T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/549 Esas
KARAR NO: 2025/279
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 05/10/2020
KARAR TARİHİ: 29/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; 21.12.2014 tarihinde dava dışı ... yönetimindeki ... plakalı araç ... Tesisleri mevkiinde tek taraflı trafik kazasına karışmış olup araç içinde bulunan müvekkil bu kaza yüzünden yaralandığını, kaza neticesinde müvekkilinin yüzünde ağır bir hasar meydana geldiğini, yüzüne 40 adet dikiş atıldığını, tedavi sonrasında müvekkilin yüzünde kalıcı iz oluştuğunu, bu nedenle müvekkilinin çalışamaz hale geldiğini, yüzünde oluşan bu iz nedeniyle de bir takım estetik ameliyatları geçirmesi gerektiğini, kazaya karışan araç davalı sigorta nezdinde ... poliçe no’lu Trafik Sigortası Poliçesi sigortalısı olduğunu, davacının zararlarının karşılanması amacıyla 29.07.2019 tarihinde davalı şirkete başvuru yapıldığını, ancak davalı tarafın taleplerini karşılamadıklarını, belirterek uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında fazla çıkması halinde arttırılmak üzere (tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere) şimdilik 1.000TL tedavi giderinin kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; Davalı sigorta şirketi vekilinin davaya cevap dilekçesinde, özetle; dava konusu ZMMS poliçesi ile teminat altında olan ... plakalı aracın 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'na tabi olduğunun anlaşıldığını ve aracın kaza tarihi itibarı ile Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi yaptırma zorunluluğunun bulunduğunu, müşterek ve müteselsil sorumluluktan söz edilemeyeceğini, sıralı sorumlulukları dahilinde öncelikle Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinden tazminat talep edilmesi gerektiğini, işbu poliçenin süresinin dolmuş olması veya iptal olması halinde ise Zorunlu Poliçeler kapsamında dava dışı Güvence Hesabından öncelikle tazminat talep edilmesi, poliçe limiti aşılması halinde sıralı sorumluluk nedeni ile müvekkil ZMMS sigortacısından talepte bulunulabileceğini, dava konusu kaza nedeni ile araç içinde bulunan bir başka yolcu için açılan dava sonrası Bölge Adliye Mahkemesi kararının da aynı yönde olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, öncelikle dava konusu kazada kusur durumunun tespitinin gerektiğini, davacının maluliyet durumunun Adli Tıp Kurumu tarafından tespitini, tedavi giderlerinin ZMMS Genel Şartları A.S maddesi gereğince teminat dışı olduğunu, ayrıca 6111 sayılı yasa gereği tedavi giderlerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, SGK tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı ve gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, dava tarihinden itiabren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dava, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın tek taraflı yaptığı kaza sonucunda yaralanması nedeni ile yaptığı tedavi masraflarının ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 02/06/2022 tarihli raporunda; "Mevcut belgelere göre,... kızı 1981 doğumlu ...’ın 21/12/2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 21 (yirmibir) güne kadar uzayabileceği, Kişinin yüzündeki yaralanmadan dolayı bir ameliyatın gerekip gerekmediğine dair değerlendirmenin, Kurumumuz ve Kurulumuzun görev tanımı içinde yer almadığı, kişinin bir tıp fakültesi ya da eğitim araştırma hastanesi Plastik ve Rekonsrüktif Cerrahi kliniğine sevki sağlanarak görüş alınmasının uygun olacagı" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmiştir.
Mahkememiz dosyasına kusur bilirkişisi ..., sigorta bilirkişisi ... ve tedavi gideri bilirkişisi ... tarafından sunulan 13/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "KUSUR DURUMU DEĞERLENDİRİLMESİ NETİCESİNDE ; ... plakalı minibüs sürücüsü ...'nın konusu trafik kazasında %100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu, Dava konusu trafik kazasında Mahkemenizin ara kararı doğrultusunda kusur oranı tespiti yapılmış ise de, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı, müterafık kusur ve hatır taşıması durumu) tespiti Hakim yetkisindedir.TIBBI YÖNDEN DEĞERLENDİRME NETİCESİNDE; ...Devlet Hastanesi Tetkik Sonuçlarında “(Kurumu: SSK Çalışan)”, Taburculuk Özet Formunda da (Epikrizde de) “Kurumu: SSK Çalışan” yazdığı,...Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Plastik, Rekonstrüktüf ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Raporunda “Kurumu: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ” ifadelerinin bulunduğu; bu durumda adı geçen hastanelerde gerçekleştirilen tetkik, tahlil, ilaç, tibbi malzeme, yatak, muayene vb tedavilerin dava dışı SGK tarafından ödeme yapılarak kanunun üzerine yüklediği yükümlülüğün yerine getirildiği ve davacı tarafa başkaca bir borcunun bulunmadığı, söz konusu hastanelerde davacının başka bir ödeme yaptığını gösteren herhangi bir bilgi ya da belgeye rastlanılamadığı; eğer davacı tarafça adı geçen hastanelere ayrıca ödeme yapılmış ise bu ödemeler İLAVE ÜCRET kapsamına girecek olup Sağlık Uygulama Tebliği'nde İlave Ücret alınması ile ilgili olarak “7.9 - İlave ücret- 1.9.1 - İlave ücret alınması- (2) İlave ücretler, genel sağlık sigortalıları veya bakmakla yükümlü olunan kişilerce ve/veya sağlık kurum/kuruluşlarınca Kurumdan talep edilemez.” hükmü bulunduğu; Lazerle Yara İzi (Skar) Tedavisi ülkemizde pek çok klinikte yapılmakta olup çok değişik fiyatların söz konusu olduğu, örneğin damar ve leke tedavisinde kullanılan ND Yag Lazer uygulamasının epidermik pigmente lezyonları (yüzeyel cilt lekelerini, doğum sonrası lekeleri vs), özellikle burun çevresindeki benleri ve fotoyaşlanma ile derin ve yüzeyel vasküler lezyonları (damarsal istenmeyen oluşumların, bacak kılcal damarlarının yok edilmesinde) önerildiği, yine Fraksiyonel Lazer yeni jenerasyon bir lazer olup yara ve yanık skar izi tedavisinde kullanıldığı; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda ve Sağlık Uygulama Tebliği'nde “Estetik amaçlı yapılan sağlık hizmetleri Kuruma fatura edilemez. Estetik amaçlı yapıldığı tespit edilen sağlık hizmetine ilişkin giderler Kurumca ödenmez.” denildiği, ancak bu hükümlerin kaza, iş kazası veya trafik kazası sonucu yapılması gereken tıbbi müdahaleleri kapsamadığı, nitekim Sağlık Uygulama Tebliğinin 6.3.1 - Tanı ve tedavi maddesinde “(/) 6111 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 25.02.2011 tarihinden önce trafik kazaları nedeniyle sağlanan sağlık hizmeti bedelleri, SUT ve eklerinde yer alan kısıtlamalar dikkate alınmaksızın Kurumca bu sağlık hizmetleri için ödenen tutarlar üzerinden karşılanır.” denildiği, bu durumda - eğer SUT'ta yer alan bir estetik tedavinin yapılması gerekiyor ise- dava dışı SGK tarafından SUT eki listelerdeki puanlar'/fiyatlar üzerinden SGK tarafından ödeneceği, ancak SGK'nun henüz gerçekleştirilmemiş ve belgelenmemiş (faturası, makbuzu vs bulunmayan) vakalarda ödeme yükümlüli in bulunmadığı, gelecekte yapılması muhtemel tedavi giderlerinin de belgelenmemiş tedavi giderleri arasında yer aldığı, SUT Eki Listedeki İşlem Puanlarının yukarıda verildiği, B.K. md. 46/1 uyarınca, 10.000,00- TL gelecekte yapılması muhtemel yol, ilaç, tibbi malzeme ve tedavi gideri belirlendiği; SİGORTA KAPSAMI YÖNÜNDEN DEĞERLENDERME NETİCESİNDE; Yukarıda verilen yüksek yargı kararlarında da açıkça görüleceği üzere (Yargıtay 17. HD ... E. ... K. 15.02.2018 tarihli kararı); Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.1. maddesine göre, “Bu sigorta ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10.07.2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunundan doğan sorumluluğunu, poliçede yazılı sigorta tutarlarına karar temin eder. “4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Kanunun 17. maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar. Anılan Kanunun 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8. Maddeleri hükümlerine göre, meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için, sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur .Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu, yolcuların uğradığı bedeni zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak limit aşımında sırasıyla zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır. Bu durumda, yukarıda açıklanan düzenlemeler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında ... plakalı minibüsün kaza tarihinde taşımacılık sigortası bulunmadığının Sayın Mahkeme tarafından tespiti durumunda; ... Hesabı yönetmeliğine göre ... Hesabına başvuru zorunluluğunun olmadığı sıralı sorumluluk uyarınca aracın trafik sigortacısı davalı ... Sigorta A.Ş. ye dava yöneltilebileceği ve davalı ZMMS sigortacısının kaza tarihinde 268.000,00 TL olan tedavi giderleri teminatı ile sınırlı sorumluluğu ile (poliçe 01/06/2015 tarihinden önce geçerli olan genel şartlarla düzenlenmiştir) davacının taleplerinden sorumlu olacağı kanaatine ulaşıldığı" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 20/12/2014 tarihinde sürücüsü dava dışı ... olan ... plakalı aracın viraja girdiğinde aracın hızlı olmasının etkisiyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın takla atması sonucunda davaya konu tek taraflı kazanın meydana geldiği, davacının ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve kaza neticesinde yaralandığı, ... plakalı araç yönünden araç maliki ile davalı sigorta şirketi arasında kaza tarihini kapsar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiği, davaya konu kaza neticesinde davacıda maluliyetin oluşup oluşmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ...Adli Tıp İhtisas Kurulundan rapor alındığı, 02/06/2022 tarihli raporda davacının maluliyetinin bulunmadığının, iyileşme süresinin 21 güne kadara uzayabileceğinin, davacının yüzündeki yaralanmadan dolayı bir ameliyatın gerekip gerekmediğine dair değerlendirmenin, Kurumun görev tanımı içinde yer almadığının, davacının bir tıp fakültesi ya da eğitim araştırma hastanesi Plastik ve Rekonsrüktif Cerrahi kliniğine sevki sağlanarak görüş alınmasının uygun olacağının belirtildiği, davacının yüzünde oluşan yaralanma nedeniyle cerrahi operasyonun gerekip gerekmediği hususunda...Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinden alınan raporda cerrahi müdahalenin gerekmediğinin, iz lazeri tedavisi ile iyileşebileceğinin belirtildiği, davacı tarafça açılan bu davada SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin talep edildiği, alınan bu raporlar doğrultusunda davacının SGK tarafından karşılanmayan talep edebileceği tedavi giderlerinin hesaplanması için bilirkişi heyetinden 13/10/2024 tarihli raporun alındığı, raporda davaya konu kaza nedeniyle davacıda oluşan yaralanamaya ilişkin davacının talep edebileceği SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin 10.000 TL olduğunun belirtildiği, alınan bu raporun denetime elverişli ve uygun bulunduğu, hükme esas alındığı, davacının ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu, kazada kusurunun bulunmadığı, hatır taşımasının bulunmadığı bu nedenlerle indirim yapılmasını gerektirecek bir hususun da bulunmadığı, dava açılmadan önce davacı tarafça sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu ödeme yapılmadığı, tespit edilen maddi tazminat miktarının poliçe limiti içerisinde olduğu, davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE,
10.000 TL maddi tazminatın 13/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 683,10 TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 628,70 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
3-Davacı tarafından dava açılışta yatırılmış olan 54,40 TL başvuru harcı ile 54,40 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı vekiline takdir olunan 10.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen toplam 158,50 TL yargılama gideri ile 1.360,00 TL ATK rapor ücretinden oluşan toplam 1.518,50 TL'nin davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,
6-Davacının adli yardım talebinin 13/09/2024 tarihinde kabul edilmiş olması nedeniyle resmi ödenekten tahsil edilmiş olan 50,00 TL tebligat gideri, 9.000,00 TL bilirkişi ücretininden oluşan toplam 9.050,00TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
7-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
8-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
dair tarafların yokluğunda kesin olmak üzere karar verildi. 29/04/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır