T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/725 Esas
KARAR NO : 2026/621
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 17/09/2014
KARAR TARİHİ : 07/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkili ... 'ın 1983 yılından beri eczası olarak görev yaptığını, ...adresinde bulunan ... 'nin müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin 2004 yılından itibaren, ... de öğrenci olan kızının hala devam eden ve refakatçi gerektiren ciddi sağlık sorunları nedeniyle Eczane ile ilgilenemez hale geldiğini, bu nedenle 2004 yılı Mart ayından itibaren eczane işletmesi ile ... isimli kişinin ilgilendiğini, 2006 yılı Ekim ve Kasım aylarında ... 'nin yazar kasa için gerekli olduğunu söyleyerek ısrarla davacı müvekkilinden genel vekaletname istediğini, bu konularda tedbirli ve hassas olan müvekkilinin böyle bir vekaletname veremeyeceğini söyleyerek ısrarlarından şüphelenip 2007 Haziranda işi bırakmasını istediğini, müvekkilinin ... 'ye hiçbir şekilde vekalet vermediğini, hiçbir bankadan kendisi ve eczane adına çek hesabı açılması ve eczane adına kredi verilmesi talebinde bulunmadığını, bu konuda herhangi bir yetki vermediğini, müvekkilinin eczanenin işleri için ... Şubesi, ... Bankası ... Şubesi, ... (... Banka) - ... Şubesinde hesap açtığını, sözleşmelerini de kendisinin imzaladığını, bu bankalardan da çek ve kredi talebinde bulunmadığını ve hiç kimseye vekaletname vermediğini, bu çerçevede müvekkilinin ... Şubesinde hiç bir hesap açmadığını, çek karnesi ve kredi talep etmediğini, hiç bir çek imzalamadığını, bu konularda hiç kimseye vekaletname vermediğini ve yetki vermediğini, bu bankaya hiç gitmediğini, hiç bir işinin de olmadığını, 02.02.2007 tarihinde kızının okulunun ara yılı tatiline girmesinden yararlanarak ... 'dan İstanbul 'a döndüğünde müvekkilinin evine ... A.Ş. yetkilileri olduğunu söyleyen dört kişinin geldiğini, bu kişilerin ... 'ne mal verdiklerini ve toplam 310.951.TL değerinde ... Şubesinde açılmış çek hesabından verilmiş ... ne ait çek olduğunu belirttiklerini, bu sahte hesaptan verilmiş sahte çekleri gördüğünde müvekkilinin gözlerine inanamadığını ve büyük bir şok yaşadığını, bu andan itibaren de hayatının altüst olduğunu, Avukatının 06.02.2007 tarihinde ... Şubesi 'ne gittiğini ve Şube Müdürü ... ile görüştüğünü, davalı Şube Müdürü ... 'in, Müvekkili ... 'ı hiç tanımadığını, ... 'yi tanıdığını ve ... 'nin elinde çok geniş kapsamlı bir vekaletname olduğunu, bu vekalete istinaden çek hesabı açıp çek karneleri verildiğini söylediğini ancak talep etmelerine rağmen bu vekaletnameyi gösteremediğini, çünkü böyle bir vekaletnamenin olmadığını, davalı müdürün vekaletname olmadığını bildiği halde olmadığını gizlemeye çalışmasının, varmış gibi yanıltıcı bilgi vermesinin açtığı hesabın sahteliğini bildiğini ve ... ile birlikte hareket ettiğini gösterdiğini, bankaya noter kanalıyla ihtarname gönderilerek belgeler ve varsa çek hesabı açılmasına dayanak oluşturacak belgelerin istenildiğini ancak kendilerinin oyalandığını sonunda sahte olarak düzenlenmiş bankadaki belgelerin fotokopisinin alınabildiğini, Bankanın Teftiş Kuruluna, Banka Müdürü Davalı ... hakkında şikayette bulunulduğunu, müfettişçe hazırlanan raporda ...-... adına 85 adet çek bastırılıp, 60 adedinin, ... 'ye verilmek üzere (sahte talimat mektuplarına istinaden) ... 'a teslim edildiği, olaylar ortaya çıkınca 25 adet çekin Bankaca teslim edilmeden imha edildiği, bu çeklerden 15 adedinin karşılıksız çıkıp, karşılıksız çeklerin toplam keşide tutarının 525.075,65 TL olduğu, hesaba ilişkin Kredi Genel Sözleşmesi ve Çek Taahhütnamesindeki imzaların Şube yetkilileri huzurunda alınmadığı, bu belgelerin imzalatılmak üzere ... 'ye verildiği, çek karnelerinin ... 'a teslimine ilişkin talimat mektuplarındaki imzanın ... 'a ait olup olmadığı konusunda gerekli telefon teyidinin yapılmayarak kontrolünün sağlanmadığı, ... 'a ait gibi görünen tüm imzaların ... tarafından atıldığı kanaatine varıldığı, ... ... adına 12.06.2006 tarihinde ... no.lu bankomat hesabı açıldığı, 10.000 YTL limit tahsis edildiği, söz konusu hesabın dönem faizlerinin ödenmemesi nedeniyle temerrüde düşüldüğü ve hesapta bulunan 10,497,17 YTL. Riskin 30.04.2007 tarihinde takip hesabına aktarıldığı, ...-... adına düzenlenen Kredi Genel Sözleşmesine ... ve ... 'ın kefaletleri alınarak 29.09.2006 tarihinde 25.000 YTL, 26.10.2006 tarihinde 20.000 YTL olmak üzere toplam 45.000 YTL kredi kullandırıldığı, bu kredilerin dönem faizlerinin ödenmemesi nedeniyle temerrüde düştüğü, toplam 45.046,08 YTL riskin 30.04.2007 tarihinde takip hesaplarına aktarıldığı, Bireysel Ürün ve Hizmet Paketi Sözleşmesi ve Kredi Genel Sözleşmesindeki müşteriye ait imzaların şube müdürü huzurunda alınmadığı, imzalatılmak üzere ... 'ye teslim edildiği, kredi kullandırılmasına ilişkin yazılı talimatlar ile spot kredilere ilişkin imzalanan taahhütnamenin üzerindeki imzaların ... 'a ait olduğuna dair gerekli telefon teyidinin yapılmayarak kontrolün sağlanmadığı, bu belgelerdeki ... 'a ait gibi görünen tüm imzaların ... tarafından atıldığı kanaatine varıldığı, ... 'ın şubeye gelerek şikayetçi olmasından sonra, kredi borçları için ... ile görüşüldüğü, toplam 55.543,25 YTL kredi borcunun ... 'nin tanıdıkları olan ..., ..., ... isimli şahıslar adına adına açılan 3 adette toplam 75.000 YTL bireysel kredilere tasfiye edildiği şeklindeki usulsüz ve bankacılık mevzuatına aykırı aynı zamanda sahtecilik ve dolandırıcılık suçu teşkil eden işlemlerin tespit edildiğini, müfettiş raporunda Banka Müdürü ... 'in tüm bu kusurlu eylemleri nedeniyle "işten çıkarma cezası" ile cezalandırılması gerektiğini belirttikten sonra, hafifletici nedenlerle cezayı "kınama" ya çevirdiğini, davalı banka müdürünün tamamen usulsüz ve suç teşkil eden eylemleri sonucu müvekkili adına sahte çek hesabı açılarak piyasaya çok sayıda sahte çek verildiğini, hem müvekkilinin hem de çek hamillerinin dolandırıldığını ayrıca müvekkilinin itibarının sarsıldığını, 15 adet karşılıksız çıkan sahte çekler nedeniyle müvekkili hakkında ihtiyati haciz kararları alınarak çok sayıda icra takibinin yapıldığını, tüm bu olayların müvekkilinin aile hayatını derinden etkilediğini ve 27 yıllık eşinden boşanmasına neden olduğunu, tüm bu olayların müvekkilini sosyal itibarını, onur ve saygınlığını zedelediğini, yaşanılan bu olaylardan dolayı müvekkilinin duyduğu derin elem ve üzüntülerin yaşam düzeninin ve ruh sağlığının bozulmasına sebep olduğunu, davalı Bankanın Borçlar Kanununun 100. Maddesi gereğince davacı müvekkiline verdikleri zararlardan adam çalıştıran sıfatı ile sorumlu olduğunu bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalıların haksız ve suç teşkil eden kusurlu eylemleri sonucu doğan; 20.000.-TL maddi tazminatın ödeme tarihlerinden itibaren ticari faizi ile birlikte, 50.000.-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 22.11.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan ortaklaşa ve zincirleme olarak alınarak Müvekkiline verilmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalılardan ortaklaşa ve zincirleme olarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... T.A.O. Genel Müdürlüğü ve ... vekili sunduğu cevap dilekçesinde; Davanın zamanışımı süresi geçtikten sonra açıldığını bu sebepten reddinin gerektiğini, yetki ve husumet itirazlarının bulunduğunu, ... 'nin ve ... 'ın dahili davalı olarak davaya dahil edilmesi gerektiğini, ... sahibi ... 'ın 2004 yılı Mart ayında sahibi olduğu Eczanesinin çalıştırılması, işletilmesi ve gelir elde edilmesi amacıyla dahili davalı olmasını talep ettikleri dava dışı ... ile Protokol imzaladığı, bu protokol gereği eczanesini adı geçen şahsa teslim ederek gelir elde ettiğini müvekkil bankaya hitaben verilen 23.05.2007 tarihli dilekçesi ile beyan ettiğini, ... 'ın dilekçesinde Bağkur, Emekli Sandığı ve SSK 'na kesilen fatura bedellerinin yatırılması için Vakıfbank, ... Bankası ve ... 'da hesaplar açtığını, bu hesapların İnternet bankacılığı ve pos makinesi ile ilgili sözleşmeleri bizzat kendisinin imzaladığını ve ilgili işleri yürütebilmesi için güven ilişkisi çerçevesinde Bankamatik ve İnternet Şifrelerini ... 'ye verdiğini ikrar ettiğini, ... 'ın bu fiili ile ... 'ye eczanesinin tek işleticisi üçüncü şahıslara karşı mümessili, bütün hesapların İnternet ve Atm şifrelerini ve hatta Pos makinesi şifresini dahi bilen ve kullanan işletmenin bütün aktif ve pasifi ile sevk ve idaresi için tek yetkili kıldığını, 2004 yılından olayların patlak verdiği 2007 yılına kadar işlerin bu şekilde yürütüldüğünü, ne zaman ki ... 'nin ecza depolarından ... adına aldığı sattığı ilaç ve diğer malzemelerin bedellerini ödemede sıkıntıya düştüğünü ve sosyal güvenlik kurumları tarafından eczaneler hakkında tahkikatlar yapılmış ise davacının ortaya çıktığını ve kendisinin bu şahsı ve yaptıklarını kabul etmediğini, mağdur olduğunu belirterek huzurdaki davayı açtığını, davacı ... 'ın tam yetki ile donattığı ticari mümessili ve tam temsile yetkili vekili olan ... 'nin yaptığı bütün işlemlerden Borçlar yasası ve Ticaret Kanunun Hükümleri gereği somlu olduğunu, Davacı ... 'ın sadece kendisinin kullanımına verilen Bankamatik, İnternet ve Pos Makinesi şifrelerini ... 'ye verilmesi ve kullanımına bırakması sebebi ile kendi kusur ve hileli davranışlarından ve gereken dikkat ve özen ile basiretten yoksun bu davranışlarından dolayı Medeni Kanun, Borçlar Kanunun, Ticaret Kanunu ve Bankalar Yasası hükümlerine göre kusurlu olup sorumlu olduğunu, bu nedenlerle müvekkil bankaya karşı açtığı davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu bu sebeplerle reddinin gerektiğini, davacı ... 'ın yasal düzenlemeye aykırı olarak özel uzmanlık gerektiren Eczacılık Mesleğine has işetmeyi salık sebepleri ile işletemeyecek durumda olmasına rağmen yasanın amir hükmüne aykırı olarak kanuna karşı hile yaparak ... 'ye teslim ettiğini işletmeye devam ettiğini ve usulsüz bu devir ve teslim ile işletilme işlemlerinden dolayı bir çok kişinin mağdur olmasına sebep olduğunu, kendi kusur ve hileli davranışından dolayı kendisinin sorumlu olduğunu ve müvekkil bankaya karşı açtığı davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu bu sebeple reddinin gerektiğini, ... - ... adına 12.05.2006 tarihinde düzenlenen çek sipariş formu ile çek karnesi talebince 10 yapraklı çek karnesi talimatla eczane çalışanı ... 'a teslim edildiği ve kullanıldığını, ... 'ın eczanenin çalışanı ve davacının işçisi olduğunu, bu çeklerin büyük bir kısmının ödendiğini, bir kısmının iade edildiğini, bir kısmının ise karşılıksız işlemi gördüğünü, davacı ... 'ın kendi çalışanları ve ticari mümessilleri ile tam yetkili vekilleri tarafından yapılan işlemlerden dolayı mağdur olduğunu ileri sürerek Bankaya karşı dava açamayacağını, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddinin gerektiğini bildirerek evvelemirde zamanaşımı, yetki, husumet, bekletici mesele ilk itirazları hakkında H.U.M.K. amir hükümleri gereği esasa girmeden karar verilmesi, yasanın amir hükmü gereği ... ve ... 'ın davalılar olarak davaya dahil edilmelerine, yasal dayanağı olmayan ve gerçek dışı iddialar ile müvekkili Banka Genel Müdürlüğü ve Şubesi aleyhine açılmış maddi ve manevi tazminat taleplerine havi davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili sunduğu cevap dilekçesinde; Davacının davaya konu olaylara baştan itibaren bilgisinin ve muvafakatinin olduğunu, Davacı ... sahibi ... 'ın sağlık sorunları ve kızının ... 'da ODTÜ 'de okuması nedeniyle eczane işlerini sağlıklı yürütemediğinden kendisine yardımcı olmak ve eczaneyi yürütmek üzere ... ile anlaştığını, davalı ...Bahçelievler Şubesinde kendi adına hesap açtığı ve adı geçene İnternet bankacılığı yapmak üzere yetki verdiği ve bankamatik kartını teslim ettiğini beyan ettiğini, bu beyandan ... 'nin ticari mümessil olarak atandığı ve yetkilendirildiğinin anlaşıldığını, Nitekim adı geçen 2004 yılından itibaren bu yetkileri kullanamaya başladığını ve ... 'ın herhangi bir problem çıkmadığı sürece ... 'nin ticari mümessil gibi hareket etmesine açıkça muvafakat ettiğini, 2006 yılında çeklerin karşılıksız çıkmasıyla problem başladığını, 2004 ile 2007 yılları arasında müvekkilin müdür olarak görev yaptığı banka ile ... 'nin aynı şekilde çalıştığını, hesap ekstrelerinin eczaneye gönderildiğini, herhangi bir problemin çıkmadığını, dolayısıyla bir güven ilişkisinin oluştuğunu, nitekim ... 'ın dava konusu işlemlerin muvafakati dışında olsaydı eczaneye gönderilen hesap ekstrelerinden olaydan haberdar olduğundan, daha olayların başlangıcında itiraz edebileceğini, davacının ... 'ye hiç bir şekilde vekalet vermediği, hiçbir bankadan kendisi ve eczanesi adına çek hesabı açılması ve eczane adına kredi verilmesi talebinde bulunmadığı ve bu konuda herhangi bir yetki vermediği iddia edildiğini, oysa ki, davacının bu iddiasının çelişkili olduğunu, Nitekim ... 44. Noterliği 'nin 09.02.2009 tarih ve 1151 sayılı ihtarnamesinde kendi adına açılan hesapta İnternet Bankacılığı yapmak üzere ... 'ye yetki verdiği ve bankamatik kartını adı geçene teslim ettiğini açıkça beyan ettiğini, çek karnelerinin şubeye verilen talimat üzere eczane çalışanı ... 'a teslim edildiğini, adı geçenin davacının sigortalı çalışanı olup bu konudan haberdar olmaması ihtimalinin olmadığını, bir an için sigortalı çalışanının davacıya bu konuyu bilgilendirmediği varsayılsa bile onun kusurundan davacının sorumlu olduğunu, davacının aslen ... 'yi sabit bir ücret mukabilinde eczanenin bütün işlemlerini yapmak üzere görevlendirdiğini ya da adı geçene eczaneyi devrettiğini, nitekim sağlık sorunları sebebiyle ... 'ın eczaneye uğrayamadığına göre ilaç alma, ilaç verme, Sosyal Güvenlik Kuruluşlarından alacağın tahsili, üçüncü kişilerle münasebeti yani eczanenin tüm işlemleri tam yetkili olan adı geçen tarafından yürütüldüğünü, davacı ... 'ın vekaletname vermediğine göre pek çok işlemin kendi imzasının taklit edilmesi suretiyle gerçekleşmesine de göz yumduğunu, aksi takdirde eczanenin işlemlerinin başka türlü yürütülme imkanının olmadığını, kendisine eczane devredilen ... 'nin 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler hakkında Kanunun eczane açma ya da eczane devralması için belirtilen niteliklere sahip olmadığını, davacı ... 'ın kanunun amir hükümlerine aykırı olarak ve hileli bir şekilde eczanesini ... 'ye devrettiğini ya da görevlendirdiğini, baştan itibaren muvafakat ettiği olaylardan dolayı, işler ters gitmeye başlayınca davacı üçüncü kişileri suçlayıp mağdur etmeye başladığını, ... 'nin gerçekleştirdiği tüm usulsüz işlemlerden, buna muvafakat eden davacının sorumlu olduğundan kendi kusurundan kaynaklanan olaylardan dolayı müvekkilinden tazminat istemeye hakkının olmadığını, davacının görevlendirdiği ... nin tüm işlemlerinden dolayı bizzat kendisinin sorumlu olduğunu, eczaneyi kanuna aykırı şekilde devrederek ya da adı geçene tam yetki vererek teslim edenin yine davacı olduğunu, Kanuna aykırı olarak yaptığı hileli davranışların sonuçlarına da katlanmak zorunda olduğunu, davacının maddi ve manevi tazminat talebinin haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğundan reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek koşuluyla bir an için davacının tazminat isteme hakkı olduğu kabul edilse bile talep ettiği maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğunu, müvekkilinin böyle bir tazminatı ödeme imkanı olmadığı gibi manevi tazminat davasının zenginleşme aracı da olmadığını bildirerek yasal dayanaktan yoksun davanın reddi ile HUMK 422. Madde uyarınca vekalet ücreti konusunda müvekkili ile yapılmış olan sözleşme gereğince belirlenecek olan vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde Bahçelievler/İstanbul'da bulunan ... isimli eczanenin davacıya ait olduğunun, davacının kızının hastalığı nedeniyle eczaneyle ilgilenemediğinin ve 2004 yılının mart ayından itibaren eczanenin işletmesi ile ...'nin ilgilendiğinin, dava dışı ihbar olunana davacı tarafça herhangi bir vekaletname verilmediğinin, ihbar olunan tarafından davacının bilgisi ve rızası dışında sahte evraklarla davalı bankanın ... şubesinde davacı adına çek hesabı açtırdığının, çek hesabından alınan çeklerin ihbar olunan tarafından sahte imza ile davacı adına keşide edilerek ihbar olunan tarafından kullanıldığının, karşılıksız çıkan çekler yönünden davacı hakkında karşılıksız çek keşide etmekten ceza davası açıldığının, bu çeklere ilişkin icra takipleri başlatıldığının, davacı tarafça bu icra takipleri yönünden imzaya itiraz edilen icra hukuk mahkemelerinde davalar açıldığının, bu davalarda davacının kendisini vekille temsil ettirdiğinin, davacının maddi ve manevi zararının bulunduğunun ve bu zarardan davalı banka ile banka şube müdürü ...'in sorumlu olduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, dosyamız içerisine bir sureti alınan ... 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının içerisinde ... 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar ve ...Esas ... Karar sayılı dosyalarının bulunduğu, davacının sahte evraklarla çek hesabı açıldığı ve sahte imza ile çek keşide edildiği iddiaları yönünden davaya konu bir kısım çekler yönünden ilk olarak ... 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ...Karar sayılı dosyası ile ihbar olunan ...'ye karşı dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından dolayı ceza davası açıldığı, bu ceza dosyasında yapılan yargılama neticesinde ihbar olunan tarafından vekaletname bulunmaksızın sahte evraklarla davacı adına çek hesabı açtırdığı ve sahte imza ile davacı adına çek keşide ettiği tespit edilerek dolandırıcılık suçundan beraatine, resmi belgede sahtecilik suçundan ise cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı temyiz yasa yoluna başvurulduğu, Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin... Esas ... Karar sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verildiği, bu bozma ilamından sonra ... 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...Esas ...Karar sayılı dosyası ile yargılamaya devam edildiği bu dosya numarasında yapılan yargılama neticesinde ilk kararda olduğu gibi vekaletname bulunmaksızın sahte evraklarla davacı adına çek hesabı açtırdığı ve sahte imza ile davacı adına çek keşide ettiği tespit edilerek ihbar olunan hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmasına karar verildiği, resmi belgede sahtecilik suçundan verilen cezaya ilişkin kararın temyiz yasa yolundan geçerek 30/06/2016 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhlerinin de dosya içerisinde bulunduğu, ... 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...Esas ... Karar sayılı dosyasında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen ceza kararının kesinleşmesiyle birlikte ihbar olunanın davacının iddia ettiği gibi vekaletname bulunmaksızın sahte evraklarla davacı adına çek hesabı açtırdığının ve sahte imza ile davacı adına çek keşide ettiğinin tespit edilmiş olduğu, davaya konu çek hesabının davalı bankanın ... şubesinde açıldığı, diğer davalı ...'in ise davaya konu banka işlemlerini yapan ... şubesi'nin şube müdürü olduğu, davaya konu olaya ilişkin davalı bankanın Teftiş Kurulunun soruşturma raporunun dosyaya sunulduğu, bu soruşturma raporu incelendiğinde davaya konu çek hesabına ilişkin ilk olarak 12/06/2006 tarihinde başvuruda bulunulduğunun, bu çek hesabından son olarak 22/11/2006 tarihinde çek karnesinin yazılı talimata istinaden eczane çalışanı ...'a teslim edildiğinin, çek hesabına ilişkin sözleşme ve taahhütname yönünden davacı imzasının şube yetkilileri önünde alınmadığının, davacı tarafından imzalanması için ihbar olunana verildiğinin, çek karnelerinin eczane çalışanına teslim edilmesine ilişkin talimattaki yazı ve imzanın davacıya ait olup olmadığının telefon ile teyit edilmediğinin, davacıya ait gibi görünen imzaların ihbar olunan tarafından atıldığı kanaatine varıldığının belirtildiği, yukarıda açıklandığı üzere ceza dosyasında kesinleşen mahkeme kararı ile birlikte ihbar olunanın vekaletname bulunmaksızın sahte evraklarla davacı adına çek hesabı açtırdığı ve sahte imza ile davacı adına çek keşide ettiği anlaşılmakla birlikte davaya konu olaya ilişkin davalı bankanın Teftiş Kurulunun soruşturma raporunda tespit edildiği üzere çek hesabına ilişkin sözleşme ve taahhütname yönünden davacı imzasının şube yetkilileri önünde alınmadığı, davacı tarafından imzalanması için ihbar olunana verildiği, sözleşme ve taahhütname imzalı olarak bankaya sunulduğunda imzaların davacıya ait olup olmadığı hususunda telefon veya başka bir yolla teyitinin yapılmadığı, bu hususta davacının beyanının, onayının alınmadığı, yine çek karnelerinin eczane çalışanına teslim edilmesine ilişkin talimatın davacıya ait olup olmadığı hususunda yukarıda belirtildiği şekilde teyitinin yapılmadığı, onayının alınmadığı, gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünün yerine getirilmediği, gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen şube müdürünün sorumlu olacağı, davalı banka tarafından husumet itirazında bulunulmuş ise de adam çalıştıranın sorumluluğundan dolayı davalı bankanın da sorumlu olacağı, davacının maddi tazminat talebi yönünden davaya konu olaylara ilişkin soruşturma dosyalarında, ceza dosyalarında ve İcra Hukuk Mahkemelerinde imzaya itiraz edilerek açılan hukuk davalarında vekil ile temsil edildiğinin, vekil ile aralarında sözleşme düzenlendiğinin, sözleşme kapsamında vekiline 13.000 USD vekalet ücreti, 1.500 TL yargılama giderleri yönünden ödeme yapıldığının, vekaletname çıkarılması içim Noter'e 76,79 TL ödeme yaptığının, dava açılmadan önce davalı bankaya ihtarname gönderildiğinin, ihtarname masrafının 121,95 TL olduğunun beyan edilerek bu bedellerin davalılardan talep edildiği, haksız fiil nedenine dayalı tazminat davalarında gerçek zararın tespit edilerek gerçek zarar üzerinden karar verilmesi gerektiği, dava dilekçesinde delil olarak belirtilen ceza dosyaları ve İcra Hukuk Mahkemelerinin dosyalarının dosyamız içerisine alındığı, bu ceza ve hukuk dava dosyalarında davacının vekil ile temsil edildiği ve lehine karar verilen tüm davalarda davacı lehine avukatlık asgari ücret tarifesi kapsamında vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedildiği, bu dosyalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin miktarları yönünden itiraz bulunması halinde bu dava dosyalarından talepte bulunulması gerektiği, bu ceza ve hukuk dava dosyalarında vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedildiği anlaşılmakla gerçek zarar tespiti yönünden davacının bu talepleri yönünden bir zararının bulunmadığı, davacının, vekili ile yapmış olduğu özel sözleşme kapsamında vekiline ödediği bedelin tamamını zarar olarak davalıdan talep edemeyeceği, davacı tarafça dava açılmadan önce davalıya ... 44. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtarname gönderildiği, bu ihtarname masrafı ayrı bir alacak olarak talep edilmiş ise de dava açılmadan önce gönderilen bu ihtarnamenin ayrı bir alacak olarak talep edilemeyceği, yargılama gideri olarak değerlendirilmesi gerektiği, mahkememizce de ihtarname masrafının yargılama gideri olarak kabul edildiği, tazminat talebine ilişkin yargılama giderleri yönünden kabul ve red oranına göre hesaplama yapılırken kabul-red oranlamasına bu miktarın dahil edilmediği, manevi tazminat talebi yönünden çek hesabına ilişkin sözleşme ve taahhütname yönünden davacı imzasının şube yetkilileri önünde alınmadığı, davacı tarafından imzalanması için ihbar olunana verildiği, sözleşme ve taahhütname imzalı olarak bankaya sunulduğunda imzaların davacıya ait olup olmadığı hususunda telefon veya başka bir yolla teyitinin yapılmadığı, bu hususta davacının beyanının, onayının alınmadığı, yine çek karnelerinin eczane çalışanına teslim edilmesine ilişkin talimatın davacıya ait olup olmadığı hususunda yukarıda belirtildiği şekilde teyitinin yapılmadığı, gerekli dikkat ve özenin göterilmediği bu nedenle davalıların sorumlu olacağı yukarıda tespit edilmiş olmakla, davaya konu davacının bilgisi ve rızası dışında sahte bir şekilde açılan çek hesabından verilen çeklere ilişkin sahte imza ile keşide edilmesi nedeniyle davacıya karşı karşılıksız çek keşide etmekten ceza davası açıldığı, sahte imza ile keşide edilen çekler nedeniyle davacı hakkında fazla sayıda icra takibi başlatıldığı ve başlatılan bu icra takiplerine karşı imzanın kendisine ait olmadığına ilişkin İcra Hukuk Mahkemelerinde davalar açmak zorunda kaldığı, davacının yaşadığı bu süreç nedeniyle davacının kişilik haklarının zarara uğradığı ve davacının manevi tazminat talebinde bulunabileceği, davalı tarafça zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de çek hesabının açılmasının ve çek karnelerinin verilmesinin 2006 yılı içerisinde olduğu, davaya konu olaya ilişkin ihbar olunan hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kesinleşmiş ceza kararı bulunmakla çek hesabının açıldığı ve çek karnelerinin verildiği dönemde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nun 60/2 maddesi kapsamında ceza zamanaşımı uygulandığında davanın açıldığı tarih itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalı banka tarafından son çek karnesinin 22/11/2006 tarihinde teslim edildiği anlaşılmakla davacının bu tarihten itibaren faiz talebinde bulunabileceği bu talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla her davanın açıldığı tarihlerdeki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği hususu tarafların sosyal ekonomik durumları, olayın oluş şekli ve olay tarihi dikkate alınarak 7.000,00 TL manevi tazminatın 22.11.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine ve maddi tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacının maddi tazminat talebinin reddine,
2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.000,00 TL manevi tazminatın 22.11.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL karar harcının, peşin alınan 945,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 213,00 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 15,60 TL başvuru harcı ile 732,00 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Reddedilen Maddi tazminat yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalılar lehine takdir olunan 19.878,05 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
6-Manevi tazminat yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı lehine takdir olunan 7.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen toplam 50,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 13,02 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına
9-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair hazır bulunan taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 07/07/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır