T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/220 Esas
KARAR NO : 2025/329 Karar
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/04/2024
KARAR TARİHİ : 23/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu alacağın zamanaşım süresinin kesildiğini, davalı sigorta şirketine... poliçe numarasıyla sigortalı... plakalı araç, 07.03.2023 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, ....plakalı araç sürücü bu kazanın gerçekleşmesinde % 100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında oluşan zararların (hasar farkı + değer kaybı) poliçe limitleri dahilinde ödenmesi amacıyla müvekkili adına Sigorta Tahkim Komisyona başvurulduğunu ve ... sayılı başvuruya istinaden yapılan yargılamada Uyuşmazlık Hakeminin 09/01/2024 – K-... sayılı kararı ile "Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 16. fıkrası “Hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermeye mecburdur. Aksi halde, uyuşmazlık yetkili mahkemece halledilir. Ancak, bu süre tarafların açık ve yazılı muvafakatleriyle uzatılabilir.” hükmünde belirlenen dört aylık tahkim yargılaması süresinde taraflarca süre uzatıma açıkça muvafakat edilmemiş olduğundan dosyadan el çekilmesine" gerekçesiyle dosyadan el çekilmesine karar verildiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar farkı ve değer kaybı zararının tazmin edilmesi amacıyla mahkemeye başvurma zorunluluğunun doğduğunu, gerçekleşen kaza neticesinde müvekkiline ait araçta hasar meydana geldiğini, davalı sigorta şirketi tarafından müvekkilinin aracında 30.116,53-TL hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, ancak bu tutarın müvekkilinin gerçek zararını karşılamadığını, müvekkilinin aracında gerçekleşen hasar onarım bedelinin tespiti amacıyla bağımsız eksperden rapor alındığını ve düzenlenen raporda müvekkiline ait araçta 50.280,63-TL hasar oluştuğunu belirttiğini, buna göre davalı sigorta şirketince müvekkiline 20.164,10-TL hasar farkı tazminatı ödenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketi 25.04.2023 tarihindeki taleplerine cevap vermeyerek müvekkilinin tazminat talebini reddettiğini, davalı sigorta şirketi hasar bedelinin tamamından sorumlu olduğu gibi, KDV tutarının da tamamından da sorumlu olduğunu, meydana gelen hasara bağlı olarak müvekkiline ait araçta değer kaybının da oluştuğunu, söz konusu değer kaybı bedelinin ödenmesi için davalı sigorta şirketine 25.04.2023 tarihinde başvurulduğunu, başvuru üzerine, davalı şirket taraflarına cevap vermeyerek ödeme taleplerini reddettiğini, müvekkiline ait ... plakalı araç 2008 model ... paket olup kaza tarihindeki ikinci el piyasa bedeli çok yüksek olduğunu, müvekkilinin aracının, marka ve modelinden de anlaşılacağı üzere üst segment bir araç olduğunu ve kaza tarihinde de düşük bir kilometreye sahip olduğunu, bu nedenle aracında meydana gelen değer kaybının hesaplanması için bağımsız eksperden rapor talebinde bulunduğunu, talep üzerine hazırlanan ekspertiz raporuna göre müvekkiline ait araçta 41.500,00-TL tutarında reel değer kaybı meydana geldiğini, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 109. Madde gereğince kısmi alacak davalarının kabulü ile;
100,00-TL hasar farkı ve 100,00-TL değer kaybı bedeli için şimdilik toplamda 200,00-TL'nin poliçe limitleri dâhilinde muhatap şirketin temerrüt tarihi olan 15.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faiz ile birlikte tahsilini, Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından maddi tazminat talepli işbu huzurdaki davanın ikame edildiğini, yapılan talebin, haksız ve hukuka aykırı olduğunu reddinin gerekli olduğunu, ... plakalı kazaya karışan aracın müvekkili şirkete,: 24/01/2023-24/01/2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı olduğunu, işbu poliçeden dolayı sorumululuklarının, sigortalımızın kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda şahıs başına azami 120.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, poliçe limitini bildirmelerinin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, poliçe kapsamında davacı adına 26.05.2023 tarihinde 5.670,00-Tl değer kaybı ve anlaşmalı tedarikçi firma ...ŞTİ hesabına 28.03.2023 tarihinde 30.116,53 -TL hasar ödemesi yapıldığını, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumlulukları poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, keza masraf ve vekâlet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limiti maktuen ödenecek rakam olmadığını, hiçbir surette işbu davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olduğunu, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanmasının amaçlandığını, davacı tarafça müvekkili şirkete, KTK’NIN 97.Maddesi gereğince zmms genel şartlarında belirlenen bilgi ve belgelerle usule uygun şekilde müracaat edilmemiş olması sebebiyle huzurdaki davanın esasa girilmeksizin usulden reddi gerektiğini, davacı tarafça mezkur mevzuat gereğince sunulması zorunlu belgelerle başvuru yapılmamış olması sebebiyle, müvekkili tarafından haklı olarak talep edilen belgeler sunulmadan yapılan başvurunun, İlgili Kanun Hükümleri Ve 01.06.2015 Tarihli genel şartlar kapsamında usulüne uygun bir başvuru olduğunu veyahut, yasal süre içinde tazminatın ödenmediği, başvuruya cevap verilmediği ya da talebin tam olarak karşılanmadığı gerekçesiyle davacının dava yoluna müracaat hakkının doğmuş olduğunu kabul etmek hukuken mümkün olmadığından huzurdaki başvurunun esasa girilmeksizin usulden reddi gerektiğini, 04.12.2021 tarihinden sonra kesilen poliçeler bakımından, 04.12.2021 tarihli “karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında değişiklik yapılmasına dair genel şartlar” tebliğinin uygulanması gerektiğin, 7327 Sayılı icra ve iflâs kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun ve sigortacılık ve özel emeklilik düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yayımlanan 04.12.2021 tarihli tebliğ uyarınca, 04.12.2021 tarihinden sonra üretilen poliçeler bakımından bu genel şart maddelerinin uygulanması gerektiğini, işbu davaya konu aracın daha evvel başka bir kazaya karışıp karışmadığı hususu değer kaybı tazminatı isteminde bulunulması noktasında önem arz ettiğini, dolayısıyla bu konuda sigorta bilgi merkezi’ne müzekkere yazılması gerektiğini, davacıya ait aracın kaza öncesinde hasarının bulunup bulunmadığının tespiti ve önceki hasarının olması halinde bu hasar nedeniyle değer kaybı oluşmayacağı veya araç rayiç değeri düşeceği için sonraki kazada oluşan değer kaybı meblağının azalacağı izahtan vareste olduğunu, 6100 SAYILI HMK’NIN 31. MADDESİNDE YER ALAN “HAKİMİN DAVAYI AYDINLATMA ÖDEVİ” kapsamında davacıya ait aracın önceki hasarlarının tespiti ile değer kaybı meblağının bu tespit üzerinden lehimize belirlenmesini talep ettiklerini, müvekkili sigorta şirketi tarafından, davacıya maddi hasar bedeli ödendiğini, müvekkil şirketin karşı tarafa karşı bakiye tazminat ödeme borcu kalmadığını, hesaplamanın tamamen doğru verilere göre yapıldığını ve müvekkili şirket poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, bu durumda, davanın doğrudan reddini, aksi halde, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin toplam tazminattan -ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte- mahsup edilmesini, masraf ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasını talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kiyedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin KDV'den sorumlu olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için, öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, bu suretle dosyanın kusur bilirkişisine verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından kaza tespit tutanağında yapılan kusur tespitine istinaden tazminat talebinde bulunulmuş ise de, taraflarınca kaza tespit tutanağında yapılan kusur tespitine itiraz edildiğini belirterek müvekkil sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu davanın reddini, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava trafik kazası sebebi ile davacının aracında meydana gelen değer kaybı ve hasar farkına ilişkin tazminat davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde davalı şirket tarafından sigortalanan ... plakalı aracın davacıya ait ...plakalı araca 07.03.2023 tarihinde çarparak hasarlanmasına yol açtığını, davalı sigorta tarafından davacının aracında 30.116,53 TL hasara tespit edildiğini bu hasar miktarının gerçeği yansıtmadığını belirterek hasar farkı tazminatını ve davacıya ait araçta kaza sebebiyle oluşan değer kaybını talep etmiştir.
... plakalı aracın 24/01/2023-24/01/2024 tarihleri arasında davalı şirket tarafından ZMMS sigortası ile sigortalandığı kazanın 07.03.2023 tarihinde sigortanın sorumlu olduğu tarih aralığında meydana geldiği anlaşılmıştır.
Davalı şirket, cevap dilekçesinde davacıya 26.05.2023 tarihinde 5.670,00 TL değer kaybı ve anlaşmalı tedarikçi firma olan ... Ltd. Şti. Hesabına 28/03/2023 günü 30.116,53 TL hasar ödemesi yaptığını beyan etmiştir.
Taraflar arasında bu tutarların ödenip ödenmediği hususunda itilafa olmayıp davacı taraf bakiye değer kaybı ve hasar farkı olduğu iddiası ile dava açmıştır.
Dosya davacının davalıdan eğer kaybı ve hasar farkı tazminatı talep edip edemeyeceği hususunda rapor tanzim edilmek üzere bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi dosyaya sunduğu 05/01/2025 tarihli raporda ...Şti. Tarafından düzenlenen 28.03.2023 tarihli Oto Mecburi Mali Mesuliyet Ekspertiz raporunda ... plakalı ... marka ... tipi ve 241.732 Km'deki araç üzerinde yapılan inceleme sonucu araçtaki hasar miktarı parça ve işçilik bedelleri toplamı olarak KDV dahil 30.116,53 TL olarak ödendiğini, anılan raporda belirtilen parça ve işçilikler, dosyadaki hasarlı araç fotoğrafıyla ve kaza tarihi itibariyle piyasa rayiçleriyle uyumlu olduğunu Ülkemizde her türlü marka ve model araçların tamir işlemlerini yapan yetkili ve yetkisiz tüm onarım servisleri tarafından rutin şekilde parça ve işçilik bedelleri indirimi uygulanmakta olup davacının araçtaki tamir için sigorta şirketi tarafından tedarikçi şirkete ödenen hasar bedelinden daha yüksek bir bedel ödenmesi mümkün olmadığından ilave hasar talebine itibar edilmediği, davalı şirketçe KDV dahil ödeme yapıldığından davacının ilave KDV talebi de isabetsiz bulunmadığı, Dava konusu aracın ön tampon üzerindeki boyanın kaza anında döküldüğü ve altından macunlu kısmın göründüğü tespit edilmiştir. Buna göre dava konusu araç aynı bölgeden eski kazalarında da darbe aldığından ve hasar gördüğünden, dava konusu kazada eski kazalarında uğradığı değer kayıplarına ilave değer kaybı oluşmadığının tespit edildiği ve Davacının talep edebileceği bakiye hasar miktarının ve değer kaybı zararının olmadığı yönünde rapor ibraz etmiştir.
Haksız fiillere dayalı tazminat davalarında mahkemece araştırılması ve hükme esas alınması gereken zarar "gerçek" zarardır. Bu tip kazalarda hasara uğrayan araç işleteni değer kaybı talebinde bulunabileceği gibi aracın pert olması durumunda da buna yönelik tazmin talebinde bulunabilir. Aracın değer kaybının hesaplanması yöntemi Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik ve istikrara kazanan içtihatlarında ayrıntılı şekilde belirtilmiştir. Buna göre aracın kazadan önceki 2. el değeri ile kazalı halindeki 2. el değeri arasındaki fark değer kaybına esas alınacaktır.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Aldırılan denetime açık ve bilimsel rapora göre, davacıya 26.05.2023 tarihinde ödenen 5.670,00 TL değer kaybı ve anlaşmalı tedarikçi firma olan ...Tic. Ltd. Şti. Hesabına 28/03/2023 günü ödenen 30.116,53 TL hasar ödemesi dışında davacının değer kaybı ve hasar bedelinin bulunmadığı anlaşılmış olup davacının talep etmiş olduğu tüm tazminatlar davalı şirket tarafından ödenmiş olduğundan davacının davalıdan talep edebileceği bakiye değer kaybı ve hasar bedeli tazminatının bulunmadığı anlaşılmış ve davanın reddine karar verilmiştir.
7036 sayılı Yasa ile getirilen zorunlu arabuluculuk müessesi gereği aynı yasanın 3/14, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır. Bu nedenle zorunlu arabuluculuk ücretinin devlet tarafından ödenen kısmının davada haksız çıkan taraftan re'sen alınmasına karar verilmesi gerekli olup, Devlet bütçesinden karşılanan zorunlu arabuluculuk ücretinin davadaki haklılık durumuna göre davacıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
1-Davanın reddine
2-Harçlar yasası uyarınca belirlenen 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4- Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın reddedilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7-Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzene, davalı tarafın yokluğunda HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 23/05/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır