T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/199 Esas
KARAR NO: 2024/10
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/03/2023
KARAR TARİHİ: 09/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin inşaatlarda kullanılan malzemelerin toptan ve perakende satışını yaptığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin bir süre devam ettiğini, davalı/borçlu aldığı ürünlerin bir kısmının bedelini ödediğini, ancak 83.682,45.-TL tutarındaki borcunu ödemediğini, yapılan şifahi görüşmelerde, davalı/borçlu tarafından borcun ödeneceği ifade edilmişse de borç ödenmediğini, bu sebeple ... 20. İcra Müdürlüğü...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlunun icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itirazı ile söz konusu takibin durduğunu, icra takibi başlatıldıktan sonra, davalı/borçlu şirket davacı şirkete 29.11.2022 tarihinde 10.000,00.-TL, 05.12.2022 tarihinde 15.000,00.-TL ödeme yaptığını, yapılan ödemeler icra dosyasına bildirilerek gerekli tahsil harçları yatırıldığını, ancak davalı/borçlu taraf, icra dosyasına ilişkin anılan 25.0000,00.-TL haricinde ödeme yapmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2020/19-445 E. -2022/1077 K. sayılı 29.06.2022 tarihli kararında "İcra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir.” dendiğini, bu kapsamda borçlu tarafça, takip açıldıktan sonra ve ancak itirazın iptali davası açılmadan önce yapılan kısmi ödemeler icra dosyasına yapılan bildirim ile düşülerek, icra dosyasından kapak hesabı yaptırıldığını ve bu miktar üzerinden işbu dava ikame edildiğini, itirazın iptali davası açmak için dava şartı arabuluculuk yoluna gidildiğini ve 14.12.2022 tarihli arabuluculuk son tutanağından anlaşılacağı üzere anlaşma sağlanamadı davalı/borçlu taraf, 11.11.2022 tarihli dilekçesiyle hiçbir borcu olmadığı iddiasıyla icra takibine haksız ve tamamen kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, takip açıldıktan sonra ise kısmi ödeme yaptığını, salt bu durum dahi davalı/borçlunun itirazının, davacının alacağına kavuşmasını geciktirmek amacıyla kötü niyetli olarak yaptığını ortaya koyduğunu, davalı/borçlunun, icra takibine yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazının iptalini, takibin devamına ve alacağın tahsilini, yapılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalı/borçlunun, takip konusu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı/borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, faturaya dayalı alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
... ve ... Vergi Dairelerinden taraflara ait BA-BS formları celp edilip dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizce celp edilen ... 20. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında; davacı/alacaklının 83.682,45 TL Muhtelif Tarihli Faturalardan Kaynak Hesap Alacağının tahsiline ilişkin icra takibine geçtiği, davalı 11/11/2022 tarihli dilekçesi ile takibe itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Mahkememizin 30/05/2023 tarihli celse ara kararı gereği, taraf defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılıp, taraf iddia ve savunmaları da değerlendirilerek icra takibine konu faturalardan kaynaklı alacağın mevcut olup olmadığı, mevcut ise miktarının takip tarihi itibari ile ne kadar olduğu, icra takibinden sonra yapılan ödemeler söz konusu olduğundan TBK m. 100 uyarınca tenzil edilmesi ve dava tarihi itibari ile mevcut alacak miktarının tespit edilmesi konusunda rapor alınmasına karar verilerek, dosyaya Bilirkişi ...'in sunmuş olduğu 24/09/2023 tarihli raporunda; Somut olayda, huzurdaki davanın konusu, davacı şirket tarafından davalı şirkete ifa edilen hizmete karşılık düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, faturanın davacı şirketin defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Takip konusu alacağı oluşturan faturanın incelenmesinde, davacı şirket tarafından, davalı şirkete ifa edilen hizmete ilişkin düzenlenen faturaların davalı şirket tarafından bağlı bulunduğu Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne alım olarak bildirimde bulunulduğu, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere Salım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceği, aksi somut delillerle ispat edilebilmek mümkün olmakla birlikte, takip konusu fatura yönünden hizmetin ifasına ilişkin karinelerin oluştuğu, Bu kez ispat yükünün yer değiştirerek ödemenin yapıldığının ispat yükünün davalı şirkete geçtiği, davalı şirketin işbu hizmeti almadığını, hizmetin ayıplı olduğunu ya da fatura bedellerini ödediğini ispatlaması gerektiği, Davalının fatura bedelinin, davacı şirkete ödendiğine ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı tespit edilmiş olup, tespitler doğrultusunda, davacının alacak talebine ilişkin hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye aittir. Sonuç olarak: Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, davacı tarafın defter ve belgelerinin incelenmesi, Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; Davacı şirketin 2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, usul yönünden davacı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, Raporumuzun 4.b bölümünde açıklandığı üzere davalı şirket defterleri incelenemediği, Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, davacı şirketin takip tarihi itibari ile 83.682,45 TL alacaklı gözüktüğü, davalının takip sonrası yapmış olduğu ödemeler sonrasında İcra dairesinin kapak hesabında davacının bakiye kalan alacağın 80.030,10 TL olduğu hesaplanmış olup, davacının da huzurdaki davayı işbu tutar üzerinden açtığı, Faiz Yönünden: Davacının takip öncesi faiz talep etmediği, Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir. İcra İnkâr Tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın ticari ilişki içindeki fatura ilişkisinden kaynaklandığı, 28 Temmuz 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 7251 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile değişiklik yapılan 6100 sayılı HMK m. 222/3 “İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir” hükmünü havi olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilerek bilirkişi incelemesi için gün tayin edilerek taraflara meşruhatlı bir şekilde ihtarda bulunulduğu, mahkememizce belirlenen günde davacı tarafın ticari defter ve belgelerini bilirkişi incelemesi için sunduğu ancak davalı tarafça defterlerin ibraz edilmediği, davacı ticari defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucunda ibraz edilen raporda davacının ticari defterlerinden davalıdan 83.682,45-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, 6100 sayılı HMK m. 222/3 maddesi gereğince, yapılan ihtara rağmen davalı taraf ticari defter ve kayıtlarının incelemeye sunulmamış olması nedeniyle usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş olan davacı şirket ticari defter kayıtlarının, sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi gerektiği, buna göre incelenen davacı defterleri uyarınca davacı tarafça ispat yükünün yerine getirilmiş olduğu kanaatine varılarak takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 83.682,45-TL alacaklı olduğunu kabul etmek gerektiği, davalı/borçlu şirket davacı şirkete 29.11.2022 tarihinde 10.000,00.-TL, 05.12.2022 tarihinde 15.000,00.-TL ödeme yaptığı dikkate alındığında, icra takibine başlanılmasından sonra, itirazın iptali davasının açıldığı tarihten önce TBK'nın 100. maddesine göre, yapılan ödemenin öncelikle işlemiş faiz ve takip masraflarına mahsup edileceği göz önünde bulundurulması gerektiğinden, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama sonucunda dava tarihi itibari ile davacının, davalıdan talep edebileceği alacağın miktarının 80.030,10-TL olarak hesaplandığı, anılan hesaplamanın hüküm vermeye elverişli olduğu kanaatine varılarak , davanın kabulüne, davalının ... 20. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile, 80.030,10-TL alacağın 05/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte takibin devamına, %20 oranında hesaplanan 16.006,02-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine alacak likit olduğundan asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulüne,
2-Davalının ... 20. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile, 80.030,10-TL alacağın 05/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte takibin devamına, %20 oranında hesaplanan 16.006,02-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 5.466,85-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 948,31 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.518,54-TL harcın davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat iadesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 948,31-TL peşin harç ile 179,90-TL başvuru harcından oluşan toplam 1.128,21-TL bedelin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 2.238,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 3.120-TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/01/2024
Katip
e-imzalı
Hakim
e-imzalı