşme ile davacıdan almadığı ve bu yönde herhangi bir hükme de sözleşmede rastlanmadığı, bu nedenle FSEK md. 54’te belirtilen “mali bir hakkı yahut kullanma ruhsatını devre salahiyetli olmayan kimseden iktisap eden, hüsnüniyet sahibi olsa bile himaye görmez.” hükmü uyarınca davalılar ... ve ...’in iktisapları geçerli olmadığından dava konusu edilen esere ilişkin mali hak veya ruhsatlarının da intikal etmeyeceğini, (FSEK md.54), davacı tarafından dava konusu edilen filme yönelik Kültür ve Turizm Bakanlığına hitaben yazılan ... 36. Noterliği... tarihli ... yevmiye numaralı muvafakatname ve bila tarihli diğer muvafakatname incelendiğinde, ikinci rapordaki tespitlerin aksine, bu muvafakatnamelerde davacının dava dışı ...’ye sinema filminin başkasının kullanıma ilişkin (3. şahıs ve/veya şirketlerce) herhangi bir yetkinin verildiğine ilişkin herhangi bir beyana rastlanılmadığı, dava konusu edilen filmin 26.12.1996 tarihli sözleşmede belirtilen mali haklarının devri/kullanımı hususlarında FSEK md. 49 kapsamında eser sahibinin yazılı izni bulunmadığından dava dışı ... tarafından davalı ... ve ...’e münhasır tam lisans hakkının verilemeyeceği ve böylelikle mali hakların dava dışı ...’nin malvarlığından çıkmadığını, 26.12.1996 tarihli süresiz mali hak devir sözleşmesi ile mali hakkı elinde bulunduran dava dışı ...’nin mali hakkı süresiz olarak devralması, muayyen bir gaye zımnında ve işin mahiyeti icabı hakkın kullanılması ...’nin şahsına bağlı kılınarak söz konusu sözleşmenin yapılmadığı bir arada değerlendirildiğinde de dava konusu eserin FSEK md. 59 kapsamında eser sahibine dönmeyeceği ve raporda ayrıntıları ile belirtildiği gibi davalı ... ve ...’in iktisapları FSEK md. 49 kapsamında değerlendirilemeyeceğinden eserin mali haklarının dava dışı ...’de olduğunu, dava dışı ...’nin de iflas etmesi nedeniyle dava konusu edilen filmin mali haklarının iflas masasında kalacağını, mahkemenizce FSEK kapsamında ihlalin olduğuna hükmedilmesi halinde FSEK md. 68 kapsamında talep edilebilecek varsayımsal sözleşme ile kullanım bedelinin filmin fragman videosu dışında, içinde filmin tamamının da yer aldığı linklerin en az 1.100 en fazla 566.047 görüntüleme sayısına eriştiği göz önünde bulundurulduğunda; eserin baştan sona gösterimi için link başına; 3.000-TL – 5.000-TL , filmin 1 - 5 dakika arası bölümlerinin gösterimi için link başına: 500-TL tazminat talebinin piyasa şartları göz önünde bulundurulduğunda uygun olabileceğini, FSEK md.68 uyarınca talep edilen bedelin kaç katına hükmedileceğinin ise Mahkemenizin takdirinde olduğu yönünde görüş ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
07/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; E-Tespit Tutanaklarında Yer Alan “...” isimli ... kanalının...Yerli URL adresinde , “...” isimli ... kanalı ... URL adresinde olduğu tespit edildiği, her iki hesabın Hakkında penceresinde, hesap sahipliğine ilişkin olarak herhangi şirket unvanı belirtilmediği görülmekle birlikte, kanalın iletişim adresi olarak ... uzantılı...eposta adresinin iletişim adresi olarak belirtildiği, ... uzantılı alan adlı web sitesinin yapılan Whois sorgusunda alan adının 2000-04-07 tarihinde tescil edildiğini, alan adının ... A.S. isimli alan adı kayıt şirketi üzerinden kayıt edilmiş olduğunu, alan adı kayıt ettiren (registrant) bilgilerinin gizlenmiş olarak kayıt edilmesi nedeniyle alan adı sahiplik bilgilerini ulaşılamadığını, “...” ve “...” isimli youtube hesaplarının raporumuz inceleme bölümünde detaylı şekilde yer verildiği üzere ... web sitesi sahiplerince (aynı kişilerce) yönetildiği anlaşıldığını, Sayın Mahkeme tarafından halinde ...A.S.’ye sorularak öğrenilebileceğini, E-Tespit Tutanaklarında Yer Alan “...” isimli ... Kanalının mevcut durumda ve dosya kapsamından tespiti yapılamadığından hesap sahipliği hakkında yorum yapılamadığı yönünde görüş ve kanaatlerine varıldığı anlaşılmıştır.
02/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: dosya münderecatında yer alan tüm bilgi, belgeler ve deliller değerlendirildiğinde, FSEK Kapsamında Yapılan Değerlendirmeler Işığında, davacının davaya konu filmin hem senaristi ve hem de yönetmeni olması sıfatıyla film üzerinde ortak eser sahiplerinden olarak işbu davayı açma yetkisi olduğunu, devredilen mali haklara ilişkin saldırının oluşması halinde devralan tarafından işbu dava açılabileceği gibi somut olayımızda da görüldüğü gibi davacının devredilen mali hakkın semerelerinden yararlanacağına ilişkin sözleşmede hüküm bulunması sebebiyle davacının da işbu davayı açabileceği, bununla birlikte devredildiği ve en nihayetinde saldırı konusu olan hakların davacı eser sahibinde kalıp kalmadığının da değerlendirilmesi neticesinde, davacının dava dışı ... ile yapmış olduğu 1996 tarihli mali hak devir sözleşmesi tarihinde FSEK m. 25 internet yoluyla umuma iletim hakkı (FSEK m.25/2) düzenlemesi mevcut olmadığından FSEK m. 25/2 kapsamındaki hakların eser sahibi davacıda kalacağı ve bir eserin eser sahibinin izni olmaksızın internet sitesine yüklenmesi ve umuma açılması eylemlerinin eser sahibinin umuma erişilebilir kılma hakkını ihlal ettiğini, kök raporda da izah edildiği üzere, dosyada mündemiç ... 8. Noterliği ... tarihli ve ... yevmiye numaralı “Sinema Eserleri Telif Hakkı Devri Sözleşmesi” başlıklı yazı ile dava dışı ...’nin dava konusu edilen filmin FSEK md. 21, 23 md.22, md.23, md.24 ve md. 25 kapsamında sözleşmede belirtilen mali haklarını münhasır olarak tam ruhsat şeklinde ve gayri kabili rücu olarak davalı ... Ltd. Şti. (kısaca ...)’a sattığı ve devrettiği, “Sinema Eserleri Lisans Sözleşmesi” başlıklı yazı ile davalı ...’un dava konusu edilen filmin FSEK md. 21, md.22, md.23, md.24 ve md. 25 kapsamında 20.06.2010 tarihli sözleşmede belirtilen mali haklarını münhasır olarak tam ruhsat şeklinde ve gayri kabili rücu olarak davalı ... Tic. A.Ş’ye (kısaca ...) lisansladığı görülmekteyse de, belirtilen mali hakları devralan dava dışı ...’nin FSEK md. 49 kapsamında başkasına devren iktisap edecek hakkı 26.12.1996 tarihli sözleşme ile davacıdan almadığı ve bu yönde herhangi bir hükme de sözleşmede rastlanmadığı, bu nedenle FSEK md. 54’te belirtilen “mali bir hakkı yahut kullanma ruhsatını devre salahiyetli olmayan kimseden iktisap eden, hüsnüniyet sahibi olsa bile himaye görmez.” hükmü uyarınca davalılar ... ve ...’in iktisapları geçerli olmadığından dava konusu edilen esere ilişkin mali hak veya ruhsatlarının da intikal etmeyeceği(FSEK md.54), Sektör Kapsamında Yapılan Değerlendirmeler Işığında, •... ifadesinin geçtiği 5 linkten iki tanesinde 1 saat 17 dakika 47 saniye uzunluğunda filmin tamamının, kalan 3 linkte ise filmin kısa videosunun/fragmanının yayınlanmış olduğunu, rapor içeriğinde izah edilen gerekçeler, sektörel uygulamalar ve piyasa koşulları göz önünde bulundurulduğunda; filmin ödüllü olup olmadığı, hedef kitlesi, hitap ettiği yaş aralığı, eserin popülaritesinin kaybedip kaybetmediği eserin beğeni ölçüsü, eserin geniş bir halk kitlesine ulaşıp ulaşmadığı, ihlal edilen mali hakkın türü, ihlal süresi, ihlalin yapıldığı yayın mecrası/mecraları, ihlalin yapıldığı mecranın bilinirliği/popülerliği, ihlalin yapıldığı yayın mecrasında eserin yayını esnasında reklam geliri elde edilip edilmediği, güncel ekonomik durum ve piyasa şartları gibi kriterler bir arada değerlendirildiğinde, davaya konu sinema filminin internet üzerinden iletimine yönelik talep edilebilecek emsal telif bedelinin günümüz şartlarına göre filmin tamamının yayınlandığı link başına 30.000-TL - 40.000 TL arası olabileceği,• ... İfadesinin geçtiği iki linkte ise sadece filmin kısa videolarının/fragmanlarının yayınlanmış olduğunu, fragmanlar/kısa linkler içinse link başına 4.000-TL bir bedelin uygun olabileceğini yönde görüş ve kanaatlerini sundukları anlaşılmıştır.
KANAAT VE GEREKÇE:
Uyuşmazlığın eser sahipliğinden kaynaklı hak sahipliğinin tespiti, kullanımların men'i, ref'i ile maddi tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Dava dilekçesinde davalı taraf olarak ... Tic. Ltd. Şti. , ... A.Ş. Ve ...Şirketi olarak gösterilmiş, Davacı vekili dava dilekçesinde taraf olarak gösterdiği şirketlerin değiştirilmesine yönelik taraf değişikliği talebini ve dayandığı gerekçesini içerir 30/12/2024 tarihli dilekçesi ile bildirmiş, davalı ...e Tic. Ltd. Şti. ile ...Şirketi'nin 30/09/2019 tarihinde ... Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde birleştiği anlaşılmakla; ...Şirketi'nin birleşme nedeniyle terkin edildiğini ve bu birleşme işleminin ... Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde tescil edildiği sabit olup; davacı vekilinin talebinin dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi niteliğinde olduğu dava dilekçesinde birleşen şirketlerin her ikisinin de taraf olarak gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgı olarak değerlendirilebileceği gözetilerek; davacı vekilinin taraf değişikliği talebinin HMK' nın 124.maddesi çerçevesinde, dürüstlük kuralına aykırı olmayan kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığı anlaşılmakla, talebinin kabulü ile daha önce davalı olarak gösterilen "... Şirketi'nin" nin davalı sıfatının kaldırılarak HMK m.124/3 uyarınca davanın tarafı olmaktan çıkarılmasına, davalı taraf olarak... Ltd. Şti. Ve ... Tic. A.Ş'nin taraf olarak Uyap sisteminde kayıt hallerinin devamına, yargılamanın bu davalılar yönünden yürütülmesine, karar verilerek açık yargılamaya devam olunmuştur.
Bilindiği üzere bir ürünün eser vasfını haiz olup olmadığı Hâkim tarafından resen nazara alınacak ve araştırılacak bir husustur. Dolayısıyla bu araştırma yapılırken tarafların sözleşmede yer alan tanımlamalarına veya isimlendirmelerine bakılmaz. Her somut olaya göre eser vasfının değerlendirilmesi yapılmalıdır. Zira uygulanacak hukuk normları bu belirlemeye göre değişmektedir.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda öngörülen hükümleri uygulanması için öncelikle ortada “eser” niteliğini haiz bir ürün mevcut olmalıdır. Eser vasfını taşımayan herhangi bir ürün hakkında 5846 sayılı Yasada eser sahipleri lehine öngörülen korumadan yararlanılamaz. Bu nedenle öncelikle, müşteki tarafın çalışmasının “eser” niteliğini haiz olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmalıdır.
5846 sayılı yasanın 1/B maddesinde genel olarak eser tanımaması yapılmış olup bu tanıma göre eser; “sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini” ifade eder, Bu tanım dikkate alındığında; bir fikir ve sanat mahsulünün eser olarak nitelendirilebilmesi için iki unsuru içermesi gerekmektedir. Bu unsurlardan ilki; fikri ürünün sahibinin hususiyetini taşıması ”, ikincisi de; meydana getirilen ürünün “kanunda belirtilen eser türlerinden birine dahil olması”dır. Doktrinde bu şartlardan ilki; “esasa ilişkin şart” veya “sübjektif unsur” ikincisi ise; “şekle ilişkin şart” veya “objektif unsur” olarak nitelenmektedir'.
Bir fikri ürünün eser olabilmesi için, sahibinin “hususiyet ”ini taşıması gerekir. Bu unsur, fikri ürünün FSEK kapsamında korunabilmesinin ilk şartı olup, aynı zamanda korumanın kapsamını da tayin eder.
Meydana getirilen ürünün FSEK'de belirtilen eser türlerinden birine dahil olması gerekmektedir. Bu türlerden birine dahil olmayan bir ürünü eser olarak korunması söz konusu olamaz. Bu kategoriler de yukarıda da belirtildiği üzere aynı Kanunun 1/B maddesinde tek tek sayılmış olup; “ilim ve edebiyat eserleri” “musiki eserleri”, “güzel sanat eserleri” ve “sinema eserleri”dir.
Uyuşmazlık konusunu oluşturan ürün ise FSEK m.4'de ifade edilen sinema eserleri kategorisinde tartışılması gerekmektedir.
Bu bağlamda sahibinin hususiyetini taşıyan FSEK’te öngörülen eser türlerinden biri olan davaya konu ... isimli filmin konu, kurgu, estetik unsurlar ile birlikte hususiyet arz eden FSEK m.5 anlamında sinema eseri olduğu; "..." filmi FSEK bağlamında eser olup bu bağlamda koruma altındadır. Davaya konu ...isimli film jeneriği ile dosyada mübrez mali hak devir sözleşmesi, muvafakatnameler ve eser işletme belgesinden davacının davaya konu filmin senaristi ve yönetmeni olduğu bu çerçevede FSEK 8 kapsamında sinema eserinin eser sahiplerinden olduğu, davacı eser sahibinin filme ilişkin mali haklarına yönelik olarak ... şirketi ile mali hak devir sözleşmesi yaptığı ve muvafakatnameler verdiği anlaşılmıştır.
FSEK m.48/I’e göre; eser sahibi veya onun mirasçıları, mali hakları devir ettikleri veya ruhsat verdikleri takdirde onlardan bu hakları alanlar aslen iktisapta bulunmuş olurlar. Başka bir deyişle eser sahibinden veya mirasçılarından iktisap aslen iktisaptır. Devren iktisap ise FSEK m.49’da düzenlenmiştir. Buna göre, eser sahibi veya mirasçılarından, mali bir hak veya böyle bir hakkı kullanma ruhsatını iktisap eden bir kimse bu hakkı başkasına devretmişse yani ikinci elden bir devralma varsa devren iktisap söz konusudur. Bu şekilde yapılacak devirlerin, eser sahibi veya mirasçılarının yazılı iznine dayanması gerekir. Yazılı izin alınmadan devir yapılmışsa icazet verilinceye kadar işlem askıda hükümsüzdür. Bu hakları geçerli olarak ilk devralandan devralan kimse, yani devren iktisap eden kimse, devraldığı hak üzerinde artık bir onay ya da icazete gerek olmaksızın tasarruf edebilir. Mali hakkın devri, hakkın, devreden eser sahibi veya mirasçılarının malvarlığından çıkararak devralanın malvarlığına intikal ettiren bir tasarruf işlemi olup FSEK. m.48 hükmünden de açıkça görüldüğü gibi, mali hakkın devri, yer,süre ve muhteva açısından sınırlandırılabilir. Yine FSEK 52 hükmüne göre, mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.
Bu doğrultuda davacının mali hakkı devrettiği ... şirketi ile olan sözleşme veya muvafakatnamesinde devren iktisap yetkisinin bulunması gerekir. Davacı davaya konu sinema eserinin senaristi ve yönetimi sıfatıyla eser sahibi olup bu sıfatla ...şirketi İle imzaladığı sözleşmede sinema filminin başkasına devrine ilişkin FSEK 49’a dayalı bir yetkinin verildiğine ilişkin hükme rastlanmamıştır. Ayrıca mali hak devir sözleşmesinin 4.1.1 hükmünde yer alan “Sinema gösterimi, televizyon ve video hakları dışındaki haklar için ...’nun öncelikli yazılı onayı alınacaktır” şeklindeki hüküm dikkate alındığında FSEK 49 kapsamında bir yetkinin söz konusu olmadığı kanaati hasıl olmuştur. Bununla birlikte dosyada mübrez filme ilişkin muvafakatnamede ... şirketi’ne sinema filminin başkasına kullanım hakkının verilmesine ilişkin yetki verildiği görülmektedir. Kullanım hakkından anlaşılması gereken FSEK 56 anlamında lisans olup, lisans sözleşmesi mali hakkın devrini değil mali hakkının kullanımı yetkisini verdiğinden davacının sinema filmine ilişkin eser sahipliğinden kaynaklanan mali hakların devrine ilişkin... şirketi ile yaptığı sözleşme ve muvafakatnamelerde başkasına mali hakkın devir yetkisi verilmemiş olmakla davalı ... mali hak sahibi olmayıp sadece kullanım lisansı sahibidir.
Bu kapsamda incelenmesi gereken FSEK 25. madde işaret, ses ve/ veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı başlığını taşımaktadır. 4630 sayılı kanunla 21/02/2001 tarihinde kabul edilmiştir. Bu hükme göre, telli-telsiz uydu kablolu araçlarla veya radyo televizyonla yayınlar, dijital iletim ve sair ses, görüntü nakli yapan araçlarla yayın konusunda münhasır hak eser sahibinindir. Bilindiği üzere çağın ve toplumsal alışkanlıkların değişmesi ile 2001 yılında hükmün kapsamı genişletilmiş ve düzenlenmiştir. Buna göre, internet ortamında ve dijital gereçlerle dağıtım kendine özgü yeni bir hak tasarruf alanıdır. Müzik eserlerinin internet üzerinden umuma iletimine ilişkin mali hakkın 5846 sayılı FSEK’in 25. maddesinde 2001 yılında yapılan değişiklikle ihdas edilmiş olması, mali hakların devrine ilişkin sözleşmenin ve davacı yanca verilen muvafakatin değişiklikten önceki tarihlerde gerçekleşmesi ve FSEK’in 51. maddesinin, ileride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmelerin batıl olduğuna ilişkin hükmü bir arada gözetilmesi gerekir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... E., ... K.) Somut olayda, 29.4.2010 tarihli sözleşmede davalıya verilen kullanım lisansının davaya konu kullanımları da kapsayıp kapsamadığının tespiti noktasında; FSEK 51 hükmü çerçevesinde davacının dava dışı ... Limited şirketine süresiz mali hak devri yaptığı 1996 tarihinde FSEK’te öngörülen mali hak ve bu hakların içeriklerinin dikkate alındığında FSEK’te o tarihte öngörülmeyip daha sonraki düzenlemelerle FSEK’e dahil edilen yetkilerin devredilmeyeceği, eser sahibinden kalmaya devam edeceği, davacının mali hak devrini yaptığı 1996 tarihinde FSEK 25’te internetle iletim hakkı iletim hakkı yetkisi içerisinde yer almamış olmakla davalının internette kullanım lisansına sahip olmadığı ve bu yetki eser sahibinde kalmaya devam etmekle vaki kullanımların eser sahibinin FSEK 25’te düzenlenen mali hakkının ihlali olarak mahkememizce kabul edilmiştir.
FSEK m.68/l hükmüne göre; “Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir".
FSEK m.68'deki kapsamında bu taleplerin ileri sürülebilmesi için, mütecavizin kusurunun olması” ya da zararın gerçekleşmiş bulunması şart değildir' Yine Yargıtay'a göre; “...eser sahibinin Mali hakları korunurken sadece bu tecavüzün haksız fiil olduğu varsayımından hareket edilmeyecektir. Somut olayın özelliğine göre varsayımsal sözleşme bedeli tayin ediliken eser sahibinin bilimsel/sanatsal yeteneği, üretim kapasitesi gibi sübjektif nitelikleri, eserin beğeni ölçüsü, sayfa sayısı, estetik görünümü, nitelik ve niceliği, ihlal edilen mali hakkın türü, coğrafi kapsamı, ihlal süresi, ihlalin yapıldığı vasıta, bunun geniş halk kitlesine ulaşımı gibi objektif kriterler dikkate alınarak eser sahibi izinsiz kullananla sözleşme yapması halinde, bu sözleşme uyarınca isteyebileceği bedel, bunun faizi 68. madde uyarınca açılacak davada dikkate alınacaktır. Ayrıca rayiç bedelin tespitine ilişkin taraflar arasında daha önceden yapılmış bir sözleşme, teklif var ise, başka bir deyişle rayiç bedel somuta indirgenmiş ise, rayiç bedelin tespiti taraflar arasındaki sözleşme, teklif vs. ile tespit edilecektir.
Davacının FSEK 68 çerçevesinde talep ettiği maddi tazminatın belirlenebilmesi için; davaya konu sinema filmine ilişkin emsal telif bedelinin sekötrel uygulama da dikkate alındığında filmin ödüllü olup olmadığı, hedef kitlesi, hitap ettiği yaş aralığı, eserin beğeni ölçüsü, ihlal edilen mali hakkın türü, coğrafi kapsamı, ihlal süresi, ihlalin yapıldığı vasıta, bunun geniş halk kitlesine ulaşımı gibi objektif kriterler çerçevesinde internetten iletim hakkı için emsal telif bedelinin tespiti için yazılan müzekkereler ve bilişim incelemesi neticesine göre ...ifadesinin geçtiği 5 linkten iki tanesinde 1 saat 17 dakika 47 saniye uzunluğunda filmin tamamının, kalan 3 linkte ise filmin kısa videosunun/fragmanının yayınlanmış olduğu, emsal telif bedelinin filmin tamamının yayınlandığı link başına 30.000-TL - 40.000 TL arası olabileceği, Fragmanlar/kısa linkler içinse link başına 4.000-TL bir bedelin uygun olabileceği şeklindeki denetime açık rapor içerikleri dikkate alınarak; davacının mali hak sahibi olduğu sinema eseri yönünden davalı tarafından dijital ortamlarda izinsiz kullanımının tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile davalı kullanımlarının men'ine, bu tecavüz nedeniyle FSEK 68.maddesi gereğince üç fragman linki için link başına 4.000,00-TL rayiç bedel (4.000,00x3), filmin tamamına ilişkin iki link için link başına 35.000,00-TL rayiç bedel (35.000,00x2) olarak kabul edilmek suretiyle ve takdiren üç kat hesabıyla 234.000,00-TL telif tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiştir.
Hak sahibinin tecavüzün ref’i kapsamında FSEK’in 68/1 maddesi gereğince bedel ödenmesini tercih ettiği takdirde sadece tecavüze konu mali hak kullanımları için mütecaviz ile farazi bir sözleşme yapılma iradesini açıkladığı, bu talebin kabul edilmesi hâlinde ise sadece tecavüze konu mali hak kullanımları için farazi sözleşme ilişkisinin kurulduğu kabul edilmelidir (Arslanlı, Halil: Fikrî Hukuk Dersleri II, İstanbul, 1954, s. 218; Kılıçoğlu, Ahmet: Fikrî Hakların İhlalinde Hukuksal Koruma Yolları, TBB Dergisi, S. 54, 2004, s. 72; Yavuz, Levent/Alıca, Türkay/Merdivan, Fethi: Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Yorumu C. II, Ankara, 2015, s. 2080; Tekinalp, s. 319; Öztan, s. 647.). Bunun sonucu olarak mütecavizin dava konusu mali hak kullanımları farazi sözleşme kapsamında yasal kullanımlar hâline dönüşecek ve hak sahibi FSEK’in 68/1 maddesi gereğince belirlenen bedelin kapsadığı kullanımların ref’ini isteyemeyecektir (Yavuz/Alıca/Merdivan, s. 2080). Bu nedenle maddi tazminat dayanağı FSEK m. 68'e göre talep edildiğinden taraflar arasındaki farazi sözleşme ilişkisi uyarınca ref talebinin reddine, karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın kısmen KABULÜ İLE,
Davacının mali hak sahibi olduğu sinema eseri yönünden davalı tarafından dijital ortamlarda izinsiz kullanımının tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile davalı kullanımlarının men'ine, bu tecavüz nedeniyle FSEK 68.maddesi gereğince üç fragman linki için link başına 4.000,00-TL rayiç bedel (4.000,00x3), filmin tamamına ilişkin iki link için link başına 35.000,00-TL rayiç bedel (35.000,00x2) olarak kabul edilmek suretiyle ve takdiren üç kat hesabıyla 234.000,00-TL telif tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Maddi tazminat dayanağı FSEK m. 68'e göre talep edildiğinden taraflar arasındaki farazi sözleşme ilişkisi uyarınca ref talebinin reddine,
Maddi tazminat taleplerinin fazlaya ilişkin kısmının reddine,
2...
...
...
...
... html
...
...
...
...
...
...
...
...
....
...
...
...
...
....
Linklerindeki dava konusu "..." isimli eserin linklerden kaldırılmasına, aksi halde linklere erişimin engellenmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 615,40-TL karar harcından peşin yatırılan 54.40 TL'nin mahsubu ile kalan 561,00-TL bakiye karar harcının davalılardan tahsiline,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen telif tazminat talebi yönünden davacı yararına hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen men talebi yönünden davacı yararına hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat talebi yönünden davalılar yararına hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen ref talebi yönünden davalılar yararına hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,
8-Davacı tarafından yatırılan toplam 108,80-TL harcın (peşin+başvuru) davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan 17.500TL bilirkişi ücreti, 978.50 TL posta gideri olmak üzere toplam 18.478,50-TL yargılama giderinin yargılama giderinden reddedilen talep yönünden takdiren 1/6'sı düşülerek kalan 15.398,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalılar tarafından yapılan 10,595-TL (bilirkişi ücreti) yargılama giderinin, takdiren 1/6'sı düşülerek kalan 1.765,84 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
11-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin kabul ve ret oranına göre hesap olunan 607.20-TL'sinin davalılardan, 712.80 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
TASHİH ŞERHİ
6100 sayılı HMK m.304 "Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." hükmünü içermektedir.
HÜKÜM:
Mahkememizin yukarıda esas ve karar numarası yazılı dava dosyasından verilen 25/02/2025 tarihli duruşma tutanağında verilen hükmün 1 numaralı bendinde
''Davacının mali hak sahibi olduğu sinema eseri yönünden davalı tarafından dijital ortamlarda izinsiz kullanımının tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile davalı kullanımlarının men'ine, bu tecavüz nedeniyle FSEK 68.maddesi gereğince üç fragman linki için link başına 4.000,00-TL rayiç bedel (4.000,00x3), filmin tamamına ilişkin iki link için link başına 35.000,00-TL rayiç bedel (35.000,00x2) olarak kabul edilmek suretiyle ve takdiren üç kat hesabıyla 234.000,00-TL telif tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,"
yazıldığı anlaşılmakla mahkememiz dosyası HMK m.304 gereği resen ele alınmakla verilen hükmün 1 numaralı bendinin
"Davacının mali hak sahibi olduğu sinema eseri yönünden davalı tarafından dijital ortamlarda izinsiz kullanımının tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile davalı kullanımlarının men'ine, bu tecavüz nedeniyle FSEK 68.maddesi gereğince üç fragman linki için link başına 4.000,00-TL rayiç bedel (4.000,00x3), filmin tamamına ilişkin iki link için link başına 35.000,00-TL rayiç bedel (35.000,00x2) olarak kabul edilmek suretiyle ve takdiren üç kat hesabıyla 246.000,00-TL telif tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,"
Şeklinde TASHİHİNE, HMK m. 304 hükümlerine göre karar verildi. 25/03/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸