T.C.
İSTANBUL
4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/146 ESAS
KARAR NO : 2024/196
DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli), Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Delillerin Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 31/01/2020
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli), Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Delillerin Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ( ... )'nın Alman kanunlarına göre kurulduğunu, müvekkilinin ülkemizdeki en eksi markasının...sınıftaki mallar üzerinde 27/08/1992 tarih ve ... sayı ile tescilli ... ... markası olduğunu, ... Sınıftaki mallar üzerinde ... tarih ve ... "..." , ....sınıftaki mallar üzerinde 21/12/1997 tarih ve ... sayılı "..." , ...sınıftaki mallar üzerinde ... tarih ve ... sayılı " ...", ...sınıftaki mallar ile ... Sınıftaki hizmetler üzerinde ... tarih ve ... sayılı "... ... " olarak kaydedildiğini, müvekkili şirketin ürünlerinin davalı ... Ltd. Şti. tarafından üretildiğini, yine aynı şekilde müvekkilin markalarına tecavüz ve haksız rekabet yaratan markayı taşıyan mütecaviz ürünlerin üretim ve pazarlamasını yaptığından haberdar olunduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu ve bu hususta soruşturma başlatıldığını, yürütülen soruşturmada ... 11. Sulh Ceza Hakimliğinin ... D. İş sayılı kararına binaen ...'ye ait adresinde baskın ve arama yapıldığını, ... ekipleri tarafından yapılan aramalarda ... markayı taşıyan 192 adet kemer, ... markalarını taşıyan 1.692 adet kemer ve 70 adet cüzdan, ...'ye ait ... markalarını taşıyan 2.000 adet kemer tespit edildiğini ve bu ürünlere el konulduğunu, el konulan ürünlerden soruşturmanın yürütülmesi amacıyla yeterli sayıda numune alındığını, bu numunelerin dışında kalanların ise ... Dairesi Başkanlığı ... Müdürlüğüne teslim edildiğini, yine müvekkili şirket tarafınca ... Cumhuriyet Başsavcılığına ... hakkında şikayette bulunduğunu ve akabinde ... soruşturma dosyası üzerinden soruşturma başlatıldığını, yürütülen bu soruşturmada ... 4. Sulh Ceza Hakimliğinin...D.İş sayılı kararına binaen ... adresinde arama yapıldığını, yapılan aramada müvekkile ait ... markalarını taşıyan 3.103 adet kemer tokası, 19.000 adet etiket, 531 adet kemer ve 1.940 adet aksesuara el konulduğunu, el konulan ürünlerden soruşturmanın yürütülmesi amacıyla yeterli sayıda numune alındığını, bu numunelerin dışında kalanların ise ... Başkanlığı ... Müdürlüğüne teslim edildiğini, davalı ...'nin yetkilisi ve ortağı olan ...'in Türk Patent nezdinde ... sayı ile tescilli Bosskan markasının bulunduğunu ve söz konusu markanın kullanılmadığını, davalıların ... markalarını aynı tipte markaların kapsamında bulunan ürünler üzerinde izinsiz kullandığını, müvekkili şirketin anılan markaları aleyhine marka tecavüzü yarattığını, davalılar tarafından müvekkili ve markaları aleyhine yaratılan marka tecavüzünün tüketicinin yanılmasını ve satın almak istediği markayı taşıyan mal kanısıyla başka mal satın almasına sebep olduğunu, tüketicinin markalar arasında fark olduğunu anlamasına rağmen markaların aynı kişiye ait olduğunu sanması ya da malları üreten işletmeler arasında idari ekonomik bir bağlantı bulunduğunu zannetmesine sebep olduğunu, tüketicilerin bir kısmının bile yanılma ihtimalinin varlığı iltibas için yeterli olacağını, davalıların bu fiillerinin tüketicilerin bilinirliğinden faydalanmak amacıyla gerçekleşmiş kötü niyetli kullanımlar olduğunu, davalıların davaya konu ürünlerinin ve ürün ambalajlarının müvekkili şirkete ait olduğunu, müvekkilin markalarına yaratılan marka tecavüzü haricinde haksız rekabete de sebebiyet verdiğini, davalıların fiillerinin müvekkili şirketi maddi ve manevi zarara uğrattığını, bu çerçevede müvekkilin hem marka tecavüzü hem de haksız rekabet hükümleri çerçevesinde maddi ve manevi tazminat talep etme hakkının mevcut olduğunu, davalıların müvekkilin markalarından haberdar olduğunu, bilerek ve isteyerek kasten hareket ettiğini, müvekkilin hem fiili zararlarının hem de yoksun kalınan kazancının hesaplanması gerektiğini, müvekkili aleyhine marka tecavüzü ve haksız rekabet yarattığını bu kullanımların en kısa sürede engellenmesinin önemli olduğunu, davalılar tarafından dava konusu ... markalarının mütecaviz kullanımlarının müvekkilin tescilli ve tanınmış markalarına iltibas suretiyle yaratılan marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun tespitini , karşı tarafa tebligat yapılmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davaya konu ürünlerin üretiminin , satış ve dağıtımının , ithal ve ihracının , yurt içinde satışa sunulmasının, bu markaların her türlü hizmet , tabela ,ambalaj , ilan , reklam, yayın , broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesi , basılı kağıt , online , fatura ve sair her türlü ticari evrak da dahil olmak üzere kullanımlarının önlenmesini, davalı ...'e ait ... sayılı tasarım tescilinin iptalini, markanın sicilden terkinini, HMK kapsamında "belirsiz alacak" niteliğinde olan talebimizdeki tazminat miktarının belirlenebilmesi için emsal araştırmasının yapılmasını, şimdilik 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat talep ettiklerini, marka hakkına tecavüz eden ve müvekkili aleyhine haksız rekabete sebebiyet veren davalı aleyhine verilen mahkememe kararının , masrafları davalıya ait olmak üzere, Türkiye çapında yayınlanan tirajı en yüksek 3 gazeteden herhangi birinde yayınlamasını, dava ile ilgili her türlü masraf ve yargılama giderinin , ürün imhası ile ilgili masraflar ve imha sürecine kadar olacak süreçte ortaya çıkacak her türlü masrafın davalıdan tahsilini dava ve talep ettiği anlaşılmıştır.
Asıl davada davalılar ... ve ... Ltd. Şti vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin deri işi ile uğraştığını, davacının davalının kendi markasını kullanmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, kendi ürettiği ürünleri pazarladığını, müvekkilin savcılık ifadesinde belirttiği üzere taklit olduğu değerlendirilen ürünleri kendisinin üretmediğini, uygun fiyatlı olması sebebiyle satın aldığını, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, davalı müvekkile ait olan Bosskan markası 15 yıldır kullandığı bir marka olduğunu, bu markanın tescilli bir marka olduğunu, tescile ait evrakları mahkemeye ibraz ettiklerini , müvekkili şahsın ve şirketin ihracat yaptığını, ihracatın bu markalar üzerinden gerçekleştiğini, davanın reddini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
Birleşen davada davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dava dosyasının aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış olması ve davalar arasında bağlantı bulunması sebebiyle birleştirilmesini, davalıların ... markalarını aynı tipte markaların kapsamında bulunan ürünler üzerinde izinsiz kullandığını, müvekkili şirketin anılan markaları aleyhine marka tecavüzü yarattığını, davalılar tarafından müvekkili ve markaları aleyhine yaratılan marka tecavüzünün tüketicinin yanılmasını ve satın almak istediği markayı taşıyan mal kanısıyla başka mal satın almasına sebep olduğunu, tüketicinin markalar arasında fark olduğunu anlamasına rağmen markaların aynı kişiye ait olduğunu sanması ya da malları üreten işletmeler arasında idari ekonomik bir bağlantı bulunduğunu zannetmesine sebep olduğunu, tüketicilerin bir kısmının bile yanılma ihtimalinin varlığı iltibas için yeterli olacağını, davalıların bu fiillerinin tüketicilerin bilinirliğinden faydalanmak amacıyla gerçekleşmiş kötü niyetli kullanımlar olduğunu, davalıların davaya konu ürünlerinin ve ürün ambalajlarının müvekkili şirkete ait olduğunu, müvekkilin markalarına yaratılan marka tecavüzü haricinde haksız rekabete de sebebiyet verdiğini, davalıların fiillerinin müvekkili şirketi maddi ve manevi zarara uğrattığını, bu çerçevede müvekkilin hem marka tecavüzü hem de haksız rekabet hükümleri çerçevesinde maddi ve manevi tazminat talep etme hakkının mevcut olduğunu, davalıların müvekkilin markalarından haberdar olduğunu, bilerek ve isteyerek kasten hareket ettiğini, müvekkilin hem fiili zararlarının hem de yoksun kalınan kazancının hesaplanması gerektiğini, müvekkili aleyhine marka tecavüzü ve haksız rekabet yarattığını bu kullanımların en kısa sürede engellenmesinin önemli olduğunu, davalılar tarafından dava konusu ... markalarının mütecaviz kullanımlarının müvekkilin tescilli ve tanınmış markalarına iltibas suretiyle yaratılan marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun tespitini yargılamanın bu mahkeme üzerinden devam etmesini, davalılar tarafından müvekkili aleyhine yaratılan marka tecavüzü ve haksız rekabet sebebiyle doğan maddi ve manevi zararın tanzimi için , HMK kapsamında belirsiz alacak niteliğinde olan tazminatın belirlenebilmesi için emsal araştırması yapılmasını, 100.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın , marka tecavüzü ve haksız rekabetin işlenmeye başlandığı tarihten itibaren , merkez bankasının Türk Lirasına uygulamış olduğu senelik en yüksek mevzuat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, dava ile ilgili her türlü masrafın ve yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasını dava ve talep ettiği anlaşılmıştır.
Birleşen davada davalı vekilinin dosyaya cevap dilekçesi ibraz etmediği görülmüştür.
Mahkememize sunulan 11/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının ilk olarak "..." ve "... " markalarını Türk Patent nezdinde ...sınıflarda tescil ettirdiği ve 27/03/2017 tarihinde yenilendiği, davacıya ait "..." markasının Türk Patent tarafından...sayı ile tanınmış marka olarak koruma altına alındığı, ayrıca "..." ve " ..." ibarelerini içeren çok sayıda başkaca markaların da davacı adına tescilli olduğu, dosyaya konu görsellerin karşılaştırılması neticesinde davacı tescilli markaları ile aynı mal ve hizmet sınıfına yönelik vasat düzeyde malzeme ve düşük işçilik kalitesi ile üretilmiş ürünlerde, "..." ve "..." markalarının davalı şirketler tarafından aynen veya çok benzer şekilde taklit olarak kullanıldığı, bilinçli tüketici nezdinde ayırt edilemeyecek derecede benzer nitelikte olduğu ve bilinçli tüketici nezdinde iltibasa yol açabileceği, davalının adreslerinde yapılan aramalarda el konulan ürünlerin çok miktarda olması ve ticarethanede bulunmaları sebebiyle ticari amaçla bulundurulduğu, davacının markalarını tescil ettirdiği , davalı vekilinin savunma dilekçesinde müvekkilinin taklit konusu ürünlerin kendisinin üretmediğini, uygun fiyatlı olması sebebiyle satın aldığını belirtmiş ise de taklit konusu markayı ticari amaçla elde bulundurmak da marka hakkına tecavüz oluşturması ve dava konusu ürünlerin de ticari amaçla bulundurduğu sabit olduğundan davalı savunmasının geçerli olmadığı, davacıya ait markaların davalı şirketler tarafından ticari amaçla bulundurulan çeşitli ürünlerde aynen veya çok benzer şekilde taklit olarak kullanıldığı , bu durumun marka hakkına tecavüz oluşturduğu, dava konusu taklit kullanımın tüketici gözünde davacı ile davalılar arasında ilişki var olduğu algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak karıştırma nedeniyle haksız rekabet oluşturacağı, dava konusu ... tescil nolu Bosskan BK şekil markasının kullanıldığının ispatlanmadığı bu nedenle kullanılmama sebebi ile iptaline karar verilebileceği yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Mahkememize sunulan 27/04/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; ... 11.Sulh Ceza Hakimliği'nin ... D.İş sayılı kararı gereğince davalı adresinde yapılan arama ve el koyma işlemi tutanağında iş yeri sahibinin ... olduğu , ... 11.Sulh Ceza Hakimliği'nin ... D.İş sayılı kararı gereğince aynı adres ...'da iş yeri sahibi olan ...olduğunu, İTO kayıtlarına göre de ...firması ortağı olduğu, davacı tarafın talep etmiş olduğu SMK 151/2-c fıkrasına göre maddi tazminat bedelinin 89.129,57 TL olabileceği, bu tutarın 54.478, 28 TL kısmının davalılardan ...'ye , 34.651,29 TL kısmının ise davalılardan ...'ye ait olabileceği yönünde görüş ve kanat bildirdiği görülmüştür.
Mahkememize sunulan 24/08/2023 tarihli bilirkişi 2. Ek raporda özetle; rayiç bedeller hususunda heyetin kanaatinde bir değişiklik olmadığı, kemer tokası ürününün yarı mamul kemer kayışı ile birleştirerek kemer olarak satılmasının ihtimal dahilinde olduğu, kemer tokası ile kemer olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatinde olması halinde ek raporda hesap edilmiş olan davacı tarafın talep etmiş olduğu SMK 151/2-c fıkrasına göre maddi tazminat bedelinin 145.956,05 TL olarak güncellenmesi gerekeceği , bu tutarın 111.304,76 TL kısmının davalılardan ...'ye , 34.651,29 TL kısmının ise davalılardan ...'ye ait olabileceği yönünde görüş ve kanat bildirdiği görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE :
6769 sayılı Kanunun 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır. Bunlar Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleridir.
İlgili Kanunun 7 inci maddesi; "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir.
6769 sayılı SMK'nun 149.maddesinde "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez.
6769 sayılı SMK'nun 150.maddesinde "(1) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür.(2) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebilir.(3) Hak sahibi, sınai mülkiyet hakkının ihlali iddiasına dayalı tazminat davası açmadan önce, delillerin tespiti ya da açılmış tazminat davasında uğramış olduğu zarar miktarının belirlenebilmesi için, sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgelerin, tazminat yükümlüsü tarafından mahkemeye sunulması konusunda karar verilmesini mahkemeden talep edebilir." belirtilmiştir.
6769 sayılı SMK'nun 151.maddesinde "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar.(2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir.(5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz" belirtilmiştir.
Haksız rekabete ilişkin olarak 6102 sayılı TTK'nun 55/4 maddesinde "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” belirtilmiştir.
6769 sayılı SMK'nun 9.maddesinde "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir.(2) Aşağıda belirtilen durumlar da birinci fıkra anlamında markayı kullanma kabul edilir:a) Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması.b) Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması.(3) Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilir." belirtilmiştir.
6769 sayılı SMK'nun 26.maddesinde "(1) Aşağıdaki hâllerde talep üzerine Kurum tarafından markanın iptaline karar verilir:a) 9 uncu maddenin birinci fıkrasında belirtilen hâllerin mevcut olması.b) Marka sahibinin fiillerinin veya gerekli önlemleri almamasının sonucu olarak markanın, tescilli olduğu mal veya hizmetler için yaygın bir ad hâline gelmesi.c) Marka sahibi tarafından veya marka sahibinin izniyle gerçekleştirilen kullanım sonucunda markanın, tescilli olduğu mal veya hizmetlerin özellikle niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı konusunda halkı yanıltması.ç) 32 nci maddeye aykırı kullanımın olması.(2) İlgili kişiler, Kurumdan markanın iptalini isteyebilir.(3) Marka iptal talepleri, talep tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı ileri sürülür.(4) Markanın, beş yıllık sürenin dolması ile iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarih arasında tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından ciddi biçimde kullanılmış olması hâlinde, birinci fıkranın (a) bendine ilişkin iptal talepleri reddedilir. İptal talebinde bulunulacağı düşünülerek kullanım gerçekleşmişse talebin Kuruma sunulmasından önceki üç ay içinde gerçekleşen kullanım dikkate alınmaz.(5) İptal hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi iptale karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde iptal kararı verilemez.(6) İptal incelemesi sırasında hak sahibinin değişmesi hâlinde, sicilde hak sahibi olarak görünen kişiye karşı işlemlere devam edilir.(7) İptal talepleri, iptali istenen markanın sahibine tebliğ edilir. Marka sahibi bir ay içinde talebe ilişkin delillerini ve cevaplarını Kuruma sunar. Söz konusu bir aylık süre içinde talep edilmesi hâlinde Kurum bir aya kadar ek süre verir. Kurum gerekli gördüğü takdirde ek bilgi ve belge sunulmasını isteyebilir. Kurum, iddia ve savunmalar ile sunulan deliller çerçevesinde dosya üzerinden kararını verir." belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, ... numaralı " ..." ibareli, ... numaralı "..." ibareli, ... numaralı "... ..." ibareli, ... numaralı "... ..." ibareli markaların davacı adına tescilli olduğu, davacı tarafça açılan asıl davada davalılar tarafından davacı adına tescilli markalar yönünden tecavüz oluşturan kullanımlarının bulunduğu beyan edilerek asıl davanın açıldığı, dava açılmadan davacı tarafça marka hakkına tecavüz iddiaları yönünden ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı ve ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyalarında davalılar hakkında şikayetçi olunduğu, bu soruşturma dosyaları ile soruşturma dosyalarında düzenlenen iddianameler kapsamında açılan ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında açılan ceza dava dosyasının birer suretlerinin dosyamız içerisine alındığı, soruşturma dosyalarında Sulh Ceza Mahkemelerinden alınan arama ve elkoyma kararı kapsamında davalılara ait olduğu tespit edilen iş yerlerinde ... ve ... ibareli kemer, kemer tokası ve cüzdan ürünlerinin bulunduğunun tespit edildiği, yukarıda belirtildiği üzere davacı markalarının ... ve ... ibarelerinden oluştuğu, davalılara ait iş yerlerinde tespit edilen bu ürünlerde davacı markalarının aynısının kullanıldığı, davalılar tarafından bu ürünlerin tecavüz oluşturmayacak şekilde elde edildiğinin somut ve yeterli delillerle ispat edilemediği, davacı markalarının davalıların iş yerlerinde tespit edilen bu ürünlerde tescilli olduğu tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalıların kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağı, marka hakkına tecavüz oluşturan davalıların bu kullanımlarının yine yukarıda belirtilen 6102 sayılı TTK'nun 55/1-a-4 maddesi uyarınca haksız rekabet de oluşturacağı, TMK'nun 50/3 maddesinde tüzel kişilerin organlarının kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumlu olduklarının düzenlendiği, davalı şirketlerden ... Ltd. Şti yönünden Ticaret Sicil kayıtları incelendiğinde davalı ...'in davalı şirketin yöneticisi ve yetkilisi olduğu, TMK'nun 50/3 maddesi kapsamında bu davalının da marka hakkına tecavüz oluşturan kullanımlardan ve tazminat taleplerinden sorumlu olacağı, mahkememiz bu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilen ... 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dava dosyasında asıl dava davacısı tarafından asıl dava davalılarına karşı asıl davadaki tecavüz iddiaları kapsamında davalılar hakkında maddi ve manevi tazminat talepli dava açıldığı, maddi tazminat talebi yönünden davacı tarafça 6769 sayılı SMK'nun yukarıda belirtilen yasal düzenlemeleri kapsamında tazminat talebinde bulunabilineceği, davacı tarafça 6769 sayılı SMK'nun 151/2-c maddesi "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli" kapsamında maddi tazminat talebinde bulunulduğu,, taraflarca emsal lisans sözleşmesi sunulmadığı, emsal araştırması için İstanbul Ticaret Odasına yazılan müzekkere cevabında emsal sözleşmenin bulunmadığının belirtildiği, talep edilebilecek tazminat miktarının tespit edilebilmesi bilirkişilerden rapor alındığı, bilirkişilerce soruşturma dosyalarında tespit edilen ürünlerin bedellerinin tespit edilerek bu bedeller üzerinden talep edilebilecek lisans bedelinin tespit edildiği, bilirkişilerce bu şekilde hazırlanan 24/08/2023 tarihli bilirkişi raporunun mahkememizce denetime elverişli ve uygun bulunduğu, bu raporda davacının davalı ... Ltd. Şti.'den 111.304,76.-TL, diğer davalı ... Ltdi Şti'den 34.651,29-TL tazminat talep edebileceğinin tespit edildiği, davacı tarafça talep arttırım dilekçesi ile davalı ...'den 10.000 TL, davalı ... Ltd. Şti.'den 170.000 TL, diğer davalı ... Ltdi Şti'den 70.000 TL maddi tazminat talep edilmiş olmakla 24/08/2023 tarihli rapor doğrultusunda maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, manevi tazminat talepleri yönünden marka hakkına yapılan tecavüzün niteliği, davacının manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp durumu, manevi tazminatın amaç ve içeriğine, hak, nesafet ve adalet ilkesine keza manevi tazminatın, maddi bir zenginleşme talebinden çok manevi tatmine yönelik bir talep olması, dolayısıyla somut olaya göre davalıların davacının markasını, marka hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde izinsiz olarak kullandığı ,dolayısıyla eylemlerinde kusurlu oldukları bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacı lehine davalı davalı ... Ltd. Şti. Ve ... yönünden 45.000 TL, diğer davalı ... Ltdi Şti yönünden 30.000 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı, davalı ... yönünden 10.000 TL manevi tazminat talep edildiğinden taleple bağlılık ilkesi gereği bu miktar kadarından sorumlu tutulması gerektiği, asıl davadaki markanın iptali talepleri yönünden TPMK'dan gelen kayıtlar incelendiğinde 27/02/2002 başvuru, 21/05/2003 tescil tarihli ...numaralı "..." ibareli markanın davalılardan ... adına tescilli olduğu, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davalıya ait yukarıda belirtilen markanın tescil edildiği tarihten itibaren tescil edildiği gibi ciddi olarak kullanılmadığı beyan edilerek 6769 sayılı SMK'nun 9.ve 26.maddeleri kapsamında markanın iptalinin talep edildiği, 6769 sayılı SMK'nun 9/1 maddesinde tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceğinin düzenlendiği, davalıya ait markanın tescil tarihinin 21/05/2003 tarihi olduğu, davanın açıldığı tarih itibariyle tescil tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin geçtiği, bu nedenle davacının süre yönünden bu davayı açabileceği, markanın SMK'nun 9.maddesinde belirtildiği şekilde kullanıldığının ispat yükünün davalıda olduğu, davalı tarafça iptali istenen markanın kanun maddesinde belirtilen şekilde kullanıldığına ilişkin somut ve yeterli delil sunulmadığı tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde ispat yükü üzerinde bulunan davalı tarafça davaya konu markanın SMK 9.maddesi kapsamında belirtildiği şekilde kullanıldığının ispat edilemediği anlaşıldığından markanın iptali talebi yönünden de davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Asıl Dava Yönünden;
1-Davalıların davaya konu tespit edilen "..." ve "..." ibareli kullanımlarının davacıya ait marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,
2-Davacı adına tescilli markalarda bulunan "..." ve "..." ibarelerinin davalılar tarafından kullanıldığı her türlü mal ve ürün, hizmet, tabela, ambalaj, ilan, reklam, yayın, broşür, afiş, kartvizit ve her türlü tanıtım malzemesi, basılı kağıt, fatura ve sair her türlü ticari evrak üzerinde kullanımı da dâhil olmak üzere tüm kullanımlarının önlenmesine, bu ibareleri içeren ürün, ilan, tabela, reklam, broşür, afiş, kartvizit ve sair her türlü tanıtım malzemesine; basılı kâğıt, fatura ve sair her türlü ticari evraka ve bu şekilde bastırılmış olan materyallere el konulmasına, el konulan ürün ve malzemelerin hüküm kesinleştikten sonra imhasına ,
3-Davalı ... adına TPMK nezdinde tescilli ... numaralı markanın kullanmama nedeniyle iptali ile sicilden terkinine,
4-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masraf davalıya ait olmak üzere bir kez ilanına,
5- Asıl dava yönünden Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 427,60-TL harcın dava açıldığı tarihte peşin yatırılan 1.707,75 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 1.280,15 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine
Birleşen Dava Yönünden;
6-Davalılar ... ve ... Ltd. Şti. Yönünden 111.304,76.-TL maddi tazminatın 18/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ( davalı ... yönünden tazminat tutarından 10.000 TL miktar ile sorumlu olmak kaydıyla) davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
7-Davalı ... Ltdi Şti Yönünden 34.651,29-TL maddi tazminatın 18/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... Ltdi Şti'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
8-Davalılar ... ve ... Ltd. Şti. Yönünden 45.000-TL manevi tazminatın 18/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ( davalı ... yönünden tazminat tutarından 10.000 TL miktar ile sorumlu olmak kaydıyla) davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine.
9-Davalı ... Ltdi Şti Yönünden 30.000 -TL manevi tazminatın 18/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine,
10-Birleşen dava yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 15.093,51-TL karar harcından peşin yatırılan 80,70 TL ve 4.188,38 TL tamamlama harcından mahsubu ile kalan 10.824,43-TL bakiye karar harcının davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına(... Ltdi Şti'nin 3.167,21-TL, ... Ltd. Şti.'nin 6.677,44-TL, ...'in 979,78-TL miktar ile sorumlu olmak kaydıyla)
11-Asıl dava yönünden kabul edilen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet talepleri yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
12-Asıl dava yönünden kabul edilen markanın iptali talebi yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
13-Birleşen davada kabul edilen maddi tazminat talebine ilişkin olarak davalılar ... ve ... Ltd. Şti. Yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'den alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine(davalı ...'in 10.000,00-TL miktar ile sorumlu olmak kaydıyla),
14-Birleşen davada kabul edilen maddi tazminat talebine ilişkin olarak davalı ... Ltdi Şti Yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan 34.651,29,00-TL vekalet ücretinin davalı ... Ltdi Şti den alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
15-Birleşen davada kabul edilen manevi tazminat talebine ilişkin olarak davalılar ... ve ... Ltd. Şti. Yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'den alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine(davalı ...'in 10.000,00-TL miktar ile sorumlu olmak kaydıyla),
16-Birleşen davada kabul edilen manevi tazminat talebine ilişkin olarak davalı ... Ltdi Şti Yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... Ltdi Şti den alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine
17-Birleşen davada reddedilen maddi tazminat miktarına ilişkin olarak davalı ... Ltd. Şti. Yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına hesap olunan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ... Ltd. Şti'ye verilmesine
18-Birleşen davada reddedilen manevi tazminat miktarına ilişkin olarak davalı ... Ltd. Şti. Yönünden Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına hesap olunan 15.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ... Ltd. Şti'ye verilmesine
19-Asıl ve Birleşen dava yönünden davacı tarafından yapılan 1.007,25-TL posta masrafı, 2.550,00-TL 3 adet bilirkişi ücreti, 135,10-TL başvurma harcı, 508,30-TL peşin harç, 4.188,68-TL tamamlama harcı, 224,30-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 8.613,63-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesap olunan 7.555,02 TL olmak üzere yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
20-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
21-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
22-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davanın kabul oranına göre hesaplanan 831,60 TL 'nin davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına,
23-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davanın kabul oranına göre hesaplanan 488,4 TL 'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/12/2024
KATİP ...
¸e-imzalıdır
HAKİM ...
¸e-imzalıdır