T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/164 Esas
KARAR NO: 2023/975
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/03/2020
KARAR TARİHİ: 19/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 22/11/2018 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını ve ... Devlet Hastanesine kaldırıldığını, sol diz kapağının kırık ve iç organlarında zarar tespit edildiğini, kazadan 1 yıl 1 ay sonra Özürlülük Ölçütü, sınıflandırılması ve özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca ... Devlet Hastanesinin 03/12/2019 tarihli erişkinler için engellilik sağlık kurulu raporu alındığını, rapor uyarınca müvekkilinin tüm vücut fonksiyonunda %29 oranında maluliyet tespit edildiğini, ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davalı ...'ın asli ve tam kusuru ile çarptığını ve kaza anında 2.18 promil alkollü olduğunu, kazada kusuru bulunan ... plakalı araç adına kaza tarihinde ZMMS ile ... Sigorta A.Ş. Tarafından sigortalı olduğu ve müvekkili tarafından 25/06/2019 tarihinde başvuru yapıldığını, sigorta şirketinin müvekkiline sunmuş olduğu 27/06/2019 tarihli cevabi yazısı ile başvuru evraklarının eksik olduğunu bildirdiğini ve davalı ... tarafından 15 günlük süre içerisinde müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı ... adına kayıtlı olduğunu, araç üzerinde tasarruf yapabileceği ve kötü niyetli tasarrufları engellemek, hak ve alacaklarının dava boyunca güvence altına alınabilmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulünü, maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili için şimdilik geçici iş göremezlik tazminatı için 50.-TL, sürekli iş göremezlik tazminatı için 50.-TL, tedavi ve bakım masrafı için S0.-TL olmak üzere toplam 150.-TL maddi tazminat talebimizin kabulünü, dava konusu kaza nedeniyle duyulan elem ve ızdırap için sigorta şirketi haricindeki davalıdan haksız fiile konu trafik kazasının gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte 30.000.-TL manevi tazminat talebimizin kabulünü, Adli yardım taleplerinin kabulü ile yargılama giderlerinin suç üstü ödeneğinden karşılanmasını, İhtiyati tedbir talebimizin kabulünü, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 22.11.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında sigortalı olduğundan bahisle müvekkili ... adına maddi ve manevi tazminat talep ettiğini, ... adına kayıtlı ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... poliçe no. ile 27.12.2017 – 27.12.2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere trafik kanunu zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile teminat altına alındığını, davacı yanın müvekkili şirketten 50,00-tl sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00-tl geçici iş göremezlik tazminatı ve toplamı 50,00-tl bakıcı ve tedavi gideri olmak üzere toplamda 150,00-tl maddi tazminat talep ettiğini, müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu bedeni zararlarda 360.000,00-tl azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, teminat limiti bildirmelerinin davayı kabul anlamına gelmediğini, manevi tazminat taleplerinin trafik kanunu zorunlu mali sorumluluk poliçesi teminatı dışında olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle müvekkili şirket tarafından davacı tarafa 03.12.2019 tarihinde 34.292,14-tl tutarında ödeme yapıldığını, davacının dava ikamesinden önce müvekkili şirkete yapılmış olduğu başvuru üzerine müvekkili şirket tarafından hasar dosyası açıldığını, tüm unsurlar dikkate alınmak sureti ile aktüer raporu hazırladığını, söz konusu aktüer raporu doğrultusunda davacı adına dava konusu kaza nedeniyle 34.292,14-tl tutarında ödeme yapıldığını, müvekkili şirket tarafından dava konusu kaza nedeniyle davacıya 34.292,14-tl tutarında ödeme yapılmasına rağmen müvekkili şirket aleyhine dava açıldığını, ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanan tazminatla davacının zararlarının müvekkili şirket tarafından karşılandığının anlaşılacağını, müvekkili sigorta şirketi tarafından 03.12.2019 tarihinde davacıya sahibine yapılan ödemenin, ödeme tarihindeki veriler dikkate alınarak yapılacak hesaplamadan, güncellenerek indirilmesi halinde başvuru sahibinin tüm zararının karşılanmış olduğu dolayısıyla başvuru sahibine ödenmesi gereken fark tazminat miktarı kalmadığının anlaşılacağını, müvekkili sigorta şirketi ödeme yapmış olduğundan herhangi bir hukuki sorumluluğunun kalmadığını davanın reddinin gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde yol ya da araç kusurunun bulunup bulunmadığının tespitinin yapılmasını, tazminat hesabı yapılması halinde şartları var ise tazminat tutarından birlikte kusur indiriminin yapılmasının gerektiğini, söz konusu raporlarda sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusuru kabul etmediklerini, ceza dosyasındaki bilirkişi raporunun hukuk yargılamasında bağlayıcılığı bulunmadığından, bu raporlar ile bağlı kalınmaksızın tüm delillerin detaylı olarak yeniden değerlendirilmesi suretiyle davaya konu olan kazanın meydana gelmesinde etkili olan tüm unsurların irdelenerek kusur durumuna ilişkin yeniden rapor alınmasının gerektiğini, müvekkili şirket tarafından kazaya karışan ... plakalı araca ilişkin karayolları trafik zorunlu mali sorumluluk poliçesi düzenlenmiş olması tek başına poliçede yer alan teminat tutarının tamamının müvekkili şirket tarafından ödeneceği anlamını taşımadığını, müvekkili şirket sigortalısı ... plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun davacı tarafından ispatının gerektiğini, davaya konu olan kazanın meydana gelmesinde etkili olan tüm unsurların irdelenerek tarafların kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi’ne tevdiine karar verilmesini, sigortalı araç sürücüsünün dava konuzu kaza meydana geldiği esnada alkollü içki ve/veya uyuşturucu madde etkisinde olup olmadığını, geçerli sürücü belgesinin bulunup bulunmadığı anlaşılmadığından bu konuya ilişkin de mahkeme tarafından inceleme yapılmasını, dava konusu kazanın hangi sebeple meydana geldiğinin araştırılmasını, karayolları genel müdürlüğü’nün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunup bulunmadığının da ayrıca belirlenmesini, sigortalı araçta meydana gelen teknik bir arızanın kazanın oluşmasına sebebiyet verip vermediğinin değerlendirilmesini, davaya konu olan kazanın meydana gelmesinde etkili olan tüm unsurların irdelenerek tarafların kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi’nce bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesini, müvekkili şirket nezdinde sigortalı araç sürücülerinin ve davalının dava konusu kazaya ilişkin kusur oranlarının belirlenmesinin yanı sıra davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti ve maluliyetin varlığı halinde dava konusu kaza ile irtibatının belirlenmesini, dava konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde maluliyet hesabının, sigorta aktüerleri yönetmeliği uyarınca hazine müsteşarlığınca yetkilendirilen aktüerler listesine kayıtlı, lisanslı aktüerler tarafından ve trh 2010 ulusal mortalite tablosunda yer alan verilere göre yapılmasının gerektiğini, sigortalı aracın sebep olduğu riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü sigortacı poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil, üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp saptayarak ödemesinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirket sigortalısının kusurunun bulunduğunun istanbul teknik üniversitesi öğretim üyelerinden oluşacak bilirkişi heyetince belirlenmesi halinde yine adli tıp kurumu 3. ihtisas dairesi tarafından dava konusu kaza nedeniyle –var ise- belirlenecek maluliyet oranı ile birlikte maluliyet hesabı hazine müsteşarlığı tarafından belirlenen aktüer vasıtasıyla yapılmasını, tedavi giderleri ve tedavi giderleri kapsamında sayılan geçici iş görmezliğe ilişkin tazminat, geçici bakıcı giderleri, sigorta poliçesi teminatı dışında olup müvekkili şirketin bu kalemler yönünden sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu öncelikli olarak sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılanmayan zararların giderilmesine ilişkin olduğunu, davacının sosyal güvenlik kurumuna tabi olup olmadığının araştırılmasını, davanın mahiyeti gereğince, haksız fiil sonucunda gerçekleşen gerçek zararın belirlenmesinin gerektiğini, dava konusu kaza nedeniyle davacının gerçek zararının belirlenebilmesi için dava konusu kaza nedeniyle sosyal güvenlik kurumu tarafından davacılara yapılan ödemelerin belirlenerek tazminat tutarından indirilmesinin gerektiğini, sosyal güvenlik kurumu tarafından davacıya yapılan peşin sermaye değerli ödemeler nedeniyle sosyal güvenlik kurumunun müvekkili şirkete rücu hakkı bulunduğunun hususunun göz önüne alınmasını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu tazminat“ancak dava tarihinden itibaren” işleyecek “yasal faiz” ile birlikte talep edilebileceğini, müvekkili şirketin müdebbir bir tacir olarak genel kanunların ve poliçe genel ve özel şartlarının kendisine yüklediği tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğinden herhangi bir temerrütten bahsedilemeyeceğini, müvekkili şirket diğer şartların varlığı halinde ancak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sorumlu tutulabileceğini, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini aksi takdirde hesaplanacak olan tazminat tutarından dilekçede belirtilen indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... adına kayıtlı ... plakalı aracın Aksigorta nezdinde ... poliçe no. ile 27.12.2017 – 27.12.2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile teminat altına alındığını, davacının tazminat taleplerinin bulunduğunu, ... 5.Asliye Ceza Mahkemesi'nde 08/07/2020 tarihinde keşif yapıldığını, sürücünün kusur oranı ile yayanın kusur oranlarının henüz belirlenmediğini, müvekkilinin ceza davasında henüz almış olduğu bir mahkumiyetinin bulunmadığını, davacının normal seyretmekte olan aracın önüne bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde atlamış olduğunu, kazaya kendisinin sebep oluşturduğunu, davacının kötü niyetli davrandığını sebepsiz zenginleşmeye çalıştığını düşündüklerini, müvekkilinin ... A.Ş'nin kendisine yapmış olduğu rucüan tazminatı 35.000,00 TL'yi ... Nakden ve defaten ödendiğini, davacının %29 iş göremez olduğuna dair bir rapordan bahsedilmekte ise de, bunun özel hastaneden alınan rapor olduğunu, böyle bir bedeni kaybı, uzuv kaybı, veya devam eden bir sakatlığın bulunmadığını çok rahat gezebilmekte dolaşabilmekte ve kendi ihtiyaçlarını kendi görebildiğini, müvekkilinin olayla ilgili davacıyı gözlemlediğini, kazada davacının ve davalı müvekkilinin kusur oranının henüz belirlenmediğini, ceza davasının halen derdest olduğunu, davacının dava ikamesinden önce ...'ya yapmış olduğu başvuru üzerine sigorta şirketi tarafından hasar dosyası açıldığını, tüm unsurlar dikkate alınmak sureti ile aktüer raporu hazırlandığı ve söz konusu aktüer raporu doğrultusunda davacı adına dava konusu kaza nedeniyle 34.292,14-TL tutarında ödeme yapıldığını, bu bedelde müvekkili tarafından ... şirketine ödendiğini, ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanan tazminatla davacının zararlarının ... tarafından, bu miktar müvekkilden rücu edildiğinden müvekkili tarafından karşılandığının anlaşıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde ise, ödeme tarihindeki veriler dikkate alınarak hesaplama yapılmasının ve ödenmesi gereken miktar ile ödenen miktar arasında fark olup olmadığını, davacının zararının karşılanıp karşılanmadığının değerlendirilmesini, müvekkilinin sigortaya rücuan ödemiş olduğu ve davacının uhdesine geçen tazminatın ödeme tarihindeki veriler dikkate alınarak yapılacak hesaplamadan, güncellenerek indirilmesi halinde başvuru sahibinin tüm zararının karşılanmış olduğu dolayısıyla başvuru sahibine ödenmesi gereken fark tazminat miktarı kalmadığının böylece anlaşılacağını, müvekkilinin ödeme yapmış olduğundan herhangi bir hukuki sorumluluğunun kalmadığından davanın reddinin gerektiğini, davaya konu olan kazanın meydana gelmesinde etkili olan tüm unsurların irdelenerek tarafların kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne tevdiine karar verilmesini, dava konusu kazanın hangi sebeple meydana geldiğinin her durumda araştırılmasının gerektiğini, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunup bulunmadığının da ayrıca belirlenmesinin gerektiğini, mahkemece davacılar lehine tazminat hesaplanmasına karar verildiği takdirde, açıklanan nedenlerle somut olaya daha uygun veriler içeren TRH 2010 tablosu ile hesaplama yapılmasının gerektiğini, müvekkili aleyhinde haksız ve yersiz açılmış bulunan davanın reddine dair karar verilerek, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN İSTANBUL 8. ATM 2021/285 ESAS SAYILI DOSYASINDA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından sigortalanan ... plaka sayılı aracın 22/11/2018 tarihinde ...'ya çarpması suretiyle yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle ...'nın %58 oranında malul olduğunun ... Devlet Hastanesi'nin 06/02/2019 tarihli ve 6 ay geçerlilik süreli raporuyla tespit edildiğini, ... Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 03/12/2019 tarihli raporda ise maluliyet oranının %29 olduğunu, maluliyet ile geçirdiği trafik kazası arasındaki illiyet bağının ise %11 olduğunun belirlendiğini, bu nedenle müvekkili şirket tarafından ...'ya yapılan ödemenin bir kısmının fazla ödenmiş olduğunun anlaşıldığını, fazla ödenen 9.216,27-TL'nin tahsili bakımından ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı yan takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Asıl Dava, 22/11/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasına sebebiyet veren ... plakalı aracın kusurlu olduğu, davalı ... şirketinin zmms kapsamında sorumlu olduğu iddia edilerek kaza nedeniyle meydana gelen geçici iş göremezlik, daimi iş göremezlik ve tedavi ve bakım masrafının davalılardan tazminine ve davalı ... 30.000 TL manevi tazminatın tahsiline ilişkin açılan tazminat davasıdır.
Birleşen Dava, ZMMS kapsamında yapılan ödemenin bir kısmının fazla olduğu iddiası ile fazla ödenen 9.216,27-TL'nin tahsili bakımından ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasına davalı yanın yapmış olduğu itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizin 19/10/2020 tarihli celse ara kararı gereği, dosyanın ... ATK sevki ile davacının muayenesinin yapılarak trafik kazası sebebiyle maluliyete uğrayıp uğramadığı tespit edilerek uğramış ise geçici iş göremezlik süresi ile daimi iş göremezlik oranının Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğine Göre tespit edilmesi konusunda maluliyet raporu alınmasına karar verilerek, dosyaya sunulan 20/04/2021 tarihli ATK raporunda, ... tarih, ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin sadece Ek-1 bölümünü içerdiği, Ek-3 ve diğer cetvelleri ve meslek grupları bölümünü içermediğinden, sadece çalışma gücünün en az %60’ını kaybedip kaybetmediğine ilişkin olduğu (hangi hastalık ve arızaların beden çalışma gücünün en az %60’ının kaybına neden olacağı), bu nedenle bu yönetmeliğe göre meslekte kazanma gücü kaybı belirlenemeyeceği cihetle; Mevcut belgelere göre; 1-... oğlu, 22.10.1978 doğumlu, ...’nın 22.11.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1 XII(32a……….1)A %5 E cetveline göre %5.1 (yüzdebeşnoktabir) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,2-İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olduğu kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 04/11/2021 tarihli ara kararı gereği, dosya içerisinde mevcut bulunan Adli Tıp raporları ile ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu raporu arasındaki maluliyete ilişkin çelişkinin giderilmesi ve nihai olarak Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Yönetmeliği hükümlerine göre davacının mesleğinin düz işçi olarak kabulü ile maluliyetinin tespit edilmesi konusunda rapor tanzim edilmesine karar verilmesi istenilmiş ise de; mahkememiz ara kararı gereğince ilgili raporun 30/03/2013 yürürlük tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe hükümlerine göre düzenlenmesi, rapor önceki yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilmiş ise de dosya mahkememize gönderilmeksizin yeniden rapor tanzim edilerek yeni rapor alınmasına karar verilerek, dosyaya sunulan 11/01/2022 tarihli ATK raporunda, ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; ... oğlu, 22/10/1978 doğumlu ...’nın 22/11/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının:
A-) 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği düz işçi olarak bildirilmekle meslek grup numarası 1 alınarak; Gr 1 XII(32a........1)A %5, E cetveline göre %5.1 (yüzdebeşnoktabir) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,
B-) ...tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre değerlendirildiğinde;
Kas İskelet Sistemi, Deplase Plato Kırığı, Tablo 3.33b’ye göre kişinin tüm vücut engellilik oranının %6 (yüzdealtı) olduğu,
C-) Özürlülük/Engellilik kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, bu nedenle aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği,
D-) İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 30/01/2023 tarihli ara kararı gereği, davamıza konu 22/11/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle alınan ek rapor ile ceza mahkemesinde alınan rapor arasındaki çelişkinin giderilemediği anlaşıldığından, ceza mahkemesinde alınan rapor ile mahkememizce alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesine yönelik rapor alınmasına karar verilerek, dosyaya sunulan 13/03/2023 tarihli ATK raporunda, dosyadaki mevcut verilere göre; 1.durum
Davacı yayanın karşıdan karşıya geçtiği sırada kazanın meydana gelmesi halinde;
A)Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, istikametine göre sağ tarafından gelip, karşıdan karşıya geçmek isteyen yayaya karşı etkin fren ve direksiyon tedbiri alması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip, dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde seyrini sürdürdüğü sırada meydana gelen olayda kusurludur.
B)Davacı yaya ... olay mahallinde karşıdan karşıya geçişini; istikametine göre sol tarafından gelmekte olan davalı sürücü idaresindeki otomobilin hızını ve konumunu dikkate alarak yapması gerekirken bu hususa riayet etmediği, ilk geçiş hakkını bu otomobile vermeden kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde kontrolsüzce karşıdan karşıya geçmek istemesi neticesi meydana gelen olayda kusurludur.
2.Durum
Davacı yayanın yol içerisinde yürüdüğü sırada kazanın meydana gelmesi halinde;
A)Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti aydınlatmanın bulunduğu mahalde seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, ön ilerisinde taşıt yolu içerisinde yürümekte olan davacı yayayı zamanında fark edip, bu yayayı yoldaki mevcudiyetini belirtecek şekilde klaksonla ikaz edip, kazayı önlemek adına etkin fren ve direksiyon tedbiri alması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde seyrini sürdürüp, hareket alanı içerisindeki yayaya tedbirsizce çarptığı olayda kusurludur.
B)Davacı yaya ... gece vakti, olay mahallinde taşıt yolu içerisinde, araçların seyir istikametlerine göre sol şerit üzerinde tehlike arz eder biçimde kendi can güvenliğini tehlikeye atarak yürüdüğü, gelen davalı sürücü idaresindeki otomobile karşı yeterli korunma tedbiri almadığı olayda kusurludur.
SONUÇ :
Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
1.durumda;
A)Davalı sürücü ...’ın % 20 ( yüzde yirmi ) oranında kusurlu,
B)Davacı yaya ...’nın % 80 ( yüzde seksen ) oranında kusurlu,
2.durumda;
A)Davalı sürücü ...’ın % 40 ( yüzde kırk ) oranında kusurlu,
B)Davacı yaya ...’nın % 60 ( yüzde altmış ) oranında kusurlu olduğu kanaatini kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 22/02/2022 tarihli ara kararı gereği, tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller ve dosya incelenerek ATK Genel Kurulunun Özürlülük Ölçütü ve Sınıflandırılması ile Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporlarındaki yönetmelik hükümlerine göre yaptığı tespit doğrultusunda, kusur oranlarının tespiti ile kusur oranına göre davacının talep edebileceği tazminatın TRH2010 tablosu ve Progresif rant yöntemine göre hesaplanması, yapılan ödemenin dikkate alınması sureti ile davacının davalıdan tazminat alacağının kalıp kalmadığı, birleşen dava açısından ... Sigorta A.Ş. Tarafından fazla ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise takibin hangi miktar üzerinden devam etmesi gerektiği konusunda rapor alınmasına karar verilerek, dosyaya Kusur bilirkişisi ..., Aktüerya bilirkişi uzmanı ..., Tedavi Giderleri Uzmanı bilirkişi ...'ın sunmuş olduğu raporlarında; 1- KUSUR DURUMU DEĞERLENDİRİLMESİ NETİCESİNDE;
A — ... plakalı aşırı alkollü davalı otomobil sürücüsü ...”'ın davacı mağdur yaya ...'nın yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 40 (yüzde kırk ) oranında tali derecede kusurlu,
B - Davacı mağdur yaya ... kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 60 (yüzde altmış ) oranında asli derecede kusurlu olduğu,
2 - TIBBI YÖNDEN DEĞERLENDİRME NETİCESİNDE ;
Davacının tetkik, tahlil, tedavi, tibbi malzeme ve ilaç giderlerinin dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenerek kanunun kendisine yüklemiş olduğu sorumluluğun yerine getirilmiş olduğu ve dava konusu sağlık harcamalarından davalıların müşterek ve müteselsil sorumlu oldukları, Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporlarında "İç Hastalıkları (DM Tip 2) Engel Oranı: %20" ibaresinin yer aldığı, ancak hastada bulunan Diyabetes Mellitus (DM, Şeker Hastalığı'nın) Hastalığının dava konusu trafik kazası ile İlliyet Bağı bulunmadığı, bu nedenle, Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporları ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu”nun kararlarının birbirleriyle karıştırılmaması gerektiği,
Davacının ameliyathane malzemeleri, Fizik Tedavi masrafları, hasta tuvaleti, yürüteç ve ilaç masrafları toplamının 2.203,86 TL (500,00 TL + 750,00 TL + 460,00 TL +150,00 TL + 343,86 TL = 2.203,86 TL) olabileceği, ancak bu tutarın davalının %40 kusuruna isabet eden 881,54 TL'nın talep edebileceği,
3- TAZMİNAT VE ALACAK YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME NETİCESİNDE;
Davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 4.637,93 TL olduğu, Ödeme tarihindeki verilere göre davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının kalmadığı, bu nedenle güncel verilere göre sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, Birleşen dava yönünden; ... Sigorta A.Ş” nin asıl alacağının talep ile bağlı kalınarak 9.216,27 TL olduğu, bu tutarın icra takip tarihine kadar işlemiş faizinin 538,58 TL hesaplandığı; buna göre icra takibine yapılan itirazın iptali ile (9.216,27 TL + 538,58 TL) = 9.754,85 TL üzerinden devamının gerektiği, davacı ve karşı davalı ... vekilince davalı karşı davacı ...Ş.'ne 35.000,00 TL ödeme yapıldığı beyan edilmekte ise de; dosyada ödemeye ilişkin makbuz olmadığından anılan beyanın heyetimizce nazara alınamadığı, temerrüt başlangıcının davacı karşı davalı ...'nın maddi zararları yönünden ve ... Sigorta A.Ş bakımından 04.03.2020 dava tarihi; davalı sürücü ... yönünden ise 22.11.2018 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 02/05/2023 tarihli ara kararı gereği, dosyanın daha önce rapor alınan Aktüerya bilirkişisi ...'a, DR bilirkişi...'a tevdine, heyete sigortacı bilirkişi eklenilmesine, son alınan ATK raporu, asgari ücrette meydana gelen değişiklikler irdelenip asıl dava ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılarak rapor alınmasına karar verilerek, Bilirkişi heyetinin sunmuş olduğu 18/09/2023 tarihli raporunda, verilen bilgiler ve yapılan değerlendirmeler sadece usul ekonomisine hizmet etme amacı taşımakta olup, tüm hukuki durum ve delillerin değerlendirilmesi ile takdir Mahkemenize ait olmak üzere;
1) Davacının tetkik, tahlil, tedavi, tibbi malzeme ve ilaç giderlerinin dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenerek kanunun kendisine yüklemiş olduğu sorumluluğun yerine getirildiği ve dava konusu sağlık harcamaları nedeniyle başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığı,
2) T.C. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/13754 E., 2017/1007 K., 06.02.2017 tarihli kararında; “Belgeye Dayanmayan Tedavi Giderlerinin 6111 Sayılı Yasa Kapsamında Olmadığı - Belgeli Olmayan Tedavi Giderlerinden SGK Sorumlu Olmayıp Sigorta Şirketinin Sorumlu Olduğu” şeklinde tespitle bulunulduğu ve KTK'nun 98. maddesinde belirtilen SGK sorumluluğunun Belgeli Tedavi Giderleri ile sınırlı olduğunun belirtildiği, yine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 04/04/2019 tarihli 2016/8786 Esas sayılı Yargıtay İlamı'nda da “Belgeye dayanmayan tedavi giderleri 611 sayılı Kanun kapsamında değildir. Belgeli olmayan tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmayıp sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir. ” denildiği ve benzer Yargıtay Kararları bulunduğu;
3) Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporlarında “İç Hastalıkları (DM Tip 2) Engel Oranı: 9420" ibaresinin yer aldığı, ancak hastada bulunan Diyabetes Mellitus Hastalığının (DM, Şeker Hastalığı'nın) ve Hiperlipidemi'nin dava konusu trafik kazası ile İlliyet Bağı bulunmadığı, bu nedenle, Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporları ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun kararlarının birbirleriyle karıştırılmaması gerektiği,
4) SUT'un (Sağlık Uygulama Tebliği'nin) “2.2.” numaralı maddesinde “(79) Trafik kazası nedeniyle ilk müdahalenin sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularında sağlanması halinde bu sağlık hizmeti sunucusunda trafik kazası nedeniyle sunulan sağlık hizmetinin devamı niteliğinde olan tedaviler SUT ve ekleri esas alınarak Kurumca karşılanacaktır. Ancak bu süre trafik kazasının oluştuğu tarihten itibaren 6 ayı geçemez. ” hükmünün bulunduğu;
5) Sağlık Uygulama Tebliği'nin 1.9.1.(1)a maddesi uyarınca Kurumca belirlenen oranı geçmemek kaydıyla kişilerden ilave ücret alınabildiği, 1.9.1.(2) maddesi gereğince de İlave ücretlerin (özel hastane fark ücretlerinin), genel sağlık sigortalıları veya bakmakla yükümlü olunan kişilerce ve/veya sağlık kurum/ kuruluşlarınca Kurumdan (SGK'dan) talep edilemeyeceği
6)Hastanın antidepresan tedavisinin SGK tarafından karşılanmış olduğu ancak hastanın İLAÇ KATKI PAYI ÖDEDİĞİ (emekli aylığı almadığı, 4/a sigortalı olduğu anlaşıldığından 9620 oranında) görüş ve kanaatine ulaşıldığı, fakat ... Devlet Hastanesi'nin 01/03/2022 tarihli İlaç Kullanım Raporu ile Sertralin içeren ilacının 1 yıl boyunca SGK tarafından ücretsiz olarak karşılanacağının belirtildiği, bu tarihten sonra hastanın %20 ilaç katılım payı ödemeyeceği;
7) Davacının ameliyathane malzemeleri, Fizik Tedavi masrafları, hasta tuvaleti, yürüteç ve ilaç masrafları toplamının 2.184,76 TL (500,00 TL+750,00 TL + 460,00 TL + 150,00 TL + 324,76 TL =2.184,76 TL) olabileceği, ancak bu tutarın davalının %40 kusur oranına isabet eden 873,90 TL'nı veya davalının %20 kusur oranına isabet eden 436,95 TL'nı talep edebileceği;
8) Kök raporda tespit edildiği üzere davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 4.637,93 TL olduğu kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
22.11.2018 günü saat 20.33 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... Mahallesi istikametinden ... Mahallesi istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde, istikametine göre sağ tarafından kaplamaya girip karşıdan karşıya geçmek isteyen yada yol içerisinde yürümekte olan davacı yaya ...'ya çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği ve davacının yaralandığı, davacı tarafça asıl davada kaza nedeniyle meydana gelen geçici iş göremezlik, daimi iş göremezlik ve tedavi ve bakım masrafının talep edildiği, birleşen dosyada ise davacı ... tarafından, ZMMS kapsamında yapılan ödemenin fazla olduğundan bahisle fazla ödemenin iadesine yönelik icra takibine itirazın iptalinin talep edildiği, buna göre ilk olarak kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur durumlarının tespit edilmesi, akabinde davacının talep ettiği tazminat kalemleri yönünden hesaplama yapılarak, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı veya fazla bir ödemenin söz konusu olup olmadığının tespiti gerektiği; Kaza tespit tutanağında, mahalde yaya kaldırımının bulunuğu ve 1,5 metre genişliğinde olduğu, çarpma noktasının sol şerit üzerinde ve sol şeridin orta kısımlarında olduğu, çarpma sonrası yayanın çarpma noktasının 14,5 metre ilerisinde, otomobilin ise çarpma noktasının 6,90 metre sağ ilerisinde bulunduğu, ...'ın 2,18 promil alkollü olduğu tespit edildiği, ... 5.Asliye Ceza Mahkemesine sunulmak üzere hazırlanan 20.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda ve 29.10.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda; sürücü ...’ın 1.derecede kusurlu olduğu, yaya ...'nın kusursuz olduğunun; Mahkememizce alınan 20.05.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; sürücü ...’ın % 40 oranında kusurlu olduğu, yaya ...'nın % 60 oranında kusurlu olduğu belirtildiği, kusura ilişkin alınan bilirkişi raporlarında çelişki oluştuğundan çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderildiği, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin ...Sayılı ...Tarihli Kararında, Dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporlarınındaki kusur durumlarının çeliştiği, bu çelişkinin kazanın oluş şeklini birbirlerinden farklı olarak kabul edip, kusur değerlendirmesini buna göre yapmalarından kaynaklandığının belirtilerek, kaza yeri incelemesi ve tanık olan ... plakalı aracın sürücüsü ...isimli şahsın beyanlarından davacı yayanın karşıdan karşıya geçtiği sırada kazanın meydana geldiğinin belirtildiği görülmekle, dosya içerisinde bulunan taraf ve tanıkların ilk beyanları ile ceza davası duruşmasında alınan beyanları arasında tutarsızlığın, kazanın oluş şekline dair farklı anlatımlarının olması sebebiyle, kazanın; davacı yayanın karşıdan karşıya geçtiği sırada mı yoksa yol içerisinde yürüdüğü sırada mı meydana geldiği hususunda kesin bir kanaate varılamadığından bu hususun takdiri ve beyanların değerlendirmesi mahkememize bırakılarak alternatifli kusur dağılımı yapıldığı, bu hususlar muvacehesinde, olayda; 1. Durumda: A) Davalı Sürücü ...’ın %20 (yüzdeyirmi) oranında kusurlu, B) Davacı yaya ...’nın %80 (yüzdeseksen) oranında kusurlu;
2. Durumda: A) Davalı Sürücü ...’ın %40 (yüzdekırk) oranında kusurlu, B) Davacı yaya ...’nın %60 (yüzdealtmış) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirildiği; maluliyete ilişkin olarak ilk olarak alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı .. Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün ... Tarihli ...Sayılı Raporunda Sol Tibia fraktürüne neden olan yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
hayat fonksiyonlarını Ağır (4) derecede etkileyecek nitelikte olduğu belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 15.02.2021/2623 Karar No.lu Kararında ise ...’nın %5,1 Meslekte Kazanma Gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, taraf itirazları kapsamında Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2. Üst Kurulu’nun ... Karar No.lu Kararında ise ...’nın Vücut Engellilik Oranı’nın %6 (yüzde altı) olduğu, Özürlülük / Engellilik kavramıyla Meslekte Kazanma Gücü Kaybı, Çalışma Gücü kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı Tüzük ve Yönetmeliklerin farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, bu nedenle aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, kusura ilişkin olarak ve maluliyete ilişkin olarak taraf itirazlarının değerlendirilmesi sonucunda alınan raporların hükme elverişli olduğu kanaatine varılmış olup, tespit edilen kusur durumları ve maluliyet durumları kapsamında hesaplama yapılması için son olarak alınan heyet raporunda; sigortalı vasıtanın yaya ...’ya çarpması neticesinde ... Sigorta A.Ş. tarafından yaralanan ...’ya 03/12/2019 tarihinde 34.292,41TL maluliyet tazminatı ödemesi yapıldığı da gözetildiğinde, sürekli maluliyet maddi zararı 19.251,52 TL ve geçici iş göremezlik maddi zararının 4.637,93TL belirlendiği, davacının ameliyathane malzemeleri, Fizik Tedavi masrafları, hasta tuvaleti, yürüteç ve ilaç masrafları toplamının 2.184,76 TL (500,00 TL + 750,00 TL + 460,00 TL + 150,00 TL + 324,76 TL = 2.184,76 TL) olabileceği, ancak bu tutarın davalının %40 kusur oranına isabet eden 873,90 TL’nı veya davalının %20 kusur oranına isabet eden 436,95 TL’nı talep edebileceği, geçici iş göremezlik teminatı zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde yer alan tedavi gideri teminatı kapsamında olduğu, buna göre davalı ... tarafından yapılan ödemelerin mahsubu sonucunda 15.040,89 TL fazladan maluliyet tazminatı ödemesi yapıldığı anlaşılmakla, asıl davada davacının maddi tazminat isteminin reddine, birleşen davada davalının ... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın, takibe konu miktarın fazla ödeme miktarından az olduğu dikkate alınarak iptaline, takibin aynen devamına, fazla ödeme iddiasının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Asıl davada, maddi tazminata ek olarak davalı ...'tan manevi tazminat talebinde bulunulmuştur. Davacının manevi tazminat talebi açısından yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56'ncı maddesinin 1'inci fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı maddenin 2'nci fıkrası uyarınca, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... gün ve ... sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli tarafların kusur durumları gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 4'üncü maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hâkimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Somut olay yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde; davacının yaralanmasının ağırlığına ve olayın meydana geldiği tarihe göre duyduğu elem ve üzüntü sebebiyle manevi tazminatın koşulları oluştuğu anlaşılmakla, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 15.000-TL'nin 22/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Asıl davada davacının maddi tazminat isteminin reddine,
Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 15.000-TL'nin 22/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 1.024,65 TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
-Davacı tarafından maddi tazminat dava değerine ilişkin yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
-Davacı tarafından manevi tazminat dava değerine ilişkin yapılan bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-Davalı ... tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-Adli Yardım Ödeneğinden karşılanan 5.225,00 TL bilirkişi ücreti ile 9.756 TL ATK fatura bedeli toplamı olan 14.981 TL'nin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
-Davalı ...Ş. Tarafından yapılan 1.625,00 TL yargılama masrafının davacıdan tahsil edilerek davalı ...Ş. Tarafına verilmesine,
-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen manevi tazminat dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 15.000 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
-Davalı ... taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden maddi tazminat reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı ... tarafına verilmesine,
Davalı ... taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden maddi tazminat reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı ... tarafına verilmesine,
Davalı ... taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden manevi tazminat reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 15.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı ... tarafına verilmesine,
-Arabuluculuk ücreti olan 1320,00 TL bedelin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
2-Birleşen ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası açısından davanın kabulüne, davalının ... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine,
-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 666,35 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 166,59 TL harçtan mahsubu ile bakiye 499,76 TL harcın davalı ...'dan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
-Davacı tarafından yatırılan; 166,59 TL peşin harç ile 59,30 TL başvuru harcından oluşan toplam 225,89 TL bedelin davalı ...'dan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
-Davacı tarafından yapılan 92,50 TL posta, tebligat ve müzekkere masrafının davalı ...'dan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
-Davalı ... tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 9.754,85 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL bedelin davalı ...'dan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
3-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Davacı birleşen dosya davalısı ile birleşen dosya davacı vekillerinin yüzlerine karşı davalı vekilinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.19/12/2023
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."