T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/556 Esas
KARAR NO: 2024/290
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 31/08/2021
KARAR TARİHİ: 30/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... istikametine doğru seyir halindeyken ... Kavşağına geldiğinde sola manevra ile ... istikametine doğru dönüşe geçtiği esnada aracının sağ ön köşe kısımlarıyla ... istikametinden ... istikametine doğru seyir halinde olan müvekkili ...'ın sevk ve idaresindeki ...'a ait ... plakalı motosikletin çarpması ile meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin vücudunda kemik kırığının oluşacak şekilde yaralandığını ve aracın pert total olacak şekilde hasar aldığını, olayda davalı ...'in asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin kusursuz olduğu savcılık aşamasında alınan Trafik İhtisas Dairesi'nin 13/11/2019 tarihli raporu ile tespit edildiğini, raporun esas alınarak verilen ... 46. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas ... Karar Sayılı kararının istinaf incelemesi sonucu onanarak 25.06.2021tarihinde kesinleştiğini, aynı ceza dosyasının mündericatında yer alan ve savcılık aşamasında alınan 08.08.2019 tarihli Adli Tıp Kurumundan alınan raporda müvekkili ...'ın sağ frontal bölgede yaklaşık 10cm'lik kesi olduğunu, primer sütür edildiğini, sağ dizde hassasiyet olduğunu, çekilen ...'sinde sağ tibia plato kırığı olduğunun tespit edildiğini, kaza neticesinde yaralanan müvekkili...'ın 112 ambulansı ile ...Hastanesine getirildiğini ve müdahalenin yapıldığını, sağ frontal bölgede 10 cm kesi tespit edildiğini, tetenoz aşısı yapıldığını, ortopediye sevk edilen müvekkilinin sağ tibia plato kırığı olduğunun görülerek brace tatbik edildiğini, aynı gün müvekkiline 30 gün geçici iş göremezlik raporu verildiğini, müvekkilinin şikayetlerinin geçmemesi üzerine yapılan kontroller neticesinde Karamürsel Devlet Hastanesi tarafından müvekkiline 30 günlük ikinci bir istirahat raporu verildiğini, geçici bir süre hiç iş görememesinin yanı sıra, müvekkilinin bu olaydan sonra her türlü tedaviye rağmen bacağında hareket kısıtlılığı da meydana geldiğini, müvekkilinin hareket kısıtlılığı halen dahi devam ettiğini, kalıcı iş göremezliğin de dosya kapsamında tespiti ile tazmininin gerektiğini, müvekkilinin ...Şirketi'nin kurucu ortaklarından biri olduğunu ve aynı zamanda da münferiden temsile yetkili müdürü ve yöneticisi olduğunu, tedavi sürecince müvekkili tarafından karşılanan tedavi giderlerinin bulunduğunu, iyileşmeyen müvekkilinin giderlerinin artmaya devam ettiğini, müvekkilinin bakıma ve yardıma ihtiyacının olduğunu, ihtiyaçlarının ailesi tarafından karşılandığını, müvekkilinin süreç boyunca ihtiyaç duyduğu bakım ve yardım ücretinin mahkemece yapıldığını, kazanın herhangi bir kusuru olmaksızın yolunda seyir halinde olan müvekkiline, davalının tam kusuru ile çarpması sonucu meydana geldiğini, Kazadan sonra tüm bu durumdan sorumlu davalıların müvekkili ile ilgilenmediğini, sebebiyet verdikleri herhangi bir zararı karşılamayı teklif dahi etmediklerini, taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmelerinde de mevcut zararı gidermeye yönelik taleplerinin olumsuz karşılandığını, sakatlığı sebebi ile araç kullanamadığından pandemi koşullarında toplu taşıma kullanma ve bu durumun maddi külfetine de katlanma mecburiyetinde kalarak sağlığını ve ekonomisini ciddi anlamda tehlikeye attığını, müvekkilinin yaşadığı bu ağır kaza sonrasında, gerek ailesinin endişesi ve gerekse de bizzat yaşadığı şok nedeniyle trafiğe çıkma konusunda ciddi olarak anksiye sahibi olduğunu, müvekkilinin her yönüyle mutlu olduğu hayatının kaza sonrası bir anda kabusa döndüğünü, ev düzeninden, işinden, sosyal hayatından, işinden, hareket serbestisinden ve tüm bunlardan sonra ruh sağlığı ve özgüveninden olduğunu, hiçbir rakamın müvekkilden aldıklarını geri vermeye yetmeyeceğini, bu zararın bir nebze olsun tazmininin gerektiğini, hüküm altına alınacak manevi tazminat, yüksek mahkeme içtihatlarına da yansıdığı üzere maddi tazminatı tamamlayıcı ve zarar vereni caydırıcı bir işlev görmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle müvekkilinin manevi zararının giderilmesi adına 100.000,00.-TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi taleplerinin bulunduğunu, davanın kabulünü, geçici iş göremezlik için şimdilik 100.-TL, kalıcı iş göremezlik için şimdilik 100.-TL, tedavi giderleri için şimdilik 100.-TL, bakıcı Masrafı için şimdilik 100.-TL maddi ve 100.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmesini, bu tazminatlara olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı yanlara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili 24/09/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 09.08.2018-2019 vade tarihli ... poliçe nolu zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alındığını, bu dava ile müvekkili şirkette sigorta teminatı altına alınmasını aracın karıştığını, kaza neticesinde sakat kaldığını iddia eden davacı tarafından maddi tazminat talepli dava açıldığını, dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, 6102 sayılı türk ticaret kanunu m.4’de belirtilen mutlak ticari dava niteliğinde olup, 01.01.2019 tarihinden sonra açıldığını, davanın türk ticaret kanunun altıncı kitabı olan sigorta hukuku bölümünde düzenlenmiş hükümlere tabi olduğunu, mutlak ticari dava niteliğinde olduğunu, dava öncesi dava şartı arabuluculuğa başvurulmadığını, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafça genel şartlarda belirtilen belgelerle başvuru yaptığını iddia etmişse de, bu husus gerçeği yansıtmadığını, talep edilen eksik belgelerin müvekkili şirkete iletilmediğini, bu nedenle trafik sigortası genel şartları gereğince davacının dava açma hakkının bulunmadığından davanın usulen reddinin gerektiğini, tazminat hesabının aktüeryal yöntem ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplanmasının gerektiğini, destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık hallerinde tazminat hesaplamasında trh2010 tablosu kullanılmasını, %1,8 teknik faiz uygulanması ve hesaplamanın progresif rant yöntemi yerine aktüeryal yöntemlerle yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle yeni kanun hükümlerinin uygulanmaması halinde dahi progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılması ve teknik faizin hesaba katılmaması açık bir şekilde gerçek zarar ilkesine aykırı olduğunu, ülkemizin ekonomik yapısı ve koşulları da gözetilerek irat halinde yapılması gereken ödemenin peşin yapılması halindeki reel getirisinin hesaplamada gözetilmesinin gerektiğini ve aktüeryal hesaplama yönteminin kullanılmasını, davayı kabul manasında olmamak üzere kaza ile davacının sakatlığı arasındaki illiyet bağının ve davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin tespiti bakımından dosyanın adli tıp 3. ihtisas kurumu’na sevk edilerek erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmeliğe göre rapor tanzim edilmesinin gerektiğini,söz konusu uyuşmazlıkta kaza tarihi 16.06.2019 olup maluliyet raporunun yargıtay kararları gereği kaza tarihi dikkate alınarak düzenlenmesinin gerektiğini, rapor tanzim edilirken özürlülük ölçütü hakkındaki yönetmelik dikkate alınarak yapılan maluliyet tespitinin karara esas alınması gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere, müvekkili şirketin yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunun gözetilerek kusur oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp trafik ihtisas dairesine gönderilmesini, kabul manasında olmamak üzere tazminat hesaplamasının genel şartlarda berlirlenen usul ve esaslara göre yapılması gerektiğini, davacının zararın artmasında kusuru bulunması halinde hesaplanacak tazminattan müterafik kusurun tenzili gerektiğni, davacı tarafın motosiklette sürücü konumunda olduğu, kask ve koruyucu kıyafet kullanmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasının gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere müvekkilinin şirketin faiz sorumluluğu dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak kabul edilmesi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddini, usulden rettin bu aşamada kabul görmeyecek ise yapılacak yargılama sonucunda davanın esastan reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili 08/10/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın sürücü davalı müvekkili ... ile sürücü davacının karıştığı trafik kazasına ilişkin tazminat davası olduğunu, müvekkili ...'in kazaya karışan aracın ruhsat sahibi olduğunu, kazanın oluşumu ile zarara ilişkin tarafların kusur tespiti için kapsamlı bir bilirkişi raporu alınmasının gerektiğini, davaya konu kaza sebebiyle sürücü müvekkilinin ... 46. asliye ceza mahkemesi ...Esas sayılı dosya üzerinden taksirle yaralama suçundan yargılandığını, dosya içerisinde kazanın oluşumuna ilişkin iki farklı tutanak/rapor olduğunu, kazanın hemen sonrasında trafik denetleme şube müdürlüğü tarafından “kaza tespit tutanağı” tanzim edildiğini, tutanakta olay yeri kaza krokisi üzerinden tarafların eylemleri, kusurları, kaza öncesindeki durumları, kazanın meydana geliş sebebinin detaylıca irdelendiğini, kaza tespit tutanağı sonucuna göre sürücü müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının kusurlu olduğu sonucuna varıldığını, soruşturma esnasında atk nezdinden de rapor alındığını, bu raporda herhangi bir krokiye, kaza yeri ile bilgilere yer verilmediğini, olay yerine gidilmediğini, keşif yapılmadığını, sürücünün kusurlu hareketlerinin irdelenmediğini, bu rapor sonucunda da kaza tespit tutanağının tamamen zıttı olarak bu sefer müvekkilinin kusurlu bulunduğunu, davacıya herhangi bir kusur atfedilmediğini, davacının şeridindeki araçların sürücü müvekkiline yol vermek için yavaşladığı, davacının ise kendi şeridinde müvekkile yol veren taşıtları hızlıca ve sırayla solladığını, kavşağa girerken gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, kask ve korucuyu ekipman takmadığını, müvekkilin görüş açısına sonradan girdiğini, maddi tazminat şartlarının oluşmadığını, maddi tazminat sorumluluğunun zmms sebebiyle sigorta şirketi üzerinde olduğunu, müvekkiller açısından manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, fazlaya ilişkin talep ve hakları ile delil sunma hakları saklı kalmak koşuluyla, ceza dosyasındaki tutanak ve raporun birbirinin tamamen zıttı yönünde tespitler içermesi sebebiyle, öncelikle trafik uzman heyetinden kazanın oluşumu ve sonuçlarıyla alakalı tarafların sorumluluklarını ortaya koyabilmek adına bilirkişi raporu alınmasını, müvekkiller açısından şartları oluşmayan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi zararların tazminine ilişkin açılan tazminat davasıdır.
Mahkememizce ... İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğü, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi, SGK'ya, ... 46. Asliye Ceza Mahkemesi, ... Araştırma Hastanesine, davalı ...A.Ş.'ne, İTO'na, ... Vergi Dairesine yazılan müzekkerelere yanıt verilmiş incelenip dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizin 01/12/2021 tarihli celse ara kararı gereği, dosyanın ATK'ya sevki ile davacının kaza nedeniyle maluliyete uğrayıp uğramadığı, uğramış ise geçici ve sürekli iş göremezlik ile geçici veya kalıcı olarak bakıma ihtiyaç duyup duymadığının Erişkinlere İlişkin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine göre tespit edilmesi, kask takılı olup olmamasının zararın ve davacıdaki yaralanmanın artmasına neden olup olmadığının da tıbbi açıdan değerlendirilmesi konusunda rapor alınmasına karar verilerek, dosyaya sunulan Adli Tıp Kurumu 06/12/2022 tarihli raporunda, Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu, 11/01/1985 doğumlu, ...’ın 16/06/2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının;
1)20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, tibia plato kırığı, tablo 3.33b’ye göre alt ekstremite engellilik oranı %5, krusiat veya kollateral ligament laksitesi, tablo 3.33b’ye göre alt ekstremite engellilik oranı %7 olup balthazard formülü ile %12, tablo 3.2’ye göre;
Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %6 (YÜZDEALTI) olduğu,
2)İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (ALTI) aya kadar uzayabileceği,
3)Başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı,
4)Motosiklet kazaları ile ilgili yapılan çalışmalarda; özellikle uygun bir kaskın, çarpışma esnasında motosiklet sürücülerini koruyucu önemli bir güvenlik donanımı olduğu, kask kullanımının, kafa ve boyun yaralanmalarının ciddiyetinde ve ölüm oranında azalma sağlayabileceği, uygun standart ve malzemeden üretilen diğer koruyucu donanımların (eldiven, ceket, ayakkabı, alt/üst ekstremite aparatları, omurga koruyucuları vb.) doğru kullanımının özellikle düşük enerjili kazalarda yumuşak doku yaralanmalarının sıklığını azaltarak kaza sonrası hastane başvurularını ve hastane yatış sürelerini azalttığı, ancak toraks, spinal kord, batın, pelvis yaralanmaları ve kemik kırıklarına karşı mutlak koruma sağlamadığı bilinmekle beraber, yaralanma oluşumunun yol ve hava şartları, kazanın oluş şekli, çarpışma açısı ve hızı, kişinin ağırlığı gibi birçok faktöre bağlı olduğu dikkate alındığında; kişinin kaza sırasında kask ve diğer koruyucu donanımları kullanımının zararın oluşumu, azalması veya artmasına olan etkisinin kesin olarak bilinemeyeceği oy birliği ile mütalaa olunduğunun bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 21/02/2023 tarihli ara kararı gereği, davacının maddi tazminat talepleri yönünden alınan ATK raporunun ve tüm belgelerin değerlendirilerek rapor alınmasına karar verilerek, kusur bilirkişisi ..., Aktüerya Bilirkişi ... ve Tıp Doktoru Bilirkişi ...'ın dosyaya sunmuş olduğu 18/05/2023 tarihli raporunda, Kusur Durumu Yönünden Değerlendirmesi Neticesinde:A — ... plakalı motosiklet sürücüsü madur sürücü ...'ın kendi yaralanması ile neticelenen trafik kazasında kusursuz olduğu, B — ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın yaralanma ile neticelenen trafik kazasında %100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu, Tıbbı Yönden Değerlendirme Neticesinde; A — Dosyaya sunulan 30/11/2022-17343 tarih ve sayılı Adli Tıp Kurumu Raporuna istinaden davacı için herhangi bir Evde Bakım Gideri hesaplamasına gerek bulunmadığı; B — .. ile Karamürsel Devlet Hastanesi'nde gerçekleştirilen tetkik, tedavi, muayene, konsültasyon, ilaç, tibbi malzeme vb. işlem ve malzemelere ait ödemelerin dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na fatura edilerek bu kurum tarafından ödenmiş olduğu, dolayısıyla kanunun yüklediği sorumluluğun yerine getirildiği ve başkaca bir borcunun bulunmadığı; C— Davacının SGK dışında ödediği masrafların 407,80 TL olduğu; D- Davacının geçici iş göremezlik maddi zararı 12.125,40 TL ve tedavi gideri maddi zararı 407,80.TL olmak üzere tedavi giderleri teminatı kapsamında değerlendirilen maddi zararları toplamının 12.533,20 TL olduğu ve 360.000,00 TL tutarındaki tedavi gideri teminat limitinin altında kaldığı; Tazminat Yönünden Değerlendirme Neticesinde;A — Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 236.720,49 TL olduğu, B — Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 12.125,40 TL olduğu, C- Temerrüt başlangıcının 17.02.2021 tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu görüş ve kanaatine varıldığının bildirdiği görülmüştür.
Mahkememiz 18/07/2023 tarihli ara kararı gereği, dosyanın asgari ücrette meydana gelen değişiklikler olması ve bu hususun kamu düzeninden olması nedeniyle aktüerya bilirkişisine tevdi edilerek yeniden hesaplama yapılmasının istenilmesine bu hususta rapor hazırlanmasına karar verilerek, Bilirkişi Mehmet Domaç'ın sunmuş olduğu 02/10/2023 tarihli raporunda, Kök raporda kusur bilirkişisi tarafından: A — ... plakalı motosiklet sürücüsü madur sürücü ...'ın kendi yaralanması ile neticelenen trafik kazasında kusursuz olduğu B — ... plakalı otomobil sürücüsü...'ın yaralanma ile neticelenen trafik kazasında %100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği, Kök raporda doktor bilirkişisi tarafından:
A — Dosyaya sunulan ... tarih ve sayılı Adli Tıp Kurumu Raporuna istinaden davacı için herhangi bir Evde Bakım Gideri hesaplamasına gerek bulunmadığı; B — ... ile Karamürsel Devlet Hastanesi'nde gerçekleştirilen tetkik, tedavi, muayene, konsültasyon, ilaç, tıbbi malzeme vb. işlem ve malzemelere ait ödemelerin dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na fatura edilerek bu kurum tarafından ödenmiş olduğu, dolayısıyla kanunun yüklediği sorumluluğun yerine getirildiği ve başkaca bir borcunun bulunmadığı; C— Davacının SGK dışında ödediği masrafların 407,80 TL olduğu, D- Davacının geçici iş göremezlik maddi zararı 12.125,40 TL ve tedavi gideri maddi zararı 407,80.TL olmak üzere tedavi giderleri teminatı kapsamında değerlendirilen maddi zararları toplamının 12.533.20 TL olduğu ve 360.000,00 TL tutarındaki tedavi gideri teminat limitinin altında kaldığı kanaatinin bildirildiği, Maluliyet Maddi zararları yönünden; A — Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 12.125,40 TL olduğu, B — Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 313.017,65 TL olduğu, C- Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 17.02.2021 tarihi, davalı sürücü ve işleten yönünden ise 19.06.2019 kaza tarihi ve faiz nev”inin yasal faiz olduğu görüş ve kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.
Mahkememiz 16/01/2024 tarihli ara kararı gereğince, dosyanın 2024 yılına ilişkin asgari ücretteki değişiklik dikkate alınarak hesap yapılmak üzere daha önce rapor alınan aktüerya bilirkişisine tevdine karar verilerek, Bilirkişi ...'ın sunmuş olduğu 19/01/2024 tarihli raporunda, Kök raporda kusur bilirkişisi tarafından: a. ... plakalı motosiklet sürücüsü mağdur sürücü ...'ın kendi yaralanması ile neticelenen trafik kazasında kusursuz olduğu, b. ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın yaralanma ile neticelenen trafik kazasında % 100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği 2) Kök raporda doktor bilirkişisi tarafından: a. Dosyaya sunulan ...tarih ve sayılı Adli Tıp Kurumu Raporuna istinaden davacı için herhangi bir Evde Bakım Gideri hesaplamasına gerek bulunmadığı; b....Devlet Hastanesi'nde gerçekleştirilen tetkik, tedavi, muayene, konsültasyon, ilaç, tibbi malzeme vb. işlem ve malzemelere ait ödemelerin dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na fatura edilerek bu kurum tarafından ödenmiş olduğu, dolayısıyla kanunun yüklediği sorumluluğun yerine getirildiği ve başkaca bir borcunun bulunmadığı; c. Davacının SGK dışında ödediği masrafların 407,80 TL olduğu, d. Davacının geçici iş göremezlik maddi zararı 12.125,40 TL ve tedavi gideri maddi zararı 407,80.TL olmak üzere tedavi giderleri teminatı kapsamında değerlendirilen maddi zararları toplamının 12.533,20 TL olduğu ve 360.000,00 TL tutarındaki tedavi gideri teminat limitinin altında kaldığı kanaatinin bildirildiği, Maluliyet Maddi zararları yönünden; a. Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 12.125,40 TL olduğu, b. Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 457.602,40 TL olduğu, bu zararının 360.000,00 TL sakatlık teminat limiti kadar davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği, c. Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 17.02.2021 tarihi, davalı sürücü ve işleten yönünden ise 19.06.2019 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Davalılardan...A.Ş. Tarafından ZMMS ile sigortalanan davalı ...'in maliki olduğu, ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ...istikametine doğru seyir halindeyken ... geldiğinde sola manevra ile ... istikametine doğru dönüşe geçtiği esnada aracının sağ ön köşe kısımlarıyla ... istikametinden ... istikametine doğru seyir halinde olan davacı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin ön kısımları ile çarpması sonucu davacının yaralandığı olayda, davacının yaralandığı, davacıda meydana gelen tibia plato kırığı nedeniyle ATK tarafından Tüm Vücut Engellilik Oranının %6, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığının tespit edildiği, meydana gelen kazada, mahkememizce alınan kusur raporu ile İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesince Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince alınan raporda davalı ...'in tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, ceza mahkemesince verilen kararın kesinleştiği de dikkate alındığında kazanın oluşumunda davalı ...'ın asli kusurlu, davacının ise kusursuz olduğunun kabulü gerekmiş olup, kusur raporu ile ATK raporu doğrultusunda aktüerya bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada geçici iş görmezlik alacağının 12.125,40 TL, tedavi gideri maddi zararının 407,80TL, sürekli iş göremezlik alacağının 457.602,40-TL olarak hesaplandığı, 360.000,00 TL sakatlık teminat limiti kadar davalı sigorta şirketinin
sorumluluğuna gidilebileceğinin tespit edildiği,
yapılan hesaplamaların ve kusur tespitlerinin Yargıtay içtihatları ile uyumlu olduğu, bu nedenle hükme elverişli olduğu kanaatine varılarak, davacının talep arttırım dilekçesi doğrultusunda maddi tazminat isteminin kabulüne, toplam 470.135,60-TL'nin davalılar ... ve ...'den 19/06/2019, davalı ...A.Ş.'den 17/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte(davalı ... A.Ş'nin 360.000-TL'den sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının meydana gelen kaza neticesinde bakıcı karar vermek gerekmiştir.
Davacının manevi tazminat talebi açısından yapılan değerlendirmede ise; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56'ncı maddesinin 1'inci fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı maddenin 2'nci fıkrası uyarınca, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/06/2004 gün ve 13/291-370 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli tarafların kusur durumları gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 4'üncü maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hâkimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Somut olay yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde; davacının yaralanmasının ağırlığına ve olayın meydana geldiği tarihe göre duyduğu elem ve üzüntü sebebiyle manevi tazminatın koşulları oluştuğu anlaşılmakla, 50.000-TL'nin davalılar ... ve ...'den 19/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne,
470.135,60-TL'nin davalılar ... ve ...'den 19/06/2019, davalı ... Sigorta A.Ş.'den 17/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte(davalı ... Sigorta A.Ş'nin 360.000-TL'den sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne,
50.000-TL'nin davalılar ... ve ...'den 19/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken maddi tazminat davası yönünden 9402,71 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 342,92 TL + 1.605,00 TL ıslah harcından oluşan toplam 1.947,92 TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.454,79TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek Hazineye irat iadesine,
4-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken manevi tazminat davası yönünden 1.000 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'den tahsil edilerek Hazineye irat iadesine,
5-Davacı tarafından yatırılan peşin alınan 342,92 TL ile 1.605,00 TL ıslah harcından oluşan toplam 1.947,92 TL harç bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek Hazineye irat iadesine,
6-Davacı vekili tarafından manevi tazminat davası yönünden yapılan bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat, Adli Tıp Kurumu Fatura bedeli, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 11.125,45 TL yargılama giderinden davanın kabulü reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 11.123,10 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacının üzerinde bırakılmasına,
8-Davalılar tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen maddi tazminat dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 71.818,98 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 56.000 TL vekalet ücretine kadar müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla)
10-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen manevi tazminat dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 17.900 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
11-Davalılar ... ve ... tarafları duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen manevi tazminat dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalılar ... ve ... taraflarına verilmesine,
12-Davalılar, reddedilen maddi tazminat bedeli yönünden duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen maddi tazminat dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 100 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalılara verilmesine,
13-Arabuluculuk ücreti olan 1.359,70-TL bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek Hazineye irat iadesine, (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı ... Sigorta A.Ş.'nin bakiye 1.041,20 TL bedele kadar müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla,)
14-Arabuluculuk ücreti olan 0,30 TL bedelin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat iadesine,
15-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Davacı vekili ve Davalılar ... ve ... vekillerinin yüzlerine karşı davalı sigorta vekilinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/04/2024
Katip
e-imzalı
Hakim
e-imzalı