T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/243 Esas
KARAR NO: 2024/354
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 24/02/2023
KARAR TARİHİ: 17/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 24/02/2023 tarihli dilekçesinden özetle: dava dışı ... Şirketi, ...caddesi ...adresinde .... poliçe numarası 16/09/2021-2022 poliçe vade tarihleri ile kobi paket sigorta poliçesi ile müvekkili şirket ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı olduğundan, sigortalının müvekkili sigorta şirketine yapmış olduğu ihbar neticesinde; anılan adreste 11/05/2022 tarihinde saat 18:00 sularında sigortalı iş yerinin 1. katında bulunan temizlik odasında bulunan ... marka çamaşır makinesinin elektrik aksamında oluşan elektriksel ısınma sonucu yangın başlayarak etrafa sirayet ettiğinden, yangın itfaiye tarafından söndürülmüş olup, yangının söndürülmesine müteakip yapılan incelemede sigortalı iş yerinde çamaşır makinesi , kurutma makinesi , oda içerisindeki dolaplar , nevresim takımları ve asma tavan tamamen yanmak , bina dahili islenmek ve kısmen ıslanmak suretiyle zarar gördüğünden, dava konusu yangın sebebi ile sigortalının uğramış olduğu zarar 200.000,00-tl olarak tespit edildiğinden, bu hasar bedeli 04/08/2022 tarihinde müvekkili şirket tarafından dava dışı sigortalıya ödendiğinden, dava konusu yangının , davalının üreticisi olduğu çamaşır makinesinin elektrik aksamında oluşan elektriksel ısınma sonucunda çıktığı tespit edilmiş olup, davalının, müvekkili şirketçe ödenen hasar tazminatında sorumluluğu bulunduğundan, sigortalı ile müvekkili şirket arasında mün’akit ve bir delil anlaşması mahiyetinde olan sigorta poliçesi umumi şartları ve ttk md.1481 amir hükümlerine göre müvekkili şirket hasar bedelini ödedikten sonra ödediği tazminat nispetinde sigortalısının haklarına halef olduğundan, bu nedenle davalı şirket aleyhine ... 37. icra müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takibe geçilmiş ancak borçlu şirket tarafından bu takibe haksız bir şekilde itiraz edildiğinden, akabinde davalıya karşı dava şartı olan arabuluculuk kurumuna başvurulmuş olup, arabulucu avukat esin kılıç tarafından süreç yürütülerek yapılan müzakereler sonucu anlaşmaya varılamamış ve 15/02/2023 tarihinde anlaşamama tutanağı düzenlenerek karşılıklı olarak imza altına alındığından, meydana gelen hasar , davalının sorumluluğu bulunduğundan, bu nedenlerle davalıdan hasar tazminatının rücuen tahsili için bu davanın açılması zarureti hâsıl olduğundan alacak miktarı likit olduğundan kötü niyetli bir şekilde takibe itiraz eden davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekilinin 11/05/2023 tarihli cevap dilekçesinden özetle: davacı tarafından her ne kadar müvekkili şirkete sorumluluk yüklemek adına kusursuz sorumluluktan bahsedilerek mülga "ayıplı malın neden olduğu zararlardan sorumluluk hakkında yönetmelik ve 4077 sayılı tüketicin korunması hakkındaki kanuna" atıf yapılmış olsa da söz konusu uyuşmazlık tüketici işlemi niteliğinde olmayıp, cihaz kullanıcısının tacir olması ve söz konusu cihazları otel işletmesinde kullanılması kaynaklı işin niteliği gereği türk borçlar kanunu ve türk ticaret kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, söz konusu uyuşmazlık tüketici işlemi niteliğinde olsa dahi atıf yapılan yönetmeliğin dayanağı olan 4077 sayılı tüketicinin korunması hakkındaki kanun yürürlükten kaldırıldığından, müvekkili ... a.ş., her türlü elektrik ve elektronik ev aletleri ile bu aletlerin ithalatı, bu cihazların bayilikler aracılığıyla satılması ve teknik servis hizmetinin sağlanması gibi çeşitli hizmetlerde bulunan firma olup, müvekkili şirket cihazları piyasaya sürmeden önce çeşitli testlerden ve kontrollerden geçirmekte akabinde satıcılara gönderilmekte olduğundan,
dava konusu talihsiz olayda, yangının her ne kadar ... marka çamaşır makinesinden kaynaklı bir elektrik arızasından çıktığı iddia edilse de bu iddialar somut gerçekliği yansıtmamakta olup, dava konusu ... marka cihazlar ev tipi kullanım için üretilmekte olup otel gibi sürekli kullanımı gerektiren yerlerde profesyonel kullanıma uygun sanayi tipi cihazlar olmadığından, üretici/ithalatçı konumundaki müvekkili şirketin ürünleri bayilikler aracılığıyla satması ve satıcı firma tarafından dahi ürün satıldıktan sonra hangi amaçla kullanıldığının tespit edilmesi mümkün olmadığından, bu nedenle cihaza yönelik servis hizmeti sağlanmadıkça ürünlerin hangi amaçla kullanıldığı bilinmemekte ve her ne kadar cihazlar ev tipi kullanıma uygun olarak üretilmekte ise de ticari amaçla kullanılması engellenememekte olduğundan, müvekkili şirket yetkili servisi cihaza yönelik yalnızca yangın sonrası tespit aşamasında dahil olmuş olup, gerek cihaz kurulumunda ve gerekse de kullanım süresi boyunca cihaza yönelik farklı bir işlemde bulunmadığından, kaldı ki, dava dışı kullanıcının cihazı satın aldığı tarihten yangının meydana geldiği tarihe kadar cihazda arıza veya ayıp olduğuna dair müvekkili şirket servisine tek bir başvurusu bulunmadığından, bununla birlikte cihaza müvekkili şirket yetkili servisi tarafından kurulum hizmeti dahi verilmediğinden, bu nedenle söz konusu cihaza ilişkin tarafımızda herhangi bir servis formu, bilgi, belge bulunmamakta olup, ayrıca belirtmek gerekir ki; yetkili servis tarafından kurulum hizmeti verildiği taktirde ürünün kurulumu yapılırken ticari amaçlı otelde kullanıldığının tespiti halinde cihazın garanti dışında kalacağı kullanıcıya bildirilmekle birlikte bu husus kullanım kılavuzlarında da yer aldığından, ekspertiz raporunda da açıkça belirtildiği üzere 32 odalık bir otel işletmesindeki günlük çamaşır yıkama yoğunluğu dikkate alındığında, günlük 3-4 yıkama kapasitesine sahip ev tipi bir cihazın kullanılmasını kullanım amacının dışına çıkıldığının ve kullanım kapasitesinin aşıldığının en açık göstergesi olup, bu nedenle meydana gelen yangın olayında ithalatçı sıfatına haiz, cihazın gerek kurulum ve gerekse de servis aşamalarında bulunmayan müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmamakta olup, ekspertiz raporunda yangının cihazdan kaynaklandığına dair kesin bir ibare bulunmadığından, davacı her ne kadar yangının cihazdan çıktığını iddia etmekte ise de, bu iddia ispata olduğundan, tamamen gerekçesiz olarak tanzim edilen bu raporun teknik değerlendirmeden uzak ve denetime elverişsiz olduğu tartışmasız olduğundan, kabul manasına gelmemek üzere bir an için yangının çamaşır makinesinden kaynaklı ortaya çıkmış olduğu kabul edilse dahi; bu noktada hangi sebeplerle ortaya çıktığı, olayın neden ve sebeplerinin açık ve net olarak ortaya konması gerektiği hususu önemli olduğundan, olay bu hali ile değerlendirildiğinde varsayımsal olarak müvekkile sorumluluk yükletilme çabasından öteye geçmemekte olduğundan, çamaşır makinesinde yangının ortaya çıkma sebeplerine ilişkin olarak; ... çamaşır makinesi ev tipi üretilmesi nedeniyle kullanılan yedek parçalar da ev ortamında çalıştırılacak nitelikte üretilmekte olup, makinede kullanılan yedek parçalar yangın çıkarmaz ancak sürekli kullanım ve kullanım kılavuzuna aykırı kullanım halinde mekanik parçalarda aşınma meydana gelmesi kaçınılmaz olduğundan, belirli periyotlarda makinenin mekanik parçalarına bakım yapılmazsa yıpranan mekanik parçalar aşırı akım çekerek farklı parçalar üzerinde arızaya neden olabileceğinden, raporda belirtildiği üzere 5 yıllık kullanım süresi boyunca cihazlar için yetkili servisten bakım veya servis hizmeti talep edilmediğini belirtmişlerdir.
DELİLLER :
... 37. İcra Müdürlüğünün ... e. sayılı dosyası,
Bilirkişi raporu,... numaraları arabuluculuk dosyası
GEREKÇE:
Dava, davacının sigortalısına ödemiş olduğu tazminatın davalıdan rücuen tahsiline ilişkin olarak açılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali davasıdır.
Huzurdaki davada, davacı taraf, sigortalısı olan dava dışı ... Ltd. Şti'nin 16/09/2021-16/09/2022 tarihleri arasında sigortalısı olduğunu, sigortalı iş yerinde 11/05/2022 tarihinde yangın çıktığını yangın sebebiyle sigortalının uğradığı zararın dava dışı şirkete davacı sigorta şirketi tarafından 04/08/2022 tarihinde ödediğini belirtmiş ve yangının davalının üreticisi olduğu çamaşır makinesının elektrik aksamında oluşan elektriksel ısımma sonucunda çıktığını belirterek sigortalısına ödediği tazminatın davalıdan rücuen tahsili için ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasından davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının dosyamız davacısı ... Sigorta A.Ş, borçlunun dosyamız davalısı ...A.Ş. Olduğu anlaşılmıştır.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda, ispat külfeti davacı taraf üzerinde olup, davacı taraf, sigortalısı olan dava dışı iş yerinde meydana gelen yangının davalının ürettiği çamaşır makinesindan kaynaklandığını ve meydana gelen zarar ile davalının kusuru arasında uygun illiyet bağının bulunduğunu ispatlamak durumundadır.
Davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu, ekspertiz raporu, yangın raporu, sigorta poliçesi, yangına ilişkin fotoğraf ve evraklarla birlikte dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, makine mühendisi, sigorta uzmanı ve elektrik mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinin dosyaya sunduğu 27/02/2024 tarihli raporda, dosya konusu yangın olayının kök sebebi kesin belli olmamakla birlikte binanın elektrik tesisatından kaynaklanmadığı, merkezinin ve başlangıç yerinin binanın 1. Katında bulunan temizlik odasındaki çamaşır makinasının dahili elektrik tesisatı ve donanımları olduğu, Makine Mühendisliği yönünden; Davacının “çamaşır makinesindeki yangının üretim eksikliği veya hatası nedeniyle başladığına dair” iddiasını ispat eden teknik ve bilimsel delillerin dosyada olmadığı, yangının yetkisiz servis tarafından yapılan bakım ve tamir işlemi sırasındaki bir eksiklik veya hata nedeniyle başlamış olma ihtimalinin de bulunduğu, yangının çamaşır makinesinde başladığının teknik olarak sabit olmakla beraber, dosya içeriğine göre yangının başlangıç (kök) sebebi ile çamaşır makinesi üreticisi davalı ... Şirketi arasında teknik anlamda sebep-sonuç ilişkisinin (illiyet bağının) kurulamadığı, Sigorta mevzuatı yönünden Davacı şirket ... Sigorta A.Ş tarafından 04/08/2022 tarihinde ödenen 200.000,00 TL’lik sigorta tazminat tutarının, meydana gelen hasardan çamaşır makinesi üreticisi davalı ....Şirketi’nin teknik olarak sorumlu tutulamaması sebebiyle rücu kabiliyetinin olmadığı, diğer bir deyişle davalı ...Şirketi’ne rücu edilebilmesi için yeterli destekleyici belge olmadığı kanaatine varıldığı rapor edilmiştir.
Dava, davacının sigortalısına ödediği tazminatın davalıdan rücuen tazminine ilişkin olup, davacının sigortalısına ödediği tazminatı davalıdan talep edebilmesi için davalının zararın meydana gelmesinde bir kusurunun olmaası ve bu kusur ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Dosyaya sunulan bilirkişi heyeti raporunda da belirtildiği üzere yangının çıkış sebebinin çamaşır makinesindeki yangının üretim eksikliği veya hatası nedeniyle başladığına dair” iddiasını ispat eden teknik ve bilimsel delillerin dosyada olmadığı, yangının yetkisiz servis tarafından yapılan bakım ve tamir işlemi sırasındaki bir eksiklik veya hata nedeniyle başlamış olma ihtimalinin olabileceği, bu durumda davalı firmanın ürettiği elektronik cihazdan kaynaklı bir kusurunun olmadığı ve davacının 3. Kişiye ödediği tazminata konu zarar yönünden davalının kusurlu eylemi olmaması sebebiyle uygun illiyet bağının da bulunmadığı anlaşıldığından davacının, davalıdan talep edebileceği herhangi bir tazminatın olmadığı ve davacının davalı aleyhine başlattığı icra takibinde haksız olduğu kanaatine varılmış ve davacının davasının reddine karar verilmiş, davacının icra takibi başlatmasında kötüniyetli olmadığı anlaşıldığından, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere;
1- Davanın reddine,
2-Davacının icra takibi yapmasında kötüniyetli olmadığı anlaşıldığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine,
3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.582,95-TL harcın mahsubu ile fazla yatan 2.155,35 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
8-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi 21/05/2024
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır