T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/862 Esas
KARAR NO : 2025/335 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/12/2023
KARAR TARİHİ : 23/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkil şirket arasında yargı kararı gereğince atfedilen borca binaen ödeme ilişkisi doğduğunu, ... Asliye Hukuk Mahkemesi (tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) ... Esas, ... Karar sayılı Gerekçeli kararda açıklandığı üzere müvekkili şirket üzerinde düşen sorumluluğu yere getirerek ödeme yaptığını, ancak ödeme yapılırken kalan kredi tutarı (58.980,07 TL) yerine sehven hayat sigortası poliçesinin vefata tekabül eden yılındaki tüm teminat (65.000,00-TL) davalıya ödendiğini, 6.019,93 TL Sehven fazla ödeme yapıldığından iadesinin hasıl olduğunu, müvekkil şirket tarafından davalı bankaya sehven fazla ödeme yapılmasına rağmen davalının gerekçeli karar uyarınca iade etmesi gereken tutarları ödemekten kaçındığını, fazla ödenen alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak arabuluculukta da anlaşma sağlanamayarak işbu davayı açma zarureti doğduğunu, davalı aleyhine, asıl alacak yönünden %20' den az olmamak kaydıyla, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin her türlü hakkı saklı kalmak kaydıyla; davalarının kabulünü, davalının ... 7. İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, tüm alacak yönünden takibin devamını, asıl alacak yönünden %20' den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı karşı davacı ... Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili olduğu banka tarafından Sarıveliler Şubesi müşterilerinden müteveffa ...'a kullandırılan 65.000,00-TL kredi ile 04/08/2020 başlangıç tarihli ...A.Ş. Aracılığı ile sigorta yapıldığını, müteveffa ...'ın 21.12.2020 tarihinde vefat etmesi üzerine, banka tarafından vefat tazminatının ödenmesi için yazışma yapıldığı, ... A.ş. 02/03/2021 tarihli yazısıyla "beyan yükümlülüğüne aykırılık" nedeniyle tazmin red cevabı verdiğini, müşterinin mirasçıları, banka ile ... A.Ş. aleyhine 10/06/2021 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası nezdinde “Halkbank'tan kullandığı ihtiyaç kredisinden dolayı bankaya borcunun olmadığının tespiti, kalan bakiye kredi borcunun poliçe gereği sigorta şirketi ... A.Ş. Tarafından ödenmesi gerektiği, teminattan arta kalan miktarın davalı ... Şirketi tarafından faizleriyle birlikte müvekkillerine ödenmesi" talepli dava açtığını, yerel mahkeme kararında yer alan harç hesabı, davacı sigorta şirketi tarafından müvekkil bankaya yapılacak olan ödemeye esas olmadığını, işbu dava dilekçesine karşın müvekkilimizin haklı olarak ileriye sürdüğü açıklamalar ile davacı tarafta da bahsedilen borcu ispatlayacak herhangi bir durum/emare bulunmaması sebebiyle itirazın haklı görülmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı dava yönünden ise; Müvekkili olduğu bankanın ... Şubesi müşterilerinden müteveffa ...'a 65.000,00- TL bireysel kredi kullandırıp ve 04/08/2020 başlangıç tarihli ... A.ş.'den kredi hayat sigortası yapıldığını, müşteri kredi taksit ödemeleri devam ederken 21.12.2020 tarihinde vefat ettiğini, müteveffanın vefatı sonrası mirasçılar tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyası nezdinde Müvekkil Banka ve davalı sigorta şirketi aleyhine ikame edilmiş olan; "...'tan kullandığı ihtiyaç kredisinden dolayı bankaya borcunun olmadığının tespiti, kalan bakiye kredi borcunun poliçe gereği sigorta şirketi...A.Ş. Tarafından ödenmesi gerektiği, teminattan arta kalan miktarın davalı ...Şirketi tarafından faizleriyle birlikte müvekkillerine ödenmesi" talepli davada, Mirasçılar kredi taksitlerinin dava sonuna kadar ödenmemesini teminen ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiğini, yerel mahkeme tarafından da 14/06/2021 tarihinde Davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiğini, söz konusu kredi taksitleri müteveffanın mirasçıları tarafından ödenmediğinden müvekkil banka tarafından kredi takibe atıldığını ve sigorta şirketi tarafından müvekkil bankaya ödenen 65.000,00-TL ile takibe atılmış olan kredi borcu kapatılamadığını, dolayısıyla, yerel mahkeme kararının hüküm kısmında yer alan; “Davalı ... Bankası ile davacıların murisi ... arasında düzenlenen 65.000,00 TL bedelli ve 04.08.2020 kredi kullandırım tarihli İhtiyaç Kredisi Sözleşmesi kapsamında davacıların murisi ...'ın davalı bankadan kullanmış olduğu ihtiyaç kredisinin ödenmeyen kısmının davalı ... A.Ş.'den tahsil edilmesi gerektiğinin TESPİTİNE, " hükmü gereği, davalı sigorta şirketi tarafından müteveffa ...'ın müvekkil bankadan kullanmış olduğu ihtiyaç kredisinin ödenmeyen kısmının müvekkil bankaya ödenmesi gerektiğini, bu nedenle tüm bu açıklamalar uyarınca müvekkili olduğum banka aleyhine ikame edilen davaya karşı cevaplarımızın kabulü ile haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karşı davamızın kabulü ile fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 27.390,35-TL alacağımızın davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava kaynaklı itirazın iptali davasıdır. Davalı taraf ise açmış olduğu karşı dava ile müteveffa Murat Üçacak'ın kendilerinden kullandığı kredinin ödenmeyen kısmı olan 27.390,35 TL'nin davacı- karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Huzurdaki davada, davacı taraf davalı tarafa hayat sigortası poliçesine istinaden sehven 6.019,93 TL davalı tarafa fazla ödeme yaptığını, bu fazla ödeme için davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının icra takibine itiraz etmesi sebebiyle açılan itirazın iptali davasıdır.
... 7 İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ... AŞ., borçlunun dosyamız davalısı ... A.Ş Olduğu, alacak kaleminin 6.019,93 TL mahkeme kararına istinaden yapılan fazla ödemenin iadesi olduğu borçlu şirketin 28/08/2023 tarihli itiraz dilekçesi ile ödeme emrine, asıl alacağa, işlemiş ve işleyecek faizine, takip masrafları ve vekalet ücretine, diğer tüm ferilerine itiraz etmekteyiz. Şeklinde itirazda bulunmuş olduğu görülmüştür.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda davacı tarafa borcunun olmadığını belirtmiş ve açılan davaya ise cevap vermemiştir. Somut olayda ispat külfeti davacı taraf üzerinde olup davacı taraf, davalıdan cari hesap alacağı olduğunu ispatlamak durumundadır.
Yapılan yargılama sırasında bilirkişi vasıtasıyla tarafların defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, davalı tarafa defterlerini inceleme günü olan 10/04/2025 gününde hazır etmesine, davalı tarafça yerinde inceleme talep edilmesi halinde, ticari defterlerin bulunduğu adresin inceleme gününe kadar mahkememize bildirilmesinin istenilmesine, davalı tarafça ticari defterler hazır edilmediğinde ve defterlerin bulunduğu yer bildirilip, yerinde inceleme yetkisi talep edilmediğinde bu delillere dayanılmaktan vazgeçilmiş sayılacağı hususunun ihtarına karar verilmiş ve davalı taraf kendisine duruşma zaptının tebliği ile yapılan ihtara rağmen defterlerini sunmamış ve inceleme gününde de mahkemede hazır bulunmamıştır.
HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ... K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Davacının davalıdan alacağının olup olmadığı, davacının başlatmış olduğu icra takibinde haklı olup olmadığı hususlarında rapor tanzim edilmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi dosyaya sunduğu 16/07/2024 tarihli raporda Dava konusu Hayat Poliçesinin azalan teminatlı Hayat Poliçesi olduğu ,Kalan kredi borcu ile poliçe teminatının paralel ilerlediği ,Sigorta şirketinin kalan kredi borcu kadar sorumluluğu bulunduğu ,Sigorta şirketinin kalan kredi borcu olan 58.980,07 TL dan sorumlu olması gerektiği yönünde rapor ibraz etmiştir.
Dosya karşı dava yönünden değerlendirme yapmak üzere ek rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişi dosyaya sunduğu ek raporda Sigorta şirketinin sigortalının ödediği kredi borçları ile birlikte azalan teminat limiti kadar sorumluluğu bulunduğu yönünde rapor ibraz etmiştir.
... Asliye Hukuk mahkemesinin ... E... K sayılı kararında Türkiye Halk Bankası ile davacıların murisi ... arasında düzenlenen 65.000,00 TL bedelli 04/08/2020 tarihli ihtiyaç kredisinin ...'ın kredisinin ödenmeyen kısmından ... AŞ.'nin sorumlu olduğuna karar verilmiştir. Dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu ile de kalan kredi borcunun 58.980,07 TL olduğu anlaşılmış olup, davacının ... Asliye Hukuk mahkemesinin... E ... K sayılı kararı doğrultusunda 58.980,07 TL'den sorumlu olması gerekirken davalı tarafa 65.000,00 TL ödeme yaptığı ve bu ödemenin 6.019,93 TL 'sinin fazla yapılan ödeme olduğu anlaşılmış ve fazla yapılan ödemenin davalı tarafından davacıya iadesinin gerektiği ve davacının davalı aleyhine icra takibi başlatmasında haklı olduğu kanaatine varılmış ve Davanın KABULÜ ile, Davalının ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 6.019,93 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 6.019,93 TL'ye takip tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanmasına, %20 oranındaki 1.203,98 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, Karşı dava yönünden ise karşı davacı ...'ın kendilerinden kullandığı kredinin ödenmeyen kısmı olan 27.390,35 TL'nin davacı- karşı davalıdan tahsilini talep etmiş ise de davacı- karşı davacının ...'ın ödenmeyen kredi borcu olan 58.980,07 TL'den fazlası olan 65.000,00 TL ödeme yaptığı ve davalı- karşı davacının, davacı-karşı davalıdan bir alacağının bulunmadığı dosyaya sunulan bilirkişi raporuyla anlaşıldığından karşı davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-Asıl Dava Yönünden
1- Davanın KABULÜ ile, Davalının .... 7. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 6.019,93 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 6.019,93 TL'ye takip tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanmasına, %20 oranındaki 1.203,98 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85-TLpeşin harcın mahsubu ile bakiye 345,55 -TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvurma harcının 269,85-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına
5-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 2.390 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 6.019,93-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
8-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
B- Karşı Dava Yönünden
1-Davanın reddine
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 27.390,35-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 23/05/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır