T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/812 Esas
KARAR NO : 2024/767
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 21/07/2023
KARAR TARİHİ : 04/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Sigorta A.Ş.nin müşterilerin ihtiyaçlarını karşılayan otomobil, konut ve ferdi kaza sigortalarının yanı sıra nakliyat, mühendislik, tarım, iş yeri sigortaları gibi çok çeşitli ürün ve hizmetler sunan bir sigorta şirketi olduğunu, dava dışı ... ile müvekkili şirket arasında "..." plakalı, ... marka, ... tipi, 2004 model aracın sigortalanması adına 25/04/2022 başlangıç, 25/04/2023 bitiş tarihli Genişletilmiş Kasko Poliçesi imzalandığını, 14/09/2022 tarihinde saat 17:05 sıralarında sürücüsü tespit edilemeyen ve olay yerinden ayrılan "..." plakalı aracın ... yolcu indirip bindirmek için durakladığı esnada, dava dışı sigortalı ... sevk ve idaresindeki müvekkili şirket nezdinde sigortalı "..." plakalı aracın sağ ön kısımlarına çarpması neticesinde iki araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, dava dışı sigortalının talebi üzerine müvekkil şirket tarafından "..." plakalı araçta meydana gelen hasarın tespiti için ekspertiz işlemi yaptırıldığını ve düzenlenen eksper raporu uyarınca kaza sonrası sigortalı araçta meydana gelen hasarın miktarının toplamda 35.009,60-TL olarak belirlendiğini, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından araca ilişkin dava dışı ...'a 03/10/2022 tarihli fatura kapsamında 08/11/2022 tarihinde 31.271,29-TL ödeme yapıldığını, dava konusu somut olayda davalının %100 kusurlu olması sonucunda kaza meydana geldiğinden, huzurdaki dava açısından, davalı yan tarafından trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan zorunluluk ve yükümlülüklerin ihlali sebebiyle kaza meydana geldiğinden, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesindeki halefiyet ilkesi gereğince müvekkili şirketçe karşılanan hasar tazminatının davalının kusuru oranı sonucunda ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiziyle birlikte davalı tarafından müvekkil şirkete ödenmesinin gerektiğini, bu nedenlerle müvekkili şirket tarafından rücu hakkına ilişkin olarak ... 18. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine icra takibine başlandığını, davalı tarafından borca, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak borca itiraz edildiğini, açıklanan nedenlerle davalının kusurlu davranışları nedeni ile müvekkili şirketin zarara uğradığını, davalının ... 18. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına vaki haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline ve takibinin devamına, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı kurum tarafından 25/04/2022 tarihinde, davacının sigortalısı dava dışı ... ile müvekkil arasında meydana gelen kaza sonucunda oluşan zararın tazmini sebebiyle huzurdaki davanın açıldığını, müvekkilinin emniyet şeridinde yolcu indirmek için durduğu esnada, diğer aracın kendisinin sağ ön tarafıyla müvekkilin aracının sol arka tarafına çarptığını, dava dışı ...'nın kaza sonrası tutanak tutmak istemediğini, emniyet kuvvetleri olay yerine intikal ettiklerinde maddi hasarlı kazalarda araç sürülerinin kendi aralarında tutanak tutmaları gerektiğini, aksi halde ceza yazabileceğini belirterek olay mahallinden ayrıldıklarını, trafik polislerinin ayrılışı sonrasında karşı tarafın kazanın oluş şeklinden farklı bir şekilde tutanak tutmayı müvekkiline teklif ettiğini, müvekkilinin bu teklif kabul etmeyişi sonrasında hazırlanacak tutanağı da imzalamayacağını beyan ettiğini, müvekkilinin de bu durum karşısında araç içerisinde yolcu da olduğu için mahalden ayrıldığını, polis memuru tarafından kaza mahaline dönmesine gerek olmadığı yönünde bilgi vermesi üzerine kaza mahaline dönmediğini, buna rağmen 2918 sayılı Kanun'un 58. maddesini ihlal ettiğinden ötürü kusurun tamamı müvekkiline yükletildiğini, davacı tarafından kaza tespit tutanağına dayanılarak müvekkili sürücüye kusur atfedilmesinin ve bu kusur oranı doğrultusunda talep edilen fahiş miktarların kabulünün mümkün olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkeme nezdindeki davanın açılma tarihinde müvekkil temerrüde düşürüldüğünden dava tarihinden itibaren ancak yasal faiz istenebilmesinin söz konusu olduğunu, müvekkilinin kazanın oluş biçimi yönünden bir kusurunun olmadığını, dosyanın kusur incelemesi için bilirkişiye gönderilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, davacının sigortalısına ödemiş olduğu tazminatların davalıdan tahsiline yönelik başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf, dava dışı ... ile aralarında ... plakalı aracın sigortalanması için 25/04/2022 başlangıç ve 25/04/2023 bitiş tarihli kasko poliçesi yapıldığını 14/09/2022 tarihinde sürücüsü tespit edilemeyen ... plakalı aracın ... plakalı araca çarpması neticesinde 08.11.2022 günü dava dışı kişiye 31.271,29 TL ödeme yapıldığını, davalı şirketin yapılan ödeme sebebiyle sigortalısının haklarına halef olduğunu belirterek davalının kazanın oluşumunda %100 kusurlu olması sebebiyle bu zararın tahsili için açmış olduğu ... 18. İcra müdürlüğünün...E sayılı takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
...18. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının dosyamız davacısı ..., borçlunun dosyamız davalısı ... olduğu takibe dayanak borcun 14/09/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araca ilişkin yapılan ödemenin rucuen tahsili talebi olduğu anlaşılmıştır.
... Noterler Birliği'nden gelen yazı cevabında... plakalı aracın davalı ... adına kayıtlı olup kullanım şeklinin ticari olduğu anlaşılmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden gelen yazı cevabında ise ... plakalı aracın 01/03/2022-01/03/2023 tarihleri arasında davacı ... tarafından kasko poliçesi ile sigortalandığı ve kazanın 14/09/2022 tarihinde davacı şirketin poliçe sorumluluğunun devam ettiği tarih aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda, ispat külfeti davacı taraf üzerinde olup, davacı taraf, davalıdan alacaklı olduğunu ispat etmek durumundadır.
Dosya meydana gelen kazada tarafların kusur oranlarının tespiti ve davacının sigortalısına ödediği tazminatı davalıdan tahsil edip edemeyeceği noktasında bilirkişiye gönderilmiştir. Dosyaya sunulan 02/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı ...'un yönetimindeki... plakalı aracın %65, davacı ... şirketinin sigortalısı olan ... plakalı aracın %35 oranında kusurlu olduğu ve davacı şirketin sigortalısına ödediği 35.009,60 TL'nin kusur durumuna göre %65'e denk gelen 22.776,24 TL'sini davalıdan talep edebileceği rapor edilmiştir.
Dosya 22.776,24 TL tazminata işletilmesi gereken faiz yönünden muhasebeci bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi mahkememize sunduğu 15/0/2024 tarihli raporunda 22.776,24 TL'ye 751,89 TL faiz işletilmesi gerektiği ve toplam alacağın 23.508,12 TL olduğu yönünde rapor ibraz etmiştir.
Dosyaya sunulan kusur bilirkişi raporunda kazanın oluşumu nedeniyle davalının %65 kusurlu olduğu ve davacının sigortalısına ödediği 35.009,60 TL'nin kusur durumuna göre %65'e denk gelen 22.776,24 TL'sini davalıdan talep edebileceğinin bildirilmesi ve muhasebeci bilirkişinin bu tutara 751,89 TL faiz işletilmesi gerektiği ve toplam alacağın 23.508,12 TL olduğu yönünde rapor ibraz etmesi karşısında bilirkişi raporlarının hükme esas alınabilir nitelikte olduğu davalıya ait aracın trafik kazasının meydana gelmesinde %65 kusurlu olduğu davalının aracın işleteni olması sebebi ile sorumlu olduğu, davacının davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takiplerindeki tutarlar yönünden mali bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 22.776,24 TL asıl alacak 751,89 TL faiz olmak üzere toplam alacağın 23.508,12 TL olduğu ve davalının meydana gelen kaza sebebi ile davacı ... şirketinin sigortalısına ödemiş olduğu tazminatlardan işleten sıfatı ile kusuru oranında sorumlu olduğu kanaatine varılmış ve Davalının ... 18. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının Kısmen İPTALİNE, takibin 22.756,23-TL asıl alacak ve 751,89 TL işlemiş faiz olmak üzere 23.508,12 TL üzerinden devamına, asıl alacak 22.756,23-TL'ye takip tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından davacı alacaklının icra inkar tazminati talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜ, Davalının ... 18. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 22.756,23-TL asıl alacak ve 751,89 TL işlemiş faiz olmak üzere 23.508,12 TL üzerinden devamına, asıl alacak 22.756,23-TL'ye takip tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından davacı alacaklının icra inkar tazminati talebinin reddine,
2- Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 1.605,84-TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 436,81-TL peşin harcın ve icra dosyasında alınan 180,83 -TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 988,20- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvurma harcının ve 436,81-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 23.508,12-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Reddedilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 12.658,24-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarf edilen toplam 6.580,00 TL yargılama giderinin kabul-red oranına göre 4.277,00 -TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin, kabul-red oranına göre 2.028,00-TL'sinin davalıdan 1.092,00-TL davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/12/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır