T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/124 Esas
KARAR NO : 2025/141
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/02/2024
KARAR TARİHİ : 28/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinden özetle: müvekkili şirket ...A.Ş. ile davalı ...Şti. arasında ... nolu Kurumsal abonelik sözleşmesi akdedildiği, Davalı borçlu adıma düzenlenen Mayıs 2023 dönemine ait 2,152.50 TL, Haziran 2023 dönemine ait 2,903.40 TL, Temmuz 2023 dönemine ait 2,129.50 TL, Ağustos 2023 dönemine ait 40,289.40 TL ve toplamda 47.474,80- TL ödenmeyen fatura borcu sebebiyle davalı aleyhine ferileri ile birlikte takip çıkışı toplamda 51.699,44- TL olan borca ilişkin Merkezi Takip sistemi üzerinden yasal takip yoluna başvurulduğu, ... tarafından başlatılan yasal takibi muhtevasında barındıran Merkezi Takip Sistemi ... MTS mumaralı Merkezi Takip Sisteminden açılan takibe borçlunun 15.11.2023 tarihinde itirazda bulunulduğu görüldüğü, Borçlunun süresi içerisinde takibe itiraz etmesi sebebiyle takip durduğu, ilamsız icra takibine itiraz eden takip borçlusunun yapmış olduğu itirazın takibi durdurması üzerine haksız itiraza karşı vekil eden ... A.Ş. adına açılacak olan itirazın iptali davasından önce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun “Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/a maddesi gereğince söz konusu uyuşmazlık konusunun kurumsal tip abonelik sözleşmesinden doğan alacak olması sebebi ile dava şartı yerine getirilerek arabuluculuk başvurusu yapıldığı, Davalı vekili ile gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmeleri sonucunda taraflar arasında olumlu bir anlaşmaya varılamadığı, Haklı davanın kabulüne, Merkezi Takip Sistemi ... MTS dosyasına vakii itirazın iptaline ve takibin devamına Davalı aleyhine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Dava yargılama giderleri ve sair tüm masrafların borçlu davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yana usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
GEREKÇE:
Dava, fatura alacağından kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
Huzurdaki davada davacı taraf davalı ile arasında kurumsal abonelik sözleşmesi olduğunu davalının adına düzenlenen 2023 yılı mayıs haziran temmuz ağustos dönemlerine ait faturaları ödememesi sebebi ile icra takibi başlatıldığını davalı tarafın bu takibe itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptalini talep etmiştir.
... MTS İcra Müd. ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı... AŞ. Borçlunun dosyamız davalısı ... olduğu alacak kaleminin muhtelif faturadan kaynaklı 51.699,44-TL olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan icra takibine davalı tarafın 15/11/2023 tarihli dilekçesi ile Müvekkil şirketin alacaklı tarafta yer alan Vodafone'ye mobil telefon hatlarının kullanımından doğan tüm borçlar, ilgili faturaların iletilmesine müteakip yasal süresinde ödenmiştir. Açıklanan nedenlerle ketin alacaklı tarafa hiçbir borcum bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle takip dosyasında faiz, masraf, vekalet ücreti ve ferilere açıkça itiraz ederim, Usule uygun itirazlarımız gereğince takibin durdurulmasını talep ederim. şeklinde itiraz etmiş olduğu anlaşılmıştır.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda davacı yana hiçbir borcunun olmadığını ve ...'ye mobil telefon hatlarının kullanımından doğan tüm borçları, ilgili faturaların iletilmesine müteakip yasal süresinde ödediğini belirtmiştir taraflar arasında sözleşmenin varlığı hususunda bir itilaf olmayıp itilaf davacı tarafın faturalardan kaynaklı davalılardan bir alacağının olup olmadığı noktasında toplanmıştır. Davacı taraf sözleşme ile hizmet sunduğu ispatlamış davalı taraf ise bu faturalara ilişkin bedelleri ödediğini belirterek ispat külfetini üzerine almıştır.
Davacı taraf davalının beyanı ile davalıya hizmet sunduğunu ispatlamıştır bu durumda davalı taraf hizmet bedelinin ödendiğini ispatlamak durumundadır.
Dosya davacının davalıdan alacağının olup olmadığı noktasında bilirkişiye gönderilmiş bilirkişinin dosyaya sunmuş olduğu 19/07/2024 tarihli raporda Davacı ile davalı arasında 13.03.2023 tarihli ... Yarına Hazırlayan Cihazlar Kampanyası Taahütnamesi imzalandığı, Kampanya kapsamında ... IMEİ ve ... nolu telefon hattı faturasına eklenmek üzere ... cihazının ilgili hatta tanımlandığı, 17.03.2023 tarihinde ... Aş. ...Tic.Ltd.Şti tarafından 50.880 TL tutarında fatura düzenlenerek İlgili cihazın teslim edildi, ilgili tutarın ... Aş'ye temlik edildiği Aylık faturalarda 2.142,99 TL tutarında Tahsilatına aracılık edilen hizmetler kısmında ayrıca belirtilmek suretiyle cihaz bedeli taksitinin fatura edildiği, 07.04.2023 ve 08.05.2023 tarihli faturaların ödendiği, Takip eden faturalar ödenmediği için kalan cihaz taksit tutarının 07.09.2023 tarihli faturaya eklendiği ve ödenmeyen faturalar için takip işlemi yapıldığı, davacı şirket tarafından ibraz edilen 2022, 2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; kanuni üresinde berat yüklemelerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, davacı şirket lehine delil kabiliyetleri olduğu davacı şirket tarafından davalı adına yürütülen 47.474,80 TL (asıl alacak) tutarındaki icra işleminin defter ve belgeler ile uyumlu olduğu, davacı itirazının mahkeme kararına ve bilirkişi taleplerine karşın incelenmek üzere dosyaya belge sunulmaması sebebi ile doğrulanamadığı kanaat ve sonucuna ulaşıldığı şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
Bilirkişiden davacının kök rapordaki 47.477,80-TL üzerinden işletilecek faizin ne kadar olacağı hususunda ek rapor alınmış bilirkişi 31/12/2024 tarihinde dosyaya sunduğu ek raporda Davacı tarafından 9648 yıllık faiz oranı talep edildiği, karşılıklı imzalanan sözleşmede faiz oranı belirlenmediği, 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanuna göre, 30.06.2023 tarihine kadar %11,75 31.12.2023 tarihine kadar %16,75, 31.12.2024 tarihine kadar %48 faiz talep edilebileceği, 31.12.2024 tarihli işbu rapor kapsamında 47.474,80 TL fatura bedeli ve 36,10 TL dava takip bedeline 9.956,60 TL faiz işlemiş olduğu hesaplanmıştır. Şeklinde rapor ibraz etmiştir.
Davacı tarafın başlatmış olduğu icra takibinde davalı taraf bu faturaları ödediğini iddia ederek itiraz etmiş ise de dosyada aldırılan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davalı taraf icra takibine konu faturaları ödediğine ilişkin herhangi bir dekontu dosyaya ibraz edememiştir.
Davacı taraf ise taraflar arasında hizmeti sunduğu sözleşme ile ispatlamış olup davalı taraf üzerine düşen ispat külfeti olan icra takibine konu faturalara ilişkin ödeme yaptığını hususunu ispatlayamadığından davacı tarafın davalıya sunmuş olduğu hizmetin karşılığında davalının ödemesi gereken ücretleri ödemediği kanaatine varılmış taraflar arasındaki sözleşmede herhangi bir faiz oranı kararlaştırılmadığı anlaşıldığından tarafların tacir olması da göz önüne alınarak davacı tarafın alacağına ticari faiz uygulanmasına karar verilmiş ve alacak likit olduğunda asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ,
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Davalının ... MTS İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 47.474,80TL asıl alacak, 4.188,54 TL işlemiş faiz olmak üzere 51.663,34 TL üzerinden devamına, asıl alacak 47.474,80 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, asıl alacağın %20 oranındaki 9.464,96 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 3.529,12-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 882,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.646,22-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 882,90-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcın davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 4.872,00-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 4.868,58-TL'nin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL'nin kabul red oranına göre 3.597,48-TL'nin davalıdan, 2,52-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.28/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."