T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/495 Esas
KARAR NO : 2024/846
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/07/2023
KARAR TARİHİ : 24/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde; Davalının sosyal medya platformlarında yapmış olduğu haksız rekabet teşkil eden paylaşımları dolayısıyla, davalının sosyal medya platformlarındaki paylaşımlarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit edilmesine, haksız rekabetin men’ine, haksız rekabet sebebiyle zarara ilişkin, bilirkişi incelemesi suretiyle tespit edilmesi neticesinde talep bedelinin artırılması kaydıyla, şimdilik belirsiz alacak davası olarak açtığımız, 10.000 TL tutarındaki maddi tazminat bedelinin Davalıdan tahsili ile tarafımıza, dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile ödenmesine, haksız rekabet sebebiyle 100.000 TL tutarındaki manevi tazminat bedelinin Davalıdan tahsili ile, dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; Müvekkil'in Davacı Şirket ile arasında 19.11.2021 tarihli Hizmet Sözleşmesi (Sözleşme") olduğunu ve bu Sözleşme kapsamında danışmanlık hizmeti sağladığını ve fakat bunun iş sözleşmesi niteliğinde olmadığını, bu kapsamda, taraflar arasındaki ilişkinin tacirler arasında gerçekleşen bir ticari iş olduğunu, sözleşme ilişkisi devam ederken, Müvekkil'in Davacı Şirket'e ait fikri mülkiyet hakları içerir dijital belge ve içeriklere erişimi engellediğini ve bu nedenle de taraflar arasındaki ilişkinin haklı nedenle sonlandırıldığını, Müvekkil'in belirtilen eylemleri nedeniyle; bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme veya erişilemez kılma suçu işlediği gerekçesiyle ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...Sor. Sayılı dosyası ile hakkında şikâyette bulunulduğunu ve sürecin devam ettiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin yerleşim yerinin İstanbul İli, Şile İlçesi olduğu, yetkili mahkemenin Şile Mahkemeleri olduğunu, alacağın belirsiz olmadığını, davacı tarafça haksız rekabet suçunun oluştuğu iddiasıyla yapılan şikayetin müvekkilin lehine sonuçlandığını, müvekkili tarafından kaleme alınan sosyal medya paylaşımlarının somut olguları ve müvekkil'in yaşadığı süreci içeren yazılar olduğunu, gerçek dışı, yanıltıcı veyahut gereksiz yere incitici herhangi bir olgu barındırmadığını, somut olayda haksız rekabetin koşullarının oluşmadığını, haksız rekabet iddialarını asla kabul anlamına gelmemekle birlikte gerek mevzuat gerekse ilgili yargıtay kararları dahilinde davacı'nın maddi tazminat talebinde bulunabilmesi için aranan hukuki zemin oluşmamıştır. bu sebeple, maddi tazminat isteminin reddi gerektiğini belirterek Müvekkil'inin her türlü hakkı saklı kalmak kaydıyla; öncelikle davanın belirtilen sebeplerle usulden reddine, gerçekleşen eylemlerin haksız rekabet teşkil etmemesi nedeniyle haksız ve mesnetsiz haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat taleplerinin ve davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 18/11/2024 tarihli ıslah dilekçesinde; 21.07.2023 tarihli dava dilekçemizde, fazlaya dair tüm haklarımızın saklı kaldığını belirtmek suretiyle 10.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunduklarını, müvekkilinin zararının bu bedelden çok daha yüksek olması sebebiyle dava değerini tamamladıklarını, dava dilekçelerinde talep edilmiş olan maddi tazminat bedelinin, 200.000,00 TL'ye artırdıklarını bildirmişlerdir.
Davanın, davacı davasında davalı ile aralarında 19/11/2021 tarihli hizmet sözleşmesi bulunduğunu, davacının internet sitesi üzerinden hizmet almak isteyen kullanıcılara hizmet sunduğunu, davalının sözleşme kapsamında davacıya danışmanlık hizmeti verdiğini, hizmet ilişkisi devam ederken davalının davacının önemli dijital belge ve içeriklerine şirket ve çalışanlarının erişimini engellediğini, bu nedenle aralarındaki sözleşmeyi 08/03/2023 tarihinde feshettiklerini, davalının kendi twitter hesabı ve internet siteleri üzerinden davacıyı kötüleyip karalayan ve haksız rekabet oluşturan fiillerde bulunduğunu, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminatın ve haksız rekabetin men'ini istemiş, davalı cevabında Şile Mahkemelerinin yetkili olduğundan yetki itirazında bulunmuş, belirsiz alacak davası açılamayacağı itirazında bulunmuş, taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi olduğu, sosyal medyada paylaştıklarının somut olgulara dayandığını savunmuştur.
Mahkememiz dosyası Mali Müşavir Bilirkişisi ..., yazılım mühendisi ...ve nitelikli hesap ve haksız rekabet uzmanı ...'a verilerek, dosya ve davacıya ait dijital sistem üzerinde inceleme yapmak, davacı ile davalı arasındaki hizmet sözleşmesi, bu sözleşme kapsamında davalının sunduğu danışmanlık hizmeti ilişkisinin incelenip, davalının bu ilişki devam ederken, şirket çalışanlarının davacının önemli dijital belge ve içeriklerine ulaşmasını engelleyen fiillerinin olup olmadığı, sözleşmenin davacı tarafından feshinden sonra davalının twitter hesabı ve internet hesapları üzerinden davacıyı kötüleyen, karalayan ve haksız rekabet oluşturan fiillerinde bulunup bulunmadığı ve bu haksız rekabet nedeniyle doğan bir zararının olup olmadığına dair rapor düzenlenmesinin istenildiği, bilirkişi heyetinin mahkememize sunduğu 27/05/2024 tarihli raporlarında, Rapor içeriğinde ayrıntıları ile açıklandığı üzere davalının sosyal medyadaki davacı hakkındaki beyan ve söylemlerinin eyleminin TTK m. 55/1.a.1 uyarınca haksız rekabet oluşturduğu, davacı şirketin 2021 aralık ayı satışları 2022 aralık ayında %59 artarken 2023 aralık ayında % 49 düşüş gerçekleştiği, satışlardaki düşüşün sebebinin iddia olunan davalının eylemleri ile mi gerçekleştiği yoksa sektörel başkaca sebeplerin mi etkisi olduğu heyetimizce tespit edilemediği yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Davalının sosyal medya hesabından davacı hakkında yaptığı paylaşım çıktılarının dosya içerisine alınmış olduğu görülmüştür.
Davacı vekili tarafından davacı şirketin defter ve belgelerini Türkçe tercümesini sunduğu, dosyamız arasına alındığı anlaşılmıştır.
Davacının yaptığı şikayete ilişkin soruşturmaların devam ettiği, bir kısmına takipsizlik kararı verildiği gelen cevaplardan anlaşılmıştır.
Taraflar arasında hizmet sözleşmesi olduğu, bunun tarafların kabulünde olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirmekle;
Dava davacı ile davalı ile arasında 19/11/2021 tarihli hizmet sözleşmesi bulunduğunu, davacının internet sitesi üzerinden hizmet almak isteyen kullanıcılara hizmet sunduğu, davalının sözleşme kapsamında davacıya danışmanlık hizmeti verdiği, hizmet ilişkisi devam ederken davalının davacının önemli dijital belge ve içeriklerine şirket ve çalışanlarının erişimini engellediği, bu nedenle aralarındaki sözleşmeyi 08/03/2023 tarihinde feshettikleri, davalının kendi twitter hesabı ve internet siteleri üzerinden davacıyı kötüleyip karalayan ve haksız rekabet oluşturan fiillerde bulunduğu, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminatın ve haksız rekabetin men'ini istediği anlaşılmıştır.
Davacı ile davalı arasında imzalanan hizmet sözleşmesi ile davacının internet sitesi üzerinden hizmet almak isteyen kullanıcılara hizmet sunduğu, davalının sözleşme kapsamında davacıya danışmanlık hizmeti verdiği, hizmet ilişkisi devam ederken davalının davacının önemli dijital belge ve içeriklerine şirket ve çalışanlarının erişimini engellediği, bu nedenle aralarındaki sözleşmeyi 08/03/2023 tarihinde feshedikleri görülmüştür.
TTK m. 55/1.a.1'de “Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek” eylemi haksız rekabet olarak düzenlenmiştir. Kötüleme, genel ifade ile bir kişi hakkında olumsuz intiba yaratılmasıdır. TTK m.55/1.a.1 anlamında kötülemenin haksız rekabet oluşturması için; Bir açıklama mevcut olmalıdır. Bu açıklama başkalarının şahıs, malları, iş ürünleri, fiyatları, faaliyetleri veya ticari işleri hakkında olmalıdır. Bu açıklama yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici olmalıdır.
Kötüleme açıklama yoluyla gerçekleşir; bu açıklamanın yazılı veya resim yoluyla ya da internet ortamında yapılması gerekmez. Açıklama çeşitli vakıaları ya da açıklama yapan kişinin bizzat yorumunu da içerebilir. Kötüleme içeren açıklama kişinin şahsını hedef alabileceği gibi mallarına, iş ürünlerine, fiyatlarına, faaliyetlerine ve genel olarak ticari işlerine de yön olabilir. Yanıltıcı açıklama mahiyeti, tarzı ve içeriği birlikte değerlendirildiğinde açıklamanın muhatabının hataya düşmesine sebep olabilecek, yanlış izlenim bırakabilecek beyanlardır. Gereksiz yere incitici beyanlar ise, içeriği doğru olmakla birlikte ölçüsüz bir şekilde ve amacını aşarak kişi, faaliyetleri, iş ürünleri hakkında olumsuz bir intiba yaratan beyanlardır. Burada söz konusu olan daha ziyade kişiyi veya faaliyetlerini ya da iş ürünlerini değersiz, hatalı, bozuk, işe yaramaz göstermek suretiyle küçük düşüren ağır eleştirilerdir.
Haksız rekabet oluşturan kötülemeye ilişkin bu genel nitelikteki açıklamalar çerçevesinde davaya konu somut olay değerlendirildiğinde; davalı tarafından bizzat yapılan ya da davalı tarafından kaleme alınan mektuba dayanarak sosyal medyada yapılan haberlerde davacının sigortasız işçi çalıştırma, mobing, naylon fatura düzenleme vs. gibi eylemlere ilişkin isnatlarda bulunulduğu görülmektedir. Davacının kendisine isnat edilen bu eylemleri gerçekleştirdiğine ilişkin dava dosyasında ve İlgili sosyal medya paylaşımlarında herhangi bir somut veri bulunmamaktadır. Sosyal medyada davacı hakkında davalının kullandığı ibarelerin ölçüsüz bir şekilde hakkında kamuoyunda olumsuz bir intiba yaratan, ticari faaliyetini değersiz gösteren ve kendisini devamlı hukuka aykırı davrandığı yönünde intiba yaratıcı nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır. Bu sebeple davalının TTK m. 55/1.a.1'deki “kötüleme” olarak düzenlenen haksız rekabet eylemeni gerçekleştirdiği sonucuna varılmıştır.
Dosya kapsamındaki deliller ve aldırılan dosya kapsamı ile uyumlu, bilimsel ve denetime açık bilirkişi kurulu raporundan, davalının kendi twitter hesabı ve internet siteleri üzerinden davacıyı kötüleyip karalayan ve haksız rekabet oluşturan fiillerde bulunduğu, davacı şirketin 2021 Aralık ayı satışları 2022 Aralık ayında %59 artarken 2023 Aralık ayında %49 düşüş gerçekleştiği, 2023 yılı Ocak ayında da 2.779.283,75 Euro satışları 2023 Aralık ayında düşüş meydana geldiği, davalının sosyal medyadaki davacı hakkındaki beyan ve söylemlerinin eylemlerinin TTK 55/1.a.1 uyarınca haksız rekabet oluşturduğu anlaşıldığından davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, ancak satışlardaki düşüşün sebebinin iddia olunan davalının eylemleri ile gerçekleşip gerçekleşmediği ispatlanamadığından maddi tazminat istemlerinin reddine, davalının haksız rekabet eylemleri nedeniyle manevi zarara uğradığı ve TTK nın ilgili hükümleri gereğince manevi zararını zarara sebebiyet verenden isteyebileceği kanaatine varıldığından manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine,
2-Maddi tazminat davasının reddine,
3-Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 683,10TL karar harcının peşin ve tamamlama yolu ile alınan toplam 5.378,53TL harçtan mahsubu ile fazla harç olan 4.695,43 TL'nin davacıya iadesine,
5-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 269,85 TL başvuru harcı, 1.878,53 TL peşin harç ve 3.500,00 TL tamamlama harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Manevi Tazminat Yönünden; Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı vekiline takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Manevi Tazminat Yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı vekiline takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Maddi Tazminat Yönünden; Red edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı vekiline takdir olunan 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından sarf edilen toplam 45.271,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.509,05 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
10-Davalı tarafından sarf edilen bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
11-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 24/12/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır