T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/108 Esas
KARAR NO : 2025/828
DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/02/2024
KARAR TARİHİ : 08/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesinden özetle; Taraflar arasında 15.05.2017 tarihli Acentelik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince müvekkilinin tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, davalı şirket tarafından ... 15. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı Azilnamesi ile sözleşmenin feshedildiğini, müvekkili şirketin acentelik faaliyetleri sonucunda son 5 yıllık süre zarfında toplamda yaklaşık 5 milyon TL değerinde sigorta poliçesi kesildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından haklı bir neden olmaksızın sözleşmenin feshinden sonra da davalı şirket tarafından ekonomik yarar sağlanmaya devam edileceğini, sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı müvekkili şirketin aracılık faaliyetleri sonucunda davalı sigorta şirketinden talep etmeye hak kazanacağı ücret tutarına göre hesaplanacak komisyon alacağı, haksız fesih tazminatı, rapel komisyonu, cari hesap alacağı, ücret hakkı, yatırılan teminat iadesi ve yoksun kalınan kar alacağı ödenmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; denkleştirme tazminatı için 100,00 TL, Haksız Fesih tazminatı için 100,00 TL, yoksun kalınan kar tazminatı için 100,00 TL, Teminat İadesi için 100,00 TL, Rapel komisyonu için 100,00 TL, ek komisyon için 100,00 TL, Cari Hesap Alacağı için 100,00 TL, komisyon alacağı için 100,00 TL olmak üzere toplam 800,00 TL.nın davalı taraftan ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa talebinde bulunduğu görülmektedir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı usulüne göre tebliğ edilmiş olup, davalı tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde; TTK 121/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren üç ay sonra hüküm doğurmak üzere sözleşmenin feshedildiğinin 18.07.2022 tarihli yazı ile bildirildiğini, acentenin verimsiz ve yetersiz olduğunu, acenteye üretim uyarı yazısı gönderildiğini, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, portföy tazminatı koşullarının gerçekleşmediğini, müvekkili şirkete herhangi bir portföy devri olmadığını, poliçe vadesinin bitimi ile müşterilerin müvekkili şirket ile olan ilişkisinin sona erdiğini, müvekkili şirket tarafından kazanç elde edildiğinin davacı tarafından ortaya konulması gerektiğini, taraflar arasında herhangi bir münhasırlık durumu bulunmadığını, davacının komisyon alacakları ve diğer taleplerinin hiçbir yasal dayanağı bulunmadığını, açıklanan nedenlerle; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava; haksız nedenle feshedilen Acentelik Sözleşmesinden kaynaklı Denkleştirme/Portföy Tazminatı, Haksız Fesih Tazminatı, Yoksun Kalınan Kar Tazminatı, Rapel Komisyonu, Ek Komisyon, Cari Hesap Alacağı, Komisyon Alacağı ve müvekkili tarafından yatırılan teminatın iadesi istemine ilişkindir.
Mahkememizin 04/06/2024 tarihli ara kararı ile; ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak, Dosyanın, mali müşavir bilirkişi ... ile bilirkişi sigorta uzmanı ...'a tevdi edilerek, davacının ticari defter ve kayıtları, portföy ve poliçe kayıtları, davacının sistem kayıtları ve dosya incelenerek incelenmek sureti ile taraf iddia ve savunmaları da değerlendirilerek, sigortacının acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra da sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaat elde edip etmediği, acentenin aracılık ettiği veya akdettiği sözleşmeler dolayısıyla acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra da prim elde etmeye devam edip etmediği, sigortacı tarafından önemli menfaat elde edilip edilmediğinin tespitinde, sigorta acentesinin ahdettiği yeni ya da yeni sayılabilecek sigorta sözleşmelerinin sayısı yanında bu sözleşmeler dolayısıyla elde edilen prim miktarı da esas alınarak (sigortacının önemli menfaat elde edip etmediği hususunda acentenin portföyünün ekonomik değeri de belirleyici olacağından) acentenin portföyünün ekonomik değeri, acentenin aracılık ettiği veya ahdettiği sigorta sözleşmeleri dolayısıyla tahsil edilen veya edilecek olan prim miktarına göre belirleneceğinden TTK m. 122 hükmü "acentenin talep edebileceği denkleştirme tazminatı miktarı, son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı tüm ödemelerin (komisyon, prim vs.) yıllık ortalamasını aşamaz. Beş yıldan daha az süren acentelik ilişkilerinde talep edilebilecek denkleştirme tazminatında azami miktar, faaliyet gösterilen sürenin yıllık ortalamasıdır." şeklinde olup denkleştirme tazminatı belirlenirken; sözleşmeden kaynaklanan menfaatler, sözleşmenin tarafları arasındaki risk paylaşımı, acentelik sözleşmesinin süresi, acentenin gelir miktarı, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmek için harcanan emek ve zaman, sözleşme dışı kazanç ve kayıplar, tarafların mal varlığı ve gelir ilişkileri, kişisel durum (yaşlılık, sağlık durumu, çalışma yeteneği), işin önemi, acentenin tek firma-çok firma acentesi olması, kazandırılan müşteri sayısı, markanın etkisi (unvanın), rekabet yasağının ihlal edilmesi, sözleşmenin sona erme nedeni ve varsa kusur oranları gibi hususlar bir bütün olarak dikkate alınarak taraflar arasındaki acentecilik hükümleri dikkate alınarak sözleşmenin haklı nedenle feshedilip feshedilmediği ve fesih tarihi tespit edilerek yukarıda belirtilen esaslar gözetilerek davacı acentenin varsa denkleştirme tazminatı miktarının belirlenmesi için davacı acentenin adresinde HMK. 218 mad. Gereğince bilirkişiler tarafından davacı acentenin tüm ticari kayıtları incelenerek rapor alınmasının istenilmesine karar verilmiş olup, Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan 24.02.2025 tarihli raporda özetle; Taraflar arasında akdedilen 15.05.2017 tarihli Acentelik Sözleşmesi” nin mevcut olduğu, Davalı ... A.Ş. tarafından keşide edilen 18.07.2022 tarihli yazı ile davacı Acenteye; 15.05.2017 tarihli acentelik sözleşmesinin 3 ay sonra fesih olacağının bildirilmiş olduğu, davalı ... A.Ş. tarafından .... 15. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı Azilname ve Fesih İhbarnamesi keşide edilmiş olduğu, Davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre; davacı acentenin son beş yılı kapsayan 2018- 2022 yılları içerisinde Toplam 318.066,64 TL Komisyon geliri hak etmiş olduğu, Denkleştirme tazminatı üst sınırının, ilgili yasa uyarınca son beş yılın ortalaması alınarak hesaplandığında 63.613,33 TL olacağı, Tüm dosya kapsamı belgeler incelendiğinde; davalı sigorta şirketinin haklı bir fesih sebebine dayanıp dayanmadığı, Haklı bir neden olmaksızın sözleşmenin feshi dolayısıyla uğranılan portföy zararının yasa ile güvence altına alınmış olması karşısında sigorta şirketince karşılanması gerekip gerekmediği hususlarında nihai takdirin Mahkeme'ye ait olduğu, görüş ve kanaatlerini içerir raporu sunduğu görülmüştür.
Mahkememiz 30/04/2024 tarihli ara kararı ile ; Dosyanın daha önce rapor alınan bilirkişi heyetine tevdi edilerek, davacı vekilinin sunmuş olduğu 28/04/2025 tarihli beyan dilekçesi ve taraf vekillerinin kök rapora yapmış olduğu itirazlar irdelenerek, davalı sistem kayıtları da incelenmek suretiyle itirazları karşılar nitelikte ek rapor tanzim edilmesine karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan 27.05.2025 tarihli ek raporda özetle; eşme öncesi ürettiği, davacı acentenin sözleşmenin bitim tarihinden sonrada, poliçelerin aktif olduğu, portföy Sözleşmenin sona ermesi, Acentenin, şirkete net kazanç sağlaması, müvekkilin müşteri çevresinin esaslı genişlemesi, yeni müşteriler sayesinde önemli menfaat elde edilmesi, bu genişlemenin müvekkil için ekonomik açıdan önemli bir avantaj sağlayacak olması, acentenin ücret kaybına uğrayacak olması, denkleştirme tazminatının hesaplanmasında gerekli olan, koşullarının gerçekleşmiş olduğu, ödenmesi gereken portföy-denkleştirme tazminat tutarının ise; kök raporumuzda hesaplanan 63.613.33-TL olmasının uygun olacağı, ödenecek tazminata faiz uygulanmasının takdir ve yetkisi mahkemeye ait olmak üzere görüş ve kanaatlerini içerir raporu sundukları görülmüştür.
Davacı vekili tarafından sunulan 06/10/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; 63.613,33 TL Denkleştirme Tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek Ticari Avans Faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ettiklerini bildirdiği görülmüş, ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliği üzerine davalı vekili tarafından ıslah dilekçesini kabul etmediklerini ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını bildirdiği görülmüştür.
Genel olarak denkleştirme (portföy) tazminatı, acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra, bu ilişkinin devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden müvekkilinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı kaybın karşılığıdır. 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesine göre ise; acentelik sözleşmesinin sona ermesinde acentenin kusurunun bulunmaması koşuluyla; müvekkilin, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde etmesi, acentenin, sözleşmenin sona ermesine bağlı olarak işletmeye bağlı müşterilerle yapılmış veya yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme devam etmiş olsaydı elde edeceği ücreti talep etme hakkını kaybediyor olması ve somut olayın özelliklerine göre denkleştirme isteminin karşılanmasının hakkaniyete uygun düşmesi hallerinde denkleştirme tazminatı istenebilir.
Denkleştirme (Portföy) tazminatı istenebilmesi için; sözleşmenin, müvekkil (sigorta şirketi) tarafından haklı bir neden olmadan feshedilmiş olması (m. 122/3) ve davanın sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmış olması gerekir. (m. 122/4) Hükmedilecek tazminat miktarı, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmiş ise faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır. (m. 122/2 )
Somut olayda, Taraflar arasında 15.05.2017 tarihli Acentelik Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 25. maddesinde "İşbu Acentelik Sözleşmesi 15.05.2017 tarihinden itibaren 2 yıl süreli olarak yapılmıştır.
Taraflardan her biri üç ay evvel noter aracılığı ile veya iadeli taahhütlü bir mektup ile bildirmek kaydıyla sözleşmeyi her zaman fesih edebilir. Ancak, Sözleşme süre bitiminde fesih edilmediği takdirde aynı şartlarla yenilenmiş sayılır. Acente sözleşme hükümlerine, kanun ve nizamlara ve Şirket’ çe verilecek talimatlara uymazsa veya hasar prim oranının Şirket tarafından negatif olarak değerlendirilmesi ve üçer aylık üretim oranları dikkate alınmak suretiyle belirlenen üretim
yetersizliğinin Şirket için Acentelik ilişkisinin devamını çekilmez hale getirmesi, mevzuata aykırı davranışlar içerisinde bulunma, işine gereken dikkat ve özeni göstermeme ya da kasıtlı davranışları sonucu Şirketi zarara uğratma, Acente ile Şirket çalışanları arasında şahsi davaların mevcudiyeti gibi durumlar ihbarsız derhal fesih için haklı bir sebeptir. Şirket, işbu Acentelik ilişkisini kar amacı güden bir ticari işletme olarak kurmuş olup, Acentenin gerek olumsuz iş yapış şekli ve eylemleri gerekse üretimi ve/veya portföyünün Şirket’ e zarar veriyor olması, bu ilişkinin devamını çekilmez hale getiren sebeplerden olup, bu gibi durumlar sözleşmenin haklı fesih sebepleridir.
" düzenlemesinin mevcut olduğu, Davalı sigorta şirketi tarafından davacıya gönderilen 18.07.2022 tarihli yazı ile davacıya acentelik sözleşmesinin 3. ayın sonunda fesih edileceğini bildirmiş olup, 16.11.2022 tarihinde Azilname ve Fesih İhtarı keşide edildiği, bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda davacı acentenin 17.11.2022-31.03.2023 Döneminde sözleşme fesih tarihi öncesi ürettiği poliçeler 2069 adet ve 130 adeti iptal edilmiş olup,1939 adedinin aktif olduğu, bu durumun davalı sigorta şirketinin bu poliçelerden hala fayda sağladığını gösterdiği, davacı acentenin üretim faaliyetleri incelendiğinde, 2017 Yılında 61.187.51, 2018 Yılında 194.971.89, 2019 Yılında 294.920.58, 2020 Yılında 882.585.27, 2021 Yılında 412.813.42 ve 2022 Yılında 1.444.545.62 olmak üzere toplam 3.291.024,29- tutarında (TL) prim ürettiği ve en yüksek üretim tutarına 2022 yılında ulaşarak sadece 2021 yılında bir azalma yaşadığı bunun dışında prim üretimde düzenli bir artış yarattığının görüldüğü, bu durumda davacı acentenin, aracılık ettiği veya düzenlediği poliçelerin (sigorta sözleşmeleri) sözleşme feshinden sonra da davalı sigorta şirketine ekonomik fayda sağlaması, sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle, henüz hak kazanamadığı primlerden doğan komisyonlarını alamaması sonucu zarara uğramasının söz konusu olduğu, öte yandan, acente üretiminin acentelik sözleşmesinde belirtilmediği takdirde, acentenin sadece bir branşta üretim yapması ve buna bağlı olarak performansının değerlendirilmesinin ise iyi niyet ve hakkaniyet kurallarına uygun olmadığı, aynı zamanda acentenin belirli bir branşta üretim yapması ve başarılı olması sigorta şirketinin tercih edilmesinin bir sonucu olmadığı gibi, belirleyici bir etken de olmadığı, zira sigortalı ile doğrudan muhatap olan acente doğrudan kişisel bilgi ve tecrübeleri ile sigortalı
ile muhatap olduğu ve acentelik ilişkisinin devamı sürecinde veya belirli şartlarda bu ilişkinin bitiminden sonra, müşteri ile sözleşmenin kurulması yada sözleşmenin sürmesi halinde acentenin ürettiği primlerden komisyon hakkı kaybolmadığı, bu nedenle davacı acentenin portföy tazminatı-denkleştirme tazminatı isteme hakkının doğduğu, davalı tarafça acentelik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin ispat edilemediği, poliçelerin çoğunun trafik sigortalarından oluşmasının da haklı nedenle fesih sebebi olmadığı anlaşıldığından portföy tazminatı koşullarının oluştuğu kanaatine varılarak bilirkişi raporuna iştirak edilmiştir.
TTK 122 m. uyarınca, acentenin talep edebileceği denkleştirme tazminatı miktarı, son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı tüm ödemelerin (komisyon, prim vs.) yıllık ortalamasını aşamaz. Beş yıldan daha az süren acentelik ilişkilerinde talep edilebilecek denkleştirme tazminatında azami miktar, faaliyet gösterilen sürenin yıllık ortalamasıdır. Bilirkişi raporunda da bu duruma işaret edilerek son beş yılı kapsayan 2018- 2022 yılları içerisinde davacının Toplam 318.066,64 TL Komisyon geliri hak etmiş olduğu, denkleştirme tazminatı üst sınırının, ilgili yasa uyarınca son beş yılın ortalaması alınarak hesaplandığında 63.613,33 TL olacağı tespit edilmiş, davacı vekili tarafından da bu bedel üzerinden dava ıslah edilmiş, davalı tarafça ıslaha karşı zamanaşımı defi ileri sürülmüştür.
Davacı vekili dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, portföy tazminatı talebi yönünden şimdilik 100 TL talepte bulunmuş ise de, davanın belirsiz alacak davası olduğuna dair herhangi bir ibareye yer vermemiştir. Yargıtay 3. HD'nin... E- ... K sayılı, 29.09.2021 tarihli karar gerekçesinde de belirtildiği üzere; davacı vekili dava dilekçesinin hiç bir yerinde belirsiz alacak davasında söz etmemiş, hukuki dayanak olarak HMK'nın 107. maddesine dayanmamıştır. İstisnai dava türlerinden olan belirsiz alacak davasından söz edebilmek için bunun açıkça belirtilmesi ya da davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının anlaşılması gerekir.".. Dava dilekçesinde bu konuda bir açıklık bulunmadığı sürece dava, kısmi dava kabul edilir. Kaldı ki, belirsiz alacak davası açma koşullarının bulunduğu durumlarda da kısmi dava açılması mümkündür. Davacı kanunun kendisine verdiği belirsiz alacak davası açma imkanını kullanmamıştır.
Bu durumda, davalı vekilinin davada artırılan kısım yönünden dava tarihinden ıslah tarihine kadar 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçip geçmediği üzerinde durulmadan karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır. (İstanbul B.A.M. 43 H.D. ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı)" Somut olayda dava kısmi dava olarak açıldığından, yalnızca dava edilen kısım yönünden zamanaşımı kesilecek olup, ıslah tarihi olan 06/10/2025 tarihinde 1 yıllık süre dolmul olduğu gözetildiğinde denkleştirme tazminatı talebi yönünden 100 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye isteminin zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının diğer alacak kalemleri yönünden iddiasını ispata elverişli delillerini sunmadığı, bilirkişi raporlarında da bu yönde tespitlerin yapılamadığı anlaşıldığından ispatlanamayan talepler yönünden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulüne, denkleştirme tazminatı talebi yönünden 100 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye isteminin zamanaşımı nedeniyle reddine, diğer alacak kalemleri yönünden istemlerin ayrı ayrı reddine,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının peşin olarak yatırılan 427,60 TL peşin harç ile 1.085 TL ıslah harcı toplamından mahsubu ile fazlaca alınan 897,2 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 100,00- TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 45.000,00 - TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 3.600-TL bedelin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/12/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır