T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/441 Esas
KARAR NO : 2025/144
DAVA : Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 26/06/2023
KARAR TARİHİ : 28/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yapay bitki ve peyzaj alanında faaliyet gösterdiğini, ülke geneline sipariş üzerine kargo ile müşterilere toplu gönderim yaptığını, 2022 yılında ...mobilya isimli firma ile 30.904,25 TL karşılığında anlaşma sağlanarak toplu gönderim yapıldığını, ürünlerin kargo sürecinde hasar aldığını ve kargo görevlileri tarafından tutulan tutanak ile bu hususa ilişkin beyan düşüldüğünü ve kargo kuryeleri ile müşteri firma yetkilisi tarafından tutanağın imza altına alındığını, ürünlerin müşteri tarafından teslim alınmak istenmemesi nedeniyle taraflarına iade etmek istediklerini, müvekkilinin uğradığı zararının bulunduğunu ve iadeyi kabul etmediğini ancak buna rağmen zararlarının karşılanmadığı gibi ilaveten iade kargo ücretinin müvekkilinden talep edildiğini, iade kargo bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkilinin zarar kalemlerinin sözleşme bedeli, iade dönen kargo ücreti, iade kargo ücreti olmak üzere 34.497,30 TL olduğunu, müvekkilinin uğradığı zararlarda kusurunun olmadığını ve söz konusu malzemelerin kolaylıkla zarara uğrayacak nitelikte olmadığından kargo şirketinin ihmalkarlığı nedeniyle huzurdaki davayı ikame ettiklerini, davanın kabulü ile 34.497,30 TL zararın 13.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu siparişin alıcısına götürüldüğü, alıcının istemi ile kargonun açılarak saksılarda hasar olduğunun tespit edilmesi üzerine durumun tutanak altına alındığını, ilgili mevzuat gereğince ambalajlamanın gönderinin hakimiyetinde ve sorumluluk sahasında gerçekleşmesi nedeniyle ambalaj sorumluluğunun gönderene ait olduğunu, bu nedenle taşıyıcının sorumluluğununu bulunmadığını, ambalajlamanın taşınacak eşyayı dış etkilere karşı korumaya ve söz konusu eşyanın dışarıya tesirini önlemek amacıyla eşyanın kap, zarf gibi araçların içine konulmasını veya sarılmasını ifade ettiğini, ambalajlamanın nasıl olması gerektiği yahut yeterliliğinin somut olaya göre değişkenlik gösterebileceğini, yetersiz ambalajlamanın ayıplı ambalajlama da dahil olmak üzere hiç ya da gereğince yapılmamış olmasını kapsadığını, zararın müvekkili bünyesinde gerçekleştiğinin kabul etmediklerini ancak bir an için bile bu olasılığın düşünülmesi halinde dahi ambalajlama konusunda sorumluluğun gönderende olduğunu, somut olayda da meydana gelen zararın ambalajlamadan kaynaklandığını, davacının taleplerinin fahiş olduğunu, uyuşmazlığa konu kargonun uğradığı zararı ve maddi değerin ispatlanamadığını, kargo içeriği olan saksıların zarara uğradığını ancak çiçeklerin zarara uğramadığını, davacıya sadece saksılar için tazmin dilekçesi verilmesi halinde saksı ücretlerinin ödenebileceğinin belirtildiğini ancak davacının kabul etmediğini, bunun üzerine davacıya ihtarname gönderdiklerini, öte yandan tazminatın kapsamının belirlenmesinde zararın oluşumunda gönderenin kusurunun ne olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, somut olayda gönderdikleri ihtarnameye rağmen davacının kargoyu teslim almamasının zararın artmasına sebebiyet verdiğini, ayrıca fatura ile davacının talepleri arasında çelişki olduğunu, hasarlı olduğu iddia edilen ürünlerin faturasında tüm kargo içeriğine yer verildiğini, hasarlı ürünlerin tüm kargo içeriğini kapsamadığını, ayrıca aksi kanaat hasıl olması halinde ilgili mevzuata göre sorumluluğun limitinin olduğunu, buna göre bu sınırın her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin taraf olduğu BAM kararında da bu hususa işaret edildiğini, konuya ilişkin Yargıtay kararı olduğunu, davanın reddini, aksi kanaat hasıl olması halinde müvekkili hakkında sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanmasını, talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında sözlü olarak akdedilen kargo sözleşmesi kapsamında davacının müşterilerine davalı kargo şirketi aracılığıyla göndermiş olduğu çiçeklerin hasarlı çıkması sebebi ile müşteriler tarafından teslim alınmaması davacı tarafın 30.904,20-TL sözleşme bedeli ve bu çiçeklerin teslim alınmaması üzerine kargo şirketinin bu çiçekleri davacıya iade etmek üzere göndermiş olduğu kargo ücreti için 3.045,00-TL ve bunun KDV si olan 548,10-TL olan toplam 34.497,30-TL'nin davalıdan tahsiline ilişkin alacak davasıdır.
Davacı taraf dava dilekçesinde dava dışı ...Mobilya adlı firma ile 01/01/2022 tarihinde anlaştıklarını ve bu firmadan 30.904,20-TL'lik 22 adet yapay çiçek ve saksı için sipariş alındığını bu siparişlerin 12/01/2022 tarihinde davalı kargonun arda şubesine teslim edildiğini 13/01/2022 tarihinde ürünlerin teslim alınması için davalı şirketin kurşunlu şubesine gidildiğinde kargo içindeki ağaç ve çiçek ürünlerinin saksılarının ezik yapay çiçek gövdelerinin dağınık ambalajlarının patlak olduğu görlüdüğü ve bunun tutanak altına alındığı ürünlerin dava dışı Köning-Dakik Mobilya tarafından teslim alınmaması üzerine çiçekleri kargo şirketinin davacıya iade etmek istediğini davacının ürünleri zarar giderilmeden teslim almayacağının beyan etmesi üzerine davacının ilave kargo ücreti talep ettiğini ve davacı tarafından bu tutarında ödenmiş olduğunu belirtmiştir.
Davalı taraf ise ambalaj sorumluluğunun davacıya ait olduğunu davacı tarafın taleplerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dosya içerisinde bulunan 17/01/2023 tarihli fatura ile davalı kargo şirketi tarafından davacı şirkete 3.045,00-TL'lik alacak ve buna ilişkin 548,10-TL'lik fatura kesildiği ayrıca dosya içerisinde bulunan 13/01/2022 tarihli tutanakta ... yetkilisi ve yurt içi kargo personelleri tarafından kargoların yapay ağaç ve çicek ürünlerinin saksılarının ezik çiçeklerin gövdelerinin dağınık ambalajlarının dağınık olduğuna dair tutanak tutulmuş olduğu görülmüş davacı tarafın davalıdan alacağının olup olmadığı hususunda dosya bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişi 31/07/2024 tarihli raporunda Davalı ...Şirketi tarafından söz konusu hasarlı ürünler ilk gönderimi esnasında yetersiz ambalaj olduğu iddiasına rağmen ürünlerin gönderimi talep edildiğinde,davacı ...Şirketi'ne yetersiz bir amlaj ile ürünlerin gönderiminin kabul edilmeyeceği, gönderimde ısrarcı olunması halinde oluşabilecek hasardan kendisinin sorumlu tutulacağı bilgisinin verilmediği, oluşabilecek herhangi bir hasar durumuna karşın söz konusu ürünlerin sigorta kapsamı dışında, sorumluluğun göndericide olacak şekilde gönderilmesini kabul ettiğine yönelik, yazılı bir belge alınmak suretiyle gönderimin sağlandığına dair bir belge dosya ekinde sunulmadığından gerekli bilgilendirmenin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Taşımacılık hususunda yeterli ambalajlamanın yapılıp yapılmadığı konusunda uzman taşıyıcı firma olan ...A.Ş. ninde yeterli bilgilendirmeyi yapmamak sureti ile kusurlu davrandığı,ancak ekte yer alan resimlerdeki ürünlerin tamamının hasarlanmadığı davalı beyanlarında yer aldığından ,davalı firma deposunda bulunan ürünlere ilişkin davacı taraf ile sağlam olanların ayrıştırılmak sureti ile davacı tarafa iadesi sağlanmalı,ayrıştırma neticesinde kalan hasarlı ürünlerin ağırlık ölçülerinin alınmak sureti ile Sınırlı Sorumluluk bedeli üzerinden zararının karşılanmasının kadri maruf olabileceği, hukuki münakaşanın ve takdirinin Saygıdeğer Mahkemeye bırakıldığı; Davalı ... A.Ş. firması taşıma sözleşmesine göre ,eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur maddesinde yer aldığı şekli ile, alıcısına teslim edilmek üzere kendi zimmetine geçen kargoya ilişkin,teslimat esnasında ekte yer alan belgelerden de anlaşılacağı şekilde hasarlanmaya sebep olduğu,aynı zamanda zaten hasarlanan ürünlerin dışında sağlam olanlarının alıcıya teslimi için görüşmeler yapılması sonrası sağlamlarının teslimi mümkün iken,ürünlerin tamamının ...'dan, gönderici olan firmanın İstanbul'da bulunan adresine göndererek, ikinci kez iade olarak hareket ettirmek suretiyle daha fazla hasarlanmasına sebebiyet veren ...A.Ş.'nin 6102 sayılı TTK m.875-1 maddesine istinaden kusurlu olduğu şeklinde rapor ibraz etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu 23/07/2024 tarihli dilekçesinde kargolaması yapılan 22 adet yapay çiceğin brüt ağırlığının davalı şirkette olmadığına ilişkin dilekçe sunmuş davalı şirket vekili 12/08/2024 havale tarihli rapora karşı beyan dilekçesinde brüt ağırlık hesaplamasına göre hesaplama yapılması gerektiğini belirtmiştir.
Dosya davalı vekilinin itirazlarının değerlendirmek üzere ve kök raporda belirtilen hususların ne kadar olduğunun tanzimi hususunda ek rapora gönderilmiş Bilirkişinin sunmuş olduğu 06/01/2025 tarihli ek raporda davalının deposunda bulunan ve kilo bilgisi verilmeyen ürünlerin özel çekme belgesi hesaplamasının bu nedenle yapılamadığı belirtilmiş davalı vekiline çiçeklerin davalı tarafta olduğu anlaşıldığından çiçeklerin bulunduğu yeri bildirmesi için 2 haftalık kesin süre verilmiş ve kesin süre içerisinde bu bildirimin yapılmaması durumunda çekme bedeli üzerinden hesaplama yapılması gerektiği iddiası davalı tarafça ileri sürüldüğünden bu iddiasından vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delil durumuna göre karar verileceği ihtar edilmiş ancak davalı vekili süresi içinde çiçeklerin bulunduğu yeri bildirmemiştir.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda, ispat külfeti davacı taraf üzerinde olup, davacı taraf, çiçeklerin davalının kusuru ile zarar gördüğünü ispatlamıştır davalı taraf ise çiçeklerin bazılarının hasarsız olduğunu bu tazminattan bu hasarın düşülmesi gerektiğini belirtmiş ise de davalı tarafın bu iddiası çiçekler üzerinde yapılacak inceleme ile ispatlanacağından davalı tarafa usulüne uygun olarak çiçeklerin bulunduğu yeri bildirilmesi istenilmesine rağmen davalı taraf yeri bildirmeyerek üzerine düşen ispat külfetini yerine getirmemiş olup bu sebeple davacı tarafın bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davalı şirket aracılığıyla kargoya verdiği çiçeklerin hasarlandığı ve bu durumun davalı şirketin personellerinin de imzası olduğu tutanak ile imza altına alındığı davalı tarafın kusurlu çiçekleri davacı tarafa iade etmesinin bu iade için davacıya fatura kesmesinin yerinde olmadığı anlaşılmış ve davacının davasının kabulüne karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın kabulü ile 34.497,30 TL'nin 30.904,20 TL'sinin13/01/2022 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile, 3.593,10 TL'sinin 17/01/2023 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 2.356,51-TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 589,13-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.767,38-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcının, 589,13-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 199,75-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan bir gider olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibari ile KESİN olmak üzere karar verildi 28/02/2025
Katip Hakim
e-imzalıdır. e-imzalıdır.
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."