T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/264 Esas
KARAR NO : 2025/353 Karar
DAVA : Mülkiyet (Tespit İstemli)
DAVA TARİHİ : 26/04/2024
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Mülkiyet (Tespit İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yetkilisi ...'in bildirilen malların tamamını, o dönem ortağı olduğu... Ltd.Şti.'ne ait eğlence mekanında kullanılmak üzere ... diğer ortağı olan ...'e teslim ettiğini, ancak yaşanan anlaşmazlıklar sebebiyle taraflar arasında birtakım hukuki ihtilaflar meydana geldiğini, buna ilişkin ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas sayılı dosyası üzerinden yargılama süreci devam etmekte iken müvekkili şirketin, kendisine ait olduğu faturalarla da sabit olan malların teslimi için talepte bulunulmuşsa da ... hissedarlarından ...'in, malları teslim etmeyeceğini müvekkili şirkete bildirdiğini, yargılama süreci devam ederken; bahsi geçen ürünlerin çoğunun satın alınmış olduğu ...Dış Tic. Ltd. Şti.; müvekkili şirket aleyhinde ürün bedellerinin ödenmediği iddiasıyla ... 23. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı üzerinden icra takibi başlatıldığını, 23.05.2019 ve 25.05.2019 tarihlerinde; ... 18. İcra Müdürlüğü ...Talimat sayılı dosyası üzerinden,... adresinde hacze çıkıldığını, haciz mahallinde müvekkili şirketin... yetkilisinden teslim etmesini talep ettiği ürünlerin haciz mahallinde olduğunun tespit edildiğini, icra müdürlüğünce haciz işlemlerinin tesis edildiği esnada, ... vergi numaralı "... A.Ş."nin müdürü olduğunu iddia eden ... ve şirket yetkilisi ... tarafından haciz için yanlış adrese gelindiğini, adreste ... firmasının faaliyet gösterdiğini, haczedilen malların da kendilerine ait olduğunu beyan ettiğini ve mallar üzerinde mülkiyet iddiasında bulunduklarını, eğlence mekanında kullanılmak üzere aradaki ticari ortaklık ilişkisine istinaden mallar ... teslim edilmişse de yaşanan hukuki ihtilaflar sebebiyle müvekkili şirketin kendine ait malları talep etmesine rağmen müvekkili şirkete herhangi bir ürün teslim edilmediğini ve haciz esnasında müvekkili şirket adına faturası bulunan, belirtilen ve ... isimli şirket yetkilisi ...'e teslim edilen tüm malların ...A.Ş.'nin iş yerinde olduğunun ortaya çıktığını, üstelik davalı ... A.Ş. yetkilisi ... bu malların kendilerine ait olduğu iddiasında bulunduğunu, aynı haciz sırasında, aynı mallarla ilgili olarak bu kez de ... vekili de mülkiyet iddiasında bulunduğunu, somut olayda; bahsi geçen ürünlerin müvekkili şirkete ait olduğu ek olarak sundukları faturalar ile sabit olduğunu, müvekkili şirketin; yaşanan hukuki uyuşmazlık neticesinde ürünlerini ...'den teslim almak istemesi ancak davalı şirket tarafından teslim edilmemesi akabinde 23.05.2019 ve 25.05.2019 tarihli haciz tutanaklarında malların ...A.Ş.'ne ait adreste bulunduğunun ortaya çıkması bu malların kanuna aykırı olarak uhdelerinde tutulduğunu ortaya koyduğunu, dava konusu eşyaların müvekkili şirket ile ... arasındaki ticari ilişkiye binaen teslim edildiğini ve burada ... isimli şirketin faaliyet konusu hizmeti vermesinde kullanıldığını, rızaya dayalı bir teslim söz konusuysa da, iadesi talep edildiğinde eşyaların müvekkiline teslim edilmediğini, haksız ve hukuka aykırı olarak mülkiyet iddiasında bulunulduğunu, taraflarınca ... 20. Noterliği'nin ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesi ile ... tarihinde davalı şirket yetkilisi ... ve haciz tarihinde müdür olan ...'a müvekkili şirkete ait menkul malların eksiksiz ve hasarsız olarak teslim edilmesinin talep edildiğini, akabinde ... tarafından ... 29. Noterliği ... tarihli ... Yevmiye Numaralı ihtarname ile "malların ...şirketinin diğer ortağı olan ...'in ... bünyesinde kurulacak ... işletmesi için kullanılacağı gerekçesiyle sermaye borcuna mahsuben ayni sermaye olarak getirildiği" belirtildiğini, ancak bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, keşide edilen ihtarnamenin muhattabının, huzurdaki dosyanın şikayetçisi ve bahse konu malların düzenlenen faturalarına göre mülkiyet sahibi ...LTD. ŞTİ. Olduğunu, ...'in ortağı ...'in; müvekkili şirkete ait malları kendi malıymış gibi sermaye borcu için teslim etmesinin hukuken mümkün olmadığını, taraflar arasında sermaye borcuna ilişkin malların teslim edildiğine ilişkin herhangi bir belge de düzenlenmediğini, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin ... tarihli ... sayı numaralı ilanında da görüleceği üzere ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin Kuruluş Sözleşmesinde "Sermaye ve Pay Senetlerinin Nevi" kısımlı bölümde şirket sermayesinin nakdi olarak taahhüt edildiğinin açık bir şekilde görüldüğünü, şirket kuruluş sözleşmesine bakıldığında ... Ticaret Limited Şirketinin ortaklarının ... ve ... olduğu ve bahsi geçen şirket ortakları arasında ... LTD. ŞTİ.'nin bulunmadığınin da açık bir şekilde görüleceğini, bu nedenle, gerçek kişi ... tarafından mülkiyeti kendisine ait olmayan malların ... isimli şirkete sermaye borcuna mahsuben ayni sermaye olarak getirilmiş olmasının hukuken mümkün olmadığını, şirket sermaye borcunun ayni bir şekilde ödenebilmesi, sermaye olarak konulan malların borcun sahibine ait olmasının yanı sıra, borcun ayni olarak ödenmesine ilişkin alınmış ortaklar kurulu kararı bulunması gerektiğinin ise her türlü izahtan vareste olduğunu, müvekkil şirkete malların iadesi için talepte bulunmasına rağmen eşyaların teslim edilmemesi üzerine; taraflarınca ... Cumhuriyet Başsavcılığı... Soruşturma numaralı dosya ile suç duyurusunda bulunulduğunu, savcılık nezdinde soruşturmanın devam ettiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma numaralı dosyasından 01/11/2023 tarihinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara taraflarınca itiraz edildiğini, .... 3. Sulh Ceza Hakimliği ... D.İş. Sayılı dosyasından itirazlarının kesin olarak reddine karar verildiğini, taraflarınca 8.04.2024 tarihinde kanun yararına bozma başvurusu yapıldığını, davalı şirketin eşyaları müvekkiline teslim etmemesinin yanında müvekkili şirketin bu eşyaları kendisine ait malları iş yerine kullanamaması da müvekkilinin her geçe gün maddi zarara uğrattığını, taraflarınca ... Arabuluculuk Bürosu Arabuluculuk Dosya No:... Büro Dosya No: ...numaralı arabuluculuk dosyası ile dava şartı olan arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama şeklinde son bulduğunu belirterek davalarının kabulü ile, öncelikle asli talepleri doğrultusunda; dava konusu eşyaların müvekkili şirkete aidiyetinin tespitini ve eşyaların aynen iadesine karar verilmesini, asli taleplerinin kabulüne olanak bulunmaması halinde feri talepleri doğrultusunda eşyanın kullanım amacına uygun bir halde bulunmaması durumunda faturalarda yer alan 1.226.585,52-TL ve 1.050,00USD bedelin (TBK 99.uyarınca yabancı para cinsinden olan paranın fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden) davalı taraftan fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin uzun yıllardan bu yana inşaat sektöründe faaliyet gösteren, çeşitli gayrimenkulleri bulunan ve semtinde tanınır, saygın bir inşaat firması olduğunu, 29.05.2019 tarihinde müvekkili şirketin mülk sahibi olduğu ... adresine ve ticaret sicildeki merkez adresi olan ... adresine... 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas dosyasından gönderilen ... 18. İcra Müdürlüğünün... T. Sayılı dosyadan üst üst bir çok defa ... 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas dosyası borçlusu ve işbu davanın davacısına, borçlu sıfatıyla hacze gelindiğini, fakat işbu icra dosyası özelinde davalı müvekkilinin hiçbir şekilde alacaklı yada borçlu sıfatının bulunmadığını, belirtilen haciz işlemleri ile müvekkilinin hiçbir alakası olmayan müvekkili şirket adreslerine gelinerek hukuka aykırı olarak hacizler uygulandığını, işbu haciz işlemlerinde taraflarına istihkak iddialarında bulunulduğunu ve gerekli itirazların ... 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapıldığını, itirazlarının akabinde işbu icra dosyanın alacaklı tarafı olan dava dışı ... DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.'ne istihkak iddiaları doğrultusunda İcra Ve İflas Kanunu'nun 99. Maddesi kapsamında dava açmak için süre verildiğini, 29.05.2019 tarihinde yapılan hacizle ilgili istihkak iddiasına ilişkin dava dışı alacaklı tarafa İİK. 99. Maddesi uyarınca 7 günlük süre verildiğini, süre verildiğine ilişkin muhtıra dava dışı alacaklı tarafa 24.06.2019 tarihinde tebliğ edildiğini ve işbu sürenin son günü olan 01.07.2019 tarihine kadar dava dışı alacaklı tarafça herhangi bir dava ikame edilmediğini, hal böyle iken verilen süre içinde icra mahkemesine istihkak davası açılmadığından taraflarınca ileri sürülen istihkak iddialarının kabul edilmiş sayıldığını, İİK 99. Maddesinin amir hükmü olduğunu, gelinen aşama itibariyle uyuşmazlık konusu menkullerin mülkiyetinin müvekkiline ait olduğu izahtan vareste olduğundan davacı tarafça ikame edilen huzurdaki davanın açıkça hukuki dayanaktan yoksun ve kötüniyetli olduğunun apaçık ortada olduğunu, bu sebeple davacı tarafça ikame edilen işbu davanın reddine karar verilmesi zaruri olduğunu, davacı tarafça ikame edilen davanın bir taşınır davası olduğu izahtan vareste olduğundan gerekli şartları taşımayan işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının mülkiyet iddiasının bir an dahi olduğu kabul edilse dahi işbu davayı ikame edemeyeceğinin aşikar olduğunu, davacının menkul malları iradesi dışında elinden çıkardığı iddialarının doğrultusunda izahtan vareste olduğunu, zilyetliğin, zilyedin iradesiyle devredildiği fakat mülkiyetin devrinin geçerli olmadığı hallerde de, Taşınır davası açılamayacağının izahtan izahtan vareste olduğundan davanın reddine karar verilmesi zaruri olduğunu, huzurdaki davanın taşınır davası olarak ikame edildiği göz önüne alındığında, işbu davanın iyiniyetli zilyetlere karşı 5 yıllık Hak Düşürücü Süreye tabi olduğunun apaçık ortada olduğunu, davacının iyiniyetli olarak iradi bir şekilde malların teslimini sağlaması üzerinden 5 yıl geçmiş olduğu aşikar olduğundan işbu davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olması sebebiyle reddine karar verilmesinin zaruri olduğunu, mahkemece anlatımlarına karşı aksi kanaatte olunması halinde, müvekkili şirketin davacı şirketle hiçbir ilgisi bulunmadığı gibi Dorock XL markası ile de bir ilgisi veya kullanımı bulunmamadığından malların mülkiyetinin müvekkili şirkete ait olduğunun izahtan vareste olduğunu, haczedilen malların müvekkiline ait olduğu icra dosyasında mübrez sigorta poliçeleri ve ekspertiz raporları ile de sabit olduğunu, haciz tutanağında yer alan ve taraflarınca istihkak iddiasında bulunulan malların seri numaraları yazmadığından, davacı tarafça sunulan faturaların işbu malların faturaları olduğunun kabulü mümkün olmadığını, işbu sebeple davanın reddinin zaruru olduğunu, mülkiyet iddialarının kabul görmemesi halinde dahi işbu davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, zira dosyada mübrez evraklardan da görüleceği üzere ...'in de davaya dahil edilmesi gerektiğini, taraf teşkili sağlanmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemece mülkiyet iddialarının kabul görmemesi halinde dahi Türk Medeni Kanunu 777 uyarınca malların mülkiyetinin beş yıl iyiniyetle ve malik sıfatıyla müvekkilinin zilyetliğinde bulunması sebebiyle mülkiyet iddialarının kabulüne karar verilerek huzurdaki davanın reddine karar verilmesini vekaleten talep ettiklerini belirterek öncelikle, davacının tedbir talebi olarak dava konusu malların üçüncü kişi yediemine teslim edilerek muhafaza altına alınması talebinin reddini, davacı tarafça ikame edilen işbu haksız davanın tüm asli ve feri talepleri ile birlikte reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı taraf, dava dilekçesinde belirttiği muhtelif ürünleri dava dışı firmadan satın aldığını ve bu malları ...Ticaret Ltd Şirketinde eğlence mekanında kullanılmak üzere ... ortağı ... e verdiği, ...'in malları daha sonra kendisine teslim etmediğini, ürünlerin satın aldığında ... Ltd şirketi tarafından yapılan haciz sırasında haciz mahallinde teslim edilen malların davacının ... Ltd Şirketinden talep ettiği mallar olduğunu, Şeker İnş ve Mimarlık ... A.Ş müdürü olan ... ve şirket yetkilisi ...' in mallar üzerinde mülkiyet iddiasında bulunduğunu belirterek davaya konu malların mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitini ve eşyaların aynen iadesini talep etmiş ise de; haciz tutanağı incelendiğinde haciz mahallindeki ürünlerin ayrıştırıcı özelliklerinin yer almadığı, dosyada aldırılan 13/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda haczedilen malların seri numaraları yazılmadığından davacı tarafından sunulan demirbaş listesindeki aynı demirbaşlar olup olmadığı hususunda inceleme yapılamadığının rapor edilmesi karşısında taşınır mallar olan davaya konu malların davacının sunduğu faturadaki mallar olup olmadığı ispatlanamadığından ve taşınır malların devrinin her hangi bir resmi şekil şartı ile yapılmayıp zilyetliğin devri ile yapıldığından davacı tarafın davası ispata muhtaç kalmış olup, davacı taraf haciz mahallindeki haczedilen mallar ve dava dilekçesinde belirttiği malların aynı ürünler olduğunu ve ürünlerin mülkiyetinin kendisine ait olduğunu ispatlamayamadığından davacının davasının reddine karar verilmiş olup, ayrıca davacı taraf dava dilekçesinde asıl talebinin kabulüne olanak bulunmaması ve eşyaların kullanım amacına uygun halde bulunamaması halinde eşyaların bedellerini talep etmiş olduğundan davaya konu eşyaların mülkiyetinin davacıya ait olduğunu davacı ispatlayamadığından eşyaların bedellerinin kendisine iadesine ilişkin davacının talebinin reddine aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde bulunan harçlar yasası uyarınca alınması gerekli olan 615,40-TL peşin harcın başlangıçta yatırılan 19.823,81-TL nin mahsubu ile fazla yatan 19.208,41-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan 174.514,03-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.200- TL nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 28/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır