T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/593 Esas
KARAR NO : 2025/392
DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 11/09/2024
KARAR TARİHİ : 18/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat), Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 06/11/2025 tarihli dilekçesinde özetle ; davalıların tamamen kusurlu oldukları trafik kazası sonucu bir gözünün görme yetisini tamamen kaybeden kaza tarihinde 6 yaşında olan davacı küçük ...'nın meslekte kazanma gücünü kaybetmesi nedeniyle ve tedavi giderlerinden karşılanmayan tutar nedeniyle uğradığı maddi zararın, kaza nedeniyle uğradığı manevi zararın diğer davacıların bu kaza nedeniyle uğradıkları manevi zararların tazminine yönelik olarak, davacı küçük ... için belirsiz alacak olmakla fazlaya ve faize ilişkin hakları saklı kalmak ve zarar miktarı belirlendiğinde artırılmak kaydıyla kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte şimdilik 10.000 TL maddi tazminata, 200.000 TL manevi tazminata, diğer davacılar için kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile Baba ... için 20.000 TL, anne ... için 30.000 TL kardeşi ... için 10.000 TL, kardeşi ... için 10.000 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi açısından ... Sigorta A.Ş açısından poliçe ile sınırlı olmak kaydıyla müşterek ve müteselsilen tahsiline, kazaya sebebiyet veren davalı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın trafik kaydına İhtiyati Tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin somutlaştırılmadığı gibi hiçbir dayanak belgesininde dosyada mevcut olmadığını, davacı tarafın maddi tazminat yönünden belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarara bulunmadığını, trafik kazasından kaynaklı tazminat davasında müvekkili ile birlikte zorunlu maluliyet sigorta poliçe sahibi sigorta şirketine de husumet yöneltilmesi nedeniyle görevi Mahkemesinin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının iddialarının tamamen gerçek dışı olup, müvekkilinin iş bu kaza ile ilgili herhangi bir kusuru ve illiyet bağının bulunmadığını, dava konusu kaza nedeniyle davacı babanın kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle, davanın öncelikle usülden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen ... 20. Asliye ticaret mahkemesi'nin ...Esas, ... karar sayılı dosyasında davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 14.11.2018 tarihinde davacı ...'nın kendi adına kayıtlı ... plakalı motosikletiyle ... Mahallesi Koru Sokak'ta ... taksi durağı karşısında yol kenarında motosikleti üzerinde kendisi ve kızı ile, kızını aracı ile okula bırakacak olan eniştesini beklerken, davalılardan ... adına kayıtlı ... plakalı davalı sigorta şirketince 20.06.2018 tarihli ... nolu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı aracın gelerek arkadan çarpması sonucu motosikletin devrilmesi nedeniyle motosikletin arkasında oturan müvekkili ...'nın yaralanmasına yol açtığını, çarpma sonrası çarpan aracı kullandığı anlaşılan davalı ...'ın davacı ...'nın yardım için kendisinin arabasına koşmasına rağmen ilgilenmeyerek kaza yerini terk ettiğini ve davacı müvekkili ...'nın kaza yerinde karşı şeritten kendisine yardım etmek için gelip duran bir aracın yardımı ile kaza tarihinde 6 yaşında olan yaralı kızını en yakın hastaneye ...'de ... Hastanesi'ne sonrasında ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürdüğünü, sonrasında ambulansla hastaneye götürdüğünü, kaza sonrası kazayı yapan kişi adına aradığını söyleyen kişilerce cep telefonu ile arandığını, kendilerine çarpan araçla ilgili plaka ve aracı kullanan kişi ile ilgili mahalle karakolunda bilgi sahibi olduğunu, yaralamalı trafik kazası sonrası Karayolları Trafik Kanunun hükümleri gereği kaza yerini terk etmemesi gereken davalı sürücünün kaza yerinden kaçtığı için trafik kaza zaptı tutulamadığını, kazayı yapan kişinin alkol muayenesi de yapılamadığını, karakola çağrılması üzerine 26.11.2018 de karakolda ifadesi alınabildiğini, kazanın yeri, kaza yerindeki yolun fiziki durumu, davacının motosikletinin yol kenarında durduğu hareket halinde olmadığı, kazanın oluş şekli, davalının aracındaki kazaya ilişkin hasar tespiti ile araç kullanan kişilerin kaza sonrası yapmaları gerekli işlemleri düzenleyen Karayolları Trafik Kanunun hükümlerine aykırı olarak kaza yerinden kaçan davalı sürücünün kusurları göz önüne alındığında kazanın oluşmasında davcıya atfı kabil kusur bulunmadığını ve davalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu, soruşturma aşamasında ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ve Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında da kazanın meydana gelmesinde davalının tamamen kusurlu olduğunu, trafikte hareket halinde olmayan yol kenarında duran motosikletin sahibi davacı ...'ya atfı kabil bir kusur bulunmadığını, kaza ile ilgili olarak davalı sanık sürücü hakkında ceza davası açıldığını, davanın ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinde ... Esas sayılı dosyasında davalı sürücünün %100 asli kusurlu addolunarak cezalandırılmasına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalı sigorta şirketinden davacının uğradığı zararın tazminine dair ... 37. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile talepte bulunulduğunu, kazaya dair soruşturma ve ceza dava dosyasında mevcut, sigorta poliçesi, taraf evrakları, şikayet dilekçesi, iddianame, iki adet bilirkişi raporu ekli olarak gönderildiğini ve sigorta şirketince olmayan sürücü alkol raporu, heyet raporu, güncel gelir belgesi gibi vs. belgeler talep olunduğunu, arabuluculuk müracaatı sonrasında arabuluculuk son tutanağı ile anlaşamama sağlandığını, tüm bu sebeplerle; öncelikle davanın aynı kaza ile ilgili açılmış tarafları konusu aynı olan davanın şartları mevcut olmakla derdest olan ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamanın o dosya üzerinden yürütülmesine, alınan Adli Tıp kesin raporu ile davacı küçük ...'in sol gözü görme yetisini tamamen kaybetmiş olmakla meslekte kazanma gücünü kaybetmesi ve tedavi giderlerinden sigortaca karşılanmayan tutar nedeniyle maddi zarara uğradığını ve bu tutarın kusurlu olan davalılardan yasal faizi ile müşterek müteselsilen tahsiline, davalı şirket sigortalısının tamamen kusurlu olduğu trafik kazası sonucu bir gözü (sol gözü) görme yetisini tamamen kaybeden kaza tarihinde 6 yaşında olan davacı küçük ...'nın meslekte kazanma gücünü kaybetmesi nedeniyle ve tedavi giderlerinden karşılanmayan tutar nedeniyle uğradığı maddi zararın bilirkişi incelemesi sonucu tespiti ile; zarar miktarı belirlendiğinde artırılmak kaydıyla, davalı sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş. açısından poliçe ile sınırlı olmak kaydıyla, kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte belirsiz alacak olmakla, ileride artırılmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın diğer davalılarla birlikte müşterek ve müteselsilen davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın soruşturma aşamasında şikayetçi olduğunu beyan etmiş olduğundan tazminat davası açma hakkı ortadan kalkmış olup davanın reddi gerektiğini, 25.02.2011 tarihinden itibaren geçerli olan mevzuat değişikliği sebebi ile müvekkil şirketin tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerine ilişkin sorumluğunun ortadan kalktığını, davacı tarafın sigortalının kusurunu ve kusur ile maluliyeti arasında illiyet bağı bulunduğunu usulen ispat etmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın usül ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
Birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..., karar sayılı dosyasında dava dilekçesinde özetle; 14.11.2018 tarihinde Davacı ... kendi adına kayıtlı adına kayıtlı ... Plakalı motosikletiyle ... durağı karşısında yol kenarında motosikleti üzerinde kendisi ve kızı ile, kızını aracı ile okula bırakacak olan eniştesini beklerken, davalılardan ... adına kayıtlı ... plakalı Davalı Sigorta Şirketince 23.08.2018 tarihli ... nolu Kasko Sigorta poliçesi ile sigortalı aracın gelerek arkadan çarpması sonucu motosikletin devrilmesi nedeniyle ,motosikletin arkasında oturan müvekkili ... nın yaralanmasına yol açtığını, çarpma sonrası çarpan aracı kullandığı anlaşılan davalı ... davacı ... nın yardım için kendisinin arabasına koşmasına rağmen ilgilenmeyerek kaza yerini terk ettiğini, davacı müvekkil ... kaza yerinde karşı şeritten kendisine yardım etmek için gelip duran bir aracın yardımı ile kaza tarihinde 6 yaşında olan yaralı kızını en yakın hastaneye ... Hastanesine sonrasında ... Eğitim Ve Araştırma Hastanesine götürdüğünü, sonrasında ambulansla hastaneye götürdüğünü, kaza sonrası kazayı yapan kişi adına aradığını söyleyen kişilerce cep telefonu ile arandığını kendilerine çarpan araçla ilgili plaka ve aracı kullanan kişi ile ilgili mahalle karakolunda bilgi sahibi olduğunu, yaralamalı trafik kazası sonrası Karayolları Trafik Kanunun hükümleri gereği kaza yerini terk etmemesi gereken davalı sürücü kaza yerinden kaçtığı için,trafik kaza zaptı tutulamadığını, kazayı yapan kişinin alkol muayenesi de yapılamadığını, Karakola çağrılması üzerine 26.11.2018 de karakolda ifadesi alınabildiğini, kazanın yeri,kaza yerindeki yolun fiziki durumu,davacının motosikletinin yol kenarında durduğu hareket halinde olmadığı,kazanın oluş şekli,davalının aracındaki kazaya ilişkin hasar tespiti ile araç kullanan kişilerin kaza sonrası yapmaları gerekli işlemleri düzenleyen Karayolları Trafik Kanunun hükümlerine aykırı olarak kaza yerinden kaçan davalı sürücünün kusurları göz önüne alındığında kazanın oluşmasında davcıya atfı kabil kusur bulunmadığı davalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğu aşikar olduğunu, Nitekim soruşturma aşamasında Savcılık tarafından alınan bilirkişi raporu ve Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında da kazanın meydana gelmesinde davalının tamamen kusurlu olduğu,trafikte hareket halinde olmayan yol kenarında duran motosikletin sahibi davacı ... ya atfı kabil bir kusur bulunmadığına dair kanaat belirtildiğini, kaza ile ilgili olarak davalı sanık sürücü hakkında ceza davası açılmış olup, dava ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinde ... E. Sayılı dosyasında davalı sürücü %100 asli kusurlu addolunarak cezalandırılmasına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini belirterek, öncelikle davanın tensiple tarafları ve konusu aynı olan derdest olan ... 5.asliye ticaret mahkemesinin ... e.sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamanın o dosya üzerinden yürütülmesine karar verilmesini, Davalı şirket sigortalısının tamamen kusurlu olduğu trafik kazası sonucu bir gözü(sol gözü) görme yetisini tamamen kaybeden kaza tarihinde 6 yaşında olan davacı küçük ... nın meslekte kazanma gücünü kaybetmesi nedeniyle ve tedavi giderlerinden karşılanmayan tutar nedeniyle uğradığı maddi zararın bilirkişi incelemesi sonucu tespiti ile ;zarar miktarı belirlendiğinde artırılmak kaydıyla, davalı sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş. açısından poliçe ile sınırlı olmak kaydıyla ,kaza tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek faizi ile birlikte( belirsiz alacak olmakla ,ileride artırılmak kaydıyla şimdilik) 10.000.-TL maddi tazminatın diğer davalılarla birlikte müşterek ve müteselsilen davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;14.11.2018 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazasında davacı ...'nın yaralanarak vücut fonksiyonunu kaybettiğinden bahisle uğradıkları manevi zararın,... plakalı aracın müvekkil şirket nezdindeki Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesinden tazminini talep edildiğini, ... plaka sayılı aracın müvekkil şirket nezdinde ... no.lu, 23.06.2018 - 23.06.2019 vadeli Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu , kaza tarihi itibariyle ihtiyari mali mesuliyet teminatı tefriksiz (bedeni ve maddi) kaza başı 200.000,00-TL olduğunu, ... teminatına manevi tazminat talepleri dahil edilmiş olup, manevi tazminat teminatı poliçede belirtilen ... teminatı ile sınırlı olduğunu, ...plakalı aracın, diğer davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, dolayısıyla davacının talepleri bakımından öncelikle poliçe teminat limitleri kapsamında ... Sigorta A.Ş. 'nin sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun ancak ... Sigorta A.Ş.nin teminat limitlerini aşan miktarlar bakımından gündeme gelebileceğini, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Mahkememizin 25/10/2022 tarihli, 4. Numaralı celse ara kararı ile; Dosyanın kül halinde ATK'ya gönderilerek davacı ...'nın dosyada mevcut tedavi evrakları irdelenerek ayrıca muayenesinin yapılarak kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan özürlülük ölçütü, sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmelik hükümleri uyarınca meslekte kazanma gücünü kaybetme oranının tespit edilmesi istenilmiş olup Mahkememize sunulan 17.04.2023 tarihli ATK raporunda özetle ; Mevcut belgelere göre;... kızı, 25.09.2012 doğumlu, ...’nın 14.11.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanması,... tarih ve ... sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Görme Sistemi, Görme sistemi yetersizlik oranı %10, kişinin özür oranı %10,1.Kişinin Tüm Vücut Özürlülük Oranının %10 (yüzdeon) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur.
Mahkememizin 13/06/2023 tarihli, 6. Nolu celse ara kararı ile , Aktüerya bilirkişi ... ve ...'a tevdine karar verilerek, Dosyanın davacı vekili tarafından sunulan 16/02/2022 tarihli, duruşma beyanı doğrultusunda tedavi gideri ve daimi iş göremezlik zarar kalemlerine yönelik olarak hesaplama yapılması konusunda rapor hazırlanmasına karar verilmiş olup, mahkememize sunulan 10.09.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu 'nun ...sayılı raporu incelendiğinde; kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının 9610 (yüzde on) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği; Kazazede ... 'nın olay tarihi itibariyle 6 Yıl 1 Ay 20 Günlük (6,14 Yaş) ve herhangi bir gelire tabi olmadığından ek olarak Geçici iş göremezlik dönemi boyunca efor dönemi içerisinde olduğundan Geçici İş Göremezlik Zararı hesaplanmadığı; dosyada mübrez 26.07.2022 tarihli Bilirkişi Heyet raporu incelendiğinde; Davalı sigorta şirketine Trafik Sigortalı, ... plaka numaralı otomobilin sürücüsü, davalı ...'ın hatalı sevk ve idaresinin, birinci (asli) derecede ve tam, % 100 (yüzde yüz) oranında etkili olduğu, Dava dışı SGK tarafından davacıya yapılan Geçici İş Göremezlik ve Sürekli İş Göremezlik ödemesine dair, davacının hesaplanan zararlarından bu yönde herhangi bir indirimin söz konusu olmadığı; Davacı ...'nın % 10 maluliyet oranı ve % 100 davalı kusur oranı ile hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının toplamı 790.322,12 TL, EFOR tazminatı zararının ise 100.441,34 TL; olmak üzere toplam hesaplanan tazminat tutarının 890.763,46 TL olduğu; Davacılar tarafından ... için 200.000 TL ve diğer davacılar için ise 70.000,00 TL ve olmak üzere toplam 270.000 TL Manevi tazminat talebinin olduğu; takdirin sayın mahkemeye ait olduğu; Faiz türü bakımından dosya kapsamında davacı tarafın yasal faiz talebi bulunduğu tespit edilmiş olup; hesaplanan tazminata yasal faiz uygulanması gerektiği; faiz başlangıç tarihi bakımından ise davacı taraf her ne kadar kaza tarihinden itibaren talepte bulunmuş ise de; faiz başlangıcının Karayolları Trafik Kanunu md 99 gereğince 18.09.2020 tarihinden işletilmesi gerektiği; tedavi giderleri bakımından; Dava konusu olay yukarıda verilen açıklamalar doğrultusunda ele alınıp değerlendirildiğinde; dava konusu trafik kazasının 14/11/2018 tarihinde yani 04/04/2015 tarihli 6645 sayılı kanun değişikliğinden sonra meydana gelmiş olduğu, söz konusu kanun değişikliğinin halen yürürlükte olduğu, bu nedenle söz konusu değişikliğe göre“Genel Sağlık Sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetleri “geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde", başka bir ifadeyle, -eğer SGK tarafından bir ödeme yapılacak ise- Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri doğrultusunda Tebliğe ekli listelerde belirlenmiş olan resmi fiyatlar üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerekeceği, bu meblağı aşan miktardan kusurluların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, Dosyaya sunulan tıbbi belgeler incelendiğinde; ... Şehir Hastanesi ile... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde gerçekleştirilen tedavilerin dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na fatura edildiği, bu Kurum tarafından ödemelerinin yapıldığı, böylece kanunun üzerine yüklediği yükümlülüğün yerine getirildiği ve davacılara başkaca bir borcunun bulunmadığı; Belgesiz Tedavi Giderlerinden SGK'nın sorumlu olmadığı, davacılar tarafından Evde Bakıcı Giderleri için dosyaya herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı, dolayısıyla yukarıda verilen Yargıtay Kararları gereğince belgesiz tedavi giderlerinde SGK'nın sorumluluğunun bulunmadığı Eğer davalılar tarafından tedavinin gerçekleştirildiği hastanelere ayrıca ödeme yapılmış ise dava konusu talebin ilave ücret kapsamına gireceği, Sağlık Uygulama Tebliği'nin yukarıda verilen 1.9.1 (2) maddesi açık olup “(2) İlave ücretler, genel sağlık sigortalıları veya bakmakla yükümlü olunan kişilerce ve/veya sağlık kurum/kuruluşlarınca Kurumdan talep edilemez.” hükmünün bulunduğu; Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nun ...tarihli ... karar nolu kararında 25/09/2012 doğumlu ...'nın evde bakım ihtiyacı olduğuna dair herhangi bir ifade bulunmadığından evde bakım ücretlerinin hesaplanmasına gerek olmadığı; Yapılan tetkik ve tedavilerin yaşanan trafik kazasıyla illiyet bağı bulunduğu; Davalı Tarafın 96100 kusur durumuna ve resmi SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) fiyatlarına göre davacı tarafın ... Hastanesi'nde gerçekleştirilen 2 (iki) adet muayene ücretinin 969 yasal faizi hariç 36,58 TL olabileceği; Davalı Tarafın 96100 kusur durumuna göre, Davacı Tarafın alacaklı olduğu ulaşım giderleri toplamının 969 yasal faizi hariç 849,93 TL olabileceği konusunda Mütalaa olunduğu beyan etmişlerdir.
Mahkememizin 06/01/2025 Tarihli, 11. nolu celse ara kararı ile ; dosyanın birleşen davalar açısından sigorta şirketlerinin sorumluluklarının belirlenmesi ve asgari ücrette meydana gelen artış oranları dikkate alınarak yeniden hesaplama yapılması konusunda ek rapor tanzim edilmesine karar verilerek, bilirkişi tarafından mahkememize sunulan 12.03.2025 tarihli raporda özetle; Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu "nun ...sayılı raporu incelendiğinde; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının 9610 (yüzde on) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayal Kazazede ... 'nın olay tarihi itibariyle 6 Yıl 1 Ay 20 Günlük (6,14 Yaş) ve herhangi tabi olmadığından ek olarak Geçici iş göremezlik dönemi boyunca efor dönemi içerisinde olduğundan Geçici İş Göremezlik Zararı hesaplanmadığı; Dosyada mübrez 26.07.2022 tarihli Bilirkişi Heyet raporu incelendiğinde; Davalı sigorta şirketine Trafik Sigortalı,... plaka numaralı otomobilin sürücüsü, davalı ...'ınhatalı sevk ve idaresinin, birinci derecede ve tam, 96 100 (yüzde yüz) oranında etkili olduğu, Dava dışı SGK tarafından davacıya yapılan Geçici İş Göremezlik ve Sürekli İş Göremezlik ödemesine dair, davacının hesaplanan zararlarından bu yönde herhangi bir indirimin söz konusu olmadığı, Davacı ...'nın 96 10 maluliyet oranı ve 96 100 davalı kusur oranı ile hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının toplamı 1.532.126,84 TL, EFOR tazminatı zararının ise 167.992,98 TL; olmak üzere toplam hesaplanan tazminat tutarının 1.700.119,82 TL olduğu; Dosya da mübrez ... nolu ... Sigorta Trafik Sigorta Poliçesinde sakatlanma ölüm teminatı 1.800.000 TL olduğu ve hesaplanan tazminat tutarının teminat limi aşmadığı; Hesaplanan tazminat bakımından davalı ... Sigortanın sorumluluğu kapsamında olduğu; ... Sigortanın Trafik sigortası teminat aşılmadığından dosyada mübrez kasko sigortacı sorumluluğu bulunmadığı, Davacılar tarafından ... için 200.000 TL ve diğer davacılar için ise 70.000,00 TL ve olmak üzere toplam 270.000 TL Manevi tazminat talebinin olduğu; takdirin sayın mahkemeye ait olduğu; Faiz türü bakımından dosya kapsamında davacı tarafın yasal faiz talebi bulunduğu tespit edilmiş olup; hesaplanan tazminata yasal faiz uygulanması gerektiği; faiz başlangıç tarihi bakımından ise davacı taraf her ne kadar kaza tarihinden itibaren talepte bulunmuş ise de; faiz başlangıcının Karayolları Trafik Kanunu md 99 gereğince 18.09.2020 tarihinden işletilmesi gerektiği; tedavi giderleri bakımından; Dava konusu olay yukarıda verilen açıklamalar doğrultusunda ele alınıp değerlendirildiğinde; dava konusu trafik kazasının 14/11/2018 tarihinde yani 04/04/2015 tarihli 6645 sayılı kanun değişikliğinden sonra meydana gelmiş olduğu, söz konusu kanun değişikliğinin halen yürürlükte olduğu, bu nedenle söz konusu değişikliğe göre “Genel Sağlık Sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetleri “geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde”, başka bir ifadeyle, -eğer SGK tarafından bir ödeme yapılacak ise- Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri doğrultusunda Tebliğe ekli listelerde belirlenmiş olan resmi fiyatlar üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gerekeceği, bu meblağı aşan miktardan kusurluların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, dosyaya sunulan tıbbi belgeler incelendiğinde; ... Şehir Hastanesi ile... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde gerçekleştirilen tedavilerin dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na fatura edildiği, bu Kurum tarafından ödemelerinin yapıldığı, böylece kanunun üzerine yüklediği yükümlülüğün yerine getirildiği ve davacılara başkaca bir borcunun bulunmadığı; Belgesiz Tedavi Giderlerinden SGK'nın sorumlu olmadığı, davacılar tarafından Evde Bakıcı Giderleri için dosyaya herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı, dolayısıyla yukarıda verilen Yargıtay Kararları gereğince belgesiz tedavi giderlerinde SGK'nın sorumluluğunun bulunmadığı: Eğer davalılar tarafından tedavinin gerçekleştirildiği hastanelere ayrıca ödeme yapılmış ise dava konusu talebin ilave ücret kapsamına gireceği, Sağlık Uygulama Tebliği'nin yukarıda verilen 1.9.1 (2) maddesi açık olup “(2) İlave ücretler, genel sağlık sigortalıları veya bakmakla yükümlü olunan kişilerce ve/veya sağlık kurum/kuruluşlarınca Kurumdan talep edilemez.” hükmünün bulunduğu; Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nun...tarihli ... karar nolu kararında 25/09/2012 doğumlu ...'nın evde bakım ihtiyacı olduğuna dair herhangi bir ifade bulunmadığından evde bakım ücretlerinin hesaplanmasına gerek olmadığı; Yapılan tetkik ve tedavilerin yaşanan trafik kazasıyla illiyet bağı bulunduğu; Davalı Tarafın 96100 kusur durumuna ve resmi SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) fiyatlarına göre davacı tarafın ... Hastanesi'nde gerçekleştirilen 2 (iki) adet muayene ücretinin 969 yasal faizi hariç 36,58 TL olabileceği; Davalı Tarafın 96100 kusur durumuna göre, Davacı Tarafın alacaklı olduğu ulaşım giderleri toplamının 969 yasal faizi hariç 849,93 TL olabileceği Mütalaa olunmuştur. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK “nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkeme 'ye ait olmak üzere, görüş ve kanaatine vardığını belirttiğini beyan ettiği görülmüştür.
Davacı vekili, 28/04/2025 tarihli talep arttırım dilekçesi ile; Davacı ... ile ilgili davalılara yönelik olarak dava dilekçesindeki kaza nedeniyle uğradığı maluliyet, meslekte kazanma gücünü kaybetmesi nedeniyle uğradığı zarar ve diğer maddi zararlarına ilişkin olarak belirtilen 9.000.-TL tazminat talebini; 1.691.119,82.-TL artırarak toplamda 1.700.119,82 TL'nin Davalı ... için tamamından , Davalılar ... Sigorta A.Ş. için poliçe miktarı ile sınırlı olarak, ... Sigorta A.Ş. için ZMMS Şirketi olan davalı ... Sigorta A.Ş. Poliçe limiti aşılması halinde sorumlu ve poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla tahsilini talep ettiğini bildirdiği görülmüştür.
Asıl Dava ve birleşen davaların, 14/11/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralanan davacının tedavi gideri, sürekli ve geçici maluliyet zararlarının davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Asıl dosyada, maluliyete ilişkin maddi ve manevi zararların kazaya sebebiyet veren davalı ...'dan, birleşen 20 ATM ... Esas. Sayılı dosyasında davalı ...'ın kullanımında olan aracın ZMM sigortacısı davalı ... Sigorta A.Ş. ile Birleşen İst. 13 ATM .. Esas Sayılı dosyasında davalı ...'ın kullanımında olan aracın ... sigortacısı davalısı ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir.
Asıl davada, dava dilekçesinde davacı için maluliyetten kaynaklı 10.000 TL Tazminat talep edilmiş olup, talebin açıklanmasına yönelik davacı vekiline mahkememizce süre verilmesi üzerine davacı vekili tarafından 16/02/2022 talep açıklama dilekçesi ile talep edilen 10.000.-TL. maddi tazminatın;1.000.-TL si tedavi giderleri,9.000.-TL.sinin ise kaza nedeniyle uğradığı maluliyet, meslekte kazanma gücünü kaybetmesi nedeniyle uğradığı zarar ve diğer zarar olarak bildirilmiştir.
Dosyada mevcut hasar dosyalarının incelenmesinde, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin poliçe limitinin kaza tarihinde 360.000 TL olduğu, Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ise ... sigortacısı olup ZMMS poliçe limitini aşan miktarda zarar varsa limiti aşan kısımdan sorumlu olacağı, bu sigorta şirketinin de poliçe limitinin 200.000 TL olarak düzenlendiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça, dava açılmazdan evvel dava konusu talepler açısından davalı ... Sigorta A.Ş.'ye zararın tazmini için 08.09.2020 tarihinde başvurulduğu buna göre Karayolları Trafik Kanunu md 99 gereğince başvuruyu izleyen 8 iş gününün sonunda 18.09.2020 tarihinde temerrüt olgusunun gerçekleştiği, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye ise zararın tazmini 23.10.2023 tarih ... barkod nolu 24.10.2023 de muhataba tebliğ olunan iadeli taahütlü ihtarnamesi ile talepte bulunuduğu, TTK 1427/2 nci maddesi gereği başvuru tarihinden 45 gün sonrası olan 09/12/2023 tarihinde davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Davalı ...'ın sorumluluğu ise haksız fiil sorumluluğu olup, kazanın meydana geldiği tarih itibari ile bu davalı yönünden temerrüt gerçekleşmiştir. Son olarak, davalı sigorta şirketlerinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b maddesi uyarınca kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması halinde davalıya yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin toplam tazminatın, dava değerinin limite oranı dahilinde hüküm altına alınması gerektiğinden, (Yargıtay 17.HD'nin 14.06.2017 tarih ve ... E. - ... K. Sayılı ilamı) vekalet ücretinin tespitinde bu husus göz önünde bulundurulmuştur.
Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; 14/11/2018 günü saat 14.00 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile ... istikametinden, ... istikametine doğru seyri sırasında olay mahalli ... yokuşunu çıkıp ... Önlerine geldiğinde, Seyir istikametine göre yolun sağında ... otobüs durakları önlerinde emniyet şeridi içerisinde duraklama yapan sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosiklete yandan çarpması sonucunda, motosikletin devrilmesi ile motosikletin üzerinde babasının önünde oturmakta olan davacı ...’nın motosikletin üzerinden düşmesi sonucu yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazası meydana geldiği, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında mahallinde keşif yapılarak bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, keşfe binaen tanzim edilen bilirkişi raporunda, yolun 6.2mt genişlikte tek istikametli olduğu, otomobil sürücüsünün motosiklette çok yakın mesafeden seyrini
sürdürüp aracın sağ yan tarafı ile motosiklette çarptığı, otomobilin geçmek için kendisinin 4.70mt genişlikte yol bölümünün bulunduğu,seyrini tehlikeli biçimde yakın mesafeden sürdürmesi sonucu motosiklette çarptığı kabul edilmiş ve olayda ... plakalı otomobil sürücüsü ...’ın asli derecede tam kusurlu olduğu kanaatine varıldığının belirtildiği, yine ceza yargılamasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 01/02/2021 tarihli raporunda da sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu, sürücü ...'nın kusursuz olduğunun tespit edildiği, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda da aynı kanaate yer verildiği anlaşılmakla, ceza yargılamasında alınan raporlar, mahkememizce alınan rapor birlikte değerlendirildiğinde davaya konu kazada davalı sürücü ...'ın tam kusurlu kanaatine varılmış, aksi yöndeki davalı itirazlarına itibar edilmemiş olup; davacı ...'in olay tarihi itibariyle 6 Yıl 1 Ay 20 Günlük olduğu, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu ‘nun ... sayılı raporunda , Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %10 (yüzde on) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği tespitlerine yer verildiği, anılan tespitler uyarınca aldırılan aktüerya ve doktor bilirkişi raporlarında, davacı ...'in sürekli iş göremezlik zararının toplamı 1.532.126,84 TL, efor tazminatı zararının 167.992,98 TL olmak üzere toplam hesaplanan tazminat tutarının 1.700.119,82 TL, tedavi giderinin ve ulaşım gideri ile birlikte toplam 1.701.006,33 TL olduğu bildirilmiş olup, anılan hesaplamaların Yargıtay içtihatları dikkate alınarak yapıldığı nazara alındığında hükme esas kabul edilmiş; bu itibarla davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile toplam 1.701.006,33 TL tazminatın, 360.000 TL'sinin davalı ... ile birleşen ... 20 ATM... Esas. Sayılı dosya davalısı ... Sigorta A.Ş.'den, davalı ... yönünden 14/11/2018, davalı sigorta şirketi yönünden 18/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 200.000 TL'sinin davalı ... ile birleşen Birleşen İst. 13 ATM ... Esas Sayılı dosya davalısı ... Sigorta A.Ş.'den, davalı ... yönünden 14/11/2018, davalı sigorta şirketi yönünden 09/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye 1.141.006,33 TL'nin yalnızca davalı ...'dan 14/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacının manevi tazminat talebi açısından yapılan değerlendirmede ise; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56'ncı maddesinin 1'inci fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı maddenin 2'nci fıkrası uyarınca, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... gün ve ... sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli tarafların kusur durumları gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 4'üncü maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hâkimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Somut olay yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde; davacı ...'in olay tarihi itibariyle 6 Yıl 1 Ay 20 Günlük olduğu, davacının yaralanmasının ağırlığına ve olayın meydana geldiği tarihe göre duyduğu elem ve üzüntü sebebiyle manevi tazminatın koşulları oluştuğu gibi davacı ...'in yaşı itibari ile maruz kaldığı maluliyet nedeniyle anne - babası ile kardeşlerinden oluşan diğer davacılar yönünden de manevi tazminat koşulları oluştuğu anlaşılmakla, davacıların manevi tazminat talebinin kabulüne, davacı ... açısından 20.000 TL, davacı ... açısından 30.000 TL, davacı Baran açısından 10.000 TL, davacı ... açısından 10.000 TL manevi tazminatın davalı ...'dan 14/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ayrı ayrı olacak şekilde tahsili ile davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, toplam 1.701.006,33 TL tazminatın, 360.000 TL'sinin davalı ... ile birleşen ... 20 ATM ... Esas. Sayılı dosya davalısı ... Sigorta A.Ş.'den, davalı ... yönünden 14/11/2018, davalı sigorta şirketi yönünden 18/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 200.000 TL'sinin davalı ... ile birleşen Birleşen ... 13 ATM ...Esas Sayılı dosya davalısı ... Sigorta A.Ş.'den, davalı ... yönünden 14/11/2018, davalı sigorta şirketi yönünden 09/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye 1.141.006,33 TL'nin yalnızca davalı ...'dan 14/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Manevi tazminat isteminin kabulü ile, davacı ... açısından 20.000 TL, davacı ... açısından 30.000 TL, davacı ... açısından 10.000 TL, davacı ... açısından 10.000 TL manevi tazminatın davalı ...'dan 14/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ayrı ayrı olacak şekilde tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Maddi Tazminat açısından; Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 116.195,74-TL karar ve ilam harcından peşin alınan (asıl dosyada) 717,26-TL + (birleşen dosya - ... 20 ATM) 269,85 TL + (birleşen dosya - ... 13 ATM) 427,60 TL ile 28.893,00 -TL tamamlama harcından oluşan toplam 30.306,71-TL mahsubu ile bakiye 85.889,03-TL harcın (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 18.177,50 TL'den, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 10.098,61 TL'den sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, Manevi Tazminat açısından; harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 4.781,7 TL'nin davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 30.306,71-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere gideri olan 1.432 TL, 2.328 TL ATK fatura bedeli ve 13.000 TL bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 16.760-TL yargılama giderinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 3.547,07 TL'den, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 1.970,59 TL'den sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen maddi tazminat dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 247.110,70 nispi vekalet ücretinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 52.298,36 TL'den, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 29.054,64 TL'den sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
8-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen manevi tazminat dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren davacı ... açısından 20.000 TL, davacı Latife açısından 30.000 TL, davacı ... açısından 10.000 TL, davacı ... açısından 10.000 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan ayrı ayrı tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
9-Arabuluculuk ücreti olan 3.200-TL bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacılar vekili ve davalı ... vekillerinin yüzlerine karşı, diğer davalıların yokluklarında tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.18/06/2025
Katip
E-imzalıdır.
Hakim
E-imzalıdır.