T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/696 Esas
KARAR NO: 2024/16
DAVA: Sigorta (Sigorta Edilen Şeyin Temlikinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/10/2023
KARAR TARİHİ: 10/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Sigorta Edilen Şeyin Temlikinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 23/10/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle, 26.07.2017 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile Bademli Mahallesi köy meydanında seyir halindeyken, mahallede oyun oynayan ...'a çarpmıştır. Bunun sonucunda yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Meydana gelen bu trafik kazası neticesinde ... yaralandığını, yaşanan kazanın ardından ... Sigorta A.Ş'ye başvuruda bulunulduğunu, ... numaralı hasar dosyası açıldığını, bu süreçte davacı müvekkil şirketin, ...'UN velileri ... VE ...'TAN ilgili kazaya istinaden 08.08.2019 tarihinde ...SİGORTA A.Ş'YE YÖNELİK 80.000 TL tutarında temlik aldığını, ... Noterliğinin 08.08.2019 tarih ve 10838 yevmiye numaralı Alacağın Temliki Sözleşmesi ile davalı sigorta şirketi temlikten haberdar edildiğini, fakat 1 numaralı davalı sigorta şirketi buna rağmen tarafımıza ödeme yapmamış, ödemeyi 2 numaralı davalı emir ... (velilerine) yaptığını, davalı ... ise yapılan ödemeyi taraflarına göndermediğini, davalı ... tarafından temlik edilen 80.000 tl'nin kaza tarihinden itibaren ticari faiziyle tarafımıza ödenmesi talebimize istinaden, dava şartı olarak ... Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğunu, tarafların 25.09.2023 tarihinde arabuluculuk toplantısı yaptığını, anlaşmaya varılamadığını, İradi temlik, devredenle devralan arasında yapılan temlik sözleşmesi uyarınca alacağı doğrudan doğruya devralana geçiren temlik türü olduğunu, alacağın temlikini, sözleşmenin devrinden ayırmak gerektiğini, zira borç ilişkisinin tüm hak ve borçlarıyla devri söz konusu olmadığını, bir borç ilişkisinden doğan bir veya birden çok alacağın devri, temliğin konusunu oluşturduğunu, alacağın temliki, niteliği itibariyle hukuki bir işlem olduğunu, bahsedildiği üzere tarafların sözleşmeye dayalı olarak alacağın devredenden devralana geçmesini sağladığını, Temlik işlemi ile devredenin sahip olduğu alacak hakkı kendi malvarlığından çıkarak devralanın malvarlığına geçtiğini, davalı ... ve velileri, ... numaralı hasar dosyasından doğmuş veya doğacak alacaklarının 80.000 tl'lik kısmını fer'ileri ile birlikte karşılıksız olarak davacı müvekkil şirkete temlik ettiklerini, durumun sigorta şirketine bildirilmesine rağmen davalı sigorta şirketi ödemeyi müvekkil şirkete değil, davalı ... ve velilerine yaptığını, görüşmeler yapılmasına rağmen ne davalı ... ve velileri ne de davalı sigorta şirketi müvekkil şirkete ödeme yapmadıklarını, bu nedenle davacı müvekkil şirket, davalıların sözleşmeye aykırı davranması sebebiyle alacağına kavuşamamış ve mağdur olduklarını, davalı ... ve velileri ile 1 numaralı davalı ... Sigorta A.Ş arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğunu, davalılar, davacı şirketin hak ettiği tazminat miktarı ve fer'ilerinden müştereken ve müteselsilen birlikte sorumlu olduklarını, davacı şirkete temellük edilen 80.000 TL'lik tazminat miktarı ödenmediğini, bilindiği üzere, alacak temlik edilirken alacak miktarına dair gecikme faizi ve işlemiş faizlerden de davalıların sorumluluğu bulunduğunu, Türk Borçlar Kanununun 193. maddesi alacağı devralanın, devredenden talep edebileceği istemleri de düzenlediğini, davacı müvekkil şirketin hak ettiği 80.000 TL'lik tazminat miktarı, davalı ... ile davalı sigorta şirketi tarafından karşılanmamış olup yapılan temlik sözleşmesine aykırı davranıldığını, davacı şirket ise alacağına kavuşabilmek için birçok kez girişimde bulunmuş ancak, herhangi bir sonuç alamadığını, bu nedenlerle temlik sözleşmesinden doğan 80.000 TL'lik maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili 08/11/2023 tarihli dilekçesi ile , dava konusu trafik kazasının zamanaşımı süreleri geçtikten çok sonra açılmış olduğundan zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın reddi gerekeceğini, davacı tarafın, sunduğu delil ve belgeleri taraflarına tebliğe çıkartmadığından, anılan tüm belgelere karşı cevap ve itiraz haklarının saklı olduğunu, davacı tarafça, diğer davalının bedensel zararından kaynaklı tazminatının 80.000 TL’lik kısmının temlik edildiğinin iddia edildiğini, bedensel zarara ilişikin tazminatlarda Sigortacılık Kanununda temlik yasağı bulunduğunu, kazazede ...’un yaralanmasına istinaden açılan hasar dosyası yargılamayı gerektirdiğini, hasar dosyası nedeni ile ...’un tazminata hak kazanıp kazanmadığı hususu çekişmeli olduğunu, bu minvalde ortada muaccel bir alacağın olmadığını, yargılamanın hala devam ettiğini, ... ve ailesine müvekkil tarafından yapılmış bir ödeme bulunmadığını, ...’un kaza nedeni ile uğramış olduğu bedesel zararlara ilişkin diğer davalılar tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu ... sayılı dosyası ile tahkim dosyası açıldığını, çekişmeli hususların hala devam ettiğini, dosyanın Yargıtay’da olduğunu, ...’un tazminata hak kazanıp kazanmayacağının belli olmadığını, davacı tarafça 26.07.2017 tarihinde kaza meydana geldiği, ...’un yaralandığı ve tazminat hakkının 80.000 TL’sinin davacıya temlik edildiği iddia edildiğini, tazminatının bir kısmı temlik edilen ...’un tazminata hak kazanıp kazanmadığı, maluliyet oranı, kazada kusur oranı, sigorta şirketine usule uygun başvuru yapıp yapmadığı gibi tazminat alacağının özünü oluşturan tüm hususların irdelenmesi gerektiğini, kusur ve maluliyet oranları tespit edilmesi akabinde usule uygun bir aktüer raporu alınarak alacağı temlik edilen kazazedenin tazminata hak kazanıp kazanmadığının tespiti gerektiğini, davacı tarafça, işbu dava ile ortada bir alacak olup olmadığına dair hiçbir evrak sunulmadan sadece temlik sözleşmesine istinaden alacak talebi bulunulduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu ... sayılı dosyasının celbi ile; dosyanın Yargıtay’dan dönüşünün beklenmesini, 26.07.2017 tarihinde kazaya karıştığı iddia edilen ... plaka sayılı araç müvekkil sigorta şirketine 20.02.2017 – 20.02.2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limiti kişi başına 330.000-TL olduğunu, davacı tarafından temlik edildiği iddia olunan tazminatın üst limiti 330.000 TL olduğunu, şayet geçerli bir temlik varsa davacının talebinin Sigorta Tahkim komisyonu yargılamasında dikkate alınması gerektiğini, aksi takdirde müvekkil şirket yönünden hem teminat limiti aşımı gerçekleşek hem de davacı tarafından iki defa tahsilat yapılarak haksız kazanç elde edileceğini, alacağı devredilen ...’un tazminat alıp almayacağı çekişmeli bir husus iken, ... şu anda kesinleşmiş şekilde tazminata hak kazanmamış iken, davacının alacağı herhalükarda muaccel olamayacağını, bu nedenlerle zamanaşımı def’imiz ve usuli itirazlarımız dikkate alınarak davanın reddine, Müvekkil şirkete başvuru yapılmadığından davanın usulden reddine, bedensel zarara ilişkin tazminatlarda temlik yasağı olduğundan ve usule uygun bir temlik sözleşmesi bulunmadığından davanın reddine, her halükarda varlığı iddia edilen alacak ispatlanmadığından davanın reddine, hiç bir kabul anlamına gelmemek kaydı ile; varlığı iddia olunan alacağın ispatı için kazazedenin maluliyet oranının tespiti ve kazaya ilişkin kusur raporu alınmasına, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davacı taleplerinin reddine, huzurda görülen davanın ikame edilmesine sebep olunmadığından harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda, Davacı vekili davalılardan ...'un yaralanmalı trafik kazası geçirmesi neticesinde, ...'un velilerinden kaza sebebiyle ortaya çıkacak tazminatın 80.000,00 TL tutarındaki kısmını temlik aldığını belirterek, davalı ... A.ş.'den ve davalı ...'tan bu 80.000,00 TL 'nin tahsilini talep etmiştir.
26/07/2017 tarihinde dava dışı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ...'a çarpması neticesinde ... yaralanmıştır.
Davacı şirket, ...'un yaralanması neticesinde ortaya çıkabilecek tazminatları temlik aldığını belirtip, bu tazminatı ödemesi için ... A.Ş.'ne ihtar çekip ödeme yapmasını istediğini fakat davalı ...A.Ş. Nin ödeme yapmadığını belirterek dava açmış ise de, 5684 sayılı sigortacılık kanununa ... tarihli ... sayılı yasanın 57 ve devamı maddeleri ile eklenen madde ile sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da Hesaptan talep edilecek tazminat alacağının ancak; a) Alacaklı tarafından bizzat, b) Alacaklının kanuni temsilcisi veya kanuni temsilcinin bizzat vekâlet verdiği avukat vasıtasıyla, c) Alacaklının bizzat vekâlet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatı vasıtasıyla, takip edilebilir. Takip yetkisi, sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlar ya da Hesap nezdinde yapılacak işlemleri kapsar.
(2) Tazminat alacağı, sadece hak sahibine veya avukatına ödenir ve birinci fıkrada belirtilen kişiler de dâhil olmak üzere hiç kimseye devredilemez maddesi gereğince, davacı şirketin dosyayı tefrik edilen davalı ...'un velilerinden temlik aldığını iddia ettiği tazminatın kanunen devredilmesi mümkün olmadığından temlik konusu alacak kanuna aykırı olarak temlik edilmiş olduğundan, davacının davalı sigorta şirketinden diğer davalı ...'tan temlik aldığı 80.000,00 TL'lik tazminatı talep etmesi hukuken mümkün olmadığından davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Davanın reddine,
Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.366,20-TL harcın mahsubu ile fazla yatan 938,60-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile Davalılara verilmesine,
Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.. 10/01/2024
Katip
E-imzalıdır.
Hakim
E-imzalıdır.