T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2015/482 Esas
KARAR NO: 2019/28
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/05/2015
KARAR TARİHİ: 23/01/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 10/02/2014 tarihli dava dilekçesi özetle;araflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunu ,davacı araçlarının trafik ve kasko sigortasının yaptırıldığını, kredi kartlarıyla sigorta ödemelerinin yapıldığını, ancak 2013 yılı mart ayında 6.000-7.000 tutarında kredi kartı çekim işlemini görünce davalıyı aradığını sorduğunu, aldığı cevapta ise araçların ve poliçelerin davacı şirkete ait olmadığını başka şahıs ve firmalara ait sigorta bedelinin davacı şirkete ait kredi kartından tahsil edildiği bilgisini aldığını bunun üzerine tüm hesap hareketlerini inceleyerek kartları kapattığını Cumhuriyet Savcılığının ... nolu soruşturma şikayetinin yaptığını davalı basiretli bir tacir gibi davranmadığını ilgisiz sigorta ödemelerini davacı kartından almakla basiretsiz davrandığını davalı ... şirketinin bu tip sahte belge ile davacıyı dolandırarak zarara uğrattığını zararın tahsili için ... 28 İcra Müdürlüğünün ... nolu takip dosyasını açtığını ancak takibe davalının itiraz ettiğini itirazın iptalini takibin devamını ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 06/04/2014 tarihli cevap dilekçesi özetle; açılan davanın reddi gerektiğini, zaman aşımı definde bulunduklarını istenen miktarların zaman aşımına uğradığını, yapılan itirazın haklı ve yerinde olduğunu davacının yaklaşık 20 tane aracının bulunduğu, poliçelerin kendilerince düzenlendiğini davacının izni olmadan 3 kişilere ait poliçelerin düzenlenemeyeceğini ve ödemelerin şirket yetkilisi ... adına düzenlenen kredi kartlarından tahsil edildiğini davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını çünkü ödemleri yapanın ... olduğunu oysa davayı açanını takibi yapanın şirket odluğu bu durumda öncelikle davanın aktif dava yokluğundan reddini daha sonra asılsız iddiaların olması nedeniyle davanın esastan da reddini davacının ödemelerine 4-5 yıl kontrol etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu davalıdan istediği bilgilerin zamanında kendisine gönderildiğini, ödemelerin sanal post üzerinden yapıldığını, bilirkişi incelemesi yapıldığı takdirde durumun aydınlanacağını, bu nedenle davanın esası yönünden dinlenemeyeceğini belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.
Dosyamız mahkememizce verilen 2014/49 Esas 2014/160 Karar sayılı 04/06/2014 tarihli karar doğrultusunda davalı vekili tarafından temyiz itirazları üzerine Yargıtay Temyiz yoluna başvurulmuş olup, Yargıtay'ın 2014/18805 Esas 2015/611 Karar nolu ilamı ile "...İİK'nın 62. maddesi uyarınca, "ödeme emrine itiraz süresi 7 gün olup, bu süre ödeme emrinin borçluya tebliği ile başlar". Somut olayda, icra takip talepnamesine uygun olarak düzenlenip gönderilen ödeme emri davalı-borçluya 22.07.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, itiraz ise davalı-borçlu tarafından 24.07.2013 tarihinde Uyap sistemi üzerinden yapılmıştır. Takibe karşı süresi içinde itiraz edilmiş ve itiraz dilekçesi UYAP sistemi üzerinden kayıt edilmiş olmasına rağmen, fiziki evrakın icra dosyası içine geç alınmış olması nedeniyle, itirazın süresinde yapılmadığı yönünde değerlendirme yapılarak sonuca gidilmiş ise de, 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun 5. maddesinde, güvenli elektronik imzanın elle atılan imza ile aynı hukuki sonucu doğuracağı belirtilmiş, 6100 sayılı HMK'nın 445/2. maddesinde ise, elektronik imzayla elektronik ortamda hazırlanan tutanak ve belgelerin hukuken geçerli olmakla birlikte bu belgelerin ayrıca fiziken gönderilmesinin gerekmediği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, davalı-borçlu tarafından Uyap sistemi üzerinden yapılan itirazın usulüne uygun ve süresinde olduğu kabul edilerek, İİK'nın 66. maddesi uyarınca duran takip nedeniyle davalı-borçlunun dava hakkının bulunduğu gözetilerek, esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir..." dair karar verilmiş, dosyanın mahkememizin 2015/482 Esas numarasına kaydı yapılmış ve bozma ilamına uyularak açık yargılamaya devam olunmuştur.
Tarafların iddia ve savunmaları ile celp edilen delillerin dosya kapsamında değerlendirilmesi amacıyla dosya mali müşavir bilirkişi ..., Bankacı ... ve sigortacı ...'dan oluşan bilirkişilere tevdii edilmiş olup, bilirkişi heyeti 19/11/2016 tarihinde tanzim olunan bilirkişi heyet raporu özetle; taraflar Arasındaki İlişkinin Mali ve Bankacılık Mevzuatı Açısından incelendiğinde; dava, kendilerine ait olmayan ticari araçlara ilişkin sigorta bedellerinin, hukuka aykırı bir şeklide şirket yetkilisi ... adına düzenlenmiş kredi kartlarından tahsil edildiği iddiasından, davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında olduğunu, davacı, ... Bankası A.Ş ve ... Bankası A.Ş. nezdindeki Kredi kartlarından tahsil edilen Sigorta primlerinin dayanağı olan Poliçelerin, kendisine ait olmadığı, 3.kişilere ait poliçelere ait primlerin davalı ... Şirketi tarafından tahsil edildiği iddiası ile yapılan tahsilatların ödenmesi istemine ilişkin olduğunu, 40.147,73,-TL - 4.336,00,-TL = 35.811,73,-TL'nin 3. Kişilerin poliçe bedelleri pirim tutarları olduğu tespitine varıldığını, davacı kredi kartlarından 3. Kişilerin sigorta primlerinin hukuka aykırı olduğu görüşünün benimsenmesi durumunda, ... Bankası A.Ş nezdindeki kredi kartından dolayı toplamda 35.811,73,-TL tutarın davalıdan talep edilebileceğini, tarafların tacir olduğu ve takip öncesi davacı tarafından davalıya borç ihtarında bulunulmadığından takip tarihinden itibaren ticari avans faizi istenebileceğini, takip öncesi işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığını,5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununda Mesafeli İşlemleri düzenlediğini, 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun, Kart Kullanımına İlişkin Yükümlülükler başlıklı 15. Maddesinde;'...bu kanunun 20 inci maddesi uyarınca harcama belgesi düzenlenmeksizin çeşitli iletişim araçları yoluyla veya sipariş formu vasıtasıyla yapılan mal ve hizmet alımlarındaki hukuka aykırı kullanımlardan kaynaklanan zararlardan kart hamilleri sorumlu tutulamaz..'' İmza gerektirmeyen İşlemler başlıklı 20 inci maddesi: "İşlemin niteliği nedeniyle alacak belgesi düzenlenme imkanı olmayan hallerdi kartlar, hamil tarafından çeşitli iletişim araçları ile kart numarası bildirilmek veya imza yerine geçen kod numarası, şifre yada kimliği belirleyici başka bir yöntemle işlem yapılmak suretiyle de kullanılabilir." ispat Yükü başlıklı 32 inci maddesiyle ;'.. kart numarası bildirilmek suretiyle üye işyerinden telefon, elektronik ortam, sipariş formu veya diğer iletişim araçları yoluyla yapılan işlemlerden doğacak anlaşmazlıklarda ispat yükü işyerine 'şeklinde düzenlendiğini, Kart hamilinin kredi kartından yapılan bir kısım çekimlerin kendisinin bilgisi dışında çekildiğini, yapılan harcamaların kendisi tarafından yapılmadığı yönünde tereddüt ve itirazları olması halinde bu harcamaların yer aldığı hesap ekstresi üzerinden gerekli itirazlarını kart müşterisi olduğu bankasına süresi içinde yapması gerektiğini, İtirazla ilgili olarak, 5464 Sayılı kanunun "Şikayet ve İtirazlar" başlık 11 maddesindeki hükmü:5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 11.maddesi gereğince Kart çıkaran kuruluşlar, olarak yapacakları şikâyet ve itiraz başvurularını, başvuru tarihinden itibaren yirmi gün içinde hamilin başvuru yöntemi kullanılarak ve gerekçeli bir şekilde cevaplandırmak zorunda olduğunu, kuruluşlar, kart ve ek kart hamillerinin şikâyet ve itirazlarının ilgili birimlerine kolaylıkla ulaşmasını sağlayacağını, kredi kartı ile yapılan işlemlere, son ödeme tarihinden itibaren on gün içinde, kart çıkaran kuruluşa başvurmak suretiyle itiraz edilebileceğini, işlemlere, son ödeme tarihinden itibaren on gün içinde, kart çıkaran kuruluşa başvurmak suretiyle itiraz edilebildiğini, davalı ... şirketi tarafından yapılan tahsilatların Mail Order sistemi ile yapıldığı, Sigorta şirketlerinin Mail Order Tahsilatlarının Elektronik Ortamda toplu olarak yapıldığından "SLİP" gibi bir belgenin düzenlenmesi olanağı olmadığı, davacı kredi kartlarına ait, kart numarası, kart geçerlilik tarihi ve kartın arka yüzündeki güvenlik kodu'nun ancak kendisi tarafından verilmiş olabileceği, aksinin kart hamili tarafından iddia edilmediği (Çalıntı gibi) tüm işlemlerin de bu kredi kartlarına dayanılarak yapıldığı anlaşıldığını, davalı ... şirketi acentelerinin işlemlerinden dolayı, 3. Şahıs olan sigortalılarına verilen zarardan sorumlulukları müştereken ve müteselsilen olduğunu, ancak dava dosyasında yapılan işlemin usulsüzlüğünün ve acente tarafından köttinivetli kullanımının dosyada ispat edilmesi gerektiğini, bu sebeple de yapılan suç duyurusu ile ilgili sonucun aydınlatıcı olacağı kanaatinde olduğunu, davanın tarafları arasındaki ilişki açık ve net ortaya konulamadığını, değişik sigorta şirketlerinin de aralarında bulunduğunu, ciddi yekûn içeren ödemelerin kart sahibi tarafından farkedilmemesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kart sahibinin, usulsüz kredi kartı kullanımına karşı hesap ekstresine, son ödeme tarihinden itibaren 10 gün içinde itiraz ederek devamındaki kullanımların önlenmesinin önüne geçebileceği ancak ekstrelere itiraz edilmediğini, kredi kartı kullanılan poliçelerin 3. Kişilere ilişkin olmasına karşın farklı acentelerden çıkarıldığı dikkate alındığında ortada karmaşık bir durum bulunduğu heyetimizce bu duruma açıklama getiremediğini, dosyada iddia edilmemiş ise de, sigortacılık alanında kullanılan tali acenteliklerde iş getiren şahısların getirdikleri poliçelere ilişkin prim ödemelerini kendi kredi kartlarını vermek suretiyle yaptıkları da uygulamada bilindiğini, kartı kullanan acentelerin getireceği açıklamaların aydınlatıcı olabileceği kanaatine varıldığını, davalının söz konusu kartlardan yaptığı tahsilatların davalı tarafından düzenlenen poliçeler karşılığında olduğunu, davalı tarafından bir kısım iadelerin acente cari hesabı borçlandırılarak mahsup edildiğini, davacı kredi kartlarından yapılan tahsilatlarda sigortacılık mevzuatı bakımından bir aykırılık bulunmadığını, davalının işlemi yapan acentelerinin usulsüzlüğünün ve kötü niyetli kullanımının olduğu konusunun ispatı şartıyla acentesine rücu etme hakkı saklı olmak kaydıyla sorumluluğuna gidilebileceğini, heyetimizce dosya kapsamında sunulan bilgiler ışığında usulsüz kullanım tespit edilememiş olup, ispat hukukuna ilişkin değerlendirmenin sayın mahkemenin takdiri olacağı kanaatine varıldığının beyanı ile sonuç olarak; Sayın Mahkeme'nizce, Davacı kredi kartlarından 3. Kişilerin sigorta primlerinin tahsil edilmesinde usulsüzlük ve kötüniyet olduğu görüşünün kabul edilmesi halinde kredi kartlarından dolayı toplamda 35.811,73,-TL tutarın davalıdan talep edilebileceğini, takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar 35.811,73,-TL matrah üzerinden değişen oranlarda Avans faizi talep edilebileceğini, bir usulsüzlük tespit edilmediğini beyan etmiştir.
Taraflar tarafından sunulan itiraz ve beyan dilekçeleri sonucunda dosya değerlendirilmek üzere Mali müşavir ..., ... ve sigorta hukukçusu ...'a tevdii edilmiş, bilirkişilerin 04/06/2018 tarihinde tanzim olunan raporundu; davacı tarafın Türkiye ... Bankası A.Ş.'ne ait ... - ... - ... - ... Nolu kredi kartı ekstreleri incelendiğinde kredi kartından muhtelif zamanlarda toplam 22.700,01 TL tahsil edildiği tespit edildiğini, davacının iki ayrı banka hesabından Davalı şirkete ödenen primler toplamı 47.799,16 TL olduğunu, davacı şirket tarafından yaptırılan ve Davacının fayda sağladığı poliçe tutarları düşüldüğünde, Davacının Davalıdan (47.799,16 TL- 13.371,58 TL =) 34.427,58 TL'nin Davacı hesabından Davalıya fazladan Ödenen bedeller olduğu ve Davacı tarafından iadesinin talep edilebileceği sonucuna ulaşıldığını, davacının aktif taraf ehliyeti ve davanın sebebi hakkında; ... Bankası A.Ş.'nin dosyaya celp edilen 16.12.2015 tarihli ve 7254 sayılı yazısındaki "... Sn. ...'ın Bankamız kredi kartı müşterisi olduğu tespit edilmiştir. /... no.lu kredi kartı ile .... tarafından çekilmiş olan sigorta primlerine ilişkin hesap bildirim cetvelleri ..." ibarelerinden ve yazı ekinde hesap ekstresinden sigorta poliçesi prim ödemelerinin tahsil edildiği hesabın Davacı şirkete ait bir hesap olduğu, ancak ödeme aracı olarak kullanılan kredi kartının Dava dışı (ancak davacı şirketin yetkilisi) gerçek kişiye ait olduğu anlaşıldığı, ... Bankası A.Ş.'nin dosyaya celp edilen ... sayılı ve 21.07.2017 giriş kayıt tarihli yazısındaki "... yazınızda belirtilen ... no'lu kart ... 'ne ait ... (... kodlu) şubemizde bulunan ... no.lu hesabına bağlı (... adına kayıtlı) olup ..." ibaresinden sigorta poliçesi prim ödemelerinin tahsil edildiği hesabın Davacı şirkete ait bir hesap olduğu, ancak ödeme aracı olarak kullanılan kredi kartının Dava dışı (ancak davacı şirketin yetkilisi) gerçek kişiye ait olduğu anlaşıldığını beyan ederek; sigorta poliçesi primleri Davacı şirketin hesabından çıkmış ve bu sebeple Davacı şirketin aktif malvarlığında azalma meydana geldiğini, davacının hesabından çıkan paranın Davalı ... şirketine ödendiği konusunda dosyada bir uyuşmazlık bulunmadığını bildirerek sonuçta; davacı ...'nin ... Bankası A.Ş. nezdindeki hesabından Davalı tarafından muhtelif zamanlarda toplam 25.099,15 TL sigorta poliçesi primi tahsil edildiğini, davacı ...'nin ... Bankası A.Ş. nezdindeki hesabından muhtelif zamanlarda toplam 22.700,01 TL sigorta poliçesi primi tahsil edildiğini, davacının hesaplarından toplam 47.799,16.TL para çekildiğinin tespit edildiğini, davacı tarafından yaptırılan sigorta poliçelerinin toplam tutarının 13.371,58 TL olduğunu, davacı kredi kartlarından tahsil edilen toplam tutardan sigorta poliçeleri düşüldüğünde; 47.799,16.TL - 13.371,58 TL = 34.427,58 TL'nin Davacı hesabından Davalıya fazladan ödenen primler olduğu ve talep edebileceğini, 6. Poliçe primlerinin kredi kartı ile ödenmesi halinde; kredi kartının sigortalı ve/veya sigorta ettirene ait olması hususunda sigorta sektöründe herhangi bir zorunluluk olmadığı gibi, dava konusu somut olayda, söz konusu poliçelerin prim tahsilatlarının yapılmış olduğu ... Bankası A.Ş.'ne ait (...-...-...-...) ve ... Bankası A.Ş.'ne ait (...- ...-...- ...) no.lu kredi kartlarının hamili ... 'ın ise, davacı ...'nin yetkilisi olduğu açıkça anlaşılmakta olduğunu, Davacı vekilinin iddia ettiği şekilde yapılan işlemin usulsüz olduğu ve sigorta primlerinin tahsili işleminde kullanılan kredi kartlarının kim ve hangi acente tarafından kötüniyetle kullanılmış olduğuna ilişkin herhangi bir somut ve kesin bir belge dava dosyasına ibraz edilmemiş ve dava konusu iddia ispat edilememiş olduğunu beyan ederek dava konusu olayda heyetimizce usulsüz bir kullanımın tespit edilemediğini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava; davacı şirket yetkilisinin ... Bankası ve ... Bankasına ait kredi kartlarından haksız olarak para çekildiği iddiasıyla çekilen tutarların tahsil tarihinden itibaren davalı ... şirketinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsili için başlatılan icra takibine davalı ... şirketinin davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, alacağın zaman aşına uğradığı, borcun ve faiz miktarının yerinde olmadığı yönünde itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce ... Bankası ve ... Banka yazı yazılarak mail order sistemi ile çekilen davacı delil listesinde 2 ve 3 numaralarında belirtilen kredi kartlarına ilişkin olarak davalı ... tarafından çekilmiş olan sigorta primlerine ilişkin hesap dökümleri, ... Bankası Genel Müdürlüğü'nden ... numaralı kredi kartının kime verildiği, hesap sahibine ait tüm bilgi belgelerin suretlerinin ve bu kredi kartının 2010-2013 yılları arasındaki hesap dökümlerinin ve bu kredi kartının kime ait hesaba bağlı olduğuna dair bilgi ve belgelerin suretleri, ... Bankası Genel Müdürlüğü'nden ... numaralı kredi kartının kime verildiği, hesap sahibine ait tüm bilgi belgelerin suretlerinin ve bu kredi kartının 2011-2014 arasındaki hesap dökümlerinin ve bu kredi kartının kime ait hesaba bağlı olduğuna dair bilgi ve belgelerin suretleri ve ... 21. Asliye Ceza Mahkemesinin ... E.sayılı dosyası dosyamız arasına alınmış olup ... 21 ACM 'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde sanıklardan ...'nin beraatine karar verildiği diğer sanık ...'ın neticeden 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve kararın istinaf edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Yine son celse davacı vekili, takip talebindeki işlemiş faiz tutarı olan 9.426 TL alacaklarından feragat ettiklerine dair beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce dosya arasına alınan banka kayıtları, sigorta primlerine ilişkin hesap dökümleri ve tarafların sunmuş oldukları ticari kayıt ve belgeler üzerinden yapılan bilirkişi incelemeleri sonucunda alınan heyet raporlarında davacının ilk raporda 35.811,73 TL itiraz üzerine alınan mali yönden denetime ve hüküm kurmaya elverişli ikinci raporda davacı şirket tarafından yaptırılan ve fayda sağlanan poliçe tutarları düşüldüğünde, davacının davalıdan (47.799,16 TL- 13.371,58 TL =) 34.427,58 TL'nin davacı hesabından davalıya fazladan ödenen bedel olduğu anlaşılmış olup ... 21. Asliye Ceza Mahkemesinin ... E.sayılı dosyasından alınan 15/05/2018 tarihli emekli banka müfettişi bilirkişi raporunda da ödemelerin mail-order yoluyla yapıldığı , bu ödeme şeklinde kart sahibinin imzasını içeren formun her işlem için ayrı ayrı düzenlenmesi gerekeceği ancak somut olayda kart sahibinin bilgisi dışında kartsız işlem menüsünden ya da mail order yoluyla sanki imza ve form doldurulmuş gibi ödemelerin yapıldığı tespit edilmiş davalı ... şirketi acentesi olan şirketin çalışanı hapisle cezalandırılmıştır. Mahkememize sunulan ikinci heyet raporunda da sigorta poliçesi prim ödemelerinin tahsil edildiği hesabın davacı şirkete ait bir hesap olduğu ancak ödeme aracı olarak kullanılan kredi kartının şirket yetkilisi gerçek kişiye ait olduğu anlaşıldığından davacının husumet itirazı yerinde görülmemiştir. Yine aynı konuda ceza davası açıldığından uzamış zaman aşımı hükümleri uygulanacağından davalının bu yöndeki itirazının da reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı ...'nin ... Bankası A.Ş. nezdindeki hesabından Davalı tarafından muhtelif zamanlarda toplam 25.099,15 TL sigorta poliçesi primi tahsil edildiği, davacı ...'nin ... Bankası A.Ş. nezdindeki hesabından muhtelif zamanlarda toplam 22.700,01 TL sigorta poliçesi primi tahsil edildiği, davacının hesaplarından toplam 47.799,16 TL para çekildiğinin tespit edildiği, davacı tarafından yaptırılan sigorta poliçelerinin toplam tutarının 13.371,58 TL olduğunu, davacı kredi kartlarından tahsil edilen toplam tutardan sigorta poliçeleri miktarı düşüldüğünde 47.799,16.TL - 13.371,58 TL = 34.427,58 TL'nin davacı hesabından davalıya fazladan ödenen primler olduğu, poliçe primlerinin kredi kartı ile ödenmesi halinde; kredi kartının sigortalı ve/veya sigorta ettirene ait olması hususunda sigorta sektöründe herhangi bir zorunluluk olmadığı gibi, dava konusu somut olayda poliçelerin prim tahsilatlarının yapılmış olduğu, ... Bankası A.Ş.'ne ait (...-...-...-...) ve ... Bankası A.Ş.'ne ait (...- ...-...- ...) no.lu kredi kartlarının hamili ... 'ın ise davacı ...'nin yetkilisi olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin işlemiş faiz yönünden feragati de gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile takibin 34.427,58 TL üzerinden devamına, 34.427,58 TL'ye 08/07/2013 tarihinden itibaren %11 ve değişen oranlarda faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, %20 oranındaki 6.885,52 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 2.351,75 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 600,10 TL harç ve icra dosyasına yatırılan 248,40 TL olmak üzere toplam 848,50 TL mahsubu ile 1.503,25 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 600,10 TL peşin harcın davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 3.797,20 TL posta, tebligat, müzekkere, bilirkişi ücretinden davanın kabulü reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 2.631,22 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 4.131,31 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
6- Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine,
7-Davalı tarafın yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.23/01/2019
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."