T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/234 Esas
KARAR NO : 2025/40
DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ : 15/04/2024
KARAR TARİHİ : 15/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili iş hanı yönetiminin 100 odası bulunan bir iş hanı olduğunu, müvekkilinin hanın elektrik ihtiyacı için abonelik yaptığını, söz konusu abonelik ihtiyacı için kullanılan elektriğin ortak alanlara yönelik kullanıldığını, odaların farklı ticari amaçlarla şahıslara kiralandığını, saha çalışanı olan ve elektriği kesmek için şahıslara itirazda bulunduklarını ancak şahsıların direttiğini, elektriğin kesilmesinin telafisi zor imkansız zararlar meydana getirdiğini ve halen getirmeye devam ettiğini, müvekkilinin hiçbir zaman elektrik faturasından kaynaklı borcunu aksatmadığını, otomatik banka talimatı ile düzenli ödemeler yaptığını, kaçak kullanımın söz konusu olmadığını, öncelikle dava süreci içerisinde telafisi güç zararların meydana gelmemesi açısından ve elektrik kullanımının iş hanı açısından zaruri olması karşısında öncelikle ve buna yönelik kaçak elektrik faturaları nedeniyle açacakları menfi tespit davası sonuçlanıncaya kadar tedbiren elektriğin yeniden açılmasını, söz konusu faturalar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TLborçlu olmadıklarının tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı kuruma yükletilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın davayı eksik harç yatırarak ikame ettiğini, söz konusu fatura bedellerinin belli olması nedeniyle 5.000,00 TL üzerinden harç yatırılmasının usule aykırı olduğunu, sağlanan kontroller neticesinde davacının elektrik aboneliği söz konusu olmasına rağmen dağıtım sistemine müdahale ederek harici hat vasıtasıyla kaçak elektrik kullandığını, davacı hakkında ilgili mevzuata uygun olarak kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirildiğini, görevliler tarafından kaçak elektrik tüketimine dair görüntülerin video şeklinde kayıt altına alındığını, müvekkili tarafından tespit edilerek tutanak altına alınan ve faturalandırılan kaçak elektrik tüketimine dair somut delilin davacı tarafça sunulamadığını, Yargıtay kararlarında da ispat yükünün davacı yan üzerinde olduğuna işaret edildiğini, %15 teminat karşılığında verilen tedbir kararının kaldırılması yahut teminat oranın %100'e yükseltilmesi gerektiğini, bu açıdan tedbire itirazlarının olduğunu, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını, benzer davalarda tedbir taleplerinin tutanaklar karşısında reddedildiğini, verilen tedbir kararının müvekkilinin sunduğu kamu hizmeti karşısında kamu zararının engellenmesinin önüne geçtiğini, verilen tedbirin kaldırılmasını, aksi kanaat hasıl olması haline tedbir kararının davacıya tahakkuk ettirilen fatura tutarları toplamı üzerinden %100 oranında teminatla verilmesini, davanın usulden reddini, aksi kanaat hasıl olması halinde davanın esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini, talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, davacının davalı kuruma ... son ödeme tarihli 148.939,57-TL bedelli ... seri numaralı ve 254.539,59-TL bedelli ... nolu faturalar yönünden borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davasıdır.
6102 Sayılı TTK nın Dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde (28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik); "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." Düzenlemesine yer verilmiştir.
28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. Bu değişiklik ile menfi tespit davaları zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi kılınmış ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunlu bir dava şartı haline getirilmiştir. Anılan değişiklik 7445 sayılı Kanunun 43/1.a maddesi uyarınca aynı kanunun 31. maddesi 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere davacı, davasını açmadan önce arabuluculuğa başvurmamıştır. Davacı vekiline 04/12/2024 tarihli duruşma zaptı ile davanın mahkememiz esasına kaydının yapıldığı 15/04/2024 tarihinden önce zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığına dair arabuluculuk son tutanak asıllarının veya onaylı suretinin dosyamıza 1 haftalık kesin süre içerisinde sunması için davacı vekiline süre verildiği, kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağının sunulmaması halinde davanın usulden reddedileceğinin davacı vekiline ihtar edildiği görülmüştür.
Davacı vekili kendisine verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağını sunmamıştır.
Eldeki dava 15/04/2024 tarihinde açıldığından dava şartı olan zorunlu arabulucuk başvurusuna tabidir.
6235 sayılı yasanın 18/A maddesinin 2. fıkrası ile davacının, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, aksi durumda davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir.
HMK'nın 115/1 maddesine göre mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırabilir, taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. HMK' nın 115/2 maddesine göre ise mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir, ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından davanın arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle HMK md. 115/2 uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın arabuluculuğa yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle HMK md. 115 gereği usulden Reddine,
2-Alınması gereken 615,40-TL peşin harçtan, yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesince 30.000,00-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısımın iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı karar tebliğinden itibaren 2 haftalık süre de HMK 341 maddesi uyarınca İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/01/2025
Katip
e-imzalı
Hakim
e-imzalı
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."