T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/347 Esas
KARAR NO : 2025/119
DAVA : Tazminat (Ticari Ünvanın Kullanılmasından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/05/2021
KARAR TARİHİ : 21/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Ünvanın Kullanılmasından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Türkiye'nin çeşitli illerinde döner sektöründe hizmet verdiğini, müvekkilinin... markasının 18.02.2014 yılından itibaren TÜRK PATENT VE MARKA KURUMU tarafından tescilli olduğunu ve koruma altına alındığını, yapılan çalışmaların müvekkili tarafından tamamlanan çalışmalar olduğunu, tüm sistemin bir bütün olarak davalıya transfer edildiğini ancak bu esnada müvekkilinin saf dışı bırakılarak zarara uğratıldığını, arabuluculuk aşamasında davalı taraf ile anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin davalı ile... markasını geliştirebilmek amacıyla davalının et sektöründe yaptığı çalışmalarla bir araya geldiklerini, tarafların amacının markanın tüm sistemi ile davalı bünyesinde faaliyete devamının olduğunu, bunun sebebinin müvekkili şirket sahibi ile davalı şirket sahibi eşinin ticari geçmişleri olduğunu, müvekkili şirketin piyasa hakimiyeti ve marka değeri dikkate alınarak davalının %75'inin davalı şirkete ait olacağı konusunda anlaştıklarını, tarafların başta hisse devirleri olmak üzere her konuda anlaşarak ticari faaliyetlerine devam ettiklerini, yapılan faaliyetin davacı şirketin faaliyetlerinin davalı şirkete kaydırılması, araçlarının, sözleşmelerinin, telefon hatlarının devri işlemleri olduğunu, tarafların güvene dayalı ilişkileri nedeniyle hisse devrine ilişkin anlaşmayı yazıya dökmediklerini, yazılı sözleşme olmasa da fiilen iradelerin uyuşarak aynı çatı altında faaliyet yürüttüklerini, bu güven temelli olarak müvekkili şirket yetkilisinin birleşmeye olan inançla birçok harcama yaptığını, franchise ilişkilerinin davalı bünyeye geçtiğinin ve tanıtım toplantısında franchise işletmelerin davalı ile sözleşme imzaladıklarını, dava dışı ... Şirketinin ... ile yapılan sözleşmeye istinaden ödemeyi davalıya yaptığını, dava dışı şirketin yapacağı ödemeyi firmanın geçmiş satışlarını inceleyerek yaptığını, müvekkilinin geçmiş satışının incelenerek davalıya ödeme yapıldığını, yine dava dışı ... ile ... arasında imzalanan sözleşme adreslerinin davalının adresi olduğunu, davalı firma yetkilisi ve eşinin talimatları doğrultusunda ...'in CEO'sunun davalı firmanın CEO'su ... olarak belirlendiğini, yine ...'in irtibat numaralarının davalı firmanın irtibat bilgisi olarak değiştirildiğini, yine çalışanların bu çerçevede ...'de işe başlatıldığını, buna benzer birçok hususun anlaşmanın birebir uygulandığını gösterdiğini, ancak tüm bu süreçlerin ardından davalının müvekkilini saf dışı bırakarak ticari faaliyete devam ettiğini, sözleşme ilişkisinin kurulmadığı düşünülse dahi tüm bu sürecin colpa in contrahendo sorumluluğunu doğuracağını, davalının bu süreçte sözleşme imzalamaya yanaşmadığını, anlatılan sürecin büyüklüğü ve sorumluluğunun alınabilmesi adına davalının tüm talimatlarının müvekkili tarafından yerine getirildiğini, dava dışı firma ile... firmasının arasında bulunan davadan davalının feragat edilmesinin istenmesi ancak müvekkili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması nedeniyle davalının ortaklığı tek taraflı olarak sonlandırdığını, bunun müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattığını, davalıların haksız olarak müvekkilini zarara uğratması nedeniyle, öncelikle zararın tespiti ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 105.000,00 TL maddi; 95.000,00 TL manevi zararın yasal faizi ile davalı firmadan tazminine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalıya tahmilini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, var olduğu iddia edilen alacağın ne zaman doğduğuna ilişkin bilginin dava dilekçesinde yer almadığını, dava dilekçesinin HMK'da yer alan zorunlu unsuları taşımadığını, culpa in contrahendo ilkesine dayanan taleplerin ne olduğunun açıklattırılması gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, belirsiz alacak davası şartlarının taşımayan huzurdaki davanın HMK sistematiği gereğince süre verilerek usul eksikliğinin tamamlanamayacağını, bu nedenle davanın bu yönden reddinin gerektiğini, davacının taleplerine tamamen itiraz ettiklerini, culpa in contrahendo sorumluluğu şartlarının somut olay bakımından oluşmadığını,...sorumluluğunun sözleşme görüşmeleri esnasında oluşan somutlaşmış güvenin korunmasını amaçlayan istisnai bir yol olduğunu, somut olayda herhangi bir sözleşmenin kurulmadığını, bunun davacı tarafından da ikrar edildiğini, ticari hayatın profesyonel bir mecra olduğunu ve ticari hayatın hızlı ilerlediğini, şirketlerin birbirleri ile iletişime geçerek piyasa ile ilgili bilgilenmelerinin ve gelişmelerden haberdar olmalarının olağan olduğunu, her gün yüzlerce bu şekilde ilişkinin kurulduğunu, somut olayda sözleşme yapılmadığını, birleşme öncesi prosedürlerin hiçbirinin gerçekleşmediğini, davacının soyut iddialar ileri sürdüğünü, sorumluluğun doğması için yalnızca sözleşme görüşmesi yapılmasının yeterli olmadığını ayrıca bir zararın doğması gerektiğini ve bu zararın ispat edilmesi gerektiğini, ayrıca basiretli iş adamı gibi davranılması külfetinin bulunduğu ancak davacının iddiaları ve olay anlatımı karşısında davacının davranışlarının basiretli iş adamı gibi davranmaktan uzak olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla arada ilişki tespit edilse dahi taleplerin hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminat kalemi bakımından ayrıca tüzel kişilerin manevi tazminat talep edebilme imkanının sınırlı olduğunu ve somut olayda talep edilemeyeceğini, zira yalnızca bir sözleşme kurulmamasının kişilik haklarına zarar verici nitelikte olmadığını, ayrıca culpa in contrahendo'ya dayalı olarak kar kaybının talep edilemeyeceğini, davanın belirsiz alacak davası açılması mümkün olmadığından davanın reddini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğraması nedeni ile işbu davanın zamanaşımından dolayı reddini, dava dilekçesinin HMK 119. maddeye aykırı olması nedeni ile davanın reddini, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın külliyen reddini, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline, talep etmiştir.
GEREKÇE:
Davacı taraf davalı şirket ile 01/03/2018 tarihinde reklam sözleşmesi akdedildiğini davalının sözleşmeye aykırı davrandığının tespiti ile sözleşmenin ihlali sebebi ile davacının uğradığı zararın tazminin ve ödenen bedellerin iadesini talep etmiştir.
Davacı taraf tarafların davacının ... markası ile davalının et sektöründeki çalışmalarını bir araya getirmek amacıyla davalı şirket bünyesinde faaliyete devam edileceği bunun karşılığında davalı şirketin %70 payının davalıya ait olduğu hususunda mutabık kaldığını bu kapsamda davacı şirketin faaliyetlerinin davalı şirkete kaydırıldığı araçların telefon hattının devrinin yapıldığını taraflar arasında yazılı anlaşmanın olmadığını ancak fiili olarak taraflar tek çatı altında faaliyet gösterdiğini davacının yapmış olduğu francizing sözleşmelerinin davalı firmaya geçtiğini ve bu sözleşmelerin davalı firma ile ticari faaliyetlerini devam ettiklerini dava dışı ... firmasının davacı şirket ile yapılan sözleşmeden dolayı davalı firmaya 2 milyon TL ödediğini davacı şirket ve davalı şirket tarafından bayilere ...Firması altında faaliyette bulunulacağının duyurulduğu davalı şirketin sözleşme öncesi hiçbir sebep yokken görüşmeleri sonlandırıp birleşmenin maddi manevi zarara uğradığını davalının yapılan ortaklığı tek taraflı sonlandırdığını belirterek davalı şirketin yıllık satış tutarı ve geliri üzerinden yıllık gelirinin %75'inin ödenmesini ayrıca davalı şirketin değerinin %75'inin davacı şirkete ödenmesini talep etmiş ve 105.000,00-TL maddi 95.000,00-TL manevi zararının tahsilini talep etmiştir.
Davalı taraf ise davacı tarafın taleplerinin zaman aşımına uğradığını davacı tarafın şirketler arasına birleşme sözleşmesinin meydana gelmesinden dolayı maddi manevi tazminat ve kar kaybı talep ettiğini ancak bunların talep edilmesinin mümkün olmadığını birleşme sözleşmesinin yazılı yapılması gerektiğini davacı tarafın zararının ispat edilemediğini belirtmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık tarafların birleşme hususunda anlaşıp anlaşmadıkları davacının tarafların birleşmesi inancı ile bir işlem yapıp yapmadığı ve tarafların birleşme inancı ile bir zararının oluşup oluşmadığı ve davalıdan maddi manevi bir zarar talep edip edemeyeceği anlaşılmıştır.
Davacı taraf dava dilekçesinde şirketin %75'inin kendisine verilmesini ve yıllık gelirinin %75'ini kendisine verilmesini talep etmiş ise taraflar arasında davalı şirketin %75'inin davacıya ait davalı şirkete olacağına ilişkin herhangi bir sözleşme olmadığı gibi başkaca bir yazılı anlaşma da yoktur.
Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 12/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda Firmaların ;Geçmiş dönem ticari ilişkilerinin resmiyeti , aralarında bir sözleşme olmaması ve devam eden ...AŞ.nin markanın bayi sayısındaki artış , bayilerin sözleşme devamına ve yeni sözleşme imzalanması sürecine Davacı tarafın katkısı olup olmadığı, .... firmasının satış sözleşmesi bedelini hangi veriler ile belirlediği, geçmiş dönem satış grafiğine göre verildiyse bir alacak söz konusu olabilir. Konularının mali ve hukuk olarak incelenmesinin net bilgiler oluşturabileceği kanısındayım şeklinde rapor ibraz etmiştir.
Dosya tarafların itirazları doğrultusunda yeni bir bilirkişi heyetine gönderilmiş bilirkişi heyeti dosyaya sunduğu 28/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda Taraflar arasında TTK md.145 hükmü gereğince yazılı bir birleşme sözleşmesi bulunmaması sebebiyle, geçerli bir birleşmenin varlığından bahsedilemeyeceği, Birleşme sözleşmesi ve birleşme hazırlıklarının yürütülmesi esnasında “culpa in contrahendo sorumluluğu”nun geçerli olabileceği kabul edilebileceği Bununla birlikte davacı tarafın sözleşme öncesi yarar bilgi ve belgeleri dosyaya sunmadığı, işlemlerden doğan zararını ispata Telefon hatlarının iptal edilmesinin, bazı çalışanların şirketler arası transfer edilmesinin ne gibi zararlara sebebiyet verdiğinin, araç kiralamalarının ne amaçla yapıldığı ve kime tahsis edildiğinin somutlaştırılmadığı, Davacı şirketin adres değişikliklerinin TTSG kayıtlarında yer almadığı, web sitesinde yapılan adres değişikliğinin davacı şirket bakımından ne gibi bir zarar doğurduğunun Somut şekilde ortaya konulamadığı, Dava dışı ... Şirketinin davalı şirkete neden ve ne zaman 2.000.000 TL ödediği, bu ödemenin yapılmasında davacı şirketin bir fonksiyonunun olup olmadığı, davalı şirketin piyasadaki konumundan ötürü mü bu ödemenin yapıldığı dosyada mevcut bilgi ve belgelerden anlaşılamadığı, dava dışı 50 franchise işletmesinin davalı şirkete geçip geçmediği gibi hususların da dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden belli olmadığı, Özetle davacı taraf yönünden birleşme sözleşmesinin görüşmeleri esnasında bir takım işlemler yapılmışsa da bu işlemlerin şirketi zarar uğrattığı iddiasının somut şekilde ispat edilemediği, dosyadaki bilgi ve belgeler ışığında davacı yönünden herhangi bir zararın varlığından bahsedilemeyeceği, Davacı kayıtlarında davalıya ilişkin, davalı kayıtlarında davacıya ilişkin kayıt mevcut olmadığı, Davalı tarafından kayıtlar uyarınca, Marka devri sözleşmesine ilişkin Mehmet Sertdemir tarafından 07.12.2020 tarihinde tanzim edilen 22.000 TL bedelli fatura olduğu ve karşılığında 26.01.2021 tarihinde davalı tarafından Mehmet Sertdemir'e havale ödemesi yapıldığına ilişkin kayıt mevcut olduğu, Taraf kayıtlarında mevcut mali verilerin, davacının belirttiği hususların korelasyonunun kurulabilmesi için somut karşılaştırma yapılabilecek verilerin bulunmaması sebebiyle mevcut değerlendirmelerin takdirinin mahkemeye bırakılması şeklinde rapor ibraz etmiştir.
Davacı taraf pepsi kola tarafından davacıya ödenen 2 milyon 120 Bin tl tutarın davacının pepsi kola ile yaptığı sözleşmeye istinaden yapılan ödeme olduğunu iddia etmiş pepsi kola şirketi tarafından davalı esn ile yapılan sözleşme... şube listesi ve irsaliye faturalar dosyaya ibraz edilmiş dosya tekrar ek rapor düzenlenmesi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş bilirkişi heyeti dosyaya ibraz etmiş olduğu 23/09/2024 tarihli raporda Taraflar arasında TTK md.145 hükmü gereğince yazılı bir birleşme sözleşmesi bulunmaması sebebiyle, geçerli bir birleşmenin varlığından bahsedilemeyeceği ANCAK Birleşme sözleşmesi ve birleşme hazırlıklarının yürütülmesi esnasında “culpa in contrahendo sorumluluğu”nun geçerli olabileceği kabul edilebileceği, Dava dışı ... Şirketinden gelen cevabi yazıdan anlaşıldığı kadarıyla davacı “...”in çeşitli şubeleri için davalı ...”e 2.120.000 TL * 381.600 TL KDV olmak üzere toplam 2.501.600 TL tutarında fatura tanzim edildiği, buna göre kök raporumuzda tespiti yapılamayan bu husus noktasında heyetimizde bir kanaat oluşarak, ödemenin birleşme ve devralma süreçleri sebebiyle yapıldığı kanaatine varıldığı, Zincir mağazalar ile tedarikçiler arasında bu şekilde “promosyon” ödemelerinin yapılabildiği, bu yönüyle söz konusu bedelin ... İle yapılan tedarik anlaşması kapsamındaki promosyon ödemesi olarak değerlendirilebileceği, Kök raporumuzdaki diğer hususlar bakımından yeni bilgi ve belgeler sunulmaması sebebiyle yeni bir değerlendirmede bulunulmadığı bu yönüyle de kanaatimizde bir değişiklik olmadığı şeklinde rapor ibraz etmiştir.
Dosyada dinlenen tanıklardan davalı tanıkları davalı lehine davacı tanığı ise davacı lehine beyanda bulunmuştur.
Dosya da gerek davacı şirket gerek davalı şirket anonim şirket olup her iki şirket de sermaye şirketidir.
Sermaye şirketler arasında birleşmenin yapılabilmesi için birleşme sözleşmesinin yazılı olarak düzenlenmesi sözleşmenin birleşmeye katılan şirketlerin yönetim organlarınca imzalanıp genel kurulları tarafından onaylanması gerekir.
Birleşme sözleşmesinin ihtiva etmesi zorunlu unsurlar ise TTK 146 mad sayılmıştır. Dosyamız da ise davacı tarafın dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere taraflar arasında yazılı bir birleşme sözleşmesinin olmadığı aşikardır. TTK 18-2 maddesinde her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir tacir gibi hareket etmesi hüküm altına alınmış olup davacı tarafın kanun gereği sözleşme yokken ve birleşme hususunda şirketlerin yönetim ve genel kurullarınca alınmış herhangi bir karar yokken davacı tarafın birleşmenin gerçekleşeceği iddiası ile zarara uğradığına yönelik iddiası basiretli bir tacirin şirketlerin birleşmesindeki usulü bilmesi gerekeceğinden davacı tarafın zarara uğradığına yönelik iddiaları yerinde değildir ancak dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile de dava dışı pepsi kola şirketinin davalı ... çeşitli şubeleri için davalı esn şirketine 2.120.000,00-TL + 380.600,000-TL kdv olmak üzere 2.501.600,00-TL tutarında fatura tanzim edilip bu ödemenin birleşme ve anlaşma sebebi ile yapıldığı bu ödemenin tedarik anlaşması kapsamında promosyon ödemesi olduğunun rapor edilmesi karşısında bu ödemenin yarısının davacı tarafa ait olması gerektiği anlaşılmış ancak davacı taraf davasını belirsiz alacak davası olarak açıp HMK 107 mad gereği bedel artırım dilekçesi sunmadığından davacının açmış olduğu dava değeri üzerinden karar vermek gerekmiş ve davacının dava dilekçesinde faiz talebinde kanuni faiz talep etmesi göz önüne alınarak maddi tazminat talebi yönünden 105.000,00-TL'nin 24/05/2021 tarihinden işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş davacı tarafın manevi tazminat talebi yönünden ise şirketlerin birleşeceği ümidi ile işlem yapıldıktan sonra şirketlerin birleşmemesi sebebi ile tüzel kişi olan davalı şirketin manevi bir zarara uğraması söz konusu olamayacağı kanaatine varıldığından davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabül kısmen reddi ile;
A- davacının manevi tazminat davası yönünden davanın reddine,
1-Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 3.415,50-TL
harcın 1.622,36-TL'si manevi tazminat talebi yönünden ödendiği anlaşıldığından manevi tazminat talebi yönünden alınan 1.622,36-TL'nin fazla yatan 1.006,96-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden davacının manevi tazminat talebi
reddedildiğinden manevi tazminat talebi yönünden AÜTT gereğince hesaplanan 30.000,00-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
B-Davacının maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulü ile 105.000,00 TL'nin 24/05/2021
tarihinden işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine
1-Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 7.172,55-TL harçtan peşin alınan 3.415,50-TL harcın 1.793,14-TL'si maddi tazminat talebi yönünden ödendiği anlaşıldığından maddi tazminat talebi yönünden alınan 1.793,14-TL'nin mahsubu ile bakiye 5.379,41-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
2-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
C-yargılama gideri yönünden;
1-Davacı tarafından yatırılan 1.793,14-TL peşin harç ile 59,30-TL başvuru harcından oluşan toplam 1.852,44-TL bedelinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
2-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere, ATK ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 5.218,25-TL yargılama giderinden davanın kabulü reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 2.478,67-TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacının üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafından yatırılan 3.000,00-TL bir yargılama masrafı giderininin 1.570,00-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine bakiye kısmın davalı üzerine bırakılmasına,
4-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00-TL bedelin davanın kabulü reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 627,00-TL yargılama giderinin davalıdan, 693,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
5-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.21/02/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."