T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/313 Esas
KARAR NO : 2025/594
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 17/09/2014
KARAR TARİHİ : 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile, Müvekkili ...'nın, ... hissedarı olduğunu, müvekkilin 600.000.000-TL değerinde hamiline yazılı hisse senedi, henüz kendisine tevdi edilmeyen hisse senetleri ile arttırılan sermayeden hisse senedi basılmamış olan çıplak payı bulunduğunu, davalı şirketin genel kurul toplantısı çağrı merasimlerine uymayarak müvekkilinin şirketin karar alma mekanizmasının dışına itmeye çalışıldığını, müvekkilin haricen ticaret sicil gazetesinden öğrendiği toplantılara dahi girişini fiilen engelleyerek objektif iyi niyet kurallarına aykırı kararlar alındığını, şirketin hakim hissedarı müteveffa ...'nın vefatından sonra hukuka aykırı şekilde şirket hisselerini üzerine tescil ettirip sermaye arttırımı kararıyla kendisini şirketin hakim hissedarı haline getiren ... tarafından 2004 yılından itibaren müvekkilinin hissedarı olduğu şirketin yönetim ve denetim mekanizmasından uzakta tutulduğunu, şirkete girişi ve şirketin mali durumunu denetlemesinin engellendiğini, kar dağıtım kararı alınmadığını, davalı şirketin 24.03.1986 tarihli olağan genel kurul kararıyla hamiline yazılı hisse senedi bastırıldığını; bu tarihte basılan tüm hisse senetlerinin müvekkilinin elinde bulunduğunu; o tarihten 04.03.2004 tarihine kadar muhtelif tarihlerde sermaye artırımı yapıldığını fakat hisse senedi bastırılmadığını; davalı şirketin 0403.2004 tarihli yönetim kurulu kararına göre 9.000.000.000.000 eski TL'na tekabül eden sermaye karşılığı hisse senedi bastırılmasına karar verildiği; bu kararın nasıl alındığının bilinmediği; müvekkilinin defalarca genel kurul toplantılarına katılmak istemesine rağmen bu toplantılara alınmadığını; velhasıl basıldığı iddia edilen senetlerin müvekkiline teslim edilmediğini; bu sebeple müvekkilinin davalı nezdindeki payının halen çıplak pay niteliğinde olduğunu; müvekkilinin davalı nezdinde çıplak paya sahip olması nedeniyle kendisine gönderilmesi gereken taahhütlü mektupla toplantı gününün bildirilmediğini; dava konusu genel kurulda alınan 3, 4, ve S no.lu kararlarda yönetim kurulu üyeleri, kendileri, eş ve çocukları oy kullandığından TTK m. 374'ün ihlal edildiğini; yönetim kuruluna 3 üye seçilmesinin esas sözleşmenin 10. Maddesine aykırı olduğunu iddia ederek 02.11.2010 tarihli genel kurulda alınan tüm kararların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile, davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, davacının dava hakkı bulunmadığını, TTK'nun 360. Maddesinin emredici hükmüne göre pay senetleri hamiline yazılı şirketlerde, pay sahipleri genel kurula katılabilmeleri için pay senetlerini veya bunlara mutasarrıf olduklarını gösteren belgeleri toplantı gününden bir hafta önce şirkete tevdi etmesi gerektiğini, bu zorunluluğa uymayan pay sahiplerinin genel kurula katılamayacağını ve oy kullanamayacaklarını, bunun sonucu olarak genel kurul kararlarının iptali için dava açamayacaklarını, bu hususun dava şartı olduğunu, genel kurul toplantısı ve alınan kararların tamamen hukuka uygun olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı ... tarafından ... 3. ASliye Hukuk Mahkemesinde, davalı seher akıncı ve ... aleyhine şirket hisse devir işleminin tespiti ve iptaline ilişkin dava açıldığı, bu davada yapılacak yargılama sonunda; davacının davalı ... a.ş de hissedar olup olmadığı, hisselerin hamiline yazılı olup olmadığının tespiti yapılacağından ve bu tespit mahkememizde ki yargılamada etkili olacağından ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas,... Karar (Eski no: 2014/1 esas, 2014/270 karar sayılı) sayılı dosyası bekletici mesele yapılmıştır.
... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...esas, ...karar sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda, 14/12/2018 tarihinde, ".. davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan şirket hisse devir işleminin tespiti ve tescili davasında mahkememizin...esas, ... karar sayılı 10/07/2014 günlü ilamı ile ''Davacı vekilinin davalı ...yönünden ıslah edilmiş davasının husumet yönünden reddine, davacı vekilinin davalı ...hakkındaki ıslah edilmiş davasının reddine," karar verilmiş, davacı vekilinin istemi üzerine dosya temyiz edilmiş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın ...esas, ... karar sayılı 20/04/2017 günlü ilamı ile "Davanın, anonim şirket hisse devir işleminin iptali istemine ilişkin olduğunu, davalı tarafın dayandığı, davacı tarafça kabul edilmeyen ve aslı dosyaya ibraz edilmeyen fotokopi hisse devir sözleşmesinin aslı dosyaya ibraz edilmediği sürece geçerli olduğu ve hisse devrini sağladığı kabul edilemeyeceğini, ayrıca, anonim şirket hisse senetlerinin hamiline yazılı olması halinde, bu senetler salt zilyetliğin devri yoluyla devredildiği için hisse senetlerini elinde bulundurmaması durumunda yine iddia eden kişinin hisse sahibi olduğunu kabul etme olanağı olmadığını, dosya kapsamında dava konusu şirketin hisse senetlerinin hamiline yazılı olduğu anlaşılmakta ve bu husus tarafların da kabulünde olduğunu, geçerli bir hisse devir sözleşmesinin aslının sunulmaması karşısında taraf mirasçılardan hangisinin elinde olursa olsun hamiline yazılı hisse senetleri tereke adına mirasçı sıfatıyla zilyet olduğunu ortaya koymakta olduğunu, bu durum karşısında hisse senetlerini elinde bulundurması mirasçıya hisse senedinin mülkiyetini kazandırmayacağından mahkemece tüm bu hususlara göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemizin onama ilamının kaldırılarak, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 17.11.2015 tarih, ... Esas-...Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın davacı yararına BOZULMASINA," karar vermekle mahkememizce yapılan yargılamasında davacı vekilinin bozmaya uyulmasını davalı vekili eski kararda direnilmesini talep etmiş, mahkememizce Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Davalı ...vekiline hisse devir sözleşmesinin aslını dosyaya sunması için kesin süre verilmiş, 22/09/2003 tarihli hisse devir sözleşmesinin aslı dosyaya sunulmuş, mahkeme kasasına alınmıştır.
Yapılan yargılamada, toplanan kanıtlardan, bilirkişi raporları, Yargıtay Bozma İlamı ve tüm dosya içeriğine göre; ... Şirketi'nin dosyamıza gelen yazı yanıtlarına göre hisse senetlerinin hamiline yazılı olduğu, Yargıtay Bozma İlamından ve bozmaya uyulduktan sonra davalı ...vekili tarafından dosyaya sunulan hisse devir sözleşmesinin aslında, hisse senetlerinin devralan ...'ya teslim edildiğinin belirtildiği, geçerli bir biçimde pay sahipliğinin kazanılması için söz konusu hisse senetlerinin zilyetliğinin devralınmış olması gerektiğinden bu nedenle de dava konusu hisse devir isteminin iptalini gerektirir bir husus bulunmadığından davacı vekilinin davalı ...yönünden ıslah edilmiş davasının husumet yönünden reddine, davacı vekilinin davalı ... hakkındaki ıslah edilmiş davasının reddine karar vermek gerekmiştir. .." şeklinde hüküm oluşturulmuş, ... 3. Asliye hukuk mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk dairesinin 11/07/2023 tarihli , ... esas, ... sayılı kararı ile onanarak 11/07/2023 tarihinde kesinleşmiştir.
Mahkememizin 19/09/2024 tarihli celse ara kararı gereği, tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları ve ... 3. Asliye hukuk mahkemesinin kesinleşmiş mahkeme ilamı değerlendirilmek sureti ile, davalı şirketin, 02/11/2010 tarihli Genel kurul toplantısında alınan kararların, hükümsüz olup olmadığının tespiti açısından rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 04/06/2025 havale tarihli raporunda, dava konusu 02.11.2010 tarihli genel kurul toplantısından bir hafta önce hamiline yazılı senetlerini tevdi ederek toplantıya katılmaya hak kazandığını ispatlayamayan ve dava konusu genel kurula katılmayan davacının, huzurdaki davayı açmakta aktif husumet ehliyetine sahip olmadığı kanaatine varıldığını bildirdikleri görüldü.
Tüm dosya kapsamının ve delillerinin değerlendirilmesi sonucunda, ... 3. Asliye hukuk mahkemesinin .... esas,... karar sayılı kesinleşmiş mahkeme ilamına göre, ...A.Ş.'nin hisse senetlerinin hamiline yazılı olduğu, bu hususun taraflarında kabulünde olduğunun davalı şirkette senede bağlanmamış pay bulunmadığının davalı şirketin paylarının tamamının hamiline yazılı pay senedine bağlandığının kesin olarak tespit edildiği, E. TTK 360/3 uyarınca, davalı şirketin ticaret sicil gazetesinde ilan edilen toplantı davetinin yanı sıra sadece pay senedini şirkete tevdi edip ikametgahını bildiren pay sahiplerine iadeli taahhütlü mektup ile toplantı davetini göndermesi gerektiği, toplantıya katılmak isteyenlerinde hamiline yazılı pay senetlerini veya bunlara sahip olduklarını gösteren vesikaları toplantıdan 1 hafta önce davalı şirkete tevdi etmeleri gerektiği, davacının dava konusu edilen genel kurul toplantısı tarihinde davalı şirkette pay sahibi olduğunu ispata yarayan herhangi bir belgeyi ibraz etmediği, E. TTK 'nun 381 maddesi uyarınca, toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak, keyfiyete zapta geçirten pay sahiplerinin genel kurul kararlarının iptali için dava hakkına sahip oldukları davacının genel kurul tarihinden bir hafta önce hamiline yazılı senetlerini tevdi ederek toplantıya katılmaya hak kazandığını ispatlayamadığı hüküm vermeye elverişli denetime açık 04/06/2025 tarihli bilirkişi raporundan anlaşıldığından, davanın aktif husumetten reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın aktif husumet nedeniyle reddine,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 18,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 597,00-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerine bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama masrafı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 25/09/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır