T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/54 Esas
KARAR NO: 2019/957
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 16/01/2017
KARAR TARİHİ: 08/10/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesi özetle; 16/07/2016 tarihinde sürücü ... sevk ve iaderesindeki ... plaka sayılı aracı ile . ilinden ... ili yönünde seyir halindeyken ... Mahallesi yakınlarında direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda şarampole yuvarlanması sonucu tek taraflı ölümlü ve yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sonucu müvekkili ve yolcu konumunda bulunan ...'in hayatını kaybettiğini, yapılan tespitler sonucunda araç sürücüsü ...'ın asli ve tamamen kusurlu olduğunu kanaatine varıldığını, kaza tarihi itibariyle ...'ın aracında sigorta bulunmadığını ve bu sebeple ... Hesabı tarafından gerekli ödemelerin yapılması gerektiğini, müvekkillerinin müteveffanın kendilerine yönelik maddi desteklerinden yoksun kaldıkalarını, müvekkillerinin maddi zararın karşılanması için 24/10/2016 tarihinde ... hesabına başvuruda bulunulduğunu, ... hesabının yapılan başvuru sonucunda 84.769,00 TL tazminat ödenmesine karar verildiğini, ancak ödemenin müvekkillerinin zararının fazlasıyla altında olduğunu bildirmekle kazada hayatını kaybeden ...'in destekten yoksun eşi ... için şimdilik 100,00 TL maddi, oğlu ... için şimdilik 100,00 TL maddi, oğlu ... için şimdilik 100,00 TL maddi, oğlu ... için şimdilik 100,00 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 400,00 TL'nin davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkillerine ödenmesine, yargılama gider ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak tensip zaptı ve dava dilekçesinin tebliğ edildiği görülmekle davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesi özetle; davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacıların kaza sebebi ile müvekkili şirkete başvuruda bulunduğunu, müvekkili şirketin davacıların tüm zararlarını karşıladıklarını ancak davacıların ek tazminat talebinde bulunmadan dava açtığını, müvekkili kurumun davacılara ödemede bulunduğunu ve tüm zararlarını karşıladığını, davacılara ödenen tazminatın ibraname mukabilinde ödendiğini ve müvkekili kurumun başkaca sorumluluğu bulunmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacılara ödenen veya ödenmiş olan rücuya tabi tazminat miktarının tespit edilerek müvekkili kurum tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini bildirmekle davanın reddine, yargılama gider ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Mahkememizce ... CBS'nin ... CBS soruşturma dosyasının dosyamız arasına alındığı görüldü.
Davalı ... Hesabına müzekkere yazılarak ... plaka sayılı aracın davaya konu kaza tarihi itibariyle 16/07/2016 tarihli kaza nedeniyle açılmış olan hasar dosyasının dosyamız arasına alındığı görüldü.
... Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak dava konusu aracın trafik kayıtlarının mahkememiz dosyası arasına alındığı görüldü.
... Sosyal Güvenlik Kurumu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak vefat eden ...'in eşi ...'e herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, aylık bağlanıp bağlanmadığı konusunda belgelerin dosyamız arasına alındığı görüldü.
Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği'ne müzekkere yazılarak davaya konu araca ait ZMMS poliçesinin olup olmadığı hususundaki bilgi ve belgelerin dosyamız arasına alındığı görüldü.
... Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacı ...'in sosyal ekonomik durumu hakkındaki evrakların dosyamız arasına alındığı görüldü.
Tarafların iddia ve savunmaları ile celp edilen delillerin dosya kapsamında değerlendirilmesi amacıyla bilirkişi Mühendis ...'ya tevdii edilmiş olup, bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 14/09/2017 tarihli bilirkişi raporunda; Olaya ait Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre , oluş şekli yukarıda açıklanan kaza yeri meskun mahal dışı olup yol düz, orta refüj ile bölünmüştür. Kazanın meydana geldiği yol bölümü emniyet şeridi dahil 11,0 m genişlikte olup tek yönlü ve iki şeritlidir. Asfalt olan yol zemini kaza sırasında kuru, görüş açıktır. ZMSS (Trafik) Poliçesi bulunmayan araç kaza yerinde sol şerit üzerinde başlayıp sağa sola zikzak çizen 98,0 m fren izinden sonra solundan yol dışına çıkıp düştüğü kayalık arazide taklalar atarak 45,0 m sonra durmuştur.Trafik Kazası Tespit Tutanağında aracı kimin kullandığının tespit edilemediği belirtilmiş olmasına karşılık, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca aracın kazada Ölen ...'ın kullandığı ifade edilerek adı geçen sürücü vefat ettiğinden ''kovuşturma yapılmasına yer olmadığı" kararı verilmiştir. Mahkemece temin edilen trafik kaydına göre ... plakalı aracın malikinin kaza tarihinde ...isimli kişi olduğu belirtilmiştir. ..., ... Hesabr'na verdiği 02.12,2016 tarihli cevapta, aracı ... Noterliğinin... tarih ve ... sayılı Kira Sözleşmesi ile 5 yıllık süre için, ... isimli kişiye kiraladığını, aracın trafik poliçesini yaptırılmasında bu kişinin sorumlu olduğu ifade edilmiştir. Bilirkişi Trafik Pofis Memuru ... tarafından düzenlenip ... Cumhuriyet Başsavcılığına verilen 26.08.2015 tarihli raporda aracın sürücüsü ... %100 kusurlu gösterilmiştir. Mevcut dosya kapsamına göre, kaza, kazada vefat eden ...'ın yönetimindeki trafik poliçesi bulunmayan ... plakalı ... marka minibüsün ... bölünmüş yolunda giderken, olay yerinde yol üzerinde zikzak çizen 98,0 m lik fren izi bıraktıktan sonra yol dfşına çıkıp kayalık boş alanda 45,0 m taklalar atarak ilerleyip burada kalması şeklinde meydana gelmiştir. Kazanın meydana geldiği bölünmüş yolun... trafiğine ait bölümü düz, zemini asfalt, kaza sırasında kuru, iki şeritli ve emniyet şeridi dahil 11,0 m genişliktedir. Vakit gündüz görüş açıktır. Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre, kazada etkili fren veya lastik patlaması gibi bir teknik arıza olmadığı gibi aracın sürücünü olumsuz şekilde etkileyecek bir başka araç da yoktur. Buna karşılık aracın yol üzerinde sağa sola zikzak çizen 98,0 m fren izinden sonra yol dışına çıkıp 45,0 m içinde taklalar atarak kalması hızının 125 çok km/sa'ın üzerinde olduğunu göstermektedir. Açıklanan hususlara göre, kazan tn oluş şekli maktul sürücü ...'ın dikkatsiz, tedbirsiz ve Trafik Kanununun 51, maddesine aykırı davranışla S0 km/sa'lık azami hız sınırlaması olan yolda bu üst sınırın çok üzerinde bir hız ile seyretmesi sonucu meydana geldiğini göstermektedir. Kazada etkili her hangi bir harici faktör de olmadığından tam (%100) kusurlu bulunmaktadır. Davacıların eşi /babası maktul ..., araçta yolcu olup kazanın meydana gelmesinde her hangi bir rolü belirlenemediğinden kusursuz bulunmadığını bildirmekle sonuç olarak; ZMSS (Trafik) Poliçesi bulunmayan ... plakalı minibüsün kazada vefat eden sürücüsü ...'ın tam (%100) kusurlu, araçta yolcu olan davacıların miras bırakanı ...'in kusursuz sayılmalarının uygun olacağı görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Mahkememizce İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek kusur tespitinin yapılması istenilmiş, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin mahkememize sunmuş olduğu 18/05/2018 tarihli raporunda; sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğunu, müteveffa yolcu ...'in kusursuz olduğu görüşünü bildirmiştir.
Davacı ve davalının itiraz ve beyan dilekçeleri ve Trafik İhtisas Dairesi'nin mahkememize sunmuş olduğu raporun incelenmesi için bilirkişi yüksek mühendis ...'a tevdii edilmiş olduğu, bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 03/12/2018 tarihli bilirkişi raporunda; 01.01.1966 doğumlu olan müteveffa ... 03.12.2018 rapor tarihi itibariyle (52) yıl (11) ay (2) günlük olup (53) yaşında kabul edilerek TRH-2010 Erkek Yaşam Tablosuna göre muhtemel bakiye ömrü (23) yıldır Müteveffanın kaza tarihi itibarı ile yapmış olduğu işe ilişkin dosyada belge bulunmamaktadır. Müteveffanın işleyecek aktif ömür süresi; (7) yıl, pasif devresi ise (16) yıldır. hak sahiplerinin destek sürelerinin hesaplanmasında; Dosyada mevcut 05.11.2018 tarihli nüfus kayıt örneğinden müteveffanın babası ...’ in halen hayatta olduğu tespit edilmiştir. Buna göre; müteveffa yaşasaydı, dava dışı babasına da destek olacağından dava dışı baba her ne kadar davacı olmasa da dava dışı baba için destek payı ayrılacaktır. Ayrıca; Yüksek Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 26.06.2012 tarih ve 2012/699 Esas, 2012/8158 K.sayılı kararında ve bu konudaki Yüksek Mahkemenin yerleşmiş içtihatlarında, erkek çocukları bakımından destek görebilme yaşları (18) yaş olarak kabul edilmekte, kız çocukları bakımından ise muhtemel evlenebileceği veya hizmet akdi ile çalışabileceği destek görebilme yaş sınırı (22) olarak kabul edilmektedir. 17. HD’ nin 2014/21429 E. 2016/11892 K. 26.12.2016 T. Kararında, 17. HD’ nin 2014/4903 E. 2016/532 K. 18.01.2016 T. ve 17. HD E. 2015/4747, K. 2017/11973, T. 21.12.2017 Kararlarında özetle; “desteğin bekar olduğu dönemde gelirinin yarısını anne-babasına, çocukları olduğu dönemlerde ise kendisine 2, eşine 2 anne, baba ve çocuklarına ise eşit olarak 1 pay ayrılmalıdır” denilerek hüküm kurulmuştur. Yargıtay 17. HD’ nin 2014/21429 E. 2016/11892 K. 26.12.2016 T. , Yargıtay 17. HD’ nin 2014/4903 E. 2016/532 K. 18.01.2016 T. ve 17. HD. E. 2015/4747, K. 2017/11973, T. 21.12.2017 Kararları dikkate alınarak, müteveffanın geliri davacı hak sahipleri arasında paylaştırılacaktır. işlemiş aktif devredeki (bilinen dönem) kazançlarda; Yüksek Yargıtay 4.,9.,10.,11.,19. ve 21.Hukuk Dairelerinin bu konudaki yerleşmiş içtihatlarında destekten yoksunluk tazminatlarının müteveffanın olay tarihinden itibaren günümüze ve hüküm tarihine en yakın tarihe kadar geçen dönem içinde gerçekleşen her türlü ücret artışları ve emsal ücretleri dikkate alınarak hesaplanması gerektiği belirtildiğini, Müteveffanın SGK Hizmet Dökümünden brüt kazancının asgari ücrete eşit olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle evli ve 3 çocuklu çalışanlar için uygulanan yasal asgari ücretler hesaba esas ücretler olarak dikkate alınacağını, işleyecek aktif ve pasif devredeki kazançlarının peşin değeri; TRH-2010 tablosu ve 1,8 teknik faiz yöntemi ile hesaplama yapılırken işleyecek dönem (bilinmeyen dönem) gelirlerinin peşin değeri "devre başı ödemeli belirli süreli rant formülüne” göre hesaplandığında;53-60 yaş arasındaki aktif dönemde = 1.709,67 TL x 12 ay = 20.516,04 TL, 60-76 yaş arasındaki pasif dönemde = 1.450,91 TL x 12 ay = 17.410,92 TL olduğunu, indirim gerektiren hususların değerlendirilmesi: avalı tarafın kusur sorumluluğu %100 oranında olduğundan, %100 kusura isabet eden maddi zarar tutarı davacı yararına dikkate alınacak ve kusur indirimi yapılmayacağını, Hak sahibi davacı eş kaza tarihi itibarı ile (47) yaşında olup, AYİM tarafından yapılan araştırmada (47) yaşında dul bir kadın için yeniden evlenme şansı %2 olarak belirlenmiştir. Aynı araştırmada (18) yaşından küçük her bir çocuk için belirtilen tutarda %5 oranında ayrıca indirim yapılması gerektiği belirtilmektedir. Buna göre; (%2 - %15) Davacılar vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 04/12/2018 tarihli dilekçesi ile destekten yoksun kalma yönünden açılan davalarının 400,00 TL olduğunu ancak 03/12/2018 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerlerinin 108.766,68 TL olarak arttırdıklarını bildirdikleri görüldü.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava; Davacıların desteği olan ...'in 16.07.2016 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında hayatını kaybettiği, ... plakalı araç içerisinde ... ve ...'ın bulunduğu, kaza tespit tutanağına göre aracın kim tarafından kullanıldığının tespit edilemediği ve davalı ... Hesabı'nın verdiği cevap dilekçesinde davacılarının zararlarının ödendiğinin belirtildiği destekten yoksun kalma davasıdır.
18/05/2018 tarihli ATK raporuna göre ... plakalı sigortasız araç sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğunu, müteveffa yolcu ...'in kusursuz olduğu tespit edilmiştir.
Dava konusu kazanın 16/07/2016 tarihinde gerçekleşmiş olması nedeniyle değişen yeni genel şartlara göre trh-2010 %1,8 teknik faiz yöntemine göre aktüer bilirkişi tarafından hazırlanıp dosyaya sunulan hükme elverişli aktüer bilirkişi raporunda, davacı ...’e yapılan ödemenin yetersiz olduğu ve davacı ...’ in güncel verilere göre nihai ve gerçek maddi zararının 78.835,25 TL, davacı ...’e yapılan ödemenin yetersiz olduğu ve davacı ...’in güncel verilere göre nihai ve gerçek maddi zararının 12.905,25 TL, davacı ...’e yapılan ödemenin yetersiz olduğu ve davacı ...’ in güncel verilere göre nihai ve gerçek maddi zararının 10.635,27 TL, davacı ...’e yapılan ödemenin yetersiz olduğu ve davacı ...’in güncel verilere göre nihai ve gerçek maddi zararının 6.740,91 TL olduğu anlaşılmış olup aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Temerrüt başlangıç tarihinin 05.11.2016 tarihi ve işleyecek faizin yasal faiz olduğu
Kaza tarihi itibarı ile Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş olan ZMSS poliçe limitleri ölüm halinde 310.000,00 TL'dir. Ancak davacı ve dava dışı hak sahiplerine yapılan toplam 84.769,00 TL ödeme sonrasında bakiye teminat limitinin 225.231,00 TL olduğu, davacıların nihai ve gerçek maddi zararları toplamının 109.116,68 TL olduğu, 225.231,00 TL tutarındaki bakiye teminat limitinin altında kaldığı, davalı ... Hesabına ihtarnamenin 24.10.2015 tarihinde tebliğ edildiği ve ... kayıt numarası ile davalı tarafından işleme alındığı dosyadaki ihtarname ve üzerindeki akındı kayıt kaşesinden anlaşılmakla 24.10.2015 tarihinin (8) iş günü sonrası olan 05.11.2016 tarihinin temerrüt başlangıcını oluşturacağı gözetilerek işleyecek faizin talep ile bağlı kalınarak yasal faiz olduğu dikkate alınarak davanın kabulüne, ... için 78.835,25 TL, ... için 12.905,25 TL, ... için 10.635,27 TL ve ... için 6.740,91 TL destekten yoksun kalma tazminatının 05/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine şeklinde karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE,
-... için 78.835,25 TL, ... için 12.905,25 TL, ... için 10.635,27 TL ve ... için 6.740,91 TL destekten yoksun kalma tazminatının 05/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 7.453,76 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 31,40 TL + 371,29 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 402,69 TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.051,07 TL harcın davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan; 31,40 TL peşin harç, 371,29 TL ıslah harcı ile 1.744,70 TL posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 2.147,39 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 11.479,31 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
5-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/10/2019
Katip
¸
Hakim
¸