T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/672 Esas
KARAR NO: 2024/565
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 11/10/2023
KARAR TARİHİ: 26/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 11/10/2023 havale tarihli dava dilekçesi ile, Müvekkil, Türkçe okur yazar olmayan .... Ülkesi vatandaşı olup halen ...’ da yaşadığını, 2017 – 2018 yıllarında ... ziyaretleri sırasında davalı ...’in yetkili ortağı ... ile bir vesileyle tanıştığını, neticede varılan anlaşmalar sonucunda 2018 yılında ...’dan şirketin % 10 payına karşılık 2000 hisse, akabinde de 2019 yılında % 10 ilave paya karşılık 2000 hisse daha satın ve devir alarak ile davalı şirketten toplam % 20 paya karşılık 4000 hisse sahibi olduğunu, bu devirler nedeniyle ...’a hisse devirleri öncesi toplam 100.000,00 USD ödeme yaptığını, ayrıca müvekkil % 20 paya sahip olduğu Otel’in bulunduğu taşınmaz malikine de 10.000,00 USD depozito ödemesi yaptığını, Aralık 2019 ve Ocak 2020 tarihlerinde eşiyle birlikte kısa bir süre davalı şirketin işlettiği ... dahi yöneten müvekkil, işi nedeniyle Türkiye’den ayrılmak zorunda kalmış ve kısa süreli gelip gitmelere başladığını, Müvekkilin Türkiye’de bulunmadığı sürelerde, Otel muhasebesi düzenli olarak resmi gayri resmi tüm gelirleri mail olarak müvekkile 2020 Şubat ayına kadar gönderdiğini, Müvekkile mail yoluyla düzenli yapılan bildirime rağmen, müvekkilin hakkı olan kar kendisine ödenmediğini, bu sebeple, müvekkil tarafından davalı ... Şirketine... tarihinde ... 23 Noterliğinin ... yevmiyesi ile ihtar keşide edildiğini ve 21.414,29 USD miktarlı kar payının kendisine ödenmesi istenmişse de hiçbir zaman ödenmediğini, Müvekkilin Türkiye geldiği 2020 Aralık ayında, 01.10.2020 tarihli olarak davalı şirket ortağı ... ile şirketten hisse devir almak isteyen ... ve müvekkil arasında ... Ve Şirket Devri Protokolü imzalandığını, imzalanan bu protokol gereği, 20.02.2021 tarihine kadar müvekkil tarafından ...’a 96.000 USD daha ödenmesi halinde şirkette var olan % 20 hissesinin % 50 hisseye çıkarılacak şekilde %30 pay devri yapılacağını taahhüt ettiğini, taraflarca imzalanan bu protokolden 3 gün sonra davalı şirketten muaccel 21.414,29 USD alacağı olan müvekkil ayrıca 04.12.2020 tarihinde 25.000,00 USD bankadan çekerek elden nakden ...’a ödeme yaptığını, daha sonra Mısır’a dönen müvekkil, uzunca bir süre sağlık sorunları ve tedavi süreciyle uğraştığından Türkiye’ye gelememiş, tüm ısrarına rağmen davalı şirketten bilgi alamadığı gibi kendisine hiçbir şekilde kar payı ödemesi de yapılmadığını, tedavi süreci sona eren ve sağlığına kavuşan müvekkil 12 Ağustos 2023 tarihinde Türkiye’ye geldiğinde, %20 pay sahibi olduğu davalı şirketinde İTO kayıtlarında ortak olarak görünmediğini tespit ettiğini, bunun üzerine şirketin ortağı olan ... ile görüşmek istediğinde görüşemediği gibi, ortak olduğu Otel işletmesine gelmemesi, kendisinin otelde hakkının olmadığı bildirildiğini, bunun üzerine müracaat ile İTO’da vekil olarak birlikte yaptığımız inceleme neticesi şirket devri protokolüne imza atan ...’nin kızı ...’nin 2021 yılında şirkete % 50 pay sahibi ile ortak olduğu, akabinde yapılan genel kurul ile ...’nin Yönetim Kurulu Başkanı, şirkette % 30 payı kalan ...’ın ise Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olduğu, 2022 ve 2023 yıllarında birkaç kez Genel Kurul kararı alındığı hatta sicil gazetesinde ilan edildiği halde yapılmadığı, neticede Haziran 2023 tarihinde kendi aralarında Yönetim Kurulu Toplantısı yaparak 12 Temmuz 2023 tarihinde, 2021 ve 2022 yıllarını kapsayan Olağanüstü Genel Kurul yapma kararı alındığı yapılacak Olağanüstü Genel Kurul toplantısında sözde kar dağıtımı ile SERMAYE ARTIRIMININ GÖRÜŞÜLMESİ kararlarının alındığı görüldüğünü, yapılacak Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı ile ilgili Türkçe okuryazar olmadığı ve İskenderiye/Mısır ülkesinde yaşadığı bilinen müvekkile TTK 437. Madde hükmünce Şirketin mali kayıtlarını incelemesi ve yapılacak Olağanüstü Genel Kurul toplantısına katılması amacıyla yeterli ve makul bir süre öncesinde davet mektubu gönderip katılımına imkân verilmeksizin 12 Temmuz 2023 tarihinde Olağanüstü Genel Kurul yapıldığı, şirketin 500.000 TL olan sermayesinin 20 kat kağıt üzerinde 9.500.000,00 TL artırılarak 10.000.000,00 TL’ye çıkarılmasına karar verilerek rüçhan hakkı kullanmaya davet yapılmasına karar verildiği görüldüğünü, Müvekkile yasal düzenleme çerçevesinde okuyabileceği uluslararası literatürde geçerli bir dilde davet gönderilmeksizin yapılan Olağanüstü Genel Kurul Kararı neticesi alınan sermaye artırımı kararı üzerine, şirketin diğer ortakları ... ve ...’dan oluşan Yönetim Kurulu tarafından 18.07.2023 tarihinde alelacele toplantı yapıldığı, adeta korsan nitelikte yapılan Yönetim Kurulu toplantısında TTK 461 madde hükmünce Rüçhan Hakkı Kullanma Daveti ilanı yapılmasına karar verilerek, yabancı ortaklı şirkete dair 20 günlük süre içerisinde rüçhan hakkı ile beyanda bulunulmasına karar verilerek Türkçe ilan yapıldığı, akabinde müvekkil dışında şirketin diğer ortaklarından oluşan Yönetim Kurulu üyeleri ... ile ...’ın kendi planları çerçevesinde rüçhan hakkından yararlanarak sermaye artırımı yaparak müvekkilin % 20 ortaklık payını kötü niyetle adeta gasp nitelikli ele geçirdikleri görüldüğünü, yasal çerçevede yapıldığı izlemini verilen ancak müvekkile katılımının sağlanması için makul sürede ve anlayabileceği dilde davet gönderilmeksizin yapılan Olağanüstü Genel Kurul, açıkça kanuna ve dürüstlük kurallarına aykırı olup, müvekkilin % 20 payını haksız ve hukuka aykırı şekilde ele geçirme amaçlı olduğunu, müvekkilin, 2019 yılından bu yana davalı şirketin % 20 pay sahibi ortağı olduğu halde kendisine bu güne kadar hiçbir kar payı ödemesi yapılmadığını, yine müvekkil davalı şirketin işlettiği ...’in faaliyet gösterdiği taşınmazı kiracısı bulunduğu mal sahibine 10.000,00 USD depozito bedelini ödediğini, bununla birlikte müvekkil, 2019 yılı Şubat – Aralık ayı sonu dönemini kapsayan süreçte hakkı olan 21.414,29 USD kar payını ihtara rağmen tahsil edemediği gibi,01.12.2020 tarihli ... ve Şirket Devri Protokolü gereği mevcut payını % 50 orana çıkarmak amacıyla şirket ortağı ...’a 25.000,00 USD daha ödeme yaptığını, tüm bunlara rağmen müvekkilin sağlık problemleri nedeniyle Türkiye’ye gelememesinden yararlanan davalı şirketin aynı zamanda Yönetim Kurulu Başkan ve Yardımcısı olan diğer ortakları, apar topar aldıkları Olağanüstü Genel Kurul kararı ile 500.000,00 TL olan şirketin sermayesini yaklaşık 20 KAT 9.500.000,00 TL artırarak 10.000.000,00 TL çıkarma kararı alıp, yine alelacele aldıkları Yönetim Kurulu kararı ile sermaye artırımına bağlı rüçhan hakkının kullanımına davet ile banka hesaplarına sadece geçici süreli para giriş çıkışı yaparak, şirketi ve müvekkilin sahip olduğu payı ele geçirmeye amaçladıklarını, bu nedenlerle davalı şirket ve işlettiği otelin üçüncü kişilere devri konusunda pazarlıklar sürdüğünden, müvekkilin haklarının korunması ve yaşayacağı ağır mağduriyetin önüne geçilmesi amacıyla davalı şirket hisselerinin 3. Kişilere devrinin önlenmesi amacıyla İhtiyati Tedbir karar verilmesine, arz edilen nedenlerle kanuna ve dürüstlük kurallarına aykırı 12 temmuz 2023 tarihli olağanüstü genel kurul ile alınan tüm kararlarının iptaline, dava masrafları ile ücreti vekâletin davalı üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ve mahkememiz tensip zaptının tebliğ edildiği, davalı vekili 20/11/2023 havale tarihli davaya cevap dilekçesinde özetle, davacının 12-07-2023 tarihli olağanüstü genel kurul kararının iptali için işbu davayı açtığını, kanunun aradığı dava açma şartları dava konusu olayda olmadığını, yapılan genel kurulun, kanunun veya ana sözleşmenin hangi maddesine aykırı olduğuna dair bir belge mahkemeye sunmadığını, dava dilekçesinin büyük bir bölümünde dava ile ilgisi olmayan ve tarafımızca da kabul edilmeyen uydurulmuş belgelere alacak talebine ilişkin beyanda bulunduğunu, davacının dosyaya sunmuş olduğu belgeleri kabul etmediklerini, şirket yetkilisinin imza ve kaşesini taşımayan bu belgelerin geçerli olmadığını, davacının bu iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının, kendisinin imzaladığı ancak şartlarını yerine getirmediği 01-10-2020 tarihli şirket devir protokolünü dosyaya sunduğunu, sunmuş olduğu bu protokole göre Şirketin %50 hissesinin ...'ye devredileceğinin yazdığını, daha sonra şirketin %50 hissesinin bu kişiye satılmasını iptal gerekçesi gösterdiğini, davacınında işbu protokole uyup yükümlülüklerini yerine getirmiş olsaydı şirketin %50 hissedarı olacağını, ancak pandemi dönemine girildiği için otellerin kapalı olması nedeniyle davacı, kendince uyanıklık yaparak şirketin hissesini almadığını, hisse devri için davacı her hangi bir para ödememiştir ve kar payı almadığını, müvekkil şirketin kayıtlarının usule uygun olarak tutulduğunu, davacının bu iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacıya yaklaşık 3 yıldır müvekkil şirket yetkililerinin ulaşamadığını, pandemiyi bahane ederek Türkiye'ye gelmediklerini, hissedarı olduğu şirkete karşı yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, bu 3 yıllık süreçte davacıya defalarca ulaşılmaya çalışıldığını, en son sermaye artırımı ihtiyacı nedeniyle olağanüstü genel kurul yapılma zorunluluğu doğduğunu, toplantının planlanması ve yapılmasının kendisine telefon ile bildirildiği ve katılması istendiğini, ancak davacı taraf yönetim kurulu üyelerinin bu isteğine cevap vermediği, iletişime geçmemiş ve toplantıya bilerek katılmadığını, bu konuda gerek Whatsapp gerekse diğer iletişim araçlarından gönderilen hem sesli hem de yazılı mesajlar sayın mahkemeye sunulacağını, 12-07-2023 tarihli Genel Kurul hem içerik açısından hem de usul açısından kanun ve ana sözleşmeye uygun olarak yapıldığını, Sermaye artışının ise ülkenin ekonomik koşullarının değişmesinden ve yapılacak yeni yatırımlar nedeniyle yapıldığını, Olağanüstü Genel Kurul kararı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin... tarih ve ... sayılı nüshasında ilan edilmek için yayınlandığını, aynı şekilde davacıya da genel kurul evrakları ... Şubesinden 22-06-2023 tarihinde davacının müvekkil şirkete bildirmiş olduğu adresine tebliğ edildiğini, hem kendisine resmi tebligat yapılmasına rağmen hem de yazılı ve sözlü olarak kendisine işbu toplantı bildirilmesine rağmen bilerek ve isteyerek toplantıya katılmadığını, işbu genel kurulun ardından İstanbul'a gelerek müvekkile karşı dava açması genel kuruldan haberdar olduğunun göstergesi olduğunu, Olağanüstü genel kurulda toplantı nisabı ve karar nisabı sağlanarak usul ve yasaya uygun olarak toplanılmış ve kararlar alındığını, yapılan işlemlerde usulsüzlüğü kabul anlamına gelmemek üzere herhangi bir aykırılık olduğu var sayılsa bile bu durum etki kuralı gereği alınmış olan kararların iptalini gerektirmeyeceğini, karar tarihinde pay ve paydaş çoğunluğunun, davacı payı %20, toplantıya katılan diğer ortakların payı ise %80 olduğunu, bu pay durumuna göre davacı oyunun alınan kararlara bir etkisinin olmadığının açık olduğunu, davacının iddia ettiği bu usulsüzlükler olmasaydı ve davacı toplantıya katılıp oyunu kullansaydı genel kurul dava konusu kararını yine almış olacağını, bu bakımdan TTK.446/b fıkrası gereğince davanın reddi gerekir. Nitekim yerleşik Yargıtay kararları da bu doğrultuda olduğunu bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz celse ara kararı gereği, tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları ile birlikte dosya incelenerek 12/07/2023 tarihli genel kurulda alınan kararların iptalinin gerekip gerekmediği konusunda rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile rapor hazırlanılmasına karar verilmiş olup, bilirkişiler 01/04/2024 tarihli raporunda, Davalı şirketin, dava konusu genel kurul toplantısına ilişkin TTK'da öngörülen usuli süreçleri yerine getirdiği, TTK m. 456 gereğince iç kaynaklardan yapılan artırım hariç, payların nakdi bedelleri tamamen ödenmediği sürece sermaye artırılamayacağı, sermayeye oranla önemli sayılmayan tutarların ödenmemiş olması sermaye artırımını engellemeyeceği, davacı ...'in, davalı şirketin arttırım öncesi 500.000.-TL olan sermaye payı içerisindeki 100.000.-TL'lik sermaye payının 25.000.-TL'sini ödemiş olduğu, 75.000.-TL'lik taahhüt borcunu ödememiş olduğu, 12.07.2023 tarihli genel kurulda, davalı şirketin tadil edilen esas sözleşmesinin 6. maddesinde yer alan sermaye artırımı tadil kararında; pay sahiplerinin artırım öncesi sermaye paylarının tamamının ödenmiş olduğu yönünde karar alındığı, davacı tarafından ödenmeyen sermaye miktarının, esas sermayenin %15'ini oluşturduğu, doktrinde, TTK m. 456 uyarınca önemli sayılmayan ödenmemiş esas sermaye oranının %5 olduğununun genel olarak kabul edilmekte olduğu, buna rağmen alınan sermaye artırımı kararının, TTK m. 353 uyarınca feshinin talep edilebileceği, TTK m. 457 gereğince yönetim kurulu tarafından sermaye artırımının türüne göre bir beyanın imzalanması gerektiği, beyanın, bilgiyi açık, eksiksiz, doğru ve dürüst bir şekilde verme ilkesine göre hazırlanması gerektiği, davacının sermaye taahhüdünü yerine getirmemesine rağmen yönetim kurulu beyanında ilgili taahhüdün yerine getirildiğinin belirtildiği, yönetim kurulu beyanının yanıltıcı olmasının, sermaye artırımı kararın iptaline veya butlanına sebebiyet vereceği, 30.06.2023 tarihi itibariyle, davalı şirketin net dönem zararının 474 Bin TL, öz kaynak tutarının (49. Bin TL) olduğu, (Aktif Toplamı/Borçlar) oranının 0,94, (Dönen Varlıklar/KV Borçlar) oranının 0,43 olduğu, davalı şirketin sermayesini yitirdiği, aktifleri ile borçlarının tamamını ödeyemeyeceğinin tespiti ile, davalı şirketin kısa vadeli borçlarını ödeyebilmek için 492 Bin TL kaynak girişine ihtiyaç duyduğu, bu durumda öncelikle TTK m. 376'da öngörülen karar ve işlemlerin yerine getirilmesi gerektiği aksi halde sermaye artırımı kararının alınamayacağı, alınan sermaye artırımı kararının butlanla sakat olduğu kanaatine varıldığını bildirdikleri görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalı şirketin 12/07/2023 tarihli Genel kurulda alınan tüm kararların iptali istemine ilişkindir.
Davalı şirketin iptali istenilen 12.07.2023 tarihli 2021 ve 2022 yılları Olağan Üstü Genel Kurul Toplantısına ait belgelerin incelenmesinde, davetin 26.06.2023 tarihli TTSG ilan ile toplantıya ilişkin gündemi de ihtiva edecek şekilde çağrılı
olarak yapıldığı, Finansal tabloların, YK faaliyet raporlarının genel kurul toplantısından önce şirket merkezinde pay sahiplerinin incelenmesine hazır bulundurulmasın karar verildiği, toplantı gündeminin, 1-Açılış, 2-Yıllık YK Faaliyet Raporlarının okunması ve müzakeresi, 3-2021 ve 2022 yılları mali tabloların okunması, müzakeresi ve onaylanması, 4-YK üyelerinin faaliyet ve hesaplardan ötürü ibrası, 5-YK nun kar dağıtım teklifinin müzakere edilmesi ve karara bağlanması, 6-Şirket ana sözleşme 6.madde sermaye maddesi, sermaye arttırımının görüşülmesi, 7-Dilek ve temenniler, kapanıştan oluştuğu, Olağan üstü Genel Kurul Toplantısının Ticaret İl Md.lüğü tarafından görevlendirilen bakanlık temsilcisi gözetiminde, 500.000.-TL değerindeki şirket paylarının, 250.000.-TL'lik payın vekaleten, 150.000.-TL'lik pay'ın asaleten olmak üzere toplam 400.000.-TL payın toplantıda temsili ile esas sözleşmede öngörülen asgari toplantı nisabının mevcut olduğunun belirtilerek yapıldığı, Hazır Bulunanlar listesinin incelenmesi neticesinde; Davalı şirkette pay sahiplerinden, 250.000.-TL karşılığı 10.000 adet pay adedine sahip, ...nin toplantıda vekaleten, 150.000-TL karşılığı, 6.000 adet pay adedine sahip, ...'ın toplantıda asaleten, 100.000.-TL karşılığı, 4.000 adet pay adedine sahip, ...'in toplantıda yer almadığı, görülmüştür. Gündemin ikinci maddesinde 2021 ve 2022 yılarına ait yıllık faaliyet raporlarının okunduğu, müzakere edildiği, faaliyet raporlarının kabulüne ilişkin her hangi bir kararın alınmamış olduğu, Gündemin 3.Maddesinde, 2021 ve 2022 bilanço ve kar zarar hesaplarının okunduğu, müzakere edildiği ve oy birliği ile kabul edildiği,
Gündemin 4.Maddesinde, YK üyelerinin yönetim faaliyetlerinden dolayı ibra edilmelerine oy birliği ile karar verildiği, YK üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadığının belirtilmiş olduğu, Gündemin 5.Maddesinde, YK nun kar dağıtım teklifinin kabul edilerek vergi sonrası net karının şirket ortaklarına dağıtılmayarak şirket bünyesinde bırakılmasına oy birliği ile karar verildiği, gündemin 6.Maddesinde, ana sözleşmenin tadil edilen 6.maddesine göre belirlenen sermaye
maddesinin yeni şekile göre sermayenin 10.000.000.-TL'ye çıkarılmasına ve buna ilişkin tadil metninin kabulune oy birliği ile karar verildiği, Gündemin 7. Maddesinde toplantının sonlandırıldığı, görülmüştür.
İptali istenilen 12.07.2023 tarihli Olağan üstü Genel Kurul toplantısı sonrası, davalı şirketin 23.08.2023 tarihinde 10899 sayılı TTSG ilan olunan tadil değişikliği ile ana sözleşmenin 6.maddesinde yapılan tadil ile, davalı şirketin sermayesini 10 Milyon TL'ye çıkarıldığı, şirket sermayesinin her biri 25 TL'lik 400.000 adet paya ayrılmış olduğu, bunun; 200.000 adet pay karşılığı, 5.000.000.-TL'nin ..., 120.000 adet pay karşılığı 3.000.000.-TL lik payın ...'a, 80.000 adet pay karşılığı 2.000.000.-TL'nin ... tarafından nakden taahhüt edildiği, önceki sermaye tutarı 500.000.-TL'nin ödenmiş olduğu, bu defa arttırılan 9.500.000.-TL sermayenin 1/4'ünün tescilden önce ödendiği, kalan 3/4 ünün YK kararı ile 24 ay içerisinde ödeneceği, payların nama yazılı olduğu görülmüştür.
Davacı tarafça, genel kurul toplantısında alınan tüm kararların iptali talep edildiğinden tüm kararlar yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapmak gerekmektedir. Genel Kurul toplantısında alınan kararların 4.Maddesinde, YK üyelerinin yönetim faaliyetlerinden dolayı ibra edilmelerine oy birliği ile karar verildiği, YK üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadığının belirtilmiş olduğu, 5.Maddesinde, YK nun kar dağıtım teklifinin kabul edilerek vergi sonrası net karının şirket ortaklarına dağıtılmayarak şirket bünyesinde bırakılmasına oy birliği ile karar verildiği, 6.Maddesinde, ana sözleşmenin tadil edilen 6.maddesine göre belirlenen sermaye maddesinin yeni şekile göre sermayenin 10.000.000.-TL'ye çıkarılmasına ve buna ilişkin tadil metninin kabulüne oy birliği ile karar verildiği anlaşılmaktadır.
6102 sayılı yasa uyarınca TTK'nın 446. Maddesine göre toplantıda hazır bulunupta karara olumsuz oy veren ve muhalefetini tutanağa geçirten toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın olumsuz oy kullanmış olsun veya olmasın çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına veya oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ileri süren pay sahipleri iptal davası açabilecekleri, TTK'nın 445.maddesinde de 446.madde de belirtilen kişilerin kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararlarına aleyhine karar tarihinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesinde iptal davası açabileceği düzenleme konusu yapılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 02.04.2014 tarih, ... E. ... K. sayılı ilamında açıklandığı üzere anonim şirket genel kurul kararlarının hükümsüzlük halleri, iptal, yokluk ve butlan olarak iki alt kategoride ele alınabilir. Genel kurul kararlarının iptali talebinde bulunabilmek için 6102 sayılı TTK’nın 445 ve 446.maddelerindeki sebep ve prosedürlerin varlığı dikkate alınır. Anonim şirket genel kurul kararlarının butlan sebepleri ise Kanun’un 446.maddesinde örnekseme yöntemiyle sayılmıştır. Buna karşın, anonim şirket genel kurul kararlarının yokluğu müessesesi TTK’da düzenlenmemekle birlikte, Yokluk; bir hukuki işlemin doğabilmesi için öngörülen kurucu veya şekli nitelikte olan emredici hükümlere aykırılık halidir (Mehmet Bahtiyar, Ortaklıklar Hukuku, s.196). Bu aykırılık, işlemin unsurlarında eksikliğe yol açar ve işlemi "yokluk" ile sakat hale getirir. Yok sayılan işlem, şeklen dahi meydana gelmemiştir. Yokluk, bunu ileri sürme konusunda hukuki menfaati bulunan herkes tarafından her zaman ileri sürülebilir ve tespit ettirilebilir, hâkim tarafından da re’sen dikkate alınır. Mahkemenin vereceği tespit hükmü, bu durumu açıklayıcı niteliktedir.
Yokluk ve butlan hallerinin varlığı halinde bu hususun mahkemelerce re’sen göz önünde bulundurulacağı ve herkesin bu geçersizliği, mülga 6762 Sayılı TTK’nın 381. maddesinde (6102 S. TTK 445-446) düzenlenen koşullara tabi olmaksızın ileri sürebileceği Hukuk Genel Kurulu’nun 12.3.2008 gün ve 2008/11-246 E., 2008/239 K. sayılı ilamında da benimsenmiştir.(Yargıtay 11. H.D'nin 26.09.2019 tarih ... E, ... K ve 22.10.2020 tarih ... E, ...K sayılı kararları).
Somut olayda, olağan üstü genel kurul toplantısının alınan kararların 4.Maddesinde, YK üyelerinin yönetim faaliyetlerinden dolayı ibra edilmelerine oy birliği ile karar verildiği, 5.Maddesinde, YK nun kar dağıtım teklifinin kabul edilerek vergi sonrası net karının şirket ortaklarına dağıtılmayarak şirket bünyesinde bırakılmasına oy birliği ile karar verildiği, anılan kararların TTK 446 m. Uyarınca iptalini gerektirir bir husus bulunmadığı, nitekim toplantıya davetin usulüne uygun yapıldığı, YK üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadığı anlaşıldığından bu kararlara yönelik taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir.
Olağan üstü genel kurulda alınan 6 numaralı sermaye arttırım kararı yönünden yapılan incelemede ise; TTK'nın 456/1. maddesi hükmü uyarınca; iç kaynaklardan yapılan artırım hariç, payların nakdi bedelleri tamamen ödenmediği sürece sermaye artırılamaz. Sermayeye oranla önemli sayılmayan tutarların ödenmemiş olması sermaye artırımını engellemez. Söz konusu şartın kanunda yer almasının nedeni, sermayeye ihtiyacı olan anonim şirketin, sermaye artırımına gitmeden önce pay sahiplerinde kalan katılma taahhüdü alacağını alarak sermaye ihtiyacını karşılama olanağına sahip bulunduğu düşüncesi ve ayrıca ne zaman talep edileceği ve ödenmesi belli olmayan arka arkaya taahhütler yolu ile sermaye artırımının kötüye kullanılmasının önlenmek istenmesidir. Söz konusu şart sırf nakti sermaye taahhüdü ile ilgili olmayıp ortaklığa konulması taahhüt edilen diğer ayın, hak ve alacakları da kapsar. Daha önceki katılma taahhütlerinin tamamen ödenmiş olması şartına uyulmadan dış kaynaklı sermaye artırımı kararı alınması ve ödenmeyen tutarın sermayeye oranla önemli bir miktara tekabül etmesi halinde, alınan sermaye artırım kararı mutlak butlan ile batıl olacaktır. Ödenmeyen esas sermaye miktarına ilişkin olarak Yargı içtihatlarında bu durum en az %5 olarak tespit edilmiştir. Somut olayda ise bilirkişi kurulu tarafından tanzim olunan raporda belirtildiği üzere davacı ...’in, davalı şirketin arttırım öncesi 500.000.-TL olan sermaye payı içerisindeki 100.000.-TL’lik sermaye payının 25.000.-TL’sini ödemiş olduğu, 75.000.-TL’lik taahhüt borcunu ödememiş olduğu, davacı tarafından ödenmeyen sermaye miktarının, esas sermayenin %15’ini oluşturduğu, doktrinde ve Yargı içtihatlarında, TTK m. 456 uyarınca önemli sayılmayan ödenmemiş esas sermaye oranının %5 olduğununun genel olarak kabul edilmekte olduğu, buna rağmen alınan sermaye artırımı kararının yoklukla malul olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sırasında kayıtlı ...'nin 12 TEMMUZ 2023 tarihli olaağanüstü genel kurulunda alınan 6 numaralı kararın Batıl olduğunun tespitine ve iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün... sırasında kayıtlı ...'nin 12 TEMMUZ 2023 tarihli olaağanüstü genel kurulunda alınan 6 numaralı kararın Batıl olduğunun tespitine ve İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gerekli olan 427,60- TL karar harcından, peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile eksik harç olan 157,75-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 10.889,25-TL yargılama giderinin, davanın kabul edilen kısmına tekabül eden 5.444,625TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı yanca yatırılan gider avansından kalan bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili davacıya iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26/09/2024
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
E-imzalıdır. E-imzalıdır. E-imzalıdır. E-imzalıdır.