T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/422 Esas
KARAR NO: 2024/573
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/04/2019
KARAR TARİHİ: 03/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunmuş olduğu 23/04/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında elektrik kablosu satımı hususunda görüşmeler ile müvekkili şirkete özel iskonto uygulanarak fiyat tekliği sunulduğunu ve kabul edildiğini, sözleşmenin akdedildiğini, toplam bedel ve birim fiyatlar konusunda mutabık kalındığını, davalının ürünleri süresinde teslim etmediğini, kısım kısım sevk etmeye başladığını, gelen ilk ürünlere ilişkin faturaların anlaşmaya uygun olarak tanzim edildiğini, ileri tarihli sevkiyatları anlaşmaya uygun olmayarak %59 iskonto yerine %50 iskonto ile düzenlendiğinin tespit edildiğini, yapılan görüşmelerde faturaların yanlış hesaplandığını, müvekkilinin %59 iskonto ile satış yapmaya devam edileceğini, tüm mallar teslim edildikten sonra hesaplama yapılarak gerektiği takdirde fiyat farkı faturası ile durumun düzeltileceğini bildirdiklerini, defalarca hesaplamanın yapılması bildirilmiş ise de davalının bu duruma yanaşmadığını, ... tarihli ... sıra numaralı fiyat farkı faturasının tanzim edilerek 28/12/2018 tarihli ihtarname ile davalı şirkete gönderildiğini,davalının müvekkilini telafisi imkansız zarara uğrattığını, müvekkilinin alacağının tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalı tarafından icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu bildirerek; itirazın iptali ile takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip zaptı, duruşma gün ve saati tebliğ edilmiş olup, davalı vekili sunmuş olduğu 22/05/2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilmiş bir sözleşme bulunmadığını, dava dilekçesi ekinde bulunan fiyat teklifinin taraflarınca ... adına çıkartılmış fiyat teklifi olduğunu, müvekkili şirketin davacı ile sözleşme imzalamadığını fiyat teklifini içeren teklif kağıdını kaşeleyerek verdiğini, taraflar arasında basit/özel iskonto uygulanacağına ilişkin sözleşme yapılmadığını, teklif formunun sözleşme sayılmasının hukuken mümkün olmadığını, sabit iskonto uygulanacağına dair taahhüt verilmediğini, fiyat teklifinin de ödeme günü 120 gün olarak belirlendiğini, teklifte belirlenen 2.345.486,68 TL bedelinin 120 günde gerçekleştirilmediğini, çeklere ilişkin tahsilat makbuzlarını sunduklarını, davacının kendi edimlerinin yerine getirmeden özel iskonto uygulaması hususunun kabul edilemeyeceğini, faturalara 8 gün içinde itiraz edilmediğini, faturalardan yaklaşık 1 yıl sonra iskonto faturası tanzim edildiğini, sunulan elektronik postalarda %59 iskonto uygulanacağına dair ibare bulunmadığını, e-maillerde yazışmalarda dahi iskonto oranları farkındalığı ile hareket edildiğini, müvekkilinin dahi o dönemde %59 iskonto ile mal alışı yapmadığını, bakır kablo firmasında üretici olmayan firmanın özel iskonto yapamayacağını, davacının basiretli tacir gibi davranmamasının sorumlusunun tarafları olmayacağını bildirerek; davanın reddine, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
... 20 İcra Müdürlüğünün ...E.sayılı takip dosyası getirtilmiş, yapılan incelemesinde; Davacı tarafından davalı aleyhine toplam 320.889,75 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının süresi içerisinde icra takibine itiraz ettiği ve takibin durduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; davacı ve davalının incelemeye sunulan ticari defterlerinin TTK 64.maddesi ve HMK.nun 222 maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde tutulduğu sahipleri lehine delil vasfında bulundukları, davacının kendi ticari defterlerindeki kayıtlarda davalıdan 320.467,70 TL.sı alacaklı olduğu ,davalının ise kendi ticari defterlerindeki kayıtlarda davacıdan 422.07TL.sı alacaklı olduğu taraf kayıtları arasında ki farkın davacının icra takibine konu ettiği 27.12.2018 tarihli 7086 no.lu fiyat farkı faturasından kaynaklandığı davacı tarafından alım satımda %59 iskonto uygulanması gerektiği halde uygulanmadığı bildirilerek fiyat farkı faturası kesildiği, davalı tarafından %59 oranında iskonto uygulanması gerektiği yolunda yazılı sözleşme olmadığı, fiyat teklif formunun sözleşme olarak kabul edilmeyeceğini davacının fiyat teklifinde belirlenen 120 gün içinde ödeme yapmadığını kendi sorumluluğunu geç yerine getirdiğini savunduğu, davacının dava konusu fiyat farkı faturalarının dayanağını oluşturan faturalarda davalı tarafından birim fiyatlar üzerinden 3.021.570,57TL tutarındaki ürün bedellerine karşılık 1.510.785,28TL.sı iskonto uygulandığı, fatura altı iskonto oranın %50 olduğu, davalı tarafından aynı ürünler için tanzim edilen geçmiş dönem faturaların (01.08.2017-07.08.2017-23.09.2017-10.10.2017 tarihli faturalar) %59 oranında iskonto ile davacıya tanzim edildiği, davalı tarafından itiraza uğrayan 12.07.2017 tarihli fiyat teklif formunun altında ... ile ... kaşe ve imzalarının bulunduğu ,iskonto oranın %59 olarak belirlendiği, davacı tarafından 12.07.2017 tarihinde davalıya toplam 2.072.371,15TL tutarında çek verildiğinin her iki tarafın ticari defterlerindeki kayıtlarda yer aldığı, geçmiş dönemde davacı tarafından satın alınan aynı ürün içeriklerine %59 oranında iskonto uygulandığı davacınında %59 oranında iskonto üzerinden çek ile ödeme yaptığı, davalının 24.11.2017 ile 01.03.2018 tarihleri arasında aynı ürünler için %50 oranında fatura düzenlemesinin dayanağı bulunmadığı tarafların kaşe ve imzasını taşıyan fiyat teklif formunda da iskonto oranın %59 olarak belirlendiği aksinin davalı tarafından ispat edilmediği ,davacının fiyat farkı faturalarından dolayı 320.889,75TL alacak talep etmiş ise de davalının davacıdan 422,07TL.sı alacaklı olduğu bu miktarın düşümü sonucu davacının davalıdan 320.467,70TL.sı alacaklı bulunduğu gerekçesi ile davanın KISMEN KABULÜNE, itirazın kısmen iptaline, takibin 320.467,70 TL üzerinden devamına, asıl alacak 320.467,70 TL'ye takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, taraflarca belirlenebilir likit alacak miktarına davalı tarafından itiraz edildiğinden %20 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen 2019/231 Esas, 2020/541 Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin ... E., ... Karar sayılı, 08/06/2023 tarihli ilamı ile bozulmuş, bozma ilamında ".. davalı vekili bilirkişi raporuna yönelik itirazlarını içerir beyan dilekçesinde; davacı tarafından dosyaya ibraz edilen 12.07.2017 tarihli fiyat teklif formunun sözleşme mahiyetinde olmadığını, dosyaya sunulan tüm deliller göz önüne alınmalıdır ki burada en önemli delil davacı tarafından müvekkili şirkete yollanan ve cevap dilekçemizin ekine eklenen davacı şirketin ... elektronik posta adresinden müvekkili şirket çalışanı elektronik posta hesabı olan ... ‘ye 26.01.2018 tarihi saat:10:27’de gelen e posta içeriğinde;'' ...; ... ŞTİ. olarak ...’e sipariş ettiğimiz kabloların kalan bakiyemiz kadar olanını 27.01.2018 tarihine kadar tarafımıza sevkinin yapılmasını isteriz. 27.01.2018 tarihinde yapılmadığı takdirde ...' in ...’e faturalandırdığı 50 iskontolu faturaların tekrardan 59 iskontoya yükseltilip aradaki 9 puanlık iskonto farkını ... olarak ...’e kesilerek gereği yapılacaktır,'' maili olduğunu, görüleceği üzere 26.01.2018 tarihinde davacı şirket tarafından müvekkili firmaya yollanan elektronik postada mal teslimi olmaz ise %50 iskontolu kesilen faturaların tekrar % 59 iskontoya yükletileceğinin bildirildiğini, yani davacı açıkça faturaların içeriğini bilmekte, kabul etmekte ancak mal teslimi yapılmaz ise % 59 iskonto talep ettiğinin bildirildiğini, davacı tarafın iş bu dava dosyasında malların teslimatına ilişkin hiçbir itirazı bulunmadığını, keza mal teslimi müvekkili tarafından düzgün şekilde gerçekleştirildiğini, yukarıda bahsettiği elektronik posta cevabı da açıkça davacının malların kaç iskonto ile alış yaptığını bildiğini gösterdiğini, bilirkişi raporda dava konusu iskonto farkı faturasının 9 adet faturadan kaynaklı olduğunu bildirdiğini,İş bu 9 adet fatura ise 24.11.2017 ile 01.03.2018 tarihleri arası müvekkili şirket tarafından tanzim edilen faturalar olduğunu, davacının iş bu 9 adet tanzim edilen faturaların içeriğine yasal süre olan 8(sekiz) gün içerisinde itiraz etmediğini, faturalar ayrı zamanlarda tanzim edilmiş ve iş bu faturaların ticari defterlerinde mevcut olduğunu, davacının 1, 2 fatura değil 9 adet faturanın içeriğine itiraz etmemesi zaten bu faturaların içeriğine itiraz edecek bir unsur olmamasından dolayı olduğunu belirterek davacı tarafça düzenlenen fiyat farkı faturasının yerinde olmadığını beyan ederek itirazları doğrultusunda ticaret hukukçusu bilirkişiden rapor alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebeplerinin yargılama aşamasında verilen cevap, ikinci cevap ve bilirkişi raporuna yönelik itirazlarını içerir beyan dilekçelerinde de ileri sürüldüğü, davalı vekili bilirkişi raporuna yönelik itirazlarını içerir verdiği beyan dilekçesinde itirazları doğrultusunda heyete hukukçu bilirkişi de katılarak ek rapor alınmasını talep ettiği halde mahkemece davalı vekilinin ek rapor alınması talebi konusunda olumlu/olumsuz karar verilmediği gibi davalı tarafça dosyaya ibraz edilen maillerin ve rapora itirazlarının gerekçeli kararda tartışılıp değerlendirilmediği anlaşılmıştır.
HMK. 199 Maddesinde; Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belge olarak tanımlanmıştır.
Bu durumda, mahkemece 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında, davalı tarafça dosyaya ibraz edilen e posta yazışmaları (mailler) ve tarafların tüm delilleri iddia ve savunma doğrultusunda değerlendirilerek varılacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
28/07/2020 tarih 31199 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan ... Kanun No'lu...kabul tarihli Hukuk Muhakemeleri Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 35. mad. uyarınca; "6) Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir .." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Mahkememizce İstanbul BAM 13. HD.'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı kapsamında, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, ibraz edilen 25/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda;"... Taraflardan birinin diğerinin tek taraflı irade beyanını kabul etmesinin sözleşmenin kurulması için yeterli olduğu, davalının davacının teşebbüsüne muvafakat ettiğini, teklif formu gönderdiğini, bu şekli ile geçerli bir sözleşme kurulduğunu, TBK m. 1/I gerçekleştiğini, 20/2/2018 ve 12/7/2017 tarihli e-mail yazışmalarının da, sözleşmenin kurulduğunun göstergesi olduğunu, TTK m. 21 maddesi uyarınca davacının basiretli bir tacir gibi davranmak zorunda olduğunu, davacının %50 veya %59 oranındaki iskontodaki , %9'luk farkı tehdit unsuru olarak kullandığını, %59 oranındaki iskontonun uygulanmasına ilişkin tarafların müzakerelerinin bulunmadığını ve aralarında bu konuya ilişkin mutabakatta olmadığını, davacının faturaları aldıktan 8 gün içerisinde itirazlarını sunmadığını, aradan geçen uzun bir zaman sonra faturadaki iskonto oranına itiraz ettiğini, davalı tarafın %59 iskonto uygulanacağına ilişkin herhangi bir teklif ve kabulünün olmadığını .." bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda, davalının dosyaya delil olarak ibraz etmiş olduğu, 26/01/2018 tarihli e-mail'de "... Ltd.Şti. olarak ... elektriğe sipariş ettiğimiz kabloların kalan bakiyemiz kadar olanını 27/01/2018 tarihine kadar tarafımıza sevkinin yapılmasını istiyoruz. 27/01/2018 tarihinde yapılmadığı takdirde, ...,... faturalandırdığı %50 iskontolu faturaların tekrardan %59 iskontoya yükseltilip, aradaki %9 puanlık iskonto farkının ... elektriğe kesilerek gereği yapılacaktır. .." şeklinde bildirimde bulunulduğu, 20/02/2018 tarihli e-mail'de, Satış destek iskonto kolonunda, ilk 8 mal karşılığının boş bırakıldığı, bunun altındakilere iskonto oranları yazıldığı, davalı tarafından gönderilen bu mail'den anlaşılacağı üzere, %59 iskonto vadinde bulunulmadığı, 8 adet sipariş için teklif yapma imkanının davalı tarafından davacıya verildiği, %59 iskonto yükümlülüğüne ilişkin herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, dava dışı ... Firmasına gönderilen teklif örneğinin davacıya da gönderildiği, davacının bu teklif formunu kabul ettiği ve taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu ancak iskonto oranında taraflar arasında herhangi bir müzakere yapılmadığı, 26/01/2018 tarihli e-mail içeriğinden de taraflar arasındaki iskonto oranının %50 olarak uygulandığının yazılı olduğu, 27/01/2018 tarihine kadar teslimat yapılmaz ise %59 iskonto yapılacağının davalıya bildirildiği ancak bu bildirimi davalının kabul ettiğine ilişkin herhangi bir ispat vasıtasının sunulmadığı, davalının bu teklife karşı cevap vermediği bu sebeple %59 'luk iskonto oranını kabul etmediği, tek taraflı irade beyanının karşı tarafın kabulü olmadan geçerli olmayacağı ve borç doğurmayacağı dava konusu edilen faturaların %9'luk iskonto farkından kaynaklanan alacağa ilişkin olduğu, davacının bu faturaları alarak ticari defterlerine kayıt ettiği, faturalara karşı yasal süresi içerisinde herhangi bir itiraz da bulunmadığı, fatura içeriğinin de kabul edildiği, hüküm vermeye elverişli, denetime açık bilirkişi raporunda anlaşıldığından, davacının ispat edilemeyen davasının reddine, davacının kötü niyetle icra takibi yaptığı ispat edilemediğinden, davalının %20 kötü niyet tazminatının da reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE, kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gerekli olan 427,60-TL karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 3.875,55-TL peşin harcın mahsubu ile, fazla harç olan 3.447,95-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 38,50-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 51.342,36-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi
Başkan ...
E-İMZALI
Üye ...
E-İMZALI
Üye ...
E-İMZALI
Katip ...
E-İMZALI