T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/237 Esas
KARAR NO: 2018/703
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/03/2017
KARAR TARİHİ: 20/06/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı adına tanzim ettiği 10.974,00TL tutarlı faturadan kaynaklı 3.000,00TL alacağı olduğunu alacağın tahsili için 16.01.2017 tarihinde davalı aleyhine ... 9. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itiazı ile takibin durduğunu, davalı tarafın takibe itirazındaki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete bir kısım ürünler satıldığını, satılan ürünlere istinaden düzenlenen e-faturaların davalıya gönderildiği, müvekkili şirketin edimini tam olarak yerine getirmesine rağmen davalı şirketin 3.000,00TL borcunu ödemediğini savunarak davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını, % 20 oranında icra inkar tazminatı ile yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davalı tarafa yükletilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirket ile davacı şirket arasında uzun zamandır ticari ilişki olduğunu, davaya konu icra takibine kadar taraflar arasındaki ticarette bir sorun olmadığını, müvekkili şirketin ödeme emrinde belirtilen miktarda davacı şirkete borcu olmadığını, davacı şirketin talep ettiği miktarın müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları ile uyumlu olmadığını, müvekkili şirket tarafından davacı şirkete yapılan kısım kısım ödemelerin kayıtlara yansıtılmadığını savunarak haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.
Mahkememizce dava konusu celp edilen ... 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu adına 3.000 TL tutarındaki cari hesap alacağından kaynaklanan asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresinde borca, yetkiye ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, süresinde huzurdaki itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları ile celp edilen delillerin dosya kapsamında değerlendirilmesi amacıyla dosya bilirkişi Mali Müşavir ...'a tevdii edilen dosyaya 15/03/2018 tarihinde bilirkişi raporu tanzim olunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava; davacı şirket tarafından cari hesap ekstresi, fatura, ticari defterler ve cari hesap ilişkisine istinaden başlatılan icra takibine davalı borçlunun borcun tamamına, ferilerine ve faize ve faiz oranına itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı şirket tarafından ibraz edilen dava konusu, 2016 -2017 yılına ait Ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında ve eksiksiz yaptırıldığı, elektronik defterlerinin e-defter beratlarını incelemeye sunduğu, Ticari Defter kayıtlarının düzenli, yasalara ve muhasebe tekniğine uygun olarak, zamanında işlenmiş olduğu, ticari defterlerinin, birbirini teyit ettiği görülmüştür. Kayıtlarının düzenli, muhasebe ilkelerine ve yasaya uygun tutulduğu görülmekle birlikte, 6102 sayılı TTK’nın 64. Maddesi ve 6100 sayılı HMK’nın 222. Maddesi de göz önüne alınarak takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 2015 - 2016 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfını taşıdığı, davalı taraf belirlenen inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini ibraz etmediği, dava itirazın iptali davası olduğu, davacı vekili tarafından müvekkilinin davalı adına tanzim ettiği 10.974,00 TL tutarlı faturadan kaynaklı 3.000,00TL alacağı olduğunu alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı neticesinde takibin durduğunu beyanla; İtirazının iptali ile takibin devamını ve %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı talep etmiştir.
Davalı vekili ise müvekkili şirketin ödeme emrinde belirtilen miktarda davacı şirkete borcu olmadığını, davacı şirketin talep ettiği miktarın müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları ile uyumlu olmadığını, müvekkili şirket tarafından davacı şirkete yapılan kısım kısım ödemelerin kayıtlara yansıtılmadığını beyanla; Davanın reddini, Davacının %20 kötü niyet tazminatı ödemesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilafın, takibe konu cari hesaptan dolayı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarında olduğu, taraflardan Davacı şirketin 2016 – 2017 yılı ticari defterler, yardımcı defter kayıtları incelenmesinde; davacı şirket 2016 - 2017 yılı ticari defter ve yardımcı defterleri tarafıma sunduğu, ticari defterleri içeriği 120 01 9501 - ... TİC. A.Ş. muavin hesabına borç/alacak kaydı ile davacı adına kayıtlarına göre dava ve takip tarihi itibariyle davacının 3.000,00TL davalıdan alacaklı olduğu, söz konusu alacağın 26.01.2016 tarihli ... nolu 10.974TL tutarlı faturadan kaynaklandığı, takipte talep olunan alacağın dayanağı faturaya istinaden davalının 22.04.2016 tarihinde 5.974,00TL ve 12.08.2016 tarihinde 2.000,00 TL olmak üzere toplam 7.294,00TL ödeme yaptığı bakiye 3.000,00TL borcu kaldığı, taraflar arasında düzenlenen faturanın incelenmesinde; Salt fatura düzenlenmesi adına fatura düzenlenen kişiyi, fatura düzenleyene karşı borçlu duruma düşürmez. Adına fatura düzenlenen kişinin borçlu sayılabilmesi için, VUK. un 230.Md. ne göre hazırlanmış faturayı, T.T.K.21/2. Maddesi uyarınca usulüne uygun biçimde tebellüğ ettiği halde 8 gün içinde münderecatı hakkında itiraz etmemiş olması, ya da fatura konusu mal veya hizmetin adına fatura düzenlenen kişi veya kuruma tesliminin belgelenmesi gerekmektedir. Bu iki teslim veya tebliğden biri varit olmadan düzenlenen fatura borç doğurmaz.” hükmünün düzenlendiği, davacının takibe dayanak faturası incelendiğinde, faturanın davalı şirkete teslim/tebliğ edildiğine dair faturanın üzerinde bir imza ibare ya da emare yok ise de takibe dayanak fatura e-fatura olup, e - fatura kâğıt fatura ile aynı hukuki sonuçlara sahip olmakla birlikte farklı teknik özellikleri ve düzenlemeleri olduğu, Temel fatura senaryosunda düzenlenen faturalara e-fatura uygulaması üzerinden ret yanıtı dönülme imkânı bulunmadığı,, ticari fatura senaryosunda düzenlenen faturalara e-fatura uygulaması üzerinden itiraz mahiyetinde, mali mühür ile imzalı elektronik bir belge üreten yapıyı barındıran “ret” yanıtı verilebildiği, çünkü sistem ve mevcut yazılım farklı bir düzenlemeye imkân vermediği, ancak Temel fatura senaryosunda düzenlenen faturalara e-fatura uygulaması üzerinden ret yanıtının dönülememesi, Türk Ticaret Kanunu’nda belirtilen harici yöntemlerle noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile itiraz edilebilmesi imkânını ortadan kaldırmadığı, temel faturaya da Türk Ticaret Kanununun da belirtilen yöntemler ile itiraz edilebilmesi imkânı bulunmaktadır.
Ticari fatura senaryosunda düzenlenmiş olan faturalara ilişkin olarak alıcıların e-fatura uygulaması üzerinden ret yanıtı ile dönülmemiş olması da, TTK’da belirtilen diğer harici haklar ile itiraz edilmesinde engel teşkil etmediği, ancak ister ret yanıtı ile dönülmüş olsun ister harici haklar ile itiraz edilmiş olsun bu işlemin yine TTK hükümlerinde belirtilen 8 günlük süreye uygun olarak yapılması gerektiği, çünkü belirtilen 8 (sekiz) günlük itiraz süresine uymak tacir olmanın hukuki sonuçlarından biri olduğu, bu süre geçtikten sonra yapılan itirazlar ve e-fatura uygulaması üzerinden dönülen ret yanıtları söz konusu faturaların alıcı tarafından fatura içeriğinin kabul edilmiş olduğu ve davalı aleyhine borç doğurduğu sonucunu doğurduğunu, davalı takibe konu borcun dayanağı faturaya yasal süresi içinde itiraz etmediğinden faturanın davalı aleyhine borç doğurduğu, davalı vekili de cevap dilekçesinde faturaya ilişkin bir itirazda bulunmamış sadece bazı ödemelerin davacı kayıtlarına alınmadığı yönünden beyanda bulunmuş ise de davacı ticari defter kayıtlarında takibe dayanak faturaya istinaden de toplamda 7.294,00TL ödeme yapıldığı, taraflar arasında akdi faiz yönünden bir sözleşme olmadığından uyuşmazlığın 3095 sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerektiği, bu kapsamda 3095 sayılı yasanın 4489 sayılı yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin ‘avans’ oranında hesaplanacağı belirtilmiş olup, Merkez Bankasınca belirlenen, 16.01.2017 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının %9,75 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren %9,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği tespit edilmiştir.
Sonuç olarak; dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacının ibraz olunan ticari dava konusu, 2016 -2017 yılına ait Ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında ve eksiksiz yaptırıldığı, ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfının olduğu, davalının defter ibrazında bulunmadığı, davacının ticari defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle 3.000,00TL davalıdan alacaklı olduğu, davacının takibe dayanak faturasının davalı aleyhine borç doğurduğu, Merkez bankası verilerinden, 16.01.2017 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının %9,75 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren %9,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği anlaşılmakla, davanın kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE, davalının ... 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 3.000 TL üzerinden devamına, 3.000 TL ye takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, % 20 oranındaki 600,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar tarifesine uyarınca alınması gereken 204,93 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 51,24 TL harçtan mahsubu ile bakiye 153,69 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3- Davacı tarafından yapılan; 51,24 TL peşin harç, 626,50 TL bilirkişi ücreti, posta, tebligat, müzekkere masraflarından oluşan toplam 677,74 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden, kabul edilen dava değeri üzerinden AAÜT tarifesi uyarınca takdiren 2.180,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
5-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı KESİN olmak üzere karar verildi. 20/06/2018
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."