T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/128 Esas
KARAR NO : 2025/48
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/02/2024
KARAR TARİHİ : 17/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışa elektrik tedarikçisi kurumun sözleşmeli abonesi olduğunu, davalı tarafından kaçak elektrik kullanımı iddiası ile düzenlenen elektrik tespit tutanağı ile kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirildiğini ancak kaçak elektrik kullanımın söz konusu olmadığını, davalının kaçak elektrik kullanımını ispat yükü altında olduğunu zira düzenlenen tutanağın tek taraflı düzenlendiğini ve aksi ispatlanıncaya kadar geçerli bir belge olmadığını, mevzuattaki düzenlemeler karşısında da ispat yükünün davalı kurumda olduğunu, özel hukuk tüzel kişisi olan davalı bünyesinde çalışan görevlilerce düzenlenen tutanağın resmi senet niteliğinde olmadığını, kaçak elektrik tüketim faturasından kaynaklı olarak tahakkuk ettirilen bedelden müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, kesilmiş elektriğin verilmesi yönünde ihtiyati tedbir tesis edilmesini, davalının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalı yana tahmilini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dağıtım şirketi lisansı kapsamında kamu hizmeti sunan, tüm iş ve işlemlerini EPDK ve ilgili kuruluşların denetiminde sürdüren, salt kar amacı güden bir özel hukuk kişisi olmadığı gibi basiretli tacir kavramının gerekliliklerini yerine getiren bir kurum olduğunu, mevzuatın yüklemiş olduğu yükümlülüklerinden birinin de kaçak elektrik kullanımının tespiti ve mevzuatın öngördüğü yaptırımın uygulanması olduğunu, müvekkilince düzenlenen kaçak elektrik tespitine ilişkin tutanağın aksi ispat oluncaya kadar resmi belge hükmünde olduğunu, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, mevzuat kapsamında kaçak elektrik kullanımı yaptırımının hem kaçak tahakkuku olarak hemde TCK kapsamında karşılıksız yararlanma suçunu oluşturduğunu, delilleri çerçevesinde kesilen elektrik enerjisinin mühür sökmek suretiyle mevzuata aykırı olarak kullanıldığını, verilen tedbir kararının şartları oluşmaması nedeniyle karara itirazları olduğunu ve kaldırılmasını talep ettiklerini, aksi kanaat hasıl olması halinde uygun teminat karşılığında tedbir kararının kaldırılmasını, her halükarda davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama gideriyle ücreti vekaletin davacı yana tahmilini, talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, davacının kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla davalı şirket tarafından davacı aleyhine düzenlenen ... tarihli ... Nolu 20.933,53-TL'lik faturadan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Davacı vekili, davacının kaçak elektrik enerjisi kullanmadığını belirterek davalı tarafından düzenlenen ... tarihli ... Nolu 20.933,53-TL'lik faturadan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Menfi tespit davalarında ispat yükü davalı alacaklıdadır davalı alacaklı davacıdan alacağı olduğunu ispatlamak durumundadır
Dosya davalının davacıdan davaya konu fatura sebebi ile alacağının olup olmadığının tespiti açısından bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi mahkememize sunduğu 03.12.2024 tarihli raporunda Dava konusu 30.08.2023 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespitinin mühür fekki yoluyla kesilen elektriğin açılarak kullanılması tespitine dayandırıldığı anlaşılmakla birlikte, tesisatta kaçak tesisinde elektriğin kesilmiş ve sayacın mühürlenmiş olması gerektiği, ancak bu halde kaçak elektrik kullanımından bahsedilebileceği, Ancak dosyada ilgili tesisatta elektriğin kesildiğini ve sayacın mühürlendiğini gösteren bir belge bulunmadığı için, şu aşamada kaçak elektrik kullanımından bahsedilemeyeceği, BAM 3. Hukuk dairesinin 08.02.2024 tarihli ....K sayılı kararıyla birlikte özelleştirme sonrası dönem için resmi ve geçerli belgelerden sayılamayacağı yönünde karara varılan 30.08.2023 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespitine ilişkin hem geçerliliği konusunda hem de tüketim miktarı ve tahakkuk hesaplamalarına ilişkin değerlendirme yapılabilmesi için kanıt niteliğinde bilgi ve belgeler sunulması gerektiği, kaçak tespitine konu adresin davacının kullanımında olduğu ve davacının tüketilen elektrik enerjisinden sorumlu olduğu anlaşılmakla birlikte, davalı tarafından kaçak tüketimi olarak kabul edilerek tahakkuk hesaplamaları yapılan 25.07.2023- 30.08.2023 tarihleri arasındaki dönemin fiziki kesme ve mühürleme belgesi olmadığı için şu aşamada kaçak elektrik kullanımı olarak kabul edilemeyeceği kanaatine varıldığı için, ilgili dönemdeki tüketimin normal tarifeden tahakkuk ettirilmesi gerektiği, bunun için de dava davacı tarafından açılmışsa da kaçak tespit tutanakları BAM kararına göre geçerli belgelerden olmadığı yönünde karara varıldığı için, dosyanın niteliği itibariyle KW tüketim si, önceki kaçak tespit tutanakları/sayaç mühürleme belgesi vb. bilgi ve belgelerin davalı tarafından sunulması gerektiği yönünde rapor ibraz etmiştir.
HMK 319/1 maddesi gereğince İddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla; savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlamaktadır. Davalı taraf davaya cevap dilekçesinde kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağı tahakkuk hesap bülteni fatura deliline dayanmış bilirkişinin dosya da eksik olduğunu belirttiği 25/07/2023 - 30/08/2023 tarihlerin arasındaki dönemin fiziki kesme ve mühürleme belgelerini delil olarak bildirmemiştir ve davacı taraf ise 17/01/2025 tarihli duruşmada davalı tarafa delil sunmak üzere tensip ile süre verildiğini davalı tarafın elinde olmasına rağmen bilirkişinin eksik olduğunu belirttiği delilleri sunmadığını belirterek delil sunulmasına muvafakatinin olmadığını belirtmiştir. Menfi tespit davasında davalı taraf davacıdan alacaklı olduğunu ispatlamak durumundadır. Eldeki davada ise ispat yükü üzerine düşen davacı taraf mevcut deliller ile davacıdan alacaklı olduğu ispatlayamadığından Davacının Davalı ...A.Ş'ye ... numaralı 20.933,53 TL'lik fatura yönünden borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet isteminin reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın KABULÜ ile
2-Davacının Davalı ... A.Ş'ye ... numaralı 20.933,53 TL'lik fatura yönünden BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, davacının kötüniyet isteminin reddine
3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcının 427,60-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 4.102,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 20.933,53-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL bedelinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
8-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibari ile KESİN olmak üzere karar verildi. 17/01/2025
Katip
e-imzalı
Hakim
e-imzalı
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."