T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/213 Esas
KARAR NO : 2024/774
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/04/2024
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 01/04/2024 tarihli dava dilekçesi ile, davacı Müvekkilinin, 10.07.2023 veya 11.07.2023 tarihinde ... plakalı ... olan 54.000km'deki aracını ... adresinde faaliyet gösteren ustalar Davalı ...'un ve Davalı ...'ün faaliyet gösterdiği ... özel servisine bıraktığını, davacı Müvekkilin, aracın çalışmaması şikayeti ile geldiği ve motorda çalışmayan parçalar olduğu ve tamir edilmesi gerektiği servis sahibi Davalı ... tarafından kendisine söylendiğini, bunun neticesinde 1 yıl garanti servis tarafından verilmek suretiyle, motor değişimi hususunda anlaşmaya varılmış ve 12.07.2023 tarihinde 100.000TL ve 14.07.2024 tarihinde 75.000TL ödeme olmak üzere toplam 175.000TL ...'un ... Bankası ... IBAN numaralı hesabına ödediğini, davalı ..., 14.07.2023 tarihinde ..., Davacı Müvekkile motorun 3 yıl garantisi olduğunu ve Müvekkilin kafasının 3 yıl rahat olacağını söylemiştir. Müvekkil ve ile ... anlaşmaya vardığını, 18.07.2023 tarihinde saat 10.32'de ..., kullandığı telefondan... telefon numaralı whatsapp aracılığı ile Müvekkilin, ...numaralı hattının takılı olduğu whatsapp hesabına mesaj göndererek "ekstra olarak manifold değiştirdim, parlaktı,bir de yakıt müşürü kütüğü bozuktu onu değiştirdim, çalıştırdım aracı abicim" yazarak aracın hazır olduğunu yazdığını, test sürüsünden sonra kendisini arayacağını söylediğini, daha sonra saat 4.00 civarında ortak bir tanıdık vasıtasıyla Müvekkile ulaşan ... aracın test sürüşü esnasında ... ... yolunda yandığını söyleyerek aracın bulunduğu yerin konumunu gönderdiğini, Müvekkilinin konuma gittiğinde servise bıraktığı aracının tamamen yandığını ve kullanılamaz hale geldiğini gördüğünü, aracı test sürüşüne götüren ve araç yandığında orada olan kişinin ... olduğu ve ...'un birlikte çalıştığı öğrenilmiştir. Müvekkil'in aracı yanıp tamamen kullanılamaz hale geldiği ve 2017 model..., ...aracı yok olduğunu, Müvekkilin 18.07.2023 tarihinde gerçekleşen elim hadiseden sonra ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne tespit için başvurduğu ve... D. İş sayılı dosyadan zarar ve kusur tespiti yaptırdığını, bilirkişi raporuna göre araçtaki zararın 3.303.268-TL olarak tespit edildiğini, aracın dava açılış tarihindeki piyasa değerinin 4.500.000-TL'yi aşmış olduğunu ve müvekkilin zararının daha da büyük olduğunu, bu nedenlerle 3.303.268 TL ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş dosyasındaki bilirkişi heyet raporunun davalılar'a tebliğ tarihi olan 26.09.2023 itibaren en yüksek temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin Davalı yanlara müteselsilen tahmiline, ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesi ...D. İş sayılı dosyadan yapılan tüm gider, harç ve diğer masrafların da davalılara müteselsilen tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce davalılara dava dilekçesi ve tensip zaptının usulüne uygun tebliğ edildiği, davaya cevap vermedikleri görüldü.
Mahkememizce ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...Değişik iş sayılı dosyasının celp edildiği görüldü.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5. maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır.
Mutlak ticari davalar, 6102 Sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz, TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olmasını sağlamaz. Başka ifade ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. Maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Davacı, aracının arızalanması sebebiyle tamir edilmesi için aracını bıraktığı yerin oto tamir dükkanı olduğunu, oto tamir dükkanında çalışan ...'a arabasını teslim ettiğini ve para ödemelerini de ... hesabına yaptığını, aracının da tamir edildikten sonra test sürüşüne ... ve ... tarafından götürüldüğünü, ... ve ...'un oto tamircisinde birlikte çalışan kişiler olduğunu, test sürüşünde iken aracın yandığını, aracın yanmasından kaynaklanan zararlarının tahsilini talep etmiştir.
... ve ...'un SGK kayıtları getirtilmiş yapılan incelemesinde; işçi olarak çalıştıkları, tacir olmadıkları tespit edilmiştir.
Davalıların tacir olmadığı, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunmadığı, davacı ile davalı arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, TTK'nın 4. ve 5. maddeleri kapsamında "ticari dava" olarak nitelendirilemeyeceği ve davaya bakmanın Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevi kapsamında bulunduğu anlaşılmıştır.
HMK'nın 1. maddesi hükmüne göre; göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c. bendi gereğince dava şarti olan bu husus, HMK'nın 115/1. Maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinde araştırılır, göreve ilişkin dava şartı noksanlığının sonradan giderilmesi mümkün değildir. TTK nun 4/1ve 5. Maddeleri uyarınca Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği ve görevin dava şartı olduğu anlaşıldığından; Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Mahkememizin görevsizliğine, mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan dava dilekçesinin reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
2-HMK 331.maddesi uyarınca harç ve masrafların görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı yanın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.. 05/12/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır