T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/797 Esas
KARAR NO : 2024/754
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 30/11/2023
KARAR TARİHİ : 04/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... tarafından müvekkili ve davalı nezdinde ki çalışmalarına istinaden işçilik alacakları talebi ile ... 25. İş Mahkemesi... E sayılı dosya ile müvekkil şirkete dava açtığını, yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiğini, dava dışı işçi tarafından mahkeme ilamı gereği ... 14. İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını dosya borcunun müvekkili ödendiğini, davalı ile müvekkil şirket arasında hizmet alım sözleşmesi düzenlenerek aralarında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğunu, davalının sorumluluğu olan alacağın müvekkili tarafından ödendiğini, işbu dava öncesi arabuluculuğa başvurulduğu ve anlaşılamadığını, müvekkilinin ... iştirak şirketi olduğunu, müvekkili şirketin amacının personel istihdamı olduğunu, işçi statüsündeki personel çalıştırmasına dayalı hizmetleri yürüttüğünü, dava dışı ...'in filit işçisi olarak çalıştığını, bu süreçte işçinin iş akdinin sonlandırıldığını, 2014 yılında davalı ile imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında dava dışı ...'in davalı bünyesinde çalıştığını, iş mevzuatı gereğince asıl işverenin, müteselsil sorumluluk kuralı gereğince yaptığı fazla ödemeleri rücu davası yoluyla alt işverenden talep edebileceği, dava dışı işçinin İş Mahkemesine davalı nezdinde çalıştığı dönemlere ilişkin dava ikame ettiği, bilirkişi raporunda da davalı ile müvekkili arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğunun tespit edildiği, yapılan yargılamada işçi lehine hükmedilen ve işçi tarafından başlatılan icra takibine müvekkili şirket tarafından ödemede bulunulduğu, müvekkili ile davalı arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi eki olan teknik şartname gereğince dava dışı işçiye yapılan ödemeden davalı alt işverenin açıkça sorumlu olduğunun kararlaştırıldığını, icra takibine maruz kalınması, yapılan ödeme ve icra takibini yürütülebilmek adına yapılan masraf ve mesainin mevzuat kapsamında davalıya rücu edilebileceğini, işbu davanın süresinde açıldığını, benzer rücu talepli davada müvekkili lehine BAM kesin kararı ile davanın esastan kabul edildiğini, davanın kabulü ile dava dışı işçiye ödenen şimdilik 500 TL'nin son ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile davalının sorumluluğu oranında rücuen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretini davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
GEREKÇE:
Davacı taraf dava dışı ...'e ... 25 İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası neticesinde çıkan karar doğrultusunda ... 14 İcra Müd.... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlanıldığını ve davacı şirketin 30/05/2019 tarihinde 3.739,89-TL'lik ödemeyi icra dosyasına yaptığını davacı ve davalı taraflar arasında hizmet alim sözleşmesi düzenlenip asıl - alt işveren ilişkisinin bulunduğunu davalının sorumluluğunda bulunan tutarı da davacının ödediğini belirterek bu tutarın rucuen tahsilini talep etmiştir.
... 14 İcra Müd. ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının ... borçlunun dosyamız davacısı...Şirketi borcun dayanağının ... 25 İş Mahkemesinin ... esas ...karar sayılı ilamı olduğu anlaşılmıştır.
.... 25 İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde davasının ... olduğu davalının ... Şirketi olduğu davanın dosyamız davalısı ... Şirketine ihbar edildiği dava sonucunda davacının davasının kısmen kabul edilerek 1.865,33-TL kıdem tazminatı 100,00-TL ihbar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği bu dosyada alınan bilirkişi raporunda davacı ... 01/05/2006-30/11/2006 tarihleri arasında ... Limited Şirketinde çalıştığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dosya davacının davalıdan talep edebileceği alacağının olup olmadığı yönünde bilirkişiye gönderilmiş bilirkişinin dosyaya sunmuş olduğu 21/07/2024 havale tarihli raporda 4857 sayılı Kanunun 2. Maddesi “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal ve hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinden aldığı işte çalıştıran diğer işverenle ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu "yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur” hükmünü içermektedir ve söz konusu hüküm halen geçerli bulunduğu, Asıl işveren- alt işveren ilişkisinin mevcut olduğu durumlarda; asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. davacının rücu talebinin, öncelikle taraflar arasında akdedilmiş bulunan sözleşme hükümleri çerçevesinde, sözleşmelerde hüküm bulunmaması halinde ise genel hükümlere göre değerlendirilmesi ve tarafların sorumluluklarının ortaya konulması gerektiği, Taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerinin eki olan Teknik Şartname'nin 4. maddesine göre: "Yüklenici işçileri ile idarenin doğrudan ilişkisinin bulunmadığı, bu nedenle yüklenicinin, iş hukuku, sosyal sigorta mevzuatı ve diğer kanun ve yönetmeliklerden doğan yükümlülükleri yerine getirmekle mükelleftir... işveren sıfatı ile doğacak tüm hukuki sorumluluklar yükleniciye aittir”. Sözkonusu hükmüm uyarınca davalının işveren sıfatıyla dava dışı ...'i işçi olarak çalıştırması nedeniyle oluşan işçilik alacaklarından sorumlu olması gerektiği açıktır. Dolayısıyla davacının davalı lehine ödemiş olduğu işçilik alacaklarının davacıya iade edilmesi gerekmektedir. İşçinin açmış olduğu davada davalının da davacı ile birlikte taraf olarak gösterilmesi sonucu davalının dava konusu işçilik alacağını ödemesi gerektiğinden haberdardır. Bu bakımdan kanaatimizce temerrüt için ayrıca davalıya ihtarname gönderilmesine gerek bulunmamaktadır. Davacı taraf olduğundan ilamlı icra takibi sonrasında 3.739,89 TL ödediğinden ve bu ödeme 30.05.2019 tarihinde gerçekleştiğinden, ödenen bedele anılan tarihten itibaren ticari faiz işletilmesi gerekmektedir. Şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
Bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere taraflar arasında alt işveren asıl işveren ilişkisinin bulunduğu hizmet alım sözleşmesinin ekinde bulunan 4. Maddesi hükmü dikkate alındığında davalı şirketin işveren sıfatı ile dava dışı... işçi olarak çalıştırması gerekçesi ile işçilik alacağından sorumlu olacağı ve davacının dava dışı hasan ökdeme ödediği tutarı davalıdan tahsil etmesi gerektiği kanaatine varılmış ayrıca taraflar arasında akdedilen sözleşmede işçilerin işçilik alacaklarının sorumluluğunun davalı tarafta olduğu açıkça hüküm altına alındığından davacının davalıya temerrüde düşürmek için herhangi bir ihtara gerek olmadığı davacının icra dosyasına ödeme yaptığı 30/05/2019 tarihinde itibaren ödemiş olduğu tutarın faizini talep edebileceği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın kabulü ile, 3.739,89 TL'nin 30/05/2019 tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85-TL harcın ve 55,50-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 102,25-TL harcın davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin harç, 269,85-TL başvurma harcın ve 55,50 tamamlama harcının davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 3.560,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 3.739,89-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı taraflara verilmesine,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibari ile KESİN olmak üzere karar verildi. 04/12/2024
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır