T.C.
İSTANBUL
4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/32 ESAS
KARAR NO : 2024/199
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/02/2023
KARAR TARİHİ : 31/10/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ŞTİ.'nin uzun yıllardan beri güzellik ile sağlık merkezi sektöründe ticari faaliyetlerine devam ettiğini, yıllar içinde alanında önde gelen tanınmış firmalardan biri olduğunu, bu çatı altında kullanılan “..." markasının 10.12.2019 tarih, ... başvuru numarası ile TPE nezdinde, müvekkili adına koruma altına alındığını ve netice olarak müvekkilinin işletmesinin bu tescilli markası ile ilişkilendirilir hale geldiğini, davalı taraf adına tescilli “...” ibareli markanın sicile tescil tarihi ... olup ilgili markanın davacı müvekkili adına tescilli “...” ibareli marka ile ayırt edilemeyecek kadar benzer nitelikte olduğunu, ilişkilendirilebilme dahil karıştırılabilme ihtimali bulunan söz konusu iki markadan önce tarihli olan “...” ibaresinin TPE nezdinde uzun zamandır tescilli olduğunu, dolayısıyla davalı taraf adına tescil edilmiş olan müvekkiline ait marka olan “...” ile davalıya ait marka “...” unsurlarının İngilizce dilinde olduğunu ve anlam olarak neredeyse aynı, sesçil ve görsel olarak da benzerlik gösterdiğini, dolayısıyla müşteriler için karıştırılma tehlikesi bulundurduğunu, bunun sonucunda da ilgili markanın varlığının müvekkilinin tüketici nezdindeki konumuna ve imajına telafisi imkânsız zararlar vereceğini ve ilgili markanın hükümsüzlüğünün gerektiğini beyan ve gerekçelerle öncelikle ve davalıya tebligat yapılmaksızın; müvekkilinin haklarının acilen ve etkinlikle korunması gereği ve oluşan zararın telafisinin ilerde mümkün olmaması nedeniyle davalı tarafından kullanıma devam edilen müvekkiline ait markayla aynı özellikleri taşıyan marka ambleminin ticari maksatla kullanımının ve üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalıya ait web sitesi ve internetteki diğer tüm mecralardaki tüm tanıtım ve kullanımının durdurulmasına, mütecaviz markanın web sitesinden çıkartılmasına, mümkün olmadığı takdirde web sitelerine erişimin engellenmesine, 13.03.2021 tarih ve ...başvuru numaralı "..." markasının hükümsüzlüğüne, müvekkile ait markanın izinsiz kullanımının dava sonuna kadar tedbiren dava sonunda tamamen durdurulmasına, ... ibaresi içeren her türlü reklam, afiş, ambalajın ve bu ibareyi içeren her türlü araç gerecin üçüncü kişiler elinde olsa dahi imhasına, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının ülke çapında yayın yapan bir gazetede masrafları davalıya ait olmak üzere ilanına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
Bilirkişiler Marka vekili ...ve Sektör bilirkişisi ...tarafından sunulan 10/01/2024 tarihli raporda; "İşaretsel olarak farklılık dışında, sınıfsal açıdan da taraf markalarının farklılık arz ettiği, emtia/hizmet benzerliğine ilişkin koşulunda gerçekleşmediği" şeklinde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişiler Marka vekili ...ve Sektör bilirkişisi ...tarafından sunulan 12/07/2024 tarihli raporda; "Dava konusu ... başvuru numaralı görselini haiz “...” ibareli markanın SMK m.6/1 bağlamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğundan bahsedilemeyeceği" şeklinde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
KANAAT VE GEREKÇE
6769 sayılı SMK'nun 6.maddesinde "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." belirtilmiştir.
6769 sayılı SMK'nun 25.maddesinde "(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.(5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez.(6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.(7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar." belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacı adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın bulunduğunun, davalı adına tescilli ...numaralı "..." ibareli marka yönünden 6769 sayılı SMK'nun 6/1 ve 6/5 maddeleri kapsamında hükümsüzlük koşullarının bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, 6769 sayılı SMK'nun 6/5 maddesi kapsamında hükümsüzlük taleplerinin değerlendirilmesinde davacı tarafça bu davaya dayanak yapılan adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın tanınmış marka olduğunun somut ve yeterli delillerle ispat edilemediği, bu nedenle bu madde kapsamında hükümsüzlük şartlarının bulunmadığı, 6769 sayılı SMK'nun 6/1 maddesi kapsamında hükümsüzlük taleplerinin değerlendirilmesinde, davacı markasının başvuru ve tescil tarihinin hükümsüzlüğü istenilen davalı markasının başvuru ve tescil tarihinden daha önce olduğu, davacı markasının ... ve .... Sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden tescilli olduğu, davalı markasının 8.,10. Ve 35.sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden tescilli olduğu, davacı markası ile davalı markasının aynı sınıflarda tescilli olmadıkları, aynı sınıflarda tescilli olmasalar bile farklı sınıflarda tescilli olup benzer mal ve hizmetler yönünden 6/1 maddesi kapsamında hükümsüzlük talep edilebileceği, davacı markasının tescilli olduğu güzellik bakım hizmetleri ve tıbbi hizmetler ile bu hizmetlerde kullanılan davalı markasının tescilli olduğu ürünler yönünden benzerlik bulunduğu yönünde değerlendirme yapılabileceği ancak davacı ile davalı markalarının benzerlik yönünden karşılaştırılmasında davacı markası olan "shape me" ibaresi İngilizce olup Türkçe şekillendir beni anlamına geldiği, davacı markasının tescilli olduğu güzellik bakım hizmetleri ve tıbbi hizmetler yönünden bu ibarenin zayıf marka olduğu, ayırt edicilik gücü zayıf marka yönünden koruma kapsamı değerlendirilirken iltibas tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile dahi ortadan kaldırılabileceği, davacı markasının "..." ibaresinden oluştuğu, hükümsüzlüğü talep edilen davalı markasının ise davacı markasının ilk kelimesi olan shape ibaresinin başına e ve m harflerinin eklenerek emshape ibaresinden oluştuğu, davacının ayırt edicilik gücü zayıf bu marka karşısında bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere emshape ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunduğu, bu açıklanan nedenlerle 6769 sayılı SMK'nun 6/1 maddesi kapsamında da hükümsüzlük koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 427,60-TL harçtan daha önceden ödenen 179,90-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 247,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'e göre hesaplanan 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerine bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan; 185,60-TL vekalet harcı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde sarf edilmeyen gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, HMK'nın 341 ve 345 maddeleri gereğince, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2024
KATİP
¸E-İMZALIDIR
HAKİM
¸e-imzalıdır