T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/1243 Esas
KARAR NO : 2025/590
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 08/05/2009
KARAR TARİHİ : 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde, dava dışı ...Tic A.Ş nin 2.400,000.000 adet hisseni 2.400.000.000.000 TL nominal bedel mukabilinde davalının kendisine 06.10.2004 tarihinde sattığını ve yine dava dışı ... adlı kişiden ve davalıdan 2.400.000.000 adet hissenin 1.919,00 USD bedelle devri aldığını, devir bedelinin tamamının ... a ödediğini,hatta hisse senetlerini satın almak için ... 2003 model ... aracının devrini de sağladığını,ödemeler toplamının 2.035.000 USD olduğunu ve dava dışı şirkete devrin kabulü için başvurduğunu,bu başvurunun kabul görmediğini ... 14 noterliğinin şirkete ihtarname gönderdiğini ve 1.200.000.000 adet hisse devrinin şirket pay defterine davacı adına kayıt ve kabulünü istediği,ancak bununda neticesiz kaldığını cemilden satın alınan bu hisse bedellerinin tamamının ..., ödendiğini ancak bu hisselerin davalı adına şirkette göründüğünü bu nedenle davalının bu kadar hisseyi gasp ettiğini,bu hisselerin davacı adına devrini şirket pay defterine işlenmesini devir mümkün olmaz ise ödediği tüm semerenin şimdilik 1.200.000 TL sinin faiziyle birlikte davalıdan geri alınmasını talep ve dava ettiği görülmüştür.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddi gerektiğini çünkü dava dışı ... adlı kişin hiçbir zaman dava dışı ... İnş A.Ş nin hissedarı olmadığını hissedar olmayan bir kişi için hisse alım satımını olamayacağı,davacının dava dışı şirkete yönetim kurulu üyesi olduğunu bu durumu kendisinin daha iyi bildiğini cemile yapılan ödemenini davalıyı hiç ilgilendirmediğini ve davacının hisselerinin tamamını 2.720.000 davalıya ve ayrıca 680.000 adedini de dava dış ...'e ve yine aynı miktar adedi dava dışı ... a ve ... a sattığını devir ettiğini ve hissedarlığının 24.08.2007 sonlandırdığını davacının yaptığı bu hisse devirlerinin pay defterine de kaydedildiğini işlendiğini bu nedenle davanın husumet ve gerekse esas yönünden reddini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, dava dışı ... ile aracın mülkiyetinin devir edildiği kişinin davada taraf gösterilmediği, yine dava dışı ...'ın tarafların ortağı bulunduğu şirkette hiç bir zaman ortak bulunmadığı, gizli ortaklığın kanıtlanmadığı, hatta dava dışı şirketin 2.400.000.000 TL'lik davalı adına olan ortaklık ve hissedarlığının davacının bizzat imzaladığı tutanaklarla sabit olduğu, 06.04.2006 tarihli ve gerek 27.04.2007 tarihli bu toplantı hazirun cetveli ile davacının ve davalının hazirun cetvelinin belirli pay tutarlarının kesinleştiği, davacının itirazlarının olmadığı, davacının hem hissedar hem de yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak görev yaptığı, çeklerle iddianın bu davada dinlenemeyeceği, kendisi tarafından yapılan ödemenin kanıtlanmadığı, nama yazılı pay senedinin devrinin ciro ve teslim ile gerçekleşeceği, dava dışı ... A.Ş hisselerini satın alan ...'ın bu şirket hissedarı olduğunu gösteren hiçbir kanıt sunulmadığı, 25.10.2004 tarihli devir sözleşmesinin ancak satış vaadi sözleşmesi niteliğinde olduğu, bu nedenlerle ...'a bir ödemesi var ise açacağı ayrı bir davada bunun tartışılabileceği, davalı ile ... arasındaki ilişkinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen ...esas,... sayılı karar, Yargıtay 11. Hukuk dairesinin ... esas, ... karar sayılı , 25/11/2014 tarihli ilamı ile bozulmuş, bozma ilamında ".. Dava, anonim şirket hisselerinin devri ile şirket pay defterine tescili, olmadığı takdirde hisse bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin davalı ve dava dışı ... ile birlikte dava dışı anonim şirketin hisselerini devir aldıklarını, müvekkili ve dava dışı bu kişi adına devir alınan hisselerin, aralarındaki arkadaşlık ve güvene dayalı olarak resmiyette davalı adına devir alınmış gibi kayıtlarda gösterildiğini, bir süre bu şekilde dava dışı şirketin faaliyette bulunduğunu, daha sonra davalının, müvekkiline ve dava dışı ...'a ait hisseleri devir ettiğine dair sözleşmeler imzalandığını, 25.10.2004 tarihinde de dava dışı ...'ın hisselerini müvekkiline ve davalıya devir ettiğine dair başka bir sözleşmenin akdedildiğini, müvekkilinin bu sözleşmede kararlaştırılan devir bedelini dilekçede açıkladığı şekilde dava dışı ...'a ödediğini, sonraki aşamada müvekkilinin kendisine ait olan hisselerini davalı ve dava dışı başka kişilere devir ettiğini, ancak davalı üzerinde görülen ve ...'dan alınıp kendi payına düşen hisselerinin verilmediğini ileri sürerek, anılan hisselerin kendi adına devri ile pay defterine tesciline, olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı vekili, davasını müvekkilinin ve dava dışı ...'ın, davalının da ortağı bulunduğu yine dava dışı anonim şirketin gizli ortağı olduğu iddiasına dayandırmış olup, davalı üzerinde görülen, 25.10.2004 tarihli sözleşme ile dava dışı gizli ortak tarafından kendisine ve davalıya devir edilen hisselerin kendisine isabet kısmının hükmen devri ile pay defterine yazılmasına, olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlığa konu hisselerin davacıya hükmen devri ile dava dışı şirketin pay defterine yazılması istemine ilişkin olduğu ve yine gizli ortak olduğu açıklanan ...'dan bedeli kendisine ödenerek devir alındığı açıklandığına göre, işbu davada tesis edilecek karar, anılan kişi ile dava dışı anonim şirketin de hukukunu etkileyecek niteliktedir. Bu nedenle, davada ... ile anonim şirketin de yer alması gerekmektedir. O halde, mahkemece, davacı vekiline dava dışı ... ile yine dava dışı anonim şirkete de dava açılması için önel verilmesi, dava açıldığı takdirde eldeki davayla birleştirilmesi, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde tüm kanıtlarının toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. .." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Mahkememizce bozma ilamına uyulmuş, bozma ilamı kapsamında davacıya ... ve ... A.ş.'ne karşı dava açıp mahkememizde birleştirmesi konusunda süre verilmiş, verilen süre içerisinde davacı tarafından ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile dava açılmış yapılan yargılama sonucunda ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas, ...sayılı kararı ile dosyanın mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Öldüğü öğrenilen ... mirasçılarını tespit edebilmek ve davaya dahil edebilmek adına, veraset ilamı çıkartılması için taraflarına yetki verilmesini, Yargıtay 11 Hukuk Dairesi ... Esas , ... karar numaralı açık bozma ilamı nedeniyle taraf teşkili sağlanması ile iş bu dosyanın ... 5 Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davalı ...AŞ ne ait olan hisselerin 25/10/2004 tarihli sözleşmede belirtilen 1.2000.000.000 adetinin (dava dışı ... üzerinde bulunan) müvekkiline devrinin kabulü ile hükmen devrine ve davalı ... AŞ nin pay defterlerine işlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
... mirasçılarından ...'a ... 1.Sulh hukuk mahkemesinin ...esas sayılı dosyası üzerinden ...'ın vasi olarak atandığı tespit edilmiş olduğundan, vasi ...'a usulüne uygun şekilde duruşma gün ve saati tebliğ edilmiş, ... tarafından sunulan 15/05/2023 tarihli dilekçe ile, ticari ilişkinin tesis edildiği 2001-2024 tarihleri nazara alındığında, davanın zaman aşımı nedeniyle reddi gerektiği, davaya sonradan taraf eklenerek, taraf değiştirildiği nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, dosyaya sunulan sözleşme ve belgelerin hisse devir şartlarını taşımadığı, davacının şirkette yönetim kurulu üyesi olduğu halde satın aldığı hisselerin devrinin yapılmadığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının şirketteki görevi nazara alındığında, şirket pay defterindeki tüm kararlarda imzası olmasına rağmen kendisine pay devrinin yapılmadığı iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, pay defterinde ... 'ın isminin geçmemesine rağmen ... mirasçılarına dava ikamesinin hukuka aykırı olduğu davanın reddi gerektiği bildirilmiştir.
Davalı ... İnş San ve Tic A.Ş nin ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih, ...esas sayılı kararı ile, 30/03/2021 tarihinde iflasına karar verildiği, iflas kararının yargıtay 6. Hukuk dairesinin 22/06/2022 tarih, ...esas, ...karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşıldığından, İİK 194. Maddesi uyarınca davalı şirketin 2. Alacaklılar toplantısının yapılması beklenmiştir.
... mirasçıları vekili... birleşen davaya karşı sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, uyuşmazlığa konu olayın geçtiği tarihlerin 2001-2004 yılları olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını, dava açıldıktan sonra davaya mirasçıların dahil edildiğini, davaya sonradan davalı eklenemeyeceğini, davacı tarafından bazı ödemelerin yapıldığı, çek verildiği/alındığı, araç satışının olduğunun ileri sürüldüğü, bu alış-verişlerin hisse karşılığı olarak yapıldığının ileri sürülmesinin usul ve yasa ile bağdaşmadığı, taraflar arasında hisse devrine dair sözleşme olduğu ve dosyaya ibraz edildiği ileri sürülen evrakların da müvekkillerinin murisi ...'ın eli ürünü olup olmadığının belirsiz olduğu, bu sebeple imza incelemesi yapılması gerektiğini, belgelerdeki imzanın murisin eli ürünü olsa dahi usul ve yasaya uygun hisse devrinin şartlarını taşımayan bir evraktan ibaret olduğu, davacının şirkette yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmış olmasına rağmen satın aldığı hisselerin devrinin yapılmamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu bildirerek, davanın reddini talep etmiştir.
...Tic A.Ş ve ... vekili Yargıtay 11. Hukuk Dairesinbin bozma kararında 25/10/2024 tarihli hisse ön sözleşmesi bir adi ortaklık sözleşmesi olarak kabul edilmemiştir. Dava dışı ... ile dava dışı A.Ş 'in davaya dahil edilerek tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde tüm kanıtların toplanması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği bildirilmiştir. 25/10/2024 tarihli hisse devir ön sözleşmesinin gizli adi ortaklık sözleşmesi olduğunun kabulünün hukuken mümkün olmadığını, davacının gizli ortaklık iddiasını kanıtlayacak hiçbir yazılı delil sunmadığını, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, taraflar arasında gizli adi ortaklık olduğunun ispat edilmesi halinde bile davanın kabulünün mümkün olmadığını, bu durumda da davacının ayrıca gizli adi ortaklık sermaye payı ve hisse bedellerini ödediğini ispat etmesi gerektiğini, davacının hisse bedellerini ödemediğini, ödeme belgesi olarak sunduğu iptal edilmiş ve ciroları karalanmış çeklerin hiçbir hukuki değerinin olmadığını bildirerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin 19/04/2018 tarihli celse ara kararı gereği, ...'a ait imzalı 25/10/2004 tarihli belgedeki imzanın müteveffa ...'a ait olup olmadığının tespiti açısından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi raporunda, Tetkik konusu 25.10.2004 tarihli Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesi aslındaki “Devir Eden” ... ismine atfen atılı imza ile ...'a ait mukayese imzalar arasında; tersim tarzı bakımından mukayese imzaların ismin ve soy ismin irregüler şekilde bitişik olarak yazılmaya çalışılması şeklinde atıldığı bu itibarla imzanın başlangıcı ve imzanın bitirilişi olan (r) harfinin gövdelendirilişi, Gramaların örgülenmesi, Çizgisel hareketlerin biçimlenmesi, Noktalama alışkanlığı, Devinim noktaları, İşleklik derecesi, Ebat, meyil istikamet, Seyir,sürat istif, Kalem alışkanlıkları ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler bulunduğu, inceleme konusu 25.10.2004 tarihli ... ile ... ve ...arasında düzenlenmiş “Anonim Şirket Hisse devir Sözleşmesi” aslındaki “Devir Eden“ ... ismine atfen atılı imzanın ...'ın eli ürünü olduğu kanaatine varıldığını bildirdikleri görülmüştür.
Mahkememizin 24/01/2019 tarihli celse ara kararı gereği, Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, davalı ... şirketin ticari defter ve kayıtları, ana sözleşme dahil tüm ticaret sicil özeti incelenmek sureti ile hisse devri yapıldığı iddia edilen tarih itibari ile davalı şirketin nama yazılı olduğu bildirilen hisselerin ihraç edilip edilmediği, çıplak hisse olup olmadığının tespiti ile davacının davalı şirkette pay sahibi olup olmadığı, sermaye artışı yapılıp yapılmadığı, artışların ödenip ödenmediği konusunda inceleme yapılmasına, daha önceki bilirkişi raporunda davalı şirketin hisselerinin nama yazılı olduğunun belirtildiği ancak hisselerin ihraç edilip edilmediğinin çıplak hisse olup olmadığının tespiti yapılmamış olduğundan (bozmadan önce) yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti raporunda, dava konusu 06.10.2004 ve 25.10.2004 hisse devir sözleşme tarihlerinde Davalı ... A.Ş.'nin 12.000.000.000.000 TL (eski TL) sermayesinin 6.600.000.000.000 TL (eski TL) kısmı için nama yazılı hisse senetleri bastırılmış ve geriye kaları 5.400.000.000.000 TL (eski TL) kısmı için hisse senedi bastırılmamış (çıplak hisse) olduğu tespit edilmekle birlikte, söz konusu hisse devir sözleşme içeriğinin devir konusu 2.400.000.000 TL değerinde hisseni çıplak hisse mi, yoksa nama yazılı hisse senedini mi olduğunun tespitine imkan vermediği, davalı ...'in 06.10.2004 tarihli hisse devir sözleşmesi ile Davacı ...'e 2.400.000.000.000 TL (eski TL) nominal değerde 2.400.000.000 adet ... A.Ş. hissesini devrettiği ve bu hisse devrinin pay defterine kaydedildiği, ... A.Ş.'nin pay defteri kayıtları ve Davalı ... AŞ, yönetim kurulunun 24.08.2007 tarihli kararına göre, Davacı ...'in 320.000 adet sermaye artırımından aldığı bedelsiz hisselerle birlikte toplam 2.720.000 adet hisseyi 24.08.2007 tarihinde 680.000'er adet olmak üzere davalı ..., ..., ... ve ...'a devrettiği ve bu devir işleminin pay defterine kaydedildiği, davalı ...'ın 6.10.2004 tarihli devir sözleşmesi ile payların mülkiyetini geçerli bir şekilde kazandığı, Davacının 25.10.2004 tarihli sözleşme ile ...'dan devraldığı hisselerin maliki olduğu, pay defterinde kayıt bulunmamasının olayın geçtiği tarihte uygulama bulan 6762 s. TTK da benimsenen bölünme teorisi doğrultusunda payın mülkiyetinin geçişine engel olmayacağı, payların nama yazılı hisse senedi şeklinde basılmasından bağımsız olarak alacağın temliki yoluyla devredilebileceği, davacının mülkiyet hakkına dayalı olarak hisselerin pay defterine kaydını talep edebileceği kanaatine varıldığını bildirdikleri görüldü.
Mahkememizin 30/01/2020 tarihli celse ara kararı gereği, Davalılar vekilinin bilirkişi raporuna yapmış olduğu itirazların değerlendirilmesi, gizli ortaklığın adi ortaklık şeklinde değerlendirilip değerlendirilmemesi yolunda bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi ek raporunda, 16.04.2020 tarihli Duruşma Tutanağı ile verilen görev çerçevesinde, Dahili Davalı ... A.Ş. ticari defterleri ile Dosya münderecatının incelenmesi sonucunda; davalıların itirazlarının kök raporda açık biçimde değerlendirildiği, kök rapordaki görüşlerinden dönmemizi gerektiren yeni bir bilgi ve belge sunulmadığından ek raporda farklı bir sonuca varılamayacağı, davacı ile davalılardan ... arasındaki gizli ortaklığın hukuki niteliği itibarıyla adi ortaklık olarak nitelendirilebileceği yönündeki tespit ve kanaatlerini bildirdikleri görülmüştür.
Davacı vekili 24/09/2025 tarihli dilekçesi ile, müvekkili tarafından öncelikli olarak -talep edilen 25/10/2024 tarihinde fiilen ödemesi yapılmış ve mülkiyeti devralınmış olan 1.200.000 adet hissenin adına devri ve şirket pay defterine işlenmesi yönündeki taleplerinin ... şirketinin iflas etmesi sebebiyle uygulanabilirliğinin kalmadığını, bu nedenle fiilen uygulanamayacak olan hisselerin değeri talebi yerine müvekkilinin yaptığı ödemelerin ve karşılığında edinemediği hisselerin ekonomik değerinin tespiti ile munzam zarara ilişkin tüm hukuki hakları saklı kalmak kaydıyla, hisseler için 25/10/2004 tarihinden bugüne kadar davalılar tarafından elde edilmiş semereler ve şirket bilançosu dikkate alınarak, hisselerin bugün ki tarih itibariyle ulaştığı ekonomik değerinin tespiti ile şimdilik 1.200.000,00-TL'nin en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini, bu bedelden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasını talep etmiş, 25/09/2025 tarihli celse de de şirket iflas etmiş olduğundan ödemiş olduğu 1.200.000,00-TL nin faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, ikinci taleplerinin kabulüne karar verilmesine, 1.200.000,00-TL 'nin faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesi, bunun dışındaki zarara ilişkin hakların saklı tutulduğunu beyan etmiştir.
Davalı ...'in, ... İnş. San ve Tic. AŞ.'de ki nominal değeri 1.000,00-TL olan 2.400.000.000,00 adet hissesinin 2.400.000.000 -TL (ESKİ PARA) nominal bedel mukabilinde 06/10/2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ...'a devrettiği, ...'ın devraldığı 2.400.000.000 adet hissesini 25/10/2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ... ve ...'e devrettiği, devir bedelinin 1.919.000 USD olarak belirlendiği, 20/03/2005 tarihli 169.000 USD , 20/14/2005 tarihli 250.000 USD , 20/05/2005 tarihli 250.000 USD , 20/06/2005 tarihli 250.000 USD , 20/07/2005 tarihli 250.000 USD , 20/08/2005 tarihli 25.000 USD, 20/09/2005 250.000 USD, 20/10/2005 tarihli 250.000 USD bedelli çeklerle ödeneceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür.
Davalı ... A.ş.'nin ticaret sicil kayıtlarının ve pay defterinin incelenmesi sonucunda, davalı ...'in 2.400.000.000 adet hisseyi davacı ... 'e devrettiği, bu hisse devrine ilişkin pay defterinde kayıt tarihi bulunmadığı, davacı kurtuluş birader'in daha sonra 320.000 adet sermaye arttırımından bedelsiz hisse senedi aldığı, böylece toplam 2.720.000 adet hisseyi 680.000 er adet olmak üzere davalı ..., ..., ... ve ...'a devir ettiği ancak bu hisse senetlerinin kayıtlarına ilişkin pay defterinde tarih bulunmadığı, davalı ... a.ş. Nin 24/08/2007 tarihli yönetim kurulu kararında davacı ...in devir ettiği 2.720.000 adet hisse ile ilgili devrin pay defterine işlenmesine karar verildiği, ... biraderin davalı ... İnş San ve Tic A.ş 06/04/2006 tarihli olağan genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelinde 12.000.000,00-TL sermayeyi temsilen 12.000.000 adet hissenin 2.400.000 adedine sahip olduğunun görüldüğü, 27/04/2007 tarihli olağan genel kurul toplantısı hazır bulunanlar cetvelinden 13.600.000 TL sermayeyi temsil eden 13.600.000 hissesinin 2.720.000 adedine sahip olduğunun tespit edildiği, davalı ... İnş San ve Tic A.Ş 'nin ...tarih, ... sayılı Ticaret sicil gazetesinde ilan edilen esas sözleşme değişikliği ile sermayesi 12.000.000 TL ye çıkarılmış, 14/11/2006 tarihli 6682 sayılı Ticaret sicil gazetesinde ilan edilen esas sözleşme değişikliği ile sermayesi gayrimenkul satış karı ve olağanüstü yedeklerden karşılanmak üzere 1.600.000,00-TL bedelsiz olarak arttırılarak 12.000.000 TL den 13.600.000,00-TL ye çıkarılmış, böylece davacı ... pay defteri ve genel kurul hazirun cetvellerine göre sahip olduğu 2.400.000 TL nominal değerdeki hisse karşılığında 320.000,00TL nominal değerde hisse aldığı ve bu durumun pay defterine kaydedilmiş olduğu bilirkişi raporu ile sabit olmuştur.
Davacı, davalı ... İnş San ve Tic A.Ş nin iflas etmesi sebebiyle 25/10/2004 tarihinde fiilen ödemesi yapılmış ve mülkiyetini devralmış olduğu 1.200.000.000 adet hissenin adına devri ve şirket pay defterine işlenmesi yönündeki talebinden vazgeçerek ödemelerini yaptığı ve karşılığında edinemediği hisselerin ekonomik değerinin tespiti ile ödediği bedelin iadesinden ıslah haklı saklı kalmak üzere 1.200.000.000 TL nin en yüksek banka mevduat faizi ile ödenmesini talep etmiştir.
25/10/2024 tarihli hisse devir sözleşmesi ile ...'ın 2.400.000 adet hissesinin 1.919.000 USD bedel ile ... ile müştereken satın aldıklarını, davalı ...'in ... dan müştereken aldıkları 2.400.000 hissenin tamamını dava dışı ... İnş San ve Tic A.Ş ne kendi adına kayıt ettirdiğini, 1.200.000 adet hissenin ... İnş San ve Tic A.Ş tarafından kayıt ve tescili gerektiğini, 1.200.000 adet ... İnş San ve Tic A.Ş hissesine karşılık 1.000.000 USD tutarındaki çek bedeli ile ödeme yaptığını ayrıca ...'ın gösterdiği kişiye ... plakalı 2003 model ... arazi aracının değeri olan 116.000 USD ile ödeme yapıldığını iddia ettiğinden ve davalı yaptığı bu ödemenin iadesini talep ettiğinden, ...'a yapmış olduğu ödemeyi ispat etmek durumundadır.
Davacının ... 'a ödediğini iddia ettiği borçlusu dava dışı ... aş , lehtarı ... , cirantası davacı ... olan 4 adet çekin dava dışı ... a.ş. Nin ticari defter ve kayıtlarında yer almadığı ayrıca dava dışı ... a.ş. Nin 24/03/2011 tarihli dilekçesinde de, dava konusu 4 adet çekin iptal edildiğini, bankadan geçmediğini, ... a.ş. 'nin eski ortağı ve yönetici olan davacının çek asıllarını kendilerine bedelsiz olarak iade etmesi gerektiğini bildirdiği, dava konusu 4 adet çekin keşide tarihleri üzerinden TTK 726 maddesinde belirtilen zaman aşımı süresinin dava tarihi itibariyle geçtiği, davacının ciranta sıfatı ile çek borçlusu ... ve çek lehtarı davalıdan bu çekler sebebiyle alacak talebinde bulunamayacağı, ayrıca 1.200.000 adet ... İnş San ve Tic A.Ş hissesine karşılık ...'a maliki ... adına kayıtlı, ... plakalı aracı 116.000 USD bedel ile verdiği iddiasında bulunmuş ise de, ... plakalı aracın İş bankası mahmut paşa şubesinde rehine olduğu, ...'a böyle bir devrin yapıldığını gösteren herhangi bir belge ve kaydın dosyaya ibraz edilmediği, davacının hisse devir sözleşmesi uyarınca 1.200.000 adet ... inşaat a.ş. Hissesi karşılığında ödediğini iddia ettiği 1.116.000 USD yi ödemiş olduğunu ispatlayamamıştır.
Somut davaya dava tarihi itibariyle 6103 sayılı kanun gereğince 6762 sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerekir. 6762 sayılı TTK'nın 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, nama yazılı pay senetlerin devri için, bir temlik beyanı veya senedin arkasında tam bir cironun yapılması, ayrıca senet üzerindeki zilyetliğin devir ve teslimi gerekir. Bu koşulların yerine getirilmemesi halinde yapılan devir işlemi geçersizdir. Fakat, anonim ortaklığın çıplak paylarının devri biçime bağlı olmayıp, alacağın temliki suretiyle de mümkündür. Ayrıca pay devri, ortaklığa karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder. “Hisse Senetlerinin Devri” başlıklı TTK’nun 415. ve 416. hamile ve nama yazılı hisse senetlerinin ne şekilde devredileceği gösterilmiş olup, her iki halde de hisse devrinin noterden yapılması gerektiği, bunun sıhhat şartı olduğuna dair bir koşul yoktur. TTK'nun 415. maddesinde hamile yazılı pay senetlerinin devri için özel bir düzenleme getirilmiştir. Hamile yazılı senetler, elden teslim ile devir edilir. Bu işlem ile pay devri yapılmış olur. Nama yazılı pay senetleri ise ciro ve teslim ile devir edilir. Ancak, devir şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder. Anonim ortaklığın çıplak paylarının devri konusunda TTK bünyesinde bir hüküm bulunmamaktadır. Payın devredilebilirliği ilkesi uyarınca, çıplak payın da senede bağlanmış paylar gibi serbestçe devredilebileceği hususunda görüş birliği mevcuttur. Ancak payın serbestçe devredilebilirliğine getirilen kanuni ve iradi sınırlamalar kuşkusuz çıplak pay için de geçerlidir. Çıplak payın devri genel hükümler doğrultusunda yapılır. Uygulanacak hükümler payın bedelinin tamamen ödenmiş olup olmadığı hususuna göre değişir. Bedelinin tamamı ödenmiş çıplak payın devri genel hüküm niteliğindeki alacağın temliki hükümlerine göre gerçekleşir. Alacağın temliki tasarufi bir işlem olduğu için, bununla çıplak pay devralana geçer. Şekil olarak bedeli tam ödenmiş çıplak payın devri, payın devredildiğini içeren yazılı bir temlik beyanının devralana verilmesi ile söz konusu olur. Anonim ortaklık payı bünyesinde çeşitli alacak hakları bulundurmaktadır. İşbu alacak haklarının devredilmesi eğer pay senede bağlanmamışsa, ancak BK'da düzenlenen alacağın temliki vasıtasıyla gerçekleşebilir. Alacağın temliki de yazılı şekilde yapılır. Bedeli hiç ödenmemiş veya kısmen ödenmiş çıplak payın devrinin hukuki niteliği bedelinin tamamı ödenmiş çıplak payın devrinden faklıdır. Zira, bedelinin tamamı ödenmiş pay tali yükümleri bir yana bırakacak olursak, pay sahibi açısından her hangi bir malvarlıksal borç içermemekte dolayısıyla sahip olduğu alacak hakkı niteliğindeki haklarından ötürü devri yukarıda açıklandığı üzere alacağın temliki hükümlerine göre gerçekleşir. Ancak bedeli tam olarak ödenmemiş pay için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. Çünkü bedeli tam ödenmemiş pay, pay sahibi dışından malvarlıksal borç niteliğindeki taahhüt edilen pay bedelinin ödenmesi borcunu içerir. Anonim ortaklıklarda pay sahibinin asli borcu, taahhüt ettiği payların karşılığını oluşturan edimin ifasıdır. Bu kural hem nakdi hem de ayni sermaye taahhüdü için geçerlidir. Pay sahiplerinin taahhüt ettikleri payların karşılığını oluşturan edimi ifa etme borçları, ortaklık dışında da bir alacak hakkı teşkil eder. Bu durumda, karşılığı tamamen ödenmemiş bir payın devri devralan kişi açısından bir borç yüklenmesi niteliğine sahip olacağından ötürü devir işleminin borcun üstlenilmesi hükümleri uyarınca, yani bir iç üstlenme sözleşmesi ve alacaklı konumundaki anonim ortaklığın onayı alınmak sureti ile yapılması gereklidir. İç üstlenme sözleşmesinin tabi olduğu şekil şartı hakkında hiç bir hüküm öngörülmemiştir. Bu sebepten ötürü, hukukumuzda hakim olan şekil serbestisi ilkesi uyarınca tarafların söz konusu nakil sözleşmesini herhangi bir özel şekle bağlı olmaksızın sözlü, yazılı veya resmi şekilde yapabilme hususunda serbest oldukları düşünülebilir. Ancak pay, sadece kendisine bağlanan borçların değil aynı zamanda hakların da kaynağını teşkil eder. Alacak haklarının devrinin alacağın devri hükümlerine tabi kılındığı düşünülecek olursa, taahhüt edilen payın karşılığını ödeme borcunun yanında, ortaklık haklarını da içeren bedeli tam ödenmemiş payın devri işleminin de yazılı şekilde yapılması zorunluluğu söz konusudur. Dolayısıyla bedeli tam olarak ödenmemiş çıplak payın devri yazılı bir devir beyanı ile birlikte anonim ortaklığın onayının alınması ile gerçekleşir. Anonim ortaklık adına devir işlemine onay vermeye eğer ana sözleşmede farklı bir düzenleme bulunmuyorsa yönetim kurulu yetkilidir. (..., ..., Anonim Ortaklıkta Payın Devri Ankara 2012, 294 vd.).
Yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu, ibraz edilen 17/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda davalı ... A.ş.'nin 12.000.000 TL lik sermayesinin 6.600.000 TL 'lik kısmı için nama yazılı senedin yazdırılıp yazdırılmadığının açık olmadığı, geriye kalan 5.400.000 TL lik kısım için hisse senedinin bastırılmadığı, çıplak pay olduğu, bu durumda devre konu payların çıplak pay mı yoksa hisse senedine bağlanmış nama yazılı pay mı olduğunun anlaşılamadığı tespit edilmiştir.
06/10/2004 tarihli sözleşme ile davalı ... davalı ... a.ş 'de bulunan 2.400.000 adet hissesini ...'a , 2.400.000 adet hissesini de davacı ...'E devretmiş, ...'e devredilen 2.400.000 adet hisse pay defterinde ... adına kaydedilmiştir. ...'a devredilen 2.400.000 adet hisse ise AŞ 'nin pay defterine kaydedilmemiştir. 25/10/2004 tarihli sözleşme ile davalı ... , ...'den almış olduğu 2.400.000 adet hisseyi ... ile ...'e satmış, ... 'ın satmış olduğu bu hisseler...adına pay defterine kayıtlı olduğundan, sözleşme konusu hisseler ...'in üzerinde kalmıştır. Davacı 1.200.000 adet payın kendisine ait olduğunu iddia etmektedir.
Davacı 25/10/2004 tarihli hisse devir sözleşmesi ile belirlenen bedeli davalı ...'a ödediğini, ... hisseleri itibariyle davalı şirkete gizli ortak olduğunu ispat edememiş olduğundan, ödemiş olduğu bedelin faiziyle birlikte davalılardan alınarak kendisine iade edilmesini talep edemeyeceğinden asıl ve birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Asıl ve Birleşen Davanın REDDİNE,
Asıl davada,
-Harçlar Yasası uyarınca belirlenen karar harcı olan 615,40-TL harçtan peşin yatırılan 16.200,00-TL harçtan mahsubu ile fazla harç olan 15.584,60-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-Davalı ... tarafından yapılan 100,00-TL yargılama masrafının davacıdan tahsili ile ...'e verilmesine,
-Davalı ... İNŞAAT SAN VE TİC AŞ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 180.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 180.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
-Karar kesinleştiğinde kullanılmayacak olan avansın ilgili tarafa iadesine,
Birleşen davada,
-Harçlar Yasası uyarınca belirlenen karar harcı olan 615,40-TL harçtan peşin yatırılan 29,20-TL harçtan mahsubu ile fazla harç olan 586,20-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-Davalı ... mirasçısı ... tarafından yapılan 25,00-TL yargılama masrafının davacıdan tahsili ile davalı ... mirasçısı ...'a verilmesine,
-Davalı ... ŞİRKETİ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
-Karar kesinleştiğinde kullanılmayacak olan avansın ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 15 günlük sürede temyiz yolu açık üzere oybirliği ile karar verildi.25/09/2025
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır