T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/89 Esas
KARAR NO : 2025/292
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 06/02/2023
KARAR TARİHİ : 12/05/2025
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilen 06/02/2023 dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 05/02/2021 tarihinde ... araç içerisinde seyir halinde iken davalı ...'ın sevk ve idaresinde olan ...plakalı araç ile .... Sokak'tan ... nolu trafik ışıklarından kırmızı ışıkta durmayarak yaralanmalı ve maddi zararlı trafik kazasını meydana getirdiğini, bu kazada araç içerisinde bulunan müvekkiller ... aracın sağ ön koltuğunda oturduğundan ve davalı ...'ın ...'ın kullanmakta olduğu araca sağ tarafından vurduğundan vücudunun sağ kısmında çeşitli sağlık sorunları oluşmuş ve bu nedenle istirahat raporu alındığını, ayrıca aracı kullanan müvekkil ... omuz, kol, bilek ve parmaklarından yaralandığını, davaya konu kazaya davalı ... kusurlu hareketleri ile sebebiyet verdiğini, kazaya ilişkin tanzim edilen kaza tespit tutanağında;''... Kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 47/b kırmızı ışık kuralına uymamak, kırmızıda geçmek, kuralını ihlal ettiği görüş ve kanaatine varılmıştır. '' denildiğini, ayrıca ... 19. Asliye Ceza Mahkemesi... Esas ve...Karar dosyası dosyasında alınan bilirkişi raporunda da ... %100 kusurlu bulunduğunu, ceza dosyasında karar yazıldığı ve kesinleştiğini, mezkur kaza neticesinde müvekkilinin aracında maddi hasarın meydana geldiğini ve asli ve tam kusurlu olduğu kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporları, davalı/sanık beyanlarında açıkça belli olan davalı sürücü ..., müvekkilinin uğradığı zararı karşılamakla yükümlü olması gerektiğini, müvekkili ..., basketbol antrenörüdür ve el bileği ezildiğini, parmaklarında ve omzunda hasar oluştuğu için artık eskisi gibi görevini ifa edememekte ve basketbol özel dersi veremediğini, müvekkilinin sosyal hayatı ve yaşam kalitesi kazadan sonra olumsuz anlamda değiştiğini, hasar kaydına yönelik zararların sanığın sigortasından değil müvekkilinin kaskosu bozularak karşılandığını, müvekkilinin buna yönelik Nisan 2021 tarihinde yalnızca ... Sigorta A.Ş. Tarafından 1.700,00 TL ödeme aldığını, buna bağlı olarak hem kaza hem de ikame araç kullanılması nedeniyle müvekkilin kasko bedelinin artırıldığını, müvekkilinin kazadan sonra psikolojik olarak etkilendiğinden araç kullanamadığını, müvekkilin yakın akrabası müvekkili hastaneye ve işe götürdüğünü, müvekkilin yakın akrabası hastaneye araç ile götüremediği günlerde ise müvekkillerinin defalarca taksi kullanarak hastanelere gitmiş tedavilerinin olduğunu, müvekkilin bir kısım tedavisi ... yapılmış olup tedavi giderleri sağlık sigortası aracılığıyla karşılandığını, bu nedenle ...Hastanesi'ne müvekkillerin TC kimlik numarasını içeren müzekkere yazılarak kaza tarihinden sonraki tedavi giderlerinin belirlenerek müvekkillerin maddi zararına eklenmesi gerektiğini beyanla, İİK madde 257 bağlamında tazminat bedelinden düşük olan dava değeri kadar Davalı ...'ın gayrimenkul, menkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi ile kazaya karışan... plakalı aracın üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi yönünde kaydına tedbir kararı verilmesini, müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin, geçici iş gücü kaybının, maddi ve manevi tazminatların tespit edilebilmesi için bilirkişi raporu Tanzim edilmesini ve şimdilik 100,00 TL araç mahrumiyet tazminatının, şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın, 100 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 100,00 TL daimi iş gücü kaybı tazminatının, 5.000 TL değer kaybı tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş. İçin sigortaya başvuru tarihinden itibaren, davalı ... için ise kaza tarihinden itibaren yasal faiz oranı işletilerek davalılardan alınarak müvekkillere verilmesini ve tüm yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılardan tanzim edilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı ... tarafından mahkememize ibraz edilen 04/05/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazada karşı tarafin kullandığı aracı ile sevk ve idaresinde olan aracıyla hasarlı trafik kazasına karıştık meydana gelen hasarlı trafik kazası sonucu karış tarafın iddiasına göre kazada serçe parmağının kırılmış olduğunu buna ilişkin maddi ve manevi zararının olduğunu maddi ve manevi zararının karşılanması için iş bu dava açıldığını, karşı taraf olan davacı ile 2022 yılında hasarlı trafik kazasına karıştık hasarlı trafik kazası meydana geldiği gün kullandığı ...plakalı aracıyla seyir halinde iken karşı taraflar kaza yaptık kaza sonucunda kusuru kabul ettiği için ben araçtan inemediğini, inememesinin sebebi ise davacı kaza olur olmaz araçtan inerek kendisine doğru koşarak geldiğini ve çok sinirli bir şekilde aracına tekme ve yumruk ile vurmaya başladığını küfürler ederek kendisini ölümle tehdit ettiğini kendisinin can güvenliği tehlikesi oluştuğu sebebiyle aracında inmediğini, davacı yanının aracın içindeyken sağ eliyle yumruk yaparak cama vurmaya başladığını, yaşanan olayda polisin geldiği ve karakolda ifade alındığını alınan tutanakta kusurun kendisinde olduğunu kabul ettiğini beyan ettiğini, kullandığı aracının sorunlu trafik sigortasının bulunduğunu, zorunlu trafik sigortamın poliçesinin bir örneğini ayrıca ehliyet ve ruhsatının birer örneğini kendisine verdiği kazanın yaşandığı gün, davacı yanda her hangi bir yaralamanın ve ağrının olmadığını, şayet belirtilen durumlar olması halinde kazanın vermiş olduğu acı neticesinde yüzünden belli olacağı yaralı olduğunu iddia ettiği uzuvlarını tutardı buna dair herhangi bir harekette bulunmadığını, daha sonra davacının serçe parmağını kırık olduğuna dair rapor alındığını, daha sonra ise serçe parmağının kaza esnasında kırıldığını buna kendisinin sebep olduğunun iddia etmesinin mantığı ve hayatın olan akışına aykırı bir beyan ve talep olduğunu, karşı tarafın şayet serçe parmağının meydana gelen hasarlı trafik kazas ısonucu kırıldığını iddia ediyor ise de serçe parmağı kazadan dolayı olmadığını, kazadan sonra aracına saldırması ve küfür etmesi, ölümle tehdit etmesi, o esnada içinde bulunduğu aracın camına defalarca kaza olduğu sırada vurması parmağının incinmiş veya kırılmış olduğunu beyanla, işbu adına açılan davayı kabul etmediğini, davanın reddine karar verilmesini, mahkeme masraflarının, vekaleti ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ettiği görülmüştür.
Davalı ... Sigorta vekili tarafından mahkememize ibraz edilen 02/03/2023 tarihli cevap dilekçesin özetle;...plakalı müvekkil şirket nezdinde sigortalı araç ile ... plakalı davacıya ait araç 05.02.2021 tarihinde maddi hasarlı bir kazaya karıştığını, işbu kaza sonucu ... plakalı araçlarda meydana gelen hasar sonucunda taraflarına başvurulmuş olup davalının aracında oluştuğunu iddia ettiği maddi hasarın, değer kaybının ve araç mahrumiyeti tazminat tutarı ile davacıların uğramış olduğunu iddia ettikleri sürekli sakatlık ve geçici iş göremezlik tazminatının müvekkili şirketten tazmini talep edildiğini, davacı tarafça dava şartı arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden davanın reddine usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, mezkur dava diğer davalı gerçek kişinin maliki olduğu ...plakalı aracın ZMMS sigortacısı olduğunu, davacı taraflarca müvekkili şirkete 01/03/2021 tarihinde yapılan başvuru ile maddi hasar ödemesi ve değer kaybı için talepte bulunulduğunu, davacı tarafların sunmuş olduğu evraklarda dikkate alındığında davacı taraflar değer kaybı talebi dışında kalan tüm talepleri için müvekkili şirkete başvuru yapmadan dava ikame yoluna gidildiğini, davacının davadan evvel genel şartların öngördüğü Erişkinler İçin Terör, Kaza ve yaralanmaya bağlı durum bildirir sağlık kurulu raporu ile sigorta şirketine başvuru yapılmaması sebebiyle davanın usul reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketi nezdinde sigortalı aracın kazadaki kusur oranı nispetinde müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, bu kapsamda kusur oranının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu'ndan alınan rapor ile tespit edilmesini, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının ve kusur oranının belirlenmesi önem taşıdığını ve sigorta bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketinin, sigortalı aracın sebep olduğu riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp saptayarak ödemesinin esas olduğunu, müvekkili sigorta şirketince davacının aracında meydana gelen maddi zarar kaybı davacı tarafın aracının kasko sigortacısı olan Ethica Sigorta A.Ş.'ye 13,753.74-TL ödeme yapıldığını, 106,04-TL davacı ...'a ve davacı taraf vekiline 27.04.2021 tarihinde 1.075,50-TL tutarında değer kaybı tutarını poliçe limit dahilinde davacıya ödediğini, davacı tarafa ödemeler yapılmış olduğundan tekrardan talepte bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından borç olarak belirlenen tutar ifa edilerek sona erdiğini, müvekkili şirket anlaşıldığı üzere yeterli tutarı davacıya ödediğini, söz konusu rayiç bedelin fahiş bir fiyat olduğunu ve davacı tarafın talep etmiş olduğu bu fahiş bedelin müvekkili şirketçe ödenmesinin mümkün olmadığını, müvekkili sigorta şirketi kötü niyetle talep edildiğini, işbu davada davacının maluliyet oranının doğru bir şekilde tespit edilebilmesi için dosyanın davacının muayenelerinin de yapılması şartı ile değerlendirilmek üzere T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu’na gönderilmesi gerektiğini, davacı tarafın tedavi giderinin tazminatına yönelik taleplerinden ise 6111 sayılı yasa gereği, müvekkili sigorta şirketinin değil, Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunun olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin geçici iş göremezlik zararından ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, beyanla davanın reddine karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, 05/02/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralanan davacıların tedavi, yol, ilaç gideri, sürekli ve geçici maluliyet zararlarının, araç mahrumiyet bedelinin ve değer kaybı tazminatının davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce, ... 19. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas.,...Karar sayılı dosyalarının celp edildiği, ... İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Sosyal Güvenlik Kurumuna, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine, ... Kemik Hastalıkları Eğitim ve Araştırma hastanelerine müzekkere yazılmış, yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılar incelenerek dosya arasına alınmıştır.
Dosyaya sunulan 09/10/2023 tarihli ATK raporunda, Mevcut belgelere göre; davacı ...'ın Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 2 (iki) haftaya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığının bildirildiği; davacı ...'ın Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (iki) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığının bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizin 09/01/2024 tarihli celse ara kararı gereği, davacının rücuen tazminat istemine ilişkin olarak dosyadaki bilgi ve belgeler uyarınca rapor alınmasına karar verilerek, Dosyaya kusur/Makine Mühendisi bilirkişisi ..., Dr. Bilirkişisi ...ve Aktüerya bilirkişisi ...'a tevdi edilerek, meydana gelen kazada tarafların kusur durumlarının tespit edilerek, kusur durumu ve ATK raporu doğrultusunda davacı tarafça talep edilen tazminat kalemleri yönünden ayrıca Makine Mühendisi bilirkişi tarafından davacı tarafça talep edilen ikame araç ve değer kaybı talepleri yönünden hesap yapılmasına ve raporun mahkememize ibraz edilmesi istenilerek 10/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda, 05.02.2021 tarihli trafik kazasında,... plakalı davacı aracının sürücü ...'ın 10096 oranında kusurlu olduğu,... plakalı aracın sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu, dava konusu araçta varsa değer kaybının, işbu raporun 10.maddesinde belirtilen eksikliklerin nedeniyle hesaplanamayacağı, makul onarım süresini içeren 15 gün süre araçtan yararlanamaması nedeniyle oluşan davacı zararının hasar tarihi itibariyle 1.500,00 tl olduğu, davacıların tedavi gideri maddi zararının 10.000,00 tl 3.000,00 tl , 13.000,00 tl olduğu, her iki davacı için de evde bakım gideri hesaplamasına gerek bulunmadığı, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 7.357,43 tl olduğu, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 06.02.2023 dava tarihi; davalı sürücü yönünden 05.02.2021 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğuna ilişkin görüş bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 10/09/2024 tarihli ara kararı gereği, dosyanın daha önce rapor alınan bilirkişi heyetinde yer alan makine mühendisine tevdi edilerek davacının talep etmiş olduğu değer kaybı alacağının hesaplanmasının istenilerek rapor alınmasına karar verilerek, dosyaya kusur/Makine Mühendisi bilirkişisi ...'ın sunmuş olduğu 27/11/2024 tarihli raporunda özetle, dava konusu aracın 05.02.2024 tarihli hasarı nedeniyle meydana gelen değer kaybı dosyada mevcut belgeler kapsamında hasar tarihi itibariyle 9.000,00 TL mertebesinde olduğuna ilişkin görüş bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda, 05.02.2021 tarihinde saat 10:10 sıralarında, ... İli, ... İlçesi, ... Sokak ....Sokak kavşağında, davalı sürücü ... yönetiminde ...Sokak üzerinden kavşağa giren ... plakalı
aracın ön kısmı ile sürücü ... yönetiminde ... Sokak üzerinden kavşağa giren ...plakalı aracın sağ yan kısmına çarpması sonucu dava konusu trafik kazası meydana geldiği, 2918 sayılı K.T.K.’ nun Trafik İşaretlerine Uyma başlığı altında verilen 47.maddesinin “b” fıkrasında, sürücülere, trafik ışıklarına uyma zorunluluğu getirilmiş olup, Trafik Kazalarında Asli Kusur Sayılan Haller ve Sürücü Kusurlarının tespit başlığı altında verilen 84.maddesinin “a” fıkrasında, kırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçmek, asli kusur olarak tanımlandığı, kaza şartında, kırmızı ışıkta seyrini sürdürerek kavşağa girmesi sonucu yönetiminde olan aracın ... plakalı araca çarpmasına neden olan ... plakalı aracın sürücüsü ...’ ın trafik kurallarına aykırı dikkatsiz ve tedbirsiz davranışları ile kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu, geçiş hakkına sahip olan ... plakalı aracın sürücüsü ...’ ın kusursuz olduğu kanaatine varıldığının kusur bilirkişisi tarafından mütalaa edildiği, anılan tespitin dosyadaki mevcut belgeler ve mevzuat hükümleri ile uyumlu olduğu, bu nedenle hükme esas alınabileceği kanaatine varılmış; tazminat istemleri yönünden yapılan incelemede, dosyada mübrez T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından sunulan raporda her iki davacının da sürekli maluliyetlerinin bulunmadığı, bakıcı ihtiyaçlarının da bulunmadığı, davacı ...'ın iki hafta, davacı ...'ın ise üç ay geçici iş göremezliğinin söz konusu olduğunun mütalaa olunduğu, aktüerya bilirkişisi tarafından Davacı ...'ın tedavi giderinin 3000 TL olduğu, davacı ...'ın ise her ne kadar ATK raporunda 3 aylık bir geçici iş göremezliğinin olabileceği tespit edilmiş ise de, davacının SGK Hizmet Dökümünden davacının 05.02.2021-05.05.2021 tarihleri arasındaki (3) aylık geçici iş göremezlik döneminde; 2021/Şubatta (26) gün, 2021/Martta (14) gün, 2021/Nisanda (1) gün ve (2021/Mayısta (6) gün olmak üzere (47) günlük kazançları dışındaki tüm ücretlerinin tahakkuk ettirildiğinin görüldüğü, hal böyle olunca davacının 05.02.2021-05.05.2021 tarihleri arasındaki (3) aylık geçici iş göremezlik döneminde (47) gün = (1,57) ay çalışamadığı ve kazanç kaybına uğradığ, ortada fiili gerçek varken ATK tarafından farazi olarak tespit edilen (3) aylık geçici iş göremezlik süresinin değil, fiili gerçek olan ve SGK kayıtları ile sabit (1,57) aylık sürenin geçici iş göremezlik maddi zarar hesabına esas alınması gerekeceği belirtilerek 10.321,24 TL'lik geçici iş göremezlik bedeli hesap edilmiş, anılan bedelden 2.963,81 TL SGK ödemesi tenzil edilerek neticeten 7.357,43 TL, tedavi gideri de 10.000 TL olarak hesaplanmış; davacı Fatma Kahraman adına talep edilen araç mahrumiyeti ve değer kaybı bedeli açısından bilirkişi tarafından 1500 TL araç mahrumiyet, 9000TL hesaplanmış olup 27.04.2021 tarihinde 1.075,50-TL tutarında değer kaybına ilişkin ödeme yapıldığı davalı sigorta tarafından bildirilmiş olduğundan bilirkişi raporunda belirlenen 9.000,00TL'den mahsup edilerek 7.924,50 TL talep edilebileceği belirtilmiş olup, anılan tespit ve hesaplamaların Yargıtay içtihatlarında belirtilen kriterler esas alınarak yapılmış olduğu anlaşılmakla ükme esas alınabileceği kanaatine varılmış olup, davacı vekili tarafından rapor gibi talep arttırım dilekçesi sunulması karşısında, Davanın davacı ... açısından kabulü ile, 9.424,5-TL'nin davalı ...'tan 05/02/2021, Davalı sigorta şirketinden 12/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Davanın davacı ... açısından maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 17.357,43-TL'nin davalı ...'tan 05/02/2021, Davalı sigorta şirketinden 12/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davanın davacı Sevilay açısından maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 3.000-TL'nin davalı ...'tan 05/02/2021, Davalı sigorta şirketinden 12/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiştir.
Davacılar ... ve ...'ın, davalı ...'a yönelik manevi tazminat talebi açısından yapılan değerlendirmede ise; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56'ncı maddesinin 1'inci fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı maddenin 2'nci fıkrası uyarınca, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/06/2004 gün ve 13/291-370 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli tarafların kusur durumları gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 4'üncü maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hâkimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Somut olay yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde; davacının yaralanmasının ağırlığına ve olayın meydana geldiği tarihe göre duyduğu elem ve üzüntü sebebiyle manevi tazminatın koşulları oluştuğu anlaşılmakla, davacının manevi tazminat talebinin kabulüne, 25.000-TL'nin 05/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan alınarak davacı ...'a verilmesine, 15.000 TL'nin 05/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan alınarak davacı Sevilay Kahraman'a verilmesine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1- Davanın davacı ... açısından kabulü ile, 9.424,5-TL'nin davalı ...'tan 05/02/2021, Davalı sigorta şirketinden 12/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 9.424,5 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davanın davacı ... açısından maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 17.357,43-TL'nin davalı ...'tan 05/02/2021, Davalı sigorta şirketinden 12/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat isteminin kabulü ile 25.000-TL 'nin 05/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
-Davacı taraf maddi tazminat talebi açısından duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen maddi tazminat dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 17.357,43-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
-Davacı taraf manevi tazminat talebi açısından duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen manevi tazminat dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 25.000-TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacı ...'a verilmesine,
-Davalı ... Sigorta A.Ş. Reddedilen maddi tazminat talebi açısından duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 100-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan tahsili ile işbu davalıya verilmesine,
3-Davanın davacı ... açısından maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 3.000-TL'nin davalı ...'tan 05/02/2021, Davalı sigorta şirketinden 12/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat isteminin kabulü ile 15.000-TL 'nin 05/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
-Davacı taraf maddi tazminat talebi açısından duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen maddi tazminat dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 3.000-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
-Davacı taraf manevi tazminat talebi açısından duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen manevi tazminat dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 15.000-TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacı ...'a verilmesine,
-Davalı ... Sigorta A.Ş. Reddedilen maddi tazminat talebi açısından duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 500-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile işbu davalıya verilmesine,
4-Davacılar tarafından ortak yapılan yargılama giderleri açısından;
-Maddi Tazminat açısından; Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 2.034,40-TL karar ve ilam harcından maddi tazminat için peşin alınan 170,77-TL + 445,09-TL tamamlama harcından oluşan toplam 1418,53-TL mahsubu ile bakiye 615,86-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
-Manevi Tazminat açısından; harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 2.732,40TL karar ve ilam harcından manevi tazminat için peşin alınan 604,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.127,85TL harcın davalı ...'tan tahsili ile hazineye irat kaydına,
-Davacılar tarafından yapılan; 179,90 TL başvuru harcı, 775,32 TL peşin harç ve 445,09-TL tamamlama harcı toplamı olan 1400,31 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5- Suç üstü ödeneğinden karşılanan 12.000 TL bilirkişi gideri, 7690 TL ATK rapor bedeli toplamı olan 19.690 -TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Arabuluculuk ücreti olan 1.600-TL bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/05/2025
Katip
E-imzalıdır.
Hakim
E-imzalıdır.