T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/648 Esas
KARAR NO : 2025/166
DAVA : Alacak (Eser Sözlemesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/12/2022
KARAR TARİHİ : 21/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen 16/09/2022 Tarihli dava dilekçesinden özetle; Müvekkili şirketin, .... İli, ... İlçesi ... Mevkiinde bulunan 471 Ada 4 Parsel numaralı taşınmazın maliki olduğunu üzerinde 30 adet villa ve sosyal tesisten oluşan bir inşaat projesi gerçekleştirmek istediğini, bu nedenle müvekkilinin 2020 yılında davalı şirket ile anlaştığını ve öncelikli olarak projeye dair yalnızca ilk 3 villanın yapı ruhsatlarının alınarak inşaatlarına başlanması için 23/06/2020 tarihinde davalı ile bir inşaat sözleşmesi imzalandığını, imzalanan ilk sözleşme üzerine davalı şirketin 18/07/2020 tarihinde müvekkiline 110.650,00-USD ve 97.750,00- Euro bedellerinde 2 adet avans ödemesi faturasının kesildiğini, müvekkilinin 27/07/2020 tarihinde 110.642,74-USD tutarındaki avans bedelini davalı şirkete ödediğini, ancak yaklaşık beş ay sonra, 3 villanın yapı ruhsatlarının alınması ve inşaatlarına başlanması için imzalanmış sözleşmenin karşılıklı feshedilerek 28/01/2021 tarihinde projenin tümüne ilişkin yeni bir inşaat sözleşmesi imzalandığını ve 30 adet villanın tümüne dair yapı ruhsatlarının alınarak inşaatlarının yapılması konusunda anlaşmaya varıldığını, davalı şirketin yetkilisi ... ın 3 villaya ait yapı ruhsatının alınması için belediye ile görüştüğünü ve müvekkiline tüm proje için tek bir yapı ruhsatı alınması gerektiğini, belediyenin bu şekilde villa projesini bölerek kendisine yapı ruhsatı vermeyeceğini, iş bu nedenle tüm projeyi kapsayacak şekilde sözleşme imzalanması gerektiğini belirttiğini, bu nedenle 28/01/2021 tarihinde taraflarca dava konusu inşaat sözleşmesinin imzalandığını, 28/01/2021 tarihli sözleşmede inşaat kapsamında kalan işlerin ne olduğunu ve işlemler için davalı şirkete ödenecek tutarların kararlaştırıldığını yapılacak inşaatın maliyeti nin 6.835.690,00-USD olarak belirlendiğini, ancak sözleşmenin imzalanması ile birlikte davalı şirket tarafından çoğu kez müvekkiline belirtilmeden yada yapı ruhsatları için gerekli olduğu açıklamasının yapılarak ancak inşaata dair herhangi bir raporlama sunulmadan birçok avans talep edildiğini, müvekkilinin ise inşaat işlemlerinin aksamasına yol açmamak için davalı şirkete birçok kez avans ödemeleri yapıldığını, toplam müvekkili tarafından davalı şirkete 564.664,00-USD avans ödendiğini, bu avans ödemelerine rağmen davalı şirketin herhangi bir yol alamadığını, bu hususta taraflar arasında birtakım anlaşmazlık ve gerilmelere sebep olduğunu müvekkilinin iyi niyetli davranması neticesinde 20/09/2021 tarihinde 28/01/2021 de imzalanan inşaat sözleşmesinde ek protokol imzalandığını ve işbu protokole inşaat kapsamında yapılacak hafriyat bedelinin de eklenerek sözleşme bedelinin 7.000.000,00-USD olarak kararlaştırıldığını, üstelik projenin sözleşmeye uygun bir biçimde tamamlanması ve villaların satışı halinde de davalıya 100.000,00-USD prim verileceği konusunda mutabakata varıldığını, taraflar arasında inşaat sözleşmesinin imzalandığı tarihte davalı şirketin ve müteahhidi ...'ın sözleşme konusu inşaatı yapabilecek yeterlilikte olmadığını, müteahhitlik karnesinin en düşük grup olan H grubu olduğu bilgisini müvekkili paylaşmadığını müvekkiline gerekli yapı ruhsatlarını alarak inşaata hemen başlayabileceğini, bunun için kendisine birtakım ödemelerin yapılması gerektiğini bildirmiş olduğunu, yapı ruhsatı alım aşamasında müvekkilinin alınacak yapı ruhsatında davalı şirketin tanıdığı ... isimli bir müteahhit ile karşılaştığını ve davalı şirketin müteahhidi ... ın bu inşaatı gerçekleştirmek için yeterli gereklilik ve belgelere sahip olmadığını, bu nedenle ... ın bu inşaatı ...üzerinden alınan yapı ruhsatı ile yürüteceğini öğrendiğini, ... ın kim olduğuna dair herhangi bir bilgi sahibi olmayan müvekkilinin bu duruma karşı çıktığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koyulu ile davanın kabulü ile davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranması ve üzerine düşen edimleri yerine getirmemesinden kaynaklanan fesih sebebiyle, sözleşmenin ifası için davalıya yapılan avans ödemelerin şimdilik 100.000,00-TL ticari temerrüt faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı usulüne göre tebliğ edilmiş olup, davalı tarafından ibraz edilen 21/10/2022 tarihli cevap dilekçesinde; Taraflar arasında 23/06/2020 tarihinde yalnızca 3 villa yapımına ilişkin sözleşme imzalandığını, bu nedenle Türkiye de yapılacak inşaatlar bakımından Müteahhitlik Belgesi uygulamasının bulunduğu, işin hacmine göre müteahhitlere A-B-C-D-E-F-G-H gruplarında müteahhitlik belgesi verildiğine, taraflar arasında inşaat sözleşmesinin imzalandığı tarihte müvekkili şirketin ...'nın iş bu sözleşme konusu inşaatı yapabilecek yeterlilikte olmadığına ilişkin itirazların haksız ve yersiz olduğunu müvekkili şirketin H grubu karnesi ile bu 3 villayı yapmaya teknik olarak yeterli olduğunu, belediyeden bahse konu parsele 3 adet villa yapılamayacağı, 30 adet villa yapılması gereği davacı tarafa belediye proje mimarı Mehmet Boza tarafından bizzat iletildiğini, bu şartın müvekkili şirkete yöneltilmediğini, davacı şirket yetkilileri ile yapılan görüşmede Belediye ve davacı şirketin muvafakati ile kararlaştırıldığını, davacı şirketin avans ödemeleri ile ilgili tutumu sebebiyle davacı şirketin belediyeye karşı taahhütlerine yerine getirmemesi nedeniyle inşaata ilişkin ruhsatların alınmasının geciktiğini, gecikme nedeni ile de piyasa koşulları nedeniyle artan maliyetlerin müvekkili şirketi olumsuz etkilediğini, davacı şirketin kötü niyetli olduğunu, ilk aşamada harfiyat masraflarının müvekkili şirket tarafından karşılanması hususunda ısrarcı olduklarını ancak ana sözleşme de müvekkili şirketin belirttiği miktarların tekrar kontrol edildiğinde ortada haksız bir durumun olduğunun anlaşıldığını, 20/09/2021 tarihli protokolde ana sözleşme miktarı olan 6.835.000-USD sadece 165.000-USD arttırılarak net 7.000.000-USD ye çıkarıldığını, bu 165.000-USDlik extra protokol ile tüm 30 adet villanın hafriyatı ve tüm projenin istinat duvarları ve bahçe duvarlarının müvekkili şirketten yapılmasının istendiğini, kendi yapacağı kar miktarından düşme pahasını müvekkili şirketin bunu kabul ettiği proje devam etsin denildiğini, davacı şirketin belediye tarafından istenen ödemeyi geç yapmasından dolayı ruhsatlarda gecikme yaşandığını, taahhüt edilen ödemenin kısmi olarak yerine getirilmesinden dolayı ilgili belediyenin hafriyat alınmasına müsaade ettiğini, müvekkili şirketin davacı şirket ... yine ... kaynaklanan sorunları ve çözüm isteklerini belirten değişik tarihlerde 3 adet ihtarname tebliğ edildiğini, ana sorunun ...'nın 3 villa için yola çıkması ve belediyenin 30 villa olmalı değdiğinde finansal olarak yeterli olmamasından kaynaklandığını, mevcut ödemelerde bile ...'nın 3 ortaklı olmasının, ortakların ödeme paylaşımlarında anlaşamaması, bir ortağın para vermemesi bunun eksik ve gecikme olarak yansıması olduğunu, davacı şirketin ana sözleşmenin imzalanmasından bir müddet sonra sorun çıkarmaya başladığını, avans ödemelerinin geç yaptığını, kendi özel isteklerinden kaynaklanan extra işlerin bunları sadece 165.000-USD ilave ile kapattığını, buna rağmen bu ilave rakamını öderken bile müvekkiline sorun çıkardığını, tüm bu sorunlardan sonra müvekkilinin ödeme güvenliği talep ettiğinde durumun bu hale geldiğini, davacı şirket ortaklarının profesyonel çalışma yöntemlerinden uzak olmasının inşaat sektöründeki genel uygulamalardan uygulamalarını reddetmeleri sorununun temelinde yatan sebeplerden olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında davacı ... vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesinde; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 23/06/2020 tarihinde, ... İli, .... İlçesi ... Mevkiinde bulunan 471 Ada 4 Parsel numaralı taşınmazda sözleşme kapsamında belirlenen ilk üç villanın inşası hususunda anlaşıldığını, bu sözleşmenin ikinci aşamasında 30 adet villanın inşası için tarafların, ikinci aşama için ayrıntılı iş kapsamını fiyatlarını ve zaman çizelgelerini başka bir sözleşmede belirleyecekleri hususunda ittifak edildiğini, ikinci aşama olan 30 adet villanın, birinci aşamanın tamamlanmasından sonra yedi ay içinde tamamlanacağının kararlaştırıldığını, sözleşme bedeli 1.106.500 ABD doları olarak belirlendiğini, ilgili belediyenin tek parselde 3 villa yapılamayacağını, hepsine yapılmasının zorunluluğunu getirdiğinden 30 adet villa yapılması hususunun sözleşmeye dercedirdiğini, akabinde 28/01/2021 tarihinde 30 villalık sözleşme yapıldığını, müvekkili şirketin 30 adet villayı yapabilmek için alt taşeron olan ... A.Ş ile noter huzurunda resmi sözleşme imzalandığını ve inşaat ruhsatlarının çıkarıldığını, sözleşme bedelinin 6.835.690 USD olarak belirlendiğini, 28/01/2021 tarihli sözleşme ile müteahhit tarafından inşa edilecek olan tüm değişiklik çalışmalarının herhangi bir değişiklik emri vermeye gerek olmaksızın imar iznine göre yeniden hesaplanacağının imza altına alındığını, sözleşme ile yapılacak işlerin belirlendiğini, 110.600 USD ödendiğinin tespit edilip işlerin geri kalan bölümü için ödeme keşif özetlerine ve işlerin ifa edilmesinde kaydedilen gelişmeye dayalı olarak ödemelerin yapılacağı konusunda anlaşıldığını, 20/09/2021 tarihinde oluşan koşullar nedeniyle 28/01/2021 tarihli sözleşmede tadile gidildiğini villaların anahtar teslim sözleşmesi ile müşteri tarafından talep edilen değişiklikler ve kazık çalışmaları hariç olmak üzere sözleşme bedelinin 7.000.000,00-USD olduğunun kabul edildiğini, tüm villaların satışına müteakiben müvekkiline 100.000USD ödeme yapılacağının belirtildiğini, ancak 28/01/2021 tarihli ana sözleşme ile belirlenen avansın ancak 11 Haziran 2021 tarihine kadar parça parça ödendiğini, bir defada ödeme yapılmadığını, davacı şirketin ödeme yapmaktan kaçınmak sureti ile inşaatın başlamasına, ilerlemesine engel olduğunu, malzeme fiyatlarının artmaya devam ettiğini, temmuz 20212 tarihinde davalıya yapılan çalışmaların rapor halinde sunulduğu harfiyatın ekstra ücretlendirmeye tabi olacağının belirtildiğini, müvekkili firmanın edimlerini yerine getirmesine karşın davalı tarafın ödemeleri geciktirmek ve veya yapmamak suretiyle projenin ilerlemesine engel olduğunu bu sebep ile ihtarname keşide etmek durumunda kaldıklarını, davalı ile yapılan 23/06/2020 tarihli sözleşmenin 28/01/2021 tarihli sözleşme ile 20/09/2021 tarihli sözleşme tadilatına ilişkin sözleşmenin müvekkilinin kusuru bulunmaksızın haksız olarak feshedilmesi nedeniyle yoksun kalınan kararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 6100 sayılı yasanın 107. Maddesi uyarınca toplanacak delillere göre şimdilik 10.000,00-TL nin sözleşmenin fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
... 12 Asliye Ticaret Mahkemesine davalı .... Tic. Ltd. Şti vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinden özetle; davacı tarafından müvekkili aleyhine bu davanın açıldığını, dava dilekçesinin ve tensip zaptının ekli olduğu tebligatın müvekkilinin ...adresine yapıldığını ve 28/12/2022 tarihinde iade olduğunu, müvekkilinin aynı adresine tebligat kanunun madde 35'e göre yeniden tebligat yapıldığının ancak müvekkili şirketin yönetim ve temsilinde görevli her iki ortağının da yurt dışında ikamet ettiklerini ve şirkette halihazırda bir çalışan bulunmadığını, iş bu nedenle müvekkili şirketin söz konusu tebligattan haberi dahi olmadığını ve 22/02/2023 tarihinde şirket müdürlerinden ...'ın yeğeni ... in site güvenliği ile konuşması sonucu tesadüfen davadan haberdar olduğunu, dava dilekçesine ait müvekkili şirketin adresine çıkarılan tebligatın usulsüz olduğu yönünde karar verilmesine, tebliğ tarihinin müvekkili tarafından huzurdaki davadan haberdar olma tarihi olan 22/02/2023 tarihi olarak belirlenmesine ve savunma hakkı çerçevesinde cevap dilekçelerini ve delillerini sunmak üzere taraflarına süre verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 16/02/2023 tarihli celsede “dosyanın Hesap Bilirkişi ..., İnşaat Mühendisi bilirkişiler ...ve ...'na verilerek tüm dosya kapsamı üzerinde inceleme yapılması ve taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafça feshi sebebiyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalıya yapılan avans ödemelerinin iadesinin talep edip edemeyeceği ve miktarının ne kadar olduğu hususunda rapor düzenlenmesi istenilmiş olup, bilirkişiler tarafından ibraz edilen 04/10/2023 tarihli raporda; Taraflar arasında ... İli ... İlçesi ... Merkez Mahallesi ... ada ...parsel sayılı taşınmaz üzerinde ... Villa Kompleksi inşası için 28.01.2021 tarihli İnşaat Sözleşmesi ve 20.09.2021 tarihli Sözleşme Tadilatı (ilk sözleşmeye ek) sözleşmesi imzalandığı, 20.09.2021 tarihli Sözleşme Tadilatında kök sözleşmede yer almayan 4*1 hafriyat kaleminin eklendiğinin görülmüştür. Sözleşme kapsamında parsel üzerine 30 adet villa ve sosyal tesis yapılması planlamış olup, parselde yapılması planlanan villaların kuzeybatı cepheden güneydoğu cepheye doğru aralarında yükselmek üzere villalar arasında kot farkı olacak şekilde inşa edilmek üzere doğal zemin bozularak yarma ve dolgu işlemleri ile teraslamalar yapılmıştır. Parsel üzerinde ve 3 adet villanın temel hafriyatı iş makineleri vasıtasıyla hazır hale getirildiği, 30 adet villa ve sosyal tesis yapılması planlamış olmasına karşın mevcutta 3 adet villanın temel hafriyatı yapılmış olup diğer yapıların temel hafriyatlarının yapılmadığı gözlemlendiğini, Her ne kadar 27 villa + sosyal tesis binası temel hafriyatı yapılmamış olsa da parsel içerisinde yapılan yarma, dolgu ve istifleme işlemleri ile 3 adet villa temel hafriyatı işlerinin, sözleşme kapsamında parselde öngörülen toplam hafriyat işinin yaklaşık %20 sine denk geleceğinin değerlendirildiğini, Sözleşmede söz konusu hafriyat kalemi için kararlaştırılan bedel 165.000,00 USD olup talep tarihinde merkez bankası Dolar kuru: 14,6544 TL, 165.000,00 x 14,6544- 2.417.976,00 TL olarak hesaplanmış olup söz konusu bedelin %20 si 483.595,20 TL si olarak hesap ve tespit edilmiş olduğunu, dava dilekçesinde davalının sözleşmeye aykırı davranmasından kaynaklanan fesih sebebiyle sözleşmenin ifası için davalıya yapılan avans ödemelerinin şimdilik 100.000TL'nın ticari temerrüt faizi ile davalıdan alınmasının talep edildiği, bazı belgelerin yabancı dilde sunulması sebebiyle değerlendirilemediği, Davalı tarafından ... 25. Noterliği'nde ... tarihinde düzenlenen ... yevmiye numaralı ihtarnamenin davacıya gönderildiği ve ihtaranamede özerle 28.01.2021 tarihli sözleşmeden doğan ödeme borcunun geciktiğinin, inşaat işlerinin de geciktiğinin, imzar izinin alınabilmesi için 11.500-USD.nin ödenmesinin gerektiğinin; tebliğden itibaren 7 gün içinde borcun yerine getirilmesinin istendiği; davalı tarafından ... 62. Noterliği'nde ...tarihinde düzenlenen ... yevmiye numaralı ihtarnamenin davacıya gönderildiği ve ihtaranamede özerle 05.02.2021 tarihli sözleşmeden doğan yükümlülüklerin tebliğden itibaren 1 ay içinde yerine getirilmesinin, imzar izninin alınıp yer tesliminin yapılmasının, yapılacak imalatlarla alakalı ödeme güvenliğinin alınmasını, aksi halde sözleşmenin feshedileceğinin beyan edildiği, işbu ihtarnamenin 16.12.2021 tarihinde tebliğ edildiğinin görüldüğü, Davalı tarafından ... 62. Noterliği'nde... tarihinde düzenlenen ... yevmiye numaralı ihtarnamenin davacıya gönderildiği ve ihtaranamede özetle davacı tarafından gönderilen ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnameye cevaben vekaletname geçersiz olduğundan fatura itirazınızın geçerli olmadığı; fatura tutarının eksik ödenen 38.674,26USD lik kısmının ihtarname tebliğ tarihini takip eden 7 gün içerisinde ödenmesini, ihtarname tebliğ tarihini takip eden 5 gün içinde fiziki veya online olarak toplantı yapılarak geç/eksik ödeme, teknik şartname, inşaat malzemesi listesi ve aylık iş akış planı konularını ile en önemlisi ödeme güvenliği sağlanması hususunda düzenleyici bir aksiyon almaları hususunun ihtar edildiği, davalı tarafından ise ... 22. Noterliği'nden ... tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarname ile davacıya “Azilname"nin gönderildiği; davacı şirketin, ...'ın, ...'ın (...), ...'ı, davalı ..., ...'ı, ...'u, ...'i vekaleten azlettiği, davacı tarafından ... 22. Noterliği'nde ... tarihinde düzenlerek davalıya gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamede özetle taraflar arasında kurulmuş, 28.01.2022 başlangıç tarihli inşaat sözleşmesi ve 20.09.2021 tarihli ek sözleşmeye istinaden davacıdan avans adı altında 564.664USD.nin alındığı, davalının tebliğden itibaren 15 gün içerisinde sözleşmedeki borçlarını ifa etmesi gerektiği, aksi takdirde sözleşmenin haklı nedenle feshedileceği hususunun ihtar edildiği; işbu ihtarnamenin 01.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği; Teknik değerlendirme neticesinde Davacı tarafından davalının üstlendiği borcu gereği gibi, zamanında, eksiksiz yerine getirmediği ve sözleşmenin feshinin haklı nedene dayandığı hususunun iddia edildiği; Davalı tarafından ise davacının ... 22. Noterliği'nden... tarihinde ... yevmiye numaralı ihtarname ile “Azilname” göndererek davalının hem sahada hem de Belediye nezninde iş yapmasını engellediği, davacının davalının işi tamamlamasına engel olduğu; davacının avans ödemelerini geç yaptığı, sözleşmenin feshine davalının sebebiyet vermediği hususunun iddia edildiği; ... İli ... Merkez Mahallesi 471 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ... Villa Kompleksi inşası için 28.01.2021 tarihli İnşaat Sözleşmesi ve 20.09.2021 tarihli Sözleşme Tadilatı (ilk sözleşmeye ek) sözleşmesi imzalandığı, 20.09.2021 tarihli Sözleşme Tadilatında kök sözleşmede yer almayan 4*1 hafriyat kaleminin eklendiği görülmüştür. Sözleşme kapsamında parsel üzerine 30 adet villa ve sosyal tesis yapılması planlamış olup, parselde yapılması planlanan villaların kuzeybatı cepheden güneydoğu cepheye doğru aralarında yükselmek üzere villalar arasında kot farkı olacak şekilde inşa edilmek üzere doğal zemin bozularak yarma ve dolgu işlemleri ile teraslamalar yapılmıştır. Parsel üzerinde ve 3 adet villanın temel hafriyatı iş makinaları vasıtasıyla hazır hale getirilmiştir. 30 adet villa ve sosyal tesis yapılması planlamış olmasına karşın mevcutta 3 adet villanın temel hafriyatı yapılmış olup diğer yapıların temel hafriyatlarının yapılmadığı gözlemlenmiştir. Her ne kadar 27 villa + sosyal tesis binası temel hafriyatı yapılmamış olsa da parsel içerisinde yapılan yarma, dolgu ve istifleme işlemleri ile 3 adet villa temel hafriyatı işlerinin, sözleşme kapsamında parselde öngörülen toplam hafriyat işinin yaklaşık %20'sine denk geleceği değerlendirilmiştir. Sözleşmede söz konusu hafriyat kalemi için kararlaştırılan bedel 165.000,00 USD olup talep tarihinde merkez bankası Dolar kuru: 14,6544 TL dir. 165.000,00 x 14,6544X 2.417.976,00 TL olarak hesaplanmış olup söz konusu bedelin %20 si 483.595,20 TL si olarak hesap ve tespit edilmiştir.” biçimindeki açıklamalarına katılmaktadır. Bilirkişi heyetinin dosya üzerinden inceleme yaptığından fesih tarihi öncesi durum ile ilgili dosya kapsamında bulunan teknik inceleme Sonuçlarının takdiri Mahkemeye ait olmak üzere uygun olduğu görüşünde olduğunu, sunulmuş ödemeler incelendiğinde kimi ödemelerin (her biri ayrı tüzel kişiliği haiz) davacı şirket ile davalı şirket arasında yapılmadığı görülmekle taraflar arasındaki sözleşmeler gereğince davacı şirket tarafından davalı şirketin yetkili kişilerine ödemenin yapılıp yapılmadığının dosya kapsamından anlaşılamadığı; hal böyle olmakla davacı şirketin hesabından davalı şirketin hesabına yapılmayan ödemelerin davacı şirketin alacağı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini takdirinin mahkemeye ait olduğunu bildirmişlerdir.
Mahkememizce dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olan 01/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; asıl dava bakımından; dosya kapsamı incelendiğinde 27 villa + sosyal tesis binasından oluşan iş kapsamında teknik olarak işin zamanında yapılamadığı ve kalan imalatında hedef sürede tamamlanamayacağının göz önüne alınarak davacı ...'nın sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin değerlendirilmesinin yapıldığını, kök raporda aynen geçtiği şekilde dosya kapsamı incelendiğinde 27 villa + sosyal tesis binasından oluşan iş kapsamında teknik olarak işin zamanında yapılamadığı ve kalan imalatında hedef sürede tamamlanamayacağı göz önüne alınarak davacı ... nın sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği göz önüne alınarak değerlendirilmesinin yapıldığını, bu nedenle asıl dosya kapsamında heyetlerinin teknik görüşünü değiştirecek herhangi bir ek husus bulunmadığını, davalıya yapılan avans ödemesinin miktarı hakkında davacı ... tarafından davalı ... in hesabına yapılan ödemelere ilişkin olarak ... Bankasına ait havale dekontundan 27/07/2020 tarihinde davacının davalının hesabına 110.642,74-SD gönderdiğini ve açıklama kısmına ...İlçesinde 481 ada , 4 parselde yapılacak inşaat işleri sözleşmesinin avans ödemesi bedelinin yazıldığı, ... Bankasına ait havale dekontundan 01/03/2021 tarihinde davacının davalının hesabına 5.000-USD gönderdiği açıklama kısmına iş yazıldığı, ... Bankasına ait havale dekontundan 01/03/2021 tarihinde davacının davalının hesabına 124.330 USD gönderdiği, açıklama kısmına iş yazıldığı bu ödemelerin toplamının 239.972,74-USD olduğu, davacı ... tarafından tercümesi sunulan ödemelerin toplamının 184.465 USD + 232.572TL olduğu, davacı şirketin yetkili temsilcisi tarafından davacı şirketin yetkili temsilcisine yapıldığının anlaşılamadığı ödemelere ilişkin olarak ise davalı yüklenici tarafından 12/08/2021 tarihinde düzenlenen 88 numaralı tahsilat makbuzu ile 50.000-USD nin ... ten iş avansı açıklamasıyla alındığının beyan edildiğini, düzenlenen adi yazılı bir belgede 25/10/2021 tarihinde 400.000-TL elden ...'e teslim edildi yazdığını, adi yazılı düzenlenen Ödeme Tutanağı başlıklı 24/12/2021 tarihli belgede ... İlçesi, ...Ada,...parselsayılı arsa üzerinde yapılacak olan 30 adet villa ve bir adet sosyal tesise ait proje, mühendislik, danışmanlık ve idari hizmetleri için ... Ltd. Şti ve ...Ltd. Şti. Den alacağımız kalmamaştır. Tüm ödemeler tamamlanıp ruhsatlar ilgilisine teslim edilmiştir. Ödenen bedel 30.450 USD dir yazdığı, .. Bankasına ait havale dekontundan 16/04/2021 tarihinde ... tarafından ... ın hesabına 50.000-TL gönderdiği ve açıklama kısmına bir bilgi yazılmadığı, bu ödemelerin davalı ...'e yapılıp yapılmadığını takdirin mahkemeye ait olduğu, birleşen dava bakımından; Davacı ... tarafından davalı ... nın 23/06/2020 , 28/01/2021 ve 20/09/2021 tarihli sözleşmeleri haksız olarak feshetmesi sebebiyle yoksun kalınan kar bakımından şimdilik 10.000TL nin sözleşmenin fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği, teknik değerlendirme neticesinde birleşen dosya kapsamında heyetlerinin ilk kez inceleme yapmakta olduğunu, bu nedenle tarafların kök rapora itirazları kapsamında sundukları tüm açıklamaların birleşen dosya ile ilgili olduğu anlaşılmakta olduğunu, heyetce imar ile ilgili bir değerlendirme yapmadığını, birleşen dava kapsamında imar uzmanı mimar, karşılıklı ödemeler konusunda ve inşaat kapsamında yapılan ödemeleri karşılıklı olarak incelemek üzere mali müşavir bilirkişilerden oluşan yen bir heyet kurmasının ve bu dosyayı inceletmesi gerektiği kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Mahkememiz ara kararında; "...Dosyanın daha önce rapor alınan bilirkişi heyetine tevdine, heyete İmar Mevzuatında Uzman Mimar bilirkişi ....ve Mali Müşavir ...'in eklenmesine, yeni oluşturulacak heyet tarafından tarafların bilirkişi kök ve ek raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmesi, imar izninin alınması ve azilname süreçleri de irdelenerek sözleşmenin feshindeki tarafların haklılık durumlarının tereddüde mahal verilmeksizin tespit edilmesi ve haklılık durumlarına göre asıl dava ve birleşen davadaki alacak talepleri yönünden hesaplama yapılmasına..." şeklinde karar verilmiş olup, bilirkişiler tarafından ibraz edilen 31/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı-birleşen davalı ... şirketinin 2020-2021 ve 2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı-birleşen davacı ...şirketinin 2020-2021 ve 2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Teknik değerlendirmede; Toplamda 1.306.643,83 TL tutarın ilgili belediyesince tahsil edildiği ve bu tutarın (1.306.643,83 TL) taraflarca akitleşilen sözleşme kapsamında asıl davada davalı yüklenici firma eliyle ödendiği sonuç ve kanaatine ulaşıldığını, asıl davada; davalı yüklenici tarafından ilgili belediyesine 15.04.2021 tarih ve 116298 makbuz nolu 95.250,00 TL Kot Kesit Ücreti ve 15.04.2021 tarih ve ... makbuz nolu 123.224,50-TL İmar harcının ödendiği tespit edildiğini; asıl davada davalı yüklenici firmanın ilgili belediyesine ödediği yapı ruhsat harç ve ücretlerinin toplamı (1.306.643,83 TL495.250,004-123.224,50TL)=1.525.118.33-TL olduğu, Dosya münderecatındaki 24.12.2021 tarihli ÖDEME TUTANAĞI'NIN asıl davada davacı şirket yetkilisinin statik proje müellifine 30.450,00 USD elden vermesinin hukuki nitelemesi sayın mahkemede olmakla birlikte; taraflar arasında imzalanan 20.09.2021 tarihli sözleşme tadilatında taraflar 30 adet villa tasarımı ve inşası üzerinde uzlaştıkları, dava dosya münderecatında ise, davaya konu üzerinde 21 adet villaya 30.12.2021 tarihli yapı ruhsatlarının yer aldığı tespit edilmiştir. Bu durumda; (21/30)-0,70 oranında Proje Hizmetinin gerçekleştirildiği, hal böyle olunca, Proje Hizmet Bedelinin (0,70 x 30.450,00USD)= 21.315 USD olduğu, asıl davada davacı şirketin Proje Hizmet Bedeli olarak (30.450,00-21.315,00)= 9.135 USD bedelini, davaya konu villaların statik proje müellifi ...'ya fazla ödeme yaptığı hesap ve tespit edilmiştir. Davacının sözleşmenin feshi dolayısıyla davalıdan alacaklı olup olmadığı hususunda: Borçlar mevzuatına yönelik değerlendirme neticesinde; açıklamalar kapsamında davacı işsahibi ... tarafından sözleşmenin sonlandırıldığı kabul edilir ise bu halde sözleşmenin sonlandırılması yönündeki irade beyanı uyarınca “verilenlerin iadesi”nin istenebileceği; zira TBK m. 77/son hükmünce “sona eren sebebe dayalı” olarak verilenlerin iadesinin “sebepsiz zenginleşme” uyarınca talep edilebileceği kanaatine varıldığı, ancak takdirin, elbette münhasıran Mahkemeye ait olduğu, davalıya yapılan avans ödemesinin miktarı hakkında: Davacı ... tarafından davalı ...'in hesabına yapılan ödemelere ilişkin olarak: ... Bankası'na ait havale dekontundan 27.07.2020 tarihinde davacının, davalının hesabına 110.642,74USD. gönderdiği ve “açıklama” kısmına “... İlçesi'nde 481 ada, 4 parselde yapılacak inşaat işleri sözleşmesinin avans ödemesi bedeli” yazıldığı, ... Bankası'na ait havale dekontundan 01.03.2021 tarihinde davacının, davalının hesabına 5.000USD. gönderdiği ve “açıklama” kısmına “İş” yazıldığı, ... Bankası'na ait havale dekontundan 01.03.2021 tarihinde davacının, davalının hesabına 124.330USD. gönderdiği ve “açıklama” kısmına “İş” yazıldığı, bu ödemelerin toplamının 239.972,74USD olduğu, davacı ... vekili tarafından 01.11.2023 tarihinde sunulan dilekçe ekinde bazı belgelerin çevirilerinin yer aldığı, buna göre ; böylece tercümesi sunulan ödemelerin toplamının 184.465USD + 232.572TL. Olduğu, irleşen davalı ... vekili tarafından dava dosyasına sunulan ödeme belgelerinin incelenmesinde, detayları raporumuzun 4.c bölümünde açıklandığı üzere; yapılan ödemelerin toplam tutarı 504.887,74 USD + 632.572,00 TL olduğu, İşbu ödemelerden, davacı-birleşen davalı ... ve işbu şirket ortakları tarafından davalı-birleşen davacı ... şirketi adına gönderilen ödemelerin toplamı 474.437,74 USD + 232.572,00 TL olduğu, davacı-birleşen davalı ... adına ... tarafından...'e 400.000,00 TL ve ... tarafından ...'ya 30.450,00 USD tutarında ödeme yapılmış olup işbu ödemelerin davacı-birleşen davalı ... tarafından yapıldığının kabul edilip edilmeyeceğine ilişkin hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunu, Birleşen dava yönünden; Tarafların karşılıklı olarak akitleştikleri 28.01.2021 tarihli ana sözleşme ile 20.09.2021 tarihli sözleşme tadilatında davaya konu parsel üzerinde 30 adet villa tasarım ve inşa edilmesi üzerinde uzlaştıkları, davaya konu parsele ilgili belediyesince 21 adet villaya ait 30.12.2021 tarihli yapı ruhsatının tanzim edildiği, hal böyle olunca ilgili belediyesinden (30-21)-9 adet villa yapımına dair yapı ruhsatının alınmadığı, Asıl davada davalı yüklenici firma vekilinin 21.10.2022 tarihli cevap dilekçesinin 2. Sayfasının 1. Maddesinde, davalı müvekkil şirketin, H Grubu Yapı Müteahhitliği Yetki Belgesine sahip olduğu, bahse konu belgeye göre 1550 m2 inşaat yapabildiğini kabul ve beyan etmişti. Bu durumda, asıl davada davalı yüklenici firmanın Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması Ve Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmeliğin 14.k Maddesinde açıklanan en alt seviyedeki Yapı Müteahhitliği Yetki Belgesine sahip olduğu ve asıl davada yüklenici firmanın yapabileceği maximum inşaat alanın 1550 m2'yi ilgili belediyesince tanzim edilen mezkur 30.12.2021 tarihli yapı ruhsatlarında bir adet villanın 593 m2 olduğu bölündüğünde, asıl davada davalı yüklenici firmanın, (1550/593-2,61)- 2 adet villanın inşaatını yapabileceği tespit edilmiştir. Bu durumda; asıl davada davalı yüklenici firmanın sahip olduğu H Grubu Yapı Müteahhitliği Yetki Belgesi ile yukarıda zikredilen yönetmelik çerçevesinde sözleşemeye konu 2 adet villanın inşaatını yapabilecek ekonomik, mali, mesleki ve teknik yeterliliğe/yetkinliğe sahip olduğu, diğer bir anlatımla, tarafların akitleşmiş oldukları 30 adet villanın inşaatını yapabilecek ekonomik, mali, mesleki ve teknik yeterliliğe/yetkinliğe sahip olmadığı, İstanbul İmar Yönetmeliğinin 5.7 , 24.1 ve 24.2 maddeleri gereğince ilgili belediyenin davaya konu parsel üzerinde kaç adet villa yapılması gerektiğine dair herhangi bir zorunluluk getirmesi mümkün değildir. Zira; ilgili belediyenin davaya konu parsel üzerine 30 adet villa yapılabilme zorunluluğu getirebilmesi için, ...Yönetmeliğinin 5.7 Maddesine göre, imar planında davaya konu parsel üzerinde 30 adet villanın ölçüleri belirtilecek şekilde gösterilmesi veya davaya konu parsel üzerinde 30 adet villanın yapılması gerektiğine dair plan notunun olması ve/veya belediye meclis kararının olması gerekmektedir. Dosya münderecatı üzerinde yapılan incelemede; imar planlarında davaya konu parsel üzerinde ölçüleri belirlenmiş şekilde 30 adet kitle gösterim yapılmadığı, yine aynı şekilde davaya konu parselde 30 villa yapılması gerektiğine dair imar plan notu hükmü ve/veya belediye meclis kararı bulunmadığından asıl davada davalı yüklenici firma vekilinin bu yöndeki talebi değerlendirme dışında tutulmuştur. İstanbul İmar Yönetmeliğinin 11.6 Maddesinde bahsi geçen, Bir parsele birden fazla bina yapılması halinde her bina müstakil olarak kot verilmesinin teknik değerlendirme yetkisi ilgili belediyesinde olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Öte yandan; ilgili belediyesinin, asıl davada davacı tarafın davaya konu villaların göl manzarasını görme talebini karşılayacak şekilde subasman kotlarını tespit ve tayin etme zorunluluğuna dair imar mevzuatımızda herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Diğerbir anlatımla; yapı ruhsatlarını tanzim eden ilgili belediyenin yukarıda zikredilen teknik değerlendirme kriterlerini gözetmesi gerekmektedir. Bu bağlamda; asıl davada davacı tarafın davaya konu villaların göl manzarasını görmediği yönündeki talebi değerlendirme dışında tutulmuştur. ...Yönetmeliğinin 57.1 Maddesinde “Kanun ve bu Yönetmelikle getirilen istisnalar dışında yapı ruhsatı alınmaksızın hiçbir yapının inşasına başlanamaz hükmü yer almaktadır. İlgili belediyesince davaya konu parselde 30.12.2021 tarihinde yapı ruhsatları tanzim edildiği tespitinden hareketle; mezkür yönetmeliğin 57.1 maddesi gereğince davaya konu parselden 30.12.2021 tarihinden önce inşaata başlanmasının/hafriyat alınmasının mümkün olmadı; ...Yönetmeliğinin 57.1 Maddesi gereğince, davaya konu parsele ilgili belediyesince tanzim edilen yapı ruhsat tarihinin aynı zamanda işin başlama tarihi 30.12.2021 olduğu göz önüne alındığında, ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin... D.İş dosyasında 24.03.2022 tarihinde mahallinde keşif yapıldığı, işin başlama tarihi olan 30.12.2021tarihi ile mahallinde keşif yapılan 24.03.2022 tarihi arasında geçen yaklaşık 3 aylık zaman diliminde, davaya konu parselde 3 adet villanın temel hafriyatı yapıldığı, 27 villa + sosyal tesis bina: atı yapılmamış olsa da parsel içerisinde yapılan yarma, dolgu ve is ile 3 adet villa temel hafriyatı işlerinin, sözleşme kapsamında parselde öngörülen toplam hafriyat işinin yaklaşık 9620 tamamlanmıştır. Oysa ki; tarafların akitleştikleri nakit akışına göre ödeme tablosuna -diğer bir anlatımla iş programına göre; davaya konu parselde hafriyat işlerinin (Stabilize Yol İşleri, Çevre Duvarı İşi) tamamlanmış ve Bodrum Kat İnşaatı (30 Villa + Sosyal Faaliyet Binası) başlanmış olması gerekmektedir. Bu tespitten hareketle; taraflar arasında akitleştikleri sözleşme kapsamında teknik olarak işin süresi içerinde yapılmadığı ve kalan imalatların da belirlenen sürede tamamlanmasının mümkün olmadığında dolayı asıl davada davacı şirketin sözleşmeyi feshetmesinin yerinde ve isabetli olduğu, ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.İş dosyasından hazırlanan 22.05.2022 tarihli tespit bilirkişi raporunun görüşü, işbu bilirkişi raporun teknik bilirkişilerce de yerinde ve isabetli olduğu görülmüş olması hususu ile; tarafların akitleşmiş oldukları 20.09.2021 tarihli sözleşme tadilatında hafriyat bedeli 165.000,00 USD olduğu, tespit talep tarihi itibari ile Merkez Bankası Doları kuru 14,6544 TL olduğundan, işin toplam bedelinin 165.000,00 x 14,6544 -2.417.976,00 TL olduğu, sözleşme kapsamında parselde öngörülen toplam hafriyat işinin yaklaşık %20 sine denk geldiği, hal böyle olunca, yapılan hafriyat bedelinin (2.417.976,00 TL x9020)-483.595,20 TL olduğu hesap ve tespit edilmiştir. Asıl davada davacı şirket adına ... tarafından, “25.10.2021 tarihinde ... 'deki proje ile alakalı 400.000 TL elden ...'e teslim edildi...” şeklinde düzenlenen belge ile...”e 400.000,00 TL ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Asıl davada davalı yüklenici firma vekilinin 21.10.2022 tarihli cevap dilekçesinin 3. Sayfasının 6.Maddesinde; “...Bu aşamada Harfiyat firması sahibi ... kendileri ile iletişime geçmiş ve davacı şirket ödemeyi doğrudan ... e müvekkili şirketi aşarak "yapmak suretiyle müvekkilin iş üzerindeki kontrolüne, işe saygı göstermeyerek karşılıklı güvensizlik ortamı yaratmıştır...” yönünde beyanı yer almaktadır. Bu bağlamda; asıl davada davalı yüklenici firma vekili dava dışı ...'ün hafriyat firma yetkilisi olduğunu kabul etmektedir. Taraf vekilleri hafriyat işinin sözleşme kapsamında olduğu konusunda uzlaşı içerisindedir. Tespit bilirkişilerce ve işbu raporu hazırlayan teknik bilirkişilerce hesap ve tespit edilen, davaya konu parselde yapılan hafriyat bedeli olan 483.595,20-TL tutardan, asıl davada davacı şirket yetkilisi tarafından dava dışı ...'e ödenen 400.000,00-TL düşüldüğünde elde edilen (483.595,20-TL-400.000,00)- 83.595,00-TL'nin, asıl davada davalı yüklenici firmanın, sözleşme kapsamında yüklenici karı olarak asıl davacı firmanın asıl davada davalı firmaya ödemesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Öte yandan; 10.08.2021 tarihli teslim belgesinde; “... 471/4 parseldeki harfiyat işlerinin ilk hakkedişi 137.750 TL. Bu hakkedişin ?640 peşin bedeli olan elden teslim aldım. 55.100-TL şeklinde düzenlenerek teslim alan ..., teslim eden ... tarafından imzalandığı ile 13.08.2021 tarihli teslim belgesinde; “... 471/4 parselde yapılan harfiyat işleri için düzenlenen 2 adet çek teslim edilmiştir. Çek No: 8022394 ,41.325 TL- 13.09.2021 -0634035 - 41.325 TL- 13.10.2021” şeklinde düzenlenerek teslim alan ..., teslim eden ... tarafından imzalanmış olduğu görülmüştür. Ancak; asıl davada davalı yüklenici firmanın dava dışı ...'a ödemiş olduğu 55.000,00 TL ile 41.325,00-TL bedelli 2 adetin çekin elden yapılmış olmasının hukuki nitelemesi sayın mahkemede olmakla birlikte; asıl davada davalı yüklenici firmanın hafriyat firmasına ödediği tutar (55.000,00-TL + 41.325,00-TL + 41.325,00-TL)-137.650,00-TL olduğu, bahse konu tutarın (137.650,00-TL) asıl davacı firmanın davalı firmaya ödemesi gerektiği, Borçlar mevzuatına yönelik inceleme yapıldığında: Taraflar arasında adi yazılı şekilde, 23.06.2020 tarihinde “... Villa Kompleksi İnşaat Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin imzalandığı; sözleşmede yer alan irade beyanları incelendiğinde sözleşmenin TBK m. 470 hükmünce “eser sözleşmesi” olduğunu; buna göre davalı ...'nın “işsahibi”, davacı ...'in de “yüklenici” sıfatını haiz olduğu; sözleşmenin 4. maddesinde davacı yüklenici ...'in 3 adet villayı, sosyal binayı ve diğer işleri imar izinlerinin alındığı tarihten itibaren 5 aylık süre içinde tamamlamayı üstlendiği, Taraflar arasında adi yazılı şekilde, 05.02.2021 tarihinde “... Villa Kompleksi İçin İnşaat Sözleşmesi” işlıklı sözleşmenin imzalandığı; sözleşmede yer alan irade beyanları incelendiğinde sözleşmenin TBK m. 470 hükmünce “eser sözleşmesi” olduğunu; buna göre davalı ...'nın “işsahibi”, davacı Olimpik'in de “yüklenici” sıfatını haiz olduğu; sözleşmenin 4. maddesinde davalı yüklenicinin ilk aşamayı imar izninin alındığı tarihten itibaren 6 aylık süre içinde tamamlamayı, tüm projeyi ise 13 ayda tamamlamayı üstlendiği, Taraflar arasında adi yazılı şekilde, 20.09.2021 tarihinde “Sözleşme Tadilatı” başlıklı sözleşmenin kurulduğu; işbu sözleşme ile taraflar arasında Şubat 2021 tarihinde imzalanan 09-28.01.2021 tarihli sözleşmede değişiklik yapıldığı (TBK m. / ve 13);sözleşmede yer alan irade beyanları incelendiğinde sözleşmenin TBK m. 470 hükmünce “eser sözleşmesi” olduğunu; buna göre davacı ...'in “yüklenici”,davalı ...'nın da “işsahibi” sıfatını haiz olduğu, sözleşmenin 1. maddesine göre tarafların 7.000.000USD.lik (TBK m. 480 hükmünce) “götürü bedel” üzerinde anlaştığı, Kök rapordaki teknik inceleme neticesinde de belirtildiği üzere dosya kapsamı incelendiğinde davalı ...'nın sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği kanaatine varıldığı hakkındaki görüşü değişmemiş olduğu, bu görüş nazara alınacak olur ise, borçlar mevzuatına yönelik inceleme yapıldığında davalı ...'nın sözleşmeyi haklı nedenle sonlandırdığı yönündeki tespite dayalı olarak davacı ... tarafından da yoksun kalınan karın talep edilemeyeceği kanaatine varıldığı, takdirin Mahkeme'ye ait olduğu, inceleme neticesinde: Davalı-birleşen davacı ... Yapı şirketi tarafından çekmece projesi için yaptığı masraflara ilişkin sunduğu belgelerin toplam tutarı 401.224,50 TL olduğu görülmüş olup, bu tutarların hukuki ve nihai değerlendirmesinin Mahkemeye olduğu; ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmeyip, sözleşme gereği gibi yerine getirilseydi, davacı-birleşen davalı şirket tarafından, davalı-birleşen davacı şirkete 100.000,00 USD prim verileceğinin kararlaştırılmış olduğu her iki tarafın kabulünde olup, bu hususa ilişkin hukuki değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğunu bildirmişlerdir.
Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda;
Asıl davada özetle; inşaat projesi konusunda mutabakata varıldığını, taraflar arasında inşaat sözleşmesinin imzalandığı tarihte ise davalı ve Müteahhidi ...’ın sözleşme konusu inşaatı yapabilecek yeterlilikte olmadığı, müteahhitlik karnesinin en düşük grup olan H grubu olduğu bilgisini davacı ile paylaşmadığı, tarihinde fatura iade edildiğini, davacının ödemesini yaptığı yapı ruhsatının davalı şirketin müteahhidi adına çıkacağını düşündüğü, ancak tanımadıkları bir müteahhit olan ... adına çıktığı, davalı şirketin her ne kadar yapı ruhsatı ... adına alınmış olsa belediye işlemleri için ödeme yaptığına dair dekont yollandığı, ancak yapılan ödeme dekontuna bakıldığında ...'ın ödeme yaptığı kişinin ...' isimli şahıs olduğu, bu şahsın ...'ın eşi olduğu, bu hususun davalı şirketin aldığı birçok avansı gerekli kurum ve kuruluşlara ödemeyip kendi tanıdığı kişilere aktardığına, sözleşme yükümlülüklerine aykırı davrandığına ve ifa edimlerini yerine getirmediğine açıkça kanıt oluşturduğu, alınan delil tespiti raporunda sözleşme kapsamında toplam hafriyat işinin yalnızca %20'sinin yapıldığı, bu hafriyat işleminin yaklaşık 3 villanın temel hafriyatına tekabül edeceği, geriye kalan 27 villa + sosyal tesise ilişkin temel hafriyat işleminin yapılmadığı ve kazılan toprağın döküm sahasına taşınmadığının tespit edildiği, davalının edimlerini yerine getirmemiş olması sonucunda sözleşmenin feshedildiğinden bahisle sözleşmenin ifası için davalıya yapılan avans ödemelerinin tahsilini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Birleşen dosyada ise, asıl dosyada davalı olan birleşen dosya davacısı tarafından, müvekkili firmanın edimlerini yerine getirmesine karşın davalı tarafın ödemeleri geciktirmek ve veya yapmamak suretiyle projenin ilerlemesine engel olduğu, buna rağmen sözleşmenin müvekkilinin kusuru bulunmaksızın haksız olarak feshedilmesi nedeniyle yoksun kalınan karın tahsilini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında, davacı şirketin maliki olduğu ... İli, ... İlçesi ... Mevkiinde bulunan ... Ada ... Parsel numaralı taşınmazın üzerine 30 adet villa ve sosyal tesisten oluşan bir inşaat projesi yapılması konusunda 23/06/2020 tarihinde davalı ile "... Villa Kompleksi için İnşaat Sözleşmesi" başlıklı inşaat sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 2. Maddesinde sözleşme fiyatının 6.835.690 Usd olduğu ancak anılan maddede, imar iznine göre ve başkaca değişiklikler halinde oluşacak ek maliyetlerin ayrıca faturalandırılacağının belirtildiği, sözleşmenin 4. Maddesinde davalının ilk aşamayı imar izninin alındığı tarihten itibaren 6 aylık bir süre içinde tamamlayacağı ve tüm projenin 13 aylık bir süre zarfında tamamlanacağı, teslimatın imar izni alındıktan sonra 13 ay içerisinde yapılacağının planlandığının belirtildiği görülmüştür.
Taraflar arasında, 28/01/2021 tarihinde "Sözleşme Tadilatı" başlıklı yeni bir sözleşme imzalandığı, sözleşmenin 23/06/2020 tarihli sözleşmeye zeyil olarak akdedildiği, 1. Maddesinde sözleşmenin anahtar teslim sözleşme olduğu, toplam sözleşme fiyatının sabit olup fiyatın herhangi bir değişikliğe tabi olmadığı, sözleşme fiyatının 7 milyon ABD doları olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Taraflarca sunulan ihtarnamelerin incelenmesinde; ... 62. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu İhtarnamesi ile davacı tarafından davalıya çekilen ihtarname ile 05.02.2021 tarihli sözleşme uyarınca yükümlülüklerin yerine getirilmesi hakkında, Taraflarınca imar izninin alınıp yer tesliminin yapılmasını, Yapılacak imalatlarla alakalı ödeme güvenliğinin sağlanmasını, Aksi halde yasal yollara başvurulacağını, sözleşmenin feshedilip doğmuş/doğacak müspet ve menfi
zararların tazminin talep edileceğinin ihtar edildiği; Davacı tarafından .... 22. Noterliği’nde... tarihinde düzenlerek davalıya gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamede özetle taraflar arasında kurulmuş, 28.01.2022 başlangıç tarihli inşaat sözleşmesi ve 20.09.2021 tarihli ek sözleşmeye istinaden davacıdan avans adı altında 564.664USD.nin alındığı, davalının tebliğden itibaren 15 gün içerisinde sözleşmedeki borçlarını ifa etmesi gerektiği, aksi takdirde sözleşmenin haklı nedenle feshedileceği hususunun ihtar edildiği; işbu ihtarnamenin 01.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği; ... 22. Noterliğinin... tarih ... yevmiye nolu İhtarnamesi ile; davalı şirket tarafından davacıya çekilen ihtarname ile, imzalanmış olan 28.01.2022 başlangıç tarihli inşaat sözleşmesi ve 20.09.2021 tarihli ek sözleşmeye istinaden sözleşmedeki borçların ifa edilmemesi sebebiyle sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, anılan ihtarnameler arasında çekilen karşılıklı ihtarnamelerde ise düzenlenen fatura ve ödemelere ilişkin bildirimlerde bulunulduğu görülmüştür.
Taraflar arasında karşılıklı olarak gönderilen ihtarnamelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacı tarafça ... 22. Noterliği’nde ... tarihinde düzenlerek davalıya gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamede özetle taraflar arasında kurulmuş, 28.01.2022 başlangıç tarihli inşaat sözleşmesi ve 20.09.2021 tarihli ek sözleşmeye istinaden davacıdan avans adı altında 564.664USD.nin alındığı, davalının tebliğden itibaren 15 gün içerisinde sözleşmedeki borçlarını ifa etmesi gerektiği, aksi takdirde sözleşmenin haklı nedenle feshedileceği hususunun ihtar edildiği; işbu ihtarnamenin 01.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği, işbu ihtarnamede davacı tarafından davalıya borçlarının ifası için 15 günlük sürenin verildiği
görülmekle ihtarnamenin davalıya (muhatabına) vardığı 01.06.2022 tarihine 15 gün eklendiğinde “fesih” yönündeki irade beyanının 17.06.2022 tarihinde hüküm ve sonuç doğurduğu, böylece sözleşmenin davacının feshi ile 17.06.2022 tarihinde feshedilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Buna göre, asıl dava ve birleşen dava açısından uyuşmazlıkların çözümü için, taraflar arasındaki sözleşmenin asıl dosya davacısı tarafından yapılan feshin haklı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkememizce yukarıda özetlendiği üzere uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi kurulundan rapor alınmış, rapora yapılan itirazların irdelenmesi ve özellikle imar izninin alınması ve azilname süreçlerine ilişkin iddia ve savunmaların teknik olarak değerlendirilmesi açısından bilirkişi heyetine imar mevzuatında uzman bir bilirkişi de eklenerek ek rapor alınmıştır. Taraflarca sunulan bilgi ve belgeler ile alınan bilirkişi raporlarının bir bütün olarak irdelenmesi sonucunda ilgili belediyesince davaya konu parsele 30.12.2021 tarihli 21-2127, 21-2128, 21-2129, 21-2130, 21-2131, 21-2132, 21-2133, 21-2134, 21-2135, 21-2136, 21-2137, 21-2138, 21-2139, 21-2140, 21-2141, 21-2142, 21-2143, 21-2144, 21-2145, 21-2146 ve 21-2150 nolu 21 adet yapı ruhsatının tanzim edildiği, mezkur yapı ruhsatlarının her birinin inşaat alanlarının toplamının 593 m2 olduğu, hal böyle olunca, davaya konu parsel üzerinde yapılması planlanan toplam inşaat alanın (21 x 593)= 12.453 m2 olduğu, mezkur yapı ruhsatlarında yapı müteahhidinin dava dışı ... Şirketi’nin olduğu, taraflar arasındaki 28.01.2021 tarih ve 09 nolu sözleşme 1.4 Maddesi ile 21.09.2021 tarihli sözleşme tadilatının 3. Maddesinde açıklandığı üzere; tarafların davaya konu parsel üzerinde 30 adet villa inşa edilmesi konusunda anlaştıkları, asıl davada davalı, birleşen dosyada davacı vekilinin cevap dilekçesinde müvekkili şirketin, H Grubu Yapı Müteahhitliği Yetki Belgesine sahip olduğu, bahse konu belgeye göre 1550 m2 inşaat yapabildiğinin beyan edildiği de gözetildiğinde, davalı yüklenici firmanın Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması Ve Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmeliğin 14.k Maddesinde açıklanan en alt seviyedeki Yapı Müteahhitliği Yetki Belgesine sahip olduğu ve asıl davada yüklenici firmanın yapabileceği maximum inşaat alanın 1550 m2’yi ilgili belediyesince tanzim edilen mezkur 30.12.2021 tarihli yapı ruhsatlarında bir adet villanın 593 m2 olduğu bölündüğünde, asıl davada davalı yüklenici firmanın, (1550/593=2,61)= 2 adet villanın inşaatını yapabileceğinin teknik bilirkişi tarafından tespit edildiği, bu durumda; asıl davada davalı yüklenici firmanın sahip olduğu
H Grubu Yapı Müteahhitliği Yetki Belgesi ile yukarıda zikredilen yönetmelik çerçevesinde sözleşemeye konu 2 adet villanın inşaatını yapabilecek ekonomik, mali, mesleki ve teknik yeterliliğe/yetkinliğe sahip olduğu, diğer bir anlatımla, tarafların akitleşmiş oldukları 30 adet villanın inşaatını yapabilecek ekonomik, mali, mesleki ve teknik yeterliliğe/yetkinliğe sahip olmadığının anlaşıldığı, teknik bilirkişi tarafından İstanbul İmar Yönetmeliğinin 5.7 , 24.1 ve 24.2 maddeleri
gereğince ilgili belediyenin davaya konu parsel üzerinde kaç adet villa yapılması gerektiğine dair herhangi bir zorunluluk getirmesinin mümkün olmadığının belirtildiği, İstanbul İmar Yönetmeliğinin 57.1 Maddesinde “Kanun ve bu Yönetmelikle getirilen istisnalar dışında yapı ruhsatı alınmaksızın hiçbir yapının inşasına başlanamaz ” hükmünün yer aldığı, ilgili belediyesince davaya konu parselde 30.12.2021 tarihinde yapı ruhsatları tanzim edildiği tespitinden
hareketle; mezkûr yönetmeliğin 57.1 maddesi gereğince davaya konu parselden 30.12.2021 tarihinden önce inşaata başlanmasının/hafriyat alınmasının mümkün olmadığı, yapı ruhsat tanzim edilmeden yapılan inşai faaliyetler neticesinde, ilgili belediyenin, 3194 sayılı İmar Kanunun 32. Ve 42. Maddelerini işleterek yıkım kararı ile idari para cezası tesis edebileceği, taraflar arasında akdedilen 28.01.2021 tarihli ana sözleşmenin 1.3 Maddesinde “… tüm alt yapı çalışmalarını belediye tarafından proje onay (İMAR) dönem içinde tamamlanacaktır. İMAR izni onay dönemi zarfında detaylı planlar hazırlanacaktır…” hükmü, TESLİMAT VE MONTAJ SÜRESİ başlıklı 4. Maddesinde, “… ilk aşamayı imar iznini aldığı itibaren 6 aylık süre içinde tamamlayacak ve tüm proje 13 aylık bir süre zarfında tamamlanacaktır. Projenin uygulamasında aşağıdaki zaman çizelgesinde gösterilmiştir…” hükmünün yer aldığı, yine aynı madde içerisinde yer alan NAKİT AKIŞINA GÖRE ÖDEME tablosu -diğer bir anlatımla iş programı- üzerinde yapılan incelemede; ilk 2 ayda hafriyatın alınması ve sonrasında 4 ayda tüm yapıların bodrum katların yapımı ile ilk 6 ay içinde kaba inşaat çalışmasının tamamlanması hususunda tarafların anlaştıkları, ... İmar Yönetmeliğinin 57.1 Maddesi gereğince, davaya konu parsele ilgili belediyesince tanzim edilen yapı ruhsat tarihinin aynı zamanda işin başlama tarihi 30.12.2021 olduğu göz önüne
alındığında, ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.İş dosyasında 24.03.2022 tarihinde mahallinde keşif yapıldığı, işin başlama tarihi olan 30.12.2021 tarihi ile mahallinde keşif yapılan 24.03.2022 tarihi arasında geçen yaklaşık 3 aylık zaman diliminde, davaya konu parselde 3 adet villanın temel hafriyatı yapıldığı, 27 villa + sosyal tesis binası temel hafriyatı yapılmamış olsa da parsel içerisinde yapılan yarma, dolgu ve istifleme işlemleri ile 3 adet villa temel hafriyatı işlerinin, sözleşme kapsamında parselde öngörülen toplam hafriyat işinin yaklaşık %20 tamamlandığı, oysa ki; tarafların akitleştikleri NAKİT AKIŞINA GÖRE ÖDEME tablosuna -diğer bir anlatımla iş programına- göre; davaya konu parselde hafriyat işlerinin (Stabilize Yol İşleri, Çevre Duvarı İşi) tamamlanmış ve Bodrum Kat İnşaatı (30 Villa + Sosyal Faaliyet Binası) başlanmış olması gerektiği, bu tespitten hareketle; taraflar arasında akitleştikleri sözleşme kapsamında teknik
olarak işin süresi içerinde yapılmadığı ve kalan imalatların da belirlenen sürede tamamlanmasının mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığının belirtilmesi karşısında, davalı - birleşen dosya davacısının H Grubu Yapı Müteahhitliği Yetki Belgesine sahip olması nedeniyle 1550 m2 inşaat yapabileceği, buna göre 30.12.2021 tarihli yapı ruhsatlarında bir adet villanın 593 m2 olduğu bölündüğünde, asıl davada davalı yüklenici firmanın, (1550/593=2,61)= 2 adet villanın
inşaatını yapabileceği, böylece davalı birleşen dosya davacısının, sözleşme konusu 30 adet villanın inşaatını yapabilecek ekonomik, mali, mesleki ve teknik yeterliliğe/yetkinliğe sahip olmaması, ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin... D.İş dosyasında 24.03.2022 tarihinde mahallinde yapılan keşifte işin başlama tarihi olan 30.12.2021 tarihi ile mahallinde keşif yapılan 24.03.2022 tarihi arasında geçen yaklaşık 3 aylık zaman diliminde, davaya konu parselde 3 adet
villanın temel hafriyatı yapıldığı, 27 villa + sosyal tesis binası temel hafriyatı yapılmamış olsa da parsel içerisinde yapılan yarma, dolgu ve istifleme işlemleri ile 3 adet villa temel hafriyatı işlerinin, sözleşme kapsamında parselde öngörülen toplam hafriyat işinin yaklaşık %20 tamamlandığı, oysa ki; tarafların akitleştikleri NAKİT AKIŞINA GÖRE ÖDEME tablosuna -diğer bir anlatımla iş programına- göre; davaya konu parselde hafriyat işlerinin (Stabilize Yol İşleri, Çevre Duvarı İşi)
tamamlanmış ve Bodrum Kat İnşaatı (30 Villa + Sosyal Faaliyet Binası) başlanmış olması gerektiği gözetildiğinde davacı tarafça yapılan feshin haklı olduğu kanaatine varılmakla aksi yöndeki davalı - birleşen dosya davacısı iddia ve savunmalarına itibar edilmemiştir.
Asıl dosya yönünden, sözleşmenin feshinde davalının kusurlu olması nedeniyle sebepsiz zenginleşme kuralları gereğince davalıya yapılan avans ödemelerinin iadesi talep edilmektedir. Davacının bu talebinin dayanağını TBK 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmeye ilişkin hükümler oluşturmaktadır. Davacı tarafça sözleşme haklı nedenle feshedildiğinden, davalıya ödenen avans bedellerinin sebepsiz zenginleşme kuralları gereğince iade edilmesi gerekmektedir. Bu itibarla davacı tarafça ödenen avans bedellerine yönelik bilirkişi kurulu tarafından yapılan hesaplamada, Davacı şirket tarafından davalı şirket adına 4 adet ödeme toplamı 264.927,74 USD ve 1 adete
232.572,00 TL ödeme yapıldığı, Davacı-birleşen davalı ... şirketinin ortağı ...’ın şirketi olan dava dışı ... tarafından davalı şirket adına 5 adet toplam 132.010,00 USD ödeme yapıldığı,
Davacı-birleşen davalı ... şirketinin ortağı ...tarafından, davalı şirkete 27.500,00 USD ödeme yapıldığı,
Davacı-birleşen davalı ... şirketinin ortağı ... tarafından, davalı şirkete tahsilat makbuzu karşılığı 50.000,00 USD ödeme yapıldığı,
Davacı-birleşen davalı ... adına .... tarafından, "25.10.2021
tarihinde ...’deki proje ile alakalı 400.000 TL elden ...’e teslim
edildi…” şeklinde düzenlenen belge ile ...’e 400.000,00 TL ödeme yapıldığı,
Davacı-birleşen davalı ... adına ... tarafından, “... ilçesi, 471 ada, 4 parsel sayılı arsa üzerinde yapılacak olan 30 adet villa ve 1 adet sosyal tesise ait proje, mühendislik, danışmanlık ve idari hizmetleri için ...Şti. ve ...
Yapı Ltd. Şti.’den alacağımız kalmamıştır. Tüm ödemeler tamamlanıp ruhsatlar ilgilisine teslim edilmiştir. Ödenen bedel 30.450,00 USD'dir.” Şeklinde düzenlenen belge ile ...’ya 30.450,00 USD ödeme yapıldığı, böylece yapılan ödemelerin toplam tutarının 504.887,74 USD + 632.572,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
Talebin dayanağı sebepsiz zenginleşme olduğundan, taraflar arasındaki iş ilişkisi içerisinde davalı tarafça yapılan iş ve ödemeler yönünden de değerlendirme yapmak gerekmektedir. Buna göre davalı yüklenici tarafından fesih tarihine kadar yapılan iş ve ödemeler davacı arsa sahibi yönünden yararlı ve davacı arsa sahibinin bu iş ve ödemelerden yararlanabilecek durumda ise, bu iş ve ödemelerin davacı alacağından mahsup edilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında teknik bilirkişiler tarafından yapılan inceleme sonucunda, davalı - birleşen dosya davacısı tarafından yapılan hafriyat işlemleri kapsamında davalıya ödenmesi gereken tutarın 621.245,20 TL
olduğu tespit edilmiştir. Sözleşme davalı kusuru nedeniyle feshedilmiş ise de, davalı tarafından yapılan hafriyat işlemi davacının yaralanabileceği bir iş olduğundan anılan tutarın davacı alacağından mahsubu gerekmektedir. Bunun dışında dosya kapsamından dava konusu işe ilişkin olarak İlgili belediyesince tanzim edilen 30.12.2021 tarihli yapı ruhsat formlarının arka yüzünde yer alan, “Ruhsat İle İlgili Muhtelif Gelirler” kısmında görüldüğü üzere; 09.08.2021 tarih, 1124053
makbuz nolu, 106.980,93 TL Yol-Kanal Harcının, 08.07.2021 tarih, 160142 makbuz nolu, 210.393,87 TL Bina İnşaat Harcının, 09.08.2021 tarih 1124055-1601644 makbuz nolu 20.847,15 TL, 08.07.2021 tarih ve 1597952-101643 makbuz nolu 968.4621,88 TL olmak üzere toplamda 1.306.643,83 TL tutarın ilgili belediyesince tahsil edildiği ve bu tutarın (1.306.643,83 TL) taraflarca akitleşilen sözleşme kapsamında asıl davada davalı yüklenici firma eliyle ödendiği, bunun dışında davalı yüklenici tarafından ilgili belediyesine ... tarih ... makbuz nolu 95.250,00 TL Kot Kesit Ücreti ve ... tarih ve ... makbuz nolu 123.224,50 TL İmar Harcının ödendiği, hal böyle olunca; asıl davada davalı yüklenici firmanın ilgili
belediyesine ödediği yapı ruhsat harç ve ücretlerinin toplamının (1.306.643,83 TL+95.250,00+123.224,50 TL)= 1.525.118,33-TL olduğu tespit edilmiştir. Ancak Tarafların karşılıklı olarak akitleştikleri 28.01.2021 tarihli ana sözleşme ile 20.09.2021 tarihli sözleşme tadilatında davaya konu parsel üzerinde 30 adet villa tasarım ve inşa edilmesi üzerinde uzlaştıkları, davaya konu parsele ilgili belediyesince 21 adet villaya ait 30.12.2021 tarihli yapı ruhsatının tanzim edildiği, hal böyle olunca ilgili belediyesinden (30-21)=9 adet villa yapımına dair yapı ruhsatının alınmadığı gibi 3194 sayılı İmar Kanununun 20,21 ve 22. Maddeleri uyarınca yapı ruhsatlarının geçerlilik süresinin 5 yıl olması, alındığı tarihten itibaren 2 yıl içinde inşaata başlanması ve 5 yıl içinde bitirilmesi gerekmesi karşısında ruhsatın alındığı tarihten itibaren 2 yıl içerisinde inşaata başlanamaması karşısında ruhsatın geçerliliğinin de sona erdiği gözetildiğinde, anılan ruhsattan davacının yararlanması mümkün olmadığından sözleşmenin feshine davalı - birleşen dosya davacısı sebebiyet verdiğinden bu bedelin davacı alacağından mahsubunun mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Asıl dosya davacısı tarafından sunulan 25/10/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile, alınan rapor kapsamında müvekkili alacağının 504.887,74 $ + 632.572 TL olduğu, müvekkilinin de davalı şirkete hafriyat işlemleri kapsamında ödemesi gereken tutarın 621.245,20 TL olduğundan bahisle dava dilekçesinde talep ettikleri 100.000,00 TL'lik kısma dava tarihinden, ıslah ile talep ettikleri tutarın döviz olan kısmına ise ıslah tarihindeki karşılığı olan Türk Lirası üzerinden işleyecek olan ticari faizi ile birlikte toplam 17.328.976,28-TL’nin davalı Şirketten alınarak davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 99. m. hükmünce yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde vade veya fiili ödeme tarihindeki rayice göre Türk parası ile ödenmesi istenebilir. Davacı tarafça dava dilekçesinde talebini kısmi dava olarak açıklayarak 100.000 TL üzerinden TL cinsinden kullanmıştır. Seçimlik hakkını bu şekilde kullandıktan sonra iradeyi sakatlayan sebeplerin bulunmaması dışında bundan dönülmesi mümkün değildir. Bu durumda, davacının sözleşme konusu işle ilgili hakettiği iş bedeli olan 504.887,74 $ nin davacının seçimlik hakkını kullandığı dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden karşılığı (Emsal Kapatılan Yargıtay 15. H.D. ... E,... K; ... E, ... K sayılı kararları) üzerinden TL ye dönüştürülmesi gerektiğinden, ıslah ile talep edilen USD alacağının dava tarihindeki kur karşılığı ile 632.572 TL alacaktan mahsubu gereken 621.245,20 TL'nin mahsubu neticesinde davacının toplam alacağı 8.622.088,07-TL olacağından bu miktar yönünden davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak, toplam 8.622.088,07-TL'sinin, 100.000,00-TL'sine dava tarihinden bakiyesi 8.522.088,07-TL'sine ıslah tarihi olan 25/10/2024 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, dair karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dava açısından ise, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle yoksun kalınan kar talebinde bulunulmuştur. Ancak yukarıda izah edildiği şekilde taraflar arasındaki sözleşmenin birleşen dosya davacısı kusuru ile davacı - birleşen dosya davalısı tarafından feshedilmiş olması nedeniyle yoksun kalınan kar talep edilemeyeceğinden birleşen davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Asıl davada; davanın kısmen kabulüne, toplam 8.622.088,07-TL'sinin, 100.000,00-TL'sine dava tarihinden bakiyesi 8.522.088,07-TL'sine ıslah tarihi olan 25/10/2024 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca hesap edilen 588.974,83-TL karar harcından, peşin alınan 1.707,75-TL ve 294.227,85TL olmak üzere toplam 295.935,60-TL harçtan mahsubu ile eksik harç olan 293.039,23-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 16.000-TL Bilirkişi ücreti ve 333 TL Posta Gideri toplamı olan 16.333-TL yargılama giderinin, davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 8.003,17-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın kabul edilen kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 662.662,64-TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın reddedilen kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 665.206,65 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Birleşen davada;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar yasasınca alınması gerekli olan 615,40-TL karar harcının başlangıçta yatırılan 170,78-TL Peşin harç ve 10.459,46-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 10.630,24-TL harçtan mahsubu ile fazla harç olan 10.014,84-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 97.370,43 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
6- Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalan kısımların karar kesinleştiğinde yatıran taraflara ayrı ayrı iadesine,
Dair davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 13/03/2025
Başkan ...
E- imzalıdır.
Üye ...
E- imzalıdır.
Üye ...
E- imzalıdır.
Katip ...
E- imzalıdır.