T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/184 Esas
KARAR NO:2025/22
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ:27/03/2023
KARAR TARİHİ:10/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasındaki alacağa ilişkin başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı isteminden ibaret olduğu, davanın kabulünü, adli yardım talebinin kabulünü, ihtiyati haciz talebinin kabulünü, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere hakkında icra inkar tazminatı ile yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yan ile müvekkili arasında imzalanan işbirliği sözleşmesi uyarınca müvekkilinin kargo dağıtım operasyonlarında taşıma tedarikçisi olarak çalıştığını, akabinde davacı, 16.11.2022 tarihinde şirkete hitaben vermiş olduğu dilekçede, iş birliği sözleşmesini herhangi bir haklı sebep olmaksızın tek taraflı olarak feshettiğini, davacının daha sonra fesih bildirim süresinin dolmasını beklemeden şirketteki çalışmalarını sonlandırdığını, yani davacının aradaki ticari sözleşmeyi feshe dönük olarak herhangi bir haklı sebebi bulunmadığını, aradaki sözleşmede kararlaştırılan 60 günlük fesih bildirim süresine uyulmadığını bu nedenle cezai şart bedeli faturası kestiklerini, feshin geçerli bir fesih olmadığını, bu nedenle tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerinin sona erdiğini, fatura kesim usulünün haftalık değil aylık olduğunu, davacının fatura tanzim tarihinden 7 gün sonra vadenin geleceği iddiasının bu çerçevede kötü niyetli olduğunu, takip talebinde talep edilen asıl alacaktan fazlasının işbu davada talep ettiğini ve bunun hukuka aykırı olduğunu, davacının hiç ödeme almadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, alacağın likit olmadığını ve yargılama gerektirdiğini bu nedenle icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, işbu davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali davasıdır.
Huzurdaki davada davacı taraf davalı şirket ile arasında akdedilen sözleşme kapsamında şirkete tahsis ettiği araç ile davalının paketlerinin dağıtılmasını sağladıklarını bu taşımacılık hizmeti kapsamında davacı tarafa taşımacılık hizmet faturası düzenlediğini, bu faturaların ödenmemesinden dolayı ... cra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı tarafın bu takibe itiraz ettiğini ve davalı tarafın bu faturaların ücretlerini ödemediği halde 29.667,32-TL'lik cezai şart faturası düzenlediğini belirterek davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptalini istemiştir.
... icra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ... Borçulunun ... ... Anonim Şirketi olduğu borcun kaynağının ise 20.064,01-TL'lik fatura alacağı olduğu dosyamız davalısının bu takibe 19/12/2022 tarihinde alacaklı tarafa borcunun bulunmadığı sebebi ile ödeme emrine, faize, faiz oranına, borca ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.
Davalı şirketin 2022-2023 BA/BS formları dosyamız arasına alınmıştır.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Davalı taraf ise davacının sözleşmeyi usulüne uygun olarak feshetmediğini belirterek davacı taraf aleyhine cezai şart faturası kestiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dosya davacının icra takibi sebebi ile davalıdan bir alacağının olup olmadığı hususlarında bilirkişiye gönderilmiş bilirkişi dosyaya ibraz ettiği 04/12/2024 tarihli rapor da davalı tarafın ticari kayıtlarında davacı tarafından tanzim edilen ekim ve kasım 2022 dönemi faturalarının kayıtlı olduğu davalı tarafından davacı tarafa ilk fatura ödemesi dışında ödeme yapılmamış olduğu davalı şirket ticari defterlerinde 13/12/2022 takip tarihi itibari ile davacı yana 20.071,10-TL asıl alacak tutarı borçlu olduğu davalı şirket tarafından davacı yana takip tarihinden itibaren cezai şart faturası düzenlediği tutarın 29.667,32-TL olduğu cezai şartın neye göre hesaplandığının tespit edilemediği davalı tarafından incelemeye sunulan dijital kayıtlarda davalılar arasında geçen mail yazışmalarında düzenlenen cezai şart faturasının alacak bakiyesini geçecek şekilde düzenlenmesini beyan edildiği bu nedenle cezai şart faturasının dayanağının olmadığı dosya kapsamında bulanan BA/BS formlarının incelenmesinde ise davalı tarafın davacı şirketten 2022 yılında 6 fatura karşılığı 19.134,57-TL (KDV hariç) alım gerçekleştirildiğinin tespit edildiği davacının takip öncesi 18/11/2022 tarihli iddianame ile alacağın ödenmesi talebinde bulunduğu iddianamenin davalı şirkete aynı gün teslim edildiği davacının takip öncesi faiz talebinin 138,52-TL olacağı iddianame noter masrafı olan 229,59-TL hakkında ise nihai kararın mahkemeye ait olacağı davacının davalı şirketten takibe konu ettiği asıl alacak tutarı olan 20.064,01-TL asıl alacak yönünden alacaklı olduğu yönünde rapor ibraz edilmiştir.
Davalı taraf her ne kadar davacının sözleşmeyi haksız yere feshettiği gerekçesi ile davacı aleyhine cezai şart faturası kesip davacının kendilerinden herhangi bir alacağının olmadığını beyan etmiş ise de taraflar arasındaki sözleşmenin 3.2 maddesinde davalı ... ... Anonim Şirketinin her haftanın sonunda ve içinde bulunan ayın son gününde ilgili hafta için taşımacının hak edişini belirlenen standartlar ve tutarlar doğrultusunda belirleyeceği düzenlenmiş 3.4 maddesinde ise ... ... Anonim Şirketinin düzenlenen faturaların düzenlenmesi ve kendisine teslim edilmesi için belirli bir süre tayin edip bu tayin edilen süre sonunda ... ... Anonim Şirketine teslim edilen faturaları ilk ödeme gününde ödeyeceği ödeme vadesinin 7 gün olduğu belirtilmiştir.
Taraflar arasında taşımacılık sözleşmesinin varlığı hususunda bir itilaf olmayıp davalı tarafın taşınan ürünlerin ayıplı ve hasarlı taşındığı yönünde bir iddiası bulunmamaktadır davacı taraf davalının ürünlerini taraflar arasındaki sözleşme kapsamında taşıdığını ispat ederek üzerine düşen ispat külfetini yerine getirmiştir. Taraflar arasındaki taşımacılık sözleşmesi özü itibari ile hizmet sözleşmesi olup, hizmet sözleşmesinde bir taraf tarafların anlaştıkları hizmeti vermeyi taahhüt ederken diğer taraf da bu hizmet karşılığı ücret ödemeyi taahhüt etmektedir. Davacı taraf tarafların anlaştığı taşımacılık hizmetini davalı tarafa vermesinden mütevellit bu hizmetin bedeli için davalı tarafa fatura düzenlemiştir. Davalı taraf ise sözleşmenin ana unsurlarından olan ücreti ödememesi sebebi ile davacının ücretini alamadığı bir hizmeti davalı vermesinin hukuken mümkün olmaması sebebi ile sözleşmeyi feshetmiştir. Her ne kadar davacı taraf davalının hukuka aykırı feshettiğini iddia edip davacı aleyhine cezai şart faturası düzenlemiş ise de cezai şart faturasının davalı şirketçe 16/12/2022 tarihinde düzenlendiği davalı tarafın icra takibine ise 13/12/2022 tarihinde başlattığı takip dayanağı faturaların Ekim Kasım dönemine ait faturalar olduğu ve davalı kayıtlarında yapılan bilirkişi incelemesi ile de bu faturalara ilişkin takip tarihi itibari ile davalı tarafın davacıya 20.071,10-TL tutarında borçlu olduğunun anlaşıldığı bu sebeple davacının sözleşmeyi haklı feshetmesi sebebi ile davalının davacı aleyhine kesmiş olduğu cezai şart faturasının dayanağının olmadığı davacı tarafın alacağını bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere ispatladığı ve üzerine düşen ispat külfetini yerine getirdiği anlaşılmış taraflar arasındaki alacak miktarının likit olmasına rağmen davalı tarafın icra takibine haksız olarak itiraz ettiği anlaşılmakla %20 oranındaki icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 20.064,01TL asıl alacak,138,52 TL işlemiş faiz ve 229,59 TL ihtar masrafı olmak üzere 20.432,12 TL üzerinden devamına, asıl alacak 20.064,01 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, %20 oranındaki 4.012,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıkanacağı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
a-Davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 20.064,01TL asıl alacak,138,52 TL işlemiş faiz ve 229,59 TL ihtar masrafı olmak üzere 20.432,12 TL üzerinden devamına, asıl alacak 20.064,01 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, %20 oranındaki4.012,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 349,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 266,40-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcının 349,00-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 4.192,50-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.370,35-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerine bırakılmasına,
6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 20.432,12-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden red edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 4.984,19-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine,
8-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL bedelinin kabul red oranına göre 2.508,17-TL'sinin davalıdan, 611,83-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
9-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibari ile KESİN olmak üzere karar verildi. 10/01/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır