T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/524 Esas
KARAR NO : 2025/360 Karar
DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/08/2023
KARAR TARİHİ : 30/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdetmiş olduğu Bayilik sözleşmesi ve bağlı protokoller ile müvekkil şirketin Vize/Kırklareli bölgesindeki bayiliğini üstlendiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme yenilenmeyerek süresi sonunda sona erdiğini, bunun üzerine davalıya ... 30. Noterliği'nin ...tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek; davalıların nezdinde bulunan ve mülkiyeti müvekkil şirkete ait tüplerin iade edilmesi ihtar edildiğini, tarafımızdan keşide edilen ihtarnameye davalı cevap vererek, ihtarname içeriğinde belirttiğimiz hususlara itiraz ettiğini, ayrıca nezdinde bulunan tüpleri iade etmediği gibi güncel imalat bedellerini de ödemediğini, Sözleşme’nin 21. maddesi; “Bayi, sözleşmenin her ne sebeple olursa olsun feshi üzerine derhal mevcut yahut müşterilerinde veya tali bayilerinde bulunan dolu ve boş depozitolu veya depozitosuz tüpleri ...’a iade ve teslim etmekle yükümlüdür. Bayi, bu yükümlülüğünü yerine getirmediği takdirde, iade etmediği tüplerin fiili ödeme tarihlerindeki maliyet bedellerini ...’a nakden ödemeyi kabul ve taahhüt eder.” şeklinde düzenlendiğini, sözleşmenin 33. maddesi uyarınca İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olacağı taraflarca kabul edildiğini, taraflar arasında akdedilen Sözleşme’nin 12. maddesi; “Bayiye depozito teminatı karşılığında verilecek çeşitli ölçülerde tüplerin (tüp tabiri, tüp ve valfini birlikte ifade eder) mülkiyeti ...’da kalır…” şeklinde olduğunu, Sözleşme’nin 21. maddesi; “Bayi, sözleşmenin her ne sebeple olursa olsun feshi üzerine derhal mevcut yahut müşterilerinde veya tali bayilerinde bulunan dolu ve boş depozitolu veya depozitosuz tüpleri ...’a iade ve teslim etmekle yükümlüdür. Bayi, bu yükümlülüğünü yerine getirmediği takdirde, iade etmediği tüplerin fiili ödeme tarihlerindeki maliyet bedellerini ...’a nakden ödemeyi kabul ve taahhüt eder.” şeklinde düzenlendiğini, yine Sözleşme’nin 16/f maddesi; “Taraflar arasındaki alacak ve borçların miktarının tespitinde ...’ın evrak, bordro, rapor, defter vs. kayıtlarının muteber olacağını, bu kayıt ve evraka, hiçbir sebep ve suretle itiraz hakkı olmayacağını, delil olarak münhasıran bunlara dayanılacağını Bayi kabul ve taahhüt eder.” şeklinde olduğunu, sözleşme uyarınca mülkiyeti müvekkil şirkete ait, ... cinsi 600 adet, 12 KG Uz(Vanalı) cinsi 9 adet, 12 kg ... cinsi 562 adet ve 45 kg lık 4 adet tüp davalılar nezdinde olduğunu, işbu huzurdaki dava ile Müvekkil Şirket’e ait olan ve davalılara teslim edilen fakat sözleşme sonunda müvekkil şirkete teslim edilmeyen tüplere istinaden sözleşme hükümleri uyarınca iade edilmeyen tüplerin iadesi, iadenin mümkün olmaması halinde ise fiili ödeme tarihlerindeki maliyet bedellerini talep etme zorunluluğu doğduğunu, yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı; sözleşmeden kaynaklanan sair talep dava haklarımız ile ilgili fazlaya ilişkin taleplerimiz saklı kalmak kaydıyla alacaklarımızın belirlenmesinden sonra ıslah ve talep artırım dilekçesi sunmak üzere şimdilik Sözleşmenin 21. maddesi uyarınca 1.000,00 TL iade edilmeyen tüp bedeli alacağının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak Müvekkil Şirkete verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
Davacı vekili 03/02/2025 tarihli Islah ve talep arttırım dilekçesi ile, 1.000,00-TL olan davasını 328.818,48 TL artırarak toplamda davasını 329.818,48-TL'ye yükselttiğini ve ıslah harcını ikmal ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya teslim edildiği belirtilen tüp bedellerinin davalıdan tahsiline ilişkin alacak davasıdır.
Davacı taraf, davalı ile arasında bayilik sözleşmesi ve bağlı protokollerin bulunduğunu, sözleşme kapsamında İstanbul Mahkemeleri'nin yetkili kılındığını, sözleşme gereği davalıya çeşitli ebatlarda tüplerin teslim edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin süresi sonunda yenilenmeyerek sona erdiğini fakat davalının tüpleri iade etmediğini belirterek tüp bedellerinin davalıdan alınarak kendilerine verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında 28/04/2018 tarihli 5 yıl süreli tüplü LPG bayilik sözleşmesi yapılmış olup, sözleşmenin 21. Maddesinde sözleşmenin feshi halinde bayinin müşterilerinde veya tali bayilerinde bulunan dolu ve boş depozitolu ve depozitosuz tüpleri ... iade edeceği, bayinin tüpleri teslim etmemesi halinde iade etmediği tüplerin fiili ödeme tarihindeki maliyet bedellerini ... ödeyeceği hüküm altına alınmıştır.
davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi dosyaya sunduğu 18/12/2023 tarihli raporda 2023-mart sonu itibariyle davalı ...'nin muavin defter dökümünde (320 hs.), davacı ... a.ş.'nin 23.03.2023 tarihi itibariyle davalı ...'den 92.100,22 tl.alacaklı olduğu ve bu bakiyenin davalı ...'nin 2023 yılına ait resmi ticari kayıtlarında bulunduğu tarafımdan tespit edilmiştir. 2023-mart sonu itibariyle davalı ...'nin muavin defter dökümünde (120 hs.), davacı ... dağıtım a.ş.'nin 31.03.2023 tarihi itibariyle davalı ...'ye 2.784,61 tl.borcunun olduğu ve bu bakiyenin davalı ...'nin 2023 yılına ait resmi ticari kayıtlarında bulunduğu tarafımdan tespit edilmiştir. sonuçta 2023-mart sonu itibariyle davalı ...'nin resmi kayıtlarında, davacı ... dağıtım a.ş.ye (92.100,22 2.784,61) = 89.315,61 tl.borcunun bulunduğu tarafımdan tespit edilmiştir. Son olarak davalı ... çelebinin ödediğini iddia ettiği 23.03.2023 tarihli 92.100,22 tl.lik faturanın ödeme belgelerini davalıdan istediğimde,davalı ... çelebinin tarafıma sunduğu halkbank ödeme dekontunda,davalı ... çelebinin 04.04.2023 tarihinde bu faturayı çekle ödediği tarafımdan tespit edilmiş olup,banka ödeme dekontu ve o tarihli hesap hareketleri raporumun ekinde sunulmuştur.ancak davalının ödediğini iddia ettiği bu ödeme kaydı,davalı ... çelebinin 2023 yılındaki resmi kayıtlarında yer almamaktadır. Şeklinde rapor ibraz etmiştir.
Davacı defterleri incelenerek SMMM ve kimyager bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 25/03/2024 tarihli raporda Davacı 2020, 2021, 2022 yılları ticari defter incelemesinde, ticari defterlerin e-defter olduğu, TTK 64/3maddesi gereği kanuni süresi içinde açılış ve kapanış onaylarına ait elektronik defter beratlarının oluşturulup imzalanarak Gelir İdaresi Bilgi İşlem sistemine yüklendikleri, envanter defterlerine ait noter açılış tasdiklerinin kanuni süreleri içinde yaptırıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, sahipleri lehine delil teşkil edebileceği, takdirin sayın Mahkemeye ait olduğu, Davacının davalıya göndermiş olduğu ihtarnamedeki ihtarı ile davadaki talebinin kg ve adet (Davada, İhtarnamede 9 adet 45 kg.lık tüpün 4 adedi talep edilmiş türünden aynı olduğu, Davacı ticari defterlerinde, davalıya 600 adet 2 Kg Normal ... tüpü için 23.940.- TL'lık depozitolu teslim yapıldığı, 100 adet 12 kg Siboplu ... tüpü için 5.650.- TL'lık depozitolu teslim yapıldığı, 4 adet 45 kg ... tüpü için 880.- TL'lık depozitolu teslim yapıldığı, tüm depozitolu teslim tutarının 30.470,00 TL olduğu, davacının davada sözleşmenin 21.maddesi uyarınca şimdilik 1.000.- TL iade edilmeyen tüp bedeli alacağı talep ettiği, Davacı ticari defterlerinde, davalıya emanet olarak bırakılan tüp adedinin 319 adet olduğu, 1 KG TÜPLÜ LPG' nin satışı sonucunda 1,60 TL, 160 kuruş net kar marjı (*45,5) hesaplanacağı,Davacı ... Anonim Şirketinin | kg TÜPLÜ LPG” nin satışı sonucunda 160 kuruş (7,60 TL- %5,5net kar oranı) kar elde edeceği tespit edilmiştir. Sözleşme 28/04/2023 tarihinde süresinde sona erdiğinden, kar mahrumiyeti istemi halinde bu değer üzerinden yola çıkılabileceği ,Mevcut dosya kapsamında dava taraflarının genel olarak itirazları göz önüne alınıp değerlendirildiğinde verilen beyanlarında davalı şahsın karlılık, ticari rekabet, “Rekabet Kurumu 14.07.2002 tarihinde ...sayılı Dikey Anlaşmalara Grup Muafiyeti Tebliği ile İlgili tebliğin 5. Maddesi uyarınca kanunla getirilen rekabet etmeme yükümlülüğünün belirsiz süreli olamayacağı veya 5 yılı aşamayacağı” ayrıca kaygılar gözetilerek davacı firmanın davalı firmayı sözleşme kapsamında yeterli talep ve özen gösterilmediğinden taraflar arasındaki sözleşmenin süresi içerisinde sona erdiği görülmektedir TÜPLÜ LPG'nin kullanımı sebebi le dosya kapsamında düzenlenen ihtarname, duruşma tutanakları, dava taraflarının beyan ve itirazlarıyla diğer belgeler birlikte değerlendirildiğinde özellikle TÜPLÜ LPG'nin TSE STANDARTLARINDA VE EPDK İLE BELİRTİLEN ŞARTLARDA satışı ve temininin yapıldığı. İş bu Lpg' nin kullanımı sonucu maddi kullanımın gerçekleştiği fırın ve ocaklarda maddi hasara yol açmadığı anlaşılmaktadır. Lpg ile ilgili olarak standart dışı bir unsurunun bulunmadığı görülmektedir. Netice itibariyle TSE Standartlarına haiz olduğu kuvvetle muhtemel görülmektedir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin ... 30. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle taraflar arasındaki sözleşmenin 28.04.2023 tarih itibariyle süresi dahilinde sona ermesi nedeniyle oluşacak maddi tazminat ve kusur durumunun hukuki mütalaasının Sayın Mahkemenin takdirinde olacağı kanaatine varıldığı şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
...AŞ'den davaya konu tüplerin 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin satış bedelleri dosyamız arasına kazandırılmış ve taraf itirazlarının değerlendirilmesi için dosya ek rapor için bilrikişilere tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyeti dosyaya sunduğu 13/01/2025 tarihli ek raporda Dosya münderecatında mübrez ... ve ... Bankası tarafından müzekkere ile Sayın Mahkemeye sunulan belgelerin değerlendirildiği, ayrıca heyetimizin hazırladığı kök raporun ayrıntılı hazırlamış olduğumuzu, kök raporumuza sadık kaldığımızı, Yapılan hesaplama sonucu emanet ve depozitolu Toplam Tüp Bedelinin 329.818,48 TL olacağı, Sayın Mahkemenin davacı talebi yönünde reeskont avans faizine hükmetmesi halinde temerrüt tarihi ile dava tarihi arasındaki süre için işleyen faizin 11.202,53 TL olacağı, Halk Bankasının sayın Mahkemeye cevap yazısında 04/04/2023 tarihinde 92.100,08 TL'lık takas çekinin ödendiğinin belirtildiği şeklinde rapor ibraz etmişlerdir.
Davacı taraf 03.02.2025 tarihli dilekçesi ile davayı 329.818,48 TL'ye ıslah etmiştir.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda, ispat külfeti davacı taraf üzerinde olup davacı taraf davaya konu tüpleri davalıya teslim ettiğini ispat etmek durumundadır. Ancak davalı taraf ıslah dilekçesine beyan dilekçesinde davacı tarafından davalıya teslim edilen tüp bedellerinin ödendiğini belirterek ispat külfetini üzerine almıştır. Bu durumda davalı taraf tüp bedellerinin ödendiğini ispatlamak durumunda olup, davalı yanın tüp bedellerini ödediğine ilişkin bir belge dosyamızda bulunmamaktadır.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ... K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme ve kimyager bilirkişi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi kök ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında yapılan bayilik sözleşmesi kapsamında davacı tarafça tüplerin davalıya teslim edildiği ve sözleşmenin süresi sonunda sona ermesine rağmen davalı tarafından tüplerin davacıya iade edilmediği ve bu durumda taraflar arasında yapılan sözleşmenin 21. Maddesi gereği davalının bayinin müşterilerinde veya tali bayilerinde bulunan dolu ve boş depozitolu ve depozitosuz tüpleri likitgaza iade edeceği, bayinin tüpleri teslim etmemesi halinde iade etmediği tüplerin fiili ödeme tarihindeki maliyet bedellerini Likitgaza ödemesi gerektiği kanaatine varılmış, davalı taraf davacıya 04/04/2023 tarihinde 92.100,08 TL'lik çek ile ödeme yaptığını belirtmiş ise de davalının ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davalının davacıya 2023 mart sonu itibariyle 92.100,22 TL borcunun olup ayı tarih itibariyle davacıdan 2.784,61 TL alacağının bulunduğunun tespit edilmesi karşısında yapılan ödemenin cari hesaba mahsuben yapıldığı kanaatine varılmış ve davalının tüp bedellerini davacıya ödediğine dair bir belge sunmaması karşısında kimyager ve smmm bilirkişi heyetince tüp bedelleri üzerinden yapılan hesaplama ile davacının davalıya teslim ettiği tüp bedellerinin 329.818,48 TL olması karşısında taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 21. Maddesi gereği davalının davacıya tüp bedelleri olarak 329.818,48 TLyi ödemesi gerektiği kanaatine varılmış ve Davanın KABULÜ ile, 329.818,48 TL'nin temerrüt tarihi olan 28/04/2023 tarihinden işleyecek reoskant avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
1-Davanın KABULÜ ile, 329.818,48 TL'nin 28/04/2023 tarihinden işleyecek reoskant avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 22.529,90 -TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85-TLpeşin harcın ve 5.620,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 16.640,05 -TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvurma harcının 269,85 -TL peşin harcın ve 5.620,00 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına
5-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 8.755,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 52.770,96-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
8-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır