T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/706 Esas
KARAR NO : 2025/147
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/10/2023
KARAR TARİHİ : 28/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait aracın davalı tarafından genişletilmiş kasko paket sigorta poliçesi tarafından sigortalandığını, müvekkil şirket yetkilisinini aracı park etmek isterken sol ön tekerin tabanıyla park yerinde bulunan demir dubaya çarpması sonucu aracın gösterge panelinde direksiyon işareti ikaz lambası yandığını ve aracın direksiyonunda sertleşe meydana geldiğini, bunun üzerine günlerden cumartesi olması nedeniyle aracın yetkili servis olan ... servisine götürüldüğünü, servisin sigorta şirketinden aracın hasarının tespiti için eksper talep ettiğini, yapılan eksper incelemesinde değişimin uygun olduğuna kanaat getirilerek araç tamirine onay verildiğini, onay veren eksperin raporu davalı sigorta şirketine gönderdiğini, servisin davalı sigorta şirketine kestiği fatura bedelini, verilen beyan ile oluşan hasar arasında uyumsuzluk olduğu gerekçesiyle sigorta şirketi tarafından servise ödenmediğini, bu gerekçenin anlaşılamaz olduğunu zira kesin eksper raporuna davalı sigorta şirketi tarafından itiraz edilmediği gibi üstelik tamire de onay verildiğini, söz konusu itirazın deme aşamasına kadar yapılmadığını, dolaysısıyla itiraza katılmalarının mümkün olmadığını ve iddia edildiği gibi herhangi bir uyumsuzluğun da olmadığını, ödeme yapılmaması nedeniyle müvekkili tarafından aracın uzun süre tamirde kalması da göz önüne alınarak servise ödeme yapılmak zorunda kalındığını, akabinde davalı ile görüşmeler yapıldığını ancak netice alınamaması üzerine davalıya hasar yansıtma faturası kesildiğini, ödeme yapılmaması üzerine ... 19. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, itirazın iptali ile takibin devamını, davalının dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa tahmilini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu sigorta poliçesi kapsamsında müvekkiline yapılan başvuru neticesinde hasar dosyası oluşturulduğunu, davacının iddialarına cevap verilmeden önce karşılıklı olarak mutabık kalınan poliçe hükümlerinin incelenmesi gerektiğini, buna göre zenginleşme yasağının her durumda gözetilmesi gerektiğini, ayrıca hasarın tespitinde sigorta şirketi tarafından görevlendirilen eksper tarafından yapılan değerlendirmenin esas olduğunu, aracın onarımı aşamasında çekilen fotoğrafların müvekkilinin kayıtlarına yüklendiğini, davacının sunduğu eksper raporunu kabul etmediklerini ve kesin raporu dilekçe eklerinde sunduklarını, rapora göre hasar durumun olumsuz olarak değerlendirildiğini, rizikonun gerçekleşmesinin ardından sigortalının ihmalinin olduğunu, genel şartlar kapsamında meydana gelen hasarın teminat dışı olduğunu, ayrıca alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebini reddi gerektiğini, avans faizi talebini hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun gerçek zarar ile sınırlı olduğunu, ayrıca Tüketici Mahkemelerinin grevli olduğunu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, aksi kanaat halinde beyanları doğrultusunda davanın reddini, talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali davasıdır.
Huzurdaki davada davacı taraf kendisine ait olan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketince 31/12/2022 - 31/12/2023 tarihleri arasında kasko poliçesi ile sigortalandığını, 29/04/2023 günü aracın park edilmesi esnasında sol on tekerin demir dubaya çarpması neticesinde araçta hasar olduğunu davalı şirketin hasar için eksper görevlendirip bu eksperin onayı ile baykan otomobil tarafından aracın tamirinin yapıldığını ve baykan otomativin 73.595,52-TL fatura keserek davalıya gönderdiğini davalının faturayı ödemediğini bunun üzerinde davacının bu faturayı 31/05/2023 tarihinde ödediğini ve akabinde davacının 12/06/2023 tarih ve ... nolu hasar yansıma faturası kestiğini davalının bu faturayı ödememesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlattığını davalının bu takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
... 19.İcra Müd. ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ...Anonim Şirketi alacak kaleminin
67.983,22-TL'lik 12.06.2023 tarihli, 67.983,22 TL tutarlı, Fatura alacağı olduğu anlaşılmıştır.
Davalı taraf icra dosyasına yapmış olduğu itirazda ise Müvekkilimin alacaklıya borcu bulunmamaktadır. Borca, faize ve tüm fer'ilerine müvekkil adına vekaleten itiraz ediyoruz şeklinde itirazda bulunmuştur.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davalı yan davacıya borcunun olmadığnı belirterek itiraz etmiş olduğundan davacı taraf araçtaki hasarlanmanın kasko kapsamında olduğunu ve bu hasarlanmadan dolayı davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu ispatlamak durumundadır bu durumda ispat yükü davacı tarafın üzerindedir davacının davalı sigorta şirketinden alacağının olup olmadığı meydana gelen kaza sebebi ile davacının aracında meydana gelen hasarlanmanın kasko kapsamında kalıp kalmadığı hususunda dosya bilirkişiye gönderilmiş bilirkişi heyetinin dosyaya sunmuş olduğu ilk raporda Dava konusu araçtaki hasarın beyan edilen yer ve koşullarda meydana gelmesinin mümkün olmadığı, davacı sigortalının beyanı ile kaza şartlarının uyumsuz olduğu, davacının doğru beyanda bulunma yükümlülüğüne uymaması nedeniyle dava konusu olayın kasko sigorta poliçesi kapsamında olmadığı, taraflar arasında düzenlenen Kasko Sigortası Genel ve Özel şartları ile sunulan Emsal Yargı Kararı gereği davalı şirkete kasko sigortası ile teminatta bulunan davacıya ait ... plakalı araçta oluşan hasar onarım bedelinden davalı Sigorta şirketinin sorumlu olmayacağı kanaatine varılmaktadır. Şeklinde rapor ibraz etmiş ise de bu rapora davacı vekilinin incelemenin olay yerine gidilerek keşif yapılması sureti ile rapor hazırlanması talebi doğrultusunda ek rapor alınmış alınan ek raporda bilirkişi heyeti dosyaya sunmuş oldukları 11/12/2022tarihli ek raporda mahallinde yaptıkları incelemede Dava konusu araçtaki hasarın beyan edilen yer ve koşullarda meydana gelmesinin mümkün olduğu, Davacının doğru beyanda bulunma yükümlülüğüne uymaması nedeniyle dava konusu olayın kasko sigorta poliçesi kapsamında olmadığının söylenemeyeceği, Taraflar arasında düzenlenen Kasko Sigortası Genel ve Özel şartları ile sunulan Emsal Yargı Kararı gereği davalı şirkete kasko sigortası ile teminatta bulunan davacıya ait ... plakalı araçta oluşan hasar onarım bedelinden davalı Sigorta şirketinin sorumlu olacağı kanaatine varılmaktadır. Şeklinde ek rapor sunmuşlardır.
Davalı sigorta şirketinin davacı tarafın ödeme için yapmış olduğu başvuruyu kasko sigortası genel şartları c3 maddesine istinaden reddettiği ve verilen beyan ile oluşan hasar arasında uyumsuzluk olduğu gerekçesi ile davacı tarafa hasar ödemesi yapmadığı anlaşılmış olup kesfen yapılan bilirkişi incelemesinde davacının aracında meydana gelen hasarlanmanın olayın oluşumuna uygun olduğu araçtaki hasarın beyan edilen koşulda meydana gelmesinin mümkün olacağı ve bu hasarlanmanın dava konusu kasko sigortası policesi kapsamında olduğu anlaşıldığından davacının hasarlanma sebebi ile aracında meydana gelen hasar tutarına dava dışı firmaya ödediği ve esasen bu tutarın kasko poliçesi kapsamında kalması sebebi ile kasko şirketi tarafından karşılanması gerektiğinden davacının ödemiş olduğu tutarı rucuen davalı şirketten talep edebileceği sonucuna varılmış taraflar arasındaki alacak yargılama sonucunda subut bulmuş olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebi reddedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1- Davanın KABULÜ ile, Davalının ... 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 67.983,22 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 67.983,22 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 4.643,93-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 821,07-TL harcın ve icra takip dosyasında alınan peşin harç olan 339,92-TL'nin mahsubu ile bakiye 3.482,94-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvurma harcının 821,07-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 10.970,25-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL bedelinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
8-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.28/02/2025
Katip
E-imzalı
Hakim
E-imzalı
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."