T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/367 Esas
KARAR NO: 2019/486
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 18/12/2012
KARAR TARİHİ: 08/05/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalısı olan şirketin ... Tic Ltd Şti olduğunu ve fason iş yapan dava dışı ... (... firmasına) ait iş yerine belirtildiği gibi fason iş yaptırdığını ancak bu iş yerine 18.09.2012 tarihinde davalı ... ye ait ana binaya su getiren ana su borusunun tıkanması ve patlaması neticesinde su bastığını iş yeri paket sigorta poliçesi ile sigortalısına ait malların sigortalı firmaya fason iş yapan ... firmasına ait iş yerinde bulundukları sırada hasarlandığını hasar dosyasının açıldığını ekspertiz incelemesi yaptırıldığını hasarın 24.428,59 TL olarak tespit edildiğini ve 19.281,08 TL hasrın 08.10.2012 tarihinde sigortalısına ödendiğini ve ödeme ile halefiyet kurallarını doğduğunu ve ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalı idareden tahsilinin talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görev itirazında bulunmuş görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu belirtmiş ve ...’nin kamu kuruluşu olduğunu belirtmiş ve BK 41 maddesine göre hasarla olan illiyet bağından dolayı görevli mahkemenin idare mahkemesi olabileceğini belirtmiş davanın esası yönünden ise kendilerine bir kusuru olmadığını ana su borularında patlamanın meydana gelmediğini hasarın bina içinde kalan tesisatta meydana geldiğini ve bu arızanın komşu binanın giriş katında bulunan tekstil atölyesine sızdığını yalıtımın olmadığını teknik elemanlarca yaptırılan araştırmada bu neticeye ulaştıklarını ve binanın atık suyun geri gelmesini önleyecek bir tedbir alınmadığından dolayı ...’nin deşarj yönetmeliğine göre 13 ve 14 maddelerine göre sorumlu olmadığını zararla eylem arasında illiyet bağı olmadığını bu nedenle açılan davanın esas yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkememizin 2013/165 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde 15/05/2014 tarihli kararda; mahkemece alınan raporlara tebliğ edilmiş taraf rapora itiraz etmiş ise de ve yeni bir inceleme istemiş ise de alınan rapor denetime elverişli olup hüküm kurmaya müsait bulunduğundan olaydaki su basmasında davalı ...’ye ait hiçbir kusur tespit edilemediğinden kaldı ki ana su borusunun patlaması ile ilgili kaza tarihinde davalı ...’de hiçbir çalışmasının yapılmadığı hiçbir tıkanmasının olmadığı bu yoldaki bir şikayetin olmadığı hasarın yasal bilimsel ve denetime elverişli ve tarafsız olan rapor ile de belirlendiği üzere ... bünyesinde ana boruların tıkanmasına meyandan gelmediği tam tersine arızanın bina içinde kalan tesisattan meydana geldiği ve meydana gelen arızanın komşu binanın giriş katında bulunan tekstil atölyesine sızan sulardan meydana geldiği ve herhangi bir yalıtımında olmadığı yani su basmanın meydana gelmesinde davalı ...’nin hiçbir kusurunun bulunmadığı hasar ile davalı arasında illiyet bağının kurulmadığı ...’nin bu hasardan hiçbir sorumluluğu bulunmadığı iç tesisattan kaynaklanan hasar bedelinin ...’den talep edilemeyeceği anlaşılmakla açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından 31/12/2014 tarihli dilkeçe ile mahkeme kararı temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 17. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/1627 esas, 2017/9837 karar sayılı, 31/10/2017 tarihli ilamında; "Mahkemece mali müşavir ve sigorta uzmanından alınan raporda, dosya içiresindeki ekspertiz raporları, fotoğraflar ve ... Bahçelievler şubesinin yazısına göre, su basmasının bitişik binadan gelen su sızması sonucu oluştuğunu belirtilmiş ve bu rapor hükme esas alınmış ise de raporu tanzim eden bilirkişiler konunun uzmanı olmadıkları gibi gelen bilgi ve belgelerde inceleme yapılmasına elverişli değildir.
Yapılacak iş, ... Şube Müdülüğünden 18.09.2012 tarihinde meydene gelen olayla ilgili tüm bilgi ve belgeler istenilerek, İnşaat mühendisinin de olduğu yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak dava konusu olan zarara neden olan olayın sebep ve sorumluluları tesbit edilerek oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak sureti ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerele davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA," şeklinde görüş bildirilmiştir.
Bozma sonrasında dosya mahkememizde yeni numara alarak tarafların iddia ve savunamları, celp edilen delillerin dosya kapsamında değerlendirilmesi amacıyla dosya Sigortacı ..., İnşaat Mühendisi ... ile Aktüer ...'a tevdii edilen dosyaya 14/11/2017 tarihinde tanzim olunan bilirkişi raporunda özetle; Sigortalı ile hasar tutarı/miktarı üzerinde mutabık kalınmadığını, hasarın atölyenin önünde bulunan ...’ye ait tesisatın tıkanması sebebiyle atölyenin bitişiğindeki boş odanın tavandan geçen borunun patlaması sonucu oluştuğu beyan edildiğini, sigortalı tarafından çekilen fotoğraflarda atölyenin önünde bulunan hatta ... tarafından müdahale edildiği görülmekte olduğunu ve hasarın ...’ye rücu durumu şirket takdirine bırakıldığını belirtmiştir.
Hadisenin, görünüm ve saptamalar itibariyle beyan edilen tarih ve şekle uyduğu kanaatine varıldığını, hasarın yakın nedeni dâhili su olarak belirlenmiş olup poliçede teminat altında olduğunu, poliçe vadeleri ile hasar tarihi arasındaki fark makul bulunduğunu, nihai karar ve değerlendirme şirketinizin takdirine bırakıldığının kararına varılmıştır.
Sigorta başlangıç tarihi 01.08.2012 olup hasarın 18.09.2012 tarihinde meydana geldiği ve hasarın poliçe başlangıç tarihinden sonraki bir aşamada meydana geldiği raporda görülmüştür.
Davacının ...bank İnternet Bankacığı E-Dekontunda “... Tic. Ltd. Şti.'nin ... Bankası hesabına ... numaralı dosya bakımından hasar tazminat tutarı 19.281,05 TL’nin sigortalıya ait ... İBAN’a 08.10.2012 tarihinde ... EFT sorgu numarası ile EFT ile yapıldığına dair sigortalıya ödeme yazıları olduğu görülmüştür.
Davacının ...’ye gönderdiği herhangi bir rücu yazısına dava dosyasında rastlanmamıştır.
... şube müdürlüğü’ nün hukuk müşavirliğine gönderdiği 03.07.2013 tarih ve ... sayılı bilgi talebi yazısında:
Yerinde yapılan inceleme neticesinde söz konusu arızanın bina içinde kalan iç tesisatta meydana geldiği tespit edilmiş olduğunu, meydana gelen arızanın komşu binanın giriş katında bulunan tekstil atölyesine sızdığı bilgisine ulaşıldığını ve herhangi bir yalıtım mevcut olmadığı görüldüğünü ve ilgili adrese ait işemri bulunmadığını belirtilmiştir.
Hasarlı emtialarla ilgili faturaların incelenmesi ve hasar miktarının tespiti (dava dosyasında bulunan 03.03.2014 tarihli bilirkişii raporunda):
Yine dosya içerisinde ... tarafından ... adına düzenlenen 4 adet irsaliye suretini sunmuştur. Sunulan irsaliyeler incelendiğinde ... ürününe ilişkin toplam 2.863 adet ürünün sevk edildiği görüldüğünü, dosyada anlaşıldığı kadarıyla 587 adet ürünün hasara uğradığı ve talebin buna ilişkin olduğu ekspertiz raporunda ve dosya içeriğinde mevcut olduğunu, ürünlerin sunulan reçetesine göre ve dosyadaki fatura içeriklerinde eşleştirilenler ile birim maliyetinin 29,97TL olduğunu ve buna göre 587 adet ürün için 17.589,54 TL tutar hesaplandığını ve Eksper raporunda belirtilen 2.935,00 TL sovtaj tenzili yapıldığında, 14.654,54 TL tutar hesaplandığını belirtilmiştir.
TARAF SIFATLARI, SİGORTA VE RÜCU BAKIMINDAN DEĞERLENDİRME:
Dava konusu ile ilgili olarak dosyasında bulunan tüm bilgi ve belgeler incelenmiş olup, değerlendirildiğinde; Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2015/1627 Esas 2017/9837 Karar sayılı BOZMA kararına sayın mahkemece uyulmuş olup; Bozma kararında tarafların sıfatları bakımından bozma söz konusu değildir. Esasen rücuen tazminat talepli işbu davada, davacı mülga 6762 sayılı TTK m.1301 (6102 sayılı TTK m.1472) hükmüne dayanmakta ve yasal halefiyete dayalı rücuen tazmin talep edilmektedir. Somut olayda mülga TTK hükümlerine göre rücu süreci işletilmesi gerektiği, 6103 sayılı Yürürlük Kanunu gereğidir. Davalı ana arterler bakımından su taşıma ve dağıtımında tekel niteliğinde su hizmeti vermektedir. Ancak, bina içi tesisat bakımından sorumluluğu bulunmamaktadır. Bina içi tesisata kadar olası riskler bakımından davalının sorumluluğu kusursuz-tehlikeli işletme işleten işletmelerin sorumluluğu esasına göre olacak; TBK m. 71 gözetilerek sorumluluk cihetine gidilebilecektir.
Yargıtay BOZMA kararı, yerel mahkeme davanın reddi kararı verirken dayanak yaptığı bilirkişi heyeti teşkilinde kusur ve zarar bakımından teknik bilirkişi bulunmadığından hareketle “….inşaat mühendisinin de olduğu yeni bir bilirkişi kurulu…” görevlendirmesi gerektiği yönündedir. Sayın mahkeme de Bozma kararına uyarak heyetimizi görevlendirmiş gözükmektedir.
Somut olay bakımından dosyada mali müşavir ve sigorta uzmanı katılımı ile hazırlanan bilirkişi raporunda hasarlı emtia faturaları ve ticari kayıtları gözetilerek 2.935,00 TL sovtaj uygulaması ile 14.654,54 TL tazminat hesabı yapılmıştır.
Her ne kadar davacı yan 08.10.2012 tarihinde 19.281,08 TL sigorta tazminatı ödemesi yapmış ise de; esasen sigorta ekspertiz çalışmasına konu emtia alış fiyatları gözetilerek yapılan hesaplamaya itibar edilmek gerekir. Davacı mülga TTK m.1301 gereği ancak ödemesi ile sınırlı; ancak somut olayda meydana gelen zarar miktarı olarak hesaplanan 14.654,54 TL miktarında rücu hakkını haizdir. Burada, davacının rücu edebileceği kişi somut olayda kusuru olan haksız fiil failleri veya sorumluluk alanında gerçekleşmiş olması halinde kusursuzda olsa sorumlu davalı olabilecektir. Dosyada her ne kadar %2 muafiyet hesabı gözetilerek ödenmesi gereken miktarın; 30.000 TL muafiyet sınırı dahilinde olduğu, dolaysı ile sigortacı ödemesinin muafiyeti gözetmediği değerlendirilmiş ise de; buara hatalı değerlendirme yapılmıştır. Her bir hasar başına, oluşan hasar tutarı üzerinden %2 muafiyet söz konusu olup, somut olayda, davacı ödemesinde bu husus gözetilmiştir. Yani, davacı ödemesi muafiyeti düştükten sonra yapılan ödeme miktarı olup, bu miktarın aşılmaması koşulu ile davacı rücu hakkını haizdir.
TEKNİK İNCELEME VE DEĞERLENDİRME:
Sigortalı tarafından 19.09.2012 tarihinde davacı sigorta şirketine hitaben yazdığı yazısında “18.09.2012 gecesi binaya su getiren ana şebeke su borusunun patlaması sebebiyle zemin katta bulunan atölyeyi su bastığını" belirtmiş olup burada binaya su getiren ana hattın temiz su hattı olduğu anlaşılmaktadır. Dosyada sigortacı ödemesi dayanağı Ekspertiz raporunda ise "Hasarın atölyenin önünde bulunan ...'ye ait tesisatın tıkanması sebebiyle atölyenin bitişiğinde bulunan boş odanın tavanından gecen borunun patlaması sonucu oluştuğu, ibraz edilen fotoğraflardan hadisenin beyan edildiği şekilde oluşabileceği kanaatine varılmıştır." Şeklinde eksper görüşü olduğu ve resimlerin incelenmesinden de anlaşılacağı üzere atölyenin bitişik odadaki bulunan boş odanın tavanından geçen borunun temiz su borusu olduğu (pissu borusu genellikle Q100 luk yada Q125 PVC boru çapları 10cm yada 15cm ebadında olup fotoğraflarda böyle bir boru görünmemektedir) ve temiz su borusunun patladığı anlaşılmaktadır.
... Şube Müdürlüğü'nün 03.07.2013 tarihli cevap yazısında “Yerinde yapılan inceleme neticesinde söz konusu arızanın bina içinde kalan iç tesisatta meydana geldiği tespit edilmiştir. Meydana gelen arızanın komşu binanın giriş katında bulunan tekstil atölyesine sızdığı bilgisine ulaşıldığını ve herhangi bir yalıtım mevcut olmadığı görülmüştür. İlgili adrese ait işemri bulunmamaktadır.” Belirtilmiş olup ayrıca dava dosyasında, davalı ... Genel Müdürlüğü'nün olay yeri ile ilgili iş emri arıza bakım emri ile ilgili bir kayıt bulunmadığını(dava dosyasında da rastlanmadığı) ve davalı 04.09.2013 tarihli cevaba cevap dilekçesinde "su basması olayının meydana geldiği tarihte bahsi geçen yerde çalışma yapılmadığını, dava konusu hasarın komşu binanın sorumluluğunda olan iç tesisattan kaynaklandığı olay yerine giden vidanjörün hizmet amaçlı olarak olay yerinde bulunduğunu" belirtilmiş olup bu açıklamalardan söz konusu arızanın komşu binadaki iç tesisatta (temiz su hattında) meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Gerek ekspertiz raporunda, gerek ...’nin yazılarından ve gerekse dava dosyasında bulunan resimlerin incelenmesi neticesinde dava konusu su basması olayına komşu binanın iç tesisatındaki temiz su borusunun patlaması sonucunda sigortalı işyerine sızan suyun sebep olduğu kanaatine varılmıştır. Temiz su borularda taşınan suyun niteliği gereğince taş, bez, kağıt v.b gibi tesisatı tıkayacak yabancı cisim bulunmasının mümkün olmaması nedeniyle söz konusu tesisatının tıkanması durumunun olamayacağı, ancak kanalizasyon ya da atık su kanalında böyle bir tıkanmanın söz konusu olabilecektir. Şehir temiz su şebekesi ile atık su ve kanalizasyon şebekesi birbirinden bağımsız sistemler olması sebebiyle, vaki bir tıkanmanın temiz su şebekesini etkilemeyeceği dolayısıyla anlatılan şekilde zarara sebep olmayacağı, kanaatine varılmıştır.
...'nin bakım ve sorumluluğunda olan caddeden geçen temiz su borularından binalara su "Şube Yolu" tabir edilen hat yardımı ile bina girişlerinde bulunan sayaca kadar getirilmekte sayaçtan sonra su binaya ait tesisata bağlanmaktadır. Sayaç girişine kadar olan tesisatın bakım ve onarımı ...’nin sorumluluğunda olup sayaç çıkışından sonraki tesisatın bakım ve muhafazası bina sahibinin sorumluluğundadır. Dava dosyasında bulunan hasar resimlerde boş odadan geçen temiz su borusunun patlaması hasara sebebiyet vermiş olup meydana gelen zarar bina sahibine ait olacağı kanaatine varılmıştır. Burada bina sahibinin kusursuz sorumluluğu ve/veya bina sahibinin kusura dayanan sorumluluğu söz konusu olabilir. Hasar sorumluluk alanı bakımından davalının sorumluluk alanında olmadığından, davalının kusursuz sorumluluğu söz konusu edilemez.
... sıhhi tesisat eğitim ve uygulama esasları Yönetmeliği’nde kolon sistemi hakkında konu ile ilgili maddeler:Tanımlar bölümünde madde2.ç) Kolon: Münferit su aboneliği için, İdarenin döşediği şube yolundan itibaren en son kata kadar bina içinde ortak kullanım alanından açıktan çekilen ve birimlerin su almasını temin eden boru ve bağlantı elemanlarından meydana gelen tesisattır.
Yeni su kolon binalarda uyulması gereken hususlar:
Madde 7'de a) Yeni su ve kolon tesisi için, kolon borusu binanın cümle kapısının girişinden başlayıp, binanın ortak kullanım alanı olan merdiven boşluğundan, açıkta, görünür bir şekilde döşenecek ve son birime dirsekle bağlantısı yapılacaktır. Kolon borusu kömürlük, sığınak, dükkân içi gibi kapalı yerlerden geçmeyecektir.
g) Kolon sistemi ile su kullanan binalarda, İdarenin mes’uliyeti döşediği şube yolu uzunluğu kadardır. Bunun haricindeki mes’uliyet aboneye aittir.
Bu maddelerden anlaşılacağı üzere idarenin mesuliyeti döşediği şube yolu uzunlu kadar olup bunun haricinde mesuliyet aboneye aittir. Bina içindeki tesisatların bakım, onarım ve muhafazasının bina sahibinin sorumluluğundadır şeklinde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi neticesinde tarafların beyan ve itirazlarının dosya kapsamında yeniden değerlendirilmesi neticesinde kök raporu hazırlayan bilirkişiye tevdii edilen dosyaya 03/04/2019 tarihinde tanzim olunan bilirkişi raporunda özetle; Sigortalı mahalde meydana gelen su hasarı olayında; Kök raporumuzda belirtmiş olduğumuz “sigortalı mahalline bitişik olan binada bulunan boş odadan geçen temiz su borusunun” patlaması sonucu buradan sızan suların sebep olduğu sonucuna heyetimiz kanaat getirmiş fakat yerinde yapılan inceleme neticesinde sigortalı mahalline bitişik olan ve ... ye ait olan temiz su borusunun patladığı odanın sigortalı işyerinin bulunduğu binaya ait su deposu ile su hidroforun bulunduğu tesisat odası olduğu görülmüştür.
... ABONE HİZMETLERİ TARİFE VE UYGULAMA YÖNETMELİĞİ’nin MADDE 3 - (1)Bu Yönetmeliğin uygulanmasında geçen tanım ve kısaltmalar;
(vv)Şube Yolu: Ana musluktan başlayıp, bahçe nizamlı binalarda parsel sınırından azami iki metre içerde, bahçesi olmayan binalarda ise cephe duvarında İdare sorumluluğunun sonlandığı su temin borusudur.
(ee)Kolon borusu: Şube yolu ile su sayaçları arasındaki binanın besleme ve dağıtım borusudur.
zzz)Şebeke: Şehir içme suyu dağıtımını yapan değişik tür ve çaplarda borulardan oluşan altyapı tesisleridir.
Fıkralarına dayanarak bu mevzuata göre, hâlihazırda ...’nin bina dışında bıraktığı ve binaların vana ile iç tesisatlarını aldığı, ancak adı geçen binada ... bina bağlantı hattının bina dışında değil, bina bitişiğindeki binanın bulunduğu parsel içindeki odadaki su deposuna girişe kadar getirmiş olduğu ve buradan bir vana ile binaya ait su kolon tesisatına bağlanmış olmasının mümkün olabileceği nitekim civardaki eski binalarda da yapılan incelemelerde hala bu şekilde bağlantılar olan binaların olduğunun tespit edildiği, sonuç olarak meydana gelen hasarın ...'nin sorumluluğunda olan bina bağlantı hattında meydana geldiği, ...'nin binaya uygunsuz bir şekilde su vermesi sonucunda bu şekilde bir hasarın oluşmuş olduğu anlaşılmıştır.
Nitekim ... TARİFELER YÖNETMELİĞİ nin “Su ve atık su şebekesi bakım bedeli” başlıklı 35. Maddesi “İçme suyu ve atıksu bina bağlantılarında oluşan arızaların bakım ve onarımlarının yapılması, atıksu kanal ve bina bağlantılarına ait tesisatlarda meydana gelen tıkanıkların açılması, ..... içme suyu ve atıksu şebeke bağlantılarını her an kullanıma hazır tutulması karşılığında abonenin tabi olduğu tarife üzerinden her ay için 1m³ (bir metreküp) su miktarı karşılığı bedel alınır. ” Diyerek ..., içme suyu ve atıksu şebeke bağlantılarını her an kullanıma hazır tutulması sorumluluğunu üzerine almıştır.... SIHHİ TESİSAT EĞİTİM VE UYGULAMA ESASLARI YÖNETMELİĞİ'nde kolon sistemi hakkında konu ile ilgili maddeler:
Tanımlar bölümünde
madde2.ç) Kolon: Münferit su aboneliği için, İdarenin döşediği şube yolundan itibaren en son kata kadar bina içinde ortak kullanım alanından açıktan çekilen ve birimlerin su almasını temin eden boru ve bağlantı elemanlarından meydana gelen tesisattır.
Yeni su kolon binalarda uyulması gereken hususlar:
Madde 7'de a) Yeni su ve kolon tesisi için, kolon borusu binanın cümle kapısının girişinden başlayıp, binanın ortak kullanım alanı olan merdiven boşluğundan, açıkta, görünür bir şekilde döşenecek ve son birime dirsekle bağlantısı yapılacaktır. Kolon borusu kömürlük, sığınak, dükkân içi gibi kapalı yerlerden geçmeyecektir.
g) Kolon sistemi ile su kullanan binalarda, İdarenin mes’uliyeti döşediği şube yolu uzunluğu kadardır. Bunun haricindeki mes’uliyet aboneye aittir.
Denilmekle birlikte bina girişinde vana olmadığı, su basması gerçekleşince suyun kesilmesi için ... yetkililerinin beklenmesi, su hattına vatandaşın müdahale edememesi durumu bulunmaktadır.
Yetkisiz müdahale
MADDE 53- (1) Sayacın ve şube yolunun yeri değiştirilmez, şube yolunda veya şebekede tahribat yapılamaz ve hiçbir şekilde müdahale edilemez.
Yukarıdaki maddeler uyarınca vatandaşın şube yoluna, kolon sistemine, sayaca müdahalesi mümkün değildir. Bina girişinde vana bulunmaması dolayısı ile vatandaş içme suyu sistemindeki arızaya müdahale edememiştir. Dava dosyasındaki belgelerden ve yerinde yapılan keşif incelemesinde su basması gerçekleştikten sonra ... yetkileri tarafından gelinip bina girişine (bitişikteki odadaki) vana takıldığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava; işyeri sigortasından kaynaklanan rücuen tazminat davasıdır.
Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda ... Müdürlüğünden dava konusu 18/09/2012 tarihinde meydana gelen olayla ilgili bilgi ve belgeler dosyaya celp edilip, dosya inşaat mühendisi, aktüer ve sigorta uzmanı bilirkişi heyetine sevk edilmiş olup, 30/11/2018 tarihli bilirkişi heyetince sigortalı mahalde meydana gelen su hasarı olaya sigortalı mahale bitişik olan binada bulunan boş odadan geçen temiz su borusunun patlaması sonucu buradan sızan suların sebep olduğu, bina içinde bulunan tesisatın bakım ve muhafazasının sorumluluğunun BK 58. maddesi gereğince bina sahibine ait olacağı, ... Genel Müdürlüğünün meydana gelen zararın oluşumunda sorumluluğunun bulunmayacağı, davacının ödeme miktarının tamamı bakımından mülga TTK m.1301 hükmü gözetilerek halefiyete dayanan rücuen tazmin talebi bakımından davalıya husumet yöneltemeyeceği, hasarın davalının sorumluluk alanında meydana gelmediği, meydana gelen hasar zararının ise ticari emtia zararları toplamı şeklinde değerlendirildiğinde davacı ödemesinden ancak 14.654,54 TL miktarının rücu edilebilir miktar olduğu, ancak bu miktarı somut olayda sorumluluğu olanlara yöneltmesi gerektiği yönünde rapor tanzim etmişlerdir.
Davacı ... sigorta vekilinin yerinde inceleme yapılarak rapor aldırılmasını talep etmesi üzerine aynı bilirkişi heyetinden alınan hükme elverişli ayrıntılı ve yerinde tespitleri içerir bilirkişi heyet raporuna göre, ... yönetmelik hükümleri uyarınca su kolon sistemine bağlanan Polietilen borunun binaya bitişik odadaki girişindeki kısmında ana vana bulunmaması ve borunun sarkmakta olduğu (duvara veya tavana sabitlenmediği), dolayısıyla dava konusu su basma olayında, ...'nin sorumluluğu bulunduğu, meydana gelen hasar zararının ise ticari emtia zararları toplamı şeklinde değerlendirildiğinde davacı ödemesinden ancak 14.654,54 TL miktarının rücu edilebilir miktar olduğu, dava konusu hasarın yukarıda ayrıntılı dökümü yapılan bilirkişi heyet raporuna göre sigorta poliçesi kapsamında olduğu, halefiyet prensibi gereği davacı sigorta şirketinin rücu hakkı bulunduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile 14.654,54 TL'nin ödeme tarihi olan 08/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 14.654,54 TL'nin ödeme tarihi olan 08/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davalı ... harçtan muaf olduğundan davacı tarafından peşin yatırılan 286,35 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan posta, tebligat, müzekkere, bilirkişi ücretinden oluşan toplam 4.569,50 TL yargılama giderinin davanın kabulü reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 3.473,04 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
Bakiye kısmın davacının üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
5-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine,
6-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede Yargıtay yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/05/2019
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."