T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/239 Esas
KARAR NO : 2025/134
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/04/2024
KARAR TARİHİ : 26/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin statik mühendislik etüdü ve proje hizmetlerinin icrasını yapan ve inşaat mühendisliği disiplini esaslı statik proje dizaynı üreten bir şirket olduğunu, davalının ise dava dışı ... A.Ş. Bünyesindeki grup şirketlerden olduğunu ve davalı ile ...'de bulunan ...binasının cephe çelik sundurması statik mühendislik etüdü ve proje işi kapsamında anlaşma sağlandığını ancak ödenmeyen alacaklar yönünden işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını, işin ifa edileceği yere müvekkilinin ve davalının gittiğini, yapılan görüşmelerde davalının müvekkilinden fiyat teklifi talep ettiğini, buna istinaden müvekkili tarafından fiyat teklifi gönderildiğini ancak henüz ortada sözleşme yokken davalı tarafından müvekkilinden statik disiplin mühendislik ön çalışması talep edildiğini, müvekkilinin iyi niyet çerçevesinde ilgili çalışmayı 3 hafta süre ile etüt ettiğini ve davalı ile bilgi paylaşımında bulunulduğunu, ancak davalı tarafından fiyat teklifinin yarısı bir bedel ve ilk teklif içeriğinden çok daha fazla, farklı disiplinlere ait iş içeriği çerçevesinde hazırlanmış sözleşme gönderildiğini, müvekkili tarafından fiyatın kabul edilmediği gibi sözleşme içeriğine itirazda bulunulduğunu, değiştirilmesi istenen maddelerin davalı şirket çalışanına iletildiğini, mail üzerinden davalının müvekkilinin taleplerinin kabul etmesi üzerine mutabakatı bildirmek üzerine mail ile cevap verilmiş, zaman kaybetmemek açısından derhal işin ifasına başlanılmış, işin ifasına yönelik teknik süreci mail ortamından davalıya ilettiklerini, döküman teslim formlarının mail üzerinden iletildiği ve proje teslimatının gerçekleştirildiğini, tarafların yazılı onayı ile antat kalınan mail içeriğinde meydana gelebilecek revizyonlara dair mutabık kalındığını, davalı tarafından daha sonra yük revizyonu talebi ve tertip edilen telekonferans bağlantısında mutabık kalınandan farklı taleplerde bulunulduğunu, buna istinaden müvekkili tarafından mail ile ekstra adam-gün süresi bildirildiğini, müvekkilinin revizyonlu iş teslimatı akabinde davalı ile bilgi paylaşımında bulunulduğunu, devamı süreçte davalının revizyon çalışması talebince antat kalınan bedelin maildende açıkça anlaşılacağı üzere güncellendiğini, revize sözleşmenin mail olarak iletildiğini, ödemenin tarafların karşılıklı mutabakatı ile düzenlendiğini, yapılan telefon görüşmesi ile revizyonlu proje teslimatına sözlü onay verildiğini, imzalı sözleşmenin şirket merkezine kargo ile gönderilmesinin talep edildiğini, akabinde sözleşmeye göre 2.etap ile anılan teslimat etabına devam edilmesi için işe devam talimatının müvekkile iletildiğini, bu çerçevede müvekkili bünyesinde 2.etap çalışmalarının sürdürüldüğünü, davalının talebi üzerine müvekkilince mutabık kalınan sözleşmenin imzalandığını ve kargo ile davalıya gönderildiğini, mail içeriğine göre avan proje etabı ödemesinin ödeme planına alındığının bildirildiğini, müvekkilinin teknik ekibinin, davalı ile yapılan telefon görüşmeleri çerçevesinde ve sözlü teyide istinaden 2.etap çalışmalarının yürütüldüğünü, daha sonrasında ilk etap çalışmaları ve revizyonunu kapsayan fatura düzenlenerek davalıya iletildiğini, akabinde davalınının saha toplantısı talebi üzerine işin ifa edileceği yerde müvekkili ve davalı tarafından katılım sağlandığını, genel uygunluk kontrollü projeyi hazır ettiklerini, toplantı esnasında davalının sözleşme içeriğinden antat kalınan cezai müeyyideden tek taraflı olarak artırarak güncellediklerini, bunun taraflarınca kabul edilmesini istediklerini, toplantı seyrinde fevri biçimde revize isteklerinin olması ve davalının projenin durdurulmasının talep ederek sözleşmeyi imzalamaktan kaçındığını, ardından mail ile müvekkilinin çalışmalarının karşılığınını davalıdan talep edildiğini, netice itibariyle projenin geldiği aşamada davalının anlaşılmaz tutumu ile projeye son verilmek istenildiğini ve ödeme yapılmadığını, sözleşme uyarınca sözleşmenin feshi halinde ilgili etapların ödemesinin yapılacağının kararlaştırıldığını, buna istinaden arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, alacakları olan 134.400,00 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalından tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın konusunun taraflar arasında imzalanması düşünülen eser sözleşmesi olduğunu, ancak davacının bundan imtina etmesi neticesinde sözleşmenin imzalanamadığını, dava dilekçesinde bunun ikrar edildiğini, yine taraflar arasında sözleşme imzalanmadığı hususunun dava dilekçesinde ikrar edildiğini, projenin tamamlanarak kendilerine teslim edildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bu hususta ispat yükünün davacıda olmasına rağmen buna ilişkin bir yazışma yahut işin kabulüne ilişkin bir yazışma olmamasına rağmen ileri sürülen iddiaların asılsız olduğunu gösterdiğini, düzenlenen faturaya yasal süresinde müvekkili tarafından itiraz edildiğini ve iade faturasının davacıya tebliğ edildiğini, tamamlanan işin olmamasına rağmen fatura tanziminin kötü niyeti gösterdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla imza altına alınmayan taslak sözleşmeye dayalı iddiaların vekaletsiz iş görme hükümlerine tabi olduğunu, buna istinaden davacının ücret talep etme hakkının bulunmadığını, zira davacının müvekkiline ekonomik yarar sağlamak bir yana müvekkilini ekonomik zarara uğrattığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile ücret talep etme hakkının olduğu düşünülse bile işin yapıldığı tarihteki piyasa rayicinin dikkate alınması gerektiğini, öte yandan proje tamamlanmadığı ve iş yapılmadığından müvekkilinin sadece zaman kaybına değil ciddi zarara uğradığını, iş konusunda başka teklifler veren üçüncü firmalardan biri ile anlaşma sağlandığını, ancak geçen zamana rağmen yapılan anlaşmanın davacının talep ettiği bedelin yarısı ile yapıldığını, kaldı ki davacının süreci ilerletmemesi nedeniyle gerek zaman kaybına gerek ekonomik zarara uğradıklarını, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini, talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden davacının davalıya hazırladığı proje kapsamında davalı tarafın proje bedelini ödemediği iddiası ile açılmış alacak davasıdır. Davacı taraf davalı şirketin ...'de bulunan ser prelude maslak binasının cephe çelik sundurması statik mühendisi etütü ve proje işi kapsamında davalı ile anlaştığını davalı firmaya 15/12/2023 tarihinde fiyat teklifinin gönderildiğini davalı tarafın kendilerinden fiyat teklifinden önce dahi ön çalışma talep ettiklerini daha sonra davalı tarafın 11/01/2024 tarihinde çok düşük bir fiyat teklifi vermesi sebebi ile daha sonra bu sözleşmenin revize edilmesi için kendilerine davalı şirketin çalışanı Tulga Büyükkaraduman mail adresinden mail geldiğini ve bunun neticesinde işin ifasına başlanıldığını 20/01/2024 tarihinde avan proje teslimi etabının tamamlandığını 22 ocakta avan proje raporunun mail ile davalı şirkete gönderildiğini ve diğer işlemlerin sırası ile yapıldığını belirterek taraflar arasında mutabık kalınan sözleşme uyarınca davalı tarafa davacı şirket tarafından projenin %70'inin tamamlanmış olmasına rağmen bu bitirilen tutarların ödemesinin yapılmadığını belirterek bitirilen ilk etap avan proje için 76.800,00-TL ve ikinci etap kapsamında çelik genel yerleşim projesi için 57.600,00-TL olmak üzere 134.600,00-TL'nin tarafına verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf ise taraflar arasındaki eser sözleşmesinin imzalanmadığını alacak iddiasında bulunulamayacağını davalı tarafın projeyi tamamladığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dosya davacının projelerinin davalının ser prelude maslak binasında uygulanıp uygulanmadığı davacının davalıdan talep edip edebileceği bir alacağının olup olmadığı hususunda bilirkişiye gönderilmiş inşaat mühendisi bilirkişi dosyaya sunduğu 28/01/2025 tarihli raporunda işin başında DAVALI tarafından tek taraflı hazırlanan ... sözleşmenin, taraflar arasında şifahi ve mail ortamında tartışılarak revize edildiği ve karşılıklı rıza ile son duruma getirildiği fakat imzalanmamakla birlikte 16 Şubat 2024 tarihli DAVALI'nın cevabi mailinden anlaşıldığı üzere son durumda 160.000 TL+ KDV bedel üzerinde mutabık kalındığı görülmüştür. Dosyasına sunulan bilgi ve belgelerden DAVACI tarafından imzalanarak DAVALI 'ya kargo ile gönderilen sözleşme olduğu değerlendirilmiştir. Sözleşme imzalanmaksızın davacı ve 2. etap çalışmaları tamamladığı ye proje teslimatlarının davalı' nın sözleşmede geçen ilgili mail adreslerine iletildiği ve yine davalı tarafından Müteakip diğer etap çalışmalarına devam onayı verildiği; Göndermiş olduğumuz Ön çalışmanın Mimari projeye uygun Toner mimarlıktan gelen projedeki cephe birleşim detayları aynen ” beyanı ile de sundurma projesinin imzalı sözleşme olmaksızın davalı firma tarafından onandığını göstermektedir. Projenizi i4. Elektronik posta yazışmalarından, sundurma projesinin süreci ile ilgili taraflar arasında sözleşmede kabul edilmiş mail adresleri üzerinden yazışmalar, alınan kararlar ve karşılıklı talepler olduğu, hasılı proje üzerinde bilgi paylaşımı olduğu görülmektedir. DAVACI Proje Firmasının, sundurma çelik projesini hazırladığı ve DAVALI Firmaya elektronik Mail ortamında teslimatını yaptığı ve yine bu projeye göre yerinde çelik imalatının yapıldığı değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, dosyasına sunulan teknik ve görsel resimlerden, DAVACI tarafından hazırlanan projenin yerinde uygulandığı anlaşılmaktadır. Son durumda mutabık kalınan revize sözleşme gereği, 1. ve 2. etap işlerin toplam bedelini 134.400 TL'dir. (1. etap avan/ön çalışma KDV dahil 76,800 TL ve 2. etap çelik genel yerleşim tesliminde KDV dahil 57.600 TL sözleşme mutabakatı) şeklinde rapor ibraz etmiştir.
Taraflar arasında sözlü yapılmış olan bir eser sözleşmesi mevcuttur Eser sözleşmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde, “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır.
Eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesidir. Yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle yükümlüdür. Eser sözleşmelerinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici istenen özellikte eseri meydana getirmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir. Tarafların anlaşırken bedel kararlaştırmamış olmaları sözleşmenin kurulmasına etki etmez. Taraflar kararlaştırmamış olsa da bedel ödeneceği biliniyorsa veya bilinmesi gerekiyorsa eser sözleşmesinin bulunduğu kabul edilir (HGK-K.2021/506).
TBK’nın 12/1. maddesine göre sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir. Bu düzenleme gereğince kural olarak sözleşmeler ve bu arada eser sözleşmeleri yasada aksi düzenlenmedikçe, hiçbir şekle bağlı olmayıp, sözlü veya yazılı yahut resmî biçimde yapılabilir.
Davalı taraf dosyada taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmenin bulunmadığını iddia etmiş ise de dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davacı tarafın hazırlamış olduğu projenin davalı tarafın yerinde uygulandığı davacının sundurma çelik projesini hazırlayıp davalı firmaya elektronik ortamda teslim ettiği ve bu projeye göre yerinde çelik imalatının yapıldığı dosya kapsamında bulunan maillerde davacının göndermiş olduğu projenin davalı şirkete iletilip davalı şirketçe davalının ön çalışmalarının mimari projeye uygun olduğu belirtildiği ve taraflar arasındaki sözleşmenin tarafların karşılıklı mailleşmeleri neticesinde 160.000,00-TL + KDV bedel şeklinde mutabık kalınarak davacının projeyi yaptığı anlaşıldığından davacı tarafın üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirip projeyi davalı tarafa teslim ettiği fakat davalı tarafın bu kapsamda yapması gereken ödemeler olan 1.etap avan ön çalışma projesi için KDV dahil 76.800,00-TL ve ikinci etap çelik genel yerleşim teslimi için KDV dahil 57.600,00-TL'lik ödemeleri davacı tarafa yapmamış olduğu anlaşıldığından davacının davasının kabulüne karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın kabulü ile 134.400,00 TL'nin dava tarihi olan 16/04/2024 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 9.180,86-TL karar ve ilam harcından 2.295,22-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.885,64-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 2.295,22TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen toplam 5.080,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL bedelinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.26/02/2025
Katip
e-imzalı
Hakim
e-imzalı
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."