T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/136 Esas
KARAR NO:2025/45
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:24/02/2024
KARAR TARİHİ:17/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dilekçesinden özetle: 02/03/2015 tarihinde müvekkilin sevk ve dairesindeki
motorsikleti ile seyir halinde iken plakasını bilmediği bir aracın çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiği, bu kaza neticesinde müvekkili yaralandığı, tarafça önce davalı ... Hesabına başvuru yapılmış netice elde edilemediğinden zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, müvekkili, söz konusu trafik kazası nedeniyle, ... Üniversite Hastanesi'nden 29/03/2023 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %14 oranında malul kaldığı, müvekkili tedavi gördüğü hastaneler aşağıda belirtilmiş olup belirtilen hastanelere müzekkere yazılarak tedaviye ilişkin evrakların ve giderlere ilişkin faturaların istenmesi, tedavi giderlerine ilişkin hastaneden gönderilecek faturaların bilirkişiye tevdi edilerek hesaplamaya dahil edilmesini, ayrıca müvekkilinin kazaya ilişkin ceza dosyası ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nda ... soruşturma numarası ile yer almakta olup ... Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak bir örneğinin istenmesi talebi, müvekkili haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiği, müvekkilinin bu mağduriyetinin ve maluliyet zararının giderilmesi için sigorta şirketinden ZMSS kapsamında alacağı olan maluliyet tazminat miktarının bilirkişi marifeti ile hesaplanarak müvekkiline ödenmesi için dava açma mecburiyeti doğduğu, davanın belirsiz Alacak Davası olarak kabulü ile, 50 TL Sürekli iş göremezlik, 25 TL Geçici iş görmezlik, 10 TL Sürekli Bakıcı gideri, 15 TL Tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 100 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesini, Yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle: kazaya plakası tespit edilemeyen aracın neden olduğu iddia edilmişse de, ... plakalı aracın kazaya karıştığı, bu aracın ... Sigorta A.ş. nezdinde sigortalı olduğu anlaşıldığı, kazaya plakası tespit edilemeyen aracın neden olduğu iddia edilmişse de, "sağ bacak" bölgesinden yaralandığı tespit edildiği, kazaya karışan araç plakası, ... olduğu, dolayısıyla, tespit edilemeyen bir aracın olmadığı, kaza tarihi olarak "02.03.2015" belirtilmişse de, kazanın tarihi 29.12.2015 olarak belirtildiği, muayene raporlarında da 29.12.2015 yazılı olduğu, Dosyada bulunan belgelerin incelenmesinde, 02.03.2015 tarihinde meydana geldiği iddia edilen kaza ile ilgili olarak, kaza gününde herhangi bir tutanak düzenlenmediği ve hiçbir mercie müracaatta bulunulmadığı görüldüğü, kazadan yaklaşık 6 yıl sonra 04.03.2022 tarihinde ...’ın verdiği ifade de plakasını hatırlayamadığı bir minibüsün motosikletine çarpması sonucu kazanın meydana geldiğini ve yaralandığını belirttiği, yaralanmasına sebebiyet veren şahıstan davacı ve şikayetçi olunduğu görüldüğü, dava konusu kazaya, tespit edilemeyen aracın neden olduğu ispatlanamadığı, kazanın failinin tespit edilememiş olması kazanın davacının iddia ettiği gibi meydana gelmiş olduğunu, keza kazanın gerçekleşip gerçekleşmediği bir yana, kazaya bir başka aracın sebep olup olmadığı da kuşkuya mahal vermeyecek şekilde somut delillerle ortaya konulduğu, plakası tespit edilemeyen aracın kazaya neden olduğu sabit olmadığından davanın husumetten reddi gerektiği, plakası tespit edilemeyen aracın sebep olduğu hususunda herhangi bir bilgi ve belge mevcut olmadığı, dolayısıyla olayın oluş şekli ve kusur durumu hakkında kanaat edinilemediği, kazaya tespit edilemeyen bir aracın neden olduğu ispatlanmadığı, bu durumda, yapılan başvurunun mevzuatta aranan koşullarda gerçek bir başvuru olduğundan da söz edilemeyeceği, zarar, sosyal güvenlik kurumları tarafından karşılandığı ölçüde müvekkili kurumun da sorumluluğu sona erdiği, aksi halde davacı tarafından haksız kazanç elde edileceği, öncelikle pasif husumet yokluğundan ve başvuru şartlarının oluşmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, aksi kanaat halinde ise cevap dilekçemizdeki diğer nedenlerle ve ispatlanamayan davanın esastan reddine, Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, Davanın 13. Maddede yazılı kurum ve kişiye ihbarına, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda,
Dava; 02/03/2015 tarihinde meydana geldiği iddia edilen trafik kazası nedeniyle bedensel zararların tazminine ilişkin tazminat davasıdır.
Davacı taraf, 02/03/2015 tarihinde davacı kullandığı motosiklet ile plakası tespit edilemeyen aracın çarpışması neticesiyle kaza meydana geldiğini, bu kaza nedeni ile ... Üniversitesi Hastanesinden 29/03/2023 tarihinde alınan rapora göre davacının %14 malul olduğunu iddia ederek sürekli geçici iş görememezlik bakıcı ve tedavi gideri tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
... Üniversitesi Hastanesinden davacının sunmuş olduğu adli tıp raporunda kazanın 29/12/2015 tarihinde meydana geldiği belirtilmiş davacı tarafın dosyaya ibraz etmiş olduğu ... ... Hastanesinden alınan 30/12/2015 tarihli ayaktan epikriz raporunda davacının rapordan 1 gün önce yaralandığı belirtilmiş dosya kapsamında davacı tarafın sunmuş olduğu Sağlık Bilimleri Üniversitesi ... Hastanesinden alınan 29/12/2015 tarihli epikriz raporunda davacı ...'a sağ ayağından araç çarptığı belirtilmiştir.
Davacı taraf her ne kadar ... CBS'nin ... esas sayılı dosyası ile 02/03/2015 tarihinde trafik kazası geçirdiğini belirterek taksirle bir kişinin yaralanması suçunda meçhul şüpheliden şikayetçi olmuş ise de CBS tarafından bu dosya da şikayet süresinin geçmesi sebebi ile kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş davacı taraf bu savcılık dosyasında vermiş olduğu beyanında 02/03/2015 tarihinde kendisine minibüsün çarptığını ve ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavisinin yapıldığını trafik sigortasından tazminat almak için evrak sunmayı talep etmiştir. Davalı taraf ise cevap dilekçesinde zaman aşımı süresinin dolduğu davacı tarafın davasını ispatlayamadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Dava ... Sigorta AŞ'ye ihbar edilmiş ihbar olunan vekili mahkememize sunduğu dilekçe de 2 tane kazadan bahsedildiğini davacının talebinin 02/03/2015 tarihli mi yoksa 29/11/2015 tarihli kazaya mı ilişkin olduğu hususunda açıklaması gerektiğini belirtmiş davacı vekili mahkememize sunduğu 11/10/2024 tarihli dilekçesinde davaya konu kazanın 02/03/2015 tarihinde gerçekleştiğini diğer kazaya ilişkin evrakların sehven dosyaya eklendiğini belirtmiştir.
... Servisi Başhekimliğine davacının 02/03/2015 tarihinde meydana gelen kaza sebebi ile ambulans bilgi aslı mahkememize gönderilmesi istenmiş gelen yazı cevabında davacı adına her hangi bir ambulans görevlendirme kaydının bulunmadığı bildirilmiş. ... Üniversitesi Hastanesine yazılan yazıya verilen cevapta ise davacının maluliyet raporunun 29/12/2015 tarihli kazaya ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davacı taraf öncelikle 02/03/2015 tarihinde kaza meydana geldiğini bu kazaya sebebiyet veren aracın tespit edilemediğini ve bu sebeple davalı ... Hesabının tazminatlardan sorumlu olduğunu ispatlamak zorundadır.
Davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu hastane raporları ve ... Üniversitesi Hastanesine ve ... Servisi Başhekimliğine yazılan yazılara verilen cevapta davacının 02/03/2015 tarihinde kaza geçirdiğine ilişkin hiçbir delil olmadığından davacı tarafın 02/03/2015 tarihinde kaza geçirdiği ve bu kaza sebebi ile davaya konu tazminatları davalıdan talep edip edemeyeceği hususları ispata muhtaçtır. Davacı davasını ispatlayamadığından davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davacının davasının REDDİNE
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile fazla yatan 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 100,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/01/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır