T.C.
İSTANBUL
4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/17
KARAR NO : 2025/29
DAVA : Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)
DAVA TARİHİ : 27/02/2009
KARAR TARİHİ : 04/02/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; ... tescil numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı "...", ... tescil numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli ve ... tescil numaralı "..." ibareli markalarının tümünün Türk Patent Enstitüsü nezdinde çikolatalar, ve çikolata ürünlerini de kapsayacak şekilde Müvekkili şirket adına tescilli bulunduğunu, davalılardan ...Şirketinin ise "..." ibareli ürünleri üretmekte ve diğer davalı ... Şirketi ile birlikte çeşitli market ve şarküterilerde satışını ve görsel ve işitsel medyada reklamları yayınlanma bulunduklarını, bu ürün üzerinde yazılı olan ... ibaresinin, müvekkiline ait gerek ... gerekse ... ibareli ürünleri ile okunuşları ve yazılışları ile fevkalade benzerlik arzettiğini beyan ederek, müvekkili adına tescilli "panda", "... ", "... ", "...", "...","...", "...", "..." ve "..." ibareli markalarına davalı şirketlerin ürünlerinde mevcut ... İbaresi ile vaki tecavüzün tespitine ve menine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilininin cevap dilekçesinde özetle; Davacının ... Adresine göre yetkili mahkemenin ... FSHHM olduğunu, bu nedenle öncelikle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, Müvekkiline ait özgün "..." ve "... + ŞEKİL" markaları ve tasarımları ile davacı şirketin "panda", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "..." ve "..." markalarının birbirine benzemediği ve markaların iltibas yaratmadığını, davacı tarafın markaları ile müvekkil markaları/tasarımları arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, müvekkili şirket markalarının esas unsuru "..." ibaresi olup, markada yer alan "..." ibaresinin markanın yan unsuru olduğunu, zira, "..." ibaresi müvekkil şirketin tekelinde olmayıp, üzerinde kullanıldığı ürünlerin çubuk, sopa seklinde ve yine dizili bir şekilde arz edildiğini belirtmek amaçlı kullanılmakta olduğunu, yani, "..." ibaresi markada esas unsuru olarak değil, malın nasıl olduğunu yani vasfını, niteliğini, kullanım amacını, cinsini, çeşidini belirtmek amaçlı son derece iyiniyetli bir şekilde çeşit, nitelik bildirdiğini, markalar hukukunda da cins, çeşit, vasıf bildiren ibarelerin markalarda esas unsur olamayacağını, bu bağlamda, davacı yanın markalarında -kendi kabulü de bulunduğu üzere - yan unsur olarak kullanılan ibareler yönünde benzerlik, iltibas ve tecavüz iddiasında bulunması son derece kötü niyetli bir hareketin tezahürü olduğunu, keza TPE nezdinde de dava dışı kişi/fırmalara ait "...", "..." ibareli 163 adet tescilli marka bulunduğunu ve bunların da; aynı şekilde çubuk, sopa şeklinde, tane tane ürünler üzerinde kullanılmakta olduğunun görüldüğünü savunarak davanın reddini istemiştir.
Bilirkişi raporunda özetle; tarafların markalannı kullandıkları faaliyet alanı her ikisinde de gıda sektörü olduğunu fakat davalı şirket '...' ibaresini esas unsur olarak kullanmamış olmasıyla birlikte '...' ibaresinin İngilizce karşılığının da çubuk anlamına gelmesi bu ibarenin tasviri bir işaret olduğunu desteklemekte olduğunu, davalının ayırt edici unsur olarak '...' ibaresini seçmesi iki marka arasında kanştırılma ihtimalini ortadan kaldırmakta olduğunu, bu itibarla, takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere, davacı markasının davalı marka ile arasında marka (işaret) veya ticari işletmeler düzeyinde bir bağlantı bulunduğunun algılanması mümkün olmadığını, davalının söz konusu kullanımının ise marka hakkına tecavüz teşkil etmediği görülmekte olduğunu, dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ve yukarıda yapılan tespitler ve yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucu; davalının dava konusu kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmediği yönünde görüş ve kanaatlerini sundukları anlaşılmıştır.
KANAAT VE GEREKÇE
Dava, marka hakkına tecavüz fillerinin tespiti, tecavüzün men ve refine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin ... numaralı "..." ibareli, ... numaralı "...", ... numaralı "..." ibareli, ... numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli, ... numaralı "..." ibareli, ... numaralı "..." ibareli ve ... numaralı "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalıların üretip satışa sundukları "..." ibareli ürünlerdeki “...” ibaresinin müvekkiline ait gerek ..., gerekse ... ibareli markalar ile iltibas yarattığını, davalının “...” ibaresini büyük puntolarla yazarak haksız çıkar sağlamaya çalıştığını ileri sürerek, müvekkili adına tescilli markalara, davalı şirketlerin ürünlerinde mevcut ... ibaresi ile vaki tecavüzün tespitine, davalının “..." ibareli ürünleri üretip pazarlama suretiyle 556 sayılı KHK’ya göre marka hakkına tecavüz fillerinin tespitine, tecavüzün men ve refine, “...” ibaresinin ürün ve ambalajlardan çıkarılmasına, ürünlerin toplatılmasına, markaya tecavüz fillerinin ve muarazanın önlenmesine, iltibas yaratan ürünlerin imhasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkilinin "..." ve "...+ŞEKİL" ibareli markalar ve tasarımların sahibi olduğunu, müvekkili markalarının davacının markalarına benzemeyip, iltibas da yaratmadığını, müvekkili markalarının esas unsuru "..." olup, markada yer alan "..." ibaresinin markanın yan unsuru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkememizce bozmadan önce, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait "... ve ...+ŞEKİL" markalarının ayırt edici unsuru "..." ibaresi olup (...) ibaresinin tasviri bir işaret olduğu, bu kelime '‘...” sözcüğünün İngilizce karşılığı olup, halk dilinde kullanıla kullanıla “...” şeklinde satışa arz edilen ürünlerin (çikolata, dondurma, bisküvi vs.) ismi haline geldiği, yoğun bir şekilde kullanılmak suretiyle yaygın bir cins ismi haline dönüştüğü, iltibas tehlikesi bulunmadığı sürece dava konusu tescilli markaların sahibi davacının, davalı şirketin anılan bu ibareye markasında yer vermesine müdahale edemeyeceği, davalı şirket ... ibaresini markalarının yan unsuru olarak kullanıp ayırt edici unsur olarak ... ibaresini tercih ettiği, ... ibaresi tasviri bir işaret olmakla, bir markada esas unsur olarak yer almaması gerektiği, davalı şirket ticaret unvanının asıl unsuru olan "..." ibaresini de bu ürünlerde kullandığından tüketiciler nezdinde işaret (marka) düzeyinde karıştırılma ihtimali bulunmadığı gibi, ticari işletmeler düzeyinde bağlantı bulunduğu ihtimali de söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin ...E., ... K. Sayılı ilamı ile doya kapsamında yer alan TPE tescil dosyası ve diğer belgelerden davalıların dayandığı ..., ... numaralı marka başvuruları ve ... nolu çoklu tasarım başvurusunun taraflar arasında ... 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası ve ... 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ...E. sayılı dosyalarında yargılama konusu olduğu anlaşılmaktadır. ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... E. ve ... K. sayılı dosyasında ise ... A.Ş. dava konusu marka ve tasarımlarının 556 sayılı KHK’nun 74. maddesi uyarınca ... A.Ş.’nin marka haklarına tecavüz oluşturmadığının tespitini talep etmiş ve bu talebin kabulüne dair verilen karar Dairemizin 02.05.2013 tarih, ... E.,... K. sayılı ilamı ile “söz konusu marka başvuruları ile tasarım başvurusu aleyhine itiraz ve dava yoluna gidilmiş ise sonucunun beklenmesi gerektiği” belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamı uyarınca bekletici mesele yapılan ... 1. FSHHM'ye yazılan yazı cevabının geldiği, mahkemelerinin ...6 esas sayılı dosyasının kesinleştiğinin bildirildiği görüldü.
Mahkememizce bekletici mesele yapılan ... 1. FSHHM'nin ... esas sayılı dosyasında verilen ...karar sayılı karar ile "Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davacı adına tescili kesinleşen ... tescil numaralı "..." markası, ...ve ... tescil numaralı "...+şekil" markaları ve bu markaların kullanıldığı ürün ambalajı tasarımlarının davalının "...", "..." , "...", "..." , "..." "...", "..." "..." markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığının tespitine, taraflar arasındaki çekişmenin bu şekilde giderilmesine, hükümsüz kılınan ... tescil nolu marka ve ... nolu tasarımlar yönünden davacı kullanımının davalı marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, bu kullanımlar yönünden talebin reddine," karar verildiği, kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16/09/2024 Tarih, ... Esas ve ...Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş, işbu karar 20/10/2024 tarihinde taraf vekillerine tebliğ olunmuş ve taraf vekillerinin karar düzeltme talebinde bulunmamaları üzerine bekletici mesele yapılan dosyanın 05/11/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış olup, bekletici mesele yapılan ... 1. FSHHM'nin ...esas sayılı taleplerin dosyamız davalısı tarafından ikame edilen sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil edip etmediği hususunda görülen dava olduğu, ilgili davada verilen huzurdaki davanın davalısının kullanımlarının dosyamız davacısının markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığının tespitine yönelik karar verildiği ve kanun yolundan geçerek kesinleştiği dikkate alındığında; huzurdaki davacının marka hakkına tecavüz fillerinin tespiti, tecavüzün men ve refine ilişkin dava ispatlanamadığından ve şartların oluşmadığından davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1- Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 615,40 TL karar harcından peşin yatırılan 15,60-TL'nin mahsubu ile kalan 599,80-TL bakiye karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.3/2 uyarınca reddedilen dava yönünden davalılar yararına hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,
4-Davalılar tarafından yapılan, 1.901,25-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 GÜN içerisinde YARGITAY TEMYİZ açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/02/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸