T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/20 Esas
KARAR NO : 2025/690
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/01/2024
KARAR TARİHİ : 21/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin Haziran 2023’te ... deposunda bulunan ürünlerinin ...’na taşınması için davalı ...’ten nakliyat hizmeti satın aldığını, iki Şirket arasında kurulan bu ticari ilişkiye istinaden ... ve ... irsaliye numaralı faturalar düzenlendiğini ve taşınan ürünlerin bu irsaliyeler içerisinde yer aldığını, ancak ürünlerin 09.06.2023 tarihinde müvekkili şirketin İzmir’de yer alan Cep Deposu’na uygun ısıda taşınmadığı için eridiğini, ambalajlarının üstü ıslak bir şekilde getirildiğini, bu nedenle müvekkili şirket tarafından ürünlerim bu hali ile kabul edilmediğini ve hasarlı şekilde getirildiğinin tutanak altına alındığını, işbu tutanakta açıkça görüldüğü üzere, bu hasarın nakliye hizmeti sırasında meydana geldiğinin ihtilafsız olduğunu, zira meydana gelen durumun “Araç derecesi -18,8, ürün derecesi -8,4’tür. Ürünlerin erimiş, ambalajlarının üzerlerinin ıslak olduğu görüldüğünden tarafımızca reddedilmiştir.” şeklinde ifade edildiğini, bu hizmetin ifası sırasında davalı ...’in gerek üstlendiği işin niteliği gerekse kanunlardan kaynaklanan sağlam ve eksiksiz teslim etmekle yükümünü yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin dondurulmuş patates, kuruvasan ve donuttan oluşan 467 koli dondurulmuş ürününün telef olduğunu ve bu nedenle maddi zarara uğradığını, müvekkilinin bu ürünlerden dolayı uğradığı maddi zarar tutarının 263.600,60 TL + KDV olup bu miktarın ürünlerin maliyet fiyatları olduğunu, müvekkili şirketin zarara uğrayan ürünleri kabul etmemesi nedeniyle ürünlerin halen davalı şirket bünyesinde bulunduğunu, davalı ...’in müvekkili şirket ile aralarında kurulan ticari ilişkiye aykırı olarak müvekkili şirketin dondurulmuş ürünlerini taşıması gereken ısıda taşımadığını, hukuka aykırı olacak şekilde kusurlu davrandığını ve bu davranışı sonucunda müvekkilinin dondurulmuş ürünlerinin telef olmasına sebebiyet vererek 263.600,60 TL maddi zarara uğrattığını, yani illiyet bağı kurulduğundan müvekkilin kusurunun giderilmesi gerektiğini, davalı şirket tarafından gerçekleştirilen işbu fiilin, haksız fiil teşkil ettiğini ve dolayısıyla neden olduğu bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu, ancak davalı şirket ile zararın sigorta yolu ile karşılanması adına iletişime geçilmeye çalışılmış olsa da ne yazık ki bir sonuç alınamadığını ve akabinde müvekkili tarafından davalı şirkete ... 38. Noterliği’nin ... yevmiye sayılı ihtarnamesi aracılığı ile zararın tanzim edilmesi ihtar edilse de bu ihtarnameye de bir cevap alınamadığını, tüm bu nedenlerle; müvekkili şirketin ortaya çıkan zarar olarak ürünlerin maliyet fiyatı olan 263.600,60 TL + KDV maddi zararının davalı şirket tarafından zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkil şirket ve ... isimli şirketin ... Grubu bünyesindeki şirketlerden olmakla birlikte ...isimli şirket ile müvekkili şirketin ayrı tüzel kişilikleri olduğunu, bir başka deyişle, huzurdaki davada ... şirketinin davanın muhatabı olduğunun kendilerine tebliğ edilmeyen ancak Uyap sisteminden dava dilekçesinin ekinden temin ettikleri "..." ile sabit olan davacının, müvekkili ... şirketiyle ticari ilişkisi olduğunu iddia ederek müvekkili şirkete karşı dava açtığını, huzurdaki davanın müvekkili şirket yönünden husumet nedeniyle reddinin hukuki zorunluluk olup bu hususta esas hakkında karar verilmesi beklenmeden hem usul ekonomisi hem de davacının menfaati gözetilerek, ivedilikle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ... Grubu bünyesinde yaptıkları araştırmalardan elde ettikleri bilgiler neticesinde davacı şirketin ... isimli grup şirketleriyle ticari ilişkisi olduğunu, bu hususun anlaşılması üzerine husumet itirazlarının reddedilme ihtimaline binaen esasa ilişkin savunma yapabilmek amacıyla ... isimli grup şirketlerinde bilgi ve belge talep edilmişse de anılı şirket yetkililerinin davacı şirket ile aralarındaki sözleşmenin 9. maddesindeki gizlilik hükümleri nedeniyle herhangi bir bilgi ve belge paylaşamayacaklarını kendilerine ilettiklerini, dolayısıyla, herhangi bir bilgi ve belgeye sahip olmadıkları işbu davada esasa ilişkin savunma yapabilmelerinin mümkün olmadığından Sayın Mahkemece davacı şirket ile ticari ilişkisi bulunan ve davaya konu olayın tek muhatabı olan grup şirketlerine işbu davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini bildirerek müvekkili şirket ... Hizmetleri A.Ş. ile ticari ilişkisi bulunmayan davacının davasının esasa girilmeksizin ve ivedilikle husumet yokluğu nedeniyle reddine, Sayın Mahkeme aksi kanaatte olur ise işbu davaya konu edilen ticari ilişkinin tarafı olan ... isimli grup şirketlerine davanın ihbar edilmesine karar verilmesini ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar Olunan ... A.Ş. vekili sunduğu cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin uzun yıllardan bu yana lojistik alanında faaliyet gösteren, defalarca ...listesine giren, sektörlerinde gerçekleştirdiği ilklerle, başarılarıyla Türkiye'de ve dünyada tanınmış, 15.000'i aşkın personeli bulunan, müşteri, tedarikçi ve personeline olan davranışlarından dolayı diğer firmalara örnek olan, yetkinliğinden ötürü birçok dünyaca ünlü firmanın ülkemizdeki nakliye, depo, antrepo vs. işlerini yapan saygın bir şirket olduğunu, soğuk zincir olarak bilinen, üretim ile başlayıp sevkiyat, depolama ve son tüketim aşamasına kadarki süreçte, ürünlerin sağlıklı bir şekilde uygun ve gerekli düşük sıcaklıklarda saklanmasının önem arz ettiğini, müvekkili şirketin, taşımasını üstlenmiş olduğu her türlü emtiayı gerektiği gibi ifa ettiğini, bu minvalde üzerine düşen her türlü yükümlülüğü eksiksiz olarak yerine getirdiğini, taşınacak ürünlerin sıcaklığa hassasiyeti ve yüksek bozulma risklerinin, sıcaklıklardaki en küçük değişikliklerin bile ürünlerin raf ömrünü ve güvenliğini önemli derecede etkilemekte olduğunun ve bu durumların insan sağlığı ve ülke ekonomisine etkisinin farkında olan müvekkili şirketin, bu riskli taşımalar için belirlenmiş olan her türlü standardı karşılayan araçlar kullandığını, gerekli ölçüm ve bakımları düzenli olarak yaptığını, davacı şirket ve müvekkili şirket arasında akdedilen taşıma sözleşmesi gereğince sözleşme konusu emtiaların taşınması ve belirli noktalara teslim edilmesi konusunda anlaşma sağlandığını, taraflar arasındaki ticari ilişki uyarınca müvekkili şirket tarafından 07.07.2023 tarihinde davacıya ait ürünlerin "taraflar arasında akdedilen sözleşmedeki koşullar" ile taşımasının yapıldığını, ancak davacı tarafından uygun ısıda taşınmadığı iddiası ile 10.07.2023 tarihinde ürünlerin kabul edilmediğini, müvekkili şirketin yükümlülüklerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, emtiaları kararlaştırılan koşullarda taşıdığını, tarafların tacir sıfatlarına haiz olmaları sebebiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18/2.maddesinde yer alan "Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir." şeklindeki yükümlülüğe uygun bir biçimde basiretli bir tacirin işiyle ilgili alanın gerektirdiği teknik bilgilere sahip olması, yaptığı işlerde işin gerektirdiği riskleri biliyor, bu risklere uygun önlemler alabiliyor olması gerektiğini, taraflarca akdedilen mezkur sözleşmenin Sigorta ve Zarar/ Ziyanın temini başlıklı 6. Maddesinin 1. Bendi ile "Tüm ürünlerin depocu ve nakliyeci sorumluluk şartları altında sigortalı olarak taşınıp, depolandığı; sigorta bedelinin taşınan veya depolanan malın brüt kilogramının Net 5 TL olduğu, ürün değerinin daha yüksek olması durumunda ise davacının mamul sigorta poliçesi düzenlemesi gerektiği; sigorta kapsamını aşan hasarlarda davacının müvekkil şirketten ek ödeme talep etmeyeceği veya müvekkil şirkete rücu edilemeyeceği" hususlarında davacı ile mutabık kalındığını, sözleşmenin belirtilen şartlarda her iki tarafın da mutabık kaldığı hükümler üzerinden akdedildiğini, davacının mutabık kalarak akdettiği sözleşmede yer alan hükümler uyarınca; olası bir zarar veyahut hasar ihtimaline ilişkin olarak ürünlerin 30.10.2022 - 31.10.2023 tarihleri arasında ... poliçe numarası ile ... Sigorta'ya sigortalandığını, aşan kısmına ilişkin olarak da taraflar arasında müvekkili şirketin sorumlu olmadığının açıkça kararlaştırıldığını, ürünlerin sigortalı olarak taşınması sebebiyle ilgili zarardan müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, bu minvalde; huzurdaki davaya ilişkin taleplerin öncelikle; ... Sigorta A.Ş' ye yöneltilmesi gerekmekte olup davanın bu sigorta şirketine ihbarını, akabinde de sigorta şirketinin davaya dahil edilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından talep edilen tutarın fahiş olduğunu, davacının müvekkili şirketten haksız menfaat elde etme amacına haiz olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak işbu davanın müvekkili şirkete karşı haksız ve mesnetsiz olarak ihbar edildiğini, müvekkil şirket yalnızca ihbar olunan sıfatını haiz olmakla müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmamasını; aksi durumda ise, davanın müvekkili şirket açısından reddedilmesini, yargılama gideri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirki ..., Taşıma Uzmanı ..., gıda mühendisi ..., Gıda Mühendisi..., Elektrik - Elektronik Mühendisi .... tarafından sunulan 03.02.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "-18 derecedeki soğuk hava deposunda muhafaza edilen ürünlerin soğuk zincirin kırılmasından dolayı üzerinde buzlanma ve karlanma olduğu, tavsiye edilen tüketim tarihlerinde geçtiği için gıda olarak tüketilmesinin uygun olmayacağı kanaatine varılmıştır. Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle, - Tam zayi zararından davalının akdi taşıyıcı sıfatı ile sorumlu olduğu, fiili taşıyıcının ihbar olunan ...olması gözetilerek, davalının sorumlu olduğu tazminatı iç ilişkide bu firmaya yansıtabileceği hususunun işbu dava konusu olmadığı, - Meydana gelen zararın taşıyıcının sınırlı sorumluluk limitleri dahilinde kaldığı, 263.600,60 TL tazminat talebinin TTK m.880 ve devamı hükümlerine uygun olduğu, - Faiz yönüyle 263.600,60 TL için 28.08.2023-09.01.2024 tarihleri arasında 56.547,75 TL faizi olduğu, - Davacı yanın zararına ek olarak KDV talebinin yerinde olmadığı, - Dava tarihine kadar işlemiş faiz ile davacının tazminat alacağını dava ve talep etmesinin somut olaya uygun olduğu - sonuç ve kanaatine ulaşıldığı" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirki ..., Taşıma Uzmanı ..., gıda mühendisi ..., Gıda Mühendisi ..., Elektrik - Elektronik Mühendisi... tarafından sunulan 10.07.2025 tarihli bilirkişi Heyet Ek raporunda; "... davacı yan ticari defter kayıt ve belgeleri de incelenmekle; KÖK rapor sonuç ve kanaatlerini değiştirecek yeni bir sonuç ve kanaat hasıl olmadığı; - Davacı ile davalı yan arasında ticari ilişkinin ticari defter kayıtları ile teyit edildiği, fatura ve taşıma işi bakımından ticari ilişki taraflarının davacı ile davalı ... olarak kayıtlı olduğunun belirlendiği, - Tam zayi zararından davalının akdi taşıyıcı sıfatı ile sorumlu olduğu, fiili taşıyıcının ihbar olunan ... olması gözetilerek, davalının sorumlu olduğu tazminatı iç ilişkide bu firmaya yansıtabileceği hususunun işbu dava konusu olmadığı, - Meydana gelen zararın taşıyıcının sınırlı sorumluluk limitleri dahilinde kaldığı, 263.600,60 TL tazminat talebinin TTK m.880 ve devamı hükümlerine uygun olduğu, - Faiz yönüyle 263.600,60 TL için 28.08.2023-09.01.2024 tarihleri arasında 56.547,75 TL faizi olduğu, - Davacı yanın zararına ek olarak KDV talebinin yerinde olmadığı, - Dava tarihine kadar işlemiş faiz ile davacının tazminat alacağını dava ve talep etmesinin somut olaya uygun olduğu sonuç ve kanaatlerinin yerinde olduğu, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere saygılarımızla arz ederiz." yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacının davalıdan davacıya ait dondurulmuş ürünlerin davacıya ait ... deporundan İzmir Deposuna taşınmasına ilişkin taşıma hizmeti aldığının, ürünlerin uygun ısıda taşınmadığının, eridiğinin ve ambalajların üstünün ıslak olduğunun bu nedenle ürünlerin kabul edilmediğinin, kullanılamaz hale gelen ürünler nedeniyle davacının zarara uğradığının beyan edilerek bu davanın açıldığı, dava dilekçesinin ekinde taşıma işini yapan... plakalı araç şoförü ile ürünleri teslim alacak olan davacı şirket yetkilisi arasında düzenlenen tutanağın ve davacı ile davalı şirket çalışanı arasındaki yazışmaların sunulduğu, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunmadığının, taşımaya ilişkin ticari ilişkinin davalının grup şirketi olan ... A.Ş. İle bulunduğunun beyan edilerek husumet itirazında bulunulduğu ve davanın ihbarının talep edildiği, davalının talebi doğrultusunda davanın ...A.Ş.'ye ihbar edildiği, ihbar olunan tarafından sunulan beyan dilekçesinde taşıma hizmetinin eksiksiz ve gerektiği gibi ifa edildiğinin, taraflar arasındaki taşıma ilişkisinin ve sorumluluğun dilekçe ekinde sunulan sözleşme kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin, ihbar olanın sorumlu olmayacağının ve sözleşmede belirlenen miktar ile sorumlu tutulabileceğinin, zarar iddialarına ilişkin olarak davacı tarafça düzenlenen fatura bedelinin taraflar arasındaki genel taşıma ilişkisi kapsamında ihbar olunan tarafından düzenlenen fatura bedellerinden mahsup edilmesi hususunda tarafların anlaştıklarının ve bu bedelin indirilerek davacının ödeme yaptığının beyan edildiği, taşıma hizmetinin ayıplı bir şekilde yapılıp yapılmadığı, davacının zararının ve davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, zarar bulunması halinde miktarının tespiti hususunda bilirkişi heyetinden kök ve ek rapor alındığı, alınan raporların mahkememizce denetime elverişli ve uygun bulunduğu, bilirkişi heyetinde gıda mühendisinin bulunduğu ve ürünlerin incelendiği, raporda soğuk zincirin kırılmasından dolayı ürünler üzerinde karlanma buzlanma ve şekil bozukluğu olduğunun, gıda vasfını yitirdiğinin tespit edildiği, taşıma işini yapan ...plakalı araç şoförü ile ürünleri teslim alacak davacı şirket yetkilisi arasında düzenlenen 09/06/2023 tarihli tutanakta da ürünlerin erimiş ve ambalaj üzerilerinin ıslak olduğunun belirtildiği bu tespitlerden taşıma işinin dondurulmuş ürünler yönünden uygun sıcaklıkta yapılmadığı ve ürünlerin bozulmasına kullanılamaz hale gelmesine neden olunduğu, dondurulmuş gıda taşındığının bilinmesine rağmen bu hususta gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği anlaşılmakla zarardan taşıyıcının sorumlu olacağı, davalının husumet itirazı değerlendirildiğinde cevap dilekçesinde taşımaya ilişkin ticari ilişkinin davalının grup şirketi olan ... A.Ş. İle bulunduğunun belirtildiği, dava dilekçesinin ekinde sunulan yazışmalar incelendiğinde zarar yönünden davalı şirket çalışanı ile yazışmaların yapıldığı, tutanakta taşıma işini yaptığı belirtilen ...plakalı aracın tutanak tarihinde davalı şirket adına kayıtlı olduğu, bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalının taşıyıcı olarak sorumluluğunun bulunduğunun anlaşıldığı, ihbar olunan tarafından sunulan beyan dilekçesinde davacı ile aralarında düzenlenen sözleşme kapsamında sorumluluğun ve miktarının tespiti talep edilmiş ise de sözleşmenin 21/05/2013 tarihinde 3 yıl süreli düzenlendiği, sözleşme süresinin uzayacağına ilişkin düzenlemenin bulunmadığı, somut olaya konu taşımanın sözleşme süresinden sonra gerçekleştiği, sözleşmede düzenlenen maddeler kapsamında ticari ilişkinin devam ettiğinin somut ve yeterli delillerle ispat edilemediği, sorumlu olunacak miktarın tespiti yönünden davacı tarafça zararının 263.600,60TL +kdv olduğunun beyan edildiği, davacı vekiline talep ettiği kdv miktarına ilişkin açıklama yapması için süre verildiği, 52.720,12 TL kdv talep edildiğinin belirtildiği, alınan raporlarda gerçek zarar yönünden 263.600,60 TL'nin somut olaya uygun olduğunun tespit edildiği, yine raporda TTK madde 882 kapsamında sınırlı sorumluluk yönünden hesaplama yapıldığı ancak TTK 882.maddesi kapsamında yapılan hesaplamada tespit edilen bedelin gerçek zararın üzerinde olduğu bu nedenle davacının gerçek zarar bedeli olan 263.600,60 TL talep edebileceği, kdv talebi yönünden bilirkişi raporunda zayi olan ürünler yönünden ticarete konu edilemeyeceğinden KDV yükü olmayacağının tespit edildiği, ihbar olunan vekilince zarar iddialarına ilişkin olarak davacı tarafça düzenlenen fatura bedelinin taraflar arasındaki genel taşıma ilişkisi kapsamında ihbar olunan tarafından düzenlenen fatura bedellerinden mahsup edilmesi hususunda tarafların anlaştıklarının ve bu bedelin indirilerek davacının ödeme yaptığı belirtilmiş ise de davacı tarafça meydana gelen zarar yönünden bu şekilde ödeme yapıldığına ilişkin ihbar olunanın iddia ve savunmasının kabul edilmediği, ihbar olunan tarafça bu şekilde ödeme yapıldığının somut ve yeterli delillerle ispat edilmediği, aralarındaki genel taşıma ilişkisinden kaynaklı bakiye alacağı bulunduğu yönünde iddiası bulunması halinde açacağı ayrı bir davayla talepte bulunabileceği anlaşıldığından davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 263.600,60 TL 'nin 09.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 263.600,60 TL 'nin 09.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 18.006,56 TL karar harcından peşin olarak alınan 5.401,97 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.604,59 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ile 5.401,97 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı lehine takdir olunan 42.176,10 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Red edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı lehine takdir olunan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 40.000,00 TL bilirkişi ücreti, 3.030,30 TL keşif harcı, 5.350,00 TL araç ücreti, 864,00TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 49.244,30 TL yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 41.036,92 TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına
8-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
9-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 2.600,00 TL'nin davalıdan, 520,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 21/10/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır